POLİTİKA - 11 Kasım 2025 Salı 12:22

Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı

A
A
A
Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı

Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "İstihdam Fuarı", Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Fuaye Alanı’nda düzenlenen törenle kapılarını açtı.


Malatya’da iş arayan vatandaşlarla işverenleri buluşturmayı hedefleyen "İstihdam Fuarı", Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Türk Kızılay Malatya Toplum Merkezi ortaklığıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Fuarda 25 firma stant açarak iş arayanlarla bir araya geldi.


"Depremden sonra yeniden ayağa kalkıyoruz"


Açılışta ilk konuşmayı yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkan Yardımcısı Basri İlhan, depremin ardından yaşanan kayıplara rağmen Malatya’nın üretim azmini koruduğunu belirtti.


İlhan, "Deprem hepimizin hayatında derin izler bıraktı. Evlerimizi, iş yerlerimizi, sevdiklerimizi kaybettik ama bir şeyi asla kaybetmedik: birlikte ayağa kalkma irademizi" dedi.


Deprem sonrası kentte iş gücü kaybına dikkat çeken İlhan, "Deprem öncesi özel sektörde 124 bin 882 çalışanımız vardı, bu rakam 20 binlere kadar düşmüştü. Bugün yeniden 109 bin seviyesine ulaştık" İfadelerini kullandı


İlhan, Malatya OSB’de çalışan sayısının da 42 binden 30 bine gerilediğini ifade ederek, fuarın bu açığı kapatmaya yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi.


"İstihdam bir geçim kapısı değil, onur meselesi"


Türk Kızılay Malatya Şube Başkanı Şadi Ergül ise konuşmasında, istihdamın sadece ekonomik bir mesele değil, toplumsal dayanışmanın da temeli olduğunu kaydetti.


Ergül, "Bu buluşma yalnızca bir iş görüşmesi etkinliği değil; Malatya’nın ekonomik potansiyelini harekete geçiren güçlü bir adımdır. Bugüne kadar 150’den fazla vatandaşımıza kalıcı istihdam sağladık, ancak hedefimiz çok daha büyük" dedi.


Kızılay olarak düzenledikleri mesleki eğitimler ve staj programlarıyla bireyleri kalıcı istihdama hazırladıklarını ifade eden Ergül, "Bugün kurulacak her bir bağ, sadece bireysel hayatları değil, tüm Malatya’nın ekonomik geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı.


"Hedefimiz herkesin üretime katılması"


Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın yerel istihdamı güçlendirme hedefiyle düzenlendiğini söyledi.


Er, "İstihdam fuarları sadece kariyer etkinliği değil, şehirlerin ekonomik geleceğine yön veren iş birliği platformlarıdır" dedi.


16 Ağustos 2024’te kurulan İstihdam Merkezlerinin kısa sürede önemli başarı elde ettiğini ifade eden Er, "Bugüne kadar bin 447 vatandaşımızı iş sahibi yaptık. Ancak bazı vatandaşlarımız özel sektördeki işleri kabul etmiyor. Biz istiyoruz ki herkes üretime katılsın, sadece kamu değil, tüm sektörler canlansın" şeklinde konuştu


Er, "Malatya’da ‘iş var’ diyoruz. Bu fuar, iş arayan vatandaşlarımızla işverenleri aynı çatı altında buluşturacak. Gençlerimize kariyer rehberliği, staj ve iş fırsatları sunulacak" ifadelerini kullandı.


Gençlerin şehirde kalmasının önemine de değinen Başkan Er, "Zeki ve üretken gençlerimizin beyin göçü vermesini istemiyoruz. Onların potansiyelini Malatya’da değerlendirmek için özel programlar hazırlıyoruz" dedi.


"Malatya, Düzce gibi yeniden yükselecek"


Malatya Vali Yardımcısı Ali Açıkgöz de konuşmasında özel sektör istihdamının önemine değindi. Düzce’de görev yaptığı dönemde özel sektörün güçlü olması nedeniyle kimsenin iş talebinde bulunmadığını belirten Açıkgöz, "Düzce dört organize sanayi bölgesiyle kendi istihdamını oluşturdu. Malatya da bunu başaracak potansiyele sahip" dedi.


Açıkgöz, "Bugün burada olmamız, o bisikletin pedallarını hep birlikte çevirmeye hazır olduğumuzu gösteriyor. Malatya da Düzce gibi, hatta ondan daha güçlü bir şekilde ayağa kalkacaktır" diye konuştu.



Malatya’da "İstihdam Fuarı" kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Gökyüzünden turizme: Astronomi herkes için bir keşif alanı Evrenin sonsuz derinliği, insanlığın en eski merak alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Gökyüzüne yönelen bu ilgi, bilimsel keşiflerin yanı sıra eğitimden turizme kadar pek çok alanda yeni kapılar aralıyor. Bu kapsamda her yıl 21 Nisan’da kutlanan Dünya Astronomi Günü, uzayı daha geniş kitlelere tanıtmayı ve farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan da bu özel gün kapsamında astronominin toplumsal, akademik ve sektörel yansımalarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. "Astronomi, uzaya olan ilgiyi topluma yayma amacını taşıyor" Dünya Astronomi Günü’nün ortaya çıkışına değinen Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bugünün temel amacının gökyüzünü ve uzay gözlemciliğini geniş kitlelere sevdirmek olduğunu belirtti. 1970’li yıllardan itibaren kutlanmaya başlanan bu özel günün, özellikle uzay yarışının etkisiyle önem kazandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, "1969’da Ay’a yapılan ilk insanlı iniş, insanlığın uzaya bakışını kökten değiştirdi. Sonrasında bu ilgiyi canlı tutmak ve topluma yaymak adına çeşitli programlar ve farkındalık günleri oluşturuldu." dedi. Bu sürecin yalnızca bilimsel bir gelişme olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir dönüşüm oluşturduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, astronominin popülerleşmesinin uzay çalışmalarına olan ilgiyi de artırdığını dile getirdi. "Geleceği anlamak için uzaya bakmalıyız" Astronomi biliminin toplumda daha fazla yer bulması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu alanın yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. "Nasıl ki arkeoloji geçmişi anlamamıza yardımcı oluyorsa, astronomi de geleceği anlamamızı sağlar." diyen Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu bilimin eğitim sisteminin her kademesine entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzay alanındaki gelişmelerin artık farklı disiplinleri doğrudan etkilediğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan; uzay turizmi, uzay hukuku ve savunma alanındaki yapılanmalar gibi birçok yeni çalışma alanının ortaya çıktığını ifade etti. Bu durumun tüm meslek gruplarını geleceğe hazırlanmaya zorladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, toplumsal farkındalığın bu dönüşümün temelini oluşturduğunu söyledi. "Astronomi turizmi, deneyim odaklı bir alan" Astronomi ile turizm arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, astroturizmin deneyim temelli bir turizm türü olduğunu ifade etti. Gökyüzü gözlemciliği, astrofotoğrafçılık ve kuzey ışıkları gibi doğa ve uzay temelli deneyimlerin insanları seyahate yönlendirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu faaliyetlerin genellikle ışık kirliliğinden uzak alanlarda gerçekleştirildiğini söyledi. "Astronomiyle ilgilenen bireyler aslında aynı zamanda turisttir." diyen Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu kapsamda doğa içinde konumlanan konaklama tesislerinin, cam tavanlı yapılar ve özel gözlem alanlarıyla bu deneyimi desteklediğini ifade etti. Astronomi turizminin yalnızca gökyüzüyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, meteor kalıntılarına yapılan dalışlardan, yer çekimsiz ortamı simüle eden deneyimlere kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını söyledi. Özellikle parabolik uçuşlarla kısa süreli yer çekimsiz ortam deneyimlerinin, uzay turizminin yeryüzündeki yansımaları arasında yer aldığını vurguladı. "Uzay turizmi dersi öğrencilerin bakış açısını değiştiriyor" Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen uzay turizmi dersinin öğrenciler üzerindeki etkisine değinen Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, bu dersin sosyal bilimler öğrencileri için yeni bir perspektif sunduğunu belirtti. Daha önce uzay ve mühendislik konularına uzak duran öğrencilerin, bu ders sayesinde konuya daha yakın hissettiklerini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, öğrencilerin ders kapsamında içerik üretmeleri, araştırmalar yapmaları ve kendi disiplinleriyle uzay konularını ilişkilendirmelerinin öğrenme sürecini güçlendirdiğini belirterek, bu yaklaşımın öğrencilerin hem motivasyonunu hem de yenilikçiliğini artırdığını söyledi. "Deneyimleyerek öğrenme ilgiyi artırıyor" Ders kapsamında uygulamalı öğrenme yöntemlerine de yer verildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, öğrencilerin uzayı deneyimleyerek öğrenmelerinin büyük bir fark oluşturduğunu ifade etti. Bu kapsamda gerçekleştirilen teknik geziler ve gözlem etkinliklerinin, teorik bilgiyi somut deneyimlerle desteklediğini söyledi. Öğrencilerin kendi içeriklerini üretmeye teşvik edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu süreçte dijital araçlar ve yeni teknolojilerin etkin bir şekilde kullanıldığını, bunun da öğrencilerin üretkenliğini artırdığını vurguladı. "Farkındalık etkinlikleri daha kapsayıcı olmalı" Öğrencilerin Dünya Astronomi Günü gibi özel günlere yönelik farkındalığının sınırlı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu durumun daha geniş katılımlı etkinliklerle aşılabileceğini belirtti. Kampüs genelinde düzenlenecek etkinliklerin yalnızca belirli bölümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, daha kapsayıcı organizasyonların önemine dikkat çekti. "Üniversiteler bu alanda öncü rol üstlenmeli" Türkiye’de astroturizm ve uzay turizminin gelişimi için üniversitelerin lokomotif rol üstlenmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, bu sürecin çok paydaşlı bir iş birliği gerektirdiğini ifade etti. Üniversitelerin yanı sıra yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemine değindi. Özellikle çocuklar ve gençlerin bu alana yönlendirilmesinin gelecekteki uzay çalışmalarının temelini oluşturacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, "Bir neslin hayali, diğer neslin teknolojisidir." sözleriyle açıklamalarını tamamladı.
İstanbul Yeni nesil bilgisayarlar, hızlı işlem gücüyle zaman kazandırıyor Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan cihazların performans kaybı, kurumsal ve bireysel verimlilikte doğrudan bir düşüşü de beraberinde getiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise daha hızlı işlem gücü, gelişmiş donanım ve kesintisiz kullanım deneyimiyle günlük işlerden profesyonel süreçlere kadar her alanda verimliliği artırıyor. Bahar ayları, kullanıcı alışkanlıklarında yenilenmenin hız kazandığı dönemler arasında yer alıyor. Teknolojik kullanım ömrünü tamamlayan bilgisayarlar ise performans kaybı nedeniyle hem bireysel hem kurumsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Yeni nesil cihazlar, gelişmiş donanım ve hız avantajıyla bu kaybı ortadan kaldırarak kullanıcı deneyimini yeniden şekillendiriyor. Yeni nesil bilgisayarlar hız ve akıcılığı yeniden tanımlıyor Uzun süre kullanılan bilgisayarlar; donanımsal eskime, dolu depolama alanı ve güncel yazılımlarla uyumsuzluk nedeniyle performans kaybı yaşayabiliyor. Açılış sürelerinin uzaması ve uygulama gecikmeleri, zaman kaybına dönüşüyor. Yeni nesil bilgisayarlar ise; güçlü işlemci, yüksek RAM kapasitesi ve hızlı depolama çözümleriyle çoklu görevlerde kesintisiz performans sunuyor. Bu sayede kullanıcılar daha kısa sürede daha fazla iş tamamlayabiliyor. Eski ve yeni cihaz arasındaki fark belirginleşiyor Eski bilgisayarlar temel ihtiyaçları karşılamakta zorlanırken, yeni nesil cihazlar kullanıcı beklentilerini aşan bir performans sunuyor. Uzaktan çalışma, online eğitim ve içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte güçlü donanıma olan ihtiyaç artıyor. Bu noktada cihaz seçimi, yalnızca konfor değil aynı zamanda verimlilik ve zaman yönetimi açısından kritik hale geliyor. Excalibur ile yüksek performanslı deneyim Excalibur, yüksek performansı ince ve taşınabilir formda sunarak kullanıcıların hız ve verimlilik beklentilerine yanıt veriyor. Yeni nesil işlemci ve ekran kartı kombinasyonu, yoğun iş yüklerinde akıcı bir deneyim sağlarken; gelişmiş soğutma sistemi ve hızlı depolama çözümleri kesintisiz kullanım imkânı sunuyor.