ASAYİŞ - 08 Mayıs 2026 Cuma 10:27

Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda"

A
A
A
Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda"

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde otobüs durağında arkadaşını bekleyen Kübra Ak (28), bir şahsın mide bulandıran tavırlarına maruz kaldı. Genç kadının kayda aldığı görüntülerde, şüphelinin cinsel organıyla oynadığı anlar yer alırken, "Ben hovardayım, hovarda" diyerek güldüğü de duyuldu. Şüphelinin yaklaşık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesinin ardından yaşadığı korku dolu anları anlatan Ak, "Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var. Ben bunlardan tiksindim. Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" dedi.


Olay, 4 Nisan’da Körfez ilçesindeki Hamit Kaplan Caddesi’nde yer alan otobüs durağında meydana geldi. Kız arkadaşıyla buluşmak üzere durağa gelen 28 yaşındaki Kübra Ak, olaydan yaklaşık bir hafta önce de kendisini rahatsız ettiği iddia edilen M.B.’ye (56) rastladı. Genç kadının durağa geldiğini gören şüpheli M.B., bakışlarıyla başladığı tacizin ardından herkesin içinde cinsel organıyla oynamaya başladı.


M.B.’nin tavırlarından rahatsız olan genç kadın, cep telefonu kamerasıyla yaşananları anbean kaydetmeye başladı. Görüntülerde, şahsın cinsel organıyla oynadığı, zaman zaman dilini çıkarıp içinden söylendiği ve Ak’a bakıp kafasını salladığı, bu sırada yanlarında duran bir başka vatandaşın ise yaşananlara tepkisiz kaldığı görüldü.



"Ben hovardayım, hovarda"


Kübra Ak’ın yanına yaklaşan şüpheli, onu izlediğini ve durağa karşıdan geldiğini gördüğünü söyledi. Görüntülerde, bir süre daha genç kadının yanında duran M.B.’nin, gülerek "Ben hovardayım, hovarda" dediği duyuldu, ardından ise "Sevgili arıyorum" dediği öne sürüldü.



"Seni terk eder giderim"


Bu sözler üzerine Kübra Ak, "Nasıl yani? Siz hovardasınız ve sevgili mi arıyorsunuz? Söylemek istediğiniz bu mu?" diyerek tepki gösterdi. Şüphelinin, "Yanlış anlama, seninle işim olmaz. Benim şu an işim var" şeklindeki yanıtı üzerine genç kadın, "Neden bana hovarda olduğunuzu söylüyorsunuz? Ben şu an bunu yanlış anlıyorum. Beni oradan buraya takip ediyorsunuz" ifadelerini kullandı. Şüpheli M.B. ise "Seni terk eder giderim" karşılığını verdi.


Yaşadığı korkuyla durumu mesaj attığı arkadaşının polis çağırmasının ardından, olayın getirdiği öfkeyle genç kadın şüpheliye birkaç kez vurdu. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınan 2 çocuk babası M.B., emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.



İlk duruşmada tahliye kararı


Yaklaşık bir ay tutuklu kalan sanık M.B., iki gün önce görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden sanık, "Ben durakta bekliyordum. İki dakika durmadan ayrıldım. O kendi kendine konuşuyordu, canlı yayın mı yapıyordu ne yapıyordu anlamadım. Rahatsız olup ayrıldım. Hepsi iftira" şeklinde savunma yaptı.


Sanık avukatı ise videoda ve sözlerde suç teşkil edici bir unsur olmadığını öne sürerek, "Görüntüler yanlış anlaşılmaya uygundur. Suç teşkil edip etmediği tartışmaya dayalıdır. Tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini talep ederiz" dedi.


Mahkeme heyeti, sanığın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi.



"Ağlama krizine girdim, karmaşıklık yaşadım"


Yaşadığı travmayı İHA’ya anlatan 28 yaşındaki Kübra Ak, olayın aslında 1,5 ay öncesine dayandığını söyledi. Ak, "Yaklaşık 1,5 ay önce bir kere burada kendisiyle karşı karşıya kaldım. Karşıdan buraya yanıma geldi ve cinsel organıyla oynuyordu. O zaman sessiz kalıp gittim ve az ileride ağlama krizine girdim. İster istemez bir karmaşıklık yaşadım. Ne yapacağımı bilemiyordum" dedi.



"Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor"


Bu olaydan yaklaşık bir hafta sonra (olay günü) M.B.’yi aynı bölgede bir kez daha gördüğünü ifade eden Ak, şöyle konuştu:


"Arkadaşımı beklemek üzere karşıdan durağa geçtim. Benim ardımdan adam geldi, karşıya geçip bana kaş göz yaptı, dilini çıkarttı, ağzının içerisinde bir şeyler geveledi ve bu sırada da cinsel organıyla oynuyordu. Burada bir beyefendi vardı başımızda, onu kaldırıp, ’Karşı durağa gitmen gerekiyor, senin otobüsün orada’ diyip göndermeye çalıştı. Otobüs geldiğinde beyefendi kalkıp gitti. Sonra gelip buraya, ’Ahmak işte, göndermeye çalıştım gitmedi’ gibi şeyler söyledi. Ben oralı olmamaya çalışıyorum ve video kaydına devam ediyorum. Bana İzmit’e gideceğini söyledi. Ben de, ’Beni o duraktan buraya kadar takip ettiniz, gördünüz geldiğimi’ dedim. ’Evet, indin, geldiğini gördüm’ dedi. Bunlar zaten video kaydında da var. Benim geldiğimi gördüğünü söylüyor. İzmit otobüsü geldiğinde, ’Otobüs geldi, gitmeyecek misiniz?’ dedim. ’Yok, ben arkadaşımla buluşacaktım’ dedi. Otobüs gittikten sonra bana ’Ben hovardayım, sevgili arıyorum’ dedi. Ben tabii orada anlayamıyorum, konuşmasını da anlayamıyorun. ’Hovardayım işte’ deyip kahkaha atıyor. Ben o an şaşırdım. Sevgili aradığını söylüyor, yüzüme bakarak cinsel organıyla oynuyor."



"Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir"


Kübra Ak, olayın yaşandığı durağın hemen yakınında bir okulun bulunduğuna dikkati çekerek, "Burası kalabalık bir ortam, çocukların okuldan çıktığı bir yer. Ben yaşımdan dolayı niyetini anlayabilirim ama küçük çocuklar anlayamayabilir. Hemen aşağısı dere, birine zarar gelse, boğuşma olsa... Ben bunların hepsini düşünerek arkadaşımdan destek istedim. Polis çağırdı. Polisi karşıda görünce ’İstemezsen sen bilirsin’ gibi benimle konuşarak arkasını döndü gitti. Ben o an sinirlerime hakim olamadım. Kendimi koruma içgüdüsüyle mi anlamadım birkaç kez vurdum. Ben vurunca polisler yakalamalarını söyledi. İnsanlar yakalayıp adamı getirdiler. Polise şikayetçi olduğumu söyledim. O gece karakolda kaldı" diye konuştu.



"Organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var"


Ak, sözlerine şöyle devam etti:


"Mahkemeye gittim. Kendisi zaten avukat tutmuş. İfadesinde kendisine iftira attığımı söylüyor. Benim onu darp ettiğimi, kameraya alırken de canlı yayın yapıyormuşum, kendi kendime söylendiğimi, bu sebeple gittiğini söylüyor. Ben ona gidip saldırıyormuşum, kendi beyanı bu şekilde ama tabii hiçbir şekilde böyle bir şey yok. Ben o süreçte kendisini video kaydına alıyordum, kendimi koruma amaçlı. Burada gerçekten birine bir şey olabilirdi. Şuan dava devam ediyor. Kendisi serbest bırakıldı. Yaklaşık bir ay tutuklu kaldı. Açıkçası böyle insanların, özellikle çocuklara, kadınlara, insanlara zarar vermesini istemiyorum. Ben kendisinden şikayetçiyim. Süreç devam ediyor. Ayrıca ben velilerin de dikkat etmesini istiyorum. Hem okul köşesinde hem de kalabalık bir ortamda cinsel organıyla oynayan bir insan her şeyi yapabilir diye düşünüyorum. Kendilerinin ’görüntüler yanlış anlaşılmaya müsait’ gibi bir beyanı oldu ama ben görüntülerin yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu düşünmüyorum. Alelade organıyla oynayıp, yüzüme bakarak kendi içinde keyif alıyormuş gibi hareketleri var, videolarda da belli. Ben bunlardan tiksindim. Bir başkasının, özellikle de küçük çocukların asla bunu yaşamasını istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum."



"Benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil"


Hayatında ilk kez böyle bir olayla karşı karşıya kaldığını vurgulayan genç kadın, "Böyle olayları okumak ile yaşamak gerçekten çok farklı. Duyunca, ’Geçmiş olsun’ deyip bu kötülüğü yaşayan kişiyle empati kurmaya çalışıyorsunuz ancak yaşadığınızda ne tepki vereceğinizi, çevrenin baskısı, kimse yardım etmiyor...Ben bu olayı yaşarken durakta bir beyefendi vardı, o bile konuya dahil olmuyor. Belki gündemden dolayı dahil olamıyordur ama hoş bir durum değil. Bir kadının yüzüne bakarak iğrenç bir hareket sergileniyor, bu hoş bir durum değil. Yaşadığım duygu karışıklığı, sinir, öfke, vücuduma gelen titremeler...Kendimi ifade bile edemedim. Zaten bu yüzden şahsa vurdum ama bu duyguyu yaşadığım için bu gerçekleşti. Kötü bir şey, kimsenin başına gelsin istemem. Tamam, bana fiziksel olarak dokunmamış olabilir ama benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil. Hiç kimse bir başkasının yüzünü, bedenini tatmin aracı olarak kullanamaz" ifadesini kullandı.


Süreç içerisinde şahısla uzlaşmayacağının altını çizen Ak, "Maddi olarak tazminat talebim yok, ceza almasını istiyorum. Ulu orta bunu yapan bir insan başka şeyler de yapabilir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.



Genç kadın durakta tacizciyi saniye saniye kaydetti: "Ben hovardayım, hovarda"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Sarıkamış’ta dev yatırım: 25,5 Milyon TL’lik Suni Karlama hamlesiyle 5’inci pist güçleniyor Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Sarıkamış Kayak Merkezi’nde suni karlama altyapısını güçlendirecek dev yatırım için imzalar atıldı. Yaklaşık 25 milyon 588 bin 919 TL bedelli proje kapsamında 5 numaralı pistte eksik kalan 21 adet direk tipi karlama makinesi kurulacak. Proje kapsamında daha önce altyapısı hazırlanan hatta 21 adet menhol imalatı gerçekleştirilecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 5 numaralı pistte modern suni karlama sistemi tam kapasiteyle hizmet verecek. AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Sarıkamış’ın son yıllarda turizmde önemli bir ivme yakaladığını belirterek, yapılan yatırımların bölgenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Çalkın, "Allah’a hamdolsun her gün yeni bir proje için bir araya geliyoruz. Valimizin başkanlığında bugün yine önemli bir protokol imzalıyoruz. Sarıkamış turizmi hem Kars hem de ülkemiz için önemli bir potansiyele sahip. Kafkasya’nın en güzel kayak merkezi diyoruz. Türkiye’de artık önemli bir konuma oturdu. Bunun altında büyük bir emek ve özveri var. Sadece kayak tesislerinin güçlendirilmesi değil, yıllardır sürdürülen altyapı çalışmaları, Doğu Ekspresi’nin güçlendirilmesi, Kars’taki turizm altyapısının geliştirilmesi ve Sarıkamış Kayak Merkezi’nin desteklenmesi bu başarının temelini oluşturuyor" dedi. Cumhurbaşkanı’nın talimatları doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle önemli yatırımların hayata geçirildiğini ifade eden Çalkın, "Yeni protokolle birlikte kar tesisimizi daha da büyüterek kayak merkezimizi güçlendirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Kars Valisi Ziya Polat ise projelerin güçlü devlet desteğiyle yürütüldüğünü ifade ederek, Sarıkamış’ın dünya markası olma yolunda hızla ilerlediğini kaydetti. Vali Polat, "Bu imzaların arkasında devletimizin ve hükümetimizin güçlü desteği var. On yılların hayali olan suni karlama tesisinde geçen yıl 4 ve 5’inci pistlerin önemli bölümü tamamlandı. Şimdi ise 5’inci pistte eksik kalan 21 direk tipi karlama sisteminin ihalesini yaptık. En kısa sürede 4 ve 5’inci pistler tamamen suni karlama sistemiyle buluşacak" ifadelerini kullandı. Sarıkamış’ın kristal karı ve sarıçam ormanlarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir merkez olduğuna vurgu yapan Polat, "Dünya markası olmak istiyorsanız suni karlama artık olmazsa olmaz. Altyapımız güçlü, otel kapasitemiz her geçen gün artıyor. Kars artık bir turizm şehri oldu. Bu yıl 600 binin üzerinde turisti ağırladık. Hedefimiz bu yıl 1 milyon, önümüzdeki 3 yıl içerisinde ise 2 milyon turist sayısına ulaşmak" şeklinde konuştu. Tamamlanacak yatırımla birlikte Sarıkamış Kayak Merkezi’nin sezon süresinin uzatılması, kar garantisinin artırılması ve yerli-yabancı turist sayısında önemli artış sağlanması hedefleniyor. Kars Valiliği Toplantı Salonu’nda imza törenine Vali Ziya Polat, Milletvekili Adem Çalkın, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Fatih Tekcan ve Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Başköylü katıldı.
Kayseri Melikgazi’de Osman-Fatma Fırıncı Cami ibadete açıldı İlçeye farklı alanda rekor hizmetler kazandıran ve birçok projenin de yakında açılışını yapacak olan Melikgazi Belediyesi, Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde hayırsever işbirliği ile yapımını tamamladığı Melikgazi Belediyesi Osman-Fatma Fırıncı Cami’nin açılış törenini gerçekleştirdi. Caminin 615 kişilik cemaat kapasitesiyle mahalle sakinlerinin büyük bir ihtiyacını karşılayacağını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Allah’ın izniyle bu yazın ilk açılışını yaptık. İnşallah yazın sonuna kadar nasip olursa hemen hemen her hafta bir açılış yapacağız. İki okul, cami, kuran kursu, sosyal tesis, Sanat Melikgazi olmak üzere 20’ye yakın projemizin açılışını yapacağız. Yıldırım Beyazıt Mahallemizde kentsel dönüşüm çalışmalarımız da hızla devam ediyor. Şu an 2. Etap bitmek üzere 3. etap çalışmalarımıza da anlaşmalar yaparak devam ediyoruz. İnşallah 3. Etap da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın onayını aldıktan sonra başlayacak. Bu bölgeye bir park, bir sosyal tesis de kazandıracağız. Bu mahallemize 2 okul yaptık şuanda hizmet vermeye devam ediyor. 2 okul daha yapacağız, birinin kaba inşaatı bitmek üzere, diğerinin de temelini atacağız. Dolayısıyla Yıldırım Beyazıt Mahallemize 4 okul yapmış oluyoruz. 6 sene içerisinde camiler ve Kur’an kursları yaptık. Borcu olmayan kredi çekmeyen belediyelerden biriyiz. Bu cami için hayırseverimize ve evlatlarına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Türkiye’de hayırseverle en çok proje yürüten belediyeyiz. Belediyecilik hizmetlerimizde Kayseri’nin birinci çıkacağını düşünüyorum. Çocuklarımıza İslami ve ahlaki değerlerimizi anlatmamız lazım. Aile yapımızı korumamız için bu camilerimiz çok önemli. Camimiz ilçemize ve mahallemize hayırlı olsun." dedi. Hayırsever Mehmet Fırıncı ise, "Bu camiyi yapmayı bize nasip eden Rabbimize şükürler olsun. Burayı hayata geçirmemizde büyük desteği olan Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza çok teşekkür ederim. Projede emeği geçen herkese ve bize maddi manevi destek olan hayırsever dostlarımıza çok teşekkür ederim. Camiimizin hayırlı olmasını dilerim." diye konuştu. Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz ise caminin yapımında emeği geçen herkese teşekkür edip hayırlı olmasını dileyerek Kayseri’nin çok şanslı olduğunu ve 4-6 yaş Kur’an Kursu başarısında Kayseri’nin Türkiye birincisi olduğunu da sözlerine ekledi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da bir konuşma yaparak, "Kayseri’de güzel işlere imza atılıyor. Gerek Büyükşehir’imiz gerekse ilçe belediyelerimiz belediyeciliğin en güzel örneklerini hayata geçiriyor. Yıldırım Beyazıt Mahallemiz gerçekten gelişen güzelleşen mahallelerimizden bir tanesi. Değerli Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın yaptığı güzel işlerle birlikte burası bir cazibe merkezi haline geldi. Gece gündüz demeden çalışıyoruz. Tüm Kayseri belediyeleri olarak birlik ve beraberlik içinde güzel işlere imza atıyoruz. Bu güzel eserimizin hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim." diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu ise, "Mustafa Palancıoğlu Başkanımızın cami yapımı konusunda belli bir tecrübeye ulaşmış ciddi bir ekibi var. Caminin mimarisi noktasında mimar arkadaşımız muhteşem bir iş çıkarmış. Durum onu gösteriyor ki bundan sonra yeni cami açılışlarında, kütüphane açılışlarında bir arada olacağız." dedi. Melikgazi Belediyesi Osman - Fatma Fırıncı Cami’nin, mimarisi ve mahalleye kattığı değer ile farklı bir güzellik oluşturduğunu belirten Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise, "Bu Cuma günü muhteşem bir caminin açılışında beraberiz. Anne babalarının adına değerli kardeşlerimizin yaptırdığı bu cami, göze hoş gelen, mahalleye değer katan mimarisiyle farklı bir yapı. Dolayısıyla şadırvanıyla, çevre düzenlemesiyle bölgeye farklı bir güzellik katmış. Bu milletin iman dolu kalbi bu camileri yapmaya devam edecektir. Kayseri’de bu manada sorumluluğunu bilen insanların sayısı çok fazla. Anne ve babalarının ardından her zaman dua edilecek böyle bir eser yaptıran kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Melikgazi Belediye Başkanımızı özellikle bu tür eserlere vesile olmak için verdiği çabadan dolayı tebrik ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun." dedi.
Çorum Çorum’da tarihe iz bırakanlar sempozyumda anlatıldı Hitit Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumda, tarihte iz bırakan Çorum’un önemli şahsiyetlerinin hayatı anlatıldı. Sempozyumda konuşan Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu, "Osmancık’ın, Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır" dedi. Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "1. Ulusal Geçmişten Günümüze Çorum’da İz Bırakanlar" sempozyumu Meslek Yüksekokulu Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyumda Çorum’un tarihi yapılarından Veli Paşa Hanı ve Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa gibi kentin simge değerleri tarihi kaynaklar ışığında konuşuldu. Sempozyumda Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Işık, Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özer Şenödeyici ve Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu tarafından sunumlar yapıldı. Sempozyuma protokol üyeleri, akademisylenler, çok sayıda öğrenci katıldı. "Ecdat yadigarlarını korumak tarihi bir vebaldir" Düzenlenen sempozyumda açılış konuşmasını yapan Hitit Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan’ı Prof. Dr. Zekeriya Işık, "19. asrın sonlarına geldiğimizde Çorum, arşiv kayıtlarına göre 51 mahallesi, Ulu Camisi, 23 minareli camii, 21 mescidi, 10 medresesi, 2 kütüphanesi, tekke ve zaviyeleri, 11 hanı, bin 100 dükkanı, çarşı ve pazarları ile Türk İslam medeniyetini temsil eden önemli bir merkez hüviyetindedir. Bugün bu yapıların büyük bir kısmı maalesef modernitenin çarkları arasında örselenmiş, öğütülmüş ve kaybedilmiş durumdadır. Geriye kalanları hangi ahvalde bulunursa bulunsun kurtarmak, gelecek nesillere aktarmak başta sorumluluk sahibi şahıs ve kurumlar olmak üzere tüm şehir olarak her hepimizin başlıca görevidir. Zira her bir tarihi mekan, her bir tarihi eser toplumun ortak aklı, hafızası baba, ata ocağıdır. Kale, Ulu Cami, Hıdırlık, Çöplük Çarşısı, Paşa Hamamı, Taş Han, Güpür Hamamı ve daha niceleri bu toplumun ortak kültür mirası yani baba ocağıdır. Kadim Anadolu tabiriyle bu ocakları tüttürmek, mekan ile özdeşleşmiş, onunla kaim olmuş ve asırlar boyu hüküm süre gelmiş olan milli ve manevi değerleri, gelenek ve görenekleri ecdattan alıp nesle teslim etmek tarihi bir vebal ve sorumluluktur" dedi. "Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor" Sempozyumda Çorum’un tarihi yapılarından biri olan Veli Paşa Hanı’nın tarihiyle ilgili bilgi veren Işık, "Veliyyüddin Paşa 1866’da vakfettiği kahvehane ve bitişindeki altı dükkanı yıktırıyor. Bunun yerine yeni bir bina inşa ettiriyor ki bu bina Velipaşa Han’dır. Üst katta 43, alt katta 16 oda olmak üzere toplam 59 odadan meydana gelen 1 kahvehane, iki ahır, 10 dükkan, bir miktar avlu ve ikişer kanatlı sokak kapısı içeriyor. Velipaşa Hanı’nın 1866 ila 1885 arasındaki bir tarihte inşa edilmiş. Velipaşa’dan günümüze kalan yapıların en önemlisinden biri Velipaşa Konağı. Bugün belediyemiz burayı bir kültür merkezi olarak kullanıyor. Hanın en önemli özelliği Osmanlı şehir içi hanlarının özelliklerini yansıtması ve ondan da çok önemli bir farklı olarak üç katlı olmasıdır. Üçüncü katı bir otel olarak kullanılmaktadır" diye konuştu. "Sadrazamlar şehri sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır" Osmancıklı Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa’nın hayatını anlatan Ankara Üniversitesi Dil Ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tarih Bölümü Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu da, "Osmancık’ın, Osmanlı Devleti’nde üç sadrazam çıkarmış olması bölgenin bu dönemde oynadığı rolle alakalıdır. 17. yüzyılda Baltacı Mehmet Paşa ile bu sayı üçe çıkıyor. Osmancıklıların da haklı olarak övündükleri gibi bir ’sadrazamlar şehri’ sıfatını Baltacı Mehmet Paşa ile tamamlamış olacaktır. Baltacı Mehmet Paşa’nın sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olduğu, gençliğini Osmancık’ta geçirdiği kayıtlıdır. Bir süre Akdeniz sahillerinde pek çok memleketi gezmesini sağlayan gemicilik işinde çalıştığı ve bu esnada Kuzey Afrika’da tanıdığı Mağripli bir şeyhin kendisine ileride ve vezir-i azam olacağına dair haber vermesi sebebiyle saray hizmetine yöneldiği anlaşılmaktadır. Akrabasından Hacı Sefer adlı birinin vasıtasıyla Baltacı Ocağı’na, Teberdaran-ı Hasta zümresine girdiği belirtilir. Bu yüzden Baltacı namıyla anılmıştır. Güzel sese ve nefese sahip olarak musikiye alakası olduğu için güzelce müezzin diye de şöhret kazanmıştır" şeklinde ifade etti.
Kayseri Antikacılar yine Talas’ta buluşuyor Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın vizyonuyla altı yıldır her ayın ikinci pazarı Talas’ta bir araya gelen antikacılar, bu buluşmayı mayıs ayında da sürdürüyor. Antika tutkunları bu hafta sonu da açacakları tezgahlarla renkli görüntüler oluşturacak. Kurulduğu günden bu yana nostalji tutkunlarının büyük ilgisini çeken Antika Pazarı, 10 Mayıs Pazar günü yeniden kapılarını açıyor. Geçmişe duyulan özlemi doyasıya yaşatacak bu özel etkinlik, ziyaretçilerine hem alışveriş hem de kültürel bir zaman yolculuğu vaat ediyor. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın girişimleriyle Kayseri’ye kazandırılan ve 2019 yılında tarihi Harman Mahallesi Meydanı’nda başlayan Antika Pazarı serüveni, Mevlana Mahallesi Pazar Yeri’nde artan ilgiyle devam ediyor. Yeni yerinde daha geniş alan ve daha fazla katılımla düzenlenen pazar, sadece Talas ve Kayseri’den değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen antikacılarla zenginleşiyor. Halı, kilim, seccade, tespih, saat, para, pul, nostaljik ev eşyaları ve daha nicesi Binlerce ürün arasında kaybolmak, geçmişin izlerini bugüne taşımak isteyenler için Antika Pazarı adeta bir hazine niteliğinde. "Geçmişe kurulan köprümüz" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Antika Pazarı, sadece bir alışveriş alanı değil aynı zamanda geçmişle kurduğumuz gönül köprüsüdür. Burada eskiye duyulan özlemle kültürümüzü yaşatıyor, ticari canlılığı da destekliyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu nostalji dolu buluşmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.