Yerel Haberler
İzmir
03 Mayıs 2026 Pazar - 14:05 Göztepe, Avrupa mücadelesini sürdürüyor Göztepe, Trabzonspor deplasmanından bir puanla dönerek puanını 52’ye çıkardı ve ligde beşinci basamağa yükseldi. İzmir ekibi, kalan iki maçını kazanıp Avrupa yolunda hata yapmak istemiyor. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Trabzonspor’a konuk olan İzmir temsilcisi, 1-0 öne geçtiği karşılaşmada 90+3. dakikada yediği golle sahadan beraberlikle ayrıldı ve galibiyeti son anda kaçırdı. Bu sonuçla hanesine 1 puan yazdıran sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in puan kaybettiği haftada avantajı değerlendiremedi ancak puanını 52’ye yükselterek rakibinin önüne geçmeyi başardı. Öte yandan Ziraat Türkiye Kupası’nı Beşiktaş ya da Trabzonspor’un kazanması halinde ligi beşinci sırada bitiren takım doğrudan Avrupa kupalarına katılma hakkı elde edecek. Göztepe, kalan iki haftada alacağı sonuçlarla kendi durumunu belirleyecek. Göztepe, önümüzdeki hafta Gaziantep FK’yı konuk edecek, sezonun son haftasında ise deplasmanda Samsunspor ile karşılaşacak. Sarı-kırmızılı ekip, bu iki mücadeleden de galibiyetle ayrılması halinde Başakşehir’in alacağı sonuçlara bakmaksızın ligi beşinci sırada tamamlayacak. Ayrıca Türkiye Kupası’nın Beşiktaş ya da Trabzonspor tarafından kazanılması durumunda Göztepe, yeni sezonda Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek.
İzmir’de cinayetle biten aile kavgasında 9 gözaltı, 4 tutuklama
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:39 İzmir’de cinayetle biten aile kavgasında 9 gözaltı, 4 tutuklama İzmir’in Bayraklı ilçesinde 1 kişinin öldüğü 2 kişinin de yaralandığı aile kavgasında, 9 şüpheli gözaltına alınırken 4’ü tutuklandı. Olay, 11 Kasım akşamı saat 20.15 sıralarında Bayraklı ilçesine bağlı Çay Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre araç ile H.E.’nin iş yerine yaklaşan şüpheli şahıslar, silahla ateş açtı. Saldırganların silahından çıkan kurşunlar, iş yerinin önünde bulunan mekan sahibi H.E., oğlu S.E ile müşteri olarak iş yerine gelen S.D ve Y.D.’ye isabet etti. Olayın ardından saldırganlar, araba ile bölgeden kaçarak uzaklaştı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarıyla bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde H.E.’nin ağır yaralandığı, S.E, S.D ve Y.D. ise vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı belirlendi. Ağır yaralanan H.E. ambulans ile İzmir Şehir Hastanesi’ne, diğer 3 yaralı ise Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan H.E., doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybetti. Tedavisi süren yaralılardan S.E’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. 4 tutuklama Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, Suç Analiz Büro Amirliği ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortak yürüttüğü çalışmalar sonucunda, olaya karıştıkları belirlenen D.D. (72), E.D. (39), M.D. (43), A.D. (41), N.D. (34), B.D. (19), S.D. (17) ve E.E. (25) kısa süre önce yakalandı. Yapılan incelemelerde tarafların birbirleriyle akraba oldukları ve olayın aile içi nedenlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. Şüphelilerden E.E., ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan M.D., N.D., B.D. ve S.D. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken; D.D., A.D. ve E.D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Aliağa Belediyesi Karate Kursu’nda 75 sporcu yeni kuşağına kavuştu
14 Kasım 2025 Cuma - 15:07 Aliağa Belediyesi Karate Kursu’nda 75 sporcu yeni kuşağına kavuştu Aliağa Gençlik Merkezi Karate Kursu’nun 2025 Ekim dönemi kuşak sınavında 75 sporcu bir üst seviyeye yükseldi ve yeni kuşakları düzenlenen törende Belediye Başkanı Serkan Acar takdim etti. Sporcular, önümüzdeki günlerde Yıldızlar Ligi müsabakalarına hazırlanarak milli takım ve Türkiye Şampiyonası hedefiyle çalışmalarını sürdürecek. Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü Karate Kursu’nda 2025 yılı ekim dönemi kuşak sınavı başarıyla tamamlandı. Dört ayda bir düzenlenen sınavlarda performanslarını sergileyen 75 sporcu, bir üst kuşağa geçmeye hak kazandı. Karatecilerin yeni kuşakları düzenlenen törende Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından takdim edildi. Kuşak takdim töreninde sporcuların heyecanına ortak olan Başkan Serkan Acar, aileleri ve antrenörleri tebrik ederek karate kursunun her geçen gün daha da güçlenen bir spor altyapısına sahip olduğuna dikkat çekti. Yıldızlar Ligi hedefi: Milli Takım ve Türkiye şampiyonası Kuşak töreninin ardından sporcular, antrenörleri Nezahat Ayhan ve Caner Karaca eşliğinde çalışmalarına ara vermeden devam edecek. Aliağa Belediyesi Karate takımı, 21 Kasım’da Denizli’de düzenlenecek Yıldızlar Ligi müsabakalarına 10 sporcu ile katılacak. Üç etap halinde yapılacak ligde birincilik elde eden sporcular, milli takım kampına davet edilecek ve ardından Türkiye Şampiyonası’nda mücadele etme fırsatı yakalayacak. "Kuşak atlamak bir sembol; aslolan disiplin ve karakter" Aliağa Belediyesi Karate Antrenörü Nezahat Ayhan, kuşak sınavını geçen tüm öğrencileri tebrik ederek karate sporunun sadece tekniklerden ibaret olmadığını vurguladı. Ayhan, "Kuşak atlamak; olgunlaşmanın, gelişimin ve mükemmelleşmenin bir sembolüdür. Bizim asıl amacımız; çocuklarımıza sadece savunma tekniklerini değil, dürüstlük, saygı, disiplin ve kurallara bağlılığı öğretmektir" dedi. Ayhan ayrıca desteklerinden dolayı Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a teşekkür etti. Başkan Acar: "Çocuklarımızın başarısı Aliağa adına gurur verici" Kuşak terfi töreninde konuşan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, sporcuları ve ailelerini tebrik ederek şunları söyledi: "Öncelikle tüm sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devam etmesini diliyorum. Ailelerimize de teşekkür ediyorum; çocuklarımızın yanında olarak büyük bir özveri ortaya koyuyorsunuz. Karate kursumuzda çocuklarımız disiplinle ilerliyor ve önemli başarılar elde ediyor. Bizler de onların başarısıyla gurur duyuyoruz. En büyük hayalimiz, Aliağa’dan yetişen sporcularımızı olimpiyatlarda görmek ve İstiklal Marşı’mız eşliğinde Türk Bayrağı’nı dalgalandırmak. Eğitimlerine emek veren antrenörlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum."
Göztepe Sutopu, Conference Cup için Malta’da
14 Kasım 2025 Cuma - 14:29 Göztepe Sutopu, Conference Cup için Malta’da Göztepe Kadın Sutopu takımı, 14-16 Kasım tarihlerinde Malta’da düzenlenecek olan Conference Cup elemeleri ile sezonu açıyor. Conference Cup elemeleri A Grubu’nda yer alan Göztepe, Avrupa’nın en prestijli kupasında Türkiye’yi temsil etmek için suya girecek. Eleme grubunda 3 maç yapacak sarı-kırmızılı takım gruplardan çıkması halinde Conference Cup gruplarına kalacak. Eleme gruplarında ilk 2’de kalamadığı takdirde ise Avrupa macerasına Challenger Cup’ta devam edecek. "Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için geldik" Takım kaptanı Kübra Kuş, "Malta’daki bu turnuva bizim için kendimizi uluslararası arenada yeniden kanıtlama fırsatı. Takım olarak motivasyonumuz yüksek, turu en iyi dereceyle geçmek istiyoruz. Hedefimiz sahada elimizden gelenin en iyisini yapmak, takımımızı ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek" şeklinde konuştu. Turnuva öncesi açıklamalarda bulunan Başantrenör Evangelos Pateros, "Avrupa arenasında çok defa oynamış genç bir takımız. Burada hedeflerimiz var. Eleme gruplarında göstereceğimiz performans, bize sezon içerisinde Avrupa’da bir yol çizecek. Milli takım kamplarında sakatlanan önemli oyuncularımız var fakat takımdaki diğer oyuncularımız da onların yerine oynayacak kapasitede. Buraya Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için geldik ve bundan sonraki turnuvalarda da Türk kadınının gücünü tüm Avrupa’ya göstermek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Göztepe’nin maç programı şöyle: 14 Kasım 2025 Göztepe-C.N. Sant Feliu 15 Kasım 2025 San Giljan ASC-Göztepe 16 Kasım 2025 Göztepe-SV Blau-Weıss Bochum
Tamer Osmanağaoğlu’ndan bütçe görüşmelerinde Aliağa vurgusu
14 Kasım 2025 Cuma - 12:24 Tamer Osmanağaoğlu’ndan bütçe görüşmelerinde Aliağa vurgusu MHP Genel Sekreter Yardımcısı, İzmir Milletvekili ve TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Üyesi Tamer Osmanağaoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Aliağa’nın ihtiyaçlarını gündeme taşıdı. Komisyonda söz alan Osmanağaoğlu, İzmir’e ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: "Aliağa ilçemiz nüfusa oranla sportif başarı sıralamasında ilk sırada olan müstesna bir ilçemiz. Aliağa Belediyemiz kendi imkânlarıyla ilçemize 2 adet Gençlik Merkezini kazandırmış olsa da halen bazı ihtiyaçların olduğu da biliniyor." Osmanağaoğlu, konuşmasının devamında "Şakran ve Helvacı’da var olan Gençlik Merkezi ihtiyacı, Spor Salonu ve mevcut futbol sahasının bakım ihtiyacı bu ihtiyaçlardan bazılarıdır. Diğer yandan; Aliağa ilçemize en az 250+250 kapasiteli bir KYK Öğrenci Yurdunun kazandırılması da ertelenemeyecek ihtiyaçlar arasındadır." ifadelerine yer verdi. Konuşmasında Bayraklı, Balçova ve Urla başta olmak üzere diğer İzmir ilçeleriyle ilgili talepleri de dile getiren Osmanağaoğlu, "Biliyoruz ki Gençlik ve Spor Bakanlığımız bu konuyla ilgili birçok çalışmaya imza attı. Bunun için de teşekkür ediyorum. Bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum." diyerek sözlerini tamamladı.
Kelebek hastalığı (lupus) kadınlarda 9 kat fazla görülüyor
14 Kasım 2025 Cuma - 10:08 Kelebek hastalığı (lupus) kadınlarda 9 kat fazla görülüyor Halk arasında ’kelebek’ hastalığı olarak da bilinen ’lupus’ hakkında önemli açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Murtaza Çit, lupus hastalığının çoğu zaman diğer hastalıklarla karıştırıldığını, tanının gecikmesinin ise hayati risklere yol açabileceğini ifade etti. Lupus hastalığının erkeklere oranla kadınlarda 9 kat fazla görüldüğünü aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, bu hastalığın kalp, böbrek, akciğer gibi hayati organları etkileyebildiğini söyledi. Yüzde burun ve yanaklarda kızarıklıklarla kendini gösteren ve bu nedenle de halk arasında kelebek hastalığı olarak da bilinen lupus hastalığı hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murtaza Çit, "kelebek hastalığı" tanımının hastalığı tam anlamıyla tanımlamadığını aktardı. Uzm. Dr. Murtaza Çit, hastalığın bir çok semptomu olduğunu ve de kronik bir hastalık olduğunu vurguladı. Lupus hastalığının neden meydana geldiğinin kesin olarak bilinmediğini ifade eden Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Bağışıklık sistemiyle ilgili, vücutta birçok sistemi tutan, birçok organı etkileyen bir hastalık. Bağışıklık hücrelerinin dokulara gösterdiği reaksiyonla ortaya çıkan bir hastalık. Birçok dokuyu etkiliyor; bunlar eklemler, akciğer, cilt, karaciğer, böbrek, kalp, organ zarları, batın zarı... Tüm bu organlara ve dokulara karşı bağışıklık sistemi reaksiyonu gelişmesine neden oluyor" diye konuştu. Güneş ışığı ve dışarıdaki alerjenler hastalığı tetikleyebilir Hastalığın sebepleri arasında birçok neden olabileceğini aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, bunlar arasında genetik faktörlerin yanında çevresel faktörlerin de olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Bazı nedenlerden dolayı bağışıklık sistemi reaksiyon gösteriyor ve bunun sonucunda lupus hastalığı görülebiliyor. Bu nedenler arasında genetik faktörler etkili olabilir. Ancak tek başına değil! Çevresel faktörler; örneğin güneş ya da dışarıdaki diğer alerjenler, radyasyon gibi etkenler hastalığa neden olabilir" dedi. Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Kelebek görüntüsünün dışında; halsizlik, yorgunluk, kas-eklem ağrısı, yüksek ateş, eklem ağrısı, ciltte döküntü olabiliyor. Eklemlerde şişlikler olabiliyor. Yüzde kızarıklıklar olabiliyor. Bunları gördüğümüzde bu hastalığı da düşünebiliriz" ifadelerini kullandı. Romatizmal hastalıklarla karıştırılabiliyor Lupus hastalığının belirtileri arasında yer alan eklem ağrısı, eklemlerde şişlik durumlarının romatizmal hastalıklarla karıştırılmasına neden olduğunu belirten Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Özellikle romatoid artritle bu çok karıştırılıyor. Romatoid artritte de eklemlerde ağrılar ve şişlikler olabiliyor. Bu lupusta da olabiliyor. Dolayısıyla sadece eklem ağrısıyla doktora gelen hastada tanı karışabiliyor. Bunu detaylıca incelemek ve gerekli testleri yapmak gerekiyor" mesajını verdi. Doğru tanının konulması için öncelikle hastanın ağrı durumunu iyi takip etmesi gerektiğini ve bazı testler yaptırması gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Murtaza Çit, "Lupus hastalığında belirtilerin aktifleşme ve sakin dönemleri oluyor. Eğer hasta hastalığın sakin döneminde hekime başvurursa bir semptom tanımlanamayabilir. Ama aktifleşme döneminde giderse tanı konulması daha kolay olur. İşte eklemlerde şişlik, ağrı, yüzde kızarıklık gibi belirtiler hastalığın alevlendiği dönemlerde ortaya çıkar. Bu dönemde hasta, hekime başvurursa daha kolay tanı konulabilir. Aksi takdirde doğru teşhis alması kolay olmayacaktır" açıklamasını yaptı. 100 bin kişiden 15-20’sinde görülen bir hastalık olduğunu aktaran Uzm. Dr. Murtaza Çit, hastalığa tanı konulmasının zor olmasından kaynaklı verilerin düşük olabileceğini aktardı. Uzm. Dr. Murtaza Çit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle alevlenme dönemi dışında hastaya tanı konulmasının güç olmasından dolayı hastalar rahatsızlıklarını anlamlandırmak ve doğru tedaviye ulaşmak için doktor doktor gezebiliyor. Lupus hastalığı tanısı konulmasında en etkili yöntem, otoimmün testlerdir. Yüzde kızarıklıklar, eklemlerde sıvı birikmesi, akciğer, kalp gibi organlarda sıvı toplanması gibi ciddi semptomlar ortaya çıktığında hastaya yapılan testlerle tanı konulabiliyor. Düzenli olarak normal kan testlerini yapmak şart. Testlerde otoimmün panel dediğimiz antinükleer antikor (ANA) pozitifliği değeri görünce büyük oranda ‘lupus hastasıdır’ denilebiliyor. Bunların yanında da anti-dsDNA, antifosfolipid antikorlar da pozitif olabiliyor." Ömür boyu takip ve tedavi gerektiriyor Lupus hastalığının erkeklere oranla kadınlarda 9 kat fazla görüldüğünü açıklayan Uzm. Dr. Murtaza Çit, lupus hastalığının vücutta yarattığı doku hasarına bağlı olarak ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Öte yandan lupus hastalarına bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar verildiği için hastaların enfeksiyonlara açık olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Murtaza Çit, enfeksiyon sebebiyle de hastanın hayatını kaybetme ihtimalinin olabileceğini vurguladı. Lupus hastalığının tedavisi hakkında açıklama yapan Uzm. Dr. Murtaza Çit, sözlerini şöyle tamamladı: "Lupus semptomlarına göre tedavi edilebilen bir hastalık. Hastalığın alevlenme döneminde, bağışıklık sisteminin ortaya çıkardığı etkileri baskılamak için yüksek doz kortizol tedavisi kullanılıyor. Kortizol yetersiz kaldığında immün sistemi baskılayıcı tedavilere geçilebiliyor. İmmün sistemi düzenleyerek hastalığın seyrini düzeltmek amaçlanıyor. Bu tedavilerin dozu, hastalığın alevlendiği dönemlerde artırılabilirken, hastalığın sakinlediği dönemlerde dozu düşürülerek uzun süre bu şekilde devam edilmesi bekleniyor. Hastanın ömür boyu takibinin ve tedavisinin devam ettirilmesi gerekiyor."
Ev yapımı konservede ‘ölümcül’ tehlike
14 Kasım 2025 Cuma - 09:58 Ev yapımı konservede ‘ölümcül’ tehlike İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, sonbaharda yapılan ev tipi konserveler konusunda tüketicilere hayati uyarılarda bulundu. Özellikle domates, biber, patlıcan ve turşu gibi ürünlerde yeterli sıcaklık ve sterilizasyon sağlanmadığında ‘clostridium botulinum’ bakterisinin üreyebileceğini belirten Prof. Dr. Turhan, "Bu bakterinin ürettiği botulinum toksini, çok ciddi bir zehirlenme türü olan botulizme neden oluyor. Sinir sistemini etkileyen bu zehir, kasları felç edebiliyor ve tedavi edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabiliyor" diye konuştu. Havaların serinlemesiyle birlikte mutfaklardaki kış hazırlıkları da hızlandı. Ev yapımı konserveler mutfak raflarındaki yerini almaya başlarken, İEÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan ise konserve yapımı sırasında oluşabilecek risklere karşı uyarılarda bulundu. "Havayla teması önleyin" Kasım ayında evde konserve yapımının yoğun olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Turhan, dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: "Turşusu yapılacak sebzelerin mutlaka taze olması gerekir. Sebzeler topraktan tamamen arındırılmalı; kasenin içinde değil, musluk altında iyice yıkanmalı. En sağlıklı ambalaj cam kavanozlardır. Kullanılacak kavanoz, kapak ve mutfak gereçleri özenle temizlenmeli, gerekirse kaynar suyla steril edilmeli. Sebzelerin arasında hava kalmamalı, kavanozun içine tabak ya da ağırlık konularak sebzelerin havayla teması önlenmeli. Ayrıca, konservelerde bol miktarda tuz kullanmak da koruyuculuk açısından önemli." "Doğru sıcaklıkta saklayın" Fermentasyonun genellikle 3-5 gün içinde başladığını belirten Prof. Dr. Turhan, bu süreçte konservelerin serin ve karanlık bir ortamda saklanması gerektiğini belirterek, "Konserve kurulduktan sonra ilk 3-5 gün oda sıcaklığında (yaklaşık 20 derece) fermantasyon başlar. Gaz çıkışı ve hafif bulanma görülünce kavanozlar serin, karanlık bir yere (10-15 derece) veya buzdolabına alınmalıdır. Uzun süre sıcak ortamda (25 derece ve üzeri, özellikle 30-37 derece) bırakılan turşularda hem tat bozulur hem de botulizm riski artar" dedi.
İzmir’in 8 bin 500 yıllık kalbinde yeni keşifler
14 Kasım 2025 Cuma - 09:54 İzmir’in 8 bin 500 yıllık kalbinde yeni keşifler Yeşilova ve Yassıtepe Höyükleri’nde sürdürülen kazılarda, İzmir’in 8 bin 500 yıllık geçmişine ışık tutan yeni bulgulara ulaşıldı. Bu yıl özellikle Yassıtepe’de yapılan çalışmalarda, üzerinde gerdanlık kabartmaları bulunan 5 bin yıllık özel kaplar ortaya çıkarıldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Zafer Derin, bu buluntuların dönemin toplumsal yaşamında kadının önemini ve İzmir’de kentleşmenin başlangıcını gösterdiğini vurguladı. Çıkarılan eserler Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde Bornova Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Geleneksel Kazı Sezonu Kapanış Kahvaltı’nda tanıtıldı. İzmir’in bilinen tarihini 8 bin 500 yıl öncesine taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe Höyükleri’nde bu yılki kazı sezonu tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi ve Ege Üniversitesinin destekleriyle yürütülen çalışmalarda, üzerinde gerdanlık kabartmaları bulunan 5 bin yıllık özel kaplar bulundu. Arkeologlar, bu eserlerin kadın figürleri ve ritüelleriyle ilişkili olduğunu belirledi. "Kadın, Yassıtepe’de çok önemli" Kazı Başkanı Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zafer Derin, Yeşilova Höyüğü Ziyaret Merkezi’nde düzenlenen Kazı Kapanış Kahvaltısında 2025 sezonunun dikkat çeken buluntularını tanıttı. Derin, "Bu aslında 2025 yılı için bir ayrılış ama 2026 için de yeni başlangıçları oluşturacak bir kapanış. Hedefimiz, kente turizm ve bilim açısından yeni bilgiler kazandırmak. İzmir’in hem ilk köy yerleşimini hem de ilk kent yerleşimini kazıyoruz" dedi. Bu yılki kazılarda özellikle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Yassıtepe’de yürütülen çalışmalara odaklandıklarını belirten Derin, "Milattan Önce 2800 yıllarında depremle yıkıldığı düşünülen Erken Tunç Çağı yerleşiminde, yüzlerce çanak çömlek bulduk. Bunların büyük kısmı kadınlara adanmış özel kaplardan oluşuyor. Kadını anımsatan gerdanlık kabartmalı kaplar, dönemin inanç ve toplumsal yapısına ışık tutuyor." diye konuştu. İzmir’in ilk kent yaşamı Yassıtepe’de başladı Yassıtepe’de ortaya çıkarılan buluntuların, İzmir’in kentleşme sürecinin 5 bin yıl öncesine dayandığını kanıtladığını vurgulayan Derin, "Bu kaplar, kentin ticari ve kültürel yaşamının başladığı dönemi temsil ediyor. Bazı eserler tamamen sağlam, bazıları ise özenle restore edildi. Çoğu sıvı madde koymak amacıyla yapılmış. Bu, o dönemdeki yaşam tarzı hakkında önemli ipuçları veriyor." ifadelerini kullandı. Derin, Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nin yıl içinde 20 binden fazla ziyaretçiyi ağırladığını belirterek, "Türkiye’de ziyaretçiyi birebir arkeologlar eşliğinde karşılayan ve anlatım yapan tek merkez burası. Zor ama örnek bir model" dedi. "Yerel yönetimlerin kültürel sorumluluğu çok büyük" Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Duygu Bölük, Bornova Belediyesi’nin kazılara verdiği desteğin önemine dikkat çekerek,"Ülkemizde tarihi mirasa sahip çıkmak konusunda kimi zaman eksikler yaşanabiliyor. Ancak Bornova Belediyesi olarak bu değerin farkında olmak ve koruma bilincini sürdürmek bizim için çok kıymetli" ifadelerini kullandı. KAYED Başkanı Halil İbrahim Aktaş ise, "Bu höyükler, burnumuzun dibindeki büyük bir hazine. Bugün gelinen noktada Bornova, Homeros gibi bir değeriyle birlikte, Ege’nin değil dünyanın incisi olma yolunda ilerliyor" dedi. Geçmişin izinde, geleceğe ışık tutan höyükler Konuşmaların ardından katılımcılar, yeni keşfedilen eserlerin sergilendiği alanı gezdi. Ziyaretçiler, pişmiş topraktan yapılmış, libasyon (adak) kapları ve gerdanlık motifli çanaklarla binlerce yıl öncesinin İzmir’ine tanıklık etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bornova Belediyesi, Ege Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen kazılar, 2026 yılında da devam edecek.
Endoüroloji, hızlı bir dönüşüm yaşıyor
14 Kasım 2025 Cuma - 09:41 Endoüroloji, hızlı bir dönüşüm yaşıyor Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, Endoürolojinin (endoskopik ürolojik ameliyatları ile ilişkili uzmanlık alanı) özellikle son yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte çok hızlı bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Turna, "Bu dönüşüm hem hasta konforunu hem cerrahi güvenliği hem de tedavi etkinliğini büyük ölçüde artırdı." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Robotik Cerrahi Direktörü Prof. Dr. Burak Turna ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endoüroloji Direktörü Doç. Dr. M. Can Kiremit tarafından Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen "Endoürolojiden Medikal Tedaviye: Taş Hastalığında Yenilikçi Yaklaşımlar" başlıklı sempozyum ürologları bir araya getirdi. Prof. Dr. Turna, Acıbadem Kent Hastanesi ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının açılışında endoürolojideki gelişmelere dikkat çekti. Turna, toplantının böbrek ve üreter taşı güncel sorunlarına çözüm üretmek, yenilikçi ve güncel yaklaşımları yakından takip etmek ve klinik pratikte karşılaşılan güçlükleri bilimsel bir zeminde tartışmak amacıyla düzenlendiğini söyledi. Lazer teknolojileri ve robotik sistemler ön planda Prof. Dr. Turna açılış konuşmasında endoürolojideki yenilikler arasında lazer teknolojilerindeki ilerlemelerin önemli bir yer tuttuğunu kaydetti. Prof. Dr. Turna, şunları söyledi: "Yeni nesil lazer sistemleriyle daha hızlı, etkin ve güvenli taş kırma ve daha kontrollü enerji aktarımı mümkün hale geldi. Bu gelişmeler operasyon süresini kısaltırken komplikasyon oranlarını da azaltıyor. Yeni nesil aspiratörlü üreterorenoskopi sistemlerinin kullanımı da önemli kazanımlar getiriyor. Bu sistemler taş fragmanlarının daha etkin temizlenmesini sağlıyor ve böbrek içi basıncı kontrol ederek enfeksiyon riskini azaltıyor. Ayrıca aspiratörlü ulaşım kılıfları da cerrahi başarıyı artırıyor. Bu aksesuarlar sayesinde cerrahi saha daha temiz kalıyor, taşsızlık oranı artıyor ve operasyon güvenliği yükseliyor." Robotik sistemler daha fazla yer bulacak Prof. Dr. Turna konuşmasında endoürolojinin geleceğinde robotik sistemlerin daha fazla yer bulacağına da dikkat çekti. Prof. Dr.Turna, "Robotik üreterorenoskopi henüz gelişme aşamasında olsa da yakın gelecekte ergonomi, hassasiyet ve kontrol açısından cerrahlara önemli avantajlar sunacak." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Çağrı Büke’nin hastanenin ameliyathane ve teknolojik alt yapısıyla ilgili bilgi verdiği sempozyumda alanında uzman 9 konuşmacı bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Öğleden sonraki oturumda ise 3 ameliyathaneden canlı cerrahi uygulamalarının görüntüleri eş zamanlı olarak salona aktarıldı ve vakalar tartışıldı.