Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de okul saldırısı planlayan şüphelilere ev hapsi 17 Nisan 2026 Cuma - 23:48:07 İzmir’in Torbalı ilçesinde bir okulda saldırı hazırlığı yaptığı iddia edilen 8 şüpheli jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si ev hapsine çarptırılırken, 2’si adli kontrol şartıyla, 4’ü ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Torbalı ilçesinde bir lisede eğitim gören bir grup öğrencinin, kendi aralarında kurdukları mesajlaşma grubunda eylem planladıkları tespit edildi. "12/A Aviyonik" isimli 20 kişilik WhatsApp grubunda yazışan öğrencilerin, son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına benzer bir eylem üzerine detaylı konuştukları belirlendi. Tehdit içerikli mesajların jandarma ekiplerince tespit edilmesi üzerine konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda harekete geçen jandarma ekipleri, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı. Operasyon neticesinde mesajlaşma grubunda tehdit içerikli mesajlar paylaşan ve saldırı hazırlığında olduğu iddia edilen T.Y. (17), A.K. (17), A.E.Ö. (17), E.K. (17), R.D. (18), F.G. (17), Ç.S. (17) ve A.Ç. (17) yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin evlerinde ve dijital materyallerinde arama yapılarak delillere el konuldu. Haklarında ev hapsi kararı verildi Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 8 şüpheli, ’korku ve panik oluşturmak amacıyla tehdit’ suçlamasıyla mevcutlu olarak Torbalı Adliyesi’ne sevk edildi. Şüphelilerden T.Y., E.K., F.G. ve Ç.S., Cumhuriyet Savcılığında verdikleri ifadelerin ardından serbest bırakıldı. Torbalı Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüphelilerden A.K. ile A.E.Ö. imza yükümlülüğü içeren adli kontrol şartıyla salıverilirken diğer şüpheliler R.D. ve A.Ç. hakkında ise ev hapsi kararı verildi.
17 Nisan 2026 Cuma - 22:27 İZMİRMARAŞDER güven tazeledi, Safa Narlı yeniden başkan seçildi İzmir Kahramanmaraş Kültür Turizm Dayanışma Derneğinin olağan genel kurulunda mevcut başkan Safa Narlı, üyelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak yeniden başkanlığa seçildi. Narlı, "Yüzde 90 gibi güçlü bir üye katılımıyla bu genel kurulu gerçekleştirmiş olmamız birlik ruhunun göstergesidir, bizim anlayışımızda hizmet etmek, birlik olmak ve kardeşlik vardır" dedi. İzmir’de faaliyet gösteren İzmir Kahramanmaraş Kültür Turizm Dayanışma Derneğinin (İZMİRMARAŞDER) olağan genel kurulu, üyelerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Üyelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak güven tazeleyen Safa Narlı, sivil toplum kuruluşlarının dayanışma ve yardımlaşmanın teminatı olduğunu belirtti. Narlı, "Bugün burada İZMİRMARAŞDER çatısı altında bir araya gelmek ve sizlerin teveccühüyle yeniden bu göreve layık görülmek benim için büyük bir onurdur. Rabbime hamd ediyorum, sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Yüzde 90 gibi güçlü bir üye katılımıyla bu genel kurulu gerçekleştirmiş olmamız, aramızdaki muhabbetin ve birlik ruhunun en güzel göstergesidir" diye konuştu. Yeni yönetim kurulu duyuruldu Konuşmasında yeni yönetim kurulunda yer alan isimleri de açıklayan Narlı, "DSİ Bölge Müdür Yardımcımız Abdulkadir Şahin, Foça Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ahmet Güdüklü, Prof. Dr. Sacit Nuri Görgel, AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Selahattin Köse, MHP İzmir İl Yöneticisi ve Ege Bölgesi Otobüsçüler Derneği Başkan Yardımcısı Taner Sönmez, İYİ Parti Gaziemir İlçe Başkanı Mehmet Kaya, Maden-İş Sendikası Ege Bölge Başkanı Vedat Akçul, Sağlık-Sen İl Başkan Vekili Vakkas Kara, TÜİK Bölge Müdürlüğü Yüksek İstatistikçisi Müslüm Mutlu, İzmir Vadeli İşlem Borsası kurucularından Emir Çetinkaya ve Makine Yüksek Mühendisi Mehmet Ali Günay ile birlikte; İzmir’imizin iş dünyasından ve farklı alanlardan kıymetli hemşehrilerimiz de yönetimimizde yer almıştır" ifadelerini kullandı. "Güvene layık olmak için daha çok çalışacağız" Yeni dönemde liyakatli bir kadro ile yola devam edeceklerini vurgulayan Narlı, "Kültürümüze sahip çıkan, değerlerimizi yaşatan ve dayanışmayı büyüten bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Bizim anlayışımızda hizmet etmek, birlik olmak ve kardeşlik vardır. İnşallah bu birlik ruhunu koruduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur. Kapımız da gönlümüz de her zaman sizlere açık olacaktır. Bu güvene layık olmak için daha çok çalışacağız. Bu vesileyle yeni dönemin tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, desteklerinizi bekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Aliağa’da eğitimcilerden şiddete karşı ortak tepki
03 Mart 2026 Salı - 23:31 Aliağa’da eğitimcilerden şiddete karşı ortak tepki İzmir’in Aliağa ilçesinde bir araya gelen eğitim sendikaları, İstanbul’da bir öğretmenin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıya tepki gösterdi. İstanbul Çekmeköy’de Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 2 Mart Pazartesi günü öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı, Aliağa’da düzenlenen basın açıklamasıyla kınandı. Basın açıklamasını Eğitim Sen Aliağa Temsilcisi Yalçın Aydın ve Eğitim İş Aliağa Şube Başkanı Tuba Eşref Çınar birlikte okudu. Açıklamada, yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığı belirtilerek, eğitim emekçilerinin can güvenliği ve mesleki itibarı için bir araya gelindiği ifade edildi. Hayatını kaybeden öğretmenin ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen temsilciler, yaralanan diğer öğretmen ve öğrenciye de acil şifalar temennisinde bulundu. Eğitim İş Aliağa Şube Başkanı Tuba Eşref Çınar, şiddetin toplumsal boyutuna ve çözüm önerilerine dikkat çekerek, "Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz" dedi.
Adli emanetten sahte tutanakla uyuşturucu kaçırıldı: 5 tutuklama
03 Mart 2026 Salı - 13:40 Adli emanetten sahte tutanakla uyuşturucu kaçırıldı: 5 tutuklama İzmir’in Kınık ilçesinde, adli emanet deposundan sahte tutanakla 2 kilogram uyuşturucu madde çıkardıkları belirlenen 3 adliye personeli ile bu kişilerle bağlantılı 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, Kınık Adliyesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, adli emanet deposundaki uyuşturucunun kalitesini kontrol etmesi için irtibat kurulan D.G., 2 Şubat tarihinde Kınık Adliyesi İcra Müdürü T.T.’yi arayarak ihbarda bulundu. İcra Müdürü T.T.’nin durumu tutanak altına alarak durumu bildirmesi üzerine geniş çaplı inceleme başlatıldı. Kamera kayıtları ele verdi Yapılan incelemeler kapsamında adliye binasına ait kamera kayıtları mercek altına alındı. Kayıtlar üzerinde yapılan incelemede, 29 Ocak günü saat 20.05 ile 20.32 arasında zabıt katipleri S.A. ve V.E. ile hizmetli O.M.’nin adliye binasına geldikleri ve adli emanet deposundan koli çıkardıkları tespit edildi. Sahte imha tutanağı düzenlemişler Şüpheli personellerin, uyuşturucu maddeyi depodan çıkarmak için sahte imha tutanağı düzenledikleri belirlendi. Çıkarılan uyuşturucunun satışı için M.Ş. ve K.Ş. aracılığıyla D.G. ile bağlantı kurulduğu iddia edildi. 5 tutuklama Olayla ilgili gözaltına alınan adliye çalışanları S.A., V.E. ve O.M. ile onlara aracılık ettiği öne sürülen M.Ş. ve K.Ş., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkarılan 5 şüpheli tutuklandı.
Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor
03 Mart 2026 Salı - 12:36 Dünyanın en küçük kitabı ve en hafif kâğıdı EÜ’de sergileniyor Ege Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’nin bu alandaki ilk müzesi olan Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonuyla ziyaretçilerini tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği müze, kâğıdın serüvenini ve kitabın sanatla buluştuğu noktaları evrensel bir bakış açısıyla sunuyor. Bünyesinde dünyanın en küçük kitabı, en hafif kâğıdı ve 38 ülkenin bitkilerinden üretilen dünya haritasına kadar pek çok nadide eserleri bulunduran müze, kâğıt ve kitap sanatının gelişimini gözler önüne seriyor. Müzenin kuruluş aşamasından itibaren sürecin içerisinde yer alan Ege Üniversitesi Kâğıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, müzedeki eserlerin her birinin ayrı bir hikâyesi olduğunu vurguladı. Müzedeki en dikkat çekici eserlerden birinin "One World" projesi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Müzenin kuruluş aşamasından eserlerin müzeye gelişine dek sürecin içinde olduğum için kâğıt ve kitap eserleri bana hep ilginç gelmiştir. Konusu itibariyle evrensel bir müzeye yakışan ’One World’ projesi başlığı altında hazırlanmış ’sanat sınır tanımaz’ mesajı ile sergilenen ’Dünya Haritası’ ilgimi çeken ilk yapıtlar arasında olmuştur. 38 ülkeden 42 sanatçının katılımıyla her birinin kendi yaşadığı coğrafyadaki bitkilerden yapmış oldukları el yapımı kâğıtlardan üretilmiş, kâğıt sanatçısı Jane Ingram Allen tarafından birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Türkiye’den de kâğıt eserin bulunduğu bu harita en son ABD’nin Boston eyaletinde sergilenmiş, 2012 yılında müzeye sanatçı tarafından bağışlanmıştır" dedi. "Dünyanın en küçük kitabı bu müzede sergileniyor" Müzenin en çok merak edilen ve ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan eseri ise mikroskobik boyutlardaki kitap. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken ve merakla sordukları bu eser, 2012 yılında bağış yoluyla müzeye kazandırılan dünyanın en mini kitabıdır. 2.4x2.9 mm ölçülerinde, büyüteç yardımıyla görülebilen eser, Joschua Rechert tarafından mikroskop altında çok küçük aletlerle yapılmıştır. Her bir sayfasında alfabenin renkli harflerinin basılı olduğu ve yazının bulunmadığı bu minik kitap, Türkiye’de tek olarak müzemizde sergilenmektedir" diye konuştu. "Söz uçar yazı kalır" Kâğıdın ve yazının insanlık tarihindeki kalıcılığına dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, dijitalleşen dünyada bile yazılı kültürün önemini koruduğunu belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Ağırbaş, "Tarihin her döneminde papirüs, parşömen, deri üzerine insanlar yazı yazmışlar. Kâğıt veya dijital bir sayfa olsun fark etmez, ben hayatımızda kalacak olan şeyin yazı olacağına inanıyorum çünkü ’söz uçar yazı kalır’ " diye konuştu.
Halk Eğitim kursiyerleri pişirdi, ihtiyaç sahiplerinin sofraları bereketlendi
03 Mart 2026 Salı - 11:38 Halk Eğitim kursiyerleri pişirdi, ihtiyaç sahiplerinin sofraları bereketlendi Bu yıl Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında halk eğitimi merkezi kursiyerleri, geleneksel ramazan pidesi ve birbirinden lezzetli ramazan tatlıları hazırlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarla paylaştı. İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü himayesinde Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezi koordinesinde çok anlamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşma ve dayanışma ruhuyla buluşturdu. Bu yıl Millî Eğitim Bakanlığının öncülüğünde "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında halk eğitimi merkezi kursiyerleri, geleneksel Ramazan pidesi ve birbirinden lezzetli Ramazan tatlıları hazırlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarla paylaştı. İzmir’in dört bir yanındaki eğitim kurumlarında Ramazan ayı boyunca düzenlenen birbirinden anlamlı sosyal sorumluluk ve dayanışma ruhunu pekiştiren çalışmalar, Ramazan’ın paylaşma ve yardımlaşma iklimini gösterdi. Bu anlamlı etkinlik, eğitimin yalnızca sınıf ortamıyla sınırlı olmadığını; değerler eğitimi, yardımlaşma ve toplumsal sorumluluk bilinciyle de bütünleştiğini ortaya koydu. Yediden yetmişe iyilik ve dayanışma ruhu Etkinlikle ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşan İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, "Güzelbahçe Halk Eğitimi Merkezimizin kıymetli kursiyerlerinin ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ ruhuyla hayata geçirdiği bu anlamlı çalışma, yediden yetmişe tüm öğrencilerimizin iyilik ve dayanışma ruhunu güçlü bir biçimde bizlere bir kez daha göstermiştir. Halk Eğitimi Merkezlerimiz, meslekî becerilerin yanı sıra toplumsal dayanışmanın ve kültürel değerlerimizin de yaşatıldığı çok kıymetli kurumlardır. Bunun ispatı olan ve Ramazan’ın bereketini ve şefkatini sofralara taşıyan bu çalışma için kursiyerlerimizi yürekten kutluyorum. Emeği sevgiye, eğitimi paylaşıma dönüştüren ve bu güzel ayın bereketini ilimizin dört bir yanına yayan yöneticilerimize, usta öğreticilerimize ve kursiyerlerimize şükranlarımı sunuyorum." dedi.
Depresyon, obezite riskini artırıyor
03 Mart 2026 Salı - 11:17 Depresyon, obezite riskini artırıyor Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunduğunu aktaran Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Burçin Deniz, özellikle depresyonu olan bireylerde obezite riskinin yüzde 58 daha fazla olduğunu belirtti. Gelinen noktada kişinin kendini obezite ve depresyon sarmalı içinde bulabileceğini aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Mevcut bir psikiyatrik rahatsızlık obezite gelişme riskini artırabilirken, obezite de bireyde psikiyatrik bir bozukluğun ortaya çıkması açısından risk faktörü oluşturabilir. Obezite ile en sık ilişkilendirilen psikiyatrik rahatsızlıklar arasında depresyon ve yeme bozuklukları yer almaktadır" mesajını verdi. Obezite yalnızca fazla kilodan ibaret değil; çoğu zaman ruh sağlığıyla iç içe ilerleyen karmaşık bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Araştırmalar, depresyon ile obezite arasında çift yönlü ve güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Burçin Deniz, depresyon tanısı bulunan bireylerde obezite gelişme riskinin yüzde 58 oranında arttığına dikkat çekerek, bireylerin kendilerini zamanla ‘obezite-depresyon sarmalı’ içinde bulabildiğini vurguluyor. Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Psikiyatrik bozukluklar ile obezite arasında karşılıklı bir etkileşim bulunmaktadır. Mevcut bir psikiyatrik rahatsızlık obezite gelişme riskini artırabilirken, obezite de bireyde psikiyatrik bir bozukluğun ortaya çıkması açısından risk faktörü oluşturabilir. Obezite ile en sık ilişkilendirilen psikiyatrik rahatsızlıklar arasında depresyon ve yeme bozuklukları yer almaktadır" dedi. Depresyon obeziteyi, obezite depresyonu tetikliyor Obez bireylerde depresyon gelişme olasılığının; demografik özellikler ve eşlik eden sağlık sorunları gibi değişkenlerden bağımsız olarak toplum geneline kıyasla daha yüksek olabileceğini aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Bu kapsamda yaş ve cinsiyet farklılıkları, medeni durum, kronik hastalık varlığı, sosyal destek düzeyi ve ekonomik şartlar gibi etmenler kontrol edildiğinde dahi risk artışının sürdüğü belirtilmektedir" sözlerini kaydetti. Yapılan çalışmalarda obez kişilerde depresyon riskinde yüzde 55 oranında artış gözlemlendiğini benzer şekilde de depresyon tanısı alan kişilerde de obezite gelişme riskinin yüzde 58 oranında arttığını kaydeden Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Depresyonun bazı temel belirtileri obezite açısından risk oluşturabilmektedir. Depresyonun karakteristik özelliklerinden biri olan isteksizlik ve motivasyon kaybı, bireyin günlük fiziksel aktivitelerinde azalmaya yol açarak kilo artışına zemin hazırlayabilir. Bunun yanı sıra depresyon sürecinde iştah artışı görülebilmekte ve bu durum kalori alımının artmasına neden olabilmektedir. Depresyon, obez bireylerin kilo verme tedavi programlarına uyumunu olumsuz yönde etkileyebilmektedir" ifadelerini kullandı. Toplumsal baskıdan kısır döngüye Yeme bozuklukları içinde özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu, obezite gelişimi açısından önemli bir risk faktörü olarak öne çıktığını aktaran Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Araştırmalar, toplumsal zayıflık idealine yönelik baskıların ironik biçimde aşırı yeme davranışını tetikleyebildiğini gösteriyor. Diyetle başlayan süreç, irade ve özdenetimin zayıfladığı durumlarda kontrolsüz yeme ataklarına dönüşebiliyor. Depresyon, düşük benlik saygısı ve akran desteğinin yetersizliği de bu tabloyu ağırlaştıran etkenler arasında yer alıyor. Özellikle çocuk ve ergenlerde dışlanma, olumsuz duyguları artırarak tıkınırcasına yeme davranışını pekiştirebiliyor. Böylece kilo artışı, depresif belirtiler ve sosyal geri çekilme birbirini besleyen bir kısır döngüye dönüşebiliyor" diye konuştu. Stres karşısında beyin sağlıksız besleniyor Stresli ve duygusal olarak zorlayıcı dönemlerde birçok kişinin yüksek yağ ve karbonhidrat içeren besinlere yönelebildiğini dile getiren Klinik Psikolog Burçin Deniz, "Stresli ya da üzgün olunan dönemlerde bazı bireylerin yeme davranışında artış gözlenebilmektedir. Bu durum çoğu zaman özellikle yağ ve karbonhidrat içeriği yüksek besinlere yönelim şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yoğun stres altında çalışan bireylerin, daha az stres yaşayanlara kıyasla sağlıklı besinleri daha az tercih ettikleri ve yağ oranı yüksek yiyecekleri daha sık tükettikleri bildirilmektedir. Kaygı, öfke, sıkıntı ve depresif duygular aşırı yeme davranışını tetikleyebiliyor. Yeme eylemi kısa süreli bir rahatlama sağladığı için bu davranış pekişiyor ve sürdürülebilir hale geliyor. Bu nedenle obezite tedavisinde yalnızca diyet ve egzersiz değil, psikolojik destek de kritik önem taşıyor. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi, kilo alımına neden olan düşünce ve davranış kalıplarını yeniden yapılandırarak kalıcı kilo kontrolüne katkı sağlıyor" mesajını verdi.
Körfez’den 1 milyon ton çamur çıkarıldı
03 Mart 2026 Salı - 11:09 Körfez’den 1 milyon ton çamur çıkarıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde tüm zamanların en kapsamlı dip tarama operasyonunu yürütüyor. Aralık 2024’ten bu yana deniz dibinden 1 milyon ton, yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonunu dolduracak miktarda çamur çıkarıldı. Çalışmalar yalnızca bir temizlik değil; Körfez’in dip yapısında kritik eşiği aşan ekolojik soruna müdahale niteliği taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’nde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı dip tarama ve derinleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Aralık 2024’ten bu yana aralıksız devam eden operasyon kapsamında deniz tabanından 1 milyon ton dip çamuru çıkarıldı. Toplam 4 milyon tonluk hedef doğrultusunda ilerleyen çalışmalarla, Körfez’in dip yapısında yıllar içinde oluşan birikimin giderilmesi ve deniz ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar Bostanlı açıkları ile Körfez’in kuzey aksında, Çiğli bölgesinde yoğun şekilde sürüyor. 400 olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar çamur çıkarıldı Rakamların büyüklüğü müdahalenin çapını ortaya koyuyor. 1 milyon ton çamur yaklaşık 50 bin hafriyat kamyonu dolduruyor. Bu kamyonlar arka arkaya dizildiğinde İzmir’den Ankara’yı geçen 800 kilometrelik bir konvoy oluşturuyor ya da çıkarılan çamurla 400 olimpik yüzme havuzu doldurulabiliyor "Temiz Körfez için var gücümüzle çalışıyoruz" İZSU Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Güzin Özbaş, Aralık 2024’ten bu yana dip tarama çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirterek, "İzmir Körfezi’ndeki su sirkülasyonunun yetersiz olduğu bilimsel raporlarla da ortaya konmuş durumda. Bu konu uzun yıllardır üzerinde çalışılan bir mesele. Amacımız, su sirkülasyonunu artırmak ve birikmiş sedimanı uzaklaştırarak Körfez’deki kirliliğin azaltılmasına katkı sağlamak. Körfez’e güneyden giren su kuzeyden çıkıyor. Ancak kuzey kesimlerdeki sığlıklar nedeniyle suyun çıkışı zorlaşıyor. Bu durum, Körfez’in kirlilikle mücadelesini güçleştiriyor. İZSU Genel Müdürlüğü olarak Türkiye’nin en büyük atık su arıtma tesisi olan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ne sahibiz. Üç faz olarak hizmet veren tesisin dördüncü fazını da devreye alarak Körfez temizliğine katkımızı artırdık. Körfez’e dökülen derelerin rutin temizliklerini sürdürüyor, yağmur suyu ve kanal ayrıştırma hatları inşa ediyoruz. İzmir Körfezi’nin iyileşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. 200 bin hafriyat kamyonuna eş değer çamur çıkarılacak İzmir Körfezi’nin kuzey aksında derinliğin yer yer 20 santimetreye kadar düştüğünü belirten Özbaş, şunları söyledi: "Yürüttüğümüz tarama çalışmalarıyla bu derinliği artırıyor, tabanda biriken sedimanı uzaklaştırıyoruz. Tarama işlemlerini eksi 4 metreye kadar sürdürüyoruz. Aralık 2024’te başlattığımız çalışmalar kapsamında bugün itibarıyla yaklaşık 700 bin metreküplük tarama gerçekleştirdik. Bu da 1 milyon tonun üzerinde malzemenin çıkarıldığı anlamına geliyor. Vatandaşlarımız bu miktarı gözlerinde canlandıramayabilir. Hafriyat kamyonları üzerinden örnek vermek gerekirse, şu ana kadar yaklaşık 50 bin kamyon dolusu çamuru Körfez’den uzaklaştırdık. Toplam 4 milyon tonluk hedef üzerinden hesaplandığında ise bu miktar yaklaşık 200 bin hafriyat kamyonuna eş değer olacak."