Yerel Haberler
İzmir
EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53:36 EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:48 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:47 İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Geçmeyen ağrılar ciddi bir sorunun habercisi olabilir
14 Haziran 2025 Cumartesi - 13:16 Geçmeyen ağrılar ciddi bir sorunun habercisi olabilir İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Burçin Keçeci, kemik tümörleri konusunda toplumda farkındalık oluşturmak adına önemli açıklamalarda bulundu. "Kemik tümörleri, nadir görülen ancak hem çocukluk çağında hem de erişkinlik döneminde karşılaşabildiğimiz bir tümör grubudur," diyen Doç. Dr. Keçeci, bu tür vakalarda en sık rastlanan belirtinin geçmeyen ağrı olduğuna dikkat çekti. "Özellikle gece ağrısıyla seyreden ve uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, bu sıradan bir spor yaralanması olmayabilir. Ağrınız süreklilik gösteriyorsa mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurmanız gerekir." Önce röntgen, sonra gerekirse MR Tümör şüphesiyle başvuran hastalarda ilk adımın genellikle basit bir röntgen olduğunu belirten Keçeci, "Direkt grafi dediğimiz röntgenle kemiklerde anormal bir oluşum olup olmadığını değerlendiriyoruz. Eğer şüpheli bir lezyon tespit edersek, MR görüntülemesi ile detaylı incelemeye geçiyoruz" şeklinde konuştu. ’İyi huylu mu, kötü huylu mu’ ayrımı hayati önemde Kemik tümörlerinin nadir görülse de iki ana gruba ayrıldığını belirten Doç. Dr. Burçin Keçeci, şu şekilde devam etti: "Bazı tümörler iyi huyludur; yani sadece bulundukları bölgede sınırlı kalırlar. Ancak bazıları kötü huyludur ve vücuda yayılma riski taşır. Bu tür tümörler yaşamı tehdit edebilir. Bu nedenle tümörün tipi ve yayılım durumu mutlaka netleştirilmelidir." Geçmeyen ağrılar göz ardı edilmemeli Son olarak topluma çağrıda bulunan Doç. Dr. Keçeci, şu uyarılarda bulundu: "Vücudunuzda nedeni açıklanamayan ve geçmeyen bir ağrı varsa ya da herhangi bir şişlik fark ettiyseniz, bunu önemseyin. Özellikle ağrılar geceleri de sizi uyandırıyorsa bu alarm verici olabilir. Erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Lütfen geç kalmadan bir ortopedi uzmanına danışın."
Mali Müşavirlik Yasası’nın 36. Yılı Çeşme’de törenle kutlandı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:47 Mali Müşavirlik Yasası’nın 36. Yılı Çeşme’de törenle kutlandı Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Üst Birlik Delegesi Hakan Güvener, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İZSMMO) Çeşme Temsilcisi Nilüfer Yener ve Çeşmeli oda üyeleri, Mali Müşavirlik Meslek Yasası’nın kabul edilişinin 36. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attılar. Etkinlik kapsamında, 13 Haziran sabahı Çeşme Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen mali müşavirler, Atatürk Anıtı’na çelenk sundular. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından yapılan açıklamalarda, meslek mensuplarının toplumsal ve ekonomik hayattaki rolü bir kez daha vurgulandı. "Ekonominin bel kemiğiyiz" TÜRMOB Üst Birlik Delegesi Hakan Güvener yaptığı açıklamada, Mali Müşavirlik Meslek Yasası’nın yürürlüğe girdiği 13 Haziran 1989’un, mesleğin kurumsallaşması açısından bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "36 yıldır mali müşavirler olarak ülkemizin vergi sisteminin bel kemiğini oluşturuyoruz. Hem devletin sağlıklı vergi toplaması hem de işletmelerin sürdürülebilirliği için özveriyle çalışıyoruz" dedi. İZSMMO Çeşme Temsilcisi Nilüfer Yener de yaptığı açıklamada, "Bugün sadece bir meslek yıl dönümünü değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğumuzun ve etik ilkelerimizin bilinciyle bir duruş sergiliyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün izinden giderek mesleğimizi geleceğe taşıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaymakam Maraşlı’ya nezaket ziyareti Çelenk sunma töreninin ardından Hakan Güvener, Nilüfer Yener ve beraberindeki mali müşavirler, Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında mesleğin karşılaştığı güncel sorunlar, çözüm önerileri ve kamu-meslek dayanışması üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Kaymakam Maraşlı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek mali müşavirlere görevlerinde başarılar diledi.
’Dostluk Bulvarı’ çıkmaz sokaklara çıkıyor
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:17 ’Dostluk Bulvarı’ çıkmaz sokaklara çıkıyor İzmir’in Karabağlar ilçesinde Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı süren ‘Dostluk Bulvarı’ çalışması kapsamında yapılan istinat duvarı, Sarıyer Mahallesi’ndeki bazı ara sokakların "çıkmaz sokak" haline gelmesine neden oldu. Mahalle sakinleri hem araç hem de yaya trafiğinin çok zor olduğunu belirterek, projenin yeniden gözden geçirilmesini istiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Karabağlar ilçesinde, Dostluk Bulvarı ile Coşkun Kale Sokak arasında yapım aşamasında olan yaklaşık 1 kilometrelik bağlantı yolu projesi, mahallede ulaşım sorunlarına yol açtı. Aralık 2024’te başlayan çalışmalar kapsamında eski yolun doldurulması ve yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir istinat duvarı inşa edilmesi sonucunda, Sarıyer Mahallesi’ndeki 6 sokak çıkmaz hale geldi. Mahalle sakinleri, istinat duvarı ile binalar arasında kalan yalnızca 1 metrelik dar yoldan evlerine ulaşabiliyor. Ancak bu yol da mülk sahipleri tarafından kapatılırsa birçok evin ulaşımı tamamen kesilecek. Özellikle acil durumlarda yaşanacak ulaşım zorluğu, bölge halkı için büyük risk oluşturuyor. Vatandaşlar hem araç hem de yaya trafiğinin çok zor olduğunu ifade ederek, projenin yapım aşamasında yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. 6 sokak kapandı Mahalle sakinlerinin çektiği zorlukları dile getiren Muhtar Figen Ereci, "Sarıyer Mahallesi ile Bozyaka arasında yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir istinat duvarı inşa edildi. Bu duvar nedeniyle 6 sokağımız kapandı. Mahalle sakinleri, özellikle yaşlılar ve çocuklar, pazara ulaşmak için yaklaşık 2 kilometre yürümek zorunda kalıyor. Ulaşım ve alışveriş yollarımız bu duvar nedeniyle tamamen kapanmış durumda. Ayrıca, alt tarafta bulunan sokağımız da istinat duvarlarıyla kapatıldı. Buradaki yedi haneye artık araç ve yaya girişi mümkün değil. Yapılan çalışma tamamen plansız ve biz buna karşıyız. Sorunların en kısa zamanda çözülmesini, yol çalışmalarının bitirilmesini ve bölgenin düzenli hale getirilmesini bekliyoruz" dedi. Yol çalışması yarım kaldı Dostluk Bulvarı projesinin planlama yapılmadan uygulandığını vurgulayan mahalle sakini Salih Usta, "Sarıyer Mahallesi’nde oturuyorum. Bu yol çalışması yüzünden geçenlerde düşüp kalçamı kırıyordum. Şu an gördüğüm kadarıyla projede hiçbir şey yok, arabalar bomboş gidip geliyor. Müteahhit firmalar yaptıkları masrafı geri almaya çalışıyor. Biz vatandaşlar olarak bir araya geldik ki yolumuz bir an önce yapılsın. Yaşlılarımız var, sokaklarımız kesildi, inşaatlar yarım kaldı, önümüzde kış var. Türkiye’nin en güzel şehri diyorlar ama şu an en kötü şehir haline geldi, bunları hak etmiyoruz. Bazı şeyleri devletten, belediyeden bekleyeceğiz. A Parti, B Parti, C Parti demiyorum, kim ilgilenirse o gelsin buraya. Çoluğumuz çocuğumuz okula gidemiyor, sokaklarımız pislik ve toz içinde" ifadelerini kullandı. Ceza evini andırıyor Bir başka mahalle sakini olan Hüseyin Görmez de "50 yıldır Sarıyer Mahallesi’nde oturuyorum. Yapılan yol çalışmasına sevindik ancak önümüze 6-7 metre yüksekliğinde istinat duvarları yapıldı. Ambulans, itfaiye araçları ve cenaze araçlarının nereden geçeceği, otobüslerin nasıl ulaşacağı konusunda ciddi endişelerimiz var. Yol 7 metre aşağıda, bu durum mahallemizde yaşayan yaklaşık 50 bin kişinin hayatını etkiliyor. Çalışmalar 4 aydır devam ediyor ancak pazar alanı toz toprak içinde ve ulaşım olmaması nedeniyle pazara gelen kişi sayısı oldukça azaldı. Otobüs ve dolmuş geçmediği için insanlar mağdur durumda. Yolun bir an önce bitmesini istiyoruz ancak yollarımızın istinat duvarıyla kapanmasını kabul etmiyoruz. Cezaevinin arkasında oturmak istemiyoruz" diye belirtti. Evine giden yol yok Yapılan istinat duvarı nedeniyle evine ulaşmakta güçlük çektiğini ifade eden Ahmet Korkmaz, "Ablamın bacağı kırıldı, ambulans buradan götüremedi; tek çıkış yolumuz burasıydı, ama burayı açık cezaevi gibi kapattılar. Burada hepimiz mağduruz. Yan tarafta ihtiyar bir teyze var, orası da özel mülk; onlar da kapattılar, böylece yürüyecek yolumuz kalmadı. Proje başlamadan önce buradan doğrudan karşıya gidiyorduk, yolun giriş çıkışı buradaydı ve istinat duvarı da yoktu. Şimdi yan yolda özel mülk olunca onlarda kapattı burada mahsur kaldık. Talebimiz bir an önce çözüm bulunması; bunu sökecek halleri yok ama mutlaka bir çözüm lazım. Evimizin aşağısında 2-3 tane daha ev var ve aşağıdaki yola çıkma ihtimalimiz yok" sözlerini kullandı. Esnaf Ziya Kurtoğlu ise yol çalışmasının olduğu bölgede iş yerinin bulunduğunu belirterek Dostluk Bulvarı çalışmalarının işlerini sekteye uğrattığını belirtti.
Acılı baba, kaybettiği oğlunun adıyla 14 yılda 14 kütüphane açtı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 11:55 Acılı baba, kaybettiği oğlunun adıyla 14 yılda 14 kütüphane açtı Trafik kazasında kaybettiği oğlunun anısını yaşatmak için 14 yıl önce ilk kütüphaneyi açan gazeteci baba İbrahim Irmak, zaman içerisinde açtığı kütüphane sayısını 14’e çıkartarak binlerce türden kitabı kitapseverlerle buluşturdu. İbrahim Çakır, kendi imkanları ile ve dostlarının da katkısıyla açtığı kütüphanelerin oğlunun acısını hafiflettiğini ve başkalarına ilham verdiğini söyledi. İzmir’in Karabağlar ilçesinde yaşayan ve asıl mesleği gazeteci olan 73 yaşındaki İbrahim Irmak, 32 yaşındaki oğlu Çağlayan Irmak’ı 2011 yılında trafik kazasında kaybetti. İbrahim Irmak, bu olayın hem gazetecilik hem de yaşam felsefesini etkilemesi üzerine kaybettiği oğlunun adını yaşatmak için kütüphane açmaya karar verdi. Dostlarının ve çevresinin destekleri ile ilk kütüphaneyi kaybettiği oğlunun doğum gününde; 29 Mayıs 2013’te, memleketi Ödemiş’in Mescitli köyünde açtı. Kütüphane fikrinin ardındaki geçmiş Kütüphane kurma fikrinin ardında; acı bir arka planın olduğunu dile getiren İbrahim Irmak, "13 Mart 2011’de oğlumu kaybettim. Bu olay hem gazetecilik hayatımı, hem de yaşam felsefemizi derinden etkiledi. Ardından düşündük ki, oğlumuzun adını yaşatmak için bir şeyler yapmalıyız. ‘Bir kütüphane açsak nasıl olur?’ dedik. Zaten elimizde kitaplarımız vardı. Kendi kitaplarıma dostlarımız da kitap ekleyince, ‘Biz sana destek oluruz’ dediler. Oğlumun doğum günü olan 29 Mayıs 2013’te, memleketimiz Ödemiş’in Mescitli köyünde ilk kütüphanemizi açtık. Sağ olsun gazeteci dostlarımız ve birçok isim katıldı. Bu sürecin medya gücü tarafı da var. Açılışımız haber olunca, gazetelerde, televizyonlarda, dergilerde yer aldı. Ardından kitaplar yağmaya başladı. Elimizde kitap birikince de yeni kütüphaneler açmaya başladık. Her 3 bin 500 kitap biriktiğinde bir kütüphane kuruyoruz. Gittiğimiz yerlerde kitap sayısının zamanla arttığını, halkın da kitap bağışladığını görüyoruz. Hatta bazıları bizi bile aramadan doğrudan kitap gönderiyor. Bu bizim için büyük bir umut kaynağı oldu’’ dedi. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın Tek tesellisinin diğer çocukların hayatlarına dokunmak, onlara ışık olmak olduğunu vurgulayan İbrahim Irmak, "Bu içimde hiç sönmeyen bir yangın. Kor gibi duruyor. Bir rüzgar esti mi hemen alevleniyor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Çok zor. Gecenin bir yarısı uyanıp onu düşünüyorsunuz. Gazetecilik yapıyorum, yazıp çiziyorum. Topluma faydalı olmaya çalışıyorum. Çünkü insanlara fayda sağladıkça hem görevimizi yapmış oluyoruz hem de ülkemize katkıda bulunuyoruz. Ben diyorum ki, memleket için projesi olan herkese destek olmak zorundayız. Eğer biz çocuklarımıza sahip çıkarsak, onların karanlıklarını aydınlatırsak, kitaplar yol gösterici olur. Kitap okuyan bir insanın zihnine her sayfa yeni bir bilgi ekler. Bu da onun gelişmesini, başkalarına daha fazla yardım etmesini sağlar. Üç günlük dünyada ne isteriz ki? İyi geçinmek, birbirimize destek olmak, dost olmak Bu mümkün. Herkes bir katkı sunsa çok daha yaşanabilir bir dünya oluşturabiliriz. Bizim imkânlarımızla açtığımız bu kütüphaneler, hem acımızı hafifletiyor hem de başkalarına ilham veriyor. Anadolu’nun pek çok yerinde artık insanlar kaybettikleri yakınları için kütüphane açıyor. Bence yapılabilecek en güzel işlerden biri bu" sözlerini aktardı. Oğlumun adını taşıyan toplam 14 kütüphanemiz var Oğlunun adını yaşatmak için çıktığı bu yolda bu sene 14. kütüphanenin Ödemiş Çarlı’da açıldığını aktaran İbrahim Irmak, "Bugün, oğlumun adını taşıyan toplam 14 kütüphanemiz var. Gönüllü arkadaşlarımız bu kütüphanelerde görev yapıyor. Sabahları açıyor, gelenlere kitap veriyorlar. Sistemimiz çok basit: ‘Aydınlanma yolunda bir mum yak’. Al, götür, oku, getir. İmkanın varsa da kitap bağışla. Bütün parolamız bu. Kitaplar çok pahalı. Herkesin kitap alması zorlaştı. Ama biz diyoruz ki, gelin, alın okuyun. Sadece Üçkuyular’da açtığımız bu kütüphane sayesinde mahalledeki her eve 5 bin 500 kitap düşüyor. Telefon numaramız kütüphaneye gelen herkesin görebileceği yerde yazılı. Gecenin bir vakti bile kitap isteyen olursa getiriyorum. Yazları parkta geç saatlere kadar oturuyoruz. Bu sadece kitap değil, aynı zamanda toplumsal güvenlik ve komşuluk açısından da çok kıymetli. Eskiden insanlar gece parka inemezdi. Şimdi çayını, kahvesini alan geliyor. Çocuklar oynuyor, insanlar rahatça vakit geçiriyor. Bu kütüphanelerin Türkiye genelinde yaygınlaşması gerektiğine inanıyorum’’ ifadelerine yer verdi.
Göztepe, kadro planlama çalışmalarına devam ediyor
14 Haziran 2025 Cumartesi - 11:09 Göztepe, kadro planlama çalışmalarına devam ediyor Göztepe, sezonun tamamlanmasının ardından 7 futbolcuyla yollarını ayırırken, 1 futbolcuyu da kadrosuna kattı. İzmir ekibinde önümüzdeki günlerde de hareketli günlerin yaşanması bekleniyor. Trendyol Süper Lig’de sezonu 8. sırada bitiren Göztepe, ligin tamamlanmasıyla birlikte kadro planlama çalışmalarına ara vermeden başladı. İzmir ekibi, ilk olarak yeni dönemde düşünmediği Lasse Nielsen, Koray Günter, Victor Hugo, Kuryu Matsuki, Nazım Sangare, Kubilay Kanatsızkuş ve Doğan Erdoğan ile yollarını ayırdı. Giden oyuncuların yerlerini doldurmak için çalışmalarına başlayan sarı-kırmızılılar, geçtiğimiz sezon Adana Demirspor forması giyen sağ bek oyuncusu Arda Okan Kurtulan’ı kadrosuna kattı. İzmir takımının önümüzdeki günlerde de hareketli günler yaşaması bekleniyor. Yeni transferler yolda İç transferde Ahmed Ildız ve Ogün Bayrak’ın ardından İsmail Köybaşı ile de yola devam etmek için masaya oturan sarı-kırmızılılar, sakatlığı devam eden Isaac Solet’in ise opsiyonunu kullanmaması ve yollarını ayırması bekleniyor. Kadro planlaması kapsamında birçok oyuncuyla yollarını ayıran Göztepe, bu süreçte dış transfere de ağırlık verdi. İzmir ekibinin ilk olarak forvet oyuncusu Janderson’u kısa bir süre içerisinde duyurması beklenirken, Allan Godoi ve Rhaldney’yi de kadrosuna katmak için çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.
TOSBİ işçilerinden ’Ölüm Yolu’ protestosu
13 Haziran 2025 Cuma - 19:25 TOSBİ işçilerinden ’Ölüm Yolu’ protestosu İzmir’in Tire ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi girişinde meydana gelen, 1 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin de yaralandığı trafik kazası sonrasında işçiler ve yöneticiler eylem yaptı. Kaza noktasında bir araya gelen işçiler ve yöneticiler, Tire-Torbalı Karayolu’nu trafiğe kapattı. Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ) 2 No’lu giriş kapısı yakınında önceki sabah saatlerinde meydana gelen kazada, sanayi bölgesindeki işine gitmekte olan Mustafa Hüseyin Barış yaşamını yitirdi. Aynı motosiklette bulunan Turgay Evcimik ise yaralanarak hastaneye kaldırıldı. 20 yıl önce yapılan başvurulara rağmen 1 metre bölünmüş yol yapılmadığı ortaya çıktı. Kazanın ardından, 20 yıldır çözüm bekleyen yol sorununa dikkat çekmek isteyen TOSBİ çalışanları, aynı güzergahta akşam saatlerinde eylem düzenledi. Sanayi bölgesindeki 105 fabrikada çalışan binlerce işçiyi temsil eden katılımcılar, "Biz ölüme değil işimize gitmek istiyoruz" diyerek bölünmüş yol talebini yineledi. "Can güvenliğimiz yok" Eylemde işçiler adına konuşan Bekir Karıncalı, mesai arkadaşını kaybetmenin acısını yaşadıklarını belirterek "Her sabah, ailemizle vedalaşarak işe çıkan bizler için bu yol, burası ölüm yolu oldu. Yıllardır dile getiriyoruz ama duyan yok. Artık yeter. Biz sadece çalışmak ve evimize sağ salim dönmek istiyoruz. Tek şeritli, sinyalizasyonsuz bu yolda her gün ölümle burun burunayız. Bugün Mustafa Hüseyin Barış’ı anıyoruz, ama eğer bu yol yapılmazsa yarın bir başkasının adı anılacak. Buna