Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Hakkında 34 yıl hapis cezası bulunan şüpheli dron destekli operasyonla yakalandı
06 Mart 2026 Cuma - 18:21:45
İzmir’in Ödemiş ilçesinde hakkında 34 yıl 11 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişi, polis ekiplerinin düzenlediği dron destekli operasyonla yakalandı. Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma yürüttü. Yapılan araştırmalar sonucunda, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan N.E.’nin (37) saklandığı adres tespit edildi. Ekipler, belirlenen adrese dron destekli bir operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında ikametin kapısı koçbaşı kullanılarak kırıldı ve içeri girildi. Polis ekipleri ev içerisinde detaylı bir arama gerçekleştirdi. Yapılan aramalarda N.E., yatak odasında bulunan yatağın altındaki zemin içerisine açılmış gizli bir bölmede saklandığını tespit etti.. Gözaltına alınan şüpheli emniyete götürüldü. Emniyette şüpheli hakkında yapılan GBT sorgulamasından N.E.’nin kasten öldürme, uyuşturucu madde ticareti, fuhşa teşvik etmek ve 6136 sayılı kanuna muhalefet başta olmak üzere farklı suçlardan arandığı belirlendi. Toplam 34 yıl 11 ay hapis cezası bulunduğu tespit edilen N.E., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı adli mercilerce tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
06 Mart 2026 Cuma - 18:21
Başkan Tugay: "Gemilerin atıklarını 24 saat takip eden sistemi kuracağız"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Körfezi’ne atık deşarj eden işletmelerin denetlenmesi ve gemilerin neden olduğu kirliliğin önlenmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yeniden yetki devri talebinde bulunulacağını belirtti. Tugay, "Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip eden sensörlü bir kamera sistemi kuracağız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir İtfaiyesi Korusu’ndaki ağaç dikim etkinliğinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, İzmir Körfezi’nin gemiler tarafından kirletilmesi, İZBAN’ın devri ve Büyükşehir mülkiyetindeki taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulması konularında önemli açıklamalarda bulundu. "Yakalayamadığımız kim bilir kaç tane var" İzmir Körfezi’nin kirletilmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, yetki devrinin önünde iki engel olduğunu, bunun tersane ve liman kaynaklı olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bakanlığa kesinlikle yetki devri talebimiz olacak. Daha önce talep ettik ama ret geldi. Yaza kadar gemilerin atıklarını 24 saat takip edecek sensörlü bir kamera sistemi kuracağız. Bundan sonra denetim talebimizi tekrar ileteceğiz. Tersane ve liman, Körfez’i özgürce kirletebilsin diye bizim denetim yapmamızı istemiyor; öyle görüyorum. Şu ana kadar Körfez’i kirletenlerin yedisini yakaladık, ancak 24 saat gözlemediğimiz için yakalayamadığımız daha birçok gemi olabilir. Bu görüntüler, günlük dron kontrolleri sırasında elde ediliyor, ama muhtemelen kirleten pek çok kaçak gemi daha var. İzmir Körfezi’nin sirkülasyonu yok, kendini temizlemesi çok zor; bu nedenle kirletmelerin durması gerekiyor. Kirletenleri tahmin ediyoruz, ancak yetkimiz ve hukuki engeller nedeniyle ifşa edemiyoruz. Yine de İzmir halkının bu konuda bilinçli olmasını ve duruma doğru bakmasını istiyoruz." "Beceremiyorsanız verin, biz işletelim" Başkan Tugay, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 ortak olduğu İZBAN’ın işletmesiyle ilgili yeniden çağrıda bulunarak şunları söyledi: "Geçenlerde Halkapınar’da İZBAN’ın yürüyen merdivenleri iki aydan uzun süre çalışmadı. İZBAN’ın genel müdürlüğü Devlet Demiryolları’nda Oradaki kararların yavaşlığı ve süreçlerin yeterince hızlı takip edilmemesi nedeniyle bu durum yaşandı. İZBAN’daki tüm hizmet aksaklıklarından Devlet Demiryolları sorumludur; buna eminim. Rayların şehrin içinden geçiş şekli yanlış. Yük trenleri ve yolcu trenleri, İZBAN’ın yoğun saatlerinde bekletiliyor; bu doğru değil. Ray bakımı ve sinyalizasyonun güncellenmesi gibi sorumluluklar da Devlet Demiryolları’na ait, ancak yerine getirilmiyor. Bunu açıkça söylüyorum: Beceremiyorsanız verin, biz işletelim. Ama bizden yüksek hat bedeli veya ray kirası talep edemezsiniz. İzmir halkına hizmet için bunu yapmaya çalışıyorsanız, bırakın biz yapalım. Düzgün yapamazsak o zaman konuşalım. Bize vermiyorsunuz, kendiniz de almıyorsunuz; olay ortada ve kötü yönetiliyor." "İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz?" İZBAN’daki kararların ağırlıklı olarak TCDD’ye ait olduğunu belirten Başkan Tugay, "Biz orada ikinci pozisyondayız. İZBAN’ın modeli Türkiye’de yok. Marmaray gibi hatlar Devlet Demiryolları tarafından işletiliyor. Gaziray örneğinde ise belediye işletmeye çalıştı, başarısız olunca Devlet Demiryolları devreye girdi. Biz yüzde 50 ortaklıkla üzerimize düşeni yapmaya hazırız, fakat bize yüksek ray kiraları ödetiliyor. İzmir’i cezalandırır gibi bunu niye yapıyorsunuz? Biz İZBAN’ın sorumluluğunu almaya, gerekeni yapmaya hazırız; yeter ki ödenemeyecek yükler ve ek masraflar çıkarılmasın. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda deneyimi başka hiçbir yerel yönetimle kıyaslanamaz. Çözümsüzlüğün kimin işine geldiğini anlamıyorum" dedi. "Dertleri, belediyenin elinden malını mülkünü almak, hizmet değil" İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki bazı taşınmazlara Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmak istenmesine ilişkin hukuki mücadelenin sürdüğünü belirten Başkan Tugay, "Belgesi ve ispatıyla bu binalar Vakıflar tarafından yapılmamış. Ücreti ödenmiş, kamulaştırmalar yapılmış, altında Atatürk ve İsmet İnönü’nün imzaları bulunan belgeler ortaya çıktı. Yeni belgeler de mevcut. Binalar kamu hizmetinde kullanılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü internet sitesinde birçok yeri kiraya çıkarıyor; hizmet için ihtiyacınız varsa oraları kullanabilirsiniz. Muhtarımız da isyan etti, ‘Gasilhane binası yanında 30 bin kişilik aşevi var, aşevi ihtiyacı yok’ dedi. Sorun, belediyenin hizmet üretmesi değil, malını mülkünü elinden almak. Bu İzmir’e büyük haksızlık ve saygısızlıktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de yapılmaması gereken büyük bir yanlış. İzmir halkının vicdanında yara açan bu tavırdan en kısa sürede geri adım atmalarını bekliyoruz" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 18:15
Bayındır’da uyuşturucu operasyonu: 1 tutuklama
İzmir’in Bayındır ilçesinde polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda çok sayıda uyuşturucu hap ve ruhsatsız silah ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan şüpheli tutuklandı. Bayındır İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde imal ve ticareti suçuna yönelik çalışma başlattı. Bu kapsamda bir şüpheliyi takibe alan polis ekipleri belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Adreste yapılan aramada satışa hazır halde 352 adet sentetik uyuşturucu hap ele geçirildi. Aramalarda ayrıca bir adet ruhsatsız tabanca ve bir adet kurusıkı tabanca bulundu. Operasyon kapsamında D.K. isimli şahıs gözaltına alındı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. D.K., çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.
06 Mart 2026 Cuma - 18:14
İzmir’de 21 bin konutun kurası çekildi
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından İzmir’de inşa edilecek 21 bin 20 sosyal konutun hak sahipleri kura çekimiyle belirlendi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentteki riskli yapı stokuna dikkat çekerek, "Kentsel dönüşüm bir tercih değil, hayat kurtaran bir zorunluluktur" dedi. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında kentte inşa edilecek 21 bin 20 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Törende bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye genelinde nüfusun yüzde 27’sinin kirada oturduğunu ve bu kesimin ev sahibi olmasının sosyal adaleti sağlama bakımından büyük önem taşıdığını belirterek, başlatılan sosyal konut hamlesinin uzun soluklu bir politikanın ilk adımı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin afet risklerinin önceden belirlenip azaltılmasının temel hedefleri olduğunu dile getiren Yılmaz, İzmir’deki yapı stokunun büyük bir risk barındırdığına işaret ederek, "Resmi veriler, İzmir’deki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının 2001 deprem yönetmeliği öncesinde yapılmış olduğunu gösteriyor. Bu tablo, güvenli konut üretimi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının bu şehirde ne kadar hayati olduğunu ispatlıyor" diye konuştu. Kura sürecinde özel kotalar ayrıldı Hükümet olarak kentsel dönüşüme büyük önem verdiklerini kaydeden Yılmaz, kura sürecine ilişkin İzmir özelindeki bilgileri paylaştı. İzmir’de 221 bin 921 başvurudan 195 binin üzerindeki talebin geçerli sayıldığını aktaran Yılmaz, "Projelerimizde özellikle şehit aileleri ve gazilerimizden engelli vatandaşlarımıza, emeklilerimizden gençlerimize ve üç çocuklu ailelerimize kotalar tarif ettik. Bu özel kesimlerin kurada şansı çok daha yüksek olacak" ifadelerini kullandı. İzmir’e 175 milyar lirayı aşan yatırım Enflasyonu aşağı çekmenin birinci öncelikleri olduğunu ve gıda üretimini artırıp 500 bin sosyal konut hamlesiyle piyasadaki konut arzını yükselterek kiraları düşürmeyi hedeflediklerini aktaran Yılmaz, TOKİ’nin deprem bölgesindeki başarılı performansına dikkat çekti. İzmir’i hiçbir zaman ihmal etmediklerini savunan Yılmaz, "İzmir’e bugüne kadar 175 milyar lirayı aşan yatırım yaptık. Şehrimize 29 bin 333 konut, 219 köy evi, 122 bağımsız bölüm, 506 iş yeri, 33 ticari ünite, 28 cami ile eğitim ve sağlık donatıları kazandırdık." açıklamasında bulundu. "Konutların anahtar teslimi 2027’ye kadar yapılacak" AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir’e yapılan yatırımlara dikkat çekerek, TOKİ’nin kentteki yatırım tutarının 200 milyar Türk lirası olduğunu ifade etti. İnan, "Cumhurbaşkanımızın desteğiyle kura ile teslimini yaptığımız 21 bin 20 konutun anahtar teslimini 2027 yılına kadar gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "Hedef rekor hızla teslimat" İzmir Valisi Süleyman Elban ise ülke genelinde yeni bir konut hamlesine imza atıldığını kaydetti. Elban, "Öngörülen süreden daha kısa bir zamanda, rekor bir hızla bu 500 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımızın hizmetine sunulacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, İzmir Bayraklı depreminde hayatını kaybedenleri anarak kentsel dönüşüm seferberliğinin sürdüğünü belirtti. Suver, "Bu azimle 500 bin konut seferberliğini başlattık, kurada çıkmayanlar üzülmesin, yenileri de gelecek" dedi. TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, İzmir genelindeki yoğun talebi karşılamak amacıyla 21 bin 20 sosyal konut planlandığını dile getirdi. Caniklioğlu, "Bu projeler insan odaklı bir yaklaşımla tasarlanmış, altyapısı tamamlanmış ve depreme dayanıklı şekilde inşa edilecektir" ifadelerini kullandı. Bornova Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen Ev Sahibi Türkiye İzmir Kura Çekiliş Töreni’ne; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Şebnem Bursalı Aksoy, Yaşar Kırkpınar, Mahmut Atilla Kaya, MHP Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:06
İzmir’de patlama: Ev yıkıldı, yaralılar var
İzmir’in Bayraklı ilçesi Doğançay Mahallesi’nde meydana gelen patlamada bir ev yıkıldı. Patlamada yaralıların olduğu öğrenildi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:41
İzmir’de patlama: Ev yıkıldı, yaralılar var
İzmir’in Bayraklı ilçesi Doğançay Mahallesi’nde meydana gelen patlamada bir ev yıkıldı. Patlamada yaralıların olduğu öğrenildi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 13:26
İzmir'de tüp patlaması: 1'i ağır 2 yaralı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde meydana gelen patlamada tek katlı bir ev yıkıldı, 1’i ağır 2 kişi ağır yaralandı. İzmir İtfaiye Daire Başkanı Yaşar Korkmaz, olay yerinde yapılan incelemelerde patlamanın, eve döşenen araç tipi LPG sistemlerindeki gaz sıkışmasından kaynaklandığını söyledi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:51
DEAŞ’ın finans kaynaklarına operasyon: 18 gözaltı
İzmir merkezli 16 ilde DEAŞ’ın finansmanına yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan 3 kişiyi ise yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen soruşturma kapsamında, İzmir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, terör örgütü DEAŞ’a finansman oldukları değerlendirilen şüphelileri belirledi. Bu sabah saat 07.30’da İzmir merkezli 16 ilde eş zamanlı olarak operasyon yapıldı. Operasyonda, DEAŞ terör örgütüne finansal destek sağladıkları tespit edilen 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Ekipler, adreslerinde bulunamayan 3 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:48
Genç Türk bilim insanına uluslararası birincilik
Yaşar Üniversitesi Mimarlık Programı Doktora öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı optimizasyonu için geliştirdiği yapay zekâ destekli modeliyle Rusya’da düzenlenen CIE Young Lighting Scientist Contest 2025’te dünya birincisi oldu. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Mimarlık Doktora Programı öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı iyileştirmelerine yönelik bütünleşik bir optimizasyon modeli geliştirdi. Yapay zekâ sayesinde modelin uygulanma süresini önemli ölçüde kısaltan Sönmez, yurt dışı bursu kapsamında modeli; günışığı stratejilerinin termal konfor ve enerji tüketimine etkilerini de içerecek biçimde genişletti. Model, hem Balıkesir Ayvalık’taki 20. yüzyıl başlarından kalma bir sıra evde hem de Belçika Antwerp’teki 19. yüzyıl sonlarından kalma bir sıra evde test edilerek farklı iklim koşulları ve bina yönetmeliklerine göre karşılaştırıldı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu kapsamlı çalışma, Nurefşan Sönmez’in yanı sıra danışmanları Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı, Prof. Dr. Yonca Erkan ve Dr. Öğr. Üyesi Cemre Uğurlu ile birlikte hazırlandı. Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından düzenlenen Young Lighting Scientist Contest 2025’e sunulan proje, birinciliğe layık görüldü. Türkiye, Çin, Rusya ve Japonya’dan gelen birçok bilimsel çalışma arasından birinci seçilen makale, aydınlatma alanının saygın yayını Light & Engineering dergisinde yayımlanacak. Ayvalık ve Antwerp’eki binalar karşılaştırıldı TÜBİTAK 2214-A Yurt Dışı Doktora Sırası Araştırma Bursu’nu kazanarak 2024 Eylül - 2025 Eylül arasında Belçika’daki Antwerp Üniversitesi’nde çalışmalarını birleşik doktora öğrencisi olarak sürdüren Sönmez, projesi hakkında şunları söyledi: "Amacımız farklı iklimlere uyarlanabilir bir model geliştirmekti. Bunun için iki yapı seçtik: Akdeniz iklimine uygun bir yapı Balıkesir Ayvalık’tan, ılıman okyanusal iklime uygun bir yapı ise Belçika Antwerp’ten. Antwerp’teki evin çatı katında günışığını iyileştirmeye odaklandım. Çatı pencereleri üzerine çalıştım, şehrin ve Flaman bölgesinin yapı yönetmeliklerini inceledim. Aynı zamanda miras yapıların korunmasına dair yönergeleri öğrendim ve Türkiye ile karşılaştırma yaptım. Araştırmamda şu sorulara odaklandım: Farklı iklim, mimari tasarım ve yapı yönetmeleri tarihi yapıya yapılabilecek günışığı müdahalelerini nasıl etkiler? Antwerp’te uygulanan ne tür günışığı stratejileri Türkiye’de de uyarlanabilir? Ve koruma altında olmayan yapıları da koruma bilinciyle nasıl iyileştirebiliriz? Burada en önemli nokta, günışığı stratejilerinin iklim koşullarına, yapı strüktürüne ve yönetmeliklere uygun olması. Örneğin Belçika’da sıkça kullanılan çatı pencerelerini Türkiye’de uygulamak, iklim farklılıkları ve mimari özellikler nedeniyle zorlayıcı olabiliyor. Günışığını artırırken aşırı ısı kazancı da ortaya çıkabiliyor; bu da konforsuzluk ve enerji kaybına sebep oluyor. Bu yüzden izolasyon kritik bir rol oynuyor. Nitekim Antwerp yönetmeliklerinde enerji verimli cam kullanımı özellikle teşvik ediliyor. Bunun yanında Belçika’da tarihi yapılarda yeşil cepheler oldukça yaygın. Hem estetik bir görünüm sağlıyorlar hem de ısı geçişlerini kontrol ederek gölgeleme işlevi görüyorlar. Türkiye’de de tarihi yapılarda bu tür yeşil bina uygulamalarının yaygınlaştırılabileceğini düşünüyorum. Bu çalışma bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ayrıca iki üniversite arasında güçlü bağlar kurulmasına katkı sağladı. Yaşar Üniversitesi’nin Avrupa’daki tanınırlığını da artırdığına inanıyorum." Tarihi yapılarda iklime duyarlı model Proje Danışmanı Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı ise "Tarihi yapılardaki restorasyon projelerinde önceliğimiz genellikle iç mekan konforunu sağlamak değil, yapının özgünlüğünü korumak oluyor. Çevresel bileşenlerin ve iklimin dikkate alınmadığı bir yaklaşımda, yeteri kadar günışığı alamadığı için tüm gün yapay aydınlatma kullanmak durumunda kalan veya mekanik havalandırma, ısıtma, soğutma sistemi kullanmadan termal konforu sağlayamayan mekanlar üretiliyor. Bu proje ile tarihi yapılarda mimari özgünlüğe ek olarak iklime duyarlı, her termal hem de görsel konforu sağlamayı hedefleyen bir model geliştirildi" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:43
Çeşme sakız üreticilerinden komşuya iş birliği daveti
Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulunan Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" dedi. Çeşme Sakız Üreticileri Derneği, Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulundu. Dernek Başkanı İbrahim Topal, "Yunanlı dostlarımızla iş birliğine, ortak araştırmalara ve bilgi paylaşımına açığız. Eğer iki taraf arasında bir köprü kurulabilirse bu, geleceğe dönük güçlü bir başlangıç olur" diye konuştu. Otuz yıllık emekle kurulan dernek Derneğin kuruluş sürecinin yaklaşık 30 yıllık bir çalışmanın sonucu olduğunu belirten Topal, "1995 yılında çiftlik çalışmalarına başladık. Şu anda 92 ile 150 ağaç arasında değişen sakız ağaçlarından üretim yapıyoruz. Bu yolculuk oldukça uzun sürdü; 1995’ten bu yana bu işle uğraşıyoruz" dedi. Topal, sakız üretiminin Çeşme’de köklü bir geçmişe sahip olduğunu da hatırlatarak, "1950’li yıllarda bir heyet, sakız ağacının bu bölgede yetiştirilmesi için görevlendiriliyor. O dönemde 15–20 fidanla denemelere başlanıyor. Demek ki o yıllarda da bu topraklarda sakız üretimi konusunda bir bilinç ve çaba varmış. Ancak zamanla ekonomik ve toplumsal değişimler nedeniyle sakız ağacı bir dönem ihmal edilmiş" diye konuştu. "Sakız Anadolu’nun da ürünü" Sakızın tarihsel olarak sadece Sakız Adası’na ait olmadığını vurgulayan Topal, şunları kaydetti: "Oysa sakız, doğası gereği Anadolu topraklarında asırlardır var olan bir üründür. Osmanlı döneminde Sakız Adası’nda üretime büyük önem verilmiş, üreticilere bazı ayrıcalıklar tanınmış. Sakızın tarihsel olarak da bizim coğrafyamızla güçlü bir bağı var." Kadın emeğiyle büyüyen üretim Topal, sakız üretiminin yeniden canlandırılmasında kadın üreticilerin büyük rol oynadığını ifade ederek, "Bu çalışmaları genellikle kadın üreticilerimiz dernek ve kooperatif çatısı altında yürütüyor. Biz hiçbir zaman bu işe ticari dev bir proje olarak başlamadık; aksine dayanışmayı ve ortak üretimi ön planda tuttuk" dedi. Sakızın gıda, boya, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan çok değerli bir ürün olduğunu vurgulayan Topal, pandemi döneminde sakızın antimikrobiyal özelliklerinin yeniden önem kazandığını da belirtti. "Önce yerli ihtiyacı karşılayacağız" Türkiye’nin her yıl 10–12 ton sakızı Yunanistan’dan ithal ettiğini belirten Topal, "Öncelikli hedefimiz ülkemizin kendi sakız ihtiyacını karşılamak, ardından üretimi artırarak dış pazarlara yönelmek" dedi. Topal, iki ülke arasındaki kültürel bağlara da dikkat çekerek, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil; dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çeşme damla sakızı Malezya yolcusu Dernek üyesi ve üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu da, üretimin artmasıyla birlikte dış pazarlardan da ilgi görmeye başladıklarını belirterek, "İki yıl önce eski anaç ağaçlarımızdan yaklaşık 100 kilo üretim gerçekleştirdik. Türkiye’nin yıllık damla sakızı tüketimi yaklaşık 20 ton. Çeşme bölgesinde ise 2,5–3 tonluk bir ihtiyaç var ve şu anda tamamı ithalatla karşılanıyor. Bizim önceliğimiz yerel ihtiyacı karşılamak ve ithalatı azaltmak" dedi. Tütüncüoğlu, 20 bin yeni ağacın 4–5 yıl içinde verime geçmesiyle yıllık üretimin 1,5 tona ulaşacağını belirtti. Tütüncüoğlu, "Üretimimizin bir kısmını Amerika’nın Miami kentine göndererek ilk ihracat denememizi yaptık. Bu hafta da Malezya’dan bir işletme ile aylık 5 kilogramlık düzenli alım içeren 50 kiloluk bir anlaşma yaptık. Bu, tanıtım yapılmadan gelen ilk uluslararası talep olması açısından bizim için çok değerli" diye konuştu. Üniversitelerle yürütülen Ar-Ge çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Tütüncüoğlu, "Çok kısa bir süre içinde Çeşme Damla Sakızı, sadece gastronomide değil, farmakoloji ve kozmetik sektörlerinde de dünya pazarında yerini alacak" diye konuştu. Kooperatiften sakız ağaçlandırma projesi Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da yerel üretimi destekleyen projeler için şunları kaydetti: "Kooperatifimiz, tarım ürünlerinin pazarlanması ve yerel üretimin desteklenmesi amacıyla kuruldu. Çeşme Belediyesi ile yaptığımız protokol kapsamında, kamuya ait alanların sakız ağaçlarıyla donatılması için çalışıyoruz. Üreticilerimizden aldığımız fideleri bu alanlara dikiyor, gelecekte bu ağaçların üreticilerimize ekonomik değer olarak geri dönmesini hedefliyoruz."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:41
Pompalı tüfekle 3 kişiyi yaralanmıştı, azmettirici yakalandı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde husumetli iki grup arasında çıkan ve 3 kişinin yaralandığı olayla ilgili, yaralıların ifadeleri doğrultusunda azmettirici olduğu belirlenen 1 şüpheli yakalanırken, olayı gerçekleştiren kişinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Olay, Refik Şevket İnce Mahallesi 2166/4 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, husumetli iki grup arasında çıkan tartışma kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Açılan ateş sonucu C.C.A., A.A. ve B.K. isimli üç kişi yaralandı. Yaralılar kendi imkanlarıyla Bayraklı Şehir Hastanesi’ne giderken, durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, olay yerinde inceleme yaptıktan sonra yaralıların hastanede tedavi altına alındığını belirledi. Azmettirici yakalandı Yaralılarla yapılan görüşmede, saldırıyı gerçekleştiren kişinin B.K., azmettiricinin ise M.G. olduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin çalışması sonucu M.G. yakalanarak Bayraklı Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi. Olayı gerçekleştirdiği değerlendirilen B.K.’nin yakalanması için polis ekiplerinin çalışmaları sürüyor.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:38
Mutfak atıkları çöpe değil, kompost gübre için toprağa gitti
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, sürdürülebilirlik konusunda örnek bir farkındalığa imza atarak mutfaktaki atıkları kompost gübreye dönüştürdü. Sebze kabuklarını ve tüm organik atıkları toprakla buluşturan genç şefler, 2-3 ay sürecek olgunlaşma sürecinin ardından elde edilecek doğal kompost gübreyi, mikro filiz yetiştirmek için kullanacak. Üniversitede, ofiste ya da evde yetiştirilen bitkiler için de bu gübreden yararlanılabilecek. Birinci sınıfta eğitim gören 35 öğrenci, ‘sıfır atık’ için el ele vererek ‘Mutfakla İlgili Kavram ve Beceriler’ dersi kapsamında oluşan sebze atıklarını bir hafta boyunca biriktirdi. Öğrenciler, bu atıkları da ağartılmamış kâğıt, yumurta kabukları ve kuru yaprak gibi organik malzemelerle zenginleştirerek kampüste kompost alanı olarak belirlenen toprağa gömdü. "Sadece yemek pişirme sanatı değil" İEÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazan Turhan, gastronomi eğitiminde çevre bilincinin önemine dikkat çekerek, "Gastronomi, yalnızca yemek pişirme sanatı değil; aynı zamanda kaynakları verimli kullanmayı, israfı önlemeyi ve doğaya saygılı üretimi öğrenme sürecidir. Öğrencilerimizin bu bilinçle yetişmesi, gelecekte sürdürülebilir mutfak kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır. Bu proje, genç şef adaylarının hem çevresel sorumluluk hem de yenilikçi üretim anlayışı kazanması açısından çok değerli bir örnek" diye konuştu. "Bilinç kazandırmayı hedefledik" Dersin ve projenin yürütücüsü Eğitmen Şef Belgin Bulgan ise, öğrencilerin mutfak derslerinde kestikleri sebzelerden oluşan atıkları, kompost yapımına uygun şekilde biriktirdiklerini ifade ederek, "Asidik özellik taşımadığı için daha çok patates ve havuç gibi sebzelerle çalıştık. Öğrenciler, atıkları toprağa karıştırmadan önce daha kolay çözünmesi için küçülttü. Patates ve havucun yanı sıra karbon-nitrojen dengesini sağlamak için hafta boyunca biriktirilen kahve telveleri, ağartılmamış kağıt ve kuru yaprak; toprağı mineral açısından zenginleştirmek için de yumurta kabukları kullandık. Bir haftalık biriktirme sürecinin ardından tüm bu malzemeleri dengeli şekilde toprağa gömdük. Atıklar, zamanla toprakta çözülmeye başlayacak. Besin değeri açısından zengin, bitki ve meyve yetiştirmeye elverişli doğal bir gübre elde edeceğiz. Bu tür sürdürülebilir uygulamalar, geleceğimizi korumak için doğaya da büyük katkı sunacaktır" ifadelerini kullandı. Evde nasıl yapılabilir? Evde kompost üretmenin oldukça kolay olduğunu belirten Bulgan, süreci şöyle anlattı: "Evde kompost yapmak için alt kısmında birkaç küçük delik açılmış bidon, kova ya da saksı gibi bir kap kullanılabilir. Kabın altına biraz toprak veya kuru yaprak serilerek başlanır. Ardından organik atıklar, yeşiller (sebze-meyve kabukları, kahve telvesi, çay posası gibi nemli atıklar) ve kahverengiler (kuru yaprak, ince dallar, ağartılmamış karton gibi kuru materyaller) olarak ikiye ayrılır. Bu iki grup dönüşümlü şekilde, bir kat kahverengi, bir kat yeşil olarak yerleştirilir. Katmanların üzerine ince bir toprak tabakası serilmesi, hem kokuyu azaltır hem de ayrışmayı hızlandırır. Karışımın nemi önemlidir; hafif nemli bir sünger kıvamı idealdir. Çok ıslanırsa kuru malzeme, çok kurursa biraz su eklenebilir. Kompost karışımı 7-10 günde bir karıştırılarak hava aldırılmalıdır. Kompost olgunlaşırken koku açığa çıkabileceği için balkon ya da bahçe gibi açık bir alan tercih edilmelidir. Yaklaşık 2-3 ay sonunda koyu renkli, toprak kokulu doğal bir gübre elde edilir. Bu kompost, saksı bitkilerinde veya bahçede güvenle kullanılabilir."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:35
Korumadan çıktı, koruyan el oldu
İzmir’de 35 yıl önce cami avlusuna bırakılan, koruma altına alındığı yetiştirme yurdunda büyüyen 35 yaşındaki Hakan Toldo, ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurarak, hem koruma altındaki çocuk ve gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek oluyor. İzmir’de 1990 yılında Buca’da bir cami avlusunda bir aylık bebekken bulunup Karşıyaka Çocuk Yetiştirme Yurdunda koruma altına alınan Hakan Toldo, 18 yaşına kadar burada kaldı ve daha sonra kendine bir hayat oluşturdu. Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapan Toldo, yurtta kaldığı esnada kendisine verilen bir nasihatle dünyasını değiştirdi. Yurttan çıktıktan sonra iyilik yapmaya kendisini adayan ve şimdi 35 yaşında olan Toldo, kendisine yurttan çıktıktan sonra yardım eden bir kişinin sözlerinden ilham alarak ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Toldo şimdi hem koruma altındaki gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek olarak, yardım ettiği çocuklardan da aynı sözü alıyor. Böylece iyiliği elden ele yayarak bir zincir oluşturuyor. "Bir nasihatle başladı, binlerce kalbe dokundu" Geçmişte kendisinin de devlet koruması altında büyüdüğünü belirten Hakan Toldo, "Biz de bir zamanlar toplumun desteğiyle ayakta kaldık. O dönemde bize yapılan iyilikleri unutmadık. Şimdi biz de hem koruma altındaki gençlere hem de dezavantajlı ailelere yardımcı oluyoruz. İyilik iyidir; bizim hayat felsefemiz bu. Bize kötülük yapanlara bile gülmeyi tercih ediyoruz, çünkü pozitif olmak iyiliği çoğaltır" dedi. Küçük yaşta Karşıyaka Çocuk Yuvası’na yerleştirildiğini ve 18 yaşına kadar koruma altında büyüdüğünü anlatan Toldo, "Korumadan çıktıktan sonra bize destek olan insanların nasihatleri kulağıma kazındı. Onlardan aldığım ilhamla bu derneği kurdum. Şimdi sahadayız; hem üniversite döneminde destek isteyen gençlere hem de barınma ve iş bulma konusunda desteğe ihtiyacı olanlara elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz" diye konuştu. "Ben de büyüyünce senin gibi olacağım" Gönüllü olarak koruma altındaki çocuklara "abilik" yaptığını da dile getiren Toldo, "Çocuklar bana ‘Ben de büyüyünce senin gibi olacağım, kardeşlerime yardım edeceğim’ diyorlar. Bu sözleri duymak beni çok mutlu ediyor. Biz sadece iyilik yapmıyoruz, iyiliği öğretiyoruz da. Bu yüzden her geçen gün büyüyen bir iyilik zinciri oluştu" ifadelerini kullandı. "İyilik iyidir" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin İzmir merkezli çalışmalarını artırarak sürdürdüğünü belirten Toldo, "Hayat bazen zor ama biz her şeye rağmen iyiliği seçiyoruz. Çünkü iyilik iyidir" ifadelerine yer verdi. "Torunlarım da iyiliği öğrenecek" Derneğin desteklediği vatandaşlardan Orhan Günkurtuluş ise yardımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Allah razı olsun. Ben de imkanım oldukça başkalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Hurdacılık yapıyorum; plastik, teneke, karton ne bulursam topluyorum. Günde 300-350 lira civarında kazanıyorum ama elimden geldiğince torunlarıma ve aileme bakıyorum. Onları da bu bilinçle yetiştireceğim. Büyüdüklerinde imkanı olmayanlara yardım edecekler" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:34
İzmir’de dünürler arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı, 3 gözaltı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde dünürler arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgada 1 kişi yaralanarak hastaneye kaldırılırken 3 şüpheli gözaltına alındı. Olay, saat 00.30 sıralarında ilçeye bağlı Orgeneral Nafiz Gürman Mahallesi 7096 Sokak’ta meydana geldi. Suriye uyruklu A.H.H., babasının dünürleri ve yanlarında bulunan bir erkek şahıs tarafından bıçaklandığını söyledi. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri, yaralı halde bulunan A.H.H.’nin babası T.H.H.’yi yaralı halde buldu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalede T.H.H.’nin koltuk altından bıçakla yaralandığı tespit edildi. Yaralı, ambulansla ekiplerince hastaneye kaldırıldı. 3 gözaltı Polis ekipleri, olayın diğer tarafı olan dünürlerin adresini belirledi. Adrese gidildiğinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi oldukları öğrenildi. Yaşı küçük olan bir dünür tarafından kız çocuğu E.M. ve A.H.H., ifadeleri alınmak üzere Bayraklı Çocuk Büro Amirliği’ne, dünürlerden H.M. adlı şahıs ise Yamanlar Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26
Korumadan çıktı, koruyan el oldu
İzmir’de 35 yıl önce cami avlusuna bırakılan, koruma altına alındığı yetiştirme yurdunda büyüyen çocuk büyüdü, kendisine geçmişte yapılan iyilikleri unutmamak için ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Hayırsever vatandaş, şimdi hem koruma altındaki çocuk ve gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek oluyor. Çocukların da kendisi gibi ileride yardımsever birey olacağı sözünü de alan vatandaş, iyiliğin elden ele yayıldığı bir zincir oluşturuyor. İzmir’de 1990 yılında Buca’da bir cami avlusuna bırakılan bir aylık bebek, devlet tarafından sahip çıkılarak Karşıyaka Çocuk Yetiştirme Yurduna götürüldü. Henüz bebekken yetiştirme yurduna verilen Hakan Toldo, 18 yaşına kadar burada kaldı ve daha sonra kendine bir hayat oluşturdu. Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğünde sivil memur olarak görev yapan Toldo, yurtta kaldığı esnada kendisine verilen bir nasihatle dünyasını değiştirdi. Yurttan çıktıktan sonra iyilik yapmaya kendisini adayan ve şimdi 35 yaşında olan Toldo, kendisine yurttan çıktıktan sonra yardım eden bir kişinin sözlerinden ilham alarak ’Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’ni kurdu. Hayırsever vatandaş, şimdi hem koruma altındaki gençlere hem de yardıma muhtaç ailelere destek olarak, yardım ettiği çocuklardan da aynı sözü alıyor. Böylece iyiliğin elden ele yayıldığı bir zincir oluşturuyor. "Bir nasihatle başladı, binlerce kalbe dokundu" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin kurucularından Hakan Toldo, geçmişte kendisinin de devlet koruması altında büyüdüğünü belirterek, "Biz de bir zamanlar toplumun desteğiyle ayakta kaldık. O dönemde bize yapılan iyilikleri unutmadık. Şimdi biz de hem koruma altındaki gençlere hem de dezavantajlı ailelere yardımcı oluyoruz. İyilik iyidir; bizim hayat felsefemiz bu. Bize kötülük yapanlara bile gülmeyi tercih ediyoruz, çünkü pozitif olmak iyiliği çoğaltır" dedi. Küçük yaşta Karşıyaka Çocuk Yuvası’na yerleştirildiğini ve 18 yaşına kadar koruma altında büyüdüğünü anlatan Toldo, "Korumadan çıktıktan sonra bize destek olan insanların nasihatleri kulağıma kazındı. Onlardan aldığım ilhamla bu derneği kurdum. Şimdi sahadayız; hem üniversite döneminde destek isteyen gençlere hem de barınma ve iş bulma konusunda desteğe ihtiyacı olanlara elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz" diye konuştu. "Ben de büyüyünce senin gibi olacağım" Gönüllü olarak koruma altındaki çocuklara "abilik" yaptığını da dile getiren Toldo, "Çocuklar bana ‘Ben de büyüyünce senin gibi olacağım, kardeşlerime yardım edeceğim’ diyorlar. Bu sözleri duymak beni çok mutlu ediyor. Biz sadece iyilik yapmıyoruz, iyiliği öğretiyoruz da. Bu yüzden her geçen gün büyüyen bir iyilik zinciri oluştu" ifadelerini kullandı. "İyilik iyidir" Koruma Altındaki Çocuklara İyilik Derneği’nin İzmir merkezli çalışmalarını artırarak sürdürdüğünü belirten Toldo, "Hayat bazen zor ama biz her şeye rağmen iyiliği seçiyoruz. Çünkü iyilik iyidir" sözlerine yer verdi. "Torunlarım da iyiliği öğrenecek" Dernek tarafından desteklenen vatandaşlardan Orhan Günkurtuluş ise yardımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Allah razı olsun. Ben de imkanım oldukça başkalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Hurdacılık yapıyorum; plastik, teneke, karton ne bulursam topluyorum. Günde 300-350 lira civarında kazanıyorum ama elimden geldiğince torunlarıma ve aileme bakıyorum. Onları da bu bilinçle yetiştireceğim. Büyüdüklerinde imkanı olmayanlara yardım edecekler" dedi. (AÇ-
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:05
Polis şüphelendi, çocukların üzerinden uyuşturucu çıktı
İzmir’in Bayraklı ilçesinde polis ekipleri tarafından yapılan kontrollerde durumlarından şüphelenilerek durdurulan 2 çocuğun üzerinde esrar maddesi ele geçirildi. Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, devriye görevi sırasında durumundan şüphelendikleri Y.C.A. ve E.S. adlı 2 çocuğu durdurdu. Yapılan üst aramalarında, farklı ağırlıklarda paketlenmiş esrar maddeleri ele geçirildi. Her iki çocuk da ele geçirilen uyuşturucu maddelerle birlikte doktor raporu alınmasının ardından Bayraklı Çocuk Büro Amirliği’ne teslim edildi. Olayla ilgili yasal işlemlerin sürdüğü bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder