ASAYİŞ - 03 Ekim 2025 Cuma 10:56

İzmir’deki depo yangını kontrol altında

A
A
A
İzmir’deki depo yangını kontrol altında

İzmir’in Bornova ilçesinde bulunan bir depoda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin 3 saatlik çalışması sonucu kontrol altına alındı.


Yangın saat 07.30 sıralarında Barbaros Mahallesi Refik Tulga Caddesi’nde bulunan bir depoda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen sebepten dolayı çıkan yangından dolayı çıkan yangını fark edenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri alevlere müdahale ederken polis ekipleri de çevre güvenliğini sağladı. Yanan malzemelerden dolayı zaman zaman patlamaların meydana geldiği yangından çıkan dumanlar kentin birçok noktasından görüldü. Alevlerin deponun yakınında bulunan matbaaya sıçramaması için önlemler alındı.


Vatandaşlar korku dolu anları anlattı


Yangının çıktığı bölgede oturan vatandaşlardan Ahmet Türkoğlu, "Yangın sabahın erken saatlerinde çıktı, içerideki hidrofor kazanlarının patlamasıyla da büyüdü. Neyse ki evlere sıçramadan söndürüldü yangın. Burada akrabalarımız ve yakınlarımız vardı çok korktuk" dedi. Barbaros Mahallesi Muhtarı Bülent Can ise, "Dumanları gören vatandaşların telefonuyla sabah hemen buraya geldim. Neyse ki akşamdan boşaltıldığı için depoda kimse yokmuş yangın esnasında. Gece çatıda yangın başlamış sanırım. İtfaiye çatıya müdahale ettiği esnada içerideki hidroforlar bomba gibi patlamaya başladı. Bu deponun hemen yanında plastik boru deposu var. Onun da yanında matbaa var. Yangının buralara sıçramaması için dua ettik. Neyse ki itfaiye o bölgeden su tutarak ilerleyince önüne geçildi ve şu anda da kontrol altında" açıklamasında bulundu.


Kontrol altında


Yangın itfaiye ekiplerinin çalışmaları sonucu 3 saat içerisinde kontrol altına alındı. Can kaybının yaşanmadığı olayda tamamen yanan depo kullanılamaz hale geldi.



İzmir’deki depo yangını kontrol altında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep 4 uzvunu kaybeden baba protezle yeniden hayata tutunacak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde geçirdiği iş kazasında iki kolunu ve iki bacağını kaybeden Burhan Doğruyol için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri protez sürecini başlattı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 2016 yılında geçirdiği iş kazası sonucu iki kolunu ve iki bacağını kaybeden Burhan Doğruyol, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle yeniden hayata tutunmaya hazırlanıyor. Kazanın ardından ailesinin desteğiyle yaşamını sürdüren Doğruyol’a, eşinin rahatsızlanması sonrası 12 yaşındaki kızı Ecrin bakmaya başladı. Ecrin’in babasına yemek yedirdiği anların sosyal medyada paylaşılması üzerine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, aileye destek olunması için ilgili birimlere talimat verdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, Viranşehir’e giderek Burhan Doğruyol’u evinde ziyaret etti. Ekipler, Doğruyol’un protez sürecinin başlatılması için gerekli ölçümleri aldı. "Çok mutluyum, bana yardımcı olacaklar" Kazanın ardından hayatının tamamen değiştiğini belirten Burhan Doğruyol, protez talebine karşılık verilmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade etti. Sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımın ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in duyarlılık gösterdiğini belirten Doğruyol, "Gaziantep’ten bir ekip geldi. Kendilerine teşekkür ediyorum, bana yardımcı olacaklar, çok mutluyum" dedi. "Babamıza sarılmayı çok istiyorduk" Babasına sarılmayı çok istediğini dile getiren Ecrin Doğruyol ise verilen destekten dolayı teşekkür ederek, "Babamıza sarılmayı çok istiyorduk. Gaziantep’ten ekipler geldi, Allah onlardan razı olsun, Fatma Şahin’den razı olsun" ifadelerini kullandı. "Çocuklarına sarılabileceği, yürüyebileceği bir protez yapacağız" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Şube Müdürü Eyyüp Yıldız, Burhan Doğruyol’un kol ve bacak protezlerinin yakın zamanda yapılacağını belirtti. Yıldız, Doğruyol’un günlük yaşamını daha rahat sürdürebilmesi için çalışma başlatıldığını ifade ederek, "İnşallah hayatını idame edebilecek, çocuklarına sarılabilecek, güzel bir şekilde yürüyebileceği bir protez yapacağız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak şu ana kadar 1600 kişiye ortez ve protez yaptık" diye konuştu.
Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası dolayısıyla düzenlenen "Bizim Yunus" söyleşisinde, Türk tasavvufunun simge isminin hayatı, öğretileri ve evrensel mesajları uzman isimler tarafından derinlemesine ele alındı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türk Dünyası Vakfı ve Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Bizim Yunus" başlıklı söyleşi, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Söyleşiye Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda davetli katıldı. Söyleşide Türk tasavvufunun ve Türkçenin simge ismi Yunus Emre’nin hayatı, Anadolu irfanındaki yeri ve evrensel mesajları, sunucu ve gazeteci Pelin Çift moderatörlüğünde, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin’in katılımıyla derinlemesine ele alındı. "İlim için bir gönüle ihtiyaç var" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin bir "Yunus Emre Kampüsü" olduğunu vurgulayarak, "Yunus Emre sadece bizim değil, bu toprakların, hatta dünyanın en büyük değerlerinden, gönül erenlerinden bir tanesi. Ancak Yunus en çok bu topraklara yakışır, en çok bize yakışır. Dolayısıyla biz ‘Yunus’ değil, ‘Bizim Yunus’ deriz" diye konuştu. Kampüsün girişinde yer alan Yunus Emre sözleri ve "doğru odun" heykelinin taşıdığı anlam üzerinde duran Rektör Adıgüzel "Anadolu Üniversitesinin kapısından girerken sizi Yunus karşılar. Kampüsümüzün girişinde ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır’ sözleriyle karşılaşırız. Cumhuriyet Kapısı’nın girişinde ise Yunus Emre’nin Taptuk kapısına kırk yıl doğru odun taşıdığı heykel yer alır. ‘Bu kapıdan eğri odun bile giremez.’ der. Bizler de Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bütün öğrencilerimize bu mesajı veriyoruz ve eğitim öğretim yuvamızın kapısından eğri odunun girmemesine, girdiyse de buradan doğru şekilde çıkmasına gayret eden bir eğitim sürecinden geçirerek öğrencilerimizi uğurlamak istiyoruz. Çünkü ilim dediğimiz şey sadece fiziki olarak bir şeyi görüp anlamakla ölçülebilir bir şey değil. Bunun için her şeyden önce ilim için bir gönüle ihtiyaç var" dedi. "Yunus Emre’yi tanımak, sadece ismini duymaktan derindir" Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen ünlü sunucu ve gazeteci Pelin Çift, toplumsal bir yanılgıya dikkat çekerek bir ismin çok sık duyulmasının o kişinin hayatına ve felsefesine hâkim olunduğu anlamına gelmediğini belirtti. Çift, "Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan bir değer. Ancak neden bu kadar kıymetli olduğunu gerçekten öğrenmeliyiz. Sanki birinin ismini hayatımız boyunca çok fazla duyarsak, onun hayatına hâkim olduğumuzu zannediyoruz. Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan, Türkçeye ve Türk edebiyatına katkılarıyla anılan çok büyük bir değer. Ama ben bugün gerçekten ‘Yunus neden kıymetli?’ sorusunun cevabını öğrenmeyi arzu ediyorum" diyerek sözü uzman tarihçilere bıraktı. Dinleyicilerin yoğun katılım gösterdiği ve merak edilen soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi. Programın kapanışında, günün anısına Pelin Çift, Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin adına doğaya kazandırılan fidanların bağış sertifikaları Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından takdim edildi.
Bitlis Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta insan gücümüz en büyük şansımız" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesindeki barış ve gelişme rolüne dikkat çekerek, sağlık camiasının ve gençlerin daha çok çalışıp üreterek dünyada söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, "Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e geldi. Kongrede üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde savaş ve çatışma ortamında 70 bine yakın insanın öldüğünü ifade ederek şunları söyledi. "Biliyorsunuz, Türkiye çevresinde birçok maalesef çatışmanın olduğu, kardeşin kardeşe kırdırıldığı, 70 bine yakın insanın öldürüldüğü bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke. Ama bu ülkenin, bu medeniyetin geçmişi var. Bu geçmiş de bu topraklarda esasında başlamış. Bizler Bitlis gibi gerçekten iyilik ve doğruluk, barış medeniyetinin temsilcileriyiz. Bu Bitlis’te başlamış ve insanlığa iyilik yapan onları barış içinde yaşamaya teşvik eden hem inancın hem bir medeniyetin temsilcileriyiz. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum; bunu hiç unutmayın. Bugün çevremizdeki maalesef kötülüğü görüyorsunuz. İnsanların birbirini öldürdüğü, katlettiği veya kardeşin kardeşe kırıldığı bir dünyada biraz materyalist, biraz bencil bir dünyada kötülüğün hakim olduğu bir dünyada ve dünya zamanında yaşıyoruz. Siz kötülüğü eleştirebilirsiniz. Ama kötülük kendi işini yapıyor. Burada sorgulanması en önemli şey biz iyilik medeniyetinin insanları olarak iyilik medeniyetinin hele sağlıkçılar iyiliğin temsilcileri olarak ne yapıyoruz sorusudur. Biz daha çok çalışıp daha çok üretmemiz daha kuvvetli olmamız birlikte Hile etmemiz gerek" diye konuştu. Bakan Memişoğlu’ndan gençlere "hedef koyun" çağrısı "Maalesef bazen bizim duygusallığımızı, iyi niyetimizi kullanıp birbirimizle çatıştırarak bu enerjimizi yok ediyorlar" diyen Bakan Memişoğlu, "Bizler farklılıklarını bir araya getirerek onu güçlü hale getirerek dünyayı yönetmişiz. Üç kıtayı yönetmişiz. Onun için yine farklılıklarımızı bir araya getireceğiz. Ben biliyorum ki bugün internet dünyasında, sosyal medyada birçok parametre ile karşılaşıyorsunuz. Ama şunu unutmayın. Yaşam bir hoş seda. Sizler gibi bizler de gençtik. Bu dünyaya bir hoş seda bırakıyorsunuz. Gelip geçici bir dünyadan bahsediyoruz. Sonu olan, sonu belli olan bir dünya hayatından bahsediyoruz. Onun için bu dünyada hoş sedayı nasıl bırakırım diye düşüneceksiniz. Bu hesaba da hoş sedayı bırakırken sıfattan, makamdan çok sizin kendinizin yaptıkları ve kendinize saygınızla alakalı bir şey. bir hayat. Yani şunu ifade etmek istiyorum. İdealizm, adanmışlık bunlar esasında hayatın anlamını ifade eder. Maalesef günümüzde idealizm, adanmışlık, empati veya iyilik tarafının göz ardı edilmeye çalıştığı bir süreçten geçiyoruz ve sizler bu sürece muhatap oluyorsunuz. Onun için idealizminizi, adanmışlığınızı ve insanlığa sevginizi kaybetmeyin. Geçmişimize bakın. Eğer 21 yaşında idealizmi olmasaydı Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethedebilir miydi? Veya 38 yaşında altı dili olan bir adam Samsun’a çıkıp Mustafa Kemal olabilir miydi? İdealizm olmasa, adanmışlığı olmasa o bunları yapabilir miydi? Yoksa çok rahat edebilirdi. Başka yere gidebilirdi. Zaten İstanbul’u fethetmese Trakya’ya geçmiş, Avrupa’ya gidebilirdi. Öteki Altınordu var, yurt dışında yaşamış. O da bırakabilirdi. İdealizm böyle bir adanmışlık peşinde. Onun için bugün burada olmamın ve burada bir idealizmi gör Ömrüm sebebiyle de çok mutlu oldum açıkçası. Çünkü işte Ahmet Eren başka yere yatırım yapabilir veya ticaretle uğraşabilir. Ama bir hoş seda bırakayım. Bir adanmışlığı var. Üniversite yapıyor, yurt yapıyor. Bunu neden yapıyor? İşte o adanmışlık idealizmdir, mutluluktur esasında bu. Bu günlük yaşamıyor. Bu, kendisinden sonra da hoş sedasının devam etmesini sağlar. Bazı insanların ismi ile anarsınız, bazı insanlar çok zengin olabilir, sıfat sahibi, makam sahibi olabilir ama kimse onları hatırlamaz. Onun için hatırlanacaksanız, adanmışlığınızı, idealinizi hiçbir zaman kaybetmeyeceksiniz. Şurayı unutmayın. Eğer elinizden geleni yapıyorsanız, iyi niyetiniz varsa, Allah´tan istemesini de biliyorsanız her hal karda ölümünüz açılır. o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Bunu da unutmayın. Çünkü bizi yaratan her şeyin sahibi eğer sizinle beraberse siz sığınmışsanız ona üstünden, önünden engellenseniz de o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Niyetiniz iyi olursa sonucu da iyi olacaktır. Bunu hiç unutmayın. Ben biliyorum ki bir kısmınız işte ben iş bulabilir miyim? Mezun olsam ne olacak diyenleriniz varsa, hepinize iş var. İşinizi iyi yapıyorsanız, işinizi en iyi şekilde yapıyorsanız, öğrenmişsiniz, bilginiz varsa bu ülkede her türlü işiniz hazır arkadaşlar. Bunu da unutmayın. Ve bizler esasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu idealizmi olan, adanmışlığı olan insanların artık söz sahibi olacağı bir dünya olsun istiyoruz. Onun için beşten büyüktür diyoruz dünya. Onun için biz onun için gece gündüz çalışıyoruz. Ve sizlerin daha iyi olması için ki ben eminim gençler sizler bizden daha iyi olacaksınız. Sizler bizden daha iyi ülkede yaşayacaksınız. Sizler iyilik tarafını olan insanları daha iyi olacak. Onun için biz elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık sistemi anlamında da şunu söyleyeyim. Son 25 senede biz gerçekten sağlıkta inanılmaz işler yaptık. Bakın sadece Bitlis´te 365 hasta yatağı varken ki bunların çoğu koğuş sistemi eski sistemken bugün 1065 tane hasta yatağımız var. Ve herkesin en az 12 kez senede sağlık hizmeti alabildiği bir sağlık ulaşılabildiği birliğimiz var. Ama bunu daha iyi hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Memişoğlu, "Onun için biz ne diyoruz? Bağımlılıktan uzak durun. Sigara içmeyin. Beslenmenize dikkat edin. Hareketli olun. Çünkü bedeninize bakın sağlıklı kadar öncelikli olarak sağlıklı kalmanızı istiyoruz. Türkiye sağlık hizmeti sunduğu kadar sağlık teknolojisini de bilgisini de üretebilir insan gücüne sahip. Ne kadar günah yaparsanız yapın, ne kadar maddi geliriniz de olursa olsun eğer beşeri sermayemiz yani insan gücümüz kuvvetli değilse o geçici gelip geçici olur. Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük. Onun için bu beşeri sermayesinin daha kaliteli olması için, daha iyi olması için ulaşıyoruz. Burada da gördük. Sayın vekilim de söyledi. Diyor ki biz tıp fakülteleri kuruyoruz 126 tane. Buradaki insanlarımızın, öğrencilerimizin, gelecekte sağlığı yetiştiren insanların iyi yetişmesini istiyoruz. Onun için biz öğretim üyeleri Anabilim dalı başkanlıkları, kalitesi, gelişme aşamasında olan her tıp fakültesi ile işbirliğine hazırız. Ama sadece tabela koruyun diye, tıp haksız olsun diye kurulan fakültelerden biz afiliasyon konusunda yani işbirliği konusunda maalesef iyi örneklerimizin olmadığını ifade etmek istiyorum. Onun için şu heyecanı gördüm. Bu adanmışlığı gördük. Bu İsteği görüyoruz. Bu salonu görüyoruz. Onun için biz kaliteli hocalarının olduğu böyle bir altyapıyı hedef edinmiş insanların Tıp fakültesiyle işbirliğini yapacağımıza buradan söz veriyorum. Ancak şunu da ifade ediyorum. Biz daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Çalışmadan hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Üretmeden hiçbir şey yapamayız. Güçlü olmamız için birlikte hareket edip, birlikte üretmemiz, birlikte sarılmamız gerekiyor. Evimize bakın, etrafınıza bakın, sosyal medyaya bakın arkadaşlar. Herkes birbirini eleştiriyor. Herkes bir eleştiriyi yapmak için bir şey bulmaya çalışıyor. Ama öncelikli soru sen ne yaptın sorusu değildir demin bahsettiğim gibi. Ben ne yaptım, biz ne yaptık sorusu. Aynaya baktığınız zaman gözleriniz size ben ne yaptım diye sorup da yaptığınızdan mutlu oluyorsanız hayatınızı yaşa Yaşıyorsunuz demektir. Başkası sizin hayatınızı yaşamaz. Siz hayatınızı yaşarsınız" şeklinde konuştu. Sosyal medya konusuna da değinen Bakan Memişoğlu, "Sosyal medyada nereden geldiği belli olmayan bilgilerle birbirinizi eleştirmeyin. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Çünkü bu dezenformasyon olabiliyor, iftira olabiliyor. Onun için Gerçeğini araştırın. Eleştirirken lütfen karşınızdakinin duygularını da hisset. Yani diğer bir anlı hisset. Onun için önce eleştirmeden önce kendimizi eleştireceğiz. Biz ne yaptık diye soracağız. Başkasını eleştireceğiz. Ve çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz kötülüğü kötülükle salmayacağız. Biz kötülük Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. İyilikle savacağız. Çünkü kötüyle kötü olursanız eğer siz de kötü olursunuz. Ama kötüyü iyilikle yenerseniz sabırla ve çalışmayla o zaman siz iyilik olursunuz ve kendiniz olursunuz. Ülke olarak da iktidar olarak da parti olarak da bizim düsturumuz iyilikle kötülüğü yeneceğiz düsturudur. Onun için sizlerin Bir sağlık bakanı olarak sağlık kalmanızı istiyorum. Birlikte hareket etmenizi istiyorum. Ben bu üniversiteyi kuranlardan, bu konferansı yapanlardan Allah razı olsun diyorum. Gerçekten Bitlis´in farklı bir yüzüğü benimle karşılaşmış durumdayım" diye konuştu. Programda Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ve Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da birer konuşma yaptı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te yaptığı yatırımlardan dolayı Bitlisli iş adamı Ahmet Eren’e teşekkür plaketi taktim etti. Bakan Memişoğlu, sırasıyla Mutki Belediyesi ve Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi ziyaretinin ardından kentten ayrıldı.
Aydın Tarihi Priene Tiyatrosu’nda akşam konseri bir başka olacak Söke’ye bağlı Güllübahçe Mahallesi’nde düzenlenecek Priene Kültür Festivali, bu hafta sonu birbirinden renkli etkinliklerle kapılarını açıyor. Tarihin büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek festivalde ziyaretçiler konserlerden halk oyunlarına, sıcak hava balonu gösterilerinden stant alanlarına kadar dolu dolu bir programla buluşacak. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri ise Yunanistan’ın ünlü sanatçılarından Alexandra Gravas konseri olacak. Tarihi Priene Antik Kenti’nde gerçekleştirilecek konser, festivalin ilk günü olan 9 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’de antik sahnede müzikseverlerle buluşacak. Katılımcılar, tarihi ambiyansta gece konseri izleme deneyimi yaşayacak. Festival programı sabah saat 10.00’da yoga, step ve aerobik etkinlikleriyle başlayacak. Ardından saat 12.30’da kortej yürüyüşü ve resmi açılış gerçekleştirilecek. Gün boyunca ana sahnede halk oyunları gösterileri ile Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Müzik Grubu konseri düzenlenecek. Festival alanındaki havuz sahnesinde ise Yavuz Selim Lisesi Müzik Grubu sahne alacak. Festival alanında yaklaşık 200 stant kurulacağı belirtilirken, yeme-içme noktaları, hediyelik eşya alanları, ürün pazarları ve sosyal sorumluluk stantları ziyaretçilere hizmet verecek. Festivalin görsel şölenlerinden biri de sıcak hava balonu gösterisi olacak. Priene semalarında gerçekleştirilecek bağlı sıcak hava balonu uçuşları, festivale renk katacak ve ziyaretçilere unutulmaz görüntüler sunacak. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, tarih, sanat ve eğlencenin bir araya geleceği Priene Kültür Festivali etkinliklerine tüm bölge halkını davet etti.