POLİTİKA
Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500’e yakın yeni istihdamı Eskişehir’imize kazandırzacağız" 01 Mayıs 2026 Cuma - 18:54:48 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı Eskişehir’imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu. Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir’e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye’nin dünyanın ilk 5’inde olmasını hedeflediklerini söyledi. "600 milyon dolarlık bir yatırım olacak" Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026’ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir’imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir’in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi. "Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış" Eskişehir’in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995’te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi’ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:25 AK Parti 1 Mayıs’ta işçileri unutmadı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla AK Parti Elazığ İl Başkanlığı sanayi sitesindeki işçilerle bir araya geldi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla AK Parti Elazığ İl Başkanlığı tarafından yoğun bir program gerçekleştirildi. Gün boyunca sahada olarak emekçilerle bir araya gelen AK Parti heyeti, işçileri bu özel günlerinde unutmadı. AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ve il yönetimi, gün boyu süren program kapsamında sanayi esnafına yönelik ziyaretler gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde, sanayi esnafının talep ve önerileri dinlenirken, işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlandı. Heyet, üretimin ve emeğin önemine vurgu yaparak çalışanlara destek mesajı verdi. AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, emeğin ve alın terinin toplumun en kıymetli değeri olduğunu vurgulayarak, "Üreten, çalışan ve şehrimizin kalkınmasına katkı sunan tüm emekçi kardeşlerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Sanayimizde, atölyelerimizde ve sahada alın teri döken her bir kardeşimiz, güçlü Türkiye’nin yapı taşlarını oluşturmaktadır. Bizler de AK Parti teşkilatları olarak emekçilerimizle her zaman bir arada olmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da değerlendirmesinde, emeğin şehirlerin gelişimindeki en temel unsur olduğunun altını çizerek, "Alın teriyle üreten, şehrimizin büyümesine katkı sunan tüm emekçi kardeşlerimizin her zaman yanındayız. Elazığ Belediyesi olarak istihdamı artıran, üretimi destekleyen ve çalışma hayatını kolaylaştıran projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Daha güçlü bir Elazığ için emekçilerimizle birlikte çalışmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:04 Karaman’da yeni çevre yolunun 1. etabı törenle açıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 kilometrelik Karaman Çevre Yolu 1. Etabı’nın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, Karaman’a köklü mirasına yakışır eserleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaptıkları çalışmalarla kazandırmak için çalıştıklarını söyledi. Karaman Çevre Yolu 1. kısım açılış töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, Karaman’da 288 kilometre uzunluğundaki tek platformlu bir gidiş ve geliş şeklinde yolları yenilediklerini belirterek, kentte, çevre yolları, viyadükler, köprüler, üst geçitler, kavşak ve köprülü kavşaklar gibi birçok önemli projeyi tamamladıklarını kaydetti. Uraloğlu, şuanda Karaman Çevre Yolu 2. etabı, Karaman-Bucakışla-Ermenek, Ermenek-Mut, Taşkent-Alanya ayrımı ve Sarıveliler Yolları ve Sertavul Tüneli gibi 5 önemli karayolu projesinde çalışmaların devam ettiğini de aktardı. "Çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edilecek" Karaman’ın Konya-Mersin-Antalya illeri arasında doğal ve tarihi güzellikleriyle turizm hareketliliği yaşadığını, trafik yoğunluğunun azaltılması için çevre yolu projesinin hayata geçirildiğini ifade eden Uraloğlu, "Şehirdeki araç sayısının 120 bini aşması ve Konya-Mersin-Antalya arasındaki önemli transit koridorunda yer alması nedeniyle ciddi trafik yoğunluğu oluşuyordu. Bu durum hem şehir içi trafiği olumsuz etkiliyor hem de lojistik, tarım ve ticaret faaliyetlerini yavaşlatıyordu. Bu nedenle Karaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirmek ve geleceğe taşımak için toplam 21 kilometre uzunluğundaki Karaman Çevre Yolu Projemizi 2 kısım halinde hayata geçirdik. Açılışını gerçekleştirdiğimiz 12 kilometrelik 1. Etabı bitümlü sıcak karışım kaplamalı, 2 gidiş ve 2 geliş toplam 4 şeritli bölünmüş yol olarak tamamladık. Hizmete sunduğumuz bu kesimde, 3 köprülü kavşak, 1 hemzemin kavşak, 1 viyadük, 2 köprü, 3 altgeçit ve 20 menfez inşa ederek modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini de hayata geçirdik. Ayrıca yörenin bitki örtüsüne uygun 5 bin 200 fidan diktik. 70 bin metrekare kavşak ile refüj alanında kuru peyzaj çalışması yaparak su tasarrufu sağlayan, estetik ve sürdürülebilir bir çevre düzeni oluşturduk" dedi. Uraloğlu, çevre yolunun trafiğe açılan ilk kısmının Karaman-Adana ve Karaman-Mersin yolları arasındaki bağlantıyı sağlayarak, transit geçişleri şehir merkezine girmeden daha güvenli, hızlı, konforlu ve akıcı kıldığını kaydetti. Karaman Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere üretim ve ticaret alanlarına erişimi daha hızlı ve güvenli hale getirdiklerine dikkat çeken Uraloğlu, çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edileceğini, ayrıca akıcı trafik sayesinde yıllık karbon salınımının bin 361 ton azalarak çevresel sürdürülebilirlik ve iklim dostu ulaşım hedeflerine katkı sağlanacağını vurguladı. Çevre Yolu’nun 2. Etabı’nın gelecek sene bitirilmesi planlanıyor Karaman Çevre Yolu 2. Etabı’nda yapım çalışmalarının devam ettiğini belirten Uraloğlu, "Çevre yolumuzun yapım çalışmalarına devam ettiğimiz 9,4 kilometre uzunluğundaki 2. kısmın da tamamlanmasıyla Karaman-Konya Devlet Yolu güzergahını da çevre yolu ağına entegre etmiş olacağız. Böylece yolun daha etkin bir şekilde hizmet sunmasını sağlayarak Karaman’a daha modern, daha akıcı, daha güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım altyapısına kavuşturacağız" ifadelerini kullandı. Çevre Yolu’nun 2. etabının gelecek sene bitirilmesinin planlandığını aktaran Uraloğlu, projenin bu sene bitmesi için gayret edeceklerini kaydetti. Hızlı Tren Hattı açıldığından bu yana yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hizmet verdi Uraloğlu, Karaman’da kara yolu projelerinin yanı sıra demir yolu ulaşımının da güçlendirilmesi için çalıştıklarını belirterek, "İl sınırlarımız içerisindeki 177 kilometrelik mevcut eski hattımızın tamamını modernize ettik. Karaman OSB iltisak hattını tamamladık. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nı 8 Ocak 2022’de hizmete açtık. Açıldığı günden bu yana Karaman ile Konya, Ankara ve İstanbul arasında yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım hizmeti sunduk. Bu hattın devamı olan toplam 135 kilometre uzunluğundaki Karaman-Ulukışla hattımızı da saatte 200 kilometre hıza uygun şekilde inşa ediyoruz. Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı, sadece bölgesel değil, uluslararası ölçekte lojistik ve yolcu taşımacılığında büyük bir dönüşümün kapısını aralayacak çok önemli bir projedir. Tamamlandığında hattımızın yük potansiyeli 34 milyon ton, yolcu potansiyeli ise yıllık 2,7 milyon olacak. Hat, Konya-Karaman-Ulukışla arasındaki seyahat süresini 3 saat 40 dakikadan yaklaşık 1 saat 35 dakikaya düşürecek. Ayrıca Marmara, İç Anadolu, Ege ile Akdeniz bölgeleri, hatta Güneydoğu Anadolu arasında hızlı tren bağlantısını da sağlamış olacağız. İnşallah projemizi önümüzdeki yılın son çeyreğinde tamamlayarak hizmete almayı planlıyoruz. Yine hattımızın devamında Ulukışla-Yenice arasında şimdilik konvansiyonel hatla, sonrasında da bu güzergah için ihalesini bu yılın ilk ayında yaptığımız Aksaray-Yenice arasındaki hızlı tren hattıyla başta Mersin olmak üzere Adana, Osmaniye ve Gaziantep’teki üretim ve lojistik merkezlerine ulaştırmış olacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Karaman Çevre Yolunun 12 kilometrelik 1. Etabı yapılan duanın ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile protokol üyeleri tarafından hizmete açıldı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "MHP’nin siyaseti en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, ipotek altında bir siyaset altında görülemez"
11 Kasım 2025 Salı - 11:03 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "MHP’nin siyaseti en başta CHP ve diğer yedekleri gibi icazetli, ipotek altında bir siyaset altında görülemez" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen partisinin grup toplantısında konuştu."Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir"10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla sözlerine Atatürk’ün, "Kuvayı Milliye, namuslu bir insanın yastığının altındaki tabancaya benzer. Namusunu korumak için herhangi bir ümit kalmadığı anda hiç olmazsa şereflice ölmeye yarar" sözleri ile başlayan Bahçeli, "Hiç kuşkusuz, hiç tereddütsüz, hiç sorgusuz-sualsiz diyebilirim ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetidir, Türk milletinin hürriyet meşalesidir. Bu meşale sönmeyecek, hür ve müstakil geleceğimizi ışıtan kutlu eser ve emanetleri asla ziyan edilmeyecektir. Karanlık bir samanlıkta olmayan iğnenin arayışıyla ömür tüketen, bu müflis çılgınlıkla geçmişin kuytularında husumet ve fitne kazıları yapan şeytanlaşmış odakların ıslah olmaları, insafa gelmeleri; artık ellerini ve dillerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten uzak tutmaları samimi dileğimdir" ifadelerini kullandı.Bahçeli, 10 Kasım’da Kocaeli Valiliği’nin ve Kocaeli Müftülüğü’nün almış olduğu karar doğrultusunda il genelindeki camilerde Atatürk’ü Anma Programı mucibince Mevlid-i Şerif okutulmasını takdir ve şükranla karşıladığını kaydetti."Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı?"Atatürk’ün yok sayıldıkça çoğalacağını, saldırıya uğradıkça milli gönüllerde çağlayacağına işaret eden Bahçeli, "Vefatının üzerinden 87 yıl geçmiş olmasına rağmen haksız ve hayasız saldırılara ısrarla maruz kalan, yalan ve yanlış iddiaların boy hedefi yapılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şayet hiç olmasaydı, acaba hangi müstevli bayraklar semalarımızda dalgalanır, ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’ni muhafaza ve müdafaa vazifesinden hiçbir nesil ayrılmayacak, Türk milleti emanete leke düşürmeyecektir. Ebediyete irtihalinin 87’inci yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dava ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum" şeklinde konuştu."Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir"MHP’nin vizyonunun kısıtlı, kırılgan ve kısa menzilli bir çerçevede tanımlanamayacağını belirten Bahçeli, "Bir gerçek vardır ki, o da Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın kaderi milletin kaderi, devletin bekası ve istikbalidir. Bizim onun bunun suçlamalarına kanarak ve sahtekarlıklarına aldanarak siyaset yapmamız aklın ve 56 yıllık mazimizin inkarıdır. Hamd olsun biz inkarcı değiliz, dosta güven, düşmana korku veren Milliyetçi Ülkücü Hareketiz. Bizim hakkımızda tek söz ve karar sahibi büyük Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türk milletinin güçlü nefesi, gür sesi, parlak geleceğinin müjdesidir. Su olmayan yerde balık avına çıkan, kalplerinde tortulaşan kiri husumet saçan eylemleriyle teyit eden çevreler bizimle boy ölçüşemez, bizimle aşık atamaz, bizim yanımızdan bile geçemez" ifadelerine yer verdi.MHP lideri Bahçeli, "Hayırlı Günler Komşum" ziyaretleriyle "Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları çerçevesinde 81 ilde, 710 ilçede ve toplamda 4 bin 836 programla gerçekleştirdiklerini dile getirerek Türkiye’nin ve Türk milletinin her sorununa Türk milliyetçilerinin söyleyecek bir sözü, paylaşacak bir cevabının olduğunu söyledi."Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür"Azerbaycan halkının ve Türk milletinin 8 Kasım Zafer Günü’nü tebrik eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"Karabağ’ın yeni baştan inşa ve ihya çalışmalarının hızla devamını, Güney Kafkasya’da yeşeren, gittikçe genişleyen barış, huzur ve istikrar atmosferini yakinen takip ediyor, bundan da bahtiyarlık duyuyoruz. Bilhassa Azerbaycan ile Ermenistan arasında tesis edilen ve barışçıl arayışları güçlendiren 8 Ağustos tarihli Washington Mutabakatı’nın zamanla önyargıların kilidini açacağını, ihtilafları ayıklayacağını düşünüyor ve bu çerçevede atılan müspet adımların sonuç vereceğine inanıyoruz. Temennimiz iki taraflı görüşme ve diyalogların sağduyuyla sürdürülmesi, barış çabalarının kökleşerek bölgeye hakim olmasıdır. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağlar çok sağlam ve köklüdür. İki devlet tek millet gerçeğinden hareketle Türk tarih ve kültürünün kaynaştırıcı ve kucaklaştırıcı misyonu gücümüze çok daha güç katacaktır. Türk Devri’nin iki parlayan devleti karanlık senaryolara, kirli lobilerin ve Siyonist-emperyalist tetikçilerin kumpaslarına geçit vermeyecek, tasada bir, zaferde bir olmaya kararlılıkla devam edecektir. Elbette Türkiye ile Azerbaycan’ın milli, tarihi, kültürel ve stratejik ortaklığı kimi çevreleri rahatsız etmektedir. Bunu biliyor, görüyor ve her zaviyeden izliyoruz. Zemzem diye takdimi yapılan zehri kimin ürettiğinin farkındayız. Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına, tarihi ve siyasi kazanımlarına pusu kuran, yan bakan, tuzak hazırlayan, hançer sallayan hangi mihrak, hangi devlet veya güç merkezi olursa olsun hasımdır ve hezimet yaşamaya mahkûmdur.""Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur"Türkiye’nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla öncü rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, "Gerek Türk dünyasının, gerek İslam toplumlarının barış, huzur ve refah içinde var olabilmesi, kronik ve konjoktürel sorunların geniş bir uzlaşma ortamında çözülebilmesi evvela samimi ve dürüst dayanışmayla, karşılıklı hak ve çıkarlara saygıyla mümkün olacaktır. Siyasi, ekonomik ve ticari bağların mukavemetiyle; dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin Türk Devri olacağından kuşkumuz yoktur. İnsanlık gerilim ve kutuplaşmalardan dolayı yorgun düşmüştür. Savaş ve soykırım suçu işleyen Siyonist vandallık dünya çapında protesto ve telin edilmektedir. Gazze’ye ulaşması gereken insani yardımlar engellenmektedir. Susuzluk, açlık ve ilaç yokluğu Filistin halkını en az hunhar operasyonlar kadar müessif ve mütemadi şekilde etkilemektedir. Türkiye’nin çıtası yüksek, çok yönlü, dinamik, dengeli, gerçekçi, aynı zamanda ahlaki ve insan temelli diplomatik temasları ve dış politik vizyonu barış ve huzur kuşağının çevremizde vasat bulmasına doğrudan doğruya hizmet etmektedir. Azerbaycan-Ermenistan’dan sonra, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın ateşkes ve barışla sonuçlanması, Gazze’de kalıcı ateşkes ve barışın sağlanması, Hakeza Afrika ve diğer coğrafyalarda barışçıl arzuların sivrilip serpilmesi, Irak ve Suriye’de siyasi ve toprak bütünlüğüyle iç barış, kardeşlik ve birliğin kurumsallaşması yaşanabilir bir dünyanın yegâne anahtarıdır" diye konuştu."Ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız"Bahçeli, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili, "Terörsüz Türkiye’nin şafağı sökecek, yüreklerimizde dikilen fideler meyvesini yakında verecektir" ifadelerini kullanarak, "Türk milleti yaklaşık iki yüz yıldır ekonomik baskılara, diplomatik tehditlere, siyasi dayatmalara maruz kalmıştır. Yine de daha huzurlu bir hayat, daha güvenli bir toplum, daha istikrarlı bir ekonomi, daha güçlü bir devlet özlemi milli yüreklerde kor gibi durarak alev alacağı zamanı beklemiştir. Aziz milletimiz yoksul, yorgun, yılgın, bitkin, durgun ve düşkün olduğu dönemlerde bile umudunu hiç kaybetmemiş, kutlu hedeflerinden en ufak sapma göstermemiştir. Zalim sömürgecilerin stratejik hesapları devleşmiş iman karşısında tıpkı çorap gibi sökülmüş, tıpkı kumdan kaleler gibi devrilmiştir. Nezih mizaçlı insanımız ekmeğini büyütmek, aşını kaynatmak, işini bulmak, ekonomik güvenliğini tesis ve temin etmek için her zorluğa katlanmış, her çileye dayanmıştır. Fakat siyasi, tarihi, kültürel varlığımız emperyalist ambargo ve yaptırımlarla taciz edilmiş, sürekli tahribata uğramıştır. Bu nedenle yaşadığımız ekonomik ve siyasi sorunların içyüzünü, can alıcı noktalarını doğru tahlil, doğru yorumlamak zorundayız. Eklektik ve mütereddit yorumların, peşin yargıyla beslenmiş, siyasi hırsla perçinlenmiş, husumetle derinleşmiş değerlendirmelerin bizi bir yere götürmesi, sağlıklı sonuçlara kapı aralaması imkansızdır. Bu ülke hepimizindir. Bu vatan üzerinde yaşayan her insanımızın yeryüzü cennetidir. Temiz bir dil kullanmak, empati kurmak, erdemli olmak, meseleleri geniş bir açıyla ele almak öncelikle siyasi partilerin, sonra da herkesin müşterek sorumluluğudur" dedi.(OHÖ-
Sayıştay raporu: Altınordu Belediyesi’nden tasarruf tedbirlerine aykırı 9,9 milyon TL’lik harcama
11 Kasım 2025 Salı - 10:19 Sayıştay raporu: Altınordu Belediyesi’nden tasarruf tedbirlerine aykırı 9,9 milyon TL’lik harcama Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporuna göre Altınordu Belediyesi, Cumhurbaşkanlığı’nın tasarruf genelgelerine aykırı şekilde 9 milyon 952 bin TL tutarında harcama yaptı. Sayıştay Başkanlığı, Ordu Altınordu Belediyesi 2024 yılı denetim raporunu açıkladı. Raporda toplam 17 bulgu yer aldı. Denetim raporunda en dikkat çekici bulgulardan biri, belediyenin doğrudan temin yöntemiyle yaptığı harcamaların Cumhurbaşkanlığı tasarruf genelgelerine aykırı olması oldu. Sayıştay denetçileri, 2024 yılında Altınordu Belediyesi tarafından; basın-yayın ve abonelik hizmetleri için 680 bin 392 TL, resmi bayram dışındaki tanıtım ve ilan hizmetleri için 3 milyon 5 bin 500 TL, sosyal yardım niteliği taşımayan çeşitli eşya alımları için 1 milyon 699 bin 900 TL, "organizasyon, konser ve hediyelik eşya alımları" için 4 milyon 599 bin 450 TL olmak üzere toplam 9 milyon 952 bin 242 TL tutarında alım yapıldığını tespit etti. Sayıştay raporunda, söz konusu alımların hem 2021/14 hem de 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgelerine aykırı olduğu belirtildi. Her ne kadar belediye yönetimi "resmî bayram dışı ilan yapılmadığını" savunsa da, incelemede "Gazeteciler Günü, yeni yıl kutlaması" gibi "resmî olmayan günlerde yapılan tanıtım harcamaları" tespit edildi. Raporda, "Kamu idaresi, Cumhurbaşkanlığı genelgelerine aykırı toplam 9 milyon 952 bin 242 TL harcama yapmıştır. 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelere göre, resmi bayramlar dışında açılış, organizasyon, konser, davet ve tanıtım harcamaları yapılmaması, basılı yayınların basılmayıp elektronik ortamda paylaşılması öngörülüyordu. İncelemede; basın-yayın abonelik hizmetleri için 680 bin 392 TL, resmi bayram olmayan günlere ilan hizmetleri için 3 milyon 5 bin 500 TL, sosyal yardım niteliği olmayan eşya alımları için 1 milyon 699 bin 900 TL, organizasyon, konser ve hediyelik alımlar için 4 milyon 599 bin 450 TL olmak üzere toplam 9 milyon 952 bin 242 TL harcama yapıldığı tespit edildi. Kamu idaresi, bazı harcamaların genelge öncesi yapıldığını ve resmi bayram olmayan günlere ait ilan olmadığını savunsa da, incelemede bu harcamaların tasarruf tedbirlerine aykırı olduğu görülmüştür" denildi. Belediye şirketine ayrıcalıklı ihale Sayıştay denetçileri, Altınordu Belediyesi’nin mal ve hizmet alımlarını mevzuata aykırı biçimde tek ihalede topladığını tespit etti. Sayıştay, "Kamu idaresinin mal ve hizmet alım işinin aynı ihale bünyesine dâhil edilerek gerçekleştirildiği görülmüştür. Yapılan incelemede, kamu idaresinin yüzde yüz ortağı olduğu belediye şirketinden ihale yöntemiyle mal alımı ve akaryakıt dahil araç kiralanması hizmet alımı, araç bakım ve onarım hizmet alımının işlerin türü ve nitelikleri arasında bağlantı olmadan birleştirilerek tek ihale ile yapıldığı, ayrıca ihaleye katılanlar arasında belediyenin şirketi olmasına rağmen ihalenin kısmi teklife de kapalı tutulduğu tespit edilmiştir. Kamu idaresi tarafından ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi ve güvenirliği sağlamak için her alımın ilgili olduğu diğer alımlarla birlikte ihale edilmesi gerekmektedir" tespitinde bulundu. 9 bin 629 iş yeri ruhsatsız Sayıştay raporuna göre Altınordu Belediyesi, ilçe genelinde faaliyet gösteren işletmelerin ruhsat denetiminde büyük eksiklikler yaşıyor. Sayıştay, "Yapılan incelemede, vergi dairesi müdürlüklerinden alınan bilgi ve belgelere göre, belediye sınırları içerisinde aktif olarak faaliyette bulunan iş yerlerinin toplam sayısı 22 bin 852 adettir. Bu verilerin kamu idaresinin kayıtlarında yer alan bilgiler ile karşılaştırılması sonucu, 5 bin 323 adedinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı, 7 bin 900 adedinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almasına gerek olmadığı, 9 bin 629 adet iş yerinin ise iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyet gösterdiği; buna bağlı olarak da kamu idaresinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsat harcı geliri kaybına uğradığı tespit edilmiştir" ifadelerine yer verdi. 18,8 milyon TL’lik gıda kolisi dağıtımı belgelenmemiş Altınordu Belediyesi’nin 2024 yılında yaptığı gıda kolisi yardımlarında mevzuata aykırı işlem tespit eden Sayıştay, raporda şunları kaydetti: "Kamu idaresi tarafından ayni yardımlara ilişkin mevzuatta yer alan belgelerin düzenlenmediği görülmüştür. Yapılan incelemede, idarenin 2024 yılı Ocak ayında gerçekleştirmiş olduğu ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gerçekleştirilen gıda kolisi mal alımı ihalesinde, iş artışı ile toplam 18 milyon 858 bin 720 TL tutarında 24 bin adet gıda kolisi alımı yapıldığı ancak söz konusu alımların kimlere ve hangi suretle dağıtıldığına ilişkin kanıtlayıcı belgelerin ödeme emri eki belgeler arasında yer almadığı tespit edilmiştir." Sayıştay, belediyenin tasarruf tedbirlerine uyması, ruhsatsız işyerlerini tespit etmesi ve sosyal yardımları mevzuata uygun şekilde yürütmesini önerdi.
MHP Erzurum İl Başkanlığı’ndan gönül seferberliği: "Hayırlı günler komşum nasılsın" programı başlıyor
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:56 MHP Erzurum İl Başkanlığı’ndan gönül seferberliği: "Hayırlı günler komşum nasılsın" programı başlıyor Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi tarafından başlatılan "Hayırlı Günler Komşum Nasılsın" ve "Derdin Derdimiz Sohbet Toplantıları" programlarının Erzurum ayağı 12 Kasım Çarşamba günü start alıyor. MHP Erzurum İl Başkanlığı öncülüğünde yürütülecek bu kapsamlı saha çalışmasında, Erzurum’un 20 ilçesi adım adım ziyaret edilecek. "Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, programla ilgili yaptığı açıklamada, Erzurum’un tüm ilçelerinde vatandaşlarla birebir temas kurulacağını belirtti. "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda başlattığımız bu anlamlı proje, gönül köprülerini güçlendirme seferberliğidir. Biz sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman milletimizin yanındayız. Her kapıyı çalacağız, her gönüle dokunacağız." Sahada sadece siyasi mesajlar değil, samimi dostluklar da kurulacağını vurguladı. "Komşumuzun halini hatırını soracağız, derdi olanın derdine ortak olacağız. Çünkü MHP, milletin içinden doğan bir partidir. Bizim siyasetimiz, gönül siyasetidir." 20 ilçede, yüzlerce buluşma noktası MHP Erzurum İl Başkanlığı tarafından organize edilen program kapsamında, il başkanı, il yöneticileri, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, akademisyenler ve avukatlar sahada aktif görev alacak. Her ilçede en az üç ayrı program planlanırken, vatandaşların yoğun katılımının beklendiği toplantılarda hem güncel meseleler ele alınacak hem de yerel sorunlar dinlenecek. MHP il Başkanı Yurdagül; "Erzurum’un 20 ilçesinde aynı anda bir gönül hareketi başlatıyoruz. Her programda vatandaşlarımızla oturup sohbet edeceğiz. Bu etkinlikler birer siyasi faaliyet değil, kardeşlik buluşmasıdır." "MHP her zaman milletinin yanında" İl Başkanı Adem Yurdagül, bu programların sadece bir proje değil, sürekli bir gönül hareketi olduğunu ifade etti; "Bizim davamız, milletimizin huzur ve refah davasıdır. Erzurum’un her köşesinde vatandaşlarımızın elini sıkacak, derdini dinleyecek, çözüm için yanlarında olacağız. MHP her zaman milletinin yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir." "Hedefimiz terörsüz, huzurlu ve güçlü bir Türkiye" MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, konuşmasında Türkiye’nin birliğine ve huzuruna kasteden hiçbir yapıya geçit verilmeyeceğini de vurguladı. Başkan Yurdagül; "Milliyetçi Hareket Partisi olarak en büyük idealimiz, terörün kökünden kazındığı, anaların gözyaşı dökmediği, gençlerimizin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye’dir. Terörün ve bölücülüğün bu topraklarda hiçbir karşılığı yoktur. Bizim yegâne gayemiz, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde kardeşçe, huzur içinde yaşanan bir Türkiye inşa etmektir. Bu uğurda devletimizin ve milletimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz." "Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine" Yurdagül, MHP’nin bu çalışmayla Türkiye genelinde güçlü bir sosyal dayanışma modeli oluşturduğunu belirtti: "Parti olarak sadece hizmeti değil, sevgiyi ve paylaşmayı da siyasetin merkezine koyuyoruz. Gönül belediyeciliğinden gönül siyasetine uzanan bu anlayış, MHP’nin Türkiye’ye kattığı en büyük değerdir." Erzurum hazır, MHP sahada 12 Kasım Çarşamba günü başlayacak programlarla birlikte Erzurum’un tüm ilçelerinde sahaya inecek olan MHP teşkilatı, "önce insan, önce gönül" anlayışıyla vatandaşlarla buluşacak. Her yaştan, her kesimden Erzurumlunun katılımının beklendiği bu toplantılar, birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Başkan Yurdagül: "Bizim için her gün hayırlı bir gündür, her vatandaşımız da kıymetli bir komşudur. Erzurum hazır, MHP sahada." dedi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Özgür Özel’e) Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:20 AK Parti Sözcüsü Çelik: "(Özgür Özel’e) Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısına Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır" sözleri ile başlayan Sözcü Çelik, Atatürk’ün cumhuriyetin ve devletin banisi olarak gerçekleştirdiklerini hatırlaması gibi istiklal mücadelesinde verilen mücadelenin gerçeklerini bugün ne ifade ettiğini de hatırlanması gerektiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımı ile Bakü’de gerçekleştirilen Karabağ Zaferi Anma Töreni’ne dikkati çeken Çelik, Karabağ’ın özgürlüğü için şehit düşen her şehidin Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak şeref nişanesi olduğunu belirterek, "Biz yakın çalışma arkadaşları olarak şahidiz ki Karabağ’ın azatlığı için mücadele edilen günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız (Erdoğan) mesaisinin önemli bir kısmını buna ayırdı. Anlık, günlük, sürekli olarak oradaki cepheden haberleri takip etti. Bir kere daha bu arada da Karabağ’ın azatlığı için verilen mücadele de Sayın Cumhurbaşkanımız iki devlet tek millet anlayışı çerçevesinde yüksek bir hassasiyetle konunun takipçisi oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ermenistan Azerbaycan’a dönük saldırgan amaçlarından vazgeçerse bu durumda Ermenistan’ın da Kafkas barışına ve bölge barışına katkı sağlayacak mekanizmanın parçası olabilir" sözünü anımsatan Çelik, "Son zamanlarda şunu da ifade etmek gerekir ki Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın açıklamaları bu bakımdan pozitif gündem oluşturuyor. Ermenistan’ı saldırgan işgalci eski marjinal günlerine çekmeye çalışanlara karşı daha sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. Sayın Paşinyan’ın özellikle Ermeni Soykırımının başka devletler tarafından Ermenistan’ı Türkiye’ye saldırtmak için diasporayı Türkiye’ye saldırtmak için nasıl bir tarih bilinci manipülasyonu haline getirildiğini, aynı şekilde Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki sorunların önemli bir kısmının da başka devletlerin bazı çıkarları, gözetmeleri çerçevesinde Ermenistan’ın manipüle edilmesiyle ortaya çıktığını gösteren son derece önemli açıklamalar yapılıyor" ifadelerini kullandı. "Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok" Cumhur İttifakı’nda kriz bekleyen bir grubun olduğunu aktaran Çelik, "Başka hiçbir kabiliyetleri olmayan, başka herhangi bir şekilde siyaset üretimi de kendisini gösteremeyen, bütün varlığını ve geleceğini Cumhur İttifakı’nda bir kriz çıksın diye uğraşan marjinal, gerçekten aşırı uçlarda dolaşan memlekette de sadece kriz havası koklamaya çalışan birtakım odaklar var. Tabii bunlara bir kere daha morallerini bozacak cevapları veriyoruz. Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok. Hatta bunların her saldırısından sonra Cumhur İttifakı’nın daha da güçlendiğini görüyoruz. Çünkü bu şer şebekelerinin Türkiye’nin başına bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi görüyoruz. O da bir kere daha Cumhur İttifakı’nın varlığı ve ülkemiz için değeri hakkındaki bilincimizi ve görüşlerimizi tazelememize yol açıyor" şeklinde konuştu. MYK toplantısının açılış konuşmasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye konusundaki hassasiyeti dile getirdiğini belirten Çelik, PKK terör örgütünün silah bırakma süreci ile ilgili şu ifadeleri kullandı: "Cumhur İttifakı’nın birlik beraberlik içerisinde Terörsüz Türkiye konusundaki hedeflere ulaşmak için ilerlediğini ifade etti. Burada PKK terör örgütünün feshi ve silahların bırakılması, PKK’nın bütün unsur ve uzantılarıyla ve illegal yapılarıyla fesinin ve silah bırakmasının sağlanması hedefi belli bir takvim ve belli bir yol haritası çerçevesinde devam ediyor. Bununla ilgili de biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Devlet kurumları çalışmalarını sürdürüyor. Hem partimizde bununla ilgili bir bu süreci takip eden, bu sürecin siyasetlerini oluşturan, dilini oluşturan, takip eden mekanizmamız var. Bu mekanizmamız her hafta yaptığı toplantılarla birlikte çalışıyor, süreci değerlendiriyor. Hem de önümüzdeki takvimin getireceklerinin ne dönük siyasetleri geliştirmeye devam ediyoruz" Gazze’ye insani yardımların girmesi konusunda yaşanan aksaklıklara dikkati çeken Çelik, Şarm el-Şeyh’de imzalanan mutabakata göre Gazze’ye günde 600’e yakın tır gireceğini hatırlatarak "Maalesef bu sayı 200 düşmüş durumdadır. Biz bu yardımlardan da sadece gıda yardımı girmesini anlamıyoruz. İnsanların hayatlarını iyileştirecek ekipmanlar girmeli, tıbbi yardımlar girmeli. Oradaki çocukların, kadınların ihtiyacı olan çeşitli malzemelerin girmesi gerekiyor. O sebeple de Şarm el-Şeyh Anlaşması’ndaki 600 yardımlık kotayı bile aşmanız gerekirken bugün 200’e düşmüş olması son derece sakıncalıdır. Maalesef İsrail, defalarca bu barış anlaşmalarında ihlal etmiştir. Bu ihlale dur denmesi için de gereken uyarıların uluslararası toplum tarafından ortaya koyulması gerekir" dedi. PKK terör örgütünün, MGK gündeminde silahlı terör örgütü olmaktan çıkarılmasının ele alınmasının ele alınacağı sorularına ilişkin Çelik, "PKK’nın feshi ve silahların bırakılması. Ve PKK’nın Irak, İran, Suriye bütün ayakları, bütün şubeleriyle birlikte ve bütün uzantılarıyla birlikte silah bırakması gerekir. Aynı şekilde de bunun finansman boyutunu oluşturan işte KCK yapılan bahsettiğimiz illegal boyutunun da tasfiye edilmesi gerekir. Bu mesela silah bırakma süreciyle ilgili olarak bir teyit mekanizması oluşturulmuştur. Teyit mekanizması kimdir? Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı’dır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın gözü sahada gerçekten silah bırakılıyor mu? Bu silah bırakma PKK’nın fesi anlamına geliyor mu? Bunu görecek. Bunu gördüğü takdirde yani teyit mekanizması bunu teyit ediyorsa çünkü geçmiş zamanlarda da bu söylemler oldu ama silah bırakılmadı. Bu sefer belli bir silah bırakma ritmi var. Bunun örgütün tamamen fesi anlamına gelecek şekilde tamamlanması gerekiyor. Burada da bunu Irak’taki yöntemi silahların bırakılması, Suriye’deki yöntemi 10 Mart anlaşmasına uyularak merkezi hükümetle SDG arasındaki 10 Mart anlaşmasına uyularak bunun yapılması. Yani Irak’taki yöntemle Suriye’deki yöntem farklı olabilir. O çerçevede baktığımızda Türkiye açısından neydi? Geçen haftalarda gerçekleşen Türkiye’deki unsurların Türkiye dışına çıkması. Yani bunun çeşitli şeye göre şubelerine göre terör örgütünün farklı yöntemleri. Sonuç olarak teyit mekanizması yani Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı, ben bunu teyit ediyorum dediğimde devletimizin başı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu sunduğunda ya bu buradaki mekanizma bu hükümet kararıyla mı gerçekleşir? Bu gelen bilgi eğer feshi ve silah bırakması tamamlanmışsa bu bir hükümet kararıyla mı gerçekleşir, yoksa bir MGK kararıyla mı gerçekleşir, bu Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle kurulacak bir mekanizma çerçevesinde olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Spor camiasında yürütülen ‘bahis soruşturması’ hakkında yöneltilen bir soruyu yanıtlayan Çelik, futbolun toplumda büyük bir yer aldığını vurgulayarak "Bahis soruşturmasının üzerine sonuna kadar gidilmeli. O sebeple Türkiye Futbol Federasyonu yönetimini bu cesur yaklaşımından dolayı tebrik ediyoruz. Tabii ki hassasiyetle gidilecek. Konu yargıya itikal etmiştir. Başsavcılık açıklamasını yapmıştır. Başsavcılık büyük bir titizlikle bunun üzerine gidecektir. Futbolumuzda zaman zaman duyduğumuz şeyler toplumsal hayatımızın en önemli boyutuna kasteden pislikler ve kirlilikler. Tabii kimseye haksızlık yapmadan kimisi bahis oynamış, kimisi demiş ki işte benim kimliğim kopyalanmış demiş. Takip ediyoruz onları da. Kimseye haksızlık etmeden Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi cesur ve son derece ahlaki bir duruş sergilemiştir. Doğrusu budur. Onları tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gerçekleştireceği görüşmeye ilişkin detaylar üzerine Çelik, görüşme takvimini bu hafta Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerine dikkati çekti. Refah Sınır kapısında, içinde uluslararası medya kuruluşlarından basın mensuplarının da bulunduğu 200 Filistinlinin de çıkarılmasının söz konusu olduğu gelişmeye yönelik Çelik, Hamas’ın anlaşma sürecine ilişkin bağlılığını, Hadar Goldin’in cesedini İsrailli yetkililere teslim ederek gösterdiğini ve İsrail tarafının üzerine düşeni yapması gerektiğini aktardı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret suçundan soruşturma başlatılması yönündeki gelişmelere ilişkin Çelik, Özel’in kendisine yönelik "seçici geçirgen kulak zarı" söylemine yanıt vererek "Her gün söylediği sözleri ben maalesef işim gereği dinlemek zorunda kalıyorum. Böyle de bir eziyetle karşı karşıyayım. Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım, Bunlar ayıp şeyler. Şimdi muhalefet yapacaksan elinde bir sürü söz söyleyeceğin imkan var. İşte miting yapıyorsun, televizyonlara çıkıyorsun, siyaset üretecekse buyurursun. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Diyorlar ki ‘genel başkan olarak eleştirmeyecek miyiz?’ Tabii ki eleştireceksiniz. ‘Cumhurbaşkanı olarak faaliyetlerinden dolayı eleştirmeyecek miyiz?’ Demokraside bu hakkınız da var. Siz eleştirirsiniz, biz de cevabınızı cevabını veririz. Ama kullandığınız üslup hem bizim genel başkanımız olarak hem devletine, milletine bu kadar hizmet etmiş büyük bir devlet adamı olarak hem milletin sevgilisi olarak hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanı olarak bu sınırları geçtiği anda kırmızı çizgimizi işletiriz. O zaman bizim üslubumuzun önünde bizim siyasi performansımızın önünde kimse duramaz" dedi.
MHP’li Baki Ersoy’dan Fevzi Konaç’a sert cevap
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:05 MHP’li Baki Ersoy’dan Fevzi Konaç’a sert cevap Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy; Atatürk ile ilgili bazı açıklamalarda bulunan Avukat Fevzi Konaç’a sert tepki gösterdi. MHP’li Ersoy açıklamasında; "Türk Milleti’yle sorunu olan herkes Kurtuluş Savaşı’mızın Başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saldırıyor. Tıpkı bir dönem Kayseri Baro Başkanlığı yapan FETÖ sevici Avukat Fevzi Konaç gibi. Cumhuriyet savcılarımızın gereğini yapacağından şüphe etmediğim bu alçak ve provokatif saldırıyı şiddetle kınıyorum. Neymiş; Gazi Mustafa Kemal Atatürk dinsizmiş. Münker misin Nekir misin sen Fevzi Konaç? Kimsin sen? Tövbe haşa sen kendini kimin yerine koyup din, iman sorgulayıp cennet cehennem dağıtıyorsun? Atatürk’ün ’benim dinim yoktur’ dediği safsatasını ortaya atan İngiliz casusu gazeteciye Atatürk’ün reddiyesinden neden bahsetmiyorsun? Gazi, kendi el yazısıyla, ’Bir İngiliz gazetesi muhabiri benimle konuşuyor. Söylemediğim şeyleri yazıyor ve söylediğim şeyleri aleyhimize tefsîr ediyor. Kendisini men’ ettim. Söz vermişti. Anladım ki, İstanbul’daki muallem insanlarla beraber âdetâ câsûs’ demiş. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün laflarını çarpıtan İngiliz casusu gazetecinin çarpık bilgilerini referans alan Fevzi Konaç sen neyin peşindesin? Sen de mi casusluk peşindesin? Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in de dediği gibi; ’Her kim ki Türk’e, Atatürk’e düşmandır, biliniz ki onlar Malazgirt’te İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, İstiklal harbinde mağlup ettiklerimizin Anadolu’da kalmış tohumlarıdır" ifadelerine yer verdi.
Samsun Büyükşehir Meclisi 69 maddeyi gündemine aldı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:59 Samsun Büyükşehir Meclisi 69 maddeyi gündemine aldı Samsun Büyükşehir Belediye(SBB) Meclisi, Kasım ayı ilk toplantısında 69 maddeyi gündemine aldı. Büyükşehir ve 17 ilçe belediyesinin 2026 yılı mali bütçeleri, toplam 38 milyar 690 milyon TL olarak Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. SBB Meclisi Kasım Ayı 1. Birleşimi 1. Oturumu, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında meclis toplantı salonunda yapıldı. 57 gündem, 5 ek gündem ve 7 meclis üyelerinin teklifi olmak üzere toplam 69 madde teklifi gündeme alındı. Gündeme alınan maddeler, daha kapsamlı görüşülmek üzere ilgili komisyonlara havale edildi. Havale edilen maddeler arasında Samsun Büyükşehir Belediyesi ile 17 ilçede 2026 yılında geçerli olacak mali yılı bütçe teklifleri de yer aldı. Samsun ve tüm ilçelerinin 2026 mali yılı bütçesinin tamamı 38 milyar 690 milyon TL Mecliste gündem maddeleri arasında mali yılı bütçeleri dikkat çekti. Buna Samsun Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı mali bütçesi 21 milyar 711 milyon TL, Atakum Belediyesi’nin 3 milyar 350 milyon TL, İlkadım Belediyesi’nin 2 milyar 873 milyon TL, Çarşamba Belediyesi’nin 1 milyar 957 milyon TL, Bafra Belediyesi’nin 1 milyar 885 milyon TL, Tekkeköy Belediyesi’nin 1 milyar 200 milyon TL, Canik Belediyesi’nin 1 milyar 150 milyon TL, Vezirköprü Belediyesi’nin 955 milyon TL, Terme Belediyesi’nin 850 milyon TL, Havza Belediyesi’nin 621 milyon TL, 19 Mayıs Belediyesi’nin 395 milyon TL, Kavak Belediyesi’nin 337 milyon TL, Ladik Belediyesi’nin 333 milyon TL, Alaçam Belediyesi’nin 300 milyon TL, Salıpazarı Belediyesi’nin 225 milyon TL, Ayvacık Belediyesi’nin 200 milyon TL, Asarcık Belediyesi’nin 175 milyon TL ve Yakakent Belediyesi de 170 milyon TL olarak öngörülerek Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. Böylece SBB ve 17 ilçenin 2026 yılı mali bütçesi toplamda 38 milyar 690 milyon TL olarak komisyona gönderildi. Belediye işçilerinin başka sendikaya geçmesi konusu CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan, Büyükşehir Belediyesi’nde 7 bin 300 çalışan bulunduğunu, bunlardan 4 bin 300’ünün sendikalı olduğunu, sendikalı çalışanların mobbinge maruz kalarak başka sendikaya geçmeye zorlandığını iddia etti. 3 binden fazla işçinin bu nedenle başka sendikaya geçtiğini öne süren Tekcan, ellerinde yazışma ve ihbarlar olduğunu, eski sendikada sadece 300 işçinin kaldığını ifade ederek durumun olağan akışa uygun olmadığını ifade etti. "Sendikaya dönük bir talep, söylem olmamıştır" Kendisine ve belediyeye yöneltilen eleştirilere cevap veren Nihat Soğuk ise iddiaları reddederek, "Meclis Başkanvekili olarak her konuda açık ve net birisi olduğumu en yakın siz biliyorsunuz. Ne belediye başkanımızın ne de idaredeki arkadaşlarımızın sendikaya dönük olan bir talebi, serzenişi, bir söylemi olmamıştır. Geçen ay da bunu dile getirmiştim. Kamuoyunda, basında ve yazılı mecralarda bir takım şeyler söylenebilir. Bunları benim kontrol etme gibi bir durumum söz konusu olamaz. O zaman, ‘vatandaşın hür iradesiyle istediği sendikada kalabilir, geçebilir. Buna benim müdahale etme lüksüm olamaz’ demiştim, yine anı durumdayım. Eğer sizin bir duyumunuz, bilgi ve belgeniz varsa bunları ortaya koyabilirsiniz. Yine aynı noktadayım" dedi. Söz konusu maddeler komisyonda görüşüldükten sonra son meclis toplantısında karara bağlanacak.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Gazetecilerin sorularını cevapladı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:06 AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Gazetecilerin sorularını cevapladı AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım" dedi.AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi.Basın toplantısına Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır" sözleri ile başlayan Sözcü Çelik, Atatürk’ün cumhuriyetin ve devletin banisi olarak gerçekleştirdiklerini hatırlaması gibi istiklal mücadelesinde verilen mücadelenin gerçeklerini bugün ne ifade ettiğini de hatırlanması gerektiğini kaydetti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımı ile Bakü’de gerçekleştirilen Karabağ Zaferi Anma Töreni’ne dikkati çeken Çelik, Karabağ’ın özgürlüğü için şehit düşen her şehidin Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak şeref nişanesi olduğunu belirterek, "Biz yakın çalışma arkadaşları olarak şahidiz ki Karabağ’ın azatlığı için mücadele edilen günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız (Erdoğan) mesaisinin önemli bir kısmını buna ayırdı. Anlık, günlük, sürekli olarak oradaki cepheden haberleri takip etti. Bir kere daha bu arada da Karabağ’ın azatlığı için verilen mücadele de Sayın Cumhurbaşkanımız iki devlet tek millet anlayışı çerçevesinde yüksek bir hassasiyetle konunun takipçisi oldu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ermenistan Azerbaycan’a dönük saldırgan amaçlarından vazgeçerse bu durumda Ermenistan’ın da Kafkas barışına ve bölge barışına katkı sağlayacak mekanizmanın parçası olabilir" sözünü anımsatan Çelik, "Son zamanlarda şunu da ifade etmek gerekir ki Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın açıklamaları bu bakımdan pozitif gündem oluşturuyor. Ermenistan’ı saldırgan işgalci eski marjinal günlerine çekmeye çalışanlara karşı daha sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. Sayın Paşinyan’ın özellikle Ermeni Soykırımının başka devletler tarafından Ermenistan’ı Türkiye’ye saldırtmak için diasporayı Türkiye’ye saldırtmak için nasıl bir tarih bilinci manipülasyonu haline getirildiğini, aynı şekilde Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki sorunların önemli bir kısmının da başka devletlerin bazı çıkarları, gözetmeleri çerçevesinde Ermenistan’ın manipüle edilmesiyle ortaya çıktığını gösteren son derece önemli açıklamalar yapılıyor" ifadelerini kullandı."Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok"Cumhur İttifakı’nda kriz bekleyen bir grubun olduğunu aktaran Çelik, "Başka hiçbir kabiliyetleri olmayan, başka herhangi bir şekilde siyaset üretimi de kendisini gösteremeyen, bütün varlığını ve geleceğini Cumhur İttifakı’nda bir kriz çıksın diye uğraşan marjinal, gerçekten aşırı uçlarda dolaşan memlekette de sadece kriz havası koklamaya çalışan birtakım odaklar var. Tabii bunlara bir kere daha morallerini bozacak cevapları veriyoruz. Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok. Hatta bunların her saldırısından sonra Cumhur İttifakı’nın daha da güçlendiğini görüyoruz. Çünkü bu şer şebekelerinin Türkiye’nin başına bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi görüyoruz. O da bir kere daha Cumhur İttifakı’nın varlığı ve ülkemiz için değeri hakkındaki bilincimizi ve görüşlerimizi tazelememize yol açıyor" şeklinde konuştu.MYK toplantısının açılış konuşmasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye konusundaki hassasiyeti dile getirdiğini belirten Çelik, PKK terör örgütünün silah bırakma süreci ile ilgili şu ifadeleri kullandı:"Cumhur İttifakı’nın birlik beraberlik içerisinde Terörsüz Türkiye konusundaki hedeflere ulaşmak için ilerlediğini ifade etti. Burada PKK terör örgütünün feshi ve silahların bırakılması, PKK’nın bütün unsur ve uzantılarıyla ve illegal yapılarıyla fesinin ve silah bırakmasının sağlanması hedefi belli bir takvim ve belli bir yol haritası çerçevesinde devam ediyor. Bununla ilgili de biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Devlet kurumları çalışmalarını sürdürüyor. Hem partimizde bununla ilgili bir bu süreci takip eden, bu sürecin siyasetlerini oluşturan, dilini oluşturan, takip eden mekanizmamız var. Bu mekanizmamız her hafta yaptığı toplantılarla birlikte çalışıyor, süreci değerlendiriyor. Hem de önümüzdeki takvimin getireceklerinin ne dönük siyasetleri geliştirmeye devam ediyoruz"Gazze’ye insani yardımların girmesi konusunda yaşanan