razı değiliz" dedi. "Yılda 24 kaza" TOSBİ güzergahında her yıl ortalama 24 yaralanmalı ya da maddi hasarlı kaza yaşanıyor. Günde yaklaşık 2 bin 500, ayda ise 75 bin araca ev sahipliği yapan yolun hâlâ çağdaş bir altyapıya kavuşmamış olmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Karıncalı şöyle devam etti: "Bu güzergâhta halen sinyalizasyon yok, yol bölünmüş değil. Denetim yok. Bu şartlarda üretim yapmak, büyümek, insan gücünü korumak mümkün değil. Artık kaybedecek vaktimiz yok. Bu yol önce bölünmeli, sonra sürekli denetlenmeli. Bir 20 yıl daha beklemeye tahammülümüz kalmadı." 7 bin 500 çalışan bu yolu kullanıyor Sanayiciler adına konuşan Metin Akdaş ise yaşanan acının yıllardır süren ihmallerin sonucu olduğunu öne sürdü. Akdaş, "Bu yol her geçen gün daha da riskli hale geliyor. Her sabah işe giden çalışanlarımız bir daha dönüp dönemeyeceklerini bilmiyor. Sanayi bölgesi olarak 2004 yılından bu yana Karayolları’na, onaylı proje çerçevesinde gerekli başvuruları defalarca yaptık. Ancak 20 yıldır tek bir metre bölünmüş yol yapılmadı. 7 bin 500 çalışanın ve 105 tesisin güvenli ulaşımı, hala dar ve kontrolsüz bir yoldan sağlanıyor" diye konuştu. Daha sonra katılımcılar, çalışma arkadaşları Mustafa Hüseyin Barış anısına kazanın olduğu yere karanfiller bıraktı.
Kene ısırığı hafife alınmamalı
13 Haziran 2025 Cuma - 17:02 Kene ısırığı hafife alınmamalı Kene ısırması sonrası görülen bazı belirtilerin göz ardı edilmemesine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Celal Ayaz, "Özellikle kene ısırmasından sonraki birkaç gün ile birkaç hafta içinde yükselen ateş, şiddetli baş, kas veya eklem ağrıları, halsizlik, ısırık yerinde halka şeklinde büyüyen kızarıklık (boğa gözü döküntüsü) veya vücudun diğer bölgelerinde döküntüler görülürse vakit kaybetmeden hastaneye başvurun" dedi. Kene ısırmaları, özellikle kırsal ve ormanlık alanlarda yaşayanlar veya bu bölgelere seyahat edenler için ciddi bir risk oluşturuyor. Kenenin vücuttan doğru yöntemle çıkarılması son derece önemli. Yanlış müdahale, kenenin içeriğini vücuda boşaltarak hastalık bulaşma riskini artırabiliyor. Medical Park İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Celal Ayaz, kene ısırıkları hakkında bilgilendirmede bulundu. "Keneyi alkol, aseton, kolonya, sigara ateşi gibi maddelerle tahriş etmeye çalışmayın" Kenenin nasıl çıkarılması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Ayaz, "Keneyi çıkarmak için ince uçlu bir pense veya özel bir aparat kullanarak, deriye en yakın yerden, baş kısmından kavrayın ve ağzı içeride kalmayacak şekilde yavaşça, düz bir biçimde, döndürmeden ve sıkmadan yukarı doğru çekin. Ardından ısırık bölgesini sabunlu su veya alkolle temizleyin ve çıkarılan keneyi gerekirse inceleme için kapalı bir kapta sağlık kuruluşuna götürün. Keneyi çıplak elle tutmayın. Eldiven veya bir bez parçası kullanın. Keneyi sıkmayın, ezmeyin veya patlatmayın. Bu, kenenin içindeki enfekte salgıların vücudunuza geçmesine neden olabilir. Keneyi alkol, aseton, kolonya, sigara ateşi, sabun, vazelin gibi maddelerle tahriş etmeye çalışmayın. Bu tür yöntemler kenenin kusmasına veya salgılarını boşaltmasına yol açar, bu da enfeksiyon riskini artırır. Keneyi döndürerek çıkarmaya çalışmayın. Düz bir çekme hareketi uygulayın. Kenenin başı kopmuş veya bir kısmı derinin içinde kalmışsa panik yapmayın. Bu durumda bir sağlık kuruluşuna başvurun. Vücut genellikle kalan parçayı kendiliğinden atar, ancak enfeksiyon riski için takip önemlidir" diye konuştu. "Bu belirtiler görülürse sağlık kuruluşuna başvurun" Kene ısırması sonrası görülebilecek bazı belirtilerden bahseden Prof. Dr. Ayaz şöyle devam etti: "Kene ısırması sonrası her zaman belirti görülmeyebilir; ancak bazı durumlar söz konusu olduğunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Kene ısırması sonrası sağlığınızda herhangi bir değişiklik fark ederseniz dikkatli olmalısınız. Özellikle kene ısırmasından sonraki birkaç gün ile birkaç hafta içinde yükselen ateş, şiddetli baş, kas veya eklem ağrıları, halsizlik, ısırık yerinde halka şeklinde büyüyen kızarıklık (boğa gözü döküntüsü) veya vücudun diğer bölgelerinde döküntüler görülürse hastaneye başvurmak için vakit kaybetmeyin. Ayrıca bulantı, kusma, ishal gibi mide-bağırsak sorunları, burun veya diş eti gibi yerlerden açıklanamayan kanamalar (özellikle KKKA riski olan bölgelerde) veya bilinç bulanıklığı, denge kaybı, felç gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkarsa acil servise başvurmanız hayati önem taşır. Kene ısırması sonrasında yara yerinde şişlik, kızarıklık, ağrı veya iltihap gelişmesi de bir enfeksiyon belirtisi olabilir. Unutmayın, erken teşhis ve tedavi, kene kaynaklı hastalıkların seyrini önemli ölçüde değiştirebilir" "Kene ısırması sonrası bulaşabilecek hastalıklar" Kene ısırması sonrası bulaşabilecek hastalıklara değinen Prof. Dr. Ayaz, "Keneler birçok hastalığın taşıyıcısıdır ve özellikle bölgemizde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), Lyme Hastalığı, Tularemi ile Anaplazmoz ve Erlisiyoz gibi ciddi enfeksiyonlar açısından dikkatli olunmalıdır. Bu hastalıkların belirtileri diğer enfeksiyonlarla karışabileceğinden, kene ısırması öyküsü olan kişilerde dikkatli bir değerlendirme önemlidir" şeklinde konuştu. "Keneden korunmak için öneriler" Kene ısırmasından korunmak için alınacak bazı önlemlerle, hastalığın bulaşma riskini önemli ölçüde azaltabileceğini ifade eden Prof. Dr. Ayaz, şu bilgileri paylaştı: - Kene kovucular kullanma: Cildin açıkta kalan kısımlarına ve giysilerinize, kene kovucuları uygulayın. - Belirli alanlardan kaçınma: Ormanlar, çalılık ve kırsal yerler, otlak bölgeler dikkat edilmesi gereken alanlardır. Piknik, yürüyüş ve kamp alanlarınızın seçimini yaparken temizlenmiş olmasına dikkat edin. Bu alanlarda uzun kollu tişörtler, uzun paçalı pantolonlar giyim, pantolon paçalarını çoraplarınızın içine sokarak bacakları tırmanmasını engelleyin. - Vücut kontrolü: Özellikle kasıklar, koltuk altları, saç derisi, sırt, arkası ve diz arkası gibi sıcak ve nemli bölgelere dikkat edin. Duş almak, üzerinizdeki henüz yapışmamış keneleri temizlemenize yardımcı olabilir. - Evcil hayvan kontrolü: Evcil hayvanlarınızın da üzerinde kene olup olmadığını kontrol edin ve kene önleyici ürünler kullanmayı düşünün.