GÜNDEM - 18 Ocak 2026 Pazar 10:10

Baldızının vasiyetine 10 yıldır ’evlat’ gibi bakıyor: ’Yaşamaz’ dediler, canları oldu

A
A
A

Antalya’da yaşayan 55 yaşındaki yorgancı Abdullah Karaahmet, hayatını kaybeden baldızının "Kızım sana emanet" vasiyeti üzerine yüzde 100 engelli Gizem Nur’u sahiplendi. 10 yıldır eşiyle birlikte engelli kıza babalık yapan Karaahmet, "Konuşamıyoruz ama mimiklerinden ne istediğini anlıyorum, o artık bizim canımız" dedi.

Antalya’nın Kepez ilçesinde baba mesleği yorgancılıkla geçimini sağlayan ve 2 çocuk babası Abdullah Karaahmet (55), insanlık dersi veren bir hikayeye imza atıyor. Karaahmet, yaklaşık 10 yıl önce kalp krizi sonucu baldızını kaybetti. Baldızının vefat etmeden önce "Bana bir şey olursa kızım sana emanet" sözlerini vasiyet kabul eden Karaahmet, o dönem 17 yaşında olan yüzde 100 zihinsel ve bedensel engelli Gizem Nur’u (27) eşiyle birlikte üçüncü çocukları olarak evlat edindi.

"Devlet korumasına bırakmaya gönlümüz el vermedi"

Gizem Nur’un öz babasının cezaevinde olması ve annesinin vefatı üzerine sosyal hizmetler tarafından koruma altına alınacağını öğrenen Karaahmet ailesi, duruma müdahale ederek vasiliği almak için 18 ay süren bir hukuk mücadelesi verdi. 10 yıldır Rett sendromu hastası Gizem’in tüm bakımıyla bizzat ilgilenen Abdullah Karaahmet, mesleğinden kalan zamanının tamamını üvey kızına ayırıyor.

Baldızının vasiyetine 10 yıldır ’evlat’ gibi bakıyor: ’Yaşamaz’ dediler, canları oldu

"Yaşamaz dediler, 10 yıldır bizimle"

Mesleğine 10 yıl önce tekrar dönerek yorgan, yastık ve minder dikerek evini geçindiren Karaahmet, Gizem ile aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı: "Gizem doğduğunda sağlıklıydı, sonradan Rett sendromuna yakalandı. ’Yaşamaz’ dediler ama Rabbim bize nasip etti, 10 yıldır beraberiz. Annesi vefat ettiğinde emaneti biz devraldık. O artık bizim canımız, kanımız. Erkek olarak elimden geleni yapıyorum. Konuşamıyor ama biz artık birbirimizi mimiklerimizden anlıyoruz. Bazen sevinç çığlığı atıyor, bazen isyan; biz ne demek istediğini hemen fark ediyoruz."

"Yemeğini süzgeçten geçirip biberonla veriyoruz"

Gizem’in vasiliğini üstlenen ve ona annelik yapan teyzesi Ayşen Karaahmet ise bakım sürecinin zorluklarını ve aralarındaki bağı anlattı. Gizem’in vücudunun hastalık nedeniyle ’S’ şeklini aldığını belirten teyzesi, "Kendi çocuklarım var ama Gizem benim her şeyim. Yemeğini çiğneyemediği için her şeyi blenderdan ve süzgeçten geçiriyorum. Süt çorbasını biberonla içiriyorum. Ömrüm yettikçe ona bakacağım, o benim üçüncü evladım" ifadelerini kullandı.

Baldızının vasiyetine 10 yıldır ’evlat’ gibi bakıyor: ’Yaşamaz’ dediler, canları oldu

10 yıllık vefa mesai saatlerini de belirliyor

Sabah 09.00’da dükkanını açan ve geç saatlere kadar yorgan dikerek ailesinin rızkını kazanan Abdullah Karaahmet, her fırsatta eve koşarak Gizem’in bakımına destek oluyor. Çevresindekilerin takdirini toplayan Karaahmet, baldızının vasiyetini yerine getirmenin huzurunu yaşıyor.

Fatma Nisa Yorluk - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Sinan Kaloğlu: "Buradan kaybetmeden dönmek isterdik, avantajı kullanamadık" Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Erzurumspor FK mağlubiyeti sonrası, "Buradan kaybetmeden dönmek isterdik, avantajı kullanamadık" dedi. Trendyol 1. Lig’in 21. haftasında Amed Sportif Faaliyetler, deplasmanda karşılaştığı Erzurumspor FK’ya 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Amed Sportif Faaliyetler Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "Maçla ilgili üzgünüz. İstediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık. Rakibimiz de çok iyi oynamadı, biz de iyi değildik. Açıkçası kaliteli bir maç olmadı. Oyun planımızı tam olarak oturtamadık ama maç kontrollü şekilde gidiyordu. Uzaktan yediğimiz gol dengemizi bozdu. Buna rağmen pozisyonlarımız vardı. 0-0’da da, 1-0 geriye düştükten sonra da fırsatlar yakaladık fakat değerlendiremedik. Zaman zaman top bizdeydi, zaman zaman rakipteydi. Özellikle üçüncü bölge varyasyonlarını yeterince yapamadık. Orta sahada da beklediğimiz etkiyi gösteremedik. Buraya lider geldik, lider dönüyoruz ama büyük bir avantajı kaçırdık. Bizim adımıza en üzücü durumlardan biri buydu. Bir diğer üzücü nokta ise iki değerli oyuncumuzun kırmızı kart görerek oyun dışı kalması. Zaten kadro derinliğimiz sınırlıyken iki önemli oyuncumuzu kaybettik. Daha iyisini yapabilirdik. En azından buradan kaybetmeden dönmek isterdik. Avantajı kullanamadık. Oyuncularımızın mücadelesi iyiydi ama sonuç bizi üzdü" ifadelerini kullandı. "Hakem ekibi inisiyatifi rakipten yana kullandı" Müsabakadaki hakem yönetimiyle alakalı da konuşan Kaloğlu, "Hakemlerle ilgili de şunu söylemek istiyorum; Erdem hoca ve ekibinin daha dikkatli olması gerekiyordu. Bize gösterilen sarı kartlar çok kolaydı, benzer pozisyonlarda rakibe aynı kartlar çıkmadı. Bu durum bizi eksiltti. 1-0 gerideyken Hasani’ye yapılan faul verilmedi, ardından bir penaltı pozisyonumuz vardı; ne verildi ne de tekrar gösterildi. VAR’da nasıl incelendiğini bilmiyorum ama bana göre net penaltıydı. Bugün hakem ekibi inisiyatifi rakipten yana kullandı. Çok formda olduklarını düşünmüyorum. Umarım bu maçtan bir öz eleştiri çıkarırlar. Ancak mağlubiyeti hakeme bağlamıyoruz. İyi bir oyun yoktu; ne bizden ne rakipten. Yine de bu zorlu deplasmandan en az 1 puan almak isterdik. Olmadı. Yolumuza devam edeceğiz. Önümüzde Sivasspor maçı var. Bu karşılaşmayı geride bırakacağız. Taraftarımıza iyi bir sonuçla dönmek isterdik, onları üzdük" şeklinde konuştu.
Muğla Marmaris Körfezi’nde yine yelkenler fora oldu Muğla’nın Marmaris ilçesinde, kış yelken yarışlarının en büyüğü olarak gösterilen ve Marmaris Uluslararası Yat Spor Kulübü (MIYC) tarafından bu yıl 17.’si düzenlenen Kış Trofesi’nin ilk ayağı tamamlandı. Altı ayaktan oluşan trofede; Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Türkiye, Rusya, Belarus, Ukrayna, Yunanistan, Norveç, Slovakya, Estonya, Fransa ve Almanya’dan gelen 300’ü aşkın yelken sporcusu, 41 tekneyle Marmaris’in mavi sularında kıyasıya mücadele etti. Kış Trofesi’nin ilk ayağının ilk gününde Marmaris Limanı’ndan ayrılan tekneler, ısınma turlarının ardından Marmaris Körfezi’nde hakem düdüğüyle başlayan iki yarış yaptı. İkinci gün ise daha kuvvetli rüzgar altında start alan tekneler, coğrafi rota üzerinden önce körfez içinde, ardından Turunç ve Karga Kayası etrafından dolaşarak yeniden körfeze döndü. İkinci gün yapılan tek yarışla birlikte, ilk ayakta toplam üç yarış tamamlanmış oldu. Dereceler ikinci ayakta belli olacak ORC belgelerinin henüz tamamlanmaması nedeniyle ilk ayağın dereceleri ikinci ayakta netleşecek. Kırmızı, mavi ve pembe olmak üzere üç kategoriye ayrılan 41 tekne arasında dereceye girecek ekipler, 7-8 Şubat tarihlerinde yapılacak Kış Trofesi’nin ikinci ayağında kupalarını alacak. Bülent Çelik: "Harika bir açılış yaptık" MIYC Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çelik, "Harika bir açılış yaptık. 41 tekneyle başladık, 41 kere maşallah diyelim. İlk gün iki güzel yarış yaptık. Bugün rüzgar 15-18 knotlara kadar çıktı. Güzel bir coğrafi rotayla ilk haftayı üç yarışla tamamladık. Zaten planımız buydu ve hepsini gerçekleştirdik. Marmaris rüzgârıyla her zaman güzel sürprizler yapıyor. Tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Umarım bu yıl 50 teknenin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırarız. Sertifikalar tamamlandığında puanlamalar yapılacak ve birincileri ikinci ayakta ödüllendireceğiz" dedi. Mehmet Nezih Kırbeyi: "Bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi" İstanbul’dan trofe için Marmaris’e gelen yarışçı Mehmet Nezih Kırbeyi, "Güzel bir organizasyondu. İlk gün iki, ikinci gün ise rüzgârın zaman zaman 16-17 knotlara çıktığı zorlu bir yarış yaptık. Yeni ekip arkadaşlarımız vardı, bazı zorluklar yaşadık ama keyifliydi" şeklinde konuşarak Şubat ayında yapılacak ikinci ayak yarışları için heyecanlı olduğunu belirtti. Eskişehir’den gelerek yarışan Sema Öztürk ise Marmaris’te yarışmanın ayrı bir keyif olduğunu belirterek, "Yaklaşık beş yıldır yarışıyorum. Çeşme, Bodrum ve Urla’da yarıştım ama Marmaris’in doğası ve denizi bambaşka. Bugün rüzgâr çok sertti ama çok güzeldi" ifadelerini kullandı. Akdeniz’in en zorlu offshore yarışlarından birinde gruplarında birinci olarak ülkemizi temsil ettiklerini belirterek ‘Şimdi kendi evimizde yarışmaya devam ediyoruz’ şeklinde konuşan Yelkenci Onur Tok, "Marmaris’te yarışmak her zaman çok özel. Aynı ekiple altı ay boyunca buradayız" dedi. Yelken yarışlarının tecrübeli ismi yelken eğitmeni ve kaptan Tunca Çalışkan ise ikinci gün rüzgarın etkisini artırdığına dikkat çekerek, "Teknemiz bizim için yeni ama ekibimiz uyumlu. Gruplar henüz netleşmediği için tüm tekneler neredeyse aynı anda start aldı. Muhtemelen haftayı grubumuzda birinci tamamladık" ifadelerini kullandı.