POLİTİKA - 07 Ekim 2025 Salı 11:50

Emine Erdoğan, katıldığı programlardaki konuşmalarında Filistin’de yaşanan zulme dikkati çekti

A
A
A
Emine Erdoğan, katıldığı programlardaki konuşmalarında Filistin’de yaşanan zulme dikkati çekti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl katıldığı ulusal ve uluslararası programlarda da Filistin’de yaşanan soykırıma dikkati çekti ve herkesi Gazze’nin sesi olmaya davet etti.


Filistin’de İsrail güçlerinin saldırıları sonucu bugüne kadar çok sayıda kişi hayatını kaybetti ve yaralandı. Hayatta kalan, ancak İsrail güçlerinin uyguladığı abluka nedeniyle gıdaya erişemeyen Filistinliler ise adeta kıtlıkla boğuşuyor.


Bu duruma sessiz kalmayan Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da her fırsatta İsrail’in Gazze’de izlediği soykırım politikasına tepkisini dile getirdi.


Emine Erdoğan, katıldığı programlarda yaptığı konuşmalarla ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini Filistin’de yaşanan zulme çekti.



"Artık çocukların rüyaları, öldürüldükleri için bitmesin"


Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesinin (TASC) 26 Mart’ta Türkevi’nde düzenlediği geleneksel iftar programında konuşan Emine Erdoğan, Filistin’de yapılan katliamları insanın yüreğinin kaldırmadığını ifade ederek, birkaç gün önce Gazze’ye sahur vaktinde düzenlenen saldırıda, çoğu çocuk yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "İçinde yaşadığımız dünya, çocuklara yönelik katliamların meşrulaştırılabildiği bir dünya halini aldı. Gerçekten öyle acı ki, uykularında hayattan koparılan o çocuklar, belki rüyalarında bir parkta korkmadan koşup oynadıklarını, belki uçurtma uçurduklarını, belki de savaşsız bir bayram ihtimalini görüyorlardı. Bu rüyalar, onlar için hiçbir zaman gerçeğe dönüşmeyecek. Artık çocukların rüyaları, öldürüldükleri için bitmesin, uyanıp bayramlıklarını giyebilsinler, uyanıp anne babalarına sarılabilsinler" ifadelerini kullandı.


4. Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, 12 Nisan’da NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Ayrışan Dünyada Geleceği İnşa Etmek: Eğitimin Dönüştürücü Gücü Paneli"nde konuşan Emine Erdoğan, savaş bölgelerindeki milyonlarca çocuğun, en temel insan hakkı olan eğitime hala erişemediğine işaret etti.


Çocuklara yaşam hakkı bile sunulmayan dünyada eğitim hakkının, sıralamanın çok gerilerinde kaldığını belirten Emine Erdoğan, şunları kaydetti:


"Filistin’de çocuklar, bırakın okula gitmeyi düşünebilmeyi, uzatılan mikrofonlara ’Ölmek istiyorum. Çünkü savaş yüzünden yaşamaktan yoruldum’ diyorlar. ’Canın ne çekiyor’ diye sorulan her çocuğun normal şartlarda ’çikolata ya da dondurma’ demesi gerekirken, onlar yalnızca ’ekmek’ diyebiliyor. ’Annen, baban nerede’ diye soran gazetecilere, ’evde ya da işte’ demek yerine ’cennette’ diyorlar. Dünyamız artık küçücük çocukları ağır kederlerle yoran, minik kalplerindeki yaşama sevinçlerini yok eden bir yer oldu."


Çocukların hiçbir savaşın tarafı olamayacağını, insanlığın felce uğramış vicdanına hatırlatmak gerektiğini kaydeden Emine Erdoğan, "Unutmayalım ki çocukların uykularında bombalarla, füzelerle öldürüldüğü bir dünya masumiyetini ilelebet kaybetmiştir. Kavgaların bittiği, çocukların neşeden başka bir duyguyu tatmadığı, sırtlarında büyük dertleri değil, yalnızca okul çantalarını taşıdığı bir dünya diliyorum" dedi.


İstanbul’da 14 Nisan’da düzenlenen Küresel Donörler Forumu Açılış Töreni’nde konuşan Emine Erdoğan, "Gazze Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde, 7 Ekim-23 Mart arasında ölen insanların listesini yayımladı. Yüzünü öte yana çeviren insanlığa, bu sessizliğinin neye sebep olduğunu gösterdi. Bu liste, dünyanın en büyük utancı sayılmalıdır. Tam tamına bin 516 sayfada, 50 binden fazla şehidin ismi var. Bunun 474 sayfası 15 bin 613 çocuğun isminden oluşuyor. 27 sayfası daha henüz birinci yaş günü kutlanmamış bebeklerle dolu" ifadelerine yer verdi.


