POLİTİKA - 11 Kasım 2025 Salı 11:03

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "MHP’nin siyaseti en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, ipotek altında bir siyaset altında görülemez"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "MHP’nin siyaseti en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, ipotek altında bir siyaset altında görülemez"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.


MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu.


"Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"


10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.


Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti.


"Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"


Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu.


"Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"


MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.


MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi.


"Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"


Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:


"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur."


"Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"


Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu.


"Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"


Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.


(OHÖ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği: İzinsiz gösteri ve yürüyüş yapan 575 kişi gözaltına alındı İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı’nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu. Valilik, tedbir kararlarına uymayıp izinsiz gösteri yapan 575 kişinin gözaltına alındığını belirtti. İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlanmasına ilişkin açıklama yaptı. İzinli mitinglerin Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı’nda coşkuyla kutlandığını belirten Valilik, açıklamada şu ifadelere yer verdi: "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Valiliğimizce verilen izinle Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı’nda düzenlenen mitinglerde coşkuyla kutlandı. Alınan kararlara uyarak bu özel günü hakkıyla - coşkuyla kutlayan tüm sendika, STK ve emekçilere; bununla birlikte, şehrimizin güvenliği, vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gece gündüz görev yapan polisimize teşekkür ediyoruz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün şehrimizde huzur içinde geçirilebilmesi için alınması gereken tedbirler de daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs’ta da, Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. Bu gruplara İstanbul Emniyetimizin ilgili birimlerince gerekli müdahaleler yapılmıştır. Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahısların işlemleri, emniyet birimlerinde devam etmektedir."
Bolu Trendyol 1. Lig: Boluspor: 3 - Serikspor: 1 Trendyol 1. Lig’in 38. haftasında Boluspor sahasında Serikspor’u 3-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar 12. dakikada sağ kanattan Anıl’ın ceza sahası içine yaptığı ortada kaleci Bartu topu yumruklayarak uzaklaştırmak istedi. Kısa düşen topu önünde bulan Lev Skvortsov’un vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0 69. dakikada Harun Alpsoy’un ceza sahası dışından yaptığı vuruşta meşin yuvarlak sağ köşeden filelere gitti. 1-1 75. dakikada ceza sahası içine yapılan ortaya Doğan Can Davas voleyle topu ağlara yolladı. 2-1 90. dakikada kontratakta Deniz Yıldız, ceza sahasına girerek topu filelere gönderdi. 3-1 Stat: Bolu Atatürk Hakemler: Hakan Ülker, Kemal Mavi, Mehmet Pekmezci Boluspor: Bartu Kulbilge (Kaan Alp Dizbay dk. 76), Lucas Lima, Abdulsamet Kırım, Arda Tuğra Saygı (Emre Soykan dk. 83), Gökhan Akkan, Onur Öztonga, Doğan Can Davas, Mustafa Çaylı (Deniz Yıldız dk. 76), Harun Alpsoy (Burak Topçu dk. 89), Mario Balbudia, Temel Çakmak (Erdem Dikbasan dk. 46) Yedekler: Can Arda Yılmaz, Ensar Akbulut Teknik Direktör: Nevzat Dinçbudak Serikspor: Ender Güneş, Aleksandr Martynov, Cengiz Demir, Alan Montes, Ekrem Terzi (Gökhan Altıparmak dk. 71), Lev Skvortsov, Michal Nalepa, Emre Nefiz (Alperen Köşker dk. 71), Anıl Koç, Iliya Sadygov, Şeref Özcan Yedekler: Mehmet Demirözü, Ahmet Daniel Akyıldız, Muhammed İlham Mallayev, Berkan Çoban, Tunahan Başak, Servet Kaş Teknik Direktör: Branimir Petrovic Goller: Lev Skvortsov (dk. 12) (Serik Belediyespor), Harun Alpsoy (dk. 69), Doğan Can Davas (dk. 75), Deniz Yıldız (dk. 90) (Boluspor) Sarı kartlar: Şeref Özcan (Serik Belediyespor), Temel Çakmak, Lucas Lima (Boluspor)
Siirt Siirt’te "Siber Vatan Programı" tanıtıldı Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Aykut Aniç’in katılımıyla Siirt Üniversitesi’nde "Siber Vatan Programı" kapsamında bilgilendirme ve tanıtım programı düzenlendi. Siirt Üniversitesi konferans salonunda gerçekleştirilen programında, siber güvenlik alanında Türkiye’nin insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen Siber Vatan Programı öğrencilere tanıtıldı. Programa akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, programında yaptığı konuşmada siber güvenliğin günümüz dünyasında stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, gençlerin bu alana yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Aniç, "Siber Vatan Programı ile gençlerimizin teknik bilgi ve becerilerini artırmayı, onları ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilecek seviyeye taşımayı hedefliyoruz" dedi. Program kapsamında katılımcılara; siber güvenlik temelleri, ağ güvenliği, etik hackerlık, zararlı yazılım analizi ve kriptoloji gibi alanlarda eğitimler verileceği aktarıldı. Ayrıca başarılı öğrencilerin siber güvenlik kamplarına katılacağı ve CTF gibi yarışmalarla pratik deneyim kazanacağı belirtildi. Yetkililer, programın üniversite öğrencileri ve yeni mezun gençler başta olmak üzere siber güvenliğe ilgi duyan herkese açık olduğunu ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.