Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Özhelvacı: "Ekonomik bağımsızlığın anahtarı genç ve üreten Türkiye"
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:46:14
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Millî Mücadele’nin, cumhuriyetin gençliğe duyduğu güvenin ve geleceğe yönelik kurucu vizyonunun en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurguladı. "19 Mayıs 1919; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, milletimizin yeniden doğuş iradesinin ortaya konduğu ve tam bağımsız Türkiye idealinin temellerinin atıldığı tarihî bir dönüm noktasıdır" diyen Özhelvacı, bu anlamlı günün; gençliğin enerjisi, üretim gücü ve yenilikçi bakış açısıyla geleceği inşa etme sorumluluğunu hatırlattığını ifade etti. Atatürk’ün 19 Mayıs’ı gençlere armağan etmesinin, gençliğe duyulan güvenin en güçlü göstergesi olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, genç istihdamı, eğitimden iş hayatına geçiş, fırsat eşitliği, girişimcilik ekosistemi ve teknoloji odaklı kalkınmanın iş dünyasının öncelikli sorumlulukları arasında yer aldığını belirtti. Özhelvacı, EGİAD’ın gençlere yönelik çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "EGİAD olarak, gençliğin potansiyelini açığa çıkarmayı ülkemizin ekonomik bağımsızlığı, rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınması açısından stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. 1990 yılından bu yana geleceğin lider iş insanlarını yetiştirme misyonuyla; gençlerin fikirlerini hayata geçirebildiği, yetkinliklerini geliştirebildiği ve dönüşüm süreçlerinde aktif rol alabildiği platformlar oluşturuyoruz." EGİAD’ın gençlik odağındaki çalışmalarını veriye dayalı bir anlayışla sürdürdüğünü belirten Özhelvacı, "NEET Gençler İzmir Araştırma Raporu ile eğitimde, istihdamda veya yetiştirmede yer almayan gençlerin potansiyeline dikkat çektik. Hazırlıklarını sürdürdüğümüz ‘Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir: Üçüz Dönüşüm Çağında İşgücü, Beceriler ve Yeni Fırsatlar’ başlıklı çalışmamızla ise dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki etkilerini analiz ederek, gençlerin geleceğin mesleklerine ve beceri setlerine hazırlanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı mesajını şu sözlerle tamamladı: "Değişimin hızlandığı bu çağda gençleri yalnızca mevcut düzene hazırlamak yeterli değildir; onları dönüşümü okuyabilen, yön verebilen ve değer üretebilen liderler olarak yetiştirmek gerekmektedir. EGİAD olarak, gençlerin potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği, fırsat eşitliğinin güçlendiği, bilim, üretim ve girişimcilik kültürüyle daha güçlü bir Türkiye’nin inşa edildiği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, başta cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere millî mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyor; gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı coşkuyla kutluyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:34
İzmir Ekonomi, ‘eskrim’de Türkiye şampiyonu
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Erkek Eskrim Takımı, bu yıl Ankara’da düzenlenen ÜNİLİG Türkiye Şampiyonası’nda birinciliğe ulaşarak kupanın sahibi oldu. Türkiye genelinden iddialı ekiplerin yer aldığı şampiyonada adını zirveye yazdıran İEÜ’lü gençler, kupayı İzmir’e getirmenin gurur ve sevincini yaşadı. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde milli sporcu bursuyla eğitim gören Lojistik Yönetimi Bölümü öğrencisi Mert Ahmet Koç ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri Özgür Ege Şenyurdusev ve Yiğit Çetinkaya’dan oluşan eskrim takımı, Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen şampiyona için kapsamlı bir hazırlık süreci geçirdi. Derslerden artakalan zamanlarda salondaki çalışmalarını düzenli olarak sürdürerek kondisyon ve güç depolayan gençler, emeklerinin karşılığını kupaya ulaşarak aldı. 2023 yılında eskrim takımıyla Türkiye ikinciliği elde eden İEÜ, beklediği şampiyonluğu bu sene elde ederek zirveye yerleşti. "Kupayı çok istedik ve hedef ulaştık" İEÜ Spor Uzmanı Özgün Özdemir, öğrencilerin sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmaları ve özgüveninlerinin güçlenmesi açısından sporu çok önemsediklerini belirtti. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında milli sporculara yüzde 100 burs imkanı sağladıklarını vurgulayan Özdemir, eskrime ilişkin de bilgiler paylaşarak şöyle konuştu: "Eskrim; epe, flöre ve kılıç olmak üzere üç farklı branştan oluşan olimpik bir spor dalı. Sporcular, önce 15 sayı üzerinden yapılan bireysel müsabakalarda mücadele etti. Bireysel sonuçların ardından da takım eşleşmeleri yapıldı. Takım müsabakalarında ise sporcular sırayla piste çıktı. Maçlar 3’er dakikalık 9 set üzerinden oynandı ve toplamda 45 tuşa ulaşan takım galip sayıldı. Öğrencilerimizin azmi, takım ruhu ve mücadele gücü, hepimize büyük gurur yaşattı. Kupayı çok istiyorduk ve hedefimize ulaştık. Bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımızı ve antrenörlerimizi kutluyor, şampiyonluğu İzmir’e getiren takımımızla gurur duyuyoruz."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:31
Ekrana eğilen nesil: Telefon boynu sendromu tehlikesi
Günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelen akıllı telefonlar, fark edilmeden omurga sağlığını tehdit eden yeni bir risk alanı oluşturuyor. Uzun süre başın öne eğilerek ekranlara bakılması, boyun bölgesine binen yükü katlayarak artırırken zamanla kas, bağ ve disk yapılarında kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Yaz tatiliyle birlikte çocuk ve gençlerin ekran başında geçirdiği sürenin artması, "telefon boynu sendromu" riskini daha da görünür hale getiriyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle çocukluk çağında başlayan bu alışkanlığın ilerleyen yıllarda boyun fıtığı ve sinir sıkışmasına kadar uzanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini vurgulayarak, "Yaz döneminde ekran süresinin sınırlandırılması ve doğru duruş alışkanlıklarının kazandırılması hayati önem taşımaktadır" dedi. Günümüzde akıllı telefon, tablet ve benzeri dijital cihazların kullanımının artmasıyla birlikte, omurga sağlığını doğrudan etkileyen yeni bir tabloyla daha sık karşılaşılmaya başlandı: Telefon boynu sendromu. Tıbbi adıyla ‘text neck’ olarak tanımlanan bu durum, başın uzun süre öne eğik pozisyonda tutulmasına bağlı olarak servikal omurgaya binen yükün artmasıyla gelişen bir postür bozukluğu. Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, "Normal şartlarda insan başının ağırlığı yaklaşık 4-5 kilogramdır. Ancak baş öne doğru eğildikçe, omurgaya binen yük katlanarak artar. Örneğin 15 derecelik bir eğimde bu yük yaklaşık 12 kilograma çıkarken, 60 derecelik bir eğimde 25-30 kilograma kadar ulaşabilir. Bu durum kısa vadede kas yorgunluğuna neden olsa da uzun vadede kas, bağ ve disk yapılarında mikroskobik hasarlara yol açarak daha ciddi sorunların temelini oluşturur" dedi. Yaş aralığı giderek düşüyor Telefon boynu sendromunun en sık 12-35 yaş aralığında görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Seyhan Orak, son yıllarda bu durumun çok daha küçük yaş gruplarına indiğine dikkat çekti. Özellikle 8-10 yaş grubundaki çocuklarda belirgin artışın gözlemlendiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, şöyle konuştu: "Bu durum, teknolojik cihazların kullanım yaşının düşmesiyle doğrudan ilişkilidir ve erken dönemde başlayan postür bozukluklarının ilerleyen yıllarda kalıcı hale gelme riskini artırmaktadır. Uzun süreli yanlış duruş, yalnızca geçici bir rahatsızlık oluşturmakla kalmaz; zamanla omurganın doğal yapısını da bozabilir. Boyun bölgesinde normalde bulunması gereken servikal lordoz dediğimiz doğal eğrilik düzleşebilir, hatta bazı durumlarda tersine dönebilir. Buna ek olarak kas dengesizliği gelişebilir. Ön taraftaki kaslar kısalırken, arka taraftaki kaslar zayıflayabilir. Bu dengesizlik, omurganın destek mekanizmasını bozar. Diskler üzerinde asimetrik basınç oluşur ve bu durum zamanla disk dejenerasyonuna, faset eklem zorlanmalarına ve miyofasiyal ağrı sendromuna zemin hazırlar." Belirtiler göz ardı edilmemeli Telefon boynu sendromunun ilerleyen süreçte daha ciddi nörolojik problemlere yol açabileceğini kaydeden Op. Dr. Seyhan Orak, "Uzun vadede boyun fıtığı gelişimi ve omurilik kanalında daralma görülebilir. Bu durum sinir köklerinin baskı altında kalmasına neden olur. Sinir sıkışmaları, yalnızca ağrı ile sınırlı kalmayıp uyuşma, karıncalanma ve güç kaybı gibi bulgularla da kendini gösterebilir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerektiren tablolar ortaya çıkabilir. Hastalığın en sık görülen belirtisi boyun ağrısıdır. Buna omuz ve sırt bölgesine yayılan ağrılar eşlik edebilir" dedi. Op. Dr. Seyhan Orak, özellikle ense kökenli baş ağrılarına dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun yanı sıra boyunda sertlik, uzun süreli kullanım sonrasında artan yorgunluk hissi sık görülmektedir. İlerleyen aşamalarda baş dönmesi, kollarda, sırtta ve göğüs bölgesinde karıncalanma ve uyuşma gibi nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, durumun yalnızca kas kaynaklı olmadığını ve sinir yapılarının da etkilenmeye başladığını gösterebilir" diye konuştu. Önlem alınmadığında telefon boynu sendromunun zamanla kronikleşebildiğini söyleyen Op. Dr. Seyhan Orak, "Bu durumda servikal disk hernisi, yani boyun fıtığı gelişebilir. Kronik postür bozukluğu kalıcı hale gelebilir ve servikal spondiloz gibi dejeneratif omurga hastalıkları ortaya çıkabilir. Sinir kökü basıları daha belirgin hale gelebilir. Nadir de olsa ileri olgularda denge problemleri ve ince motor becerilerde kayıplar gibi daha ciddi nörolojik sorunlarla karşılaşmak mümkündür" dedi. Kullanım süresi sınırlandırılmalı "Telefon kullanımı için tamamen zararsız kabul edilebilecek kesin bir süre yoktur. Ancak uzun süre kesintisiz kullanım risk oluşturmaktadır" diyen Op. Dr. Seyhan Orak, şu ifadeleri kullandı: "Özellikle 20-20-20 kuralı bu noktada önemlidir. Her 20 dakikalık kullanım sonrası en az 20 saniyelik mola verilmesi önerilir. Günlük kullanım süresi yetişkinlerde mümkünse 2-3 saat ile sınırlandırılmalıdır. Çocuklarda ise bu süre yaşa bağlı olarak daha düşük tutulmalı, ideal olarak 1-2 saat aralığını geçmemelidir. Telefon kullanımında en kritik noktalardan biri doğru duruştur. Cihazın göz hizasında tutulması gerekir. Başın öne eğilmesi, omurgaya binen yükü belirgin şekilde artırmaktadır. Dirseklerin desteklenmesi, sırtın dik tutulması ve mümkünse bir yüzey tarafından desteklenmesi önemlidir. Bunun yanında uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalı, düzenli aralıklarla hareket edilmelidir. Basit gibi görünen bu önlemler, uzun vadede omurga sağlığını korumada oldukça etkilidir. En önemli noktalardan biri de ailelerin rol model olmasıdır. Çocuklar, ebeveynlerin davranışlarını taklit eder. Bu nedenle sağlıklı teknoloji kullanım alışkanlıklarının önce yetişkinler tarafından benimsenmesi gerekmektedir." Erken dönemde geri dönüş mümkün Op. Dr. Seyhan Orak, sözlerini şöyle tamamladı: "Telefon boynu sendromu erken dönemde fark edildiğinde büyük ölçüde geri döndürülebilir bir durumdur. Bu süreçte en önemli yaklaşım postür eğitimi ve egzersizdir. Özellikle servikal ekstansör kasları güçlendiren egzersizler ve skapular stabilizasyon çalışmaları önerilir. Fizik tedavi uygulamaları da tedavi sürecine katkı sağlar. Daha ileri vakalarda ilaç tedavisi gerekebilir. Nadir durumlarda ise cerrahi müdahale gündeme gelebilir."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:30
Tireli incir üreticisine ekşilik böceğine karşı tuzak dağıtıldı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, incirde kalite kaybına neden olan ekşilik böceğiyle mücadele kapsamında Tire’de üreticilere çekici yem tuzağı dağıttı. Verimi düşük ve riskli kimyasal ilaçlama yöntemleri yerine doğal mücadeleyi yaygınlaştıran Büyükşehir Belediyesi, İzmir incirinde yaşanan kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıldır kent tarımının simgelerinden incirde çiftçinin yaşadığı kalite ve verim kaybına karşı desteklerine devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye üretiminin yaklaşık 4’te 1’lik payına sahip İzmir’de verim kaybına yol açan ekşilik böceğine karşı tuzak dağıttı. İzmir’deki toplam üretimin yarısından fazlasını gerçekleştiren Tire’deki incir üreticilerine yeni sezon öncesi 4 bin 350 adet çekici yem tuzağı verildi. Dağıtım sırasında üreticilere, özellikle hasat döneminde meyvede ekşime, çürüme ve aflatoksin oluşumuna neden olarak ciddi kalite kayıplarına yol açan ekşilik böceği hakkında bilgilendirme yapıldı. Kimyasal mücadele yöntemlerinin sınırlı ve riskli olması nedeniyle çevre dostu biyoteknik yöntemlere ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü çalışmalarla ihracata gönderilen İzmir incirlerinde kalite kaybının önüne geçmeyi hedefliyor. "Çiftçiye yapılan her destek faydalıdır" Mücadelenin çok büyük öneme sahip olduğunu ifade eden üretici Hasan Hüseyin Akçay, "Çiftçimiz için yapılan her destek bizim için faydalıdır. Çok memnunuz. Yardımcı olan herkesten Allah razı olsun. İncirde ekşime sorunu oluyordu. Bu tuzağı kullandıktan sonra çok faydası olacağını düşünüyorum. Bu bölgenin inciri çok kalitelidir. Bizlere yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim" diye konuştu. "Böceğe karşı ilaçla mücadele yeterli olmuyor" Dağıtımı tesadüfen görüp Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın ziraat mühendislerinden süreç hakkında bilgi alan ve ekşilik böceği tespiti yapan incir üreticisi Seher Taş Anlı, "Kendi incir bahçelerimiz var. Her yıl çok zarar görüyoruz. İncirlere zaman zaman böcekler geliyordu ama biz bunların Akdeniz böceği olduğunu düşünüyorduk. Ekşilik böceği diye bir şey varmış, bunu hiç duymamıştık. Tesadüfen gördüm, sordum. Sağ olsunlar bizi aydınlattılar. Meyvelerimiz telef oluyor. Bu çalışmaları takdir ediyorum, çoğalmasını istiyorum. Üreticiler bu konuda çok sıkıntı çekiyor. Ege Bölgesi’nde böyle bir böcek yaygın durumda. Üretici bir de buradan zarar görüyor" dedi. Kimyasal ilaçların çoğu zaman yeterli olmadığını dile getiren Anlı, "Üretici bir şekilde üretmeye çalışıyor, ilaçla mücadele ediyor ama yeterli gelmiyor. Böyle basit bir düzenek faydalı olacaksa harika. Tarıma destek olunması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Kimyasal kullanmadan daha kaliteli olur" Bekir Gedikoğlu, çiftçiye yapılan desteğin hayati öneme sahip olduğunu belirterek "Biz de bu sayede böcekle mücadele etmiş oluruz. Tatlı, güzel incir çıkarıyoruz. Ancak incirde kararma oluyor, ekşi bir tat bırakıyor, yani kısacası incir hurdaya çıkıyor. Daha önce ilaç kullandım ama başarılı olamadım. İnşallah şimdi engel olabiliriz. Kimyasal kullanmaktansa doğal yöntemler daha iyi. En azından yiyeceğimiz inciri kaliteli şekilde yemiş oluruz" diye konuştu. "Verim düştü" Özcan Akkuyu ise, "25 ton incir üretimi yapıyorum ama bu hastalıklardan dolayı verim düştü. Çok güzel ürünlerimiz vardı. Ben 1977’den beri TARİŞ’e ortağım. Oradan hiç şikayet gelmedi. Sinekler ağacın başına geliyor, hastalık yapıyor. Buna karşılık önlem alacağız" şeklinde konuştu. Doğal yöntemlerle mücadele ediliyor Ekşilik böceğiyle mücadele konusunda verilen destekler, hem üreticilerin girdi maliyetlerini azaltıyor hem de daha güvenilir incir üretimi sağlıyor. Aynı zamanda doğal yöntemler kullanılarak kimyasal ilaç kullanımının da önüne geçiliyor. Ekşilik böceği ile biyoteknik mücadelede teknik talimatta yer alan, ekşilik böceği tuzağı olarak bilinen yem tuzakları kullanılıyor. Cezbedici yem tuzakları 1,5-2 litrelik ağzı kapalı plastik kaplardan oluşurken, cezbedici yem olarak su, maya ve incir kullanılıyor.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 20:36
Foça’da ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altında
İzmir’in Foça ilçesinde ormanlık alanda çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınırken, olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı. Yeniköy Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda saat 12.30 sıralarında yangın çıktı. Bir hobi bahçesi inşaatında gerçekleştirilen çalışmalar esnasında, kaynak makinasından çıkan kıvılcımın ormana sıçraması sonucu çıkan yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, rüzgarın da etkisiyle büyüyen ve geniş alana yayılan yangını söndürmek için ekip sayısına takviye yaptı. Ekipler alevlere, 4 uçak, 9 helikopter ile havadan 28 arazöz, 7 su ikmal, 5 dozer ile de karadan müdahale etti. Yangına İzmir itfaiyesi ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı TOMA (Tolumsal Olaylara Müdahale Aracı) araçları da müdahale etti. Yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi ile yaklaşık 8 saat sonra kontrol altına alındı. Bölgede soğutma çalışmaları başlatıldı. Evlerin bahçelerine kadar yaktı Alevler, Kemal Atatürk Mahallesi’nde bulunan yazlık evlerin bahçelerini yaktı. Bahçedeki ağaçlar ve otlar tutuşurken alevler yapılara zarar vermedi. Yaşadığı panik anlarını anlatan vatandaşlardan Hüseyin Öncü, "Yangın dağın diğer sırtında başladı. İtfaiyeler gelip giderken baktık dumanlar çoğalıyor. Bir hayli büyüktü yangın, hayal bile edemiyorum. Yolun diğer tarafına geçti alevler dereye vuruyordu. Haliyle baya korktuk. Ben seracılık yapıyorum ağaçlar vardı, hepsi yandı. İşin maddiyatında değilim ama yazık oldu" diye konuştu. 4 gözaltı Öte yandan olayla ilgili hobi bahçesindeki 4 kişi, Foça İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şüphelilerin işlemleri sürüyor.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 16:15
İzmir esnaf camiası Salih Yiyitalp’i Kaybetti
İzmir’in Aliağa ilçesinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aliağa Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Salih Yiyitalp, son yolculuğuna uğurlandı. 43 yaşında hayatını kaybeden Yiyitalp için Aliağa Merkez Camii’nde kılınan Öğle namazına müteakip Demokrasi Meydanı’nda kılınan cenaze namazının ardından Salih Yiyitalp’in cenazesi, Aliağa Kabristanlığı’nda defnedildi. Cenaze Törenine Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, İzmir Büyüşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, İzmir Alay Komutanı Tümgeneral Dr. Metin Düz, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği Başkanı Erdem Hünü, Aliağa Belediye Başkan yardımcısı Mesut Öztürk, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu ve Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur, Aliağa belediye meclis üyeleri, oda başkanları yanı sıra ve siyasi parti temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, sivil toplum örgütleri ile ailesi, sevenleri çok sayıda vatandaş katıldı. 1982 yılında Aliağa’da doğan Yiyitalp, evli ve iki çocuk babasıydı. Esnaf camiasında sevilen ve güven duyulan bir isim olarak öne çıkan Yiyitalp, 2014 yılında Aliağa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına seçildi. Bu görevini sürdürürken, 2021 yılında Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanlığı görevine getirildi. Yiyitalp, 2023 yılı Şubat ayında 16. Bölge İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği yönetim kurulu üyeliğine seçilerek Aliağa’yı üst düzey esnaf birliklerinde temsil etti. Aynı yıl Haziran ayında yapılan İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) genel kurulunda ise yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Görev yaptığı tüm alanlarda aktif çalışmaları ve başarılı yönetimi ile dikkat çeken Salih Yiyitalp’in vefatı, Aliağa’da derin üzüntüye neden oldu.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 16:10
Foça yangınında alevler evlerin bahçelerine kadar yaklaştı
İzmir’in Foça ilçesinde ormanlık alanda çıkan ve rüzgârın etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına alabilmek için ekip sayısı artırıldı. Evlerin bahçelerine kadar gelen alevler, ağaçlara zarar verirken yangında herhangi bir yapının yanmadığı öğrenildi. Foça ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda saat 12.21’de henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, rüzgârın da etkisiyle büyüyen ve geniş alana yayılan yangını söndürmek için ekip sayısına takviye yaptı. Ekipler alevlere, 4 uçak, 9 helikopter ile havadan 28 arazöz, 7 su ikmal, 5 dozer ile de karadan müdahale ediyor. Öte yandan, alevler Kemal Atatürk Mahallesi’nde bulunan yazlık evlerin bahçelerini yaktı. Bahçedeki ağaçlar ve otlar tutuşurken alevler yapılara zarar vermedi. Yaşadığı panik anlarını anlatan vatandaşlardan Hüseyin Öncü, "Yangın dağın diğer sırtında başladı. İtfaiyeler gelip giderken baktık dumanlar çoğalıyor. Bir hayli büyüktü yangın, hayal bile edemiyorum. Yolun diğer tarafına geçti alevler dereye vuruyordu. Haliyle baya korktuk. Ben seracılık yapıyorum ağaçlar vardı, hepsi yandı. İşin maddiyatında değilim ama yazık oldu" diye konuştu. Yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 14:43
Geçmeyen ağrılar ciddi bir sorunun habercisi olabilir
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Burçin Keçeci, "Kemik tümörleri, nadir görülen ancak hem çocukluk çağında hem de erişkinlik döneminde karşılaşabildiğimiz bir tümör grubudur. Bu tür vakalarda en sık rastlanan belirti geçmeyen ağrı" dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Burçin Keçeci, kemik tümörleri konusunda toplumda farkındalık oluşturmak adına önemli açıklamalarda bulundu. Kemik tümörlerinin nadir görüldüğünü ancak hem çocukluk çağında hem de erişkinlik döneminde karşılaşabildikleri bir tümör grubu olduğunu aktardı. Bu tür vakalarda en sık rastlanan belirtinin geçmeyen ağrı olduğuna dikkat çekerek, "Özellikle gece ağrısıyla seyreden ve uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, bu sıradan bir spor yaralanması olmayabilir. Ağrınız süreklilik gösteriyorsa mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurmanız gerekir" diye konuştu. "Önce röntgen, sonra gerekirse MR" Tümör şüphesiyle başvuran hastalarda ilk adımın genellikle basit bir röntgen olduğunu belirten Keçeci, "Direkt grafi dediğimiz röntgenle kemiklerde anormal bir oluşum olup olmadığını değerlendiriyoruz. Eğer şüpheli bir lezyon tespit edersek, MR görüntülemesi ile detaylı incelemeye geçiyoruz" şeklinde konuştu. Kemik tümörlerinin nadir görülse de iki ana gruba ayrıldığını belirten Doç. Dr. Burçin Keçeci, şu şekilde devam etti: "Bazı tümörler iyi huyludur; yani sadece bulundukları bölgede sınırlı kalırlar. Ancak bazıları kötü huyludur ve vücuda yayılma riski taşır. Bu tür tümörler yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle tümörün tipi ve yayılım durumu mutlaka netleştirilmelidir." "Geçmeyen ağrılar göz ardı edilmemeli" Son olarak topluma çağrıda bulunan Doç. Dr. Keçeci, şu uyarılarda bulundu: "Vücudunuzda nedeni açıklanamayan ve geçmeyen bir ağrı varsa ya da herhangi bir şişlik fark ettiyseniz, bunu önemseyin. Özellikle ağrılar geceleri de sizi uyandırıyorsa bu alarm verici olabilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Lütfen geç kalmadan bir ortopedi uzmanına danışın."
14 Haziran 2025 Cumartesi - 14:23
Foça yangınında ekip sayısı artırıldı
İzmir’in Foça ilçesinde ormanlık alanda çıkan ve rüzgârın etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına alabilmek için ekip sayısı artırıldı. Foça ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda saat 12.21’de henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, rüzgârın da etkisiyle büyüyen ve geniş alana yayılan yangını söndürmek için ekip sayısına takviye yaptı. Ekipler alevlere, 4 uçak, 9 helikopter ile havadan 28 arazöz, 7 su ikmal, 5 dozer ile de karadan müdahale ediyor. Yangını kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor. Bahçede kaynak yaparken yangına sebep olan kişinin gözaltına alındığı belirtildi.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 13:46
İzmir ve Aydın'da orman yangını: Alevler evlerin bahçelerine kadar yaklaştı
Bugün öğle saatlerinde hem İzmir'de hem de Aydın'da orman yangını çıktı. Alevlere havadan ve karadan müdahale başlarken, Aydın'daki yangın saatler süren çalışma sonucu kontrol altına alındı. Ancak İzmir'de alevler yerleşim yerine ulaşıp bazı evlere zarar verdi.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 13:17
İzmir Foça’da orman yangını: Havadan ve karadan müdahale başladı
İzmir’in Foça ilçesinde çıkan orman yangınına ekipler havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediyor. Foça ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda saat 12.21’de henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda ekip sevk edildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda ilk müdahale saat 12.35’te gerçekleştirildi. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri alevlere 4 uçak, 6 helikopter ile havadan, 25 arazöz, 7 su ikmal aracı ve 4 dozer ile karadan müdahale ediyor. Alevlerin kontrol altına alınması için ekiplerin çalışmaları sürüyor.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 13:16
Geçmeyen ağrılar ciddi bir sorunun habercisi olabilir
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Burçin Keçeci, kemik tümörleri konusunda toplumda farkındalık oluşturmak adına önemli açıklamalarda bulundu. "Kemik tümörleri, nadir görülen ancak hem çocukluk çağında hem de erişkinlik döneminde karşılaşabildiğimiz bir tümör grubudur," diyen Doç. Dr. Keçeci, bu tür vakalarda en sık rastlanan belirtinin geçmeyen ağrı olduğuna dikkat çekti. "Özellikle gece ağrısıyla seyreden ve uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, bu sıradan bir spor yaralanması olmayabilir. Ağrınız süreklilik gösteriyorsa mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurmanız gerekir." Önce röntgen, sonra gerekirse MR Tümör şüphesiyle başvuran hastalarda ilk adımın genellikle basit bir röntgen olduğunu belirten Keçeci, "Direkt grafi dediğimiz röntgenle kemiklerde anormal bir oluşum olup olmadığını değerlendiriyoruz. Eğer şüpheli bir lezyon tespit edersek, MR görüntülemesi ile detaylı incelemeye geçiyoruz" şeklinde konuştu. ’İyi huylu mu, kötü huylu mu’ ayrımı hayati önemde Kemik tümörlerinin nadir görülse de iki ana gruba ayrıldığını belirten Doç. Dr. Burçin Keçeci, şu şekilde devam etti: "Bazı tümörler iyi huyludur; yani sadece bulundukları bölgede sınırlı kalırlar. Ancak bazıları kötü huyludur ve vücuda yayılma riski taşır. Bu tür tümörler yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle tümörün tipi ve yayılım durumu mutlaka netleştirilmelidir." Geçmeyen ağrılar göz ardı edilmemeli Son olarak topluma çağrıda bulunan Doç. Dr. Keçeci, şu uyarılarda bulundu: "Vücudunuzda nedeni açıklanamayan ve geçmeyen bir ağrı varsa ya da herhangi bir şişlik fark ettiyseniz, bunu önemseyin. Özellikle ağrılar geceleri de sizi uyandırıyorsa bu alarm verici olabilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Lütfen geç kalmadan bir ortopedi uzmanına danışın."
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:47
Mali Müşavirlik Yasası’nın 36. Yılı Çeşme’de törenle kutlandı
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Üst Birlik Delegesi Hakan Güvener, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İZSMMO) Çeşme Temsilcisi Nilüfer Yener ve Çeşmeli oda üyeleri, Mali Müşavirlik Meslek Yasası’nın kabul edilişinin 36. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attılar. Etkinlik kapsamında, 13 Haziran sabahı Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen mali müşavirler, Atatürk Anıtı’na çelenk sundular. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yapılan açıklamalarda, meslek mensuplarının toplumsal ve ekonomik hayattaki rolü bir kez daha vurgulandı. "Ekonominin bel kemiğiyiz" TÜRMOB Üst Birlik Delegesi Hakan Güvener yaptığı açıklamada, Mali Müşavirlik Meslek Yasası’nın yürürlüğe girdiği 13 Haziran 1989’un, mesleğin kurumsallaşması açısından bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "36 yıldır mali müşavirler olarak ülkemizin vergi sisteminin bel kemiğini oluşturuyoruz. Hem devletin sağlıklı vergi toplaması hem de işletmelerin sürdürülebilirliği için özveriyle çalışıyoruz" dedi. İZSMMO Çeşme Temsilcisi Nilüfer Yener de yaptığı açıklamada, "Bugün sadece bir meslek yıl dönümünü değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğumuzun ve etik ilkelerimizin bilinciyle bir duruş sergiliyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün izinden giderek mesleğimizi geleceğe taşıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaymakam Maraşlı’ya nezaket ziyareti Çelenk sunma töreninin ardından Hakan Güvener, Nilüfer Yener ve beraberindeki mali müşavirler, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında mesleğin karşılaştığı güncel sorunlar, çözüm önerileri ve kamu-meslek dayanışması üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Kaymakam Maraşlı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek mali müşavirlere görevlerinde başarılar diledi.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:47
İzmir’de 146 aranan şahıs, şafak operasyonuyla yakalandı
İzmir’de aranan şahıslara yönelik polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen şafak operasyonunda, çeşitli suçlardan aranan 146 zanlı yakalandı. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, il genelinde hakkında kesinleşmiş hapis cezası ve aranması olan şahısların yakalanmasına yönelik 13 Haziran günü, il merkezi ilçelerde operasyon gerçekleştirildi. 225 personelin katılımıyla sabah saat 05.00’te eş zamanlı olarak 105 adreste yapılan ve 24 saat devam eden operasyonda, çeşitli suçlardan aranması olan toplam 146 aranan şahıs yakalandı. Polis tarafından gözaltına alınan zanlılar, işlemlerinin ardından adli mercilere teslim edildi.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:37
Arkas Spor’da 5 oyuncu gitti
Arkas Spor, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla 5 oyuncuyla yollarının ayrıldığını duyurdu. Efeler Ligi’ni geçtiğimiz sezon 4. sırada tamamlayan Arkas Spor, kulüp yönetiminin aldığı karardan dolayı 2025-2026 sezonunda 1. Lig’de mücadele edip altyapı oyuncularıyla oynayacak. Bu sebeple birlikte yeni bir kadro planlaması yapan İzmir ekibi, 5 oyuncu ile yollarının ayrıldığını resmi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bu oyunculardan Alman pasör çaprazı Georg Grozer’i Polonya ekibi Warta Zawiercie, orta oyuncu Ertuğrul Gazi Metin’i Halkbank, pasör çaprazı Can Koç’u Galatasaray, smaçör Burutay Subaşı’nı Fenerbahçe ve Eduardo Carisio’yu da Polonya ekibi Cuprum Stilon Gorzow transfer etti. Arkas Spor’da Emir Kaan Öztürk, Gökçen Yüksel ve Burakhan Tosun için de veda paylaşımlarının yapılması bekleniyor.
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:17
’Dostluk Bulvarı’ çıkmaz sokaklara çıkıyor
İzmir’in Karabağlar ilçesinde Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı süren ‘Dostluk Bulvarı’ çalışması kapsamında yapılan istinat duvarı, Sarıyer Mahallesi’ndeki bazı ara sokakların "çıkmaz sokak" haline gelmesine neden oldu. Mahalle sakinleri hem araç hem de yaya trafiğinin çok zor olduğunu belirterek, projenin yeniden gözden geçirilmesini istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Karabağlar ilçesinde, Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında yapım aşamasında olan yaklaşık 1 kilometrelik bağlantı yolu projesi, mahallede ulaşım sorunlarına yol açtı. Aralık 2024’te başlayan çalışmalar kapsamında eski yolun doldurulması ve yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir istinat duvarı inşa edilmesi sonucunda, Sarıyer Mahallesi’ndeki 6 sokak çıkmaz hale geldi. Mahalle sakinleri, istinat duvarı ile binalar arasında kalan yalnızca 1 metrelik dar yoldan evlerine ulaşabiliyor. Ancak bu yol da mülk sahipleri tarafından kapatılırsa birçok evin ulaşımı tamamen kesilecek. Özellikle acil durumlarda yaşanacak ulaşım zorluğu, bölge halkı için büyük risk oluşturuyor. Vatandaşlar hem araç hem de yaya trafiğinin çok zor olduğunu ifade ederek, projenin yapım aşamasında yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. 6 sokak kapandı Mahalle sakinlerinin çektiği zorlukları dile getiren Muhtar Figen Ereci, "Sarıyer Mahallesi ile Bozyaka arasında yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir istinat duvarı inşa edildi. Bu duvar nedeniyle 6 sokağımız kapandı. Mahalle sakinleri, özellikle yaşlılar ve çocuklar, pazara ulaşmak için yaklaşık 2 kilometre yürümek zorunda kalıyor. Ulaşım ve alışveriş yollarımız bu duvar nedeniyle tamamen kapanmış durumda. Ayrıca, alt tarafta bulunan sokağımız da istinat duvarlarıyla kapatıldı. Buradaki yedi haneye artık araç ve yaya girişi mümkün değil. Yapılan çalışma tamamen plansız ve biz buna karşıyız. Sorunların en kısa zamanda çözülmesini, yol çalışmalarının bitirilmesini ve bölgenin düzenli hale getirilmesini bekliyoruz" dedi. Yol çalışması yarım kaldı Dostluk Bulvarı projesinin planlama yapılmadan uygulandığını vurgulayan mahalle sakini Salih Usta, "Sarıyer Mahallesi’nde oturuyorum. Bu yol çalışması yüzünden geçenlerde düşüp kalçamı kırıyordum. Şu an gördüğüm kadarıyla projede hiçbir şey yok, arabalar bomboş gidip geliyor. Müteahhit firmalar yaptıkları masrafı geri almaya çalışıyor. Biz vatandaşlar olarak bir araya geldik ki yolumuz bir an önce yapılsın. Yaşlılarımız var, sokaklarımız kesildi, inşaatlar yarım kaldı, önümüzde kış var. Türkiye’nin en güzel şehri diyorlar ama şu an en kötü şehir haline geldi, bunları hak etmiyoruz. Bazı şeyleri devletten, belediyeden bekleyeceğiz. A Parti, B Parti, C Parti demiyorum, kim ilgilenirse o gelsin buraya. Çoluğumuz çocuğumuz okula gidemiyor, sokaklarımız pislik ve toz içinde" ifadelerini kullandı. Ceza evini andırıyor Bir başka mahalle sakini olan Hüseyin Görmez de "50 yıldır Sarıyer Mahallesi’nde oturuyorum. Yapılan yol çalışmasına sevindik ancak önümüze 6-7 metre yüksekliğinde istinat duvarları yapıldı. Ambulans, itfaiye araçları ve cenaze araçlarının nereden geçeceği, otobüslerin nasıl ulaşacağı konusunda ciddi endişelerimiz var. Yol 7 metre aşağıda, bu durum mahallemizde yaşayan yaklaşık 50 bin kişinin hayatını etkiliyor. Çalışmalar 4 aydır devam ediyor ancak pazar alanı toz toprak içinde ve ulaşım olmaması nedeniyle pazara gelen kişi sayısı oldukça azaldı. Otobüs ve dolmuş geçmediği için insanlar mağdur durumda. Yolun bir an önce bitmesini istiyoruz ancak yollarımızın istinat duvarıyla kapanmasını kabul etmiyoruz. Cezaevinin arkasında oturmak istemiyoruz" diye belirtti. Evine giden yol yok Yapılan istinat duvarı nedeniyle evine ulaşmakta güçlük çektiğini ifade eden Ahmet Korkmaz, "Ablamın bacağı kırıldı, ambulans buradan götüremedi; tek çıkış yolumuz burasıydı, ama burayı açık cezaevi gibi kapattılar. Burada hepimiz mağduruz. Yan tarafta ihtiyar bir teyze var, orası da özel mülk; onlar da kapattılar, böylece yürüyecek yolumuz kalmadı. Proje başlamadan önce buradan doğrudan karşıya gidiyorduk, yolun giriş çıkışı buradaydı ve istinat duvarı da yoktu. Şimdi yan yolda özel mülk olunca onlarda kapattı burada mahsur kaldık. Talebimiz bir an önce çözüm bulunması; bunu sökecek halleri yok ama mutlaka bir çözüm lazım. Evimizin aşağısında 2-3 tane daha ev var ve aşağıdaki yola çıkma ihtimalimiz yok" sözlerini kullandı. Esnaf Ziya Kurtoğlu ise yol çalışmasının olduğu bölgede iş yerinin bulunduğunu belirterek Dostluk Bulvarı çalışmalarının işlerini sekteye uğrattığını belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder