Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
İsrail, Sumud Filosu’nda gözaltına alınan 175 kişiyi Yunanistan’a teslim edecek
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
POLİTİKA
Karaman’da yeni çevre yolunun 1. etabı törenle açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:04:27
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 kilometrelik Karaman Çevre Yolu 1. Etabı’nın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, Karaman’a köklü mirasına yakışır eserleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaptıkları çalışmalarla kazandırmak için çalıştıklarını söyledi. Karaman Çevre Yolu 1. kısım açılış töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, Karaman’da 288 kilometre uzunluğundaki tek platformlu bir gidiş ve geliş şeklinde yolları yenilediklerini belirterek, kentte, çevre yolları, viyadükler, köprüler, üst geçitler, kavşak ve köprülü kavşaklar gibi birçok önemli projeyi tamamladıklarını kaydetti. Uraloğlu, şuanda Karaman Çevre Yolu 2. etabı, Karaman-Bucakışla-Ermenek, Ermenek-Mut, Taşkent-Alanya ayrımı ve Sarıveliler Yolları ve Sertavul Tüneli gibi 5 önemli karayolu projesinde çalışmaların devam ettiğini de aktardı. "Çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edilecek" Karaman’ın Konya-Mersin-Antalya illeri arasında doğal ve tarihi güzellikleriyle turizm hareketliliği yaşadığını, trafik yoğunluğunun azaltılması için çevre yolu projesinin hayata geçirildiğini ifade eden Uraloğlu, "Şehirdeki araç sayısının 120 bini aşması ve Konya-Mersin-Antalya arasındaki önemli transit koridorunda yer alması nedeniyle ciddi trafik yoğunluğu oluşuyordu. Bu durum hem şehir içi trafiği olumsuz etkiliyor hem de lojistik, tarım ve ticaret faaliyetlerini yavaşlatıyordu. Bu nedenle Karaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirmek ve geleceğe taşımak için toplam 21 kilometre uzunluğundaki Karaman Çevre Yolu Projemizi 2 kısım halinde hayata geçirdik. Açılışını gerçekleştirdiğimiz 12 kilometrelik 1. Etabı bitümlü sıcak karışım kaplamalı, 2 gidiş ve 2 geliş toplam 4 şeritli bölünmüş yol olarak tamamladık. Hizmete sunduğumuz bu kesimde, 3 köprülü kavşak, 1 hemzemin kavşak, 1 viyadük, 2 köprü, 3 altgeçit ve 20 menfez inşa ederek modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini de hayata geçirdik. Ayrıca yörenin bitki örtüsüne uygun 5 bin 200 fidan diktik. 70 bin metrekare kavşak ile refüj alanında kuru peyzaj çalışması yaparak su tasarrufu sağlayan, estetik ve sürdürülebilir bir çevre düzeni oluşturduk" dedi. Uraloğlu, çevre yolunun trafiğe açılan ilk kısmının Karaman-Adana ve Karaman-Mersin yolları arasındaki bağlantıyı sağlayarak, transit geçişleri şehir merkezine girmeden daha güvenli, hızlı, konforlu ve akıcı kıldığını kaydetti. Karaman Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere üretim ve ticaret alanlarına erişimi daha hızlı ve güvenli hale getirdiklerine dikkat çeken Uraloğlu, çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edileceğini, ayrıca akıcı trafik sayesinde yıllık karbon salınımının bin 361 ton azalarak çevresel sürdürülebilirlik ve iklim dostu ulaşım hedeflerine katkı sağlanacağını vurguladı. Çevre Yolu’nun 2. Etabı’nın gelecek sene bitirilmesi planlanıyor Karaman Çevre Yolu 2. Etabı’nda yapım çalışmalarının devam ettiğini belirten Uraloğlu, "Çevre yolumuzun yapım çalışmalarına devam ettiğimiz 9,4 kilometre uzunluğundaki 2. kısmın da tamamlanmasıyla Karaman-Konya Devlet Yolu güzergahını da çevre yolu ağına entegre etmiş olacağız. Böylece yolun daha etkin bir şekilde hizmet sunmasını sağlayarak Karaman’a daha modern, daha akıcı, daha güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım altyapısına kavuşturacağız" ifadelerini kullandı. Çevre Yolu’nun 2. etabının gelecek sene bitirilmesinin planlandığını aktaran Uraloğlu, projenin bu sene bitmesi için gayret edeceklerini kaydetti. Hızlı Tren Hattı açıldığından bu yana yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hizmet verdi Uraloğlu, Karaman’da kara yolu projelerinin yanı sıra demir yolu ulaşımının da güçlendirilmesi için çalıştıklarını belirterek, "İl sınırlarımız içerisindeki 177 kilometrelik mevcut eski hattımızın tamamını modernize ettik. Karaman OSB iltisak hattını tamamladık. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nı 8 Ocak 2022’de hizmete açtık. Açıldığı günden bu yana Karaman ile Konya, Ankara ve İstanbul arasında yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım hizmeti sunduk. Bu hattın devamı olan toplam 135 kilometre uzunluğundaki Karaman-Ulukışla hattımızı da saatte 200 kilometre hıza uygun şekilde inşa ediyoruz. Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı, sadece bölgesel değil, uluslararası ölçekte lojistik ve yolcu taşımacılığında büyük bir dönüşümün kapısını aralayacak çok önemli bir projedir. Tamamlandığında hattımızın yük potansiyeli 34 milyon ton, yolcu potansiyeli ise yıllık 2,7 milyon olacak. Hat, Konya-Karaman-Ulukışla arasındaki seyahat süresini 3 saat 40 dakikadan yaklaşık 1 saat 35 dakikaya düşürecek. Ayrıca Marmara, İç Anadolu, Ege ile Akdeniz bölgeleri, hatta Güneydoğu Anadolu arasında hızlı tren bağlantısını da sağlamış olacağız. İnşallah projemizi önümüzdeki yılın son çeyreğinde tamamlayarak hizmete almayı planlıyoruz. Yine hattımızın devamında Ulukışla-Yenice arasında şimdilik konvansiyonel hatla, sonrasında da bu güzergah için ihalesini bu yılın ilk ayında yaptığımız Aksaray-Yenice arasındaki hızlı tren hattıyla başta Mersin olmak üzere Adana, Osmaniye ve Gaziantep’teki üretim ve lojistik merkezlerine ulaştırmış olacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Karaman Çevre Yolunun 12 kilometrelik 1. Etabı yapılan duanın ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile protokol üyeleri tarafından hizmete açıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:49
Konya’da Sumud Filosu’na destek açıklaması
Konya’da İsrail tarafından müdahale edilen Küresel Sumud Filosu için basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması, Tarihi Bedesten Çarşısı’nda bulunan Kapu Camii önünde yapıldı. Yunanistan açıklarında bulunan Küresel Sumud Fliosu’na, İsrail donanması tarafından müdahale edilerek 21 gemiye alıkonulurken, Filistin’e Destek Platformu 81 ilde eş zamanlı ortak basın açıklaması düzenledi. Platform adına açıklama yapan Ahmet Poçanoğlu, "Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda yapılan saldırı, açık biçimde kabul edilemez bir müdahaledir. Gece saatlerinde insansız hava araçları ve çeşitli elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle, insani yardım taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiği ve katılımcıların baskı ve yönlendirmeye maruz kaldığı yönünde bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Uluslararası sularda seyir serbestliği, tüm devletlerin ve sivil girişimlerin ortak güvencesi altındadır. Bu ilkenin ihlal edilmesi, uluslararası düzenin temelini zedeleyen bir yaklaşımdır. Buradan açık şekilde ifade ediyoruz: Bu hukuk tanımaz eyleme karşı uluslararası toplum sessiz kalmamalıdır. Ortak bir tutum alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından bir zorunluluktur" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:21
AK Partili Çavuşoğlu’ndan Büyükşehir’e çağrı: "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok"
Antalya’da CHP’den AK Parti’ye geçen Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul ve 5 meclis üyesine törenle rozet takıldı. Törende konuşan önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, "Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok. Bir an önce arıtmalardaki eksiklikler giderilsin, yapılması gereken yeni yatırımlar yapılsın. Eğer hiç yapamıyorlarsa da yazıyla Turizm Bakanlığı’na başvursunlar, ‘Biz yapamıyoruz, siz yapın’ desinler" diyerek Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’den AK Parti’ye geçen Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’a parti rozetini takmasının ardından Kumbul ve beraberindeki meclis üyeleri Halil Demir, Ahmet Anıl, Mehmet Küçükkurt, Ata Ünal ve İbrahim Akın için AK Parti Antalya İl Başkanlığı’nda rozet takma töreni düzenlendi. Açılış konuşmasını yapan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, belediye başkanları ve meclis üyelerine kapılarının açık olduğunu belirterek, "Belediye başkanlarımızla, meclis üyelerimizle kapımız, Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi sonuna kadar açık. Biz hizmet aşkıyla, hizmet sevdasıyla Antalya’mıza vekillerimizle, MKYK üyemizle, bakanımızın nezaretinde teşkilatımızla, ilçe başkanlarımızla uyumlu bir şekilde çalışan, amacı ve gayesi sadece hizmet olan bir partiyiz. Liderimizin izinde, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın yolunda Antalya için, 19 ilçemiz için gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Bu kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Kadir başkan olmasaydı o seçim alınamazdı" AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik ise, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul’un uzun yıllar belediyede görev yaptığını belirterek, "AK Parti’de hizmet bilgisi var, tecrübe var. Kadir başkan da bizim 12 yıl bürokratımız olarak çalıştı. 12 yıl belediye başkan yardımcılığı yaptı. Serik’te uzun yıllar sonra seçimi özellikle aldı. Kadir başkan olmasaydı o seçim alınamazdı. Bunu açıkça ifade ediyorum" dedi. "AK Parti’ye gelmek istedi" Kumbul’un AK Parti’ye katılım sürecine değinen Çelik, "Kadir başkan bir dönem Serik’te ilçe başkanının bir videosunu izlemiş. O süreçte bazı konular gündeme geldi. Sonrasında AK Parti’ye gelmek istedi. Sürekli gelmek istediğini ve bu yönde arzusunu ifade etti. Bizim de bazı önemli konularımız vardı. Ben de başkanımızı davet ettim, il başkanımızla da konuştum. ‘Biz başkanla çalışacağız’ dedim. O dönem bazı kararlar aldık. Kendisine doğrudan ‘AK Parti’ye gel’ demedik ama bizim gördüğümüz kadarıyla iki yıl dayanabildi. Sonrasında milletin ve değerlerinin partisine katılma kararı aldı" diye konuştu. "Kadir başkanın neden AK Parti’ye geçtiğini merak edenleri iyi anlıyorum" Önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise, "Kadir başkan evet istedi ama biz de istiyorduk. Bir partide belediye başkanıyken, özellikle de Serik gibi hassas bir bölgede, devletin de çok destek olduğu bir yerde sevdiğiniz bir insanın aranıza katılmasını istersiniz. Ancak verdiğiniz desteklerin karşılığında ‘bize geçsin’ gibi bir anlam çıkmaması ve bunun yanlış yorumlanmaması için biz zamanı bekledik. Kadir başkanımızın neden AK Parti’ye geçtiğini merak edenleri de çok iyi anlıyorum. Çünkü haksız saldırılara uğradı. Saldıran kişilerin ve partisinin anlayışı şu: Bizdeyken çok iyi, bizde yokken çok kötü. Böyle bir yaklaşım doğru değil" ifadelerini kullandı. "Siyasette herkesin diline biraz hakim olması lazım" Kadir Kumbul ile geçmişte birlikte çalıştıklarını anlatan Çavuşoğlu, "Biz 9 yıl yakın çalıştık. Başhekim olarak Serik Devlet Hastanemizin yönetimini kendisine teslim ettik. Hem iyi bir hekim hem de iyi bir insan. Hizmette liyakat önemli, iyi insan olmak önemli. Bu görevi de çok başarılı bir şekilde yürüttü. Serik halkı da kendisini çok sevdi. Bize karşı seçimi kazandı. Biz ne Serik halkını suçladık ne de Kadir Bey’i suçladık. Sonuçta daha önce iyi dediğiniz bir insan, farklı gerekçelerle ya da kendi gerekçeleriyle medeni bir şekilde ayrılıyorsa veya hizmet yolunda daha iyi hizmet edeceğine inandığı yere gidiyorsa ‘Üzüldüm’ diyebilirsiniz, ‘Doğru bulmadım’ diyebilirsiniz. Ama bu kadar ağır eleştirilerde ve hakaretlerde bulunmak bana göre doğru değil. O nedenle siyasette herkesin diline biraz hakim olması lazım" dedi. "Hiçbir AK Partili belediye başkanını zorda bırakacak talepte bulunmaz" AK Parti teşkilatlarının belediye başkanlarından hizmet dışında talepte bulunmayacağını dile getiren Çavuşoğlu, "Hiçbir AK Partili arkadaşımız; ne bizler, ne ilçe yönetimimiz, ne belediye meclis üyelerimiz ne de teşkilatlarımız bir belediye başkanımızdan onu zorda bırakacak bir talepte bulunmaz. Ancak halktan gelen talepler iletilir, birlikte çözüm nasıl bulunur buna kafa yorulur ve birlik beraberlik içinde hizmet edilir" diye konuştu. "Antalya yerel yönetim alanında hak ettiği hizmeti alamadı" Antalya’nın yerel yönetim hizmetleri konusunda hak ettiği noktada olmadığını savunan Çavuşoğlu, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanımızın Antalya’ya, Serik’e, merkez ilçelere ve tüm ilçelere bakışı ortada. Antalyalıların beklentileri de ortada. Maalesef şu anda Antalya, yerel yönetim alanında hak ettiği hizmeti alamadı. Tasarruf dönemine rağmen biz Antalya’ya çok güzel hizmetler getiriyoruz. Yerel yönetimin, özellikle de Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken hizmetleri kimi zaman Ulaştırma Bakanlığı, kimi zaman Turizm Bakanlığı, kimi zaman Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yani devletin kurumları yapmak zorunda kalıyor. Çünkü Antalya ihmale gelmez. Biz ilçe olarak, turizm bölgesi olan sahil bandına, Belek bölgesine, Kadriye’ye, Boğazkent’e hizmetlerimizi yapacağız. Ancak Büyükşehir Belediyesi’nin de yapması gereken hizmetler var. Bu mesajı da buradan göndermek isterim. Bu söylediklerimiz siyaset değil, Antalya’ya hizmet çağrısıdır." "Sivrisinek Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda" Çavuşoğlu, turizm sezonu öncesi sivrisinek ve arıtma konularına dikkat çekerek, "Daha havalar tam ısınmadan turistlerin en çok şikayet ettiği konulardan biri sivrisinek. Mart ayında ilaçlamanın başlaması gerekiyor. Son 5 yıldır Antalya’ya gelen turistlerin en çok şikayet ettiği konulardan biri sivrisinek. Bu kimin sorumluluğunda? Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Bir diğer konu da arıtma meselesi. Belek bölgesinin ve Kemer bölgesinin arıtmalarını Büyükşehir Belediyesi yapamadığı için Turizm Bakanlığımız yaptı. Bu konuda fedakarlık yapıldı. Bundan rahatsız olmak mümkün değil. Biz neyden para kazanacağız? Suyumuz temiz olacak, daha fazla turist gelecek, daha fazla yatırım olacak. Ancak maalesef şu anda arıtmalar yetersiz" ifadelerini kullandı. "Operasyon yapılıyor, paramız yok denilemez" Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara da değinen Çavuşoğlu, hizmetlerin aksatılmaması gerektiğini belirterek, "Büyükşehir Belediyesi şu anda devam eden yolsuzluk operasyonlarını bahane etmemeli. Yolsuzluk operasyonları niye yapılıyor? Hizmete gitmesi gereken paraları birileri cebine indirmişse bunun için operasyon yapılıyor. Milletin verdiği vergilerin, su parasının, diğer kaynakların ve devletin Ankara’dan gönderdiği paraların hizmete gitmesi için bu süreçler yürütülüyor. Şimdi ’Operasyon yapılıyor, paramız yok’ denilemez. Çünkü devlet ödeme yapmaya devam ediyor. Milletimiz de Büyükşehir Belediyesi’ne vermesi gereken Emlak Vergisi dahil, su parası dahil diğer katkıları ödemeye devam ediyor. Bunlar bahane olmamalı" diye konuştu. "Antalya’nın bekleyecek sabrı yok" COP31 Zirvesi kapsamında Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken yol ve diğer hizmetlere destek vermeye hazır olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Biz özellikle COP31 Zirvesi için Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gereken yol ve diğer hizmetler konusunda gerekli desteği vereceğimizi, Murat Kurum Bakanımız geldiği zaman söyledi. Projeler üretilsin, biz destek verelim dedik. Bunu yaptığımız toplantılarda Büyükşehir Belediye Başkanvekili’ne de açık şekilde söyledik. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Antalya’nın bekleyecek sabrı yok. Antalya’nın imajını bozmaya hakkınız yok. Bunu söylediğimiz zaman ‘Yurt dışında kötü reklam yapıyorsunuz’ diye biz suçlanıyoruz. Antalya’nın kötü reklamı bizim bu uyarılarımız değil. Turist geldiği zaman sivrisinekten, hijyen sorunlarından, denizde gördüğü kirlilikten şikayet ediyorsa, bunu zaten anlatıyor ve konuşuyor." "Yapamıyorlarsa Turizm Bakanlığı’na başvursunlar" Konuşmasını Büyükşehir Belediyesi’ne çağrıda bulunarak tamamlayan Çavuşoğlu, "O yüzden burada hiç siyaset yapmadan Büyükşehir Belediyesi’ne çağrımız şudur: Bir an önce arıtmalardaki eksiklikler giderilsin, yapılması gereken yeni yatırımlar yapılsın. Eğer hiç yapamıyorlarsa da yazıyla Turizm Bakanlığı’na başvursunlar, ‘Biz yapamıyoruz, siz yapın’ desinler. Çünkü daha önce Turizm Bakanlığı iki arıtma yaptığı için yerel yönetimler tarafından hedef alındı. Oysa bunlar 40-50 yılda geri dönüşü olan yatırımlar. Sonuçta Antalya’nın ve turizmin geleceği için bu yatırımların yapılması gerekiyor" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:11
Bakanlıktan Görele Belediye Başkanı Dede’ye verilen cezaya itiraz
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun’da ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan tutuksuz yargılanan ve Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede’ye verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunacak. Giresun’un Görele ilçesinin Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 10 Şubat’ta mahkemeye sevk edilmişti ve Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla bu suçtan tutuklanmıştı. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kapalı görülen davanın üçüncü duruşmasında, dava karara bağlandı. Duruşmada, Dede’ye ’Çocuğa Karşı Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası, cezayla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kararı verildi. Ayrıca Hasbi Dede’nin kızı A.B. Dede’nin ’suç üstlenme’ suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Dede’ye verilen alt sınır olan 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunulacak. Bakanlık yetkilileri, "Mahkeme, üst sınırdan verseydi ceza 4,5 yıla kadar çıkabilirdi. Dosya kapsamında 4,5 yıl vermemesini haklı gösterecek bir gerekçe olmaması, cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünden karara itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:14
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı.
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:30
Resmi Gazete'de yeni atama kararları: Ankara Valisi ve Emniyet Genel Müdürü değişti
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:09
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı.
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 00:06
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre; Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na atandı. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı.
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 18:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
11 Kasım 2025 Salı - 14:42
Bakan Tunç: "Otizmli evladımıza uygulanan şiddet asla kabul edilemez"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okulda otizmli bir öğrenciye uygulanan şiddetle ilgili soruşturma başlatıldığını bildirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu olayın asla kabul edilemeyeceğini belirterek, "Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki bir okulda otizmli evladımıza uygulanan şiddet asla kabul edilemez. Hepimizi derinden üzen olayla ilgili Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derhal soruşturma başlatılmış olup, okul müdürü gözaltına alınmıştır" ifadelerini kullandı. Otizmli çocukların ve özel gereksinimli bireylerin toplumun en hassas kesimleri arasında yer aldığını vurgulayan Tunç, "Onlara uzanan her haksız el, hukuken ve vicdanen karşılıksız kalamaz" değerlendirmesinde bulundu.
11 Kasım 2025 Salı - 13:11
Gürhan Albayrak’tan CHP’li belediyelere anlamlı gönderme
AK Parti Eskişehir Gürhan Albayrak, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı paylaşımda, CHP’li yöneticilere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de görselinin bulunduğu anlamlı bir göndermede bulundu. "Benden sonra anladığın buysa" başlığıyla yaygın ve yerel medyadan gazete manşetlerinin kullanıldığı videoda; CHP’li Eskişehir Büyükşehir, Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerinin son günlerde yaşanan hafif yağış sonrasında dahi ortaya çıkan altyapı eksiklikleri, belediye yöneticilerinin kriz anındaki ilgisiz tavırları, karakolluk olan CHP’liler ve TOKİ’ye yer tahsis edilmemesi gibi pek çok husus yer aldı. Yapılan paylaşımda kullanılan manşetlerden bazıları şu şekilde: Yolsuzluklar Ortaya Dökülünce Özel Çirkinleşiyor, CHP’liler Sonunda Karakolluk Oldu, Trafiğimiz Katlanılmaz Durumda Değilmiş, TOKİ’ye yer tahsis etmediler, Şehir Sular Altında Başkanlar Çiftetellide.
11 Kasım 2025 Salı - 12:25
Tüfenkci: "Malatya Şeker Fabrikası kent ekonomisine önemli katkı sağlıyor"
AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya Şeker Fabrikası’nı ziyaret ederek üretim sahasında incelemelerde bulundu. Ziyarette fabrika yöneticileri, sendika temsilcileri ve işçilerle bir araya gelen Tüfenkci, fabrikanın verimli şekilde çalışmasının hem şehir ekonomisi hem de çiftçiler açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ziyaret kapsamında fabrikanın genel işleyişi, üretim durumu ve çalışanların talepleri hakkında bilgi alan Tüfenkci, yeni atanan fabrika müdürüne de hayırlı olsun dileklerini iletti. Tüfenkci, Türk Şeker’in Malatya’daki faaliyetlerinin sürdürülebilir olması için sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bugün de hem çalışanlarımızla hem müdürümüzle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Fabrikanın daha etkin çalışması için hep birlikte gayret ediyoruz" dedi. Tüfenkci, ayrıca çiftçilerin küspeye erişiminde yaşanan sıkıntıların giderildiğini vurgulayarak, "Küspenin bölge çiftçilerimize daha uygun fiyatlarla verilmesi, hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin maliyetlerini azaltacak önemli bir adım oldu. Bu konuda müdürümüze ve sendika başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Malatya’nın şeker pancarı üretiminde ön sıralarda olmamasına rağmen fabrikanın kent ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirten Tüfenkci, "Komşu illerdeki pancar üretiminin Malatya’da işlenmesi, hem üreticilere hem de şehrimize ekonomik canlılık kazandırıyor. Esnafımızdan nakliyecimize kadar geniş bir kesim bu süreçten fayda sağlıyor" dedi. Geçmiş yıllarda yaşanan küspe ve koku kaynaklı çevre sorunlarına da değinen Tüfenkci, "Önceki yıllarda hemşehrilerimizden ciddi şikayetler alıyorduk. Şimdi bu sıkıntıların büyük ölçüde giderildiğini görmek memnuniyet verici. İnşallah kampanya sonuna kadar bu şekilde devam eder" diye konuştu. Fabrikanın üretim sezonuna ilişkin bilgiler de alan Tüfenkci, "Çiftçilerden alınan pancar miktarı, işleme oranları ve satışların iyi gittiğini öğrendik. Bu bizi mutlu ediyor. Hem genel müdürlük hem de bakanlık düzeyinde yaşanan sıkıntıların çözümü için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaret sonunda fabrika çalışanlarına teşekkür eden Tüfenkci, fabrikanın uzun yıllar boyunca Malatya’ya ve Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğine inandığını söyledi.
11 Kasım 2025 Salı - 12:22
Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı
Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "İstihdam Fuarı", Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda düzenlenen törenle kapılarını açtı. Malatya’da iş arayan vatandaşlarla işverenleri buluşturmayı hedefleyen "İstihdam Fuarı", Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi ortaklığıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Fuarda 25 firma stant açarak iş arayanlarla bir araya geldi. "Depremden sonra yeniden ayağa kalkıyoruz" Açılışta ilk konuşmayı yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkan Yardımcısı Basri İlhan, depremin ardından yaşanan kayıplara rağmen Malatya’nın üretim azmini koruduğunu belirtti. İlhan, "Deprem hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Evlerimizi, iş yerlerimizi, sevdiklerimizi kaybettik ama bir şeyi asla kaybetmedik: birlikte ayağa kalkma irademizi" dedi. Deprem sonrası kentte iş gücü kaybına dikkat çeken İlhan, "Deprem öncesi özel sektörde 124 bin 882 çalışanımız vardı, bu rakam 20 binlere kadar düşmüştü. Bugün yeniden 109 bin seviyesine ulaştık" İfadelerini kullandı İlhan, Malatya OSB’de çalışan sayısının da 42 binden 30 bine gerilediğini ifade ederek, fuarın bu açığı kapatmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi. "İstihdam bir geçim kapısı değil, onur meselesi" Türk Kızılay Malatya Şube Başkanı Şadi Ergül ise konuşmasında, istihdamın sadece ekonomik bir mesele değil, toplumsal dayanışmanın da temeli olduğunu kaydetti. Ergül, "Bu buluşma yalnızca bir iş görüşmesi etkinliği değil; Malatya’nın ekonomik potansiyelini harekete geçiren güçlü bir adımdır. Bugüne kadar 150’den fazla vatandaşımıza kalıcı istihdam sağladık, ancak hedefimiz çok daha büyük" dedi. Kızılay olarak düzenledikleri mesleki eğitimler ve staj programlarıyla bireyleri kalıcı istihdama hazırladıklarını ifade eden Ergül, "Bugün kurulacak her bir bağ, sadece bireysel hayatları değil, tüm Malatya’nın ekonomik geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı. "Hedefimiz herkesin üretime katılması" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın yerel istihdamı güçlendirme hedefiyle düzenlendiğini söyledi. Er, "İstihdam fuarları sadece kariyer etkinliği değil, şehirlerin ekonomik geleceğine yön veren iş birliği platformlarıdır" dedi. 16 Ağustos 2024’te kurulan İstihdam Merkezlerinin kısa sürede önemli başarı elde ettiğini ifade eden Er, "Bugüne kadar bin 447 vatandaşımızı iş sahibi yaptık. Ancak bazı vatandaşlarımız özel sektördeki işleri kabul etmiyor. Biz istiyoruz ki herkes üretime katılsın, sadece kamu değil, tüm sektörler canlansın" şeklinde konuştu Er, "Malatya’da ‘iş var’ diyoruz. Bu fuar, iş arayan vatandaşlarımızla işverenleri aynı çatı altında buluşturacak. Gençlerimize kariyer rehberliği, staj ve iş fırsatları sunulacak" ifadelerini kullandı. Gençlerin şehirde kalmasının önemine de değinen Başkan Er, "Zeki ve üretken gençlerimizin beyin göçü vermesini istemiyoruz. Onların potansiyelini Malatya’da değerlendirmek için özel programlar hazırlıyoruz" dedi. "Malatya, Düzce gibi yeniden yükselecek" Malatya Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz de konuşmasında özel sektör istihdamının önemine değindi. Düzce’de görev yaptığı dönemde özel sektörün güçlü olması nedeniyle kimsenin iş talebinde bulunmadığını belirten Açıkgöz, "Düzce dört organize sanayi bölgesiyle kendi istihdamını oluşturdu. Malatya da bunu başaracak potansiyele sahip" dedi. Açıkgöz, "Bugün burada olmamız, o bisikletin pedallarını hep birlikte çevirmeye hazır olduğumuzu gösteriyor. Malatya da Düzce gibi, hatta ondan daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaktır" diye konuştu.
11 Kasım 2025 Salı - 12:18
Başkan Kul’dan ’kardeşlik’ vurgusu
Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Çangallar Mahallesi Haydarağa mevkisinde vatandaşlarla bir araya geldi. Mahallede tamamlanan yol ve parke çalışmalarından dolayı teşekkür eden mahalle sakinleriyle buluşan Başkan Kul, "Tüm insanımız bizim kardeşimizdir" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Terme Belediyesi’nin "Gönül Belediyeciliği" buluşmaları kapsamında düzenlenen Çangallar Mahallesi ziyareti, yoğun ilgi ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. Mahalle sakinlerinin teşekkürlerini ilettiği programda vatandaşlarla çay eşliğinde sohbet eden Başkan Kul, sorunları dinledi, talepleri not aldı. "Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var" Ziyarette konuşan Başkan Şenol Kul, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının birliği ve kardeşliği vurgulayarak şunları söyledi: "Biz hepimiz Türkiye’de doğmaktan, bu bayrağın altında yaşamaktan onur duyuyoruz. Rabb’imiz bizleri bayraksız ve vatansız bırakmasın. Huzur ve kardeşlik içinde tüm insanımız bizim kardeşimizdir. Yeryüzünde binlerce renk ve çiçek var, birbirimize değer vereceğiz." Mahalle sakinlerinin takdir ve memnuniyetinden duyduğu mutluluğu dile getiren Başkan Kul, Gönül Belediyeciliği anlayışını ise şu sözlerle özetledi: "Çangallar Mahallesi sakinlerinin samimi misafirperverlikleri ve hizmetlerimizin vatandaşlarımız tarafından takdir edilmesi bizler için en büyük moral kaynağıdır. Gayemiz bellidir: Gönüllere dokunan bir Terme inşa etmek. Her mahallemizde aynı azimle çalışıyoruz. Birlikte güçlüyüz ve Terme’mizi geleceğe taşıma hedefimizde kararlıyız." Program, Başkan Kul’un mahalle sakinlerine teşekkür etmesiyle sona erdi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:52
MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir" 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti. "Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?" Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu. "Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir" MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi. MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi. "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür" Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur." "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu. "Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız" Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:33
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek ve yüreklerimizde dikilen fideler yakında meyvesini verecektir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu."Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti."Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu."Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi."Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur.""Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu."Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.(OHÖ-
11 Kasım 2025 Salı - 11:26
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye’nin stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Kazanımlara pusu kuran, tuzak hazırlayan hangi mihrak devlet olursa olsun hasımdır. İsrail’in oyunlarını görmediğimiz zannedilmesin"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu."Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti."Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu."Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi."Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur.""Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu."Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.(OHÖ-
11 Kasım 2025 Salı - 11:11
Bahçeli: ''MHP ve Cumhur İttifakı'nın kaderi milletin kaderidir''
MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'deki partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli,'' MHP ve Cumhur İttifakı'nın kaderi milletin kaderidir. Millet ne diyorsa sözümüz o. Cumhur İttifakı, Türk milletinin gür sesidir. Husumet saçanlar bizim yanımızdan dahi geçemez'' dedi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:03
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "MHP’nin siyaseti en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, ipotek altında bir siyaset altında görülemez"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu."Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti."Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu."Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi."Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur.""Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu."Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.(OHÖ-
11 Kasım 2025 Salı - 10:19
Sayıştay raporu: Altınordu Belediyesi’nden tasarruf tedbirlerine aykırı 9,9 milyon TL’lik harcama
Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporuna göre Altınordu Belediyesi, Cumhurbaşkanlığı’nın tasarruf genelgelerine aykırı şekilde 9 milyon 952 bin TL tutarında harcama yaptı. Sayıştay Başkanlığı, Ordu Altınordu Belediyesi 2024 yılı denetim raporunu açıkladı. Raporda toplam 17 bulgu yer aldı. Denetim raporunda en dikkat çekici bulgulardan biri, belediyenin doğrudan temin yöntemiyle yaptığı harcamaların Cumhurbaşkanlığı tasarruf genelgelerine aykırı olması oldu. Sayıştay denetçileri, 2024 yılında Altınordu Belediyesi tarafından; basın-yayın ve abonelik hizmetleri için 680 bin 392 TL, resmi bayram dışındaki tanıtım ve ilan hizmetleri için 3 milyon 5 bin 500 TL, sosyal yardım niteliği taşımayan çeşitli eşya alımları için 1 milyon 699 bin 900 TL, "organizasyon, konser ve hediyelik eşya alımları" için 4 milyon 599 bin 450 TL olmak üzere toplam 9 milyon 952 bin 242 TL tutarında alım yapıldığını tespit etti. Sayıştay raporunda, söz konusu alımların hem 2021/14 hem de 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgelerine aykırı olduğu belirtildi. Her ne kadar belediye yönetimi "resmî bayram dışı ilan yapılmadığını" savunsa da, incelemede "Gazeteciler Günü, yeni yıl kutlaması" gibi "resmî olmayan günlerde yapılan tanıtım harcamaları" tespit edildi. Raporda, "Kamu idaresi, Cumhurbaşkanlığı genelgelerine aykırı toplam 9 milyon 952 bin 242 TL harcama yapmıştır. 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelere göre, resmi bayramlar dışında açılış, organizasyon, konser, davet ve tanıtım harcamaları yapılmaması, basılı yayınların basılmayıp elektronik ortamda paylaşılması öngörülüyordu. İncelemede; basın-yayın abonelik hizmetleri için 680 bin 392 TL, resmi bayram olmayan günlere ilan hizmetleri için 3 milyon 5 bin 500 TL, sosyal yardım niteliği olmayan eşya alımları için 1 milyon 699 bin 900 TL, organizasyon, konser ve hediyelik alımlar için 4 milyon 599 bin 450 TL olmak üzere toplam 9 milyon 952 bin 242 TL harcama yapıldığı tespit edildi. Kamu idaresi, bazı harcamaların genelge öncesi yapıldığını ve resmi bayram olmayan günlere ait ilan olmadığını savunsa da, incelemede bu harcamaların tasarruf tedbirlerine aykırı olduğu görülmüştür" denildi. Belediye şirketine ayrıcalıklı ihale Sayıştay denetçileri, Altınordu Belediyesi’nin mal ve hizmet alımlarını mevzuata aykırı biçimde tek ihalede topladığını tespit etti. Sayıştay, "Kamu idaresinin mal ve hizmet alım işinin aynı ihale bünyesine dâhil edilerek gerçekleştirildiği görülmüştür. Yapılan incelemede, kamu idaresinin yüzde yüz ortağı olduğu belediye şirketinden ihale yöntemiyle mal alımı ve akaryakıt dahil araç kiralanması hizmet alımı, araç bakım ve onarım hizmet alımının işlerin türü ve nitelikleri arasında bağlantı olmadan birleştirilerek tek ihale ile yapıldığı, ayrıca ihaleye katılanlar arasında belediyenin şirketi olmasına rağmen ihalenin kısmi teklife de kapalı tutulduğu tespit edilmiştir. Kamu idaresi tarafından ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi ve güvenirliği sağlamak için her alımın ilgili olduğu diğer alımlarla birlikte ihale edilmesi gerekmektedir" tespitinde bulundu. 9 bin 629 iş yeri ruhsatsız Sayıştay raporuna göre Altınordu Belediyesi, ilçe genelinde faaliyet gösteren işletmelerin ruhsat denetiminde büyük eksiklikler yaşıyor. Sayıştay, "Yapılan incelemede, vergi dairesi müdürlüklerinden alınan bilgi ve belgelere göre, belediye sınırları içerisinde aktif olarak faaliyette bulunan iş yerlerinin toplam sayısı 22 bin 852 adettir. Bu verilerin kamu idaresinin kayıtlarında yer alan bilgiler ile karşılaştırılması sonucu, 5 bin 323 adedinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı, 7 bin 900 adedinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almasına gerek olmadığı, 9 bin 629 adet iş yerinin ise iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyet gösterdiği; buna bağlı olarak da kamu idaresinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsat harcı geliri kaybına uğradığı tespit edilmiştir" ifadelerine yer verdi. 18,8 milyon TL’lik gıda kolisi dağıtımı belgelenmemiş Altınordu Belediyesi’nin 2024 yılında yaptığı gıda kolisi yardımlarında mevzuata aykırı işlem tespit eden Sayıştay, raporda şunları kaydetti: "Kamu idaresi tarafından ayni yardımlara ilişkin mevzuatta yer alan belgelerin düzenlenmediği görülmüştür. Yapılan incelemede, idarenin 2024 yılı Ocak ayında gerçekleştirmiş olduğu ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gerçekleştirilen gıda kolisi mal alımı ihalesinde, iş artışı ile toplam 18 milyon 858 bin 720 TL tutarında 24 bin adet gıda kolisi alımı yapıldığı ancak söz konusu alımların kimlere ve hangi suretle dağıtıldığına ilişkin kanıtlayıcı belgelerin ödeme emri eki belgeler arasında yer almadığı tespit edilmiştir." Sayıştay, belediyenin tasarruf tedbirlerine uyması, ruhsatsız işyerlerini tespit etmesi ve sosyal yardımları mevzuata uygun şekilde yürütmesini önerdi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:56
MHP Erzurum İl Başkanlığı’ndan gönül seferberliği: "Hayırlı günler komşum nasılsın" programı başlıyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi tarafından başlatılan "Hayırlı Günler Komşum Nasılsın" ve "Derdin Derdimiz Sohbet Toplantıları" programlarının Erzurum ayağı 12 Kasım Çarşamba günü start alıyor. MHP Erzurum İl Başkanlığı öncülüğünde yürütülecek bu kapsamlı saha çalışmasında, Erzurum’un 20 ilçesi adım adım ziyaret edilecek. "Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, programla ilgili yaptığı açıklamada, Erzurum’un tüm ilçelerinde vatandaşlarla birebir temas kurulacağını belirtti. "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda başlattığımız bu anlamlı proje, gönül köprülerini güçlendirme seferberliğidir. Biz sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman milletimizin yanındayız. Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız." Sahada sadece siyasi mesajlar değil, samimi dostluklar da kurulacağını vurguladı. "Komşumuzun halini hatırını soracağız, derdi olanın derdine ortak olacağız. Çünkü MHP, milletin içinden doğan bir partidir. Bizim siyasetimiz, gönül siyasetidir." 20 ilçede, yüzlerce buluşma noktası MHP Erzurum İl Başkanlığı tarafından organize edilen program kapsamında, il başkanı, il yöneticileri, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, akademisyenler ve avukatlar sahada aktif görev alacak. Her ilçede en az üç ayrı program planlanırken, vatandaşların yoğun katılımının beklendiği toplantılarda hem güncel meseleler ele alınacak hem de yerel sorunlar dinlenecek. MHP il Başkanı Yurdagül; "Erzurum’un 20 ilçesinde aynı anda bir gönül hareketi başlatıyoruz. Her programda vatandaşlarımızla oturup sohbet edeceğiz. Bu etkinlikler birer siyasi faaliyet değil, kardeşlik buluşmasıdır." "MHP her zaman milletinin yanında" İl Başkanı Adem Yurdagül, bu programların sadece bir proje değil, sürekli bir gönül hareketi olduğunu ifade etti; "Bizim davamız, milletimizin huzur ve refah davasıdır. Erzurum’un her köşesinde vatandaşlarımızın elini sıkacak, derdini dinleyecek, çözüm için yanlarında olacağız. MHP her zaman milletinin yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir." "Hedefimiz terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, konuşmasında Türkiye’nin birliğine ve huzuruna kasteden hiçbir yapıya geçit verilmeyeceğini de vurguladı. Başkan Yurdagül; "Milliyetçi Hareket Partisi olarak en büyük idealimiz, terörün kökünden kazındığı, anaların gözyaşı dökmediği, gençlerimizin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’dir. Terörün ve bölücülüğün bu topraklarda hiçbir karşılığı yoktur. Bizim yegâne gayemiz, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde kardeşçe, huzur içinde yaşanan bir Türkiye inşa etmektir. Bu uğurda devletimizin ve milletimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz." "Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine" Yurdagül, MHP’nin bu çalışmayla Türkiye genelinde güçlü bir sosyal dayanışma modeli oluşturduğunu belirtti: "Parti olarak sadece hizmeti değil, sevgiyi ve paylaşmayı da siyasetin merkezine koyuyoruz. Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine uzanan bu anlayış, MHP’nin Türkiye’ye kattığı en büyük değerdir." Erzurum hazır, MHP sahada 12 Kasım Çarşamba günü başlayacak programlarla birlikte Erzurum’un tüm ilçelerinde sahaya inecek olan MHP teşkilatı, "önce insan, önce gönül" anlayışıyla vatandaşlarla buluşacak. Her yaştan, her kesimden Erzurumlunun katılımının beklendiği bu toplantılar, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Başkan Yurdagül: "Bizim için her gün hayırlı bir gündür, her vatandaşımız da kıymetli bir komşudur. Erzurum hazır, MHP sahada." dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder