POLİTİKA - 20 Ocak 2026 Salı 20:59

TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’de kabul edildi

A
A
A
TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’de kabul edildi

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasu ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan tezkerede, Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde vuku bulan deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı, 2008-2021 yılları arasında Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı ifade edildi. Bu kapsamda TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararıyla, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl izin verildiği hatırlatılan tezkerede, bu sürenin son olarak 4 Şubat 2025’te bir yıl daha uzatıldığı hatırlatıldı.

Tezkerede, şu ifadelere yer verildi:

"TSK deniz unsurları konuşlandırılmak suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafaza edilmesi, uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle müşterek mücadele harekatlarına aktif katılımda bulunulması, anılan bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, TSK deniz unsurlarının harekat etkinliğinin ve bölgeye ilişkin tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik milli politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içinde, bölgesel ve küresel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edilmiştir."

Tezkerede, Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası işbirliğinin geliştirilmesine önem verdiği, bu alanda yürütülen çabaları en başından beri desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesindeki çalışmalara aktif olarak katıldığı belirtildi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarında Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak katıldığı hatırlatıldı.

TSK deniz unsurlarının, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılından bu yana Birleşik Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn-korvet ile katıldığı belirtilen tezkerede, Türkiye’nin, 2009-2025 yılları arasında 7 defa CTF-151 Komutanlığı görevini üstlendiği, 24 Temmuz 2024 tarihinde yedinci defa devraldığı söz konusu komutayı 22 Ocak 2025’te devrettiği ifade edildi.

Tezkerede, Somali’nin BM Genel Sekreteri’nden talebi üzerine Aden Körfezi Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ile mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadeleye ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından önceki kararların devamı niteliğinde bir kararın 2022 yılı ve sonrasında çıkarılmadığı belirtildi.

BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı temelinde uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele harekatlarının Somali kara suları haricindeki bölgede devam ettiği bilgisine yer verilen tezkerede, bu harekatlardan AB’nin Atalanta Harekatı’nın görev süresinin AB Konseyinin 16 Aralık 2024 tarihli kararıyla 28 Şubat 2027’ye kadar uzatıldığı aktarıldı. Tezkerede, Türkiye’nin de iştirak ettiği Birleşik Deniz Kuvvetleri bünyesindeki CTF-151 faaliyetlerine devam ettiği bildirildi.

TBMM’nin 4 Şubat 2025 tarihli kararı gereğince TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görevlendirme süresinin 10 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği belirtilen tezkerede, şunlar kaydedildi:

"Uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz etkileyen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele yönündeki uluslararası çabalara ülkemiz tarafından etkin bir biçimde destek verilmesi ve bölgede seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına katkıda bulunulması, uluslararası ve milli sorumluluklarımızın bir gereği olarak görülmektedir. Bu itibarla, ülkemizin de tarafı olduğu Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme başta olmak üzere ilgili milletler arası anlaşmalar ve temayüller çerçevesinde 934 sayılı TBMM kararında belirlenen ilke ve esaslar da dikkate alınarak bahse konu bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele müşterek operasyonlarına destek verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanı’nca takdir ve tayin olunacak şekilde, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca TBMM’nin son olarak 4 Şubat 2025 tarihli ve 1440 sayılı kararıyla verilen izin süresinin 10 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım."

Tezkere, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol oyları ile kabul edilirken, DEM Parti ’hayır’ oyu verdi.

Hidayet Türkyılmaz

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki Bursa’nın Keles ilçesinde köy merasına cezaevi yapılmasını istemeyen bir grup vatandaş eylem yaptı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700’ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000’lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.
Samsun Çizgiyle anlatılan ‘kadın’ teması sanatseverlerle buluştu Samsun’un Atakum ilçesinde, "Çizgi ve Kadın" temalı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eski öğretim üyesi Hasbi Aslan’ın 7’nci kişisel sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Kurdele kesimiyle açılan sergide, sanatçının çizgi üzerinden kadın imgesini ele aldığı eserler yer aldı. Bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide yer alan Aslan, çalışmalarında çizginin sanatsal ifade gücünü ön plana çıkararak toplumsal bir anlatı kurduğunu belirtti. Çizginin tarih boyunca görsel iletişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, "Çizgi bir ifade ve iletişim aracı olarak tüm zamanlarda yerini korumuştur. Mağara duvarlarından günümüze kadar her çağda görsel anlatımın ilk unsuru olmuştur. Sanatçılar da bu güçlü anlatım aracını eserlerinde ustalıkla kullanmıştır" dedi. Sergide kadın temasını merkeze aldığını ifade eden Aslan, kadını toplumun özü olarak nitelendirerek, bu özü resim sanatının özü olan çizgiyle anlatmaya çalıştığını söyledi. Renklerin görsel bir haz sunduğunu ancak esere ruh kazandıranın çizgi olduğunu dile getiren Aslan, resimde dengeyi ve biçimi oluşturan temel unsurun da çizgi olduğuna dikkat çekti. Sanatseverleri eserlerini görmeye davet eden Aslan, serginin kadına ve annelere verilen değerin önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını sözlerine ekledi. Serginin açılışına OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ ile birlikte akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.
İzmir Bozdağ’da kaybolan dağcıyı arama çalışmaları İzmir’e kaydırıldı Manisa’nın Salihli ilçesinden zirve tırmanışı için Bozdağ’a giden ve kaybolan amatör dağcıyı arama çalışmaları İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarına kaydırıldı. Ekipler, dağcının geceyi geçirdiği kar kuyusu ile kişisel eşyalarına ulaştı. Manisa’nın Salihli ilçesi Burhan Mahallesi’nden cumartesi günü zirve tırmanışı için Bozdağ’a hareket eden Umut Tanrıkulu (53), olumsuz hava şartları nedeniyle yönünü kaybedince 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi sevk edildi. Olumsuz hava şartları sebebiyle akşam saatlerinde sonlandırılan arama çalışmalarına sabah saatlerinde yeniden başlandı. Ekiplerin yaptığı aramalarda Tanrıkulu’nun derin bir çukur kazarak geceyi burada geçirdiği belirlendi. Kar kuyusunun yanında Tanrıkulu’na ait sırt çantası ve kişisel eşyalar bulundu. Ayak izlerinin takip edilmesi sonucu arama faaliyetleri İzmir’in Kiraz ilçesi sınırlarında yoğunlaştırıldı. Ayrıca Tanrıkulu’nun tırmanış esnasında sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı ortaya çıktı. 120 personel sahada Amatör dağcıyı arama çalışmalarına Manisa, İzmir, Uşak ve Balıkesir AFAD ekipleri ile jandarma, UMKE ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan toplam 120 personel katılıyor. Sahada 29 araç ve 5 dron görev yapıyor. Yoğun sis ve zorlu arazi şartlarına rağmen riskli bölgelerdeki tarama faaliyetlerinin aralıksız şekilde sürdürüldüğü kaydedildi.