ASAYİŞ - 03 Mart 2026 Salı 11:29

28 Şubat zihniyeti akademide

A
A
A

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde (DEÜ) görevli bir profesörün, kadın meslektaşının başörtülü fotoğrafını WhatsApp grubunda paylaşarak, dini değerlere ve kadına inancı üzerinden ağır küfürler ettiği iddiası yargıya taşındı. Mağdur akademisyen T.Ş.’nin avukatı Emrah Yolcu, "30 yıl önceki köhne zihniyetin bugün hala bu cesareti bulabilmesi şaşırtıcıdır" diyerek 100 bin TL’lik tazminat davası açtıklarını duyurdu.

İddiaya göre, DEÜ bünyesinde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi T.Ş.’nin online ders esnasında çekilmiş başörtülü fotoğrafı, aynı üniversitede görevli Prof. Dr. M.B. tarafından, içinde öğrencilerin de bulunduğu bir WhatsApp grubunda paylaşıldı. Paylaşımın altına kadın akademisyenin şahsına ve dini değerlerine yönelik galiz küfürler yazıldığı öne sürüldü. Olayı bir Öğretmenler Günü’nde öğrencisinden gelen e-posta ile öğrenen T.Ş., hukuk mücadelesi başlattı.

28 Şubat zihniyeti akademide

Savcılıktan ’Ön ödeme’ kararı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunun ardından dosya önce üniversiteye gönderildi, ardından ’görev kapsamında olmadığı’ gerekçesiyle savcılığa iade edildi. Savcılık, eylemi "sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret" suçu kapsamında değerlendirerek şüphelinin adli para cezasını (ön ödeme) yatırması üzerine takipsizlik kararı verdi. Bu kararın kesinleşmesiyle birlikte mağdur akademisyen, inancına yönelik saldırının manevi telafisi için 100 bin TL’lik tazminat davası açtı.

28 Şubat zihniyeti akademide

Avukat Emrah Yolcu: "Bu kör zihniyetle mücadele edeceğiz"

Mağdur akademisyen T.Ş.’nin avukatı Emrah Yolcu, konuya ilişkin zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Saldırının doğrudan "başörtüsü" ve "inanç" odaklı olduğunu belirten Yolcu, şu ifadeleri kullandı: "Müvekkilimiz maalesef inançlarından ötürü üzüntü verici bir olayla karşı karşıya kalmıştır. Müvekkilimizin bir online ders sırasında alınan görüntüsü, başka bir akademisyen tarafından kurulan WhatsApp grubunda izinsiz bir şekilde paylaşılmıştır. Bu paylaşım üzerine, grupta bulunan bir diğer akademisyen müvekkilimize yönelik ağır hakaretlerde bulunmuş ve dini değerlere alenen saldırıda bulunmuştur. Şahıs suçunu inkar etmemiş; aksine müvekkilimizi tanımadığını belirterek yaptığından pişman olduğunu söylemiştir. Ancak tanımadığı bir insana doğrudan kılık kıyafeti ve dini değerleri üzerinden bu derece ağır hakaretler etmesi, sahip olduğu zihniyeti açıkça ortaya koymaktadır. Belli ki müvekkilimiz, sadece başörtülü olduğu ve inancını yansıttığı için hedef alınmıştır."

28 Şubat zihniyeti akademide
HAKARET İDDİASIYLA YARGILANAN PROF. DR. M.B

"28 Şubat karanlığına dönülmeyecek"

Avukat Yolcu, açıklamasının devamında olayın ideolojik boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Türkiye bir daha asla insanların üniversitelere alınmadığı o eski karanlık günlere, 28 Şubat dönemlerine geri dönmeyecektir. 30 yıl önceki köhne zihniyetin bugün hala bu cesareti kendinde bulabilmesi şaşırtıcıdır. Müvekkilimiz; hem bir kadın hem de inançlı bir akademisyen olduğu için ’Sen akademisyenlik yapamazsın, yaparsan bu hakaretlere maruz kalırsın’ denilerek sindirilmek istenmektedir. Biz bu ’kör zihniyetle’ sonuna kadar mücadele edeceğiz. Müvekkilimiz kazanılacak tazminatı hayır kurumlarına bağışlayacaktır." Olayla ilgili hukuki süreç sürüyor.

28 Şubat zihniyeti akademide
HAKARET İDDİASIYLA YARGILANAN PROF. DR. M.B

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Öğretmen cinayetine tepki İstanbul’da öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen için Samsun’da sendikalar basın açıklaması düzenledi. Öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde toplanan meslektaşları açıklama yaptı. İlk olarak konuşma yapan Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan, "İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir" dedi. "Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" Eğitim-İş Sendikası adına konuşma yapan sendika sekreteri Volkan Altun ise "Biz diyoruz ki, okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadelede kamusal bir politika oluşturulmalıdır" diye konuştu.