Son Dakika
|
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
La Liga’da şampiyon Barcelona
Trump: "İran’ın cevabı kesinlikle kabul edilemez"
Netanyahu: "İran ile savaş bitmedi, daha yapılacak çok iş var"
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Letonya Savunma Bakanı Spruds, petrol tesislerine düşen İHA’lar nedeniyle istifa etti
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak
POLİTİKA
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:42:52
Etkin pişmanlık yasasından faydalandığı ileri sürülen tutuklu eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’in, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Dün akşam saat 18.35’te başlayan ifade işlemleri sabaha karşı 03.00’e kadar sürdü. Soruşturma çerçevesinde ilk olarak Mustafa Gökhan Böcek’in ifadesi alınırken, ardından Muhittin Böcek savcılık makamına ifade verdi. Başsavcılık binasında gerçekleştirilen işlemlerde, her iki şüpheli de avukatları huzurunda ayrıntılı beyanda bulundu. İfade sürecinde dosyada yer alan iddialar, deliller ve soruşturma kapsamındaki çeşitli hususlara ilişkin sorular yöneltildiği öğrenildi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü belirtirken, dosyaya ilişkin adli sürecin devam ettiği bildirildi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:57
Dışişleri Bakanlığı’ndan Pakistan’daki terör saldırısına kınama
Dışişleri Bakanlığı, 9 Mayıs’ta Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde meydana gelen terör saldırısını kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde 9 Mayıs’ta bir polis karakoluna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını en güçlü biçimde kınıyoruz. Bu menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına ve Pakistan halkına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Türkiye terörün her türü ve tezahürüne karşı mücadelesinde Pakistan’la dayanışma içinde olmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:13
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 20:58
BBP Genel Başkanı Destici: "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bayram ikramiyelerine ilişkin, "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" dedi. BBP Ankara Olağan İl Kongresi, Altınpark Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Anneler sevginin, merhametin, fedakarlığın ve sabrın yeryüzündeki en güzel temsilcileridir. Bir insanın karakteri, bir milletin vicdanı ve bir toplumun geleceği önce annelerimizin yüreğinde şekillenmektedir. Çünkü anne yalnızca evladını büyüten değil, aynı zamanda milletin ruhunun da en büyük öğretmenidir. Vatan uğruna evladını toprağa veren ama buna rağmen metanetini koruyan şehit anneleri, milletimizin en büyük şeref ve onur kaynaklarından birisidir. Onların fedakarlığı bu milletin hafızasında daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere sevginin ve fedakarlığın timsali olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle, en kalbi duygularımla tebrik ediyorum" dedi. "İnsanımız ölmesin diye saldırgan, sahipsiz köpekleri uyutacağız" Sokaklarda başıboş dolaşan köpeklere yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Destici, "Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Anaların yüreği yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Köpekler çocukları parçalıyor, yine anaların yüreği yanıyor. Gencecik kızlarımız kaçırılıp, tecavüze uğrayıp öldürülüyor, yine anaların yüreği yanıyor. Her yerde, her alanda maalesef annelerimiz ağlamaya, gözyaşı dökmeye devam ediyor. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki artık annelerimiz ağlamasın. Sokaklarda başıboş dolaşan köpekleri toplayıp belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının varsa imkanları elbette barınaklara alalım. Ama bu imkan yoksa çocuklarımız, kadınlarımız, insanımız ölmesin diye gerektiğinde elbette saldırgan sahipsiz köpekleri de uyutacağız" şeklinde konuştu. "3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir" Evlenen her çifte devlet kurumlarınca en az 500 bin lira hibe verilmesi gerektiğini belirten Destici, "Aile yapımıza, ordumuza, öğretmenimize de sahip çıkacağız. Velhasıl bu milletin şerefli her bir evladına sahip çıkacağız. Evliliği daha da teşvik edeceğiz. Evlenecek gençlerimize daha çok destek vereceğiz. Çocuk başına yardımı daha da arttıracağız. 3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir. Evlenen gençlerimize ÖTV’siz, KDV’siz bir araç alma hakkı verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız kura ile evlenen gençlere 500 bin lira çeyiz yardımı yapıyor. Bütün kurumlarımız bu konuda teşvik edilmeli. Evlenen her çifte en az 500 bin lira hibe, kurumlarımız ve devletimiz tarafından verilmelidir" diye konuştu. "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" Gıda sektöründeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Destici, "Emeklerimizin ikramiyeleri Ramazan Bayramı’nda arttırılmadı, 4 bin lirada kaldı. Ama Kurban Bayramı’nda durduğu yerde sayamaz. Çünkü enflasyon var, hayat pahalılığı var. Özellikle gıda enflasyonu var. Bütün dünyada gıda enflasyonu yıllık yüzde 2, bizde yüzde 32, tam 16 katı. Komşularımızın hepsinde gıda, sebze, meyve, süt hepsi bizden çok ucuz. Dolayısıyla bu işin artık düzenlenmesi lazım. Fahiş fiyatla satış yapanların ellerinin kırılması, dükkanlarının kapatılması lazım. Onun için biz diyoruz ki emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 13:48
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu
2
10 Mayıs 2026 Pazar- 18:30
Emine Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 22:13
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:30
Türkiye’nin dört bir yanından 120 kadın muhtar Elazığ’da buluştu
5
01 Nisan 2024 Pazartesi- 13:24
Kütahya Belediye Meclisinde üye dağılımı belli oldu
07 Ekim 2025 Salı - 11:54
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "On binlerce insan, 60 binin üzerinde insanın şehit edildiği bir soykırım sürecini yaşıyoruz"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "İnsanların birbirlerinin haklarına saygı duyduğu, birbirlerinin hak ve hukukunu koruduğu bir alan inşa etmek durumunda" olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz eğitim öğretim yılı başlarken de Çanakkale’den Gazze’ye temasıyla vatan savunması ve bağımsızlık temalı bir eğitim öğretim haftası başlangıcı yaptıklarını belirterek, "Geçen zaman içerisinde İsrail’in uyguladığı zulüm bitmedi. Tam tersine bir soykırım noktasına eriştim. On binlerce insan, altmış bin üzerinde insanın şehit edildiği bir soykırım sürecini yaşıyoruz. Eğitim ile ilgilenen bizlerin, eğitimcilerin aslında asıl üzerinde durması gereken şey bu dünyada barış içerisinde birlikte adaleti, demokrasiyi, insan haklarını egemen kılacak bir yaşam ortamı oluşturmak" dedi. Türkler gelir ve bizi kurtarır "İnsanların birbirlerinin haklarına saygı duyduğu, birbirlerinin hak ve hukukunu koruduğu bir alan inşa etmek durumunda" diyen Bakan Tekin, "Biz Türkiye Yüzyılı Maarif modelini hayata geçirirken ana parametre olarak bunu aldık. Biz dedik ki bizim yetiştirdiğimiz çocuklar, biz öyle bir program yapacağız ki bizim çocuklarımız dünyada barışı, insan haklarını, demokrasiyi savunacak, bu değerlerin mücadelesini yapacak bir kuşak yetiştirmeliyiz. Bunun da bütün dünyadaki eğitim, öğretim programlarının örnek olmasını arzu ediyoruz dedik. Katıldığımız toplantılarda müfredat değişikliklerimizle ilgili sunumlar yaparken de odağa bunu yerleştirdik. Birincisi bu, ikincisi biz binlerce yıllık bir devlet gelinliğiyiz. Ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi ülkesine giderseniz gidin, bir zulümle karşı karşıya kaldıklarında, hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği bir ortam gördüklerinde Türkler gelir ve bizi kurtarır. Türkler bizim hakkımızı savunur algısı var. Bunun da ben bir Türk olarak, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Gerçekten gurur duyuyorum. Dünyanın her tarafında insanların Türklere, Türkiye Cumhuriyeti devletine bu şekilde barış için, insan hakları için, adalet için, demokrasi için güveniyor olması benim için mutluluk verici bir şey. Dolayısıyla bu iki perspektiften baktığımızda Filistin’de yaşananlarla ilgili Türkiye’de Çocuklarımızın bu sürece sahip çıkacak bir şuurla yetişmesini sağlamak hem evrensel eğitimin ana felsefesi açısından hem de Türk devlet geleneği Türkiye’nin toplumsal yapısı açısından ve Türkiye’nin uluslararası imajı açısından önemli" diye konuştu. İnsan haklarını, adaleti, demokrasiyi önceleyen bir eğitim anlayışı inşa etmeye hep beraber devam edeceğiz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bugün soykırımın ikinci yıldönümünde okullarda böyle bir etkinliği yapmayı uygun bulduklarını anlatan Bakan Tekin, "Biliyorsunuz son günlerde özellikle sadece ve sadece insani yardım amaçlı dünyanın farklı ülkelerinden, farklı milletlerden, farklı etnik ve dini aidiyetlerden insanların insani yardım götürmek üzere insan hakları aktivisti olarak yaptıkları eylemler İsrail vahşi politikası tarafından engellendi. Bu konuda da sesimizi duyurmak istemiştik. Türkiye’nin genelinde öğretmen arkadaşlarımızdan, okullarımızdan böyle bir gönüllü etkinlik ortamı oluşturulsun istemiştik. Biz de bugün burada Erzurum’da öğretmen arkadaşlarımızla bu etkinlikleri birlikte yaptık. Emeği geçen bütün öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda hassasiyetini bizimle paylaşan bütün sivil toplum örgütlerine, siyasilere burada şükranlarımı sunuyorum. Eğitim dediğimiz gibi hep beraber altından kalkabileceğimiz bir yük. İnşallah biz bu paylaşımcı mantıkla dünyanın ortak ve yaşanabilir bir dünya haline gelmesi için insan haklarını, adaleti, demokrasiyi önceleyen bir eğitim anlayışı inşa etmeye hep beraber devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 11:53
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:"CHP yine baltayı taşa vurmuştur"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, "Yeni yasama yılının açılış oturumuna sudan bahaneleri ileri sürerek katılmayan, Cumhurbaşkanımızın konuşmasına tahammülsüzlüğün yanında aziz milletimizin iradesine saygısızlıkta üst faza geçen CHP yine baltayı taşa vurmuştur'' dedi.
07 Ekim 2025 Salı - 11:50
Emine Erdoğan, katıldığı programlardaki konuşmalarında Filistin’de yaşanan zulme dikkati çekti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl katıldığı ulusal ve uluslararası programlarda da Filistin’de yaşanan soykırıma dikkati çekti ve herkesi Gazze’nin sesi olmaya davet etti. Filistin’de İsrail güçlerinin saldırıları sonucu bugüne kadar çok sayıda kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. Hayatta kalan, ancak İsrail güçlerinin uyguladığı abluka nedeniyle gıdaya erişemeyen Filistinliler ise adeta kıtlıkla boğuşuyor. Bu duruma sessiz kalmayan Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da her fırsatta İsrail’in Gazze’de izlediği soykırım politikasına tepkisini dile getirdi. Emine Erdoğan, katıldığı programlarda yaptığı konuşmalarla ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini Filistin’de yaşanan zulme çekti. "Artık çocukların rüyaları, öldürüldükleri için bitmesin" Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesinin (TASC) 26 Mart’ta Türkevi’nde düzenlediği geleneksel iftar programında konuşan Emine Erdoğan, Filistin’de yapılan katliamları insanın yüreğinin kaldırmadığını ifade ederek, birkaç gün önce Gazze’ye sahur vaktinde düzenlenen saldırıda, çoğu çocuk yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "İçinde yaşadığımız dünya, çocuklara yönelik katliamların meşrulaştırılabildiği bir dünya halini aldı. Gerçekten öyle acı ki, uykularında hayattan koparılan o çocuklar, belki rüyalarında bir parkta korkmadan koşup oynadıklarını, belki uçurtma uçurduklarını, belki de savaşsız bir bayram ihtimalini görüyorlardı. Bu rüyalar, onlar için hiçbir zaman gerçeğe dönüşmeyecek. Artık çocukların rüyaları, öldürüldükleri için bitmesin, uyanıp bayramlıklarını giyebilsinler, uyanıp anne babalarına sarılabilsinler" ifadelerini kullandı. 4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, 12 Nisan’da NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Ayrışan Dünyada Geleceği İnşa Etmek: Eğitimin Dönüştürücü Gücü Paneli"nde konuşan Emine Erdoğan, savaş bölgelerindeki milyonlarca çocuğun, en temel insan hakkı olan eğitime hala erişemediğine işaret etti. Çocuklara yaşam hakkı bile sunulmayan dünyada eğitim hakkının, sıralamanın çok gerilerinde kaldığını belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti: "Filistin’de çocuklar, bırakın okula gitmeyi düşünebilmeyi, uzatılan mikrofonlara ’Ölmek istiyorum. Çünkü savaş yüzünden yaşamaktan yoruldum’ diyorlar. ’Canın ne çekiyor’ diye sorulan her çocuğun normal şartlarda ’çikolata ya da dondurma’ demesi gerekirken, onlar yalnızca ’ekmek’ diyebiliyor. ’Annen, baban nerede’ diye soran gazetecilere, ’evde ya da işte’ demek yerine ’cennette’ diyorlar. Dünyamız artık küçücük çocukları ağır kederlerle yoran, minik kalplerindeki yaşama sevinçlerini yok eden bir yer oldu." Çocukların hiçbir savaşın tarafı olamayacağını, insanlığın felce uğramış vicdanına hatırlatmak gerektiğini kaydeden Emine Erdoğan, "Unutmayalım ki çocukların uykularında bombalarla, füzelerle öldürüldüğü bir dünya masumiyetini ilelebet kaybetmiştir. Kavgaların bittiği, çocukların neşeden başka bir duyguyu tatmadığı, sırtlarında büyük dertleri değil, yalnızca okul çantalarını taşıdığı bir dünya diliyorum" dedi. İstanbul’da 14 Nisan’da düzenlenen Küresel Donörler Forumu Açılış Töreni’nde konuşan Emine Erdoğan, "Gazze Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde, 7 Ekim-23 Mart arasında ölen insanların listesini yayımladı. Yüzünü öte yana çeviren insanlığa, bu sessizliğinin neye sebep olduğunu gösterdi. Bu liste, dünyanın en büyük utancı sayılmalıdır. Tam tamına bin 516 sayfada, 50 binden fazla şehidin ismi var. Bunun 474 sayfası 15 bin 613 çocuğun isminden oluşuyor. 27 sayfası daha henüz birinci yaş günü kutlanmamış bebeklerle dolu" ifadelerine yer verdi. Emine Erdoğan, 22 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen, "Uluslararası Aile Forumu"nun gala yemeğine katıldı. Filistin’de 7 Ekim 2023’ten beri tüm fertleriyle 2 bini aşkın ailenin yok olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, "Onlardan geriye, yardım çağrılarını duymayan dünyaya gülümsedikleri fotoğrafları kaldı. Yalnızca bir ferdi hayatta kalan Filistinli aile sayısı ise 5 bin civarında. Aile birliğinin önemine binaen toplandığımız bu anlamlı forum aracılığıyla, bu gerçeğin uluslararası toplumda yankı bulmasını diliyorum. Unutmayalım ki ailenin korunması evrensel bir haktır" diye konuştu. "Dünyanın bütün çocukları, insanlık ailesinin öz evlatlarıdır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 30 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen "Koruyucu Aile Günü" programındaki konuşmasında, dünyada 150 milyon civarında yetim çocuk bulunduğunu, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 40 bine yakın çocuğun da yetim kaldığını aktararak, "Şunu hiç unutmamalıyız ki dünyanın bütün çocukları, insanlık ailesinin öz evlatlarıdır. O nedenle Koruyucu Aile Sistemi’nin sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yaygınlaşması elzemdir" dedi. Emine Erdoğan, 22 Eylül’de New York’taki Türkevi’nde "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" programına ev sahipliği yaparak lider eşlerini ağırladı. Korkudan ve ölümden başka bir şey tanımayan, kimsesiz ve geleceksiz binlerce yetim çocuğun, kendilerinden bu gidişatı durdurmasını beklediklerini bildiren Emine Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: "Biliyor musunuz, Gazze’de çocuklar o kadar açlar ki, açlıktan bir daha uyanamayacakları uykulara dalıyorlar. Gazze, iki senede 19 bine yakın çocuğun öldürüldüğü bir çocuk mezarlığına, insanlığın vicdanının diri diri gömüldüğü topraklara döndü. Buradan bir kez daha, tüm insanlığı, Gazze’nin sesi olmaya, kalıcı ve adil bir barış için insani koridorlar açmaya, uluslararası hukuk ve adalet mekanizmalarını işler kılmaya davet ediyorum." "İnsanlığa acımasızca işlenmiş bir suç" Emine Erdoğan, 24 Eylül’de BM Genel Merkezi’nde, "Kanser ve Diğer Yıkıcı Hastalıkları Olan Çocukların Hayatta Kalma İhtimallerini Arttırma ve Acılarını Azaltma Amaçlı Küresel Hareket" başlıklı yan etkinlikte yaptığı konuşmada ise şu değerlendirmeleri yaptı: "7 Ekim 2023’ten beri Gazze Şeridi’nde 36 hastane bombalandı, ateşe verildi veya kullanılamaz hale getirildi. 80’den fazla sağlık merkezi vuruldu. İnsanların bir ümit hayata tutunmaya çalıştıkları hastaneler, toplu mezarlara çevrildi. Bu, insanlığa acımasızca işlenmiş bir suçtur. Çatışma bölgelerindeki her çocuk, dezavantajlı grupların ön sıralarında yer alırken, bir de kanser ve yıkıcı hastalıklarla mücadele eden çocukların maruz kaldığı acılar vicdanımıza sığmıyor. Onlar tedavi olamıyor, ilaca ulaşamıyor ve gözlerimizin önünde hayattan koparılıyorlar." Dünyanın, Filistin, Sudan, Afganistan, Ukrayna ve tüm savaş bölgelerindeki çocuklara insan onuruna yaraşır bir hayat borçlu olduğunu belirten Emine Erdoğan, insanlığın, her şartta "Önce çocuklar" diyebildiği bir vicdanda buluşmasını diledi. Aynı gün New York’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının "Sıfır Atık Mavi-Damla Damla Sergisi" açılışına katılan Emine Erdoğan, bu programda da Gazze’deki insanlık dramına dikkati çekti. Konuşmasında suyun önemini vurgulayan Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün dünyada suyun en pahalı olduğu yer Gazze’dir. Çünkü orada bir bardak suyun bedeli, insan hayatıyla ödeniyor. Maalesef, suyun bir soykırım aracı olarak kullanılabildiği çok karanlık bir dönemdeyiz. İsrail, 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’ye yaptığı saldırılarda su altyapısını hedef alıyor. Su boru hatları, arıtma tesisleri, kuyular ve altyapıların yüzde 85’i kullanılamaz durumda. Filistinliler, günlük su ihtiyacını karşılamak için her gün uzun mesafeler yürümek zorundalar. Bazen aldıkları suyu ailelerine ulaştıramadan su sıralarına yapılan füze saldırılarında ölüyorlar. Küçücük çocukların, kendi ağırlıklarından fazla su bidonlarını taşımaya çalıştıkları görüntüler, gerçekten de insanlığın alnına çalınmış kara bir lekedir. Halk, susuzluktan insani tüketime uygun olmayan suyu içmek zorunda kalıyor. Sanırım, Gazze’de aşılmadık tek bir ahlaki, hukuki, insani ve etik kırmızı çizgi kalmadı. Çocukların ’anne, yemekte ne var’ diye soramadıkları bir dünya gerçeğine mahkum edildik. Ahlaki pusulasını kaybetmiş bir devlet, insanlığın vicdanıyla bilek güreşi tutuyor. İnsanlık, bu mücadelede yenilen taraf olmamalıdır." Papa 14. Leo’ya "Filistin’e destek olun" çağrısında bulundu Gazze’deki İsrail soykırımına konuşmalarında dikkati çekmekle yetinmeyen Emine Erdoğan, ikili görüşme gerçekleştirdiği kişilerden de Gazze için destek istedi. Vatikan’da 2 Temmuz’da Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüşen Emine Erdoğan, kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için Papa’ya "Gazze konusunda Hristiyan dünyası daha gür sesle destek çıkmalı" çağrısı yaptı. Emine Erdoğan, Filistin’de kalıcı ve sürdürülebilir barış için iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesinin ve Filistin devletini resmen tanıyan ülkelerin sayısının artmasının önemini dile getirdi. Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a Gazze mektubu Emine Erdoğan, 23 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup gönderdi. Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda şu ifadelere yer verdi: "BM Çocuk Fonu, 45 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir ’cehenneme’ yerin altınıysa bir ’çocuk mezarlığına’ benzetiyor. Savaşlarda kimliği belirlenemeyen askerler için kullanılan ’meçhul asker’ kavramını, bir gün çocuklar için de kullanacağımız aklınıza gelir miydi? Bugün ardında kimsesi kalmamış, adı dahi tespit edilemeyen binlerce Gazzeli çocuğun kefenlerine yazılan ’meçhul bebek’ ibaresi vicdanlarımızda onulmaz yaralar açıyor. Derin bir psikolojik yıkıma sürüklenen, gülmeyi tamamen unutan bu çocuklar, uzatılan mikrofonlara ölmek istediklerini haykırıyor ve masum kalplerinde baş edemeyecekleri bir savaşın yorgunluğunu taşıyor. Gazze’de tarih, öksüz ve yetim kalmış küçücük çocukların yaşadıkları tarifsiz acı ve korkularla saçlarına aklar düştüğünü yazıyor." Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, "Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır. Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. Lider eşlerini "Filistin İçin Tek Yürek" zirvesinde buluşturdu Emine Erdoğan, 15 Kasım 2023’te de Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde pek çok ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile özel temsilcilerin katılımıyla düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek" temalı zirveye ev sahipliği yaptı. Zirvede konuşan Emine Erdoğan, bugün tanık oldukları şeyin bir savaş değil, sadece en güçlü ve zalim olanın hayatta kaldığı, öteki hayatların kolayca harcanabildiği bir dünya düzenini kabul ettirme çabası olduğuna işaret etti. Emine Erdoğan, "İşte bu sebeple bütün devlet başkanı eşlerini, Gazze’de öldürülenlerin, kitlesel bir kıyım sürerken sesleri bastırılmak ve susturulmak istenenlerin sesi olmaya davet ediyorum" dedi. Lider eşlerinin her birinin ayrı ayrı güçlü, bir araya gelince ise çok daha güçlü bir sesi olduğunu belirten Emine Erdoğan, "Sözlerimizi, onlar için ve dünya için hemen şimdi ateşkes için birleştirelim. Gelin bu buluşmayı, sözden eyleme taşıyarak Filistin’de barış için bir inisiyatif haline getirelim. Çünkü ateşkes, öncelikli hedefimiz olsa da nihai hedef değil. Bütün dünyayı, aynı sesle Filistin’de ve İsrail’de kalıcı barışın sağlanması için çabalarımızı birleştirmeye çağıralım" diye konuştu. Emine Erdoğan, Filistinli çocuklara ve gençlere, ölmek ya da öldürülmek dışında insan onuruna yakışır bir gelecek borçlu olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "İşte bu yüzden başkenti Doğu Kudüs olan, toprak bütünlüğü korunmuş, tam bağımsız bir Filistin devletini kapsayan iki devletli çözümün vadettiği gecikmiş barışı tesis etmenin artık tam vakti. Bölgenin ve hatta dünyanın barış ve huzuru için Filistin’deki haksız işgal sona ermeli ve İsrail gasbettiği toprakları sahibine, Filistinlilere geri vermelidir." Ayrıca sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda da İsrail’in Filistinlilere uyguladığı soykırıma tepki gösteren Emine Erdoğan, bunun en yakın zamanda sona ermesi temennisinde bulundu.
07 Ekim 2025 Salı - 11:47
Muhtarlarla buluşan Bakan Göktaş: "Sizlerin farkındalığı, aileyi koruma çabamızın en güçlü halkasıdır"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile kurumunu ve değerleri koruma hedefinde sahadaki en önemli paydaşların muhtarlar olduğunu kaydederek, "Sizlerin farkındalığı, aileyi koruma çabamızın en güçlü halkasıdır" dedi. İstanbul’da "2025 Aile Yılı Muhtarlara Yönelik Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıya, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül, mahalle muhtarları ve çok sayıda davetli katıldı "Aile değerlerini yaşatmak, sağlıklı ve müreffeh bir toplumun ön şartıdır" Toplantıda konuşan Bakan Göktaş muhtarlara seslenerek, "Sizler, bir şehrin en küçük idari birimini oluşturan mahallelerin nabzını tutan yöneticilersiniz. Sorumluluğunuz altında bulunan her hane, ülkemizi ayakta tutan büyük aile yapısının bir parçasıdır. Ve her bir aileyi güvenle, sevgiyle ayakta tutmak, ülkemizin geleceğini korumaktır. Aile değerlerini yaşatmak, sağlıklı ve müreffeh bir toplumun ön şartıdır. Aile bağlarımızın güçlü oluşu, karşılaştığımız zorlukları aşmamızda en sağlam dayanağımızdır. Bunu en son, 2023’te yaşadığımız deprem felaketinde hep beraber gördük. Birbirini hiç tanımayan insanların bir aile gibi kenetlenerek gösterdiği dayanışmada, paylaşmada, merhamette hissettik" diye konuştu. 2025 Aile Yılı odaklı çalışmalar hakkında konuşan Bakan Göktaş, "Geçtiğimiz yıl, 15 Mayıs Uluslararası Aile Gününde açıkladığımız, "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planını" bizler için değerli bir yol haritasıdır. Bu plan, aileyi merkeze alan ilk eylem planı olması açısından özel bir önem taşıyor. Eylem Planıyla ailelerin refah düzeyini yükseltmeyi, sosyal hizmet ve politikalarımızın etkinliğini ve erişilebilirliğini artırmayı hedefliyoruz. Diğer yandan nüfusa ilişkin politikaları Cumhurbaşkanı Yardımcımızın Başkanlığında bütüncül bir yaklaşımla ele aldığımız Nüfus Politikaları Kurulunu oluşturduk. Bunun yanı sıra sosyal politikalarımıza yön verecek araştırmalar yürütmesi amacıyla Aile Enstitüsünü kurduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı ise aile odaklı çalışmalarımızda bir dönüm noktası oldu" ifadelerini kullandı. "Ailenin karşı karşıya kaldığı tehditler karşısında ülke çapında farkındalık çalışmaları yürüttük" "Devletin en üst kurumundan ülkenin en ücra köşesine kadar herkes aile kurumunu korumak ve aile değerlerimizi yaşatmak için seferber olmuş durumda" diyen Bakan Göktaş, "Ailenin karşı karşıya kaldığı tehditler karşısında ülke çapında farkındalık çalışmaları yürüttük. Eğitimler, seminerler, medya kampanyaları ve saha çalışmaları yaptık. Bugüne kadar bin 781’i İstanbul’da olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında 11 bin 721 etkinlik düzenledik. Aile Yılı kapsamında doğum yardımı ve çocuk destekleri, gençlere yönelik evlilik kredileri gibi teşvikler verdik. İş ve aile yaşamının uyumlaştırılması noktasında adımlar attık. Yakın zamanda yürürlüğe giren memurların yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin düzenleme bunun en son örneğidir" ifadelerine yer verdi. Aile bireyleri arasında iletişimi güçlendirmeyi ve aileye yönelik hizmetleri toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde sürekli yenilediklerinin altına çizen Bakan Göktaş, "Dijital güvenlik, ebeveynlik becerileri ve kuşaklar arası dayanışma temalı atölyelerle vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Aile danışmanlığı hizmetleriyle her ailenin kolayca ulaşabileceği profesyonel destek mekanizmalarını yaygınlaştırıyoruz. En son olarak "Aile ve Toplum Temelli Hizmet Modeli"mizin pilot çalışmalarını Ankara’dan başlattık. Bu hizmet modelinde en önemli paydaşlarımız sizler gibi değerli muhtarlarımızdır. Bunun yanı sıra aile hekimleri, okul rehber öğretmenleri, hastane sosyal hizmet birimleri, halk eğitim merkezleri ve gençlik merkezleriyle de iş birliğinde güçlü bir hizmet ağı kuruyoruz. Her şeyden önce bu modelle önleyici hizmetlerimizi daha da güçlendireceğiz. Aynı zamanda sosyal hizmete ihtiyacı olan ailelere daha hızlı ulaşabileceğiz. Ve ihtiyaçları doğrultusunda destek mekanizmalarımızı harekete geçireceğiz. Özellikle risk altındaki ailelere daha erken dönemde ulaşarak, sorunlar büyümeden gerekli desteği sağlamayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye Yüzyılı’nın temelini aile kurumu üzerine inşa edeceğiz" Aile kurumunu ve değerleri koruma hedefinde sahadaki en önemli paydaşların muhtarlar olduğunu kaydeden Bakan Göktaş, "Devletimizin gören gözü, duyan kulağı, uzanan eli mahallelerimizde sizlersiniz. Her kapıyı çalan, her haneyi tanıyan, her ailenin sevincine ve derdine ortak olan sizler, aslında toplumsal dayanışmanın en güçlü temsilcilerisiniz. Bir mahallede bir çocuk eğitimden uzaksa, bir kadın kendini çaresiz hissediyorsa, bir yaşlı yalnızsa, bir engellinin desteğe ihtiyacı varsa, bunu ilk siz bilirsiniz. İşte bu yüzden, sizlerin farkındalığı, aileyi koruma çabamızın en güçlü halkasıdır. 2025 Aile Yılı vesilesiyle başlattığımız bu seferberlik sadece bir başlangıç. Elde ettiğimiz kazanımlar, oluşturduğumuz farkındalık, önümüzdeki yıllara ışık tutacak. Ve 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı" boyunca da çalışmaları kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı’nın temelini aile kurumu üzerine inşa edeceğiz. Bu nedenle sizlerden beklentimiz büyük" dedi.
07 Ekim 2025 Salı - 11:36
Bakan Tekin: "Bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Biz insanlığa hizmet edecek, insani değerleri önceleyecek ve bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım" dedi. Bakan Tekin, Erzurum’da Ömer Duygun İlkokulu’nda öğrencilerin katılımıyla Filistin ve Gazze temalı farkındalık etkinliğine katıldı. İlçe milli eğitim müdürleri toplantısına katılmak üzere memleketi Erzurum’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ömer Duygun İlkokulu’nda düzenlenen programda öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi. Okul bahçesinde Filistin konulu resim çalışması yapan öğrencilere eşlik eden Milli Eğitim Bakanı Tekin, daha sonra okul öğretmenleri ile bir araya geldi. Burada sınıfı ziyaret eden Bakan Tekin, öğrencilerin dersine katıldı. Öğrenciler tarafından Filistin konulu şiir okundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin burada yaptığı konuşmada, "Evet biz eğitim metodolojisini konuşalım. Eğitimde yapay zekayı konuşalım, teknolojiyi konuşalım. Ama bütün bunlar niye yapıyoruz biz? Niye çocukları okula götürüyoruz? Niye eğitiyoruz? Kariyer canavarları mı yetiştirmek istiyoruz? Çıkar ve sadece kendi çıkarlarını düşünen vahşiler mi yetiştirmek istiyor Başkasını düşünmeyecekse insanı düşünmeyecekse, karşısındaki insanın hakkını, hukukunu düşünmeyecekse biz çocuklara niye eğitim veriyoruz arkadaşlar? Başkasına zarar verecek, insanlığı öldürecek silah yapacak, içinde insani değerleri olmayan bir varlığı biz ne yetiştiriyoruz? Eğitim sistemlerinin temel vasfı insan hakları, demokrasi, barış, dünyada beraber yaşama ile ilgili bir farkındalık oluşturmak. İnsanlara bunu verecek işleri yapmamız lazım. Bizim okullarımızda. Müfredatlarımızda en başa bunu yazmamız lazım. Bunu dememiz lazım. Demeliyiz ki biz insanlığa hizmet edecek insani değerleri önceleyecek ve bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım. Sonra bunu nasıl yapacağımızı tartışabiliriz. Fakat asıl parametremizi asıl önermemizi unutursak o zaman o değerden yoksun ve bugün binlerce insanı, binlerce çocuğu öldüren vahşiler yetişmiş Oluyor. Kendi çıkarı için dünyanın neresinde olursa olsun insanları öldüren yapılar, siyasi iktidarlar ortaya çıkıyor. Bunlar önlemenin yolu bu şekilde adımlar atmak. Biz de Türkiye’yi maarif modeliyle aslında bir adım attık ve uluslararası arenada da savunurken evet diğer önermeleri de yani modern eğitim teknolojilerinin, eğitimdeki modern metodolojinin bize gerektirdiği bütün doneleri de eğitim sistemimize koyacağız, koyuyoruz Ama tüm bunları yaparken biz bunları niye yapıyoruz sorusunu da yukarıda ana paradigma olarak onu koyduk. Biz diyoruz ki biz bütün bunları insanlığa hizmet etmek için, bizim devlet geleneğimiz, bizim toplum geleneğimiz de bize bunu zaten dik geziyor. Böyle davranma dikte ediyor. Bugün de bütün bunları yaparken istediğimiz şey yani bugün Filistin’deki kardeşlerimizin davasına sahip çıkarken istediğimiz şey Türk devlet geleneğinin bize atalarımızın yadigar bıraktığı dünyada bir mazlum varsa onun derdine koşun. Onun yardımına koşun. Bu bizim için bir ata yadigarı bir husus. Ve bugün biz bunu yapıyoruz. Bir tarafta, bir taraftan da dünyada insanın ortak değerlerine sahip çıkacak bir konuşturmaya çalışıyoruz. Bu sebeple bugün okullarımızda bu etkinliği yapalım istedik. Yani yedi Ekim olduğu için. Bakın arkadaşlar bir yaşın çoğu bir yaşın altında olmak üzere. Yaklaşık bu iki yılda yaklaşık elli iki dakikada bir öldürüldü İsrail tarafından. Ya bu çocukların nasıl bir zararı olmuş bunların? Yaşam hakkı elinden alınanlar dışında sakat bırakılanlar, annesi, babası şehit edildiği için yetim kalanlar, öksüz kalanlar, eğitim öğretimi hakkından mahrum bırakılanlar hariç onları saymıyoruz, bilmiyoruz onları. Oradaki hasarın büyüklüğünden haberimiz yok. Peki insanlığın bu problemine biz sahip çıkmayacaksak, bakın dünyanın neresine giderseniz gidin konuşurken bir gün bir şey olursa Türkler bizi kurtarır. Türkler bizim hakkımızı savunur diyen bir mirasımız, bir geleneğimiz var bizim. Dolayısıyla biz de bugün bu farkındalığa destek olmak üzere okullarımızı böyle bir şey başlattık" diye konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 11:02
İletişim Başkanı Duran: "Gazze’de yaşananlar bir çatışma değil, sistematik bir soykırım ve işgal gerçeğidir"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Gazze’de yaşananlar bir ’çatışma’ değil; sistematik biçimde yürütülen bir soykırım ve işgal gerçeğidir. Türkiye, en başından bu yana bu gerçeği açık biçimde dile getirmiş, adaletin, insan onurunun ve mazlumların yanında olmuştur" dedi. İletişim Başkanı Duran, İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırıların ikinci yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, yaşananları "tarihin en ağır insani felaketlerinden biri" olarak nitelendirdi. Duran, bombardımanlar, abluka ve sistematik yıkımın on binlerce sivilin, kadınların ve çocukların hayatını kaybetmesine yol açtığını vurgulayarak, "Dünyanın gözleri önünde bir halk, yaşadığı topraklardan, en temel yaşam haklarından mahrum bırakıldı" ifadelerini kullandı. Uluslararası toplumun sessizliğinin, adalet mekanizmalarının çöküşünü ortaya koyduğunu belirten Duran, "Bu tablo, sadece Filistin halkının dramı değil; uluslararası düzenin, hukuk ve insanlık değerlerinin sorgulandığı bir utanç vesikasıdır. Uluslararası toplumun sessizliği, adalet mekanizmalarının çöküşünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gazze’de yaşananlar bir ’çatışma’ değil; sistematik biçimde yürütülen bir soykırım ve işgal gerçeğidir" dedi. Türkiye’nin bu süreçte Filistin’in yanında durduğunu hatırlatan Duran, "Türkiye, en başından bu yana bu gerçeği açık biçimde dile getirmiş, adaletin, insan onurunun ve mazlumların yanında olmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, hem diplomatik platformlarda hem de insani yardım alanında bu duruş kararlılıkla sürdürülmektedir. Filistinlilerin sesi duyulana, adalet tecelli edene kadar bu mücadele devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu.
07 Ekim 2025 Salı - 11:02
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesi ile kucaklaşmalıdır, silah varsa siyaset yoktur. Siyaset olacaksa silahların tamamı yakılmalıdır."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesi ile kucaklaşmalıdır, silah varsa siyaset yoktur. Siyaset olacaksa silahların tamamı yakılmalıdır."
07 Ekim 2025 Salı - 10:53
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Kim ki Terörsüz Türkiye’den rahatsızsa bir kuraklık, karanlık ve acziyet içindedir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Kim ki Terörsüz Türkiye’den rahatsızsa bir kuraklık, karanlık ve acziyet içindedir."
07 Ekim 2025 Salı - 10:52
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: "Gazze’de açlık bile ölüm silahı olarak kullanılmakta"
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırıma tepki göstererek, "Artık açlık bile bir ölüm silahı olarak kullanılmaktadır. Dünyanın bütün terör örgütlerini bir araya getirseniz terörist İsrail rejiminin iki yıldır Gazze halkına yönelik sürdürdüğü soykırımdan daha büyük bir insanlık suçu işleyemezdi" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, İstanbul’da düzenlenen "Terörle Mücadele ve Şiddete Varan Aşırılığın Önlenmesi Üzerine Küresel Parlamenter Konferansı"na katıldı. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, teröre karşı dünyanın her yerinde ortak bir zeminde mücadele etmenin önemine değinerek, "Terörle mücadelede ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar hiçbir devletin tek başına terör meselesini çözmesi mümkün değildir. Onun için teröre karşı ortak bir kararlılık, ortak bir mücadele zemini ve bu çerçevede dünyanın hiçbir yerinde terörün en ufak bir fırsat dahi bulmadan karşısında güçlü, kararlı, hukuk zemininde mücadele eden devletleri bulması şarttır" ifadelerini kullandı. Terörle çok yönlü bir mücadele gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Nasıl terörü ortaya çıkaran sebepler çok yönlü ise, teröre karşı mücadelede de çok yönlü bir mücadelenin müştereken verilmesi şarttır. Terörün hiç şüphesiz demokrasi ile bir ilişkisi vardır ya da demokrasi azlığı ile bir ilişkisi vardır. Terörün insan haklarını ihlalleri ile irtibatı vardır. Terörün ekonomik geri kalmışlıkla ve bir takım eşitsizliklerle de yakın ilişkileri vardır. Terörü sadece silahlı terörle mücadele değil ayın zamanda terörü ortaya çıkaran çok katmanlı nedenlerin hepsine karşı bir mücadele alanı görmek, yani terörün arkasında yatan nedenleri ortadan kaldırmak da uluslararası camianın temel sorumluluklarından birisidir" şeklinde konuştu. "Vekalet savaşları kavramı uluslararası ilişkiler tarihine kara leke gibi düşmüştür" Son yıllarda terörün farklı türlerinin de ortaya çıktığını vurgulayan Kurtulmuş, "Proxy War (Vekalet savaşları) diye bir kavram ortaya çıktı. Vekalet savaşları aslında uluslararası ilişkilerde bazı ülkelerin kullandıkları bir uluslararası ilişkiler kartına dönüştü. Terörü bu kadar büyüten, desteleyen şımartan önemli sebeplerden birisi bazı ülkelerin vekalet savaşları adı altında bir takım menfaatleri için dünyanın birçok yerinde terör örgütlerine silah vererek desteklemeleridir. Vekalet savaşları kavramı uluslararası ilişkiler tarihine kara leke gibi düşmüştür. Teröre destek veren, vekil örgütlerini desteleyen büyük devletler, bu desteği bıraksınlar bir hafta içinde dünyanın hiçbir yerinde terör örgütü kalmaz. Mesele bu kadar açık vaziyettedir. Bu uluslararası platformdan açıkça çağrıda bulunuyorum. Ne gerekçe ile olursa olsun ellerini rahatlatmak için kendi dış politikalarını desteklemek için silahlı gruplara destek veren ülkeler bu desteği sonlandırmalıdır. Bu destekler verilmezse dünyanın birçok yerinde terör örgütlerini herhangi bir operasyon yapması mümkün değildir. Afrika’da içecek bir bardak temiz suyu olmayan, yiyecek ekmeği olmayan insanların elinde on binlerce dolarlık ölüm silahları vardır. Bu silahları kim veriyor? Bu terör örgütleri herhalde çarşıdan pazardan satın almıyorlar. Bunlara bu silahları verenler Afrika’daki terörün birinci derecede sorumlularıdır. Terör örgütlerinin cenneti haline getirilen Ortadoğu’da bu kadar çok terör örgütüne acaba hangi ülkeler ne destek veriyorlar? Binlerce tır silahları getirip teslim ettikleri terör örgütleri Ortadoğu’da barışın değil savaşın istikrarsızlığın, sosyal çöküntünün sebebi oluyorlar. Dolayısıyla vekalet savaşlarını bitirmek terörlü mücadelenin en önemli gündem maddelerinden biri olmalıdır. Her uluslararası platformda teröre karşı mücadeleden bahseden bazı ülkelerin artık iki yüzlülüğü bırakmaları lazım" diye konuştu. "Dünyanın bütün terör örgütlerini bir araya getirseniz İsrail’in soykırımından daha büyük bir insanlık suçu işleyemezdi" Terörün bir diğer türünün ise "devlet terörü" olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bir zamanlar Güney Afrika’da apartheid rejiminin ortaya koyduğu, on binlerce insanın öldüğü, insanların hayattan koparıldığı uygulamalarını hatırlıyoruz. Ancak ne yazık ki aradan bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen ne yazık ki insanlığın merkezinde yeni bir apartheid rejimi insanlığa karşı büyük suçlar işlemeye devam etmekte. Gazze’de ikinci yılını dolduran Siyonist rejimin işlediği suçlar insanlık tarihinin en ağır utanç tablosudur. İki yılda 70 bini aşkın sivil acımasızca öldürülmüştür. 180 bini aşkın insan, ağır yaralı vaziyettedir. 7 bine yakın aile tamamen yok edilmiştir. Bu iki yıllık süre içinde okullar, hastaneler, camiler, kiliseler neredeyse tamamen yok edilmiştir. Sürdürülmekte olan bu soykırımın geldiği son nokta ise soykırım kelimesini dahi utandıracak boyuttadır. Artık açlık bile bir ölüm silahı olarak kullanılmaktadır. Böylesine büyük bir katliamın, soykırımın, devlet terörünün en büyük terör olduğundan herhalde şüphe yoktur. Dünyanın bütün terör örgütlerini bir araya getirseniz terörist İsrail rejiminin iki yıldır Gazze halkına yönelik sürdürdü soykırımdan daha büyük bir insanlık suçu işleyemezdi. Teröre karşı söz söyleyen bazı ülkelerin İsrail’in ortaya koyduğu devlet terörüne karşı sessiz kalması ise bir büyük ibret vesilesidir" açıklamalarında bulundu. "Terör devleti İsrail’in saldırgan hükümetine karşı uluslararası camia mücadelesini sürdürmelidir" Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın İsrail’in devlet terörüne tepki gösterdiğini söyleyen Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun en somut göstergelerinden birisi ise Akdeniz’de onlarca gemi ile orta konulan Sumud insanlık filosudur. Bu filonun insanları ve gemileri maalesef uluslararası sularda İsrail tarafından alıkonmuştur. İnsanlar gözaltına alınmış, deport edilmişlerdir. Bu süre içinde dünyanın dört bir yanında yüzlerce insanın oluşturduğu bu insanlık cephesinin üyesi kahramanlara karşı büyük bir suç işlenmiş, gözaltında tutulanlara uygulanması gereken temel insani yaklaşımlar dahi sergilenmemiştir. 147 farklı milletten insanın bir araya geldiği bu kadar büyük bir sivil kitleye bile suç işlemekten çekinmeye bu devletin terör devleti olma özelliğini açıkça gösterdiği ortadadır. Nasıl vekalet savaşlarına karşı mücadele ettiysek, nasıl bir zamanlar Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı mücadele ettiysek, bugün de artık tamamıyla bir terör devleti olma özeliği kazanmış olan İsrail’in saldırgan hükümetine karşı uluslararası camia en üst düzeyde mücadelesini sürdürmelidir." "Terörle mücadelede Türkiye modelini dünyaya sunacağız" Türkiye’nin terörle mücadele tecrübesini anlatan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörle mücadelede Türkiye olarak önemli bir tecrübeyi hayata geçirmek üzereyiz. 50 yıldır Türkiye’de terör örgütü vasıtasıyla büyük olaylar gerçekleştirilmiş, maalesef on binlerce insan hayattan koparılmıştır. Yüzyılı aşkın Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin yarısı terörle geçmiş, bu ülkenin ayaklarına prangalar vurulmuştur. Bu terör örgütlerinin de kimler tarafından desteklendiğini, nasıl silahlandırıldığını, nasıl bazı ülkelerin başkentlerinde kendilerine siyasi ofisler verildiğini de gayet iyi biliyoruz. Bugün Türkiye bu 50 yıllık mücadeleyi geride bırakmak üzeredir. Sizlere güzel bir örnek olarak inşallah çok yakında tamamlayarak bütün dünya kamuoyuna sunacağımız ‘terörü önlemede Türkiye modeli’ni bugünlerde gerçekleştiriyoruz. Öncelikle terör örgütü İmralı’da tutuklu bulunan lideri vasıtasıyla silahları bıraktığını açıklamış, ardından bendeniz başlığında TBMM’de 11 siyasi partinin katılımıyla görüşmeler başlamıştır. Bu görüşmelerde toplumun farklı kesimleri dinlenmiş 13 toplantı gerçekleştirilmiş, 14’üncü toplantı yarın gerçekleştirilecektir. Yakında birinci aşama olan dinleme faslını bitireceğiz. Ardından örgütün tamamen silahlarını bırakması ile birlikte bundan sonraki sürece ilişkin hukuki düzenlemelerin neler olabileceğini TBMM Genel Kurulu’na teklif edeceğiz. Ümit ediyorum çok kısa sürede dünya terörle mücadele ya da barış çözümleri literatüründe ‘Türkiye Modeli’ olarak yerini alacak olan bir modeli tüm dünyaya arz etmiş olacağız" dedi.
07 Ekim 2025 Salı - 10:50
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Vakit, Gazze için kıyam vaktidir. Vakit, vicdan ve merhamet vaktidir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Vakit, Gazze için kıyam vaktidir. Vakit, vicdan ve merhamet vaktidir."
07 Ekim 2025 Salı - 10:46
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "(Belediyelere soruşturma) Adil yargılama sürecinin derhal başlaması samimi dileğimizdir."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "(Belediyelere soruşturma) Adil yargılama sürecinin derhal başlaması samimi dileğimizdir."
07 Ekim 2025 Salı - 10:44
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "BM 80. Genel Kurulu’nda dünya Türkiye’yi konuşmuşken Özgür Bey ve CHP yönetimi freni boşa almış, şarampole yuvarlanmıştır."
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "BM 80. Genel Kurulu’nda dünya Türkiye’yi konuşmuşken Özgür Bey ve CHP yönetimi freni boşa almış, şarampole yuvarlanmıştır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder