ÇEVRE - 01 Mayıs 2026 Cuma 10:40

Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek

A
A
A

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, 2026 yılı başında gerçekleşen yoğun kar yağışının yer altı su sistemlerini besleyerek sadece bu yılı değil, 2027 yılını da olumlu etkileyeceğini söyledi.

Van Gölü Havzası'nda uzun süredir etkili olan kuraklık ve buna bağlı su çekilmesi, 2026 yılının ilk aylarında kaydedilen rekor yağışlarla birlikte yerini toparlanma sürecine bıraktı. Bölgede son yıllarda kış aylarının yağışsız geçmesi hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından ciddi riskler oluştururken, bu yılın başından itibaren etkili olan kar yağışı havzanın su bilançosuna nefes aldırdı. Özellikle yer altı su kaynaklarının beslenmesi noktasında hayati önem taşıyan bu yağışlar, göl seviyesindeki düşüşün durması ve ekosistemin yeniden canlanması adına stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yılki karın sadece yüzey sularını değil, toprağın derinliklerindeki su depolarını da uzun vadeli olarak desteklediğini belirtiyor.

"Yağışlarda ciddi bir sapma var"

İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmiş yıllara oranla yağış takviminde ciddi sapmalar yaşandığını belirtti. Prof. Dr. Alaeddinoğlu, "Havzayı ilgilendiren iki ekstrem değer var; bunlardan biri kasım, diğeri nisan ayıydı. Havza, geçmişte özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağış alırdı. Kış aylarında da yağış görülürdü ancak en çok yağış bahar aylarında, özellikle de kasım ve nisan aylarında düşerdi. Ancak günümüzde bu yağışlarda ciddi bir sapma var. Sonbaharda düşen o yağışlar artık maalesef gerçekleşmiyor; burada radikal bir değişiklik söz konusu" dedi.

"Yoğun kar yağışının etkisi 2027 yılına da sarkacak"

Kar yağışının yağmurdan farklı olarak ekosisteme daha kalıcı fayda sağladığını dile getiren Alaeddinoğlu, "Özellikle havza, bölge ve ülke açısından kar yağışı büyük önem taşıyor. Çünkü kar yağışı, yağmurda olduğu gibi hemen eğim doğrultusunda akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere veya göllere dökülmüyor; aksine büyük ölçüde yer altı su sistemlerini besliyor. Böylece yaz aylarındaki ekstrem sıcaklıklarda dahi yer altı su sistemleri korunmuş, yani buharlaşmamış oluyor. Yer altı su sistemleri zayıf noktalardan yüzeye çıkarak kaynak sularını oluşturuyor, bu kaynak suları da akarsuları besliyor. Bu sayede akarsular yıl boyunca akışını sürdürme şansına sahip oluyor. Bu yıl gerçekleşen kar yağışı, havzanın 2026 yılını büyük ölçüde kurtardı. Bu veriler ışığında sorunsuz bir yaz geçireceğimizi söylemek mümkün. Dahası, yer altı su sistemlerini besleyen bu yağışların topraktaki yolculuğu akarsulardaki gibi hızlı değildir. Suyun yer altındaki hareketi toprağın yapısına bağlı olarak günde bir metre ilerleyebilir; bu yolculuk toprak yapısına bağlı olarak bazen 1, bazen 2, bazen de 10 yıl sürebilir. Suyun hemen akışa geçmeyip alt katmanlardaki yolculuğuna devam etmesi nedeniyle, bu yoğun kar yağışının etkisinin aslında 2027 yılına da sarkacağını söyleyebiliriz. Kaynak suları 2027'de de yer altı su sistemlerini ve akarsuları beslemeye devam edecek, dolayısıyla havzanın ihtiyaç duyduğu suyun en azından bir kısmını karşılayacaktır. Yani önümüzdeki yıl alacağımız yağışlar bir yana, bu yıl kar şeklinde düşen yağışları aslında 2027 için de bir fırsat ve avantaj olarak değerlendirmek gerekir" diye konuştu.
Dağlık alanlardaki kar örtüsünün henüz tamamen erimediğini ve bunun da bir avantaj olduğunu değerlendiren Alaeddinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sıcaklığın çok yüksek değerlere çıkmayışı, dağlık sahalardaki karların henüz tam erime safhasına geçmediğini gösteriyor. Bu karların erimesiyle beraber hem akarsu sistemlerinde hem baraj doluluk oranlarında hem de Van Gölü başta olmak üzere tüm göllerde bir iyileşme yaşanacak. Bu yılın, halkımızın arzu ettiği o manzaranın tekrar görünür olmasını sağlayacak bir dönem olacağını değerlendirebiliriz."

Yılmaz Sönmez - Mehmet Salih Akkuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Milli sporcuların yüksek irtifa durağı Van oldu: Şampiyonalar öncesi güç depoladılar Van, Avrupa ve dünya şampiyonaları öncesinde 12 farklı ilden gelen muay thai milli sporcularını yüksek irtifa kampında ağırladı. Van, 25-30 Nisan tarihleri arasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen muay thai milli sporcularının hazırlık kampına ev sahipliği yaptı. Adana, İzmir, Aksaray, Kastamonu, Manisa, İstanbul, Sivas, Muş, Şanlıurfa, Kocaeli, Tokat ve Artvin illerinden kente gelen sporcular, zorlu şampiyonalar öncesinde yüksek irtifada kondisyon depoladı. Avrupa ve dünya şampiyonasına Van’da hazırlandılar Avrupa ve dünya şampiyonası hazırlıkları kapsamında düzenlenen kampa 25 sporcu ile birlikte 5 milli takım antrenörü katıldı. Milli Takım Antrenörü Vedat Akbulut ve Muay Thai Van İl Hakem Kurulu Başkanı Hamza Kancura’nın da hazır bulunduğu kamp süresince yoğun bir antrenman programı uygulayan sporcular, Van’ın coğrafi avantajlarını performanslarını artırmak için kullandı. "Beklediğimizden daha verimli bir kamp oldu" Kamp süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Muay Thai Van İl Temsilcisi Önder Şahin, sürecin başarısına dikkat çekti. Şahin, "Beklediğimizden daha verimli bir kamp dönemi geçirdik. Bu kampların tekrarını düşünüyoruz. Bütün sporcularımıza iyi geldiğini düşünüyoruz. Kamp süresince beraber çalıştığımız Bölge Başkan Yardımcımız 5. Kademe Teknik Direktör Dr. Sinan Ağlar, Milli Takım Antrenörü Öztürk Akpolat, Antrenörümüz Metin Bayram ile başarılı bir süreç yönettik" dedi. Hem spor hem turizm tanıtımı Van’ın doğal ve tarihi güzelliklerinin sporcular için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Önder Şahin, teşekkürlerini şu sözlerle iletti: "Vali Ozan Balcı ile Gençlik ve Spor İl Müdürü başta olmak üzere desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz. Bundan sonrası için de ilimizin hem temiz havası hem doğası açısından sporcularımızın burayı tercih etmesini istiyoruz. Ayrıca kamp sayesinde kentimizin tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımına da katkı sağlıyoruz." Van’da tamamlanan bu kritik hazırlık döneminin ardından milli sporcular, şampiyonalarda Türkiye’yi temsil etmek üzere moral ve kondisyon depolamış bir şekilde kentten ayrıldı.
Aydın Başkan Çerçioğlu, vatandaşları kültür ve sanatla buluşturuyor Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği tüm hızıyla sürüyor. Şenlik etkinlikleri kapsamında her gün Aydın’ın farklı ilçelerinde tiyatro oyunları, müzikaller, konserler ve sergiler düzenleniyor. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği etkinlikleri kapsamında bu hafta da Didim, Efeler, Nazilli, Karacasu, İncirliova, Yenipazar ve Koçarlı ilçelerinde birbirinden eşsiz eserler vatandaşlarla buluştu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikler, her yaştan vatandaş tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinliklere katılan vatandaşlar, kültür ve sanata desteklerinden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Aydın Kültür ve Sanat Şenliği devam edecek Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Aydın Kültür ve Sanat Şenliği, kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmayı sürdürecek. Şenlik etkinlikleri kapsamında; 1 Mayıs Cuma günü Koçarlı’da ‘Çalıkuşu’ oyunu, 2 Mayıs Cumartesi günü Didim’de ‘Çalıkuşu’ oyunu, 3 Mayıs Pazar günü Nazilli’de ‘Çalıkuşu’ oyunu, 4 Mayıs Pazartesi günü Yenipazar’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 5 Mayıs Salı günü Efeler’de ‘Eller Yukarı’ oyunu, 6 Mayıs Çarşamba günü Karacasu’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 7 Mayıs Perşembe günü Didim’de ‘Kader Böyleymiş’ oyunu, İncirliova’da ‘Eller Yukarı’ oyunu ve Nazilli’de ‘Sihirli Notalar’ konseri, 8 Mayıs Cuma günü Didim’de ‘Unutulmayan Şarkılar’ konseri ve Koçarlı’da ‘Eller Yukarı’ oyunu, 9 Mayıs Cumartesi günü Didim’de ‘Eller Yukarı’ oyunu ile 10 Mayıs Pazar günü Nazilli’de ‘Eller Yukarı’ oyunu sahnelenecek. Etkinlikler; Yenipazar’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Efeler’de Şükran Güngör - Yıldız Kenter Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi’nde, İncirliova’da İncirliova Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda, Koçarlı’da Mevlüt Şahinci Konferans Salonu’nda, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nde ve Nazilli’de Yeşilyurt Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Etkinlikler için ücretsiz biletler; Yenipazar’da Yenipazar Belediyesi’nden, Efeler’de Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nden, Karacasu’da Karacasu Kültür Merkezi AYBA biriminden, İncirliova’da İncirliova Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nden, Koçarlı’da Aydın Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası AYBA biriminden, Didim’de Atatürk Kültür Merkezi’nden ve Nazilli’de 23 Nisan Parkı Öğrenci Çalışma Salonu’ndan temin edilebilecek.
Nevşehir Kapadokya’da eski halılar ustaların elinde yeniden hayat buluyor Kapadokya’da halı tamiri yapan 40 yıllık usta Ramazan Akgül, eski ve antika halıları yeniden onararak ekonomiye kazandırdıklarını söyledi. İlkokuldan sonra halı tamiri mesleğine başladığını belirten Ramazan Akgül, mesleği çekirdekten yetişerek öğrendiğini ifade etti. Uzun yıllar İstanbul Kapalıçarşı’da çalıştığını anlatan Akgül, Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen değerli halıların tamirini yaptığını kaydetti. Kapadokya’ya ilk kez geldiğini ve bölgeyi çok beğendiğini dile getiren Akgül, bölgede çalışmaya devam ettiğini söyledi. Turistlerin eski halılara ve tamir süreçlerine yoğun ilgi gösterdiğini belirten Akgül, "Eski halıları çöpe atmaktansa ülke ekonomisine kazandırıyoruz" dedi. Halı tamirinin sabır isteyen zor bir meslek olduğunu vurgulayan Akgül, bazen bir halının tamirinin bir günde tamamlanabildiğini, bazen ise aylar hatta yıllar sürdüğünü belirtti. Bir halı üzerinde 1,5 yıl çalıştığını söyleyen Akgül, "Bizim işimiz tek tek iğne ve tığ ile yapılıyor. Adeta iğneyle kuyu kazıyoruz" diye konuştu. Antika halılarda tamirin belli olmamasının büyük önem taşıdığını ifade eden Akgül, 100 yıllık bir halının onarımında aynı döneme ait ip ve renk tonlarının bulunması gerektiğini söyledi. Akgül, "300 yıllık halı tamir ettim, sahibi tamirin yerini bulamadı. Tamir görünürse zaten kıymeti kalmaz" ifadelerini kullandı. Mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydeden Akgül, yeni çırak yetişmediğini belirterek Türkiye’de bu işi yapan yaklaşık 500 kişi kaldığını söyledi. Akgül, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği desteklerle mesleğin yeniden canlanabileceğini sözlerine ekledi. Satış temsilcisi Aysel Solak ise tedarik ettikleri eski halılar arasında tamir ve tadilat gerektiren ürünlerin ustalar tarafından titizlikle onarıldığını söyledi. Solak, "Tamiri tamamlanan halıları yıkayıp temizledikten sonra tezgahımıza koyuyoruz. Yabancı turistler özellikle eski halılara yoğun ilgi gösteriyor. En çok Amerika ve Avrupa’dan gelen turistler satın alıyor" dedi. İş yerinde 300 yıllık bir halının da sergilendiğini belirten Solak, "Bu halıyı korumak amacıyla hiç dokunmadan olduğu gibi sergiliyoruz. Gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.