ÇEVRE - 09 Nisan 2026 Perşembe 15:22

Can dostlar için Menemen’de rekor tedavi sayısına ulaşıldı

A
A
A
Can dostlar için Menemen’de rekor tedavi sayısına ulaşıldı

İzmir’deki ilçe belediyeleri arasında gece de hizmet veren tek hayvan ambulansına sahip Menemen Belediyesi, 2021’den bugüne 50 bini aşkın can dostun tedavisini gerçekleştirdi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "697 kilometrekarelik alanımızdaki her cana karşı sorumluluğumuz var. Patili dostlarımızın da daha sağlıklı ve mutlu olması için Türkiye’nin en modern bakım evindeki çalışmalarımızda hız kesmiyoruz." dedi.


Menemen Belediyesi Geçici Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi; güleryüzlü ve uzman kadrosu ve başarılı çalışmalarıyla örnek gösteriliyor. Seyrek’te 15 bin metrekare arazide kurulu olan merkez; 26 hasta bakım padoku, 15 yarı açık padok ve 7 toprak alanda can dostları ağırlıyor. 4 hekim, 4 tekniker, 4 klinik personeli, 5 hayvan nakil personeli olmak üzere alanında uzman toplam 36 kişinin görev yaptığı tesiste kısırlaştırmadan tedaviye, sahiplendirmeden çip takmaya kadar birçok çalışma gerçekleştiriliyor.



İzmir’de tek


İzmir’de mesai saatinden sonra gece yarısına kadar her an müdahaleye hazır şekilde hayvan ambulansı bulunduran tek ilçe belediyesi olan Menemen Belediyesi’ne bağlı tesis, hizmet rakamlarıyla da göz dolduruyor. Bu kapsamda 2011 yılında gerçekleştirilen açılıştan 2026’ye dek tam 47 bin 81 muayene gerçekleştirilen tesiste, 5 bin 885 hayvanın da kısırlaştırılması gerçekleştirdi. 6 bin 351 kuduz aşısı, 14 bin 340 parazit uygulaması, 8 bin 836 mikroçip takım işlemi yapılan Geçici Hayvan Bakım Evi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, 732 can dost da sahiplendirilerek yeni yuvalarına kavuşturuldu.



"Yeni yer tahsisi için talepte bulunduk"


Bakım evine ilişkin konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "2011’de Haluk Levent ile açtığımız tesisimiz, bugüne kadar ekibimizin üstün performansıyla bir gurur kaynağı oldu. 500 can dostumuza ev sahipliği yapan tesisimizde, patili dostlarımızın tedavilerini gerçekleştirirken, aynı zamanda sahiplendirme konusunda da yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Yaşamımızda bizlere dostluk eden, evimizi bahçemizi sahiplenerek koruyan can dostlarımız için çok daha fazlasını yapmak için de kollarımızı sıvadık. Tarım ve Orman Bakanlığı’mızdan 50 bin metrekarelik arazi tahsis talebinde bulunduk. Talebin kabul görmesiyle birlikte en kısa sürede çok daha büyük bir alanda hizmet vermek adına projemize başlayacağız. Çünkü biliyoruz ki Menemen, tüm canlıların ahengiyle mutlu, can dostlarımızın bizlere sunduğu sonsuz sevgileriyle güzel bir ilçe." ifadelerini kullandı.



Can dostlar için Menemen’de rekor tedavi sayısına ulaşıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Vergi sistemimizde ciddi bir sorun var" Hizmet-İŞ Sendikası Kayseri Şubesi’nin 10. Olağan Genel Kurulu’na katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan; "Verginin adil olması gerekiyor. Bizim vergi sistemimizde ne yazık ki ciddi bir sorun var" dedi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde yapılan Hizmet - İŞ Sendikası Kayseri Şubesi’nin 10. Olağan Genel Kurulu; divan heyetinin oluşturulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden genel kurula katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan üyelere seslendi. Vergi sisteminde adaletsizlik olduğunu savunan Başkan Arslan; "HAK-İŞ olarak Kayseri’de bir miting gerçekleştirmiştik, bu mitingin amacı şuydu; emeklilik sistemi başta olmak üzere vergi sistemimizi ve başka sorunlarımızı gündeme getirerek kamuoyu oluşturmak adına Kayseri, Gaziantep, Kocaeli gibi illerde büyük mitinglere imza atmıştık. Vergi bir vatandaşlık borcudur, vergi vermekten asla şikayetçi değiliz. Vergimizi verirsek devlet oluruz, vergi varsa bir devlet vardır. Biz vergi vermekten şikayetçi değiliz. Ama çok kazananın az verdiği, az kazananın çok vergi verdiği bir sisteme itiraz ediyoruz. Verginin adil olması gerekiyor. Bizim vergi sistemimizde ne yazık ki ciddi bir sorun var. Bu sorunların çözümü için HAK-İş ciddi çalışmalar yaptı. En son Maliye Bakanımız ile yaptığımız görüşmelerde bu hususun bir kere daha altını çizdik ve bunun değişmesini istedik. 2002 yılında bir asgari ücretli 17 ay çalıştıktan sonra yüzde 20 dilime giriyordu, yani 1 yıl yüzde 15’ten çalışmaya devam ediyordu. Vergi dilimlerindeki makas bayağı bir genişti. Bugün asgari ücretliden vergi alınmış olsa 5 ay sonra yüzde 20 dilime giriyor. Asgari ücretten yüksek alan vatandaşlarımız ki kamuda çalışanlarımız da öyle 4. aydan itibaren yüzde 20 dilime giriyor. Ocak ayında 100 TL’miz bu sistem içerisinde Aralık ