POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 11:36

Bakan Tekin: "Bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım"

A
A
A
Bakan Tekin: "Bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Biz insanlığa hizmet edecek, insani değerleri önceleyecek ve bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım" dedi. Bakan Tekin, Erzurum’da Ömer Duygun İlkokulu’nda öğrencilerin katılımıyla Filistin ve Gazze temalı farkındalık etkinliğine katıldı.


İlçe milli eğitim müdürleri toplantısına katılmak üzere memleketi Erzurum’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ömer Duygun İlkokulu’nda düzenlenen programda öğrenci ve öğretmenlerle bir araya geldi.


Okul bahçesinde Filistin konulu resim çalışması yapan öğrencilere eşlik eden Milli Eğitim Bakanı Tekin, daha sonra okul öğretmenleri ile bir araya geldi. Burada sınıfı ziyaret eden Bakan Tekin, öğrencilerin dersine katıldı. Öğrenciler tarafından Filistin konulu şiir okundu.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin burada yaptığı konuşmada, "Evet biz eğitim metodolojisini konuşalım. Eğitimde yapay zekayı konuşalım, teknolojiyi konuşalım. Ama bütün bunlar niye yapıyoruz biz? Niye çocukları okula götürüyoruz? Niye eğitiyoruz? Kariyer canavarları mı yetiştirmek istiyoruz? Çıkar ve sadece kendi çıkarlarını düşünen vahşiler mi yetiştirmek istiyor Başkasını düşünmeyecekse insanı düşünmeyecekse, karşısındaki insanın hakkını, hukukunu düşünmeyecekse biz çocuklara niye eğitim veriyoruz arkadaşlar? Başkasına zarar verecek, insanlığı öldürecek silah yapacak, içinde insani değerleri olmayan bir varlığı biz ne yetiştiriyoruz? Eğitim sistemlerinin temel vasfı insan hakları, demokrasi, barış, dünyada beraber yaşama ile ilgili bir farkındalık oluşturmak. İnsanlara bunu verecek işleri yapmamız lazım. Bizim okullarımızda. Müfredatlarımızda en başa bunu yazmamız lazım. Bunu dememiz lazım. Demeliyiz ki biz insanlığa hizmet edecek insani değerleri önceleyecek ve bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım. Sonra bunu nasıl yapacağımızı tartışabiliriz. Fakat asıl parametremizi asıl önermemizi unutursak o zaman o değerden yoksun ve bugün binlerce insanı, binlerce çocuğu öldüren vahşiler yetişmiş Oluyor. Kendi çıkarı için dünyanın neresinde olursa olsun insanları öldüren yapılar, siyasi iktidarlar ortaya çıkıyor. Bunlar önlemenin yolu bu şekilde adımlar atmak. Biz de Türkiye’yi maarif modeliyle aslında bir adım attık ve uluslararası arenada da savunurken evet diğer önermeleri de yani modern eğitim teknolojilerinin, eğitimdeki modern metodolojinin bize gerektirdiği bütün doneleri de eğitim sistemimize koyacağız, koyuyoruz Ama tüm bunları yaparken biz bunları niye yapıyoruz sorusunu da yukarıda ana paradigma olarak onu koyduk. Biz diyoruz ki biz bütün bunları insanlığa hizmet etmek için, bizim devlet geleneğimiz, bizim toplum geleneğimiz de bize bunu zaten dik geziyor. Böyle davranma dikte ediyor. Bugün de bütün bunları yaparken istediğimiz şey yani bugün Filistin’deki kardeşlerimizin davasına sahip çıkarken istediğimiz şey Türk devlet geleneğinin bize atalarımızın yadigar bıraktığı dünyada bir mazlum varsa onun derdine koşun. Onun yardımına koşun. Bu bizim için bir ata yadigarı bir husus. Ve bugün biz bunu yapıyoruz. Bir tarafta, bir taraftan da dünyada insanın ortak değerlerine sahip çıkacak bir konuşturmaya çalışıyoruz. Bu sebeple bugün okullarımızda bu etkinliği yapalım istedik. Yani yedi Ekim olduğu için. Bakın arkadaşlar bir yaşın çoğu bir yaşın altında olmak üzere. Yaklaşık bu iki yılda yaklaşık elli iki dakikada bir öldürüldü İsrail tarafından. Ya bu çocukların nasıl bir zararı olmuş bunların? Yaşam hakkı elinden alınanlar dışında sakat bırakılanlar, annesi, babası şehit edildiği için yetim kalanlar, öksüz kalanlar, eğitim öğretimi hakkından mahrum bırakılanlar hariç onları saymıyoruz, bilmiyoruz onları. Oradaki hasarın büyüklüğünden haberimiz yok. Peki insanlığın bu problemine biz sahip çıkmayacaksak, bakın dünyanın neresine giderseniz gidin konuşurken bir gün bir şey olursa Türkler bizi kurtarır. Türkler bizim hakkımızı savunur diyen bir mirasımız, bir geleneğimiz var bizim. Dolayısıyla biz de bugün bu farkındalığa destek olmak üzere okullarımızı böyle bir şey başlattık" diye konuştu.



Bakan Tekin: "Bu dünyayı hepimiz için yaşanabilir kılacak bireyler yetiştirmemiz lazım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir İstinat duvarı çöken inşaatta çalışmalar durduruldu Nevşehir’de aşırı yağışlar nedeniyle yapımı devem eden bir inşaatın istinat duvarı çökmesi sonrasında 10 daire tedbir amaçlı tahliye edilirken, çevredeki anaokulu ile Kur’an kursunda eğitime geçici olarak ara verildi. İnşaat çalışmaları durdurulurken, 5 katlı apartman ile anaokulu ve kuran kursu mühürlendi. Olay, geçtiğimiz hafta Esentepe Mahallesi Şafak Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, etkili olan aşırı yağışların ardından inşaatı süren apartmanın istinat duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvar, önündeki 5 katlı apartmanın iki dairesinin duvarlarını yıkarak evlerin içine kadar girdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve polis ekipleri sevk edildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmazken, ekipler çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Yapılan ilk incelemelerin ardından risk taşıdığı belirlenen 5 katlı apartman tahliye edilerek mühürlendi. Binada bulunan 10 daire tedbir amaçlı boşaltıldı. Olay yerinde AFAD, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Nevşehir Belediyesi ekipleri incelemelerde bulundu. Yapılan incelemelerin ardından bilirkişi tarafından hazırlanacak geoteknik rapora göre işlemlerin sürdürüleceği öğrenildi. Öte yandan, inşaat çalışmaları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından durduruldu. Çökme riskine karşı inşaatın bulunduğu cadde trafiğe kapatılırken, çevredeki anaokulu ile Kur’an kursu da tahliye edilerek mühürlendi. Bölgede güvenlik güçleri nöbet tutmaya devam ediyor.
Zonguldak Devrek Belediyesindeki ’yolsuzluk’ davasında ilk duruşma başladı: Sanıklardan "Borç verdik" savunması Zonguldak’ın Devrek Belediyesinde, 2019-2024 yılları arasında yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve zimmet iddialarına ilişkin hazırlanan 30 sanıklı iddianamenin ilk duruşması Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Aralarında eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un da bulunduğu sanıklar, hakim karşısında savunmalarını yaptı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve eski CHP’li Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezalarının istendiği davanın ilk celsesi geniş katılımla başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuncay Ulupınar, tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Ercan K. katıldı. Rüşvet değil, borç ve mahsuplaşma Duruşmada savunma yapan sanıklar, iddianamedeki para transferlerinin rüşvet değil, "borç ilişkisi", "ticari mahsuplaşma" veya "yardım" olduğunu ileri sürdü. Tutuksuz sanıklardan Zekeriya C., İsmail K.’ya gönderdiği paralar için "Kızı rahatsızdı, borç olarak verdim, elden geri aldım. Belediye ile 50 yıldır çalışıyoruz" dedi. Diğer sanıklar Yunus Kaan D. ve Bircan K. da benzer şekilde paraların borç mahiyetinde olduğunu, kredi kartı ödemeleri veya pos kullanımından kaynaklandığını savundu. Yardım amacıyla gönderilmiş İddianamede yer alan hesap hareketlerine ilişkin ilginç savunmalar da dikkat çekti. Sanık Semih K., Engin K.’ya gönderilen paranın bir kısmının personel ihtiyacı için alınan bir motosikletle ilgili olduğunu, bir kısmının ise ticari mahsuplaşma olduğunu belirtti. SEGBİS ile bağlanan Ercan K. ise rüşvet suçlamasını reddederek, "Annemin vefatı nedeniyle ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım edilmesi için gönderilen bir paraydı" ifadelerini kullandı. "Ruhsat için para istendi, yatırdım" İsmail Y. isimli sanık, rüşvet iddiasına ilişkin yaptığı savunmada, ruhsat bedeli belirterek, "Ruhsat bedeli istendi, karşılığında ödemeyi yaptım. Vatandaşların belediyeden alacağı olduğunu, mahsuplaşarak ruhsat verileceğini söylediler. Parayı yatırıp dekontları verdim" dedi. Şişli Belediyesi ile yapılan iş sonrası ihale komisyonu üyesi olduğunu söyleyen Sedat K. ise sadece geçici kabul komisyonunda yer aldığını, eksikleri raporladığını savundu. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının ardından duruşmaya 20 dakika ara verdi. Davanın görülmesine sanık savunmalarıyla devam edilecek.
İstanbul Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminde hedef 15 milyar dolar Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirterek, hedefin 15 milyar dolar olduğunu söyledi. Forum kapsamında Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Türkiye-Belçika İş Forumu, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot, DEİK Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders, Flandre Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve çok sayıda iş adamı katıldı. Forumda, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında "İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildiri" imzalandı. Programda konuşan Bakan Bolat, "Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasındaki stratejik konumuyla Türkiye; 1,3 milyardan fazla tüketicinin bulunduğu bir pazara doğrudan erişim sunmaktadır. Türkiye; genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemiyle küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik merkezine dönüşmüştür. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, küresel ölçekte 16. büyük ekonomi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Bu sağlam ekonomik temel üzerine inşa edilen Türkiye, kendisini giderek küresel yönetişim ve inovasyon için merkezi bir merkez olarak konumlandırmaktadır. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi’ne, Birleşmiş Milletler COP 31. Zirvesi’ne ve Ekim ayında Uluslararası Astronotik Kongresi’ne ev sahipliği yapacaktır" şeklinde konuştu. "İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız" Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacminin 9.3 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, "Güçlü müttefikimiz Belçika ile ikili ticaret hacmimiz istikrarlı bir yükseliş trendi göstermiş ve geçen yıl 9.3 milyar dolara ulaşmıştır. İkili ticaret hacminde sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolara ulaşmaya kararlıyız. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları yaklaşık 719 Belçikalı şirketle 5 milyar dolara ulaşmış durumda; Türklerin Belçika’daki yatırımları ise yaklaşık 750 milyon dolar değerindedir. Aynı şekilde, Türk şirketleri Belçika’da lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde varlıklarını genişletmektedir. İş birliğimizde güçlü ve büyüyen bir potansiyel gördüğümüz temel stratejik alanlara kısaca değinmek istiyorum. Birincisi, son derece gelişmiş ve küresel düzeyde rekabetçi bir ekosisteme dönüşen Türkiye’nin savunma sanayisidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son 20 yılda neredeyse 40 kat artarak 2002 yılındaki 248 milyon dolardan geçen yıl 10 milyar doların üzerine çıkmıştır. Türkiye, dünyanın en büyük 11. savunma ürünleri ihracatçısı konumundadır. Savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir Belçika ilgisi görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ordu Tezgahı küçük, gönlü büyük engelli simitçi Ordu’da, geçirdiği trafik kazası sonrası yüzde 85 engelli kalan Murat Altunoğlu, seyyar simit tezgâhında ihtiyaç sahipleri için ’askıda simit’ uygulaması başlattı. İstanbul’da 2018 yılında geçirdiği trafik kazasında 3 akrabasını kaybeden Murat Altunoğlu (60), 70 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra iyileşmeye başladı. Vücudunun büyük kısmında kırıklar bulunan, sol tarafında kısmi felç olan ve iki kalçasında protez bulunan Altunoğlu, bu şekilde çalışamayınca simit satmaya karar verdi. Ordu’nun Altınordu ilçesinde yaşayan ve seyyar tezgâhında simit satarak geçimini sağlayan engelli simitçi Altunoğlu, başlattığı askıda simit uygulamasıyla parası olmayanlara her gün ücretsiz simit veriyor. Simit tezgâhının üzerine ’askıda simit’, ’bu tezgah hayır tezgahı’ ve ’garip engelli’ yazılı kağıtlar yapıştıran Murat Altunoğlu, günlük ortalama 20 simit verdiğini belirtiyor. "2 çocuğun annesinden simit istemesiyle bu işe başladım" Bir süre önce 2 çocuğun annesinden simit istediğini ve çocuklara ücretsiz simit verdikten sonra uygulamayı başlattığını ifade eden Altunoğlu, "2018 yılında trafik kazası geçirdim, yanımdaki 3 akrabam hayatını kaybetti. Ben 70 gün yoğun bakımda kaldım. Kemiklerim kırık, 2 kalçamda protez var, yürümekte zorlanıyorum. Sol tarafımda kısmi felç var, kollarım kırık. Bu halimle iş yapamadığım için simit satmaya başladım. Engelliyim ve Ordu’da simit sattığım esnada 2 tane çocuk annesine sarıldı ve simit istedi. Onlara ücretsiz verdim ve o günden sonra askıda simit uygulaması başlattım. Artık parası olana da olmayana da simit veriyorum. Bu benim tercihim. İnsanları hayır kurtarır. Herkes paylaşımcı olursa sevinirim" dedi. "Uygulama her gün devam ediyor" Günlük ortalama 20 simidi ücretsiz verdiğini ifade eden Altunoğlu, "Şu ana kadar hiç ücretsiz simit vermediğim gün olmadı. 21 bin lira maaşım var, bir de buradan kazandıklarım oluyor. Çoğu zaman hayır işleri yapıyorum" diye konuştu. "Parası olmayanlar için güzel bir uygulama" Cemalettin Yeniyol isimli müşteri ise kendisinin para karşılığında simit aldığını ancak uygulamanın güzel olduğunu belirterek, "Çok güzel bir uygulama, özellikle parası olmayanlar için. Allah razı olsun" şeklinde konuştu.