SAĞLIK - 24 Aralık 2025 Çarşamba 10:52

Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik cihaz geliştirdi

A
A
A
Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik cihaz geliştirdi

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin yürütücülüğünde hayata geçirilen TÜSEB destekli proje kapsamında, meme kanserine yönelik yenilikçi bir görüntüleme sistemi geliştirildi. "Infrared Termal ve Difüz Optik Tabanlı Meme Görüntülerini Derin Öğrenme ile Değerlendiren Yenilikçi Bir Mamografi Sisteminin (Infomam) Prototip Tasarımı" başlıklı proje kapsamında geliştirilen cihaz, meme kanseri riskinin erken dönemde belirlenmesine yönelik bir ön tanı sistemi sunmayı amaçlıyor.



Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, proje ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. Prof. Dr. Mehmet Engin, "Projemizin temel amacı, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan ve her sekiz kadından birinde rastlanan meme kanserinin erken evrede tanılanmasını sağlayacak bir tarama sistemi geliştirmektir. Mevcut tanılama yöntemleri olan mamografi, ultrasonografi, MR ve PET gibi cihazlar yüksek maliyetli olabilmekte ve X ışını radyasyonu içerebilmektedir. Geliştirdiğimiz sistem, mamografinin yerini almak yerine tamamlayıcı bir tarama aracı olarak tasarlanmıştır. Cihazımız, özellikle mamografinin tespit etmekte zorlandığı erken evre vakalarda ve meme dokusu yoğun olan genç kadınlarda risk analizi yapmayı hedeflemektedir. Yoğun meme dokusu, mamografide kontrastı düşürdüğü için tanılama başarımı düşebilmektedir. Bu anlamda geliştirdiğimiz sistem önemli bir farklılık sunmaktadır. Teknik olarak ‘İnfrared Termal - Optik Mamografi’ olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem, kızılaltı termal ve optik görüntüleme teknolojilerini bir arada kullanmaktadır" diye konuştu.



"Tedavi süreçleri radyasyon riski olmadan devam edebilecek"


VIVOMAM ismini verdikleri görüntüleme cihazının özelliklerinden bahseden Prof. Dr. Mehmet Engin, "Sistemin en önemli özelliklerinden biri, hastayla herhangi bir temas gerektirmemesidir. Mamografide olduğu gibi memenin iki plaka arasında sıkıştırılmasına gerek kalmadan, cihaz 360 derece dönerek termal ve optik kökenli fizyolojik değişimleri izlemektedir. Elde edilen görüntüler, yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilerek hastalar; düşük, orta ve yüksek risk gruplarına ayrılmaktadır. Riskli bulunan bireyler, zaman kaybetmeden ileri tetkikler için yönlendirilebilecektir. Tedavi sürecinde düzenli olarak mamografi çektirmesi gereken hastalarda radyasyon alımı önemli bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle hamilelerde bu durum daha da kritik hale gelmektedir. Ancak geliştirdiğimiz cihazın radyasyon etkisi bulunmadığı için her dönemde güvenle görüntüleme yapılabilecektir" dedi.



"Cihaz EÜ Hastanesinde denenecek"


Gerekli etik kurul izinlerinin alındığını belirten Prof. Dr. Engin, "Önümüzdeki günlerde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Bölümü Meme Biriminin yönlendirdiği gönüllü hastalar üzerinde klinik ortam görüntüleme çalışmaları başlayacaktır. Yaklaşık 60 gönüllüden elde edilecek verilerle yapay zekâ sistemimiz eğitilecek ve test edilecektir. Elde edilen sonuçlar, mamografi bulgularıyla karşılaştırılarak sistemin başarısı ölçülecektir. Meme kanserinde tümörün belirli bir boyuta ulaşmasını beklemeden patolojik riskin öngörülebilmesi, erken müdahale ve tedavi başarısı açısından büyük önem taşımaktadır. Radyasyon riski taşımayan bu cihaz, tedavi sürecinde değerli bir takip imkânı sunacaktır" ifadelerini kullandı.


Prof. Dr. Mehmet Engin’in yürütücülüğünü üstlendiği projede; EÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Zeki Engin, EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özge Aslan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Yücel Koçyiğit, Arş. Gör. Burcu Acar Demirci ve Öğr. Gör. Osman Demirci araştırmacı olarak yer alıyor. Projenin danışmanlığını EÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Nur Oktay Alfatlı yaparken Arş. Gör. Ceyda Boz ise bursiyer olarak yer alıyor.



Egeli akademisyenler meme kanserinin erken tanısına yönelik cihaz geliştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde görev yapan ebeler, zorlu coğrafi şartlara rağmen gebeler için yolları aşıyor. Sağlık Bakanlığı’nca hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Yüksekova Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan koordinatör ebeler, köy köy gezerek anne adaylarını yalnız bırakmıyor. Karlı dağların eteklerinde ve yeşillik içinde yer alan köylere ziyaret gerçekleştiren ekipler, hem yüksek riskli gebelerin takibini yapıyor hem de anne adaylarını normal doğum süreci hakkında bilgilendiriyor. Ebeler, saha çalışmalarında Sağlık Bakanlığı’nın "Annelik Yolculuğu" mobil uygulamasından da yararlanarak gebelerin her an bilgiye ulaşmasını sağlıyor. Ziyaretler sırasında düzenli takibi yapılan anne adaylarına, Yüksekova Sağlık Müdürlüğü’nce hazırlanan bebek setleri hediye edildi. Yüksekova İlçe Sağlık Müdürlüğü Gebe Bilgilendirme Birimi’nde görevli Koordinatör Ebe Fidan Aktaş, "Bakanlığımızın yürüttüğü ‘Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması kapsamında tüm gebelerimize ulaşmaya çalışıyoruz. Özellikle doğuma son 3 ayı kalan gebelerimizle gerek telefonla gerekse yüz yüze mutlaka iletişim kuruyoruz. Yüksek riskli gebelerimizi evlerinde ziyaret ederek durumlarını kendi ortamlarında gözlemliyoruz. Köy köy gezerek bilgilendirme faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bugün de Yoncalık köyünde riskli bir gebemizi ziyaret ettik" dedi. Ebe Zekiye Geylani ise saha çalışmalarının önemine değinerek, "Gebelerimiz, Bakanlığımızın ‘Annelik Yolculuğum’ uygulaması üzerinden her türlü soruya yanıt bulabiliyor. Biz de ev ziyaretlerimizde tansiyon ve şeker ölçümlerini yaparak genel sağlık durumlarını kontrol ediyoruz. Zaten gözetimimiz altında olan gebelerimizi, köylerinde ziyaret ederek bu süreçte yanlarında olduğumuzu hissettiriyoruz" ifadelerini kullandı. Yüksekova’nın zorlu arazi şartlarına rağmen ebelerin gerçekleştirdiği bu ziyaretler, bölgedeki anne ve bebek sağlığının korunmasında kritik rol oynuyor.
Ağrı Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi Ağrı’da düşme sonrası oluşan küçük yara, 72 yaşındaki Muhlis Budak’ta saatler içinde ölümcül enfeksiyona dönüştü. Aynı zamanda organ yetmezliği geliştiğini öğrenen hasta, yapılan ameliyat ve tedaviyle hayata tutundu. Ağrı’da yaşayan 72 yaşındaki Muhlis Budak, cuma namazına giderken yolda düşerek dizinden yaralandı. Gün içinde herhangi bir sorun yaşamayan Budak’ın bacağında akşam saatlerinde hızla şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği oluştu. Durumun kötüleşmesi üzerine ailesi tarafından Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen Budak, acil serviste yapılan tetkiklerin ardından kritik bir değerlendirmeye alındı. Yapılan incelemede Budak’ta enfeksiyonla birlikte organ yetmezliği olduğu da belirlendi. Hastanede görevli Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, gece saatlerinde yaptığı muayene sonucunda hastaya halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısı koydu. Hastalığın çok hızlı ilerlediğini ve saatlerin hayati önem taşıdığını belirten Dinçgözoğlu, vakit kaybetmeden ameliyat kararı aldı. Gece saat 02.00 sıralarında ameliyata alınan Budak’ın enfeksiyon nedeniyle zarar gören dokuları temizlendi. "Gecikseydi ölüm riski çok yüksekti" Halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen hastalığın çok nadir görüldüğünü ve ölümcül olduğunu vurgulayan Plastik Cerrahi Doktoru Op. Dr. Abdullah Dinçgözoğlu, "72 yaşındaki hastamız, düşme sonrası oluşan bir yara ile başvurdu. Kısa sürede genel durumu bozuldu. Bacakta şişlik, kızarıklık ve renk değişikliği gelişti. Yaptığımız değerlendirme sonucunda et yiyen bakteri olarak bilinen nekrotizan fasiit tanısını koyduk. Bu hastalık çok hızlı ilerlediği için zaman son derece kritiktir. Hastamızı gece saatlerinde acil ameliyata alarak, enfeksiyondan etkilenen ölü dokuları temizledik. Cerrahi müdahale ve antibiyotik tedavisi sonrası enfeksiyon ve organ yetmezliği emarelerinde gerileme gözlemliyoruz. Nadir görülmesine rağmen oldukça ölümcül bir hastalıktır. İlk belirtiler arasında şiddetli ağrı, kızarıklık ve renk değişikliği yer alır. Bu tür durumlarda evde müdahale edilmemeli, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Oldukça nadir görülen bu hastalığın literatürde 100 bin kişide yaklaşık 4-5 vakada ortaya çıktığını belirten Dinçgözoğlu, ağır vakalarda ölüm oranının yüzde 25 ile 75 arasında değişebildiğine dikkat çekti. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğunu vurgulayan Dinçgözoğlu, küçük yaraların dahi ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Küçük yara sandık, akşamına kötüleşti" Basit bir düşme vakasının ardından babasının hem ölümcül enfeksiyon taşıdığını hem de organ yetmezliği yaşadığını öğrenen Muhlis Budak’ın oğlu Hakan Budak ise, "Babam cuma namazına giderken düştü. Dizinin altında küçük bir yara oluştu. İlk başta basit sandık, Taşlıçay’daki hastaneye götürdük, krem verdiler. Ancak akşam saatlerinde bacağının durumu hızla kötüleşti. Bunun üzerine hemen Ağrı’daki hastaneye getirdik. Acilde tüm tetkikler yapıldı. Durumunun ciddi olduğu anlaşılınca gece saatlerinde ameliyata alındı. Doktorlar bize dokuda çürüme olduğunu söyledi. Babamın tansiyon ve kalp rahatsızlığı vardı ancak daha önce organ yetmezliği yoktu. Bu süreçte geliştiğini öğrendik. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları bizimle çok iyi ilgilendi. Sürekli bilgi alıyoruz. Şu an durumu iyiye gidiyor. Zor bir süreç ama atlatmayı umut ediyoruz" diye konuştu.
Hatay Beton mikseri sürücüsü, metrelerce sürüklediği otomobili fark etmedi: O anlar kamerada Hatay’da beton mikserinin çarpıştığı otomobili metrelerce sürüklediği anlar kameraya yansıdı. Çevredeki vatandaşların uyarısıyla durabilen beton mikserinin sürüklediği otomobil sürücüsü yaralandı. Kaza, Antakya ilçesi Zülüflühan Mahallesi Antakya - İskenderun çevre yolunda yaşandı. Seyir halinde ilerleyen beton mikseri, aynı şeritte olan otomobille çarpıştı. Mikser, çarpıştığı otomobili önüne alarak metrelerce sürükledi. Beton mikserinin otomobili önüne alarak metrelerce sürüklediği anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; otomobili fark etmeyip önüne alan beton mikserinin metrelerce gittiği esnada vatandaşın uyarmasıyla durduğu anlar görüldü. Kazayı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden itfaiye ekipleri, yaralı sürücüyü kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı hastaneye kaldırıldı. Beton mikserinin otomobili önüne alarak metrelerce sürüklediğini ifade eden Arda Kurtoğlu "Motosikletimle yolda seyir halindeyken korkunç bir kazaya tanık oldum. Bir beton mikseri, önündeki otomobili altına almış ve durmak yerine üzerine sürmeye devam ediyordu. Sürücü frene basacağı yerde adeta gaza yüklenmişti. Durmaya hiç niyeti yok gibiydi. Bu bölgede sürekli kazalar meydana geliyor" ifadelerini kullandı.