POLİTİKA - 11 Kasım 2025 Salı 11:52

MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.


MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu.


"Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"


10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.


Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti.


"Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"


Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu.


"Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"


MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.


MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi.


"Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"


Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:


"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur."


"Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"


Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu.


"Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"


Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç’tan Çarşı Melikgazi’ye ziyaret 27 Nisan’da kapılarını ziyaretçilerine açan Kayseri’nin yeni sembol değeri Çarşı Melikgazi, konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Çarşı Melikgazi’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Şehrin marka değerlerinin bir araya geldiği Çarşı Melikgazi’ye gösterilen yoğun ilgiyi dile getiren Başkan Memduh Büyükkılıç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Melikgazi Çarşı’mızdayız. Çok değerli başkanımıza ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum. Nezih bir ortam; şehrimizin markaları, değerleri burada buluşmuş. Kayseri’mizin güzel insanları da şu anda burada cıvıl cıvıl, pırıl pırıl alışverişlerini yapıyorlar; çarşımız dolup taşıyor. Cumanız mübarek olsun. Cenab-ı Allah esnaflarımıza helalinden bol rızık versin, alışveriş yapan dostlarımıza da hayırlı alışverişler diliyorum. Başkanımıza da ayrıca teşekkür ediyorum." Çarşı Melikgazi’nin resmi açılışına Ankara ve Kayseri protokolünün katılım sağlayacağını belirten Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Başkan Memduh Büyükkılıç’a ziyareti için teşekkür ederek, "Sayın Başkanım, ayağınıza sağlık. İnşallah yakın zamanda ufak tefek ilavelerimiz olacak, ardından resmi açılışımızı da bakanlarımız, milletvekillerimiz, Ankara ve Kayseri protokolünün katılımıyla hep birlikte gerçekleştirmiş olacağız" dedi.
Bursa ’’Bu araç benim’’ diyerek hırsızlık için girdiği araçtan inmeyen kadın tutuklandı Bursa’nın Orhangazi ilçesinde, hırsızlık amacıyla girdiği otomobilin sahibine yakalanınca aracı "Bu araç benim" diyerek sahiplenmeye çalışan ve uzun süre araç içinden inmeyerek direnen genç kadın, gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, dün akşam saatlerinde Hürriyet Mahallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yalova’dan geldiği öğrenilen genç bir kadın, hırsızlık amacıyla gözüne kestirdiği bir otomobilin kapısını arka camdan müdahale ederek açtı ve içeri girdi. Yanında getirdiği anahtarla aracı çalıştırmaya çalışan zanlı, bu sırada araç sahibine suçüstü yakalandı. "Asıl hırsız sizsiniz" diyerek direndi Aracın içinden inmeyi reddeden kadın, araç sahibine ve çevredeki vatandaşlara, "Bu araç benim, asıl hırsız sizsiniz, kocam içeri bineyim diye kapıyı açık bıraktı" şeklinde iddialarda bulunarak uzun süre direndi. Araçtan inmemekte ısrar eden kadın ile araç sahipleri arasında zaman zaman arbede yaşandı. Üzerinden çok sayıda anahtar çıktı Olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınan zanlının, Yalova’dan Orhangazi’ye hırsızlık yapmak amacıyla geldiği belirlendi. Genç kadının yapılan üst aramasında başka araçlara ait anahtarlar da ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Orhangazi Adliyesi’ne sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Bakanlıktan Görele Belediye Başkanı Dede’ye verilen cezaya itiraz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun’da ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan tutuksuz yargılanan ve Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede’ye verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunacak. Giresun’un Görele ilçesinin Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 10 Şubat’ta mahkemeye sevk edilmişti ve Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla bu suçtan tutuklanmıştı. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kapalı görülen davanın üçüncü duruşmasında, dava karara bağlandı. Duruşmada, Dede’ye ’Çocuğa Karşı Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası, cezayla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kararı verildi. Ayrıca Hasbi Dede’nin kızı A.B. Dede’nin ’suç üstlenme’ suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Dede’ye verilen alt sınır olan 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunulacak. Bakanlık yetkilileri, "Mahkeme, üst sınırdan verseydi ceza 4,5 yıla kadar çıkabilirdi. Dosya kapsamında 4,5 yıl vermemesini haklı gösterecek bir gerekçe olmaması, cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünden karara itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı.