EKONOMİ - 12 Mayıs 2026 Salı 12:50

Turkcell ilk çeyrekte 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr açıkladı

A
A
A
Turkcell ilk çeyrekte 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr açıkladı

Turkcell, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaşırken, net kârı ise yüzde 14,9 artışla 4,6 milyar TL’ye yükseldi.



Teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, güçlü ve sürdürülebilir büyüme performansını devam ettirdi. Yılın ilk üç aylık döneminde konsolide gelirler yıllık bazda yüzde 8,9 artarak 68,4 milyar TL’ye ulaştı. Konsolide FAVÖK yüzde 3,2 artışla 28,3 milyar TL olurken, FAVÖK marjı yüzde 41,4 seviyesinde gerçekleşti. Şirketin vergi öncesi kârı yüzde 38,8 artışla 11,9 milyar TL’ye ulaşırken net kârı ise yüzde 14,9 oranında artarak 4,6 milyar TL’ye yükseldi.



"5G çağına çok güçlü bir başlangıç"


5G’nin Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şu değerlendirmeyi yaptı: "Şirket olarak, 32 yıllık teknoloji liderliğimizi, güçlü altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuzla istikrarlı bir çizgide sürdürüyoruz. İlk çeyreğin son gününde Türkiye’yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmanın gururunu yaşadık. 5G ile yalnızca iletişim standartlarını yükseltmekle kalmadık; aynı zamanda sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar pek çok alanda ülkemizin rekabet gücünü artıracak yeni nesil bir dijital altyapının da kapılarını araladık. En geniş frekans bandı, en yüksek kapasiteye sahip şebeke mimarimiz, güçlü fiber altyapımız ve veri merkezlerimizle bu yeni döneme güçlü bir başlangıç yaptık. Mobil pazarda liderliğimizi sürdürüyoruz. Güçlü teknolojik altyapımıza müşterilerimizin gösterdiği teveccüh sayesinde yılın ilk çeyreğinde toplam mobil abone sayımız 39,8 milyona ulaştı. Türkiye’nin Turkcell’i olarak teknoloji alanında ülkemizi daha ileri taşıma motivasyonuyla çalışmaya devam ediyoruz. Bu vesileyle attığımız her adımda emeği olan çalışma arkadaşlarıma, destekleri için Yönetim Kurulumuza, hissedarlarımıza ve iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum."


Faturalı abone bazı net 661 bin arttı


Yapılan açıklamaya göre, müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü altyapısı ve yenilikçi teklifleri sayesinde şirket, yılın ilk çeyreğini Mobil Numara Taşıma (MNT) tarafında başarılı sonuçlarla tamamladı. Toplam mobil abone bazı net 655 bin abone kazanımıyla genişledi. Faturalı abone bazı da net 661 bin artışla istikrarlı büyümesini sürdürürken, faturalı abone oranı şirketin "değer odaklı büyüme" stratejisini yansıtır şekilde yüzde 81 seviyesine ulaştı.


Dijital İş Servisleri gelirleri yüzde 64 büyüdü


Dijital İş Servisleri (DBS) tarafında da şirket, 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Artan kurumsal projelerin katkısıyla yükselen donanım gelirlerinin yanı sıra veri merkezi ve bulut servislerindeki yüzde 21’lik artış, DBS gelirlerinde yıllık yüzde 64’lük yükselişi beraberinde getirdi.


‘Hız Yılı’nda saniyede 10 Gigabit’e varan hızları sunan ilk ve tek operatör Turkcell


2026’yı ‘Hız Yılı’ ilan eden şirket, sabit tarafta da oyunun kurallarını yeniden yazdı. Wi-Fi 7 teknolojisiyle desteklenen Superonline UltraFiber paketleri sayesinde, ev internetinde saniyede 10 Gigabit’e varan hızları kullanıcılarına sunan Türkiye’deki ilk operatörlerden biri Turkcell oldu. Yılın ilk çeyreğinde al-sat operasyonları dahil sabit tarafta toplam 36 bin net fiber abone kazanımı gerçekleştirildi.


İlk çeyrekte devam eden sabit altyapı yatırımlarıyla Turkcell, fiber altyapısıyla kapsadığı hane sayısını 138 bin artırarak toplam 6,5 milyona çıkardı. Fiber aboneye dönüşüm oranı ise yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.


Turkcell’in 1000 Mbps ve üzeri hızlara sahip fiber abone portföyünün, toplam bireysel fiber aboneleri içindeki payı yaklaşık yüzde 20 seviyesine yükseldi.


Paycell gelirleri ilk 3 ayda yüzde 15’lik artış gösterdi


Turkcell’in techfin alanındaki lokomotifi olan Paycell, yüksek baz etkisine rağmen Grup ortalamasının üzerinde büyümeye devam etti. Paycell gelirleri, POS ve mobil ödeme iş kollarındaki güçlü ivmenin etkisiyle yüzde 15 artış gösterdi. Öte yandan Financell’de net faiz marjı, önceki yılın aynı dönemine göre 3,6 puan artışla yüzde 8,3’e yükseldi. Techfin segmentinin toplam gelir artışı ise yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti.


Şirket, Türkiye’yi ve telekomünikasyon sektörünü uluslararası platformlarda da başarıyla temsil ediyor. Bu kapsamda Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026), sektör paydaşlarıyla geliştirdiği ve yurt dışı kaynaklı sahte aramaları önlemeye yönelik modeli, GSMA tarafından örnek uygulama seçildi. Aynı kongrede, 6G ve yeni nesil şebeke teknolojileriyle ilgili Ar-Ge çalışmaları için stratejik iş birliklerine de imza atıldı.



Turkcell ilk çeyrekte 68,4 milyar TL gelir, 4,6 milyar TL kâr açıkladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Yozgat’ta liseli genç yetenekler eserlerini sergiledi Yozgat Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri, yıl boyunca hazırladıkları el emeği göz nuru eserlerini yağlı boya resim sergisiyle taçlandırdı. Kentteki bir alışveriş merkezinin salonunda açılan sergi beğeni topladı. Geleceğin sanatçı adaylarını yetiştiren Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi tarafından yağlı boya resim sergisi düzenlendi. Sergide; yağlı boya eserlerden oluşan toplam 70 eser yer aldı. Öğrencilerin akademik yıl boyunca derslerde edindikleri teknik becerileri estetik bir bakış açısıyla harmanladığı çalışmalar, alışveriş merkezini adeta sanat galerisine dönüştürdü. "Eserlerimiz için çok emek verdik" Okul öğrencilerinden İrem Gülersoy natürmort eser çalıştığını belirtti. Gülersoy, "Sınıf arkadaşlarımla birlikte çalıştık. Çok emek verdik. Bugünlere gelmesini çok istedik. Sergimizde bizim dışımızdaki herkes o kadar güzel resimler sergilediler ki, herkesin ne kadar emeğinin olduğu belli oluyor. Ziyaretçilerimizin tepkileri çok tatlı, onlar da ne kadar emeğimizin geçtiğini anlıyorlardır" dedi. "Resim hayatımı adadığım bir şey" 12. Sınıf öğrencisi Berat Şahin "Şeker Ahmet Paşanın eserini yapmaya çalıştım. Epey uğraştırıcı bir resimdi detaylarıyla. Benim geleceğim resim. Hayatımı adadığım bir şey resim ve yıllardır yapıyorum. Seneye inşallah Hacettepe ya da Gazi Üniversitesi Resim Öğretmenliği bölümünü istiyorum. Sonra da kendi atölyemi açmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Yeterince destek görmüyoruz" Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Hacı Hasan Güneş sene sonu yağlı boya resim sergisi düzenlediklerini ifade etti. Güneş, "Arkadaşlar ve öğrencilerimiz çok büyük gayretler gösterdiler. Yıl boyunca ulusal düzeyde birçok resim yarışmalarına katıldık. Öğrencilerimiz resimlerini hem sattılar hem de bir kısmını buraya getirdiler, sergiliyoruz. Yozgat’ımız maalesef sanata biraz uzak kalıyor. Maalesef biraz üst mevkilerden de destek ve yeterince ilgi görmüyoruz. Bugün çok kişiye davetiye gönderdik. Davetiyemize icabet etmediler. Bundan dolayı da çok üzgünüz. Ancak görüyorum ki halkımızdan ve velilerimizden büyük ilgi var. Yine de çok güzel bir ortamda resimlerimizi sergilemekten gurur duyuyoruz. Arkadaşlarım ve aynı zamanda öğrencilerimizin emeğine sağlık. Sergide 70 tane eserimiz var. Yıl boyunca yapmış olduğumuz eserler bundan ibaret değil. Daha fazla eserlerimiz var. Arkadaşlarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ederim" şeklinde konuştu.
İstanbul Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesini tehdit eden sanık hakim karşısında Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesine yönelik sosyal medyadan tehdit içerikli paylaşımlar yapan sanık ilk kez hakim karşına çıktı. Dava dosyası, esasa ilişkin mütalaasını hazırlayabilmesi için cumhuriyet savcısına gönderildi. Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi’ye yönelik sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı öne sürülen Mehmet E.U.’nun (34) yargılanmasına başlandı. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık Mehmet E.U. katılmazken, müşteki Yasemin Akıncılar Minguzzi ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Bu eylem de diğer tehditlerin bir parçasıdır" Duruşmada beyanda bulunan müşteki anne Minguzzi, sanıktan şikayetçi olduğunu belirtti. Ailenin avukatı Ersan Barkın’ın, sanığın cezalandırılmasını talep ettiği beyanında, "Takma isimli bir anonim hesaptan mağdur Minguzzi yüzlerce tehdit eylemine maruz kaldı. Bu eylemde, diğer tehditlerin bir parçasıdır. Suça konu paylaşımın bağımsız bir paylaşım olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Savunma yapan sanık avukatı ise, sanığın paylaşımı yapmasında herhangi bir suç örgütünün yönlendirmesi olmadığını belirterek, eylemin tehdit içermediğini aktardı ve sanığın beraatını talep etti. Dosya mütalaaya gönderildi Ara kararını açıklayan mahkeme, esasa ilişkin mütalaasını hazırlayabilmesi için dosyanın cumhuriyet savcısına gönderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. "Hakaretlerin, tehditlerin hiç değilse cezasız kalmayacağını gösterir bir örnek olarak bu davanın açılmış olması kıymetliydi" Duruşma öncesi Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklama yapan ailenin avukatı Ersan Barkın, "Biz elim bir hadiseyle karşılaştık. Millet olarak evladımızı kaybettik. Minguzzi ailesi, Türkiye’de evlatları ölmesin diye mücadele etti. İlgilendiğimiz şey, yalnız kalmadığımızı, bu ülkede bir devletin olduğunu, bu tehditlerin hiç değilse cezasız kalmayacağını gösterir bir örnek olarak bu davanın açılmış olması kıymetliydi" dedi. İddianameden: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi ‘müşteki’ Mehmet E.U. ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, şüphelinin sosyal medya hesaplarında ve posta hesaplarına, müştekinin oğlu Mattia Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesi sonrası çeşitli zamanlarda maktulün vücut bütünlüğüne yönelik saldırı gerçekleştirileceği şeklinde tehditlerde bulunulduğu aktarıldı. İddianamede, "Salvatore Guiliano" isimli sosyal medya hesap kullanıcısı şüpheli Mehmet E.U.’nun Mattia Ahmet Minguzzi’nin resmini 24 Eylül 2025 tarihinde paylaştığı, suç bildiren ifadeler kullandığı vurgulandı. Bu kapsamda şüphelinin, maktulün vücut bütünlüğüne yönelik saldırılarda bulunacağından bahisle yeni nesil suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehditte bulunulduğunun tespit edildiği belirtildi. Şüpheli Uyan’ın savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Şüpheli, "Paylaşım benim tarafımdan yapıldı. Bundaki amacım, müştekinin yazıp sattığı kitabı normal fiyatından fazla imza günlerinde sattığı için onu eleştirmekti. Yaptığım paylaşım nedeniyle pişmanım" dedi. Hazırlanan iddianamede şüpheli Mehmet E. U. hakkında, ‘var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak tehdit’ suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Eskişehir AK Parti milletvekillerinden yerel yönetime liyakatsizlik ve yatırım eksikliğiyle eleştirisi AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Nebi Hatipoğlu, kuruma tehlikesi yaşayan Sakaryabaşı’ndaki incelemelerin ardından yaptıkları açıklamada, bölgenin DSİ müdahalesiyle kurtarıldığını belirterek, Eskişehir’deki içme suyu ve altyapı sorunları üzerinden yerel yönetimi liyakatsizlik ve yatırım eksikliğiyle eleştirdi. AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Sakaryabaşı Nehri’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ile birlikte Sakarya Nehri gezildi. Düzenlenen programda, yeniden canlandırılan Sakaryabaşı Nehri ve kentin içme suyunun kullanılamaması gündeme getirildi. "Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik" Toplantıda söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Sakaryabaşı’ndaki su kaynaklarının yeniden canlandırılma sürecini şu sözlerle ifade etti: "Geçtiğimiz yıl maalesef buraya geldiğimizde bu manzara yoktu. Adeta kurumuş bir Sakaryabaşı söz konusuydu. Maalesef ilçe belediyemizin talihsiz bir girişimi neticesinde kaynağımız kurumayla karşı karşıya kaldı. Ardından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz, bölge müdürümüz ve Sayın Bakanımız sürece müdahale ederek, buradaki kuruyan su kaynaklarının yeniden can bulması için ciddi bir mühendislik çalışması yaptı. Belki de Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik. Malum, Sakaryabaşı sadece bir kaynaktan beslenmiyor; ama en büyük kaynaklarından birisi burada, yüzlerce ’göze’ tabir ettiğimiz kaynaktan su akışı başlıyor. Aynı zamanda balıkçılık da yapılıyor. 1970’li yıllarda Ankara Üniversitemizin bir girişimiyle burada kültür balıkçılığı da yapılıyor, biraz hemen arkamızda. Bu çalışmalar neticesinde yine oradaki balık varlığı sayısı da tekrardan artış göstermeye başladı." "Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz" Eskişehir’deki içme suyu kalitesi ve belediyecilik anlayışına dair eleştirilerini sürdüren Fatih Dönmez, konuşmasında, "Doğru bir soru; vatandaşlarımızdan da bize bu yönde içme suyu kalitesinin giderek düştüğüne yönelik şikâyetler alıyoruz. Bu vesileyle hem Büyükşehir Belediye yöneticilerimize hem de Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi yöneticilerimize biz de vatandaşların bu taleplerini iletmiş olalım. Arıtma tesislerinin modernize edilmesi son derece önemli. Kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gerekiyor. Kentimizde önemli oranda bir kayıp-kaçak da söz konusu. Zaten belediyenin başlıca altyapı hizmetlerinden birisi de bu; içme suyu. Yani bunun öncelikli olarak masaya yatırılması lazım. Trafik de aynı şekilde. Maalesef belediyelerimiz, Belediye Yasası’nın kendilerine vermiş olduğu birinci dereceden asli işlerini bir tarafa bırakarak tali işlerle uğraşmayı seviyorlar. Çünkü o yerin altına belki yatırım yapması gerekiyor, para harcaması gerekiyor. O kısa sürede kendisine nasıl bir menfaat temin edebilir, o işlerle meşgul oluyor. Biz de diyoruz ki: Önce birinci dereceden işlerimizi yapalım. Yani bir insan oturduğu evin çatısı akıyorken içeride badana ile boya ile uğraşmaz. Önce çatıyı onarır, ondan sonra diğer işlere bakar. Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz" dedi. "Liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi" Toplantıda son olarak söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, sorumluluk alanlarına ve liyakat tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Kimin sorumluluğunda derseniz; kanunen şehrimizdeki hem kullanım suyu hem içme suyunun geliştirilmesi, Eskişehir’e kadar getirilmesi, vatandaşa sunulması hepsi Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Ne dediniz? İşte buradan suyun Eskişehir’e gitmesi. Tamam, bunları biz hükümet olarak yapacağız ama bizim asli görevimiz değil, bunlar belediyenin asli görevi. Belediyenin ESKİ’ye yıllardır yapmadığı yatırımlardan kaynaklanıyor bunlar. Yani düzenli yatırımlar yıllardır ESKİ’ye yapılmış olsaydı bugün biz bu sorunlarla karşılaşmazdık. Ayrıca ESKİ’de, ben seçim döneminde de bunu ifade etmiştim; orası teknik bir bölüm, uzmanlık isteyen bir kurum. Buraya tabii liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi. Bu belediyelerimizdeki liyakatsizlik ESKİ’de örneğini gördü. Yapılan yanlış atamalar, sadece eski belediye başkanının yakını olması sebebiyle, sudan hiç anlamamasına rağmen, mühendis olmamasına rağmen ESKİ’ye bir genel müdür atandı ve sonucu hep beraber gördük. Kendisi de çok büyük skandallarla belediye tarafından işine son verilerek gönderildi."
Ankara Kayseri Belediye Başkanı Büyükkılıç: "2027 TÜRKSOY Kültür Başkenti olma unvanını almış olduk, Kayserimiz bir adım daha ön plana çıktı" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "2027 TÜRKSOY Kültür Başkenti olma unvanını almış olduk. Bu açıdan da Kayserimiz, kültürün başkenti olarak bir kademe daha ön plana çıkmış oldu" dedi. Başkan Büyükkılıç, Türkiye Basın Federasyonu’nda (TÜBAF) "Anadolu Sohbetleri" çerçevesinde düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya geldi. "Bu sene 3 milyon 300 binin üzerinde ziyaretçi Erciyes Kayak Merkezi’ni ziyaret etti" Burada konuşan Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nde kayak sezonunun 18 Aralık’ta başladığını ve kayak sezonunun hala devam ettiğini dile getirerek, "Bu sene 3 milyon 300 binin üzerinde ziyaretçimiz oldu. Kayserimizden gelen, çevre illerden ya da ülkemizin değişik illerinden gelenler oldu. Ben zaman zaman hafta sonları ağırlıklı olarak ziyaret ettiğimde soruyorum. En çok merak ettiğim de nereden geldiniz sorusunun cevabı. Bir bakıyorum, Endonezya’dan, Malezya’dan, İngiltere’den, Polonya’dan, Brezilya’dan geldiklerinin cevabını almak bizleri keyiflendiriyor, sevindiriyor. Bu anlamda da şehrimizi, ülkemizi olumlu yönüyle tanıtmaktan da keyif alıyoruz" diye konuştu. "Son beş senede 1 milyar 200 bin milyon lira hibe desteği verdik" Sanayi ve ticaretin yanı sıra il sınırları içerisinde yapılan tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle de Kayseri’nin adından söz ettiren bir şehir konumuna geldiğini söyleyen Belediye Başkanı Büyükkılıç, "Yerel yönetici olarak da biz bu alanda yapmış olduğumuz desteklerle oradaki açıklamalardan da esinlenerek paylaşıyorum. 30 büyükşehir içerisinde tarım ve hayvancılığa en çok pay ayıran şehir olarak anıldığımızı ifade etmek isterim. Son beş senede 1 milyar 200 bin milyon lira hibe desteği verdik. Vatandaşımıza gerek tohum dağıtma, gereke nohut, fasulye, buğday gibi ürünler dağıtıyoruz. Aynı zamanda arı, tavuk, koyun ve manda dağıtıyoruz. ‘Kendi kendine yeten şehir, kendi kendine yeten ülke, kendi kendine yeten aile’ olma anlayışı içerisinde desteklerimizi sürdürüyoruz" ifadelerine yer verdi. "2027 TÜRKSOY Kültür Başkenti olma unvanını almış olduk, Kayserimiz bir adım daha ön plana çıktı" Kayseri’nin yaklaşık 6 bin yıllık tarihinde yer alan medeniyetlerden gelen kültürel zenginliğiyle adeta bir açık hava müzesi olduğunu söyleyen Büyükkılıç, "TÜRKSOY’un en önemli organizasyonlarından kültür başkentliğiydi. Bu anlamda şehrimizi yeterli gördüğümüz için gayretimizi sürdürdük ve 2027 TÜRKSOY Kültür Başkenti olma unvanını almış olduk. Bu açıdan da Kayserimiz, kültürün başkenti olarak bir kademe daha ön plana çıkmış oldu. Değişik etkinliklere fırsat veren yaklaşım içerisinde Kayserimizin en önemli en önemli buluşma alanı 1 milyon 260 bin metrekare büyüklüğünde Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi. Hakikaten 1 milyon 260 bin metrekare ama en önemlisi metrekareler değil. Ona yüklediğiniz fonksiyonlar, ona yüklediğiniz etkinlik ortamlarıdır. O anlamda da kendisine söz ettiren bir şehir olma yönünde irademizi sürdürüyoruz" dedi. "2029 Dünya Spor Başkenti unvanını almanın da keyfini yaşadık" Kayseri’nin ACES Europe tarafından verilen 2024 yılı Avrupa Spor Şehirleri ödüllerinde ‘Altın Bayrak’ ödülüne layık görülerek, yılın en iyi Avrupa Spor Şehri seçildiğini hatırlatan Büyükkılıç, "Bunu yeterli bulmadık çünkü bizim gerek altyapımız gerekse bu çalışmalarla birlikte o güzellikleri paylaşmak adına, dünyadaki olup bitenleri de hem önemsemek, hem onlarla birlikte yol almak adına kendimizi ifade etmeye çalıştık. Estonya’nın Başkenti Tallin’de yapılan bir çalışmada yaptığımız başvuruyla bu unvan için başvuruda bulunmuştuk. Madrid ya da Porto gibi şehirleri bunu alıyorsa biz niye almayalım diye sunumumuzu ifade eden bir paylaşım içerisinde bulunduk. Şu anda başvurusu bulunan 9 tane büyükşehir var. Bu şehirler arasında en iyi sunumu yapan ve spor altyapısıyla en iyi bu olayı hak eden Kayseri diye ifade etmişlerdi. Geçtiğimiz günlerde bu mail geldi ve 2029 Dünya Spor Başkenti unvanını almanın da şehrimize ikinci defa uluslararası boyutta zenginlik kazandırmanın da keyfini hep beraber yaşadık" ifadelerine yer verdi. "Benim yanımdayken makbul, benim yanımdan ayrıldığı zaman o en kötü insan mantığı doğru değil" Ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Büyüklılıç Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye katılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine, "Bu manada bize verilen bir bilgi yok. Elbette bir siyasi partiden seçiliyoruz ama hiçbir zaman bir siyasi partili olarak hizmetlerimizi tasnif etmiyoruz. Eğer bunu yapan varsa zaten kaybeden olur. Ayrıştıran, ötekileştiren her zaman kaybeden olur. Kucaklayıcı olan, birleştiren de her zaman kazanıcı olur. Belediye başkanlarından beklenilen bu. Belediye başkanı hizmet etmek için seçilir. Özellikle Beykoz Belediye Başkanımızın açıklamasını herhalde görülmüştür. ‘Babacan tavırla, bağrına basan anlayışıyla, her zamanki değer veren yaklaşımıyla’ diyor. Bunlar çok önemli. Elbette bir siyasi partiden seçilince orada süreci yönetmesi, dönemini tamamlaması doğru olanıdır, şık olanıdır. Ama siz orada o ortamı, huzuru, o ilgiyi, o yaklaşımı göremiyorsanız isterseniz başka mecralara yönelmeye insanoğlunun doğası gereği eğilim olur. Karşı tarafı itham ederken biraz da kendimize bakacağız. Şimdi A, B ya da C partisinde insan süreci yönetememeyi, ayrılmayı düşünüyorsa kendimizi sorgulayacağız. Olayı böyle görmek lazım, böyle değerlendirmek lazım. İnsanlara iftira ederek, çamur atarak ya da benim yanımdayken makbul, benim yanımdan ayrıldığı zaman o en kötü insan mantığı doğru değil. İnsan ya iyidir ya kötüdür" ifadelerini kullandı.