Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de dere taştı, vatandaşlar çaresiz kaldı: "Televizyonda izlerdik, başımıza geldi" 13 Şubat 2026 Cuma - 16:07:03 Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün "sarı kodlu" uyarısının ardından İzmir genelinde etkili olan kuvvetli sağanak yağış, dere taşkınlarına ve su baskınlarına neden oldu. Aliağa ve Menemen ilçelerinde çok sayıda ev ve iş yerini su basarken, vatandaşlar mağduriyetlerini dile getirerek yetkililere tepki gösterdi. İzmir’de dün gece başlayan ve gece boyunca etkisini sürdüren kuvvetli yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak nedeniyle kentin birçok noktasında rögarlar taşarken, özellikle Aliağa ve Menemen ilçelerinde derelerin taşması sonucu cadde ve sokaklar göle döndü. Aliağa’da dere taştı: Araçlar suya gömüldü Aliağa ilçesinde Değirmendere’nin taşması sonucu Siteler Mahallesi ve çevresi sular altında kaldı. Taşkınla birlikte kamyon garajı, site otoparkları ve binaların bodrum katlarını su bastı. Otoparklardaki araçların tekerlek hizasına kadar suya gömüldüğü görüldü. Ekiplerin müdahalesiyle suların tahliye edildiği bölgelerde geriye dev balçık ve çamur yığınları kaldı. "Televizyonda izlerdik, başımıza geldi" Balkonundan suyun gelişine tanıklık eden bir vatandaş, yaşadığı korku dolu anları şöyle anlattı: "Yağmur yağarken balkondaydım, içeri girecekken suyun geldiğini fark ettim. Bir anda mutfaktan içeri akmaya başladı, havlularla durdurmaya çalıştım ama başarılı olamadım. O anki korkuyla 112’yi aramak istedim ama elim ayağıma dolandı. Televizyonlarda izlerken başkaları adına üzülüyorduk ama yaşamak çok farklıymış evim mahvoldu." Menemen’de ’lağım suyu’ isyanı Menemen ilçesi 9 Eylül Mahallesi’nde de sağanak sonrası sokaklarda büyük su birikintileri oluştu. Evini su basan mağdurlardan Ebru Hergün, 35 gündür benzer sorunlarla mücadele ettiğini iddia ederek tepkisini dile getirdi. Hergün, "Evimin içi tamamen lağım suyuyla doldu, adeta pisliğin içinde yaşıyoruz. Ne çamaşır yıkayabiliyoruz ne de temizlik yapabiliyoruz. Başvurduğumuz yerlerden kimse gelmedi. Kendi imkanlarımızla suyu tahliye etmeye çalışıyoruz. Bütün eşyalarımız mahvoldu, yetkililerin ilgisizliği bizi yaralıyor" dedi. Bölgede suların tahliye edilme çalışmaları sürerken, belediye ekiplerinin temizlik ve hasar tespit çalışmaları devam ediyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:54 Şifa doğayla buluşuyor: Medical Point’te yeşil dönüşüm dönemi başladı Sağlık hizmetlerinde kaliteyi çevresel sürdürülebilirlikle harmanlayan İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, dünya standartlarında çevre dostu bir yapıya bürünmek adına LEED (Yeşil Hastane) Sertifikasyonu hazırlık sürecini resmen hayata geçirdi. Kurum, Kalite İyileştirme ve Geliştirme Müdürlüğü öncülüğünde; enerji verimliliğinden su tasarrufuna, atık yönetiminden teknik altyapı çözümlerine kadar her alanda kapsamlı bir dönüşüm başlatarak modern sağlık hizmetlerini gezegene karşı etik bir sorumluluk anlayışıyla yeniden tanımlıyor. Nitröz oksit gazı sonlandırıldı Bu vizyoner dönüşümün en dikkat çekici adımlarından biri, tıbbi süreçlerde köklü bir değişikliğe gidilmesi oldu. Hastane yönetimi, küresel ısınma potansiyeli oldukça yüksek olan ve atmosferde onlarca yıl kalarak iklim krizini derinleştiren nitröz oksit gazının kullanımını tamamen sonlandırdığını açıkladı. Tıpta uzun yıllardır tercih edilen bu gazın kullanımından vazgeçilmesi, "önce zarar verme" ilkesinin yalnızca hastalar üzerinde değil, tüm ekosistem üzerinde uygulanması gerektiğini vurgulayan güçlü bir liderlik duruşu olarak değerlendiriliyor. Bu karar, teknik bir tercih olmanın ötesinde, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefinin somut bir göstergesi niteliği taşıyor. 480 bin ağacın dikilmesine eşdeğer Mühendislik temelli çözümlerin ve sürekli iyileştirme (Kaizen) anlayışının merkeze alındığı bu süreçte, hastane enerjisini güneşten alan altyapısıyla da fark yaratıyor. Yıllık 20 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştiren tesis, doğaya sağladığı bu katkıyla yaklaşık 480 bin ağacın dikilmesine eşdeğer bir karbon azaltımı sağlıyor. Böylece tıbbi süreçlerin her aşamasına entegre edilen yeşil enerji, sağlıkta iyileşme gücünü doğanın gücüyle birleştiriyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, sadece hastaları tedavi etmeyi değil, aynı zamanda nefes aldığımız dünyayı korumayı temel sorumluluk olarak görüyor. LEED sertifikasyon süreciyle birlikte perçinlenen bu kararlılık, kurumun hem çalışan hem de hasta güvenliğini önceleyen sürdürülebilir bir gelecek inşa etme konusundaki öncü rolünü pekiştiriyor. Yenilikçi ve sorumlu sağlık hizmeti anlayışıyla hareket eden hastane, bu hamlesiyle sektöründe çevreci dönüşümün en önemli temsilcilerinden biri olmayı hedefliyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:52 Aliağa’da sağanakla birlikte dere taştı, bir mahalle sular altında kaldı İzmir’de dün gece başlayan kuvvetli sağanak yağış Aliağa ilçesinde su baskınlarına yol açtı. Derenin taşması üzerine Siteler Mahallesi göle dönerken, birçok araç suya gömüldü. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından dün gece başlayan yağmur, gece boyunca İzmir ve çevresini etkisi altına aldı. Kuvvetli sağanak yağış sebebiyle İzmir merkez ve ilçelerinde özellikle dere taşkınları sebebiyle su baskınları yaşandı. Yağmurdan en çok etkilenen ilçelerden biri olan Aliağa’da, Derğirmendere’nin taşması sonucu Siteler Mahallesi ve çevresi su altına kaldı. Cadde ve sokaklar, kamyon garajı, site otoparkları suyla doldu. Bazı araçlar suya gömülürken, bazı binalarda bodrum katların ve çevredeki iş yerlerinin su baskınından zarar gördüğü bildirildi. Petro Kimya İlkokulu bahçesi de yağmur suları ile doldu. Ekiplerin müdahalesi ile suların tahliye edildiği cadde ve sokaklarda ise geriye çamur yığını kaldı. Bu arada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ölçüm istasyonlarına göre son 12 saatte en fazla yağış Karaburun’da metrekareye 62,9 kilogram olarak kaydedilirken, Buca’da 45,4, Konak’ta 40,9, Aliağa’da 43,6 ve Foça’da 46 kilogram yağış ölçüldü. Yağış sabah saatlerinde etkisini kaybetse de bazı bölgelerde su baskınları ve taşkınlar meydana geldi. Ekiplerin yoğun mesaisi sürüyor İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, 412 iş makinesi, 200 pompa ve bin 365 personel sahada görev yapıyor. İZSU Genel Müdürlüğü ekipleri özellikle yol ve konutlardaki su baskınlarına müdahale ederken, itfaiye ekipleri su tahliye çalışmalarını sürdürüyor.
13 Şubat 2026 Cuma - 12:54 Sağanak sonrası yol çöktü, mahalleyi endişe kapladı İzmir’in Konak ilçesinde sağanak yağışların ardından yumuşayan toprak, dar bir sokakta yolun çökmesine neden oldu. Mahalle sakinleri, daha önce yetkilileri uyardıklarını ancak bir önlem alınmadığını iddia ederek, her geçen gün genişleyen çökme nedeniyle büyük tedirginlik yaşıyor. İzmir’de günlerdir etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, bazı noktalarda hayatı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Konak ilçesine bağlı Ferahlı Mahallesi 3505 Sokak’ta, yağışlar nedeniyle toprağın yumuşaması sonucu yolun bir kısmında çökme meydana geldi. Özellikle yayaların ve motosiklet sürücülerinin geçiş güzergahı olan dar sokaktaki bu hasar, çevredeki binalar için de risk oluşturmaya başladı. Mahalle sakinlerinden alınan bilgiye göre, yoldaki çökme bir anda değil, gün içerisinde yavaş yavaş gerçekleşti. Toprağın kaymasıyla birlikte yolun bir bölümü boşluğa doğru sürüklenirken, vatandaşlar kendi imkanlarıyla çevre güvenliğini sağlamaya çalıştı. Vatandaştan tepki: "Göz göre göre çöktü" Çökmenin meydana geldiği yoldaki bir evde oturan Emel Eyi, daha önce defalarca durumu bildirmelerine rağmen önlemin alınmadığını söyleyerek, "Bu yolu zamanında çok fazla kayganlaştığı için biz yaptırmıştık. Muhtar ilgilenmediği için bizzat belediyeye giderek durumu ilettik. Daha sonrasında yağışlar nedeniyle yollarda çatlaklar oluşmaya başladı. Durumu tekrar muhtara bildirdik ve görsellerini paylaştık. Çatlakların başlangıçta ufak olduğunu ancak yağışlar sebebiyle büyüyebileceğini, asfaltın durumunun iyi olmadığını belirttik. Burası yayaların ve çocukların okula giderken yoğun olarak kullandığı bir yol olduğu için ciddi bir tehlike arz ediyordu. Başvurumuz üzerine gelip sadece ince bir şerit çektiler ancak sonrasında hiçbir şekilde ilgilenmediler. Yolun açığı daha da büyüdü. Kendilerine tekrar ulaşarak tehlikenin arttığını iletmemize rağmen başvurularımız dikkate alınmadı. Şu an geldiğimiz son nokta, tamamen bu ilgisizliğin bir sonucudur. Bu olay ansızın, bir gecede meydana gelen bir durum değil, göz göre göre büyüyen çatlakların sonucudur. Buradaki uçurum 15 senedir var ve bu süreçte gerekli kontrollerin yapılması, yolun altının doldurulması gerekiyordu. Şimdi ise sorunun aşağıdaki istinat duvarından kaynaklanabileceği söyleniyor. Bu tamamen bir ihmaldir. Biz sadece kendi güvenliğimiz için değil, bu yolu her gün kullanan çocuklar ve yayalar için de endişeliyiz. Yetkililerden artık bir çözüm bekliyoruz" dedi. 16 yıldır diken üstündeler Vatandaşlardan Ömer Eyi ise, "Yaklaşık 16 senedir burada ikamet ediyoruz. Yolun kenarındaki saçlar o dönemde konulmuştu ve zaten oldukça ilkel bir koruma yöntemiydi. Zamanla bu saçların altından sürekli toprak kayması oluyor ve yolda çatlaklar oluşuyordu. Bu çatlakları başlangıçta kendi imkanlarımızla doldurduk, ardından belediyeye haber verdik ve yolu asfaltladılar. Fakat yolun altı boş olduğu için yağmur ve heyelan nedeniyle kayma devam etti. Şu an evlerimizde bir sıkıntı yok ve herhangi bir sarsıntı hissetmiyoruz ancak yol tamamen dağılmış durumda. Bu yol yayalar ve çocuklar için büyük bir hayati tehlike oluşturuyor. Bu sabah çocuklar yoldaki çökme nedeniyle oradan geçemedi ve işe gidecek olanlar farklı yolları kullanmak zorunda kaldı. Yaklaşık 10 gün önce tehlike daha azken belediyeyi aradık, ilgileneceklerini söyleyip sadece şerit çekip gittiler. Bugün tekrar aradığımızda yine ilgileneceklerini belirttiler ama henüz gelen giden olmadı. Kaldırımın olduğu yerden biri düşse hayati tehlikesi var, durum ortada. Ayrıca evin balkon kısmı da eğilmiş durumda ve tehlike arz ediyor. Bu yolun bir an önce sağlamlaştırılması ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Yetkililerin sesimizi duymasını ve acilen müdahale etmesini bekliyoruz" açıklamasında bulundu.
Doç. Dr. Fatma Sert: "Kanserle mücadelede başarı farkındalıkla mümkündür"
03 Şubat 2026 Salı - 10:35 Doç. Dr. Fatma Sert: "Kanserle mücadelede başarı farkındalıkla mümkündür" Ege Üniversitesi (EÜ) Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Fatma Sert, kanserle mücadelede başarının yalnızca bilimsel gelişmelerle değil; toplumsal farkındalık, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleriyle mümkün olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Fatma Sert, kanserle mücadelede güncel bilimsel gelişmeler ve merkez bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün bilimsel gelişmeleri toplumla paylaşmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Doç. Dr. Fatma Sert, kanserin dünya genelinde ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ifade etti. Doç. Dr. Sert, "Günümüzde kanser tedavisinde en önemli gelişmelerden biri, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının klinik uygulamaya girmiş olmasıdır. Moleküler biyoloji ve genetik alanındaki ilerlemeler sayesinde, hastalarımızın tümör yapısına özgü hedefli tedaviler uygulayabiliyoruz. Bu yaklaşımlar, tedavinin etkinliğini artırırken yan etkilerin azaltılmasına da önemli katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte immünoterapi alanındaki gelişmeler de kanser tedavisinde yeni bir dönemi beraberinde getirmiştir. Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini hedefleyen bu tedaviler, özellikle akciğer kanseri, melanom ve bazı genitoüriner kanser türlerinde sağkalım sürelerini anlamlı şekilde uzatmıştır. Klasik kemoterapiden farklı etki mekanizmalarıyla çalışan immünoterapiler, kanserle mücadelede umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır" dedi. "Erken tanı, tedavi başarısını belirleyen en kritik faktördür" Erken tanı ve gelişmiş radyoterapinin tedavi başarısını artırdığını belirten Doç. Dr. Sert, "Radyoterapi teknolojilerindeki gelişmeler de kanser tedavisinde önemli kazanımlar sağlamaktadır. Yoğunluk ayarlı, görüntü kılavuzlu ve stereotaktik radyoterapi teknikleri sayesinde tümörler çok daha yüksek doğrulukla hedeflenebilmekte, sağlıklı dokular ise maksimum düzeyde korunabilmektedir. Bu sayede tedavi başarısı artarken, hastalarımızın yaşam kalitesi de önemli ölçüde iyileşmektedir. Bunun yanı sıra erken tanı ve tarama programlarının önemi her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Meme, rahim ağzı, kolorektal ve prostat kanserleri başta olmak üzere pek çok kanser türünde hastalığın erken evrede saptanması, tedavi sürecinin başarısını doğrudan belirleyen en kritik faktörlerden biridir" diye konuştu. "Kanserle mücadelede aktif bir rol üstleniyoruz" Kanserle mücadelede başarının yalnızca tıbbi gelişmelere dayanmadığını vurgulayan Doç. Dr. Sert, "Merkezi olarak bilimsel araştırmalar, multidisipliner hasta yaklaşımı, toplum bilgilendirme çalışmaları ve eğitim faaliyetleriyle kanserle mücadelede aktif bir rol üstleniyoruz. Merkezimizde yürütülen kanser kayıtları, ülkemizin en köklü ve güvenilir kanser veri kaynakları arasında yer almaktadır. Aynı zamanda yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projeleri ve klinik çalışmalarla çağdaş tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlıyor, hastalarımıza en güncel bilimsel veriler ışığında hizmet sunuyoruz. Bu anlamlı günde bir kez daha vurgulamak isteriz ki, kanserle mücadelede başarı yalnızca bilimsel gelişmelerle değil; toplumsal farkındalık, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleriyle mümkündür. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün toplumsal bilinçlenmeyi artırmasını ve kanserle mücadelede umutlarımızı güçlendirmesini temenni ediyoruz" dedi.
İzmir Ekonomi’de dev buluşma: 5 günlük ‘kariyer’ zirvesi
03 Şubat 2026 Salı - 10:18 İzmir Ekonomi’de dev buluşma: 5 günlük ‘kariyer’ zirvesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), öğrencilerine ve mezunlarına yeni iş fırsatları sunmak hedefiyle 5 gün sürecek ‘Kariyer Fuarı’ düzenleyecek. Teknoloji, tekstil, sağlık, iletişim ve turizm gibi farklı sektörlerden tam 119 firmanın katılacağı fuarda gençler, çalışmak istedikleri şirketlerin temsilcileriyle tanışma, yüz yüze özel görüşmeler yapma ve CV’lerini bırakma şansı yakalayacak. 9-13 Mart tarihleri arasında en az 15 bin kişinin katılımıyla gerçekleşmesi beklenen fuar, sadece İEÜ öğrencilerine ve mezunlarına açık olacak. İEÜ Kariyer Yönlendirme Merkezi ve Mezunlarla İlişkiler Ofisi iş birliğiyle düzenlenecek Kariyer Fuarı’na katılacak gençler, profesyonel insan kaynakları yöneticileriyle bir araya gelerek iş görüşmesinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da özel bilgiler edinecek. Firmalar da aradıkları nitelikli ve genç insan gücüne kolayca ulaşma, ekiplerini güçlendirme imkanı bulacak. "12 yılın rekorunu kıracağız" İEÜ Öğrenci Dekanlığı Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Özge Kulaçoğlu, fuarı 12 yıldır aralıksız düzenlediklerini belirterek, katılan firma sayısında ise bu yıl rekor kırmaya hazırlandıklarını dile getirdi. Türkiye’nin yanı sıra uluslararası alanda da faaliyet gösteren büyük markaları kampüste konuk edeceklerini müjdeleyen Kulaçoğlu, daha önce fuarda yer almayan yaklaşık 50 firmanın bu yıl kendileriyle birlikte olacağını söyledi. Kulaçoğlu, "Öğrencilerimizin mezuniyet sonrası yaşamlarına güçlü, bilinçli ve özgüvenli bir şekilde adım atmalarını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Kariyer Fuarı, gençlerimizin kariyer yolculuklarında önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Fuar deneyimi; öğrencilerimizin kariyer hedeflerini netleştirmeleri, eksik yönlerini görmeleri ve kendilerini geliştirmeleri gereken alanları daha erken fark etmeleri açısından da büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "İş dünyasını yakından takip ediyoruz" İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin yenilikçi yaklaşımına da değinen Kulaçoğlu, "Üniversite olarak değişen iş dünyasını yakından takip ediyor, öğrencilerimizin ihtiyaçlarına göre sürekli yeni uygulamalar ve fırsatlar geliştiriyoruz. Kariyer Fuarı da bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Amacımız, gençlerimizi yalnızca diploma sahibi bireyler olarak değil; sektörleri tanıyan, kendini ifade edebilen ve geleceğe hazır profesyoneller olarak mezun etmek. Üniversitemiz, bugün olduğu gibi gelecekte de öğrencileri ve mezunları için yenilikçi projeler üretmeye, sektör iş birliğini güçlendirmeye ve gençlerin kariyer yolculuklarına eşlik etmeye devam edecek" diye konuştu.
Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Aliağa’da
02 Şubat 2026 Pazartesi - 18:52 Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Aliağa’da Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca hazırlanan Çanakkale Savaşları’ndan kalma objelerin ve dijital gösterilerin yer aldığı "Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi", İzmir ‘in Aliağa ilçesinde ziyaretçilerini ağırladı. Demokrasi Meydanı’nda 2 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayan mobil müze, yağışlı havaya rağmen vatandaşlar ve öğrencilerden büyük ilgi gördü. Ziyaretçiler, Çanakkale Savaşı ile ilgili resim, fotoğraf, çeşitli görsel materyal ve videoların izletildiği müzede cepheden kalan çeşitli savaş objelerinin sergilendiği bölümleri gezdi. 46 yaşındaki esnaf Ejder Babur, Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi’nin Aliağa’ya gelmesinden memnun olduğunu belirterek, "İnsan çok duygulanıyor, çok değişik bir atmosfer. O günleri hatırlamak, anmak, hangi şartlarda nasıl, hangi tesisatla, hangi donanımla yapıldığını bilmek, hatırlamak, öğrenmek bizzat gurur verici bir şey. Gençler tarafından da takip edilmesi gereken, öğrenilmesi gereken ve dolaşılması gereken çok güzel bir proje olmuş. Güzel olmuş, yapanlara ve getirenlere çok teşekkür ediyoruz. Elleri, ayakları dert görmesin" dedi. "Bu vatan bizlere kutsal bir emanettir" Aliağa Merkez Camii İmamı Recep Uğraşkan ise sergilenen eserlerin büyük bir fedakarlığı simgelediğini belirterek, "Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Müzede sergilenen ayakkabılara ve eşyalara baktığımızda, o günkü mücadelenin ne kadar zor şartlarda verildiğini görüyoruz. Gençlerimize bu noktada büyük iş düşüyor; geçmişimizi ve ecdadımızı çok iyi tanımalıyız. Çeyizlerini bağışlayan genç kızlarımız, nişan yüzüğünü takamadan cepheye koşan gençlerimiz sayesinde bu vatan bizlere emanet kaldı. Milletimizin mayası sağlamdır. Bu ruh her zaman diri kalacaktır" ifadelerini kullandı. İlçede yaşayan Tuğba Turgut, manevi duygularının yenilendiğini dile getirdi. Çanakkale Savaşları’nın eşsiz destanını görsel bir şölenle sunan Mobil Müze, gün boyu süren ziyaretlerin ardından ilçeden ayrıldı.
Aliağa’da sömestir şenliğe dönüştü
02 Şubat 2026 Pazartesi - 18:32 Aliağa’da sömestir şenliğe dönüştü Aliağa Belediyesi, sömestir tatili boyunca düzenlediği Sinema ve Tiyatro Günleri ile çocuklara şenlik havasında bir tatil yaşattı. Aliağa Belediyesi tarafından yenilenerek yeniden hizmete açılan ALBEST Sinema çocukları beyaz perdeyle buluştururken, Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu da ilk projesiyle mahalle mahalle dolaşarak minik izleyicilerine tiyatro keyfi yaşattı. Aliağa’da sömestirde düzenlenen Sinema Günleri’nde ALBEST Sinema, çocuklar için kapılarını açtı. 16 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında her gün Kardeş Takımı 3, Zootropolis 2 ve Süngerbob: Korsan Macerası filmleri ücretsiz olarak gösterime girdi. Sömestir tatili boyunca düzenlenen gösterimlerde 15 bin 292 çocuk unutulmaz bir sinema deneyimi yaşadı. Aliağa’nın çevre mahallelerinde ikamet eden çocuklar için de ulaşım hizmeti sağlandı. Orman Tiyatrosu perdesini çocuklar için açtı Aliağa Belediyesi Orman Tiyatrosu, ilk projesi olan "Birlikte Parlayalım" adlı oyunla Tiyatro Günleri kapsamında minik izleyicileriyle buluştu. Yazar ve yönetmenliğini Aliağa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Demet Bozkurt’un üstlendiği oyun, 24 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında Aliağa merkez ve çevre mahalleleri ziyaret ederek, yüzlerce çocuğun yüzünde tebessüm oluşturdu. Renkli maskotların eşlik ettiği gösterimlerde yüz boyama etkinlikleri düzenlenirken, balonlar ve ikramlarla çocuklar tiyatro dolu keyifli günler geçirdi.