aksaklıklara dikkati çeken Çelik,Şarm el-Şeyh’de imzalanan mutabakata göre Gazze’ye günde 600’e yakın tır gireceğini hatırlatarak "Maalesef bu sayı 200 düşmüş durumdadır. Biz bu yardımlardan da sadece gıda yardımı girmesini anlamıyoruz. İnsanların hayatlarını iyileştirecek ekipmanlar girmeli, tıbbi yardımlar girmeli. Oradaki çocukların, kadınların ihtiyacı olan çeşitli malzemelerin girmesi gerekiyor. O sebeple de Şarm el-Şeyh Anlaşması’ndaki 600 yardımlık kotayı bile aşmanız gerekirken bugün 200’e düşmüş olması son derece sakıncalıdır. Maalesef İsrail, defalarca bu barış anlaşmalarında ihlal etmiştir. Bu ihlale dur denmesi için de gereken uyarıların uluslararası toplum tarafından ortaya koyulması gerekir" dedi.PKK terör örgütünün, MGK gündeminde silahlı terör örgütü olmaktan çıkarılmasının ele alınmasının ele alınacağı sorularına ilişkin Çelik, "PKK’nın feshi ve silahların bırakılması. Ve PKK’nın Irak, İran, Suriye bütün ayakları, bütün şubeleriyle birlikte ve bütün uzantılarıyla birlikte silah bırakması gerekir. Aynı şekilde de bunun finansman boyutunu oluşturan işte KCK yapılan bahsettiğimiz illegal boyutunun da tasfiye edilmesi gerekir. Bu mesela silah bırakma süreciyle ilgili olarak bir teyit mekanizması oluşturulmuştur. Teyit mekanizması kimdir? Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı’dır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın gözü sahada gerçekten silah bırakılıyor mu? Bu silah bırakma PKK’nın fesi anlamına geliyor mu? Bunu görecek. Bunu gördüğü takdirde yani teyit mekanizması bunu teyit ediyorsa çünkü geçmiş zamanlarda da bu söylemler oldu ama silah bırakılmadı. Bu sefer belli bir silah bırakma ritmi var. Bunun örgütün tamamen fesi anlamına gelecek şekilde tamamlanması gerekiyor. Burada da bunu Irak’taki yöntemi silahların bırakılması, Suriye’deki yöntemi 10 Mart anlaşmasına uyularak merkezi hükümetle SDG arasındaki 10 Mart anlaşmasına uyularak bunun yapılması. Yani Irak’taki yöntemle Suriye’deki yöntem farklı olabilir. O çerçevede baktığımızda Türkiye açısından neydi? Geçen haftalarda gerçekleşen Türkiye’deki unsurların Türkiye dışına çıkması. Yani bunun çeşitli şeye göre şubelerine göre terör örgütünün farklı yöntemleri. Sonuç olarak teyit mekanizması yani Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı, ben bunu teyit ediyorum dediğimde devletimizin başı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu sunduğunda ya bu buradaki mekanizma bu hükümet kararıyla mı gerçekleşir? Bu gelen bilgi eğer feshi ve silah bırakması tamamlanmışsa bu bir hükümet kararıyla mı gerçekleşir, yoksa bir MGK kararıyla mı gerçekleşir, bu Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle kurulacak bir mekanizma çerçevesinde olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.Spor camiasında yürütülen ‘bahis soruşturması’ hakkında yöneltilen bir soruyu yanıtlayan Çelik, futbolun toplumda büyük bir yer aldığını vurgulayarak "Bahis soruşturmasının üzerine sonuna kadar gidilmeli. O sebeple Türkiye Futbol Federasyonu yönetimini bu cesur yaklaşımından dolayı tebrik ediyoruz. Tabii ki hassasiyetle gidilecek. Konu yargıya itikal etmiştir. Başsavcılık açıklamasını yapmıştır. Başsavcılık büyük bir titizlikle bunun üzerine gidecektir. Futbolumuzda zaman zaman duyduğumuz şeyler toplumsal hayatımızın en önemli boyutuna kasteden pislikler ve kirlilikler. Tabii kimseye haksızlık yapmadan kimisi bahis oynamış, kimisi demiş ki işte benim kimliğim kopyalanmış demiş. Takip ediyoruz onları da. Kimseye haksızlık etmeden Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi cesur ve son derece ahlaki bir duruş sergilemiştir. Doğrusu budur. Onları tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gerçekleştireceği görüşmeye ilişkin detaylar üzerine Çelik, görüşme takvimini bu hafta Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerine dikkati çekti.Refah Sınır kapısında, içinde uluslararası medya kuruluşlarından basın mensuplarının da bulunduğu 200 Filistinlinin de çıkarılmasının söz konusu olduğu gelişmeye yönelik Çelik, Hamas’ın anlaşma sürecine ilişkin bağlılığını, Hadar Goldin’in cesedini İsrailli yetkililere teslim ederek gösterdiğini ve İsrail tarafının üzerine düşeni yapması gerektiğini aktardı.CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret suçundan soruşturma başlatılması yönündeki gelişmelere ilişkin Çelik, Özel’in kendisine yönelik "seçici geçirgen kulak zarı" söylemine yanıt vererek "Her gün söylediği sözleri ben maalesef işim gereği dinlemek zorunda kalıyorum. Böyle de bir eziyetle karşı karşıyayım. Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım, Bunlar ayıp şeyler. Şimdi muhalefet yapacaksan elinde bir sürü söz söyleyeceğin imkan var. İşte miting yapıyorsun, televizyonlara çıkıyorsun, siyaset üretecekse buyurursun. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Diyorlar ki ‘genel başkan olarak eleştirmeyecek miyiz?’ Tabii ki eleştireceksiniz. ‘Cumhurbaşkanı olarak faaliyetlerinden dolayı eleştirmeyecek miyiz?’ Demokraside bu hakkınız da var. Siz eleştirirsiniz, biz de cevabınızı cevabını veririz. Ama kullandığınız üslup hem bizim genel başkanımız olarak hem devletine, milletine bu kadar hizmet etmiş büyük bir devlet adamı olarak hem milletin sevgilisi olarak hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanı olarak bu sınırları geçtiği anda kırmızı çizgimizi işletiriz. O zaman bizim üslubumuzun önünde bizim siyasi performansımızın önünde kimse duramaz" dedi.
AK Parti Sözcüsü Çelik: (Kocaeli’deki yangın) "İster tesis sahipleri olsun, ister bürokratik olarak sorumlu olanlar ihmali olanlar varsa bunlarla ilgili savcılığın yapacağı soruşturma çerçevesinde mahkemeye intikal edecek"
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:00 AK Parti Sözcüsü Çelik: (Kocaeli’deki yangın) "İster tesis sahipleri olsun, ister bürokratik olarak sorumlu olanlar ihmali olanlar varsa bunlarla ilgili savcılığın yapacağı soruşturma çerçevesinde mahkemeye intikal edecek" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım" dedi.AK Parti Sözcüsü Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam eden MYK Toplantısı sürerken bir basın toplantısı gerçekleştirdi.Basın toplantısına Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır" sözleri ile başlayan Sözcü Çelik, Atatürk’ün cumhuriyetin ve devletin banisi olarak gerçekleştirdiklerini hatırlaması gibi istiklal mücadelesinde verilen mücadelenin gerçeklerini bugün ne ifade ettiğini de hatırlanması gerektiğini kaydetti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımı ile Bakü’de gerçekleştirilen Karabağ Zaferi Anma Töreni’ne dikkati çeken Çelik, Karabağ’ın özgürlüğü için şehit düşen her şehidin Azerbaycan ve Türkiye’nin ortak şeref nişanesi olduğunu belirterek, "Biz yakın çalışma arkadaşları olarak şahidiz ki Karabağ’ın azatlığı için mücadele edilen günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız (Erdoğan) mesaisinin önemli bir kısmını buna ayırdı. Anlık, günlük, sürekli olarak oradaki cepheden haberleri takip etti. Bir kere daha bu arada da Karabağ’ın azatlığı için verilen mücadele de Sayın Cumhurbaşkanımız iki devlet tek millet anlayışı çerçevesinde yüksek bir hassasiyetle konunun takipçisi oldu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ermenistan Azerbaycan’a dönük saldırgan amaçlarından vazgeçerse bu durumda Ermenistan’ın da Kafkas barışına ve bölge barışına katkı sağlayacak mekanizmanın parçası olabilir" sözünü anımsatan Çelik, "Son zamanlarda şunu da ifade etmek gerekir ki Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın açıklamaları bu bakımdan pozitif gündem oluşturuyor. Ermenistan’ı saldırgan işgalci eski marjinal günlerine çekmeye çalışanlara karşı daha sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. Sayın Paşinyan’ın özellikle Ermeni Soykırımının başka devletler tarafından Ermenistan’ı Türkiye’ye saldırtmak için diasporayı Türkiye’ye saldırtmak için nasıl bir tarih bilinci manipülasyonu haline getirildiğini, aynı şekilde Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki sorunların önemli bir kısmının da başka devletlerin bazı çıkarları, gözetmeleri çerçevesinde Ermenistan’ın manipüle edilmesiyle ortaya çıktığını gösteren son derece önemli açıklamalar yapılıyor" ifadelerini kullandı."Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok"Cumhur İttifakı’nda kriz bekleyen bir grubun olduğunu aktaran Çelik, "Başka hiçbir kabiliyetleri olmayan, başka herhangi bir şekilde siyaset üretimi de kendisini gösteremeyen, bütün varlığını ve geleceğini Cumhur İttifakı’nda bir kriz çıksın diye uğraşan marjinal, gerçekten aşırı uçlarda dolaşan memlekette de sadece kriz havası koklamaya çalışan birtakım odaklar var. Tabii bunlara bir kere daha morallerini bozacak cevapları veriyoruz. Cumhur İttifakı’nda bir çatlak yok, bir kırılganlık yok. Hatta bunların her saldırısından sonra Cumhur İttifakı’nın daha da güçlendiğini görüyoruz. Çünkü bu şer şebekelerinin Türkiye’nin başına bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi görüyoruz. O da bir kere daha Cumhur İttifakı’nın varlığı ve ülkemiz için değeri hakkındaki bilincimizi ve görüşlerimizi tazelememize yol açıyor" şeklinde konuştu.MYK toplantısının açılış konuşmasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye konusundaki hassasiyeti dile getirdiğini belirten Çelik, PKK terör örgütünün silah bırakma süreci ile ilgili şu ifadeleri kullandı:"Cumhur İttifakı’nın birlik beraberlik içerisinde Terörsüz Türkiye konusundaki hedeflere ulaşmak için ilerlediğini ifade etti. Burada PKK terör örgütünün feshi ve silahların bırakılması, PKK’nın bütün unsur ve uzantılarıyla ve illegal yapılarıyla fesinin ve silah bırakmasının sağlanması hedefi belli bir takvim ve belli bir yol haritası çerçevesinde devam ediyor. Bununla ilgili de biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Devlet kurumları çalışmalarını sürdürüyor. Hem partimizde bununla ilgili bir bu süreci takip eden, bu sürecin siyasetlerini oluşturan, dilini oluşturan, takip eden mekanizmamız var. Bu mekanizmamız her hafta yaptığı toplantılarla birlikte çalışıyor, süreci değerlendiriyor. Hem de önümüzdeki takvimin getireceklerinin ne dönük siyasetleri geliştirmeye devam ediyoruz"Gazze’ye insani yardımların girmesi konusunda yaşanan aksaklıklara dikkati çeken Çelik,Şarm el-Şeyh’de imzalanan mutabakata göre Gazze’ye günde 600’e yakın tır gireceğini hatırlatarak "Maalesef bu sayı 200 düşmüş durumdadır. Biz bu yardımlardan da sadece gıda yardımı girmesini anlamıyoruz. İnsanların hayatlarını iyileştirecek ekipmanlar girmeli, tıbbi yardımlar girmeli. Oradaki çocukların, kadınların ihtiyacı olan çeşitli malzemelerin girmesi gerekiyor. O sebeple de Şarm el-Şeyh Anlaşması’ndaki 600 yardımlık kotayı bile aşmanız gerekirken bugün 200’e düşmüş olması son derece sakıncalıdır. Maalesef İsrail, defalarca bu barış anlaşmalarında ihlal etmiştir. Bu ihlale dur denmesi için de gereken uyarıların uluslararası toplum tarafından ortaya koyulması gerekir" dedi.PKK terör örgütünün, MGK gündeminde silahlı terör örgütü olmaktan çıkarılmasının ele alınmasının ele alınacağı sorularına ilişkin Çelik, "PKK’nın feshi ve silahların bırakılması. Ve PKK’nın Irak, İran, Suriye bütün ayakları, bütün şubeleriyle birlikte ve bütün uzantılarıyla birlikte silah bırakması gerekir. Aynı şekilde de bunun finansman boyutunu oluşturan işte KCK yapılan bahsettiğimiz illegal boyutunun da tasfiye edilmesi gerekir. Bu mesela silah bırakma süreciyle ilgili olarak bir teyit mekanizması oluşturulmuştur. Teyit mekanizması kimdir? Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı’dır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın gözü sahada gerçekten silah bırakılıyor mu? Bu silah bırakma PKK’nın fesi anlamına geliyor mu? Bunu görecek. Bunu gördüğü takdirde yani teyit mekanizması bunu teyit ediyorsa çünkü geçmiş zamanlarda da bu söylemler oldu ama silah bırakılmadı. Bu sefer belli bir silah bırakma ritmi var. Bunun örgütün tamamen fesi anlamına gelecek şekilde tamamlanması gerekiyor. Burada da bunu Irak’taki yöntemi silahların bırakılması, Suriye’deki yöntemi 10 Mart anlaşmasına uyularak merkezi hükümetle SDG arasındaki 10 Mart anlaşmasına uyularak bunun yapılması. Yani Irak’taki yöntemle Suriye’deki yöntem farklı olabilir. O çerçevede baktığımızda Türkiye açısından neydi? Geçen haftalarda gerçekleşen Türkiye’deki unsurların Türkiye dışına çıkması. Yani bunun çeşitli şeye göre şubelerine göre terör örgütünün farklı yöntemleri. Sonuç olarak teyit mekanizması yani Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı, ben bunu teyit ediyorum dediğimde devletimizin başı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bunu sunduğunda ya bu buradaki mekanizma bu hükümet kararıyla mı gerçekleşir? Bu gelen bilgi eğer feshi ve silah bırakması tamamlanmışsa bu bir hükümet kararıyla mı gerçekleşir, yoksa bir MGK kararıyla mı gerçekleşir, bu Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle kurulacak bir mekanizma çerçevesinde olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.Spor camiasında yürütülen ‘bahis soruşturması’ hakkında yöneltilen bir soruyu yanıtlayan Çelik, futbolun toplumda büyük bir yer aldığını vurgulayarak "Bahis soruşturmasının üzerine sonuna kadar gidilmeli. O sebeple Türkiye Futbol Federasyonu yönetimini bu cesur yaklaşımından dolayı tebrik ediyoruz. Tabii ki hassasiyetle gidilecek. Konu yargıya itikal etmiştir. Başsavcılık açıklamasını yapmıştır. Başsavcılık büyük bir titizlikle bunun üzerine gidecektir. Futbolumuzda zaman zaman duyduğumuz şeyler toplumsal hayatımızın en önemli boyutuna kasteden pislikler ve kirlilikler. Tabii kimseye haksızlık yapmadan kimisi bahis oynamış, kimisi demiş ki işte benim kimliğim kopyalanmış demiş. Takip ediyoruz onları da. Kimseye haksızlık etmeden Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi cesur ve son derece ahlaki bir duruş sergilemiştir. Doğrusu budur. Onları tebrik ediyoruz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gerçekleştireceği görüşmeye ilişkin detaylar üzerine Çelik, görüşme takvimini bu hafta Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerine dikkati çekti.Refah Sınır kapısında, içinde uluslararası medya kuruluşlarından basın mensuplarının da bulunduğu 200 Filistinlinin de çıkarılmasının söz konusu olduğu gelişmeye yönelik Çelik, Hamas’ın anlaşma sürecine ilişkin bağlılığını, Hadar Goldin’in cesedini İsrailli yetkililere teslim ederek gösterdiğini ve İsrail tarafının üzerine düşeni yapması gerektiğini aktardı.CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret suçundan soruşturma başlatılması yönündeki gelişmelere ilişkin Çelik, Özel’in kendisine yönelik "seçici geçirgen kulak zarı" söylemine yanıt vererek "Her gün söylediği sözleri ben maalesef işim gereği dinlemek zorunda kalıyorum. Böyle de bir eziyetle karşı karşıyayım. Ben yapmam da yarın bir gün bir rakibi çıkar, ‘Sen bu kulak zarını falan bırak, geçirgen olmayan beyin zarından, akıl zarından kork’ falan der. Yani siyaseti buraya getirmemek lazım, Bunlar ayıp şeyler. Şimdi muhalefet yapacaksan elinde bir sürü söz söyleyeceğin imkan var. İşte miting yapıyorsun, televizyonlara çıkıyorsun, siyaset üretecekse buyurursun. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Diyorlar ki ‘genel başkan olarak eleştirmeyecek miyiz?’ Tabii ki eleştireceksiniz. ‘Cumhurbaşkanı olarak faaliyetlerinden dolayı eleştirmeyecek miyiz?’ Demokraside bu hakkınız da var. Siz eleştirirsiniz, biz de cevabınızı cevabını veririz. Ama kullandığınız üslup hem bizim genel başkanımız olarak hem devletine, milletine bu kadar hizmet etmiş büyük bir devlet adamı olarak hem milletin sevgilisi olarak hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet başkanı olarak bu sınırları geçtiği anda kırmızı çizgimizi işletiriz. O zaman bizim üslubumuzun önünde bizim siyasi performansımızın önünde kimse duramaz" dedi.