ASAYİŞ - 22 Ocak 2026 Perşembe 15:37

Duruşma sonrası aile konuştu: "Kardeşim yerinde rahat yatacak"

A
A
A
Duruşma sonrası aile konuştu: "Kardeşim yerinde rahat yatacak"

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı (31) öldüren müzisyen koca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Simge Kodalak’ın kardeşi, "Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" dedi.


Reisler Göleti mevkiinde 30 Aralık 2024’de meydana gelen olayda, emniyete gelen İ.K., 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı öldürdüğünü itiraf etti. Yapılan araştırma neticesinde de boyun bölgesinde delici alet yarası bulunan kadının cesedine ulaşıldı. Müzisyen eşi tarafından öldürülen Simge Kodalak’ın cenazesi, Erenler ilçesi Çaykışla Mahallesi Merkez Cami’de kılınan namazın ardından defnedildi, şüpheli koca ise tutuklandı.



Davada karar çıktı


Sanık İ.K., Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince son kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya İ.K. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz hakkı verile sanık İ.K., "Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Herkesin karşısında bir suçlu olmaktan çok utanıyorum. Keşke olmasaydı, çok pişmanım. Böyle olmaması gerekiyordu" dedi. Görüş bildiren Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti ise sanık İ.K. hakkında ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına hükmetti.



Aile duruşma sonrasında konuştu


Duruşma bitiminde davaya ilişkin konuşan Simge Kodalak’ın kardeşi Seval Çapoğlu, "Kardeşimin katili hak ettiği cezayı buldu. Verilen karardan dolayı çok mutluyuz. Adalete güvendik, bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederiz. Bugün bizim bayram günümüz, kardeşim yerinde rahat yatacak" dedi.



"Adalet yerini buldu"


Adaletin tecelli ettiğini belirten Simge Kodalak’ın kardeşi Sinan Çiçek, "Adalet yerini buldu. Bizim yaşadığımız acıyı hiçbir aile yaşamasın. O çocukların yaşadığını hiçbir evlat yaşamasın. Adliyeyi izleyerek geçiyorduk, bizim başımıza gelemez diyorduk, geldi. Adliyeye gelmeyen bir aile olarak buradan bir yıldan beri çıkamadık. Adalet yerini buldu, istediğim gibi olmasa da buna da şükür diyorum" diye konuştu.



Duruşma sonrası aile konuştu: "Kardeşim yerinde rahat yatacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’da kafedeki kavgada ölen genç toprağa verildi Konya’nın Karapınar ilçesinde bir kafede çıkan silahlı kavgada ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Bahri Cingöz, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Olay, 19 Ocak’ta saat 23.45 sıralarında Konya Caddesi üzerinde bulunan bir kafede meydana geldi. İddiaya göre, kafede iki grup arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavganın dışarı taşmasıyla birlikte bir kişi tarafından tabancayla rastgele ateş açıldı. Açılan ateş sonucu müşterilerden S.G. ile Bahri Cingöz (21) yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla Karapınar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Bahri Cingöz, buradaki ilk müdahalesinin ardından Konya’daki bir hastaneye sevk edildi. Cingöz, yapılan tüm müdahalelere rağmen olaydan iki gün sonra hayatını kaybetti. Olayla ilgili tahkikat kapsamında şüpheliler S.K. ile oğulları F.K. ve K.K. tutuklanarak Ereğli Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 18 ay önce babası vefat etmiş Olayda hayatını kaybeden Bahri Cingöz Konya Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemlerinin ardından cenazesi ailesine teslim edildi. Bahri Cingöz kılınan cenaze namazının ardından Apak Mezarlığına 18 ay önce vefat eden babasının yanına defnedildi. Cingöz’ün çocukluk arkadaşı Bekir Mutluer, yaşanan olayın kendilerini derinden sarstığını ifade ederek, "Bahri çocukluğumuzdan beri tanıdığımız, kimseyle problemi olmayan biriydi. Böyle bir olayda hayatını kaybetmesi bizi tarif edilemez şekilde üzdü. Ailesinin acısı hepimizin acısı oldu" dedi.
İstanbul İBB kreşinde istismar ve darp iddiası: Çocukları tacize uğrayan aile şikayetçi oldu Eyüpsultan’da bir aile, 3 yaşındaki çocuklarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı ‘Yuvamız İstanbul’ kreşinde şiddet ve istismara uğradığını iddia ederek şikayetçi oldu. İddiaya göre, Eyüpsultan ilçesi Güzeltepe Mahallesi’nde ikamet eden iki çocuklu aile, 3 yaşındaki çocukları U.B.’yi yine aynı mahallede bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait ‘Yuvamız İstanbul’ kreşine gönderdi. Aile, 3 yaşındaki çocuklarının geçtiğimiz Aralık ayında kreşten eve geldikten sonra vücudunda morluklar görülmesi üzerine soluğu kreşte aldı. Çocuklarının istismara uğramış olabileceğini değerlendiren aile kreşteki yetkililerle görüşmek istedi ve kreşteki kamera görüntülerini istedi. Ailenin talebi karşısında kreş yönetimi kamera görüntülerini aileye ilk başta teslim etmedi ve kendilerine yönelik yapılan suçlamaları reddetti. Bunun üzerine aile karakola gidip kreşteki görevliler hakkında şikayetçi oldu. "Cinsel istismar dosyası için savcılığa yeniden suç duyurusunda bulunduk" Anne, kreşte bulunan öğretmenlerin oğlunu tembihlediklerini belirterek, "Oğlumu okuldan almaya gittim saat 17.00’de, akabinde yardımcı öğretmen oğlumu yanıma getirdi ve ‘burasında bir şey var’ dedi. Cümle buydu ne var dedim bir açtım çocuğun vücudunun bir bölgesi mosmor. Ne oldu dedim, ’Anne Silivri’de oldu’ dedi. Silivri’ye en son 7 ay önce gitmiştik ’oğlum ne oldu’ dedim. ’Bir düşüneyim’ dedi içeride tembihlemişler. Öğretmenine sordum. Öğretmen ’ben okulda yoktum’ dedi. Akabinde o anki panikle hemen oğlumu aldım, orada hiçbir açıklama yapılmadı" dedi. Anne, çocuğunun kreşteki öğretmen tarafından darbedildiğini iddia ederek, "Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk sonrasında Yuvam İstanbul’un genel merkezine gittik. Genel merkezdeki en yüksek kişilerle görüştük, onlara çocuğun fotoğrafını gösterdik. Çocuğumuza okulda bir darp olduğunu, bunu kimsenin bilmediğini, bu işin çözümlenmesini istediğimizi, suç duyurusunda bulunduğumuzu söyledik. Oradaki yetkililer de bize böyle bir hakkımız olduğunu ’tabii ki suç duyurusunda bulunabilirsiniz suçlular ortaya çıksın, siz kendi davanızı yürütün biz de içeride kendi soruşturmamızı yapalım’ dediler. 2 Aralık’ta görüntüleri izlemek istediğimizi söyledik ve kuruma dilekçe yazdık. Yaklaşık 20 gün sonra, bu arada oğlum ayın 2’sinde evdeyken sabah, ’burasını burayı öğretmenin tutup sıktığını, öğretmeninin tutup yere attığını’ söyledi. Bunun için de bu sefer cinsel istismar dosyası için savcılığa yeniden suç duyurusunda bulunduk. Biz bunları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz ve bunların hepsi gerçektir. Gerekirse TÜBİTAK‘ın incelemesini istiyoruz. Buralar denetimsiz yerler. Bakanlığın buraları denetlemesi istiyoruz. Eşim defalarca İBB‘nin genel merkezine gittiği halde, olayı hiçbir şekilde çözmediler öğretmenler orada çalışmaya devam etti" ifadelerini kullandı. "Türk adaletine güveniyorum" Baba ise, "Herkes elini vicdanına koymalı, her şeyden önce çocuklara odaklanmalı. Ben gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne giderim, gerekirse her şeyi yaparım ama ben yüce Türk adaletine güveniyorum" dedi. Aile, okul müdürü B.Z., sınıf öğretmeni E.Ö., yardımcı öğretmen ve spor öğretmeni hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. İBB yönetiminin olayı örtbas etmeye çalıştığını iddia eden aile, sorumluların en ağır cezayı almasını talep etti. Öte yandan, kreşin eğitime devam ettiği öğrenildi. Valilik: "Soruşturma açılmış olup idari ve adli süreç takip edilmektedir" Konuyla ilgili İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, "Çeşitli medya organlarında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak Eyüpsultan İlçemizde faaliyet gösteren kreşte, çocuklara darp ve istismar iddialarına ilişkin haberler ve yayınlar yapılmıştır. Konuyla ilgili Valiliğimizce soruşturma açılmış olup idari ve adli süreç takip edilmektedir" denildi.