GÜNDEM - 22 Ocak 2026 Perşembe 09:11

Bedelli askerlik sınıflandırma sonuçları açıklandı

A
A
A
Bedelli askerlik sınıflandırma sonuçları açıklandı

Bedelli askerlik kapsamında 2026 yılı sınıflandırma sonuçları açıklandı.

Bedelli askerlik hizmeti kapsamında 2026 yılında silahaltına alınacak yükümlülerin celp dönemleri ve birlik yerleri belirlendi. Sonuçlar, e-Devlet kapısı, askerlik şubeleri ve MSB Mobil uygulaması üzerinden öğrenilebilecek.

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürüyor Rusya’da öğrendiği keçe ustalığını Eskişehir’de sürdürerek ayakkabı ve terlik gibi ürünler üreten Natalya Yiğit, ürünlerin oldukça sert bir yapıya sahip olduğunu ve formunun uzun yıllar boyunca asla bozulmadığını anlatarak, "Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası" dedi. Rusya’dan gelen Natalya Yiğit, kendi ülkesinde öğrendiği keçe ustalığına Eskişehir’de devam ediyor. Bir ürün çıkarmanın çok zor olduğu ve 4 gün ila 1 hafta arasında sürdüğünü belirten Yiğit, günde 8-9 saat arasında çalıştığını aktardı. Ayrıca ürettiği ürünlerin yıllarca kullanılabildiğini anlatan Yiğit, bu ayakkabıların ayak kokusuna ve sağlığına iyi geldiğini söyledi. "Uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor" Konu hakkında konuşan Natalya Yiğit, "Bir terliğin yapımı, sabahtan akşama kadar günde 8-9 saat çalışmayla tam 4 gün sürüyor. Bu kadar emek verilmesinin sebebi kullandığım özel teknik. Ürünlerim oldukça sert bir yapıya sahip ve formu uzun yıllar boyunca asla bozulmuyor. Keçeden yapılmasının en büyük özelliği ise ayak sağlığına olan faydası. Bu terlikler kışın sıcak, yazın ise serin tutuyor; en önemlisi de hava aldığı için asla koku yapmıyor. Erkeklerin normal ayakkabılarında yaşadığı koku problemi bu terliklerde kesinlikle olmuyor. İnsanlar genelde keçeyi yumuşak bir patik gibi düşünüyor, ama benim yaptıklarım ayakkabı kadar sağlam ve dayanıklı; adeta bir "ev ayakkabısı" niteliğinde. Hatta deri ve dış taban kullanarak dışarıda giyilebilecek ayakkabılar da yapıyorum fakat onların yapımı bir haftadan fazla zaman alıyor" dedi. "Bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor" Ürünlerin fiyatlandırmalarından da bahseden Yiğit, "Fiyatlar 3 bin 500 TL’den başlıyor; tasarıma ve boyuta göre değişiklik gösteriyor. Belki fiyatı yüksek gelebilir, ama bu terliği bir kere alan, kalitesi sayesinde 5 yıl boyunca rahatlıkla kullanabiliyor. Yani bir anlamda ömürlük bir yatırım oluyor. Çevremden ve internet üzerinden bu işi öğrenmek isteyen, kurs talep eden çok kişi oluyor. İleride online kurslar vermeyi de düşünüyorum. Sadece terlik değil; şapka, eldiven ve çanta gibi farklı ürünler de üretiyorum. Ancak terlik yapmak, formunu koruması ve sağlıklı olması açısından gerçekten büyük bir ustalık ve sabır gerektiriyor" şeklinde konuştu.
Adana Kış aylarında göz kuruluğu şikayetleri artıyor Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kış aylarının bir getirisi olan soğuk hava, rüzgar ve ısıtıcıların kullanıldığı kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi kimi zaman göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda göz yüzeyinin nem dengesi bozuluyor, bunun sonucunda da göz kuruluğu şikayetleri oraya çıkıyor. Göz kuruluğu en sık gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Medline Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, bu sorunun günlük yaşam konforunu düşürmesine rağmen çoğu zaman ihmal edildiğini belirterek alınabilecek önlemleri anlattı. Soğuk ve rüzgar olumsuz etkiliyor Prof. Dr. Koçluk, soğuk havanın etkisiyle gözyaşının daha hızlı buharlaştığını belirterek, "Rüzgar, göz yüzeyindeki koruyucu gözyaşı tabakasını zayıflatarak kuruluğu artırır. Kış aylarında kapalı ortamlarda kullanılan kalorifer, klima ve sobalar ise havadaki nem oranını düşürerek göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Bununla birlikte bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital ekranlara uzun süre bakmak, göz kırpma sayısını azaltarak göz kuruluğunu daha da belirgin hale getirir. Özellikle masa başında çalışanlar, öğrenciler ve uzun süre ekran kullanan kişiler kış aylarında bu sorunu daha sık yaşayabilir" dedi. Enfeksiyon riskine yol açıyor Koçluk, göz kuruluğunun sadece rahatsız edici bir his oluşturmayıp tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde hassasiyet artışına, enfeksiyon riskinin yükselmesine ve görme kalitesinde geçici düşüşlere yol açabildiğini belirterek, "Kontakt lens kullanan kişilerde bu durum daha belirgin hissedilebilir. Ayrıca ileri yaş, bazı kronik hastalıklar ve düzenli kullanılan bazı ilaçlar da göz kuruluğu riskini artıran faktörler arasında yer alır. Göz kuruluğu, yalnızca gözlerde hissedilen fiziksel rahatsızlıklarla sınırlı kalmayıp günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Uzun süreli okuma, araç kullanma, ekran başında çalışma gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz yorgunluğu ve odaklanma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu durum hem iş verimliliğini hem de sosyal yaşamı etkileyerek kişinin yaşam konforunu düşürür. Özellikle kış aylarında artan şikayetler, göz sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi gerekliliğini daha da önemli hale getirir" dedi. Erken tanı önem kazanıyor Göz kuruluğunda erken tanı ve şikayetlerin kontrol altına alınması ve ilerleyici sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Koçluk, "Kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması, göz sağlığının gelecekte de korunmasına katkı sağlar. Kuruluk hissi, yanma ya da batma gibi yakınmalar uzun süre devam ediyorsa, altta yatan farklı bir göz hastalığının olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu. Prof. Dr. Koçluk, kış aylarında göz kuruluğuna karşı şu önerilerde bulundu: "Rüzgarlı ve soğuk havalarda dışarı çıkarken koruyucu gözlük kullanın. Kapalı ortamlarda ortamı nemlendirici cihazlardan faydalanın. Bilgisayar ve telefon kullanımında düzenli aralar verin, bilinçli şekilde göz kırpmaya özen gösterin. Gözlerinizi ovalamaktan kaçının. Bol su tüketerek vücudun genel nem dengesini koruyun. Göz kuruluğu şikayetleri devam ederse, göz doktorunun önerdiği suni gözyaşı damlalarını kullanın. Şikayetler uzun sürüyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurun."
Nevşehir Kapadokya’da asayiş, atlı birliklere emanet Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi (JAKEM) Komutanlığı’na bağlı atlı jandarma birlikleri; Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Kapadokya bölgesinde de emniyet ve asayiş hizmetlerine önemli katkı sağlıyor. Özellikle yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Kapadokya’da atlı jandarma timleri, hem güvenliği sağlıyor hem de caydırıcı bir unsur olarak görev yapıyor. Nevşehir’de bulunan JAKEM Komutanlığı’nda uzun ve kademeli bir eğitim sürecinden geçirilen atlar, kalabalık alanlarda görev yapabilme, ani gelişen olaylara karşı soğukkanlılık ve binicileriyle tam uyum içinde hareket edebilme kabiliyeti kazanıyor. Bu sayede atlı jandarma timleri, tarihi ve turistik alanlarda güvenliğin sağlanmasında etkin rol üstleniyor. JAKEM Komutanlığı Atlı Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Enes Turgut, atlı jandarma birliklerinin görev alanlarına ilişkin yaptığı açıklamada; "Atlı jandarma takım ve timlerimiz; Antalya Beldibi, Çanakkale Merkez, Muğla Ölüdeniz, Elazığ Merkez, İstanbul Topkapı Sarayı, İzmir Konak, Kocaeli Kandıra ve Van Edremit’te daimi olarak görev yapmaktadır" dedi. Yaz dönemlerinde geçici görevlendirmelerin arttığını belirten Turgut; "Özellikle yaz sezonu içerisinde tarihi ve turistik bölgeler, milli parklar, korumalı alanlar ve mesire yerlerinde görev yapmak maksadıyla, belirlenen il jandarma komutanlıkları emrine geçici görevlendirmeler yapılmaktadır" diye konuştu. Atların sevk ve barınma süreçlerine de değinen Üsteğmen Turgut; "Atlarımızın nakilleri, bu amaçla özel olarak tasarlanmış at taşıma araçlarıyla gerçekleştirilmektedir. Görev yaptıkları illerdeki barınmaları ise daimi veya seyyar barınaklarla sağlanmaktadır" dedi. Kapadokya’nın doğal ve tarihi yapısına uygun şekilde görev yapan atlı jandarma timleri, hem vatandaşların hem de bölgeyi ziyaret eden turistlerin güvenliğini sağlarken, bölgenin simgelerinden biri haline gelerek ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.