Emine Erdoğan, 22 Mayıs’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen, "Uluslararası Aile Forumu"nun gala yemeğine katıldı.


Filistin’de 7 Ekim 2023’ten beri tüm fertleriyle 2 bini aşkın ailenin yok olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, "Onlardan geriye, yardım çağrılarını duymayan dünyaya gülümsedikleri fotoğrafları kaldı. Yalnızca bir ferdi hayatta kalan Filistinli aile sayısı ise 5 bin civarında. Aile birliğinin önemine binaen toplandığımız bu anlamlı forum aracılığıyla, bu gerçeğin uluslararası toplumda yankı bulmasını diliyorum. Unutmayalım ki ailenin korunması evrensel bir haktır" diye konuştu.



"Dünyanın bütün çocukları, insanlık ailesinin öz evlatlarıdır"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 30 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen "Koruyucu Aile Günü" programındaki konuşmasında, dünyada 150 milyon civarında yetim çocuk bulunduğunu, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 40 bine yakın çocuğun da yetim kaldığını aktararak, "Şunu hiç unutmamalıyız ki dünyanın bütün çocukları, insanlık ailesinin öz evlatlarıdır. O nedenle Koruyucu Aile Sistemi’nin sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yaygınlaşması elzemdir" dedi.


Emine Erdoğan, 22 Eylül’de New York’taki Türkevi’nde "Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler" programına ev sahipliği yaparak lider eşlerini ağırladı.


Korkudan ve ölümden başka bir şey tanımayan, kimsesiz ve geleceksiz binlerce yetim çocuğun, kendilerinden bu gidişatı durdurmasını beklediklerini bildiren Emine Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:


"Biliyor musunuz, Gazze’de çocuklar o kadar açlar ki, açlıktan bir daha uyanamayacakları uykulara dalıyorlar. Gazze, iki senede 19 bine yakın çocuğun öldürüldüğü bir çocuk mezarlığına, insanlığın vicdanının diri diri gömüldüğü topraklara döndü. Buradan bir kez daha, tüm insanlığı, Gazze’nin sesi olmaya, kalıcı ve adil bir barış için insani koridorlar açmaya, uluslararası hukuk ve adalet mekanizmalarını işler kılmaya davet ediyorum."



"İnsanlığa acımasızca işlenmiş bir suç"


Emine Erdoğan, 24 Eylül’de BM Genel Merkezi’nde, "Kanser ve Diğer Yıkıcı Hastalıkları Olan Çocukların Hayatta Kalma İhtimallerini Arttırma ve Acılarını Azaltma Amaçlı Küresel Hareket" başlıklı yan etkinlikte yaptığı konuşmada ise şu değerlendirmeleri yaptı:


"7 Ekim 2023’ten beri Gazze Şeridi’nde 36 hastane bombalandı, ateşe verildi veya kullanılamaz hale getirildi. 80’den fazla sağlık merkezi vuruldu. İnsanların bir ümit hayata tutunmaya çalıştıkları hastaneler, toplu mezarlara çevrildi. Bu, insanlığa acımasızca işlenmiş bir suçtur. Çatışma bölgelerindeki her çocuk, dezavantajlı grupların ön sıralarında yer alırken, bir de kanser ve yıkıcı hastalıklarla mücadele eden çocukların maruz kaldığı acılar vicdanımıza sığmıyor. Onlar tedavi olamıyor, ilaca ulaşamıyor ve gözlerimizin önünde hayattan koparılıyorlar."


Dünyanın, Filistin, Sudan, Afganistan, Ukrayna ve tüm savaş bölgelerindeki çocuklara insan onuruna yaraşır bir hayat borçlu olduğunu belirten Emine Erdoğan, insanlığın, her şartta "Önce çocuklar" diyebildiği bir vicdanda buluşmasını diledi.


Aynı gün New York’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının "Sıfır Atık Mavi-Damla Damla Sergisi" açılışına katılan Emine Erdoğan, bu programda da Gazze’deki insanlık dramına dikkati çekti.


Konuşmasında suyun önemini vurgulayan Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:


"Bugün dünyada suyun en pahalı olduğu yer Gazze’dir. Çünkü orada bir bardak suyun bedeli, insan hayatıyla ödeniyor. Maalesef, suyun bir soykırım aracı olarak kullanılabildiği çok karanlık bir dönemdeyiz. İsrail, 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’ye yaptığı saldırılarda su altyapısını hedef alıyor. Su boru hatları, arıtma tesisleri, kuyular ve altyapıların yüzde 85’i kullanılamaz durumda. Filistinliler, günlük su ihtiyacını karşılamak için her gün uzun mesafeler yürümek zorundalar. Bazen aldıkları suyu ailelerine ulaştıramadan su sıralarına yapılan füze saldırılarında ölüyorlar. Küçücük çocukların, kendi ağırlıklarından fazla su bidonlarını taşımaya çalıştıkları görüntüler, gerçekten de insanlığın alnına çalınmış kara bir lekedir. Halk, susuzluktan insani tüketime uygun olmayan suyu içmek zorunda kalıyor. Sanırım, Gazze’de aşılmadık tek bir ahlaki, hukuki, insani ve etik kırmızı çizgi kalmadı. Çocukların ’anne, yemekte ne var’ diye soramadıkları bir dünya gerçeğine mahkum edildik. Ahlaki pusulasını kaybetmiş bir devlet, insanlığın vicdanıyla bilek güreşi tutuyor. İnsanlık, bu mücadelede yenilen taraf olmamalıdır."



Papa 14. Leo’ya "Filistin’e destek olun" çağrısında bulundu


Gazze’deki İsrail soykırımına konuşmalarında dikkati çekmekle yetinmeyen Emine Erdoğan, ikili görüşme gerçekleştirdiği kişilerden de Gazze için destek istedi.


Vatikan’da 2 Temmuz’da Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüşen Emine Erdoğan, kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için Papa’ya "Gazze konusunda Hristiyan dünyası daha gür sesle destek çıkmalı" çağrısı yaptı.


Emine Erdoğan, Filistin’de kalıcı ve sürdürülebilir barış için iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesinin ve Filistin devletini resmen tanıyan ülkelerin sayısının artmasının önemini dile getirdi.



Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a Gazze mektubu


Emine Erdoğan, 23 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup gönderdi.


Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda şu ifadelere yer verdi:


"BM Çocuk Fonu, 45 dakikada 1 çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir ’cehenneme’ yerin altınıysa bir ’çocuk mezarlığına’ benzetiyor. Savaşlarda kimliği belirlenemeyen askerler için kullanılan ’meçhul asker’ kavramını, bir gün çocuklar için de kullanacağımız aklınıza gelir miydi? Bugün ardında kimsesi kalmamış, adı dahi tespit edilemeyen binlerce Gazzeli çocuğun kefenlerine yazılan ’meçhul bebek’ ibaresi vicdanlarımızda onulmaz yaralar açıyor. Derin bir psikolojik yıkıma sürüklenen, gülmeyi tamamen unutan bu çocuklar, uzatılan mikrofonlara ölmek istediklerini haykırıyor ve masum kalplerinde baş edemeyecekleri bir savaşın yorgunluğunu taşıyor. Gazze’de tarih, öksüz ve yetim kalmış küçücük çocukların yaşadıkları tarifsiz acı ve korkularla saçlarına aklar düştüğünü yazıyor."


Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, "Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır. Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.



Lider eşlerini "Filistin İçin Tek Yürek" zirvesinde buluşturdu


Emine Erdoğan, 15 Kasım 2023’te de Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde pek çok ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile özel temsilcilerin katılımıyla düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek" temalı zirveye ev sahipliği yaptı.


Zirvede konuşan Emine Erdoğan, bugün tanık oldukları şeyin bir savaş değil, sadece en güçlü ve zalim olanın hayatta kaldığı, öteki hayatların kolayca harcanabildiği bir dünya düzenini kabul ettirme çabası olduğuna işaret etti.


Emine Erdoğan, "İşte bu sebeple bütün devlet başkanı eşlerini, Gazze’de öldürülenlerin, kitlesel bir kıyım sürerken sesleri bastırılmak ve susturulmak istenenlerin sesi olmaya davet ediyorum" dedi.


Lider eşlerinin her birinin ayrı ayrı güçlü, bir araya gelince ise çok daha güçlü bir sesi olduğunu belirten Emine Erdoğan, "Sözlerimizi, onlar için ve dünya için hemen şimdi ateşkes için birleştirelim. Gelin bu buluşmayı, sözden eyleme taşıyarak Filistin’de barış için bir inisiyatif haline getirelim. Çünkü ateşkes, öncelikli hedefimiz olsa da nihai hedef değil. Bütün dünyayı, aynı sesle Filistin’de ve İsrail’de kalıcı barışın sağlanması için çabalarımızı birleştirmeye çağıralım" diye konuştu.


Emine Erdoğan, Filistinli çocuklara ve gençlere, ölmek ya da öldürülmek dışında insan onuruna yakışır bir gelecek borçlu olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:


"İşte bu yüzden başkenti Doğu Kudüs olan, toprak bütünlüğü korunmuş, tam bağımsız bir Filistin devletini kapsayan iki devletli çözümün vadettiği gecikmiş barışı tesis etmenin artık tam vakti. Bölgenin ve hatta dünyanın barış ve huzuru için Filistin’deki haksız işgal sona ermeli ve İsrail gasbettiği toprakları sahibine, Filistinlilere geri vermelidir."


Ayrıca sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda da İsrail’in Filistinlilere uyguladığı soykırıma tepki gösteren Emine Erdoğan, bunun en yakın zamanda sona ermesi temennisinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Basketbol, hataya yer vermedi Türkiye Basketbol Süper Ligi’nin 30. ve son haftasına kümede kalma mücadelesiyle çıkan Karşıyaka, sahasında Bursaspor’u 84-82 mağlup ederek kritik bir galibiyet elde etti. Hata yapmayan İzmir temsilcisi, rakiplerinin aldığı sonuçlarla oluşan üçlü averajın ardından ligde kalmayı başarırken, sezonu da hedeflediği şekilde tamamladı. Karşıyaka, Basketbol Süper Ligi’ndeki 52 yıllık aralıksız serüvenini son haftada büyük bir stres yaşayarak sürdürdü. Ligde kalma mücadelesi veren İzmir ekibinin durumu yalnızca kendi maçına değil, rakiplerinin alacağı sonuçlara da bağlıydı. Yeşil-kırmızılılar, Bursaspor karşısında maça kötü başladı. Karşılaşmanın ilk yarısının bitimine 2 dakika 7 saniye kala skor 29-42’yken tribünlerden sahaya yabancı maddeler atılması üzerine oyun durdu. Yaşanan gerginlik sonrası hakemler soyunma odasına giderken, mücadele yaklaşık 15 dakika boyunca oynanamadı. Emniyet güçlerinin saha çevresinde önlem alıp taraftarları sakinleştirmesinin ardından karşılaşma yeniden başladı. Aynı saatlerde oynanan diğer karşılaşmalarda, Karşıyaka’nın kümede kalma yarışındaki rakiplerinden Mersinspor deplasmanda Trabzonspor’a mağlup olurken, Aliağa Petkimspor da Tofaş karşısında son anlarda kaybetti. Yaşanan olaylar nedeniyle bir süre duran Karşıyaka-Bursaspor mücadelesi ise daha geç tamamlandı. Büyük heyecana sahne olan karşılaşmada yeşil-kırmızılı ekip, bitime saniyeler kala bulduğu basketle Bursaspor’u 84-82 mağlup ederek hayati bir galibiyete imza attı. Bu sonuçların ardından üç takım da sezonu 9 galibiyette tamamladı ve ligde kalacak ekip üçlü averajla belirlendi. Averaj hesaplaması sonunda lige veda eden takım Mersinspor olurken, Karşıyaka sezonu düşme hattının hemen üzerinde tamamlayarak Basketbol Süper Ligi’ndeki yerini korudu. "Kolay bir süreç değildi" Karşıyaka Başantrenörü Ahmet Kandemir, Bursaspor karşısında alınan galibiyet sonrasında karşılaşmaya dair önemli açıklamalarda bulundu. Kolay bir süreç olmadığını vurgulayarak sözlerine başlayan Kandemir, "Aldığımız galibiyet sayısına rağmen ligde kalma mücadelesini daha erken rahatlatabilirdik ancak sezon boyunca çok farklı ve beklenmedik maçlar yaşandı. Oyuncularımı özellikle tebrik ediyorum; çünkü geri düşmemize rağmen mücadeleyi bırakmadılar ve son topa kadar savaşmaya devam ettiler. Bu takımın karakterini gösteren en önemli nokta da buydu. İlk yarıda fazla top kaybı yaptık ve rakibimize çok fazla ribaund verdik. Devre arasında bu konular üzerine konuştuk. İkinci yarıda ise taktiksel anlamda farklı rotasyonlar deneyerek zaman zaman dört kısa, zaman zaman iki uzunla oynadık. Ayrıca potaya daha agresif giderek hücumda daha etkili olmaya çalıştık" diye konuştu.
Kastamonu Üniversite öğrencilerinin yazıp sahnelediği oyun, miniklerden büyük alkış topladı Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Havacılık Yönetimi öğrencileri tarafından sergilenen tarih ve arkeoloji temalı tiyatro gösterisi, salonu dolduran ilkokul 4. sınıf öğrencilerini hem bilgilendirdi hem keyifli dakikalar yaşattı. Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Havacılık Yönetimi öğrencileri tarafından hazırlanan "Tarih’e Saygı, Geleceğe Umut!" sosyal sorumluluk projesi, ilkokul 4. sınıf öğrencilerini tarih ve arkeolojiyle buluşturdu. Projenin yürütücülüğünü Havacılık Yönetimi öğrencisi Batuhan Dayan üstlenirken, danışmanlığını Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Rabia Aktaş yaptı. Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kastamonu Arkeoloji Müzesi paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte, ilkokul öğrencileri, önce tarih ve arkeoloji temalı tiyatro gösterisini izledi. Üniversiteli ağabeylerinin yazıp sahnelediği oyunu ilgiyle takip eden öğrenciler, bazı bölümlerde büyük heyecan yaşadı, kimi zaman da gülerek alkışladı. Üniversiteli gençlerin sahne performansı ise profesyonelleri aratmadı. Oyun süresince keyifli dakikalar geçiren öğrenciler, daha sonra Kastamonu Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen geziyle geçmiş medeniyetlere ait eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Çocuklar, interaktif kazı etkinliğiyle de arkeolojik çalışmaların nasıl yapıldığını uygulamalı olarak deneyimledi. Etkinlik boyunca öğrencilerin gösterdiği yoğun ilgi ve heyecan dikkat çekerken, proje katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Projeyle ilgili yapılan açıklamada, çocukların tarih bilinci kazanması, kültürel mirasa karşı farkındalık oluşturulması ve eğlenerek öğrenmelerinin sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Geleceğin bilinçli bireylerini yetiştirmeye katkı sağlayan benzer sosyal sorumluluk projelerinin devam edeceğini ifade edildi.
İzmir Egeli gençler ortak kültür mirasında buluşuyor Ege Üniversitesi Genç Ofis koordinasyonunda hayata geçirilen, Türkiye ve Özbekistan arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi hedefleyen "Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu" başlıklı Uluslararası Gençlik Değişim Programı İzmir’de kapılarını açtı. Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde başlayan program, iki kardeş ülkenin gençlerini bir araya getirerek ortak tarih, dil ve kültür mirasını yeniden keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Program kapsamında Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü’nü ziyaret eden Özbekistan ekibi, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün ile makamında bir araya geldi. Türk dünyası gençliğinin akademik ve kültürel iş birliğinin öneminin vurgulandığı ziyarette, ortak değerlerin geleceğe taşınması noktasında görüş alışverişinde bulunuldu. Enstitü ziyareti sırasında düzenlenen geleneksel Hıdırellez Şenliği programına da katılım sağlayan heyet, baharın gelişini Türk dünyasının ortak neşesiyle kutladı. Renkli görüntülere sahne olan şenlikte gençler, kültürel etkileşimin en canlı örneklerini sergilerken ortak gelenekleri yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Proje süresince katılımcılar; yaygın eğitim yöntemleriyle gerçekleştirilecek atölye çalışmaları, kültürel geziler ve etkileşim temelli faaliyetler aracılığıyla bir araya gelecek. Bu etkinliklerle gençlerin; iletişim, empati ve hoşgörü becerilerinin geliştirilmesi, aktif öğrenme süreçlerine katılımlarının sağlanması, iki ülke arasındaki gönül köprülerinin sağlamlaştırılması hedefleniyor. "Kelimelerin Rengi: Dil ve Kültür Yolculuğu" programı, hafta boyunca İzmir ve çevresinde gerçekleştirilecek olan sosyal ve kültürel etkinliklerle devam edecek.
Aydın Efeler Belediyesi’nin Gündüz Bakımevlerinde ön kayıtlar başladı Çocukların nitelikli eğitimi ve sosyal gelişimini destekleyen Efeler Belediyesi Gündüz Bakımevleri için yeni dönem ön kayıt süreci 11 Mayıs Pazartesi itibari ile başladı. Aydın’ın Efeler ilçesinde 34-68 ay arasındaki çocukları modern ve güvenli bir eğitim ortamıyla buluşturan gündüz bakımevleri, ilçe genelindeki beş farklı noktada hizmet vermeye devam ediyor. Eğitimde fırsat eşitliğini ön planda tutan merkezlerde, akademik derslerin yanı sıra İngilizce, çocuklar için felsefe, müzik ve spor gibi branş dersleriyle zenginleştirilmiş bir program uygulanıyor. Çocukların sağlıklı beslenmesini destekleyen yemek hizmeti ve sosyal aktivitelerle desteklenen eğitim modeli, Efeler’in geleceği olan miniklerin tam donanımlı bireyler olarak yetişmesine imkan sağlıyor. Başvuru yapacak olan velilerin 5 Haziran Cuma gününe kadar devam edecek olan kayıt süreci boyunca, çocuklarını kayıt ettirmek istedikleri merkeze şahsen müracaat etmeleri gerekiyor. Bu kapsamda; Adnan Menderes Mahallesi’nde iki farklı noktada hizmet veren merkezlerden ilki Doğu Aydın Bulvarı No:19/A adresinde, ikincisi ise Doğu Çevre Bulvarı No:39-1’de yer alıyor. Mimar Sinan Mahallesi’nde ikamet eden aileler 2383 Sokak No:5/7 adresindeki bakımevine müracaat edebilirken; Ata Mahallesi’nde Tepecik Bulvarı No:17/A adresindeki merkez ve Kurtuluş Mahallesi’nde Sağlık Caddesi No:25 adresinde bulunan Kurtuluş Gündüz Bakımevi, çocuklarını nitelikli eğitimle buluşturmak isteyen velileri bekliyor.
Iğdır Iğdırlılar hafta sonunda Korhan Yaylası’na akın etti Iğdır’da hava sıcaklığının 26 dereceye ulaşmasını fırsat bilen vatandaşlar, hafta sonunu doğayla iç içe geçirmek için Korhan Yaylası’na akın etti. Aileler mangal yakıp piknik yaparken, çocuklar ise yaylada gönüllerince eğlendi. Iğdır’da bahar havasının etkisini göstermesiyle birlikte vatandaşlar hafta sonunu yayla ve mesire alanlarında geçirdi. Hava sıcaklığının 26 dereceye ulaştığı şehirde, özellikle Korhan Yaylası yoğun ilgi gördü. Doğayla iç içe vakit geçirmek, temiz hava almak ve stres atmak isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren aileleriyle birlikte yaylaya geldi. Piknik alanlarını dolduran aileler mangal yakarak güzel havanın tadını çıkardı. Çocuklar ise top oynayıp geniş alanda koşarak eğlenceli anlar yaşadı. Korhan Yaylası’nda yoğunluk gün boyu devam etti. Renkli görüntülerin oluştuğu yaylada vatandaşlar, sıcak havaların başlamasıyla birlikte hafta sonlarını doğada değerlendirmeyi tercih ettiklerini söyledi. Piknik yapan vatandaşlardan Fırat Yaşar, hafta sonunu değerlendirmek için ailesiyle birlikte Korhan Yaylası’na geldiklerini belirterek, "Bugün hafta sonu olduğu için ailemizle birlikte Korhan Yaylası’na pikniğe geldik. İnsan bu doğayı görünce adeta nefes alıyor. Burada çok güzel vakit geçiriyoruz. Şehrin kalabalığından ve kirli havasından bayağı sıkılmıştık. Buraya gelip doğayı görmek, temiz hava almak gerçekten çok güzel bir duygu. Iğdır’ın böyle güzel yaylalara sahip olması büyük bir şans. Yeşillik, temizlik ve bol oksijen insanı rahatlatıyor. Herkese burayı tavsiye ederiz. Aileyle gelip güzel vakit geçirilebilecek çok güzel bir ortam var. Bir çağrımız da vatandaşlarımıza; burada piknik yaparken çevremizi temiz tutalım. Çöplerimizi çöp kutularına atalım ve doğamızı koruyalım" diye konuştu.