Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:07:39
Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:27
Elektronik atıklar ekonomiye kazandırılacak
Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir "elektronik atık" dağına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen atık problemine karşı geliştirilen Circularity projesi, teknolojiyi çöpe değil, döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sunuyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaşlığında yürütülen çalışma; telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları birer yük olmaktan çıkarıp hammaddeye dönüştürmeyi hedefliyor. Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu liderliğindeki proje ekibinde; Prof. Dr. Erhan Ada, Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Deniz Özkan Özen, Dr. Öğretim Üyesi Mürüvvet Deniz Sezer ile araştırmacılar Çisem Lafcı ve Yalçın Berberoğlu yer aldı. Kişi başı 18.3 kg e-atık Proje kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusuyla Batı Asya’nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’de kişi başı e-atık arzı 18,3 kilograma ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Araştırmalar, geleneksel "al-kullan-at" modelinin sürdürülemez olduğunu gösterirken, artan atık miktarı karşısında geri dönüşüm tesislerinin kapasitesinin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Akıllı telefon ömürleri 2 yıla kadar düştü Dünyada en hızlı büyüyen e-atık kaynağının akıllı telefonlar olduğunu ortaya koyan proje, tüketim hızındaki korkutucu artışı da gözler önüne serdi. Gelişmiş ülkelerde bir cihazın kullanım süresinin 2 yılın altına, gelişmekte olan ülkelerde ise 3 yıla kadar düştüğü kaydedildi. Bu durum, teknolojik döngünün her geçen gün daha hızlı bir atık dağına dönüştüğünü gösteriyor. Geleceğin tehdidi: Elektrikli araç bataryaları Proje sadece bugünün cihazlarını değil, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da kapsıyor. Paydaş kurumlardan biri olan Almanya Bayreuth Üniversitesi’nden paylaşılan verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya yollarındaki bataryalı elektrikli araç (BEV) stoğu 1 milyon 651 binin üzerine çıktı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık havuzu oluşturmaması için döngüsel ekonomi modellerinin bugünden kurulması gerektiği vurgulanıyor. "Döngüsel ekonomi en güçlü kasımız" Proje Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitenin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle özetledi: "Üniversitemiz için döngüsel ekonomi, TÜBİTAK raporları ve küresel analizlerle tescillenmiş en güçlü kaslarımızdan biridir. Projemiz, 2023 yılında Belmont Forum tarafından fonlanan ve dünyada bu alanda seçilen sadece 7 projeden biri olma özelliğini taşıyor. ’Üret, tüket ve at’ mantığına dayanan lineer sistemlerin tıkandığı bu dönemde; lojistik penceresinden bakarak bu yapıyı döngüsel bir modele çevirmek için gayret gösteriyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır." "Akademik rehberlik bizim için yol gösterici" Etkinliğe katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Daire Başkanı Sabriye Ayhan, üniversitelerin bu süreçteki önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Bakanlık olarak politikalarımızı üniversitelerimizin bilimsel rehberliğiyle yürütüyoruz. Döngüsel ekonomi artık çevresel bir tercihin ötesinde, küresel bir ekonomik zorunluluktur. ’Al-kullan-at’ modelinin yerini; kaynağın verimli kullanıldığı, atığın tekrar üretime dahil edildiği ve sektörel rekabetçiliğin arttığı yeni bir sistem almaktadır."
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:10
İzmir’de ’Bisicab’ler yola çıkıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir ulaşımı genç istihdamıyla buluşturarak Bisicab araçlarıyla kent içi ulaşımda yeni bir dönem başlatıyor. Bisicab sürücüsü olmak için eğitim alan üniversite öğrencileri test sürüşlerine başladı. Bisicab’ler, önümüzdeki günlerde Alsancak Limanı ile Konak arasında hizmete girecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda çevreci dönüşümü destekleyen ve gençlere nitelikli iş imkânı sunan "Bisicab" projesinde geri sayım başladı. Bisicab araçlarını kullanacak üniversite öğrencileri, kapsamlı eğitim sürecinin ardından görevli personel eşliğinde test sürüşlerine başladı. Alsancak’tan Konak’a yeni ulaşım rotası Pilot uygulama kapsamında 20 Bisicab aracı, Alsancak Limanı ile Konak arasında 11.00-19.00 saatleri arasında önümüzdeki günlerde hizmet verecek. Alsancak Limanı, Vasıf Çınar Bulvarı, Lozan, Montrö, Basmane, Agora ve Konak duraklarını kapsayan hat, iki yetişkin ve bir çocuğun konforlu yolculuğuna imkan tanıyacak. Kısa mesafeli ulaşım için tasarlanan sistem, özellikle yoğun ve turistik bölgelerde motorlu araçlara alternatif oluşturarak trafik yükünü ve çevresel etkileri azaltmayı hedefliyor. Elektrik destekli pedallı yapısıyla dikkat çeken Bisicab’ler, sıfıra yakın emisyon değerleriyle sürdürülebilir ulaşım vizyonunun önemli bir parçası olacak. Öğrenciler kapsamlı eğitimden geçti Projede görev alacak sürücüler, kapsamlı bir eğitim sürecinden geçirildi. Başvuru yapan üniversite öğrencileri; teorik derslerin ardından sürüş güvenliği, ilk yardım, trafik kuralları, araç teknik bilgisi, acil durum yönetimi ve yurttaşla iletişim gibi başlıklarda eğitim aldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:40
Ege Denizi’ndeki nefes kesen zehir operasyonunda 8 tutuklama
Ege Denizi’nde düzenlenen ve nefes kesen görüntülerin yansıdığı operasyonda, bir yelkenli teknede ele geçirilen 158 kilo uyuşturucu maddeyle ilgili gözaltına alınan 8 şüpheli, sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen planlı çalışmalar çerçevesinde, uyuşturucu sevkiyatı yapıldığı belirlenen bir yelkenli tekne takibe alınmıştı. 29 Nisan tarihinde harekete geçen ekipler, Sahil Güvenlik Kuzey Ege Grup Komutanlığı unsurlarının desteğiyle Ayvalık ilçesi Altınoluk açıklarında operasyonun düğmesine bastı. Nefes kesen operasyon kamerada Ekiplerin denizin ortasında gerçekleştirdiği ve adeta film sahnelerini aratmayan nefes kesen operasyonda, durdurulan yelkenli teknede yapılan aramalarda 158 kilo 664 gram esrar-skank maddesi ele geçirilmişti. Adli süreç tamamlandı: 8 tutuklama Operasyonun ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan 8 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkarılan şüphelilerin tamamı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 23:18
Dr. Mehmet Kasapoğlu’ndan FIFA’ya tepki
Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun Gazze soykırımı nedeniyle İsrail’in uluslararası müsabakalardan men edilmesi yönündeki taleplere karşılık "Futbolun jeopolitik sorunları çözemeyeceği" şeklindeki sözlerine, geçmiş yıllarda alınan kararları da örnek vererek tepki gösterdi. Dr. Kasapoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Gazze’de yaşananlar jeopolitik bir sorun değil İsrail eliyle uygulanan tescilli bir soykırımdır. FIFA’ya düşen geçmişteki men kararları ışığında ve küresel spor kamuoyunun beklentisi doğrultusunda İsrail’i derhal tüm turnuvalardan men etmesi ve futbolun birleştirici ruhunu korumasıdır. Aksi halde FIFA’nın kurumsal itibarı ve tarafsızlığı büyük yara alır" ifadelerine yer verdi.
03 Ekim 2025 Cuma - 22:37
Şantiyede ölü bulunan Dorukhan Büyükışık davasında sanıklar hakim karşısında
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede Dorukhan Büyükışık’ın ölü bulunmasına ilişkin 5 kişi, "kasten öldürme" suçundan hakim karşısına çıktı. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. Kamu davası Olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Şüphelilerin birbirleriyle ve olay saatiyle ilgili beyanlarının uyuşmaması soruşturmayı derinleştirdi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldı. Öte yandan olayda görevli 8 polis memuru hakkında da dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle İzmir 2’nci Asliye Ceza Mahkemesinde de dava açıldı. Tutuksuz sanıklar hakim karşısında İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada; inşaat çalışanları B.Ç., H.A., T.Ç., A.G. ve H.K. hakim karşısına çıktı. İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen celsede savunmasını yapan tutuksuz sanıklardan gece bekçi H.K.’ "Gece ‘Pat’ diye bir ses duydum. Ancak kontrol ettiğinde bir şey bulamadım ve mesai bitince sabah eve gittim. Kahvaltı yaparken bana şantiyeden H.B. isimli arkadaş telefon açıp ‘İnşatta olay var gel’ dedi ve gittim. Cenazeyi orada gördüm. Gece ‘Pat’ diye ses duymuştum. O sırada köpekle bir tur attım. Hiçbir şey göremedim ve köpeği yerine bağladım. Sesi o sırada yakınımda olan B.Ç. de duydu. Cenazenin bulunduğu yerde köpekle dolaşmadım. Duyduğum ses insan sesi değildi. Bulunduğum yerde bir kamera vardı ama arızalıydı" dedi. Celsede savunmasını yapan tutuksuz sanıklardan makine operatörü Sanık B.Ç. de, olay gecesi aynı sesi duyduğunu belirterek, "Gurbetçi olduğum için şantiyede kalıyordum. Yanımda çalışan operatör yardımcısı B.B. ile paydostan sonra yemeğimizi yedik. İkimiz de konteynerde kalıyorduk. B.B. uyumuştu ben de maç izliyordum. Köpek benim yanımda bağlıydı. Gece 00.30 sıralarında köpek biraz serbest kalsın diye tasmasını çıkardım. ‘Pat’ diye bir ses duydum. Durumu H.K.’ya aktardım o da sesi duyduğunu söyledikten sonra köpeği alıp gitti. 15- 20 dakika sonra geri gelip bir şey olmadığını söyledi. Sabah 08.30 sıralarında her yerde polisler vardı. Cenazeyi gördükten sonra savcıya ifademi verdim. Başka bildiğim hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı. "Bağırma sesi duydum" Celsede savunma yapan bir başka gece bekçisi olan sanık A.G. de, "Gece çalıştım. Mesai bittikten sonra eve doğru giderken damadım ile kapının önünde karşılaştım. Şantiyede bir şey olduğunu söyledi. Sonra geri şantiyeye döndük. Cenazeyi görmedim. Bizi oraya sokmadılar. İnşaatın sahibi olan M.M.T. beni gördü. Bekçi arkadaşları aramamı söyledi. Ben de aradım ve sonrasında da eve gidip yattım" sözlerini kullandı. Sanıklardan H.A. ise savunmasında olay gecesi bir bağırma sesi duyduğunu kaydederek, "İnşaatta devriye atarken yüksek bir insan bağırma sesi duydum. Ben de H.K.’yı çağırıp sesin ne olduğunu sordum. Bir şey olmadığını söyledi. O bana ses duyduğunu söylemedi. Çocuğun düştüğü yerde jeneratör olduğu için ben görmedim. Eve gittikten bir süre sonra emniyetten aradılar. Cenazenin bulunduğu yer H.K.’nın sorumluluk alanına yakın" diye belirtti. Güvenlik kulübesinde görevli olduğunu ifade eden sanık T.Ç., kompresör makinesinden dolayı cenazeyi görmelerinin mümkün olmadığını söyleyerek, "Sıradan bir akşamdı. Ses de duymadım ekstra bir şey de yaşamadım. Sabah eve gittikten sonra telefonla arandım ve şantiye alanında birine bir şey olduğunu söyledi. İş kazası sandım. Şantiyeye geldiğimde polisler vardı. Sorduğumda birinin öldüğünü söylediler. Tanıdık olup olmadığını merak ettim. Baktığımda tanımadığımı anladım. 360 derece kamera olaydan aylar önce bozulmuştu ancak yerinden kaldırılmadı" dedi. Celsede Dorukhan’ın anne ve babası dinlendi Celsede konuşan Dorukhan’ın annesi Nihal Büyükışık, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, "12 Mayıs gündüz yakınımızın cenazesine gitmiştik. 22.00 sıralarında hep birlikte eve çıktık. Yatmak üzere ayrıldık. Sabah telefon sesiyle uyandık. Karşıdaki kişinin aracının plakasını sorduğunu duyunca Dorukhan’ın dışarı çıkıp çıkmadığını kontrol etmek için odasına girdim ama yoktu. Eşim önden gitmişti. Ben de sitenin güvenlik kameralarından Dorukhan’ın kaçta çıktığını bulmaya çalıştım. Sonrasında eşim beni arayıp gelmememi söyledi. Sonrasında eşim polisle gelip ‘Dorukhan’ı kaybettik’ dedi. Yürüyüş yaparken ormanda kayboldu zannettim. Ona sonsuz güvendim. Oğlumuzla mükemmel bir ilişkimiz vardı. Çok canım yanıyor. Neden ambulans çağrılmamış? Neden deliller toplanmamış? Neden gencecik bir çocuğun canı yok sayılıyor? O gece ne olduysa itiraf etsinler" dedi. "İnşaat sahiplerinden T.T. dönemin ilçe emniyet müdürü İ.Y.’yi arıyor" Celsede dinlenen baba Ethem Büyükışık ise, "Olayın ardından kamera kayıtlarının yok edildi. Oğlum iş teklifi almıştı ve kabul etmişti. Pazartesi Ankara’ya gidecekti. Cinayetten 13 gün sonra saha mühendisi tarafından 8 dakikalık Dorukhan’ın göründüğü CD var. Görüntülerde dosya bilgileri silinmiş, tarih ve saat ise sonradan eklenilmiş. İki kamera H.K. ve B.Ç. arasında ne geçtiğini net olarak kaydetmişti. Görüntüler de H.K.’nın kulübesinin içindeki cihazdaydı ama yok ettiler. Savcı bölgeye gelmeden önce polisler o kulübeye gidip toplantı yapıp ayrıldılar. 19 şantiye kamerası var ancak polis tarafından alınan bir tane kamera yok. T.Ç.’nin kulübesindeki kamera kayıt cihazına hiç gidilmiyor. Katili bulmak isteselerdi kayıt cihazlarını sarıp sarmalarlardı. Bilirkişi raporunda şantiyede hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı açıkça belirtiliyor. Cinayet 01.30 civarında işlenmiş. Oğlum işkence görmüş ve saatlerce ağlamış. Ağlamaktan gözlerinin kenarlarında tuz birikmiş. Darbeyi aldıktan sonra 2.5- 3 saat can çekişmiş. Aklı başında olan birisi ceset gördüğünde 155’i arayıp durumu bildirir. Ancak öyle olmuyor. İnşaat sahiplerinden T.T. dönemin ilçe emniyet müdürü İ.Y.’yi arıyor. 3’üncü görüşmeden sonra İ.Y. ona 112’yi aramasını söylüyor. Cinayetten sonraki 7 saat boyunca kimse polisi aramamış. Katil bu 5 sanıktan bir tanesi ve polisler de onlara yardım ettiler" ifadelerini kullandı. Duruşma Şubat 2026’ya ertelendi Duruşma sonrasında açıklama yapan Ethem Büyükışık, "Sunduğumuz delillere rağmen heyet bugün dosyaları birleştirmedi. Olayda ihmali olan herkesin yargı önüne çıkması için mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi. Celsede savunmaların ardından ara karar açıklandı. Sanıkların mevcut durumlarının devamına hükmeden heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tanıkların dinlenilmesine karar verip duruşmayı 13 Şubat 2026 tarihine erteledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:43
Menemen’de gençler sahada buluştu
İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Çocuk Hizmetleri Bürosu tarafından denetim ve takibi yapılan 14-18 yaş arası gençler ile Menemen ilçe protokolü sahada karşı karşıya geldi. Dostluk havasında geçen karşılaşma berabere bitti. Menemen Kaymakamlığı koordinesinde Menemen Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ile Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen futbol müsabakasında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Çocuk Hizmetleri Bürosu tarafından denetim ve takibi yapılan 14-18 yaş arası gençler ile Menemen ilçe protokolü mücadele etti. Etkinliğe Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Halil Sezgin, Menemen Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kaçar, Menemen Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Yüzücü, Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürü Orhan Kaykaç, Menemen İlçe Sağlık Müdürü Burak Çetin, Menemen İlçe Jandarma Komutanı Ali Yıldırım, Menemen SYDV Müdürü Namık Şahintürk, Menemen Emniyet Teşkilatını Destekleme Derneği Başkanı Murat Yüksel ve çok sayıda davetli katıldı. Dostluk havasında geçen müsabaka berabere bittti. Karşılaşma sonunda protokol üyeleri gençlere çeşitli hediyeler takdim ederek onların heyecanına ortak oldu. Sporun birleştirici gücüyle gençler hem keyifli vakit geçirdi hem de fair-play ruhunu sahaya yansıttı.
03 Ekim 2025 Cuma - 13:16
İzmir’de sağanak sonrası yollar göle döndü
İzmir’de gece saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış sonrası bazı cadde ve sokaklar göle döndü. Su birikintilerinin etkili olduğu sokaklarda ilginç manzaralar oluştu.Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan uyarının ardından İzmir’de gece saatlerinde başlayan sağanak yağış sabahın erken saatlerinde de etkisini sürdürdü. Sağanak yağış sonrası özellikle Bornova ilçesinde bir çok sokak ve caddede su birikintileri oluştu. Su birikintileri nedeniyle sürücüler ve vatandaşlar zor anlar yaşadı.Belediye otobüsü şoföründen duyarlı davranışBornova Mevlana Mahallesi’nde sabah saatlerinde etkili olan sel nedeniyle belediye otobüsüne binmekte zorlanan bir kadına şoför yardım etti. Şoför, otobüsü kaldırıma yanaştırarak kadının güvenle araca binmesini sağladı. Ayrıca yolun karşısına geçmek isteyen bir kedi ise su birikintisine girdi ancak yüzerek geri çıktı."Çocuk çukura düşse çıkamayacak"Bornova ilçesine bağlı Naldöken Mahallesi sakinlerinden Rıza Pırgöçgen, "Çocuğu geçiremedim okula götüremedim. Söylüyoruz belediyeye olmuyor. 20 seneden beri mahalle bu halde" dedi. Başka bir mahalle sakini ise Hüseyin Gürpınar, "Mahallenin halini görüyorsunuz. Burası yine iyi yukarısı daha berbat. Çocuklar resmen çukura düşecek, böyle adalet var mı. Üstümüz ıslanıyor ama yapacak bir şey yok. Çukura bir çocuk düşse çıkamayacak. Arabaların üstüne basıp geçeceğiz" diye konuştu.Yağışın aralıklı etkilerle akşam saatlerine kadar sürmesi bekleniyor.
03 Ekim 2025 Cuma - 13:07
İzmir’de etkili olan sağanak sonrası yollar göle döndü
İzmir’de gece saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağış sonrası bazı cadde ve sokaklar göle döndü. Suyla kaplı yollarda sürücüler ve vatandaşlar zor anlar yaşadı.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:05
İzmir’de viyadükte askıda kalan tırın kaza anı kamerada
İzmir’in Bornova ilçesinde yağmur nedeniyle kayganlaşan zeminde kontrolden çıkıp devrilerek viyadükte askıda kalan tırın kaza anı ortaya çıktı. Kaza, 29 Eylül günü saat 10.00 sıralarında Bornova ilçesi Ankara Caddesi 4. Sanayi kavşağı üzerindeki viyadükte meydana geldi. Liman yönüne giden 06 FGT 332 plakalı taş yüklü tır, yağmurdan kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Tırın kupası, yaklaşık 8 metrelik viyadükten aşağıya sarkarak askıda kaldı. Kazayı hafif yaralı atlatan sürücü İrfan Öngen (48), olay yerine gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan sürücü, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Öte yandan kaza anı ise bir güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, viyadükte seyir halindeki tırın kontrolden çıkarak önce sola sonra sağa manevra yapıp viyadükten aşağıya sarkarak askıda kaldığı anlar yer aldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 10:56
İzmir’deki depo yangını kontrol altında
İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan bir depoda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışması sonucu kontrol altına alındı. Yangın saat 07.30 sıralarında Barbaros Mahallesi Refik Tulga Caddesi’nde bulunan bir depoda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı çıkan yangından dolayı çıkan yangını fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahale ederken polis ekipleri de çevre güvenliğini sağladı. Yanan malzemelerden dolayı zaman zaman patlamaların meydana geldiği yangından çıkan dumanlar kentin birçok noktasından görüldü. Alevlerin deponun yakınında bulunan matbaaya sıçramaması için önlemler alındı. Vatandaşlar korku dolu anları anlattı Yangının çıktığı bölgede oturan vatandaşlardan Ahmet Türkoğlu, "Yangın sabahın erken saatlerinde çıktı, içerideki hidrofor kazanlarının patlamasıyla da büyüdü. Neyse ki evlere sıçramadan söndürüldü yangın. Burada akrabalarımız ve yakınlarımız vardı çok korktuk" dedi. Barbaros Mahallesi Muhtarı Bülent Can ise, "Dumanları gören vatandaşların telefonuyla sabah hemen buraya geldim. Neyse ki akşamdan boşaltıldığı için depoda kimse yokmuş yangın esnasında. Gece çatıda yangın başlamış sanırım. İtfaiye çatıya müdahale ettiği esnada içerideki hidroforlar bomba gibi patlamaya başladı. Bu deponun hemen yanında plastik boru deposu var. Onun da yanında matbaa var. Yangının buralara sıçramaması için dua ettik. Neyse ki itfaiye o bölgeden su tutarak ilerleyince önüne geçildi ve şu anda da kontrol altında" açıklamasında bulundu. Kontrol altında Yangın itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu 3 saat içerisinde kontrol altına alındı. Can kaybının yaşanmadığı olayda tamamen yanan depo kullanılamaz hale geldi.
03 Ekim 2025 Cuma - 10:21
Plastik cerrahlar, İzmir’de mikrocerrahi eğitiminde buluştu
Mikrocerrahinin plastik cerrahideki kullanımını artırmak amacıyla genç plastik cerrahlara yönelik düzenlenen 4. Uluslararası İzmir Mikrocerrahi Toplantısı, Acıbadem Kent Hastanesi’nde gerçekleştirildi. 4. Uluslararası İzmir Mikrocerrahi Toplantısı, Acıbadem Bodrum Hastanesi’nden Doç. Dr. Mehmet Altıparmak ve İzmir’den Prof. Dr. Bilsev İnce’nin organizasyonu, Kanadalı Prof. Erin Brown başkanlığında gerçekleştirildi. Toplamda 9 farklı ülkeden gelen 10 uzman konuşmacı, mikrocerrahi alanındaki bilgi ve deneyimlerini 80’e yakın genç meslektaşlarıyla paylaştı. "Mikrocerrahi uzmanlığımızın temelini oluşturuyor" Son yıllarda branşlarının estetik girişimlerle daha çok bilindiğini belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Altıparmak, "Uzmanlığımızın temelini mikrocerrahi oluşturuyor ve uzuv kopması, trafik kazaları ya da ağır doku kayıpları gibi en kritik ameliyatlarımızı mikrocerrahiyle gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarla mikrocerrahinin önemini vurguluyor, genç meslektaşlarımıza daha iyi aktarmayı ve yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz" dedi. Toplantının öne çıkan bölümlerinden biri, İspanya’dan Dr. Paloma Malagon başkanlığında düzenlenen ultrason kursu oldu. Katılımcılar uygulamalı eğitimle ultrason kullanma imkânı bulurken, yapılan işlemler eş zamanlı olarak ana ekrana yansıtılarak tüm salonla paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca dikiş atma yarışması düzenlendi. Asistanlar arasından seçilen finalistler mikroskop eşliğinde yarışırken, yabancı uzmanlardan oluşan jüri birinciyi belirledi. Kazanan yarışmacıya mikrocerrahi alet ödülü verildi. Ayrıca, toplantı sunumlarından hazırlanan sorularla yapılan bilgi yarışmasında da en hızlı ve doğru yanıtı veren katılımcı ödüllendirildi. Plastik cerrahların kendi hastanelerinde yapmış oldukları sunumlar arasından en iyi onarım ve vakalara ödüller verildi. Canlı cerrahi gerçekleştirildi Toplantının son gününde canlı cerrahi uygulaması da gerçekleştirildi. Alt ekstremite rekonstrüksiyonu için serbest flep ameliyatı ekzoskop yardımıylayapılırken, işlem eş zamanlı olarak salona aktarıldı ve interaktif şekilde takip edildi. Doç. Dr. Altıparmak, "Acıbadem Grubu olarak böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan, dünyanın önde gelen cerrahlarını genç meslektaşlarımızla buluşturmaktan büyük gurur duyuyoruz." dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 10:17
Kuraklık yaşayan İzmir’de, boşa akan sular evlere hasar verdi
İzmir’in Karabağlar ilçesinde patlayan su borusu nedeniyle evleri su basan mahalle sakinleri, günlerdir çözüm beklediklerini söyledi. Kuraklık yaşayan kentte tonlarca suyun boşa aktığını belirten vatandaşlar, "Evimiz çökecek diye korkuyoruz" diyerek İZSU’ya tepki gösterdi.
03 Ekim 2025 Cuma - 10:12
Mevsim geçişlerinde gizli tehlike: uykusuzluk
Mevsim geçişlerinde artan uyku sorunları yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle sonbahar-kış döneminde gün ışığının azalmasıyla uyku bozukluklarının ortaya çıktığını dile getiren Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, bu durumun depresyon ve anksiyete belirtilerini tetiklediğini söyledi. Sonbaharda, güneş ışınlarının azalmasıyla birlikte uyku sorunları da gün yüzüne çıkabiliyor. Gün içinde odaklanmakta zorluk ve enerji düşüklüğü yaşanıyor, sık sık uyku ihtiyacı doğuyorsa, nedeni uyku bozukluğu olabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, uyku bozukluklarıyla başa çıkma yöntemlerini ve mevsim geçişlerinden etkilenmemenin yollarını anlattı. Melatonin salınım dengesi bozulabilir Çoğu kişide mevsim geçişi evresinde uykuyla ilgili problemler olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, "Özellikle sonbahar-kış döneminde bu şikâyetler artar. Çünkü sonbaharda gün ışığı süresi kısalır. Biz farkında olmadan daha fazla karanlığa maruz kalırız. Sabahları daha geç saatte gökyüzü aydınlanmaya başlar. Gözümüzü karanlık bir ortama açmak, melatonin salınım dengesini bozar. Melatonin uyku dengesini sağlayan bir hormondur. Uyku biyolojik bir süreçtir ve sirkadiyen ritmimiz hormonlarla düzenlenir. Güneş ışığı sabah uyanıldığında "uyanıklık hormonu" salgılanmasını sağlar. Ancak uykudan kalkıldığında hâlâ karanlık bir ortam varsa, kişinin biyolojik saati gün başlangıcına tam senkronize olamaz. Vücut uyumuş olsa bile kişi dinlenmemiş hissedebilir" diye konuştu. Uyku iyi alınmadığında tablo daha da ağırlaşabilir Sonbaharda hava basıncı değişimi, sıcaklık dalgalanmaları ve güneş ışığının azalması sonucu insanlarda serotonin düzeyinin düştüğünü aktaran Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, "Serotoninin düşmesiyle beraber insanlarda enerji kaybı ve yorgunluk oluşabilir. Özellikle bu durum gece uykusunun iyi alınmamasıyla daha da ağırlaşabilir. Gündüz uykulu olma hali, sersemlik ve dikkat dağınıklığı artar. Mevsimsel duygu-durum bozukluğu dediğimiz bir tablo oluşabilir. Özellikle depresyon ve anksiyete bozuklukları gibi ruhsal sorunlarda mevsimsel dalgalanmalar gözlenebilir. Sonbahar ve kış aylarında depresif belirtiler artabilir. İlkbahar döneminde ise özellikle bipolar bozukluğu olan kişilerde manik veya hipomanik dönemler daha sık görülebilir. Bu nedenle mevsimler ruhsal bozuklukları tetikleyebilir. Tabii uyku bozukluklarının sadece psikiyatrik nedenleri yoktur. Uyku apnesi, tiroit fonksiyon bozuklukları gibi durumlar da uykuyu bozabilir. O yüzden tetkiklerle değerlendirme yapmak gerekir" ifadelerini kullandı. Kısır döngüye neden olabilir Uykunun çok temel bir ihtiyaç olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, sözlerine şöyle devam etti: "Uyku kötüyse sağlık açısından olumsuz sonuçlar oluşabilir. Uykusuzluğa sıklıkla depresif belirtiler, isteksizlik, keyif alamama, umutsuzluk ve mutsuzluk eşlik edebilir. Bunun yanında anksiyete belirtileri sıklıkla görülebilir. Ayrıca dikkat ve konsantrasyon sorunları çıkabilir. Uykusuz bir gecenin ertesinde kişi kendini, sisli, dalgın ve tahammülsüz hissedebilir. Uykusuzluk arttıkça sinirlilik ve gerginlik de artabilir. Bu süreç zamanla kişinin motivasyonunu düşürür, iş ve okul performansını azaltır. Öğrenme kapasitesi bozulur çünkü yeni öğrenilen bilgilerin işlenmesi uykuda gerçekleşir. Uzun vadede kişinin özgüveni sarsılabilir, sosyal izolasyon ve depresif duygular gelişebilir. Bu bir kısır döngüdür: Düşünceler uykuya engel olur, uyku kaçtıkça düşünceler artar." Uyku hijyenine dikkat etmek gerekir Tüm bu sorunların yaşanmaması adına uyku hijyenine dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, "İlaç kullanan kişilerde bile uyku hijyeni sağlanmazsa ilacın etkisi sınırlı olur" dedi. Yaşar, şöyle devam etti: "Her akşam benzer saatlerde yatağa girmek, yatmaya yakın ağır egzersiz yapmamak, saat 18.00’den sonra çay, kahve, kola gibi kafeinli içecekleri tüketmemek, ılık duş rahatlatıyorsa uyumadan önce almak, ancak uyarıcı etki yapıyorsa bundan kaçınmak, oda sıcaklığını 22 derecenin altında tutmak, uyku kıyafetlerinin rahat, örtülerin hafif olmasını sağlamak, odanın tamamen karanlık olmasına özen göstermek, gece lambası kullanmamak, yatakta uzun süre uykuya geçilemediği durumlarda bir süre kitap okumak, mavi ekran maruziyetini en az 1-2 saat önceden kesmek uyku hijyeni için alınabilecek önlemlerdendir." Egzersizi ihmal etmeyin Dr. Öğr. Üyesi Müge Yaşar, sözlerini şöyle noktaladı: "Akşam ağır yemeklerden kaçınmak gerekir. Sabah gün ışığında egzersiz veya yürüyüş yapmak uyanıklığı artırır. Gün içinde aktif olmak, basit egzersizler veya ev işleriyle hareketli kalmak gece uykusunu kolaylaştırır. Çalışanlar için öğle arasında 10-15 dakikalık yürüyüşler faydalıdır. Öğrenciler akşam geç saatlere kadar ders çalışmak yerine sabah erken çalışmayı tercih etmelidir. Çünkü uyku öncesi yoğun zihinsel aktivite uyumayı zorlaştırır. Gün içinde uyunabilir ancak 20 dakikayı geçmemelidir. Daha uzun uyunduğunda gece uykusunu bozabilir."
03 Ekim 2025 Cuma - 10:07
Mesleki eğitimde dijital devrim
Yaşar Üniversitesi ve Manisa OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin hayata geçirdiği EDU-VERSE Projesi ile sanal ortamda meslek lisesinin dijital ikizi oluşturuldu. Böylece uzaktan eğitim yeni bir boyuta taşındı. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi öncülüğünde, Manisa Valiliği koordinasyonunda ve Manisa OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (MOSTEM) ile Institute of Entrepreneurship Development (iED) (Yunanistan), Universitat Jaume I de Castellon (UJI) (İspanya) ve Confartigianato-Imprese Terni (Italya) ortaklığında yürütülen Avrupa Birliği destekli EDU-VERSE Projesi, sınıfları metaverse ortamına taşıyor. Avrupa Birliği’nin Erasmus+ programı kapsamında; yürütülen EDU-VERSE Projesi, mesleki eğitimi dijital çağa entegre etmeyi amaçlıyor, yarattığı olası öğrenme evrenleri ile eğitimi üst bir noktaya taşıyor. Projede, açık ve uzaktan öğrenme yaklaşımları (Genişletilmiş Gerçeklik (Extended Reality-XR) ile metaverse tabanlı zenginleştiriliyor. Dijital ikiz oluşturuldu Proje kapsamında bir mesleki eğitim kurumunun dijital ikizi oluşturularak öğrenenlerin çevrimiçi olarak eğitim etkinliklerine aktif olarak katılabilmesi sağlandı. Pandemiyle birlikte yaygınlaşan uzaktan eğitimin bir adım ötesine geçilerek, EDU-VERSE uygulaması ile öğrenciler sanal gerçeklik gözlükleri aracılığıyla sınıftaymış gibi derslere katılıp etkileşim sağlayabiliyor. Özellikle öğrenme ortamlarına fiziksel erişim engelli olan öğrenenler için geliştirilen bu sistem, eğitim ortamından soyutlanmadan öğrenmeye katılım imkânı sunuyor. Böylece eğitimde erişilebilirlik güçleniyor, fırsat eşitliği sağlanıyor. Geleceğin öğrenme evreni Yaşar Üniversitesi Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Yasin Özarslan, proje hakkında şu bilgileri verdi: "EDU-VERSE ile sadece bir teknolojik yenilik sunmuyoruz; aynı zamanda çağdaş, erişilebilir ve sürdürülebilir bir öğrenme deneyimi oluşturuyoruz. Geliştirdiğimiz açık ve uzaktan öğrenme deneyimi ile öğrenenler ve öğreticiler mekândan bağımsız olarak eğitim süreçlerine katılabiliyor. Projenin hedefleri arasında dijital çağın gerekliliklerine uygun müfredatlar geliştirmek, mesleki eğitimi daha cazip hale getirmek ve öğrenenleri iş gücüne nitelikli bireyler olarak hazırlamak yer alıyor. Ayrıca oyun ve dijital içerik üretimi gibi geleceğin yükselen sektörlerinde gençlerin teknik bilginin yanı sıra yaratıcılık, problem çözme ve girişimcilik gibi beceriler kazanmalarını da teşvik etmeyi hedefliyoruz."
03 Ekim 2025 Cuma - 09:47
İzmir Bornova’da depo yangını
İzmir’in Bornova ilçesinde bir fabrikanın deposunda çıkan yangına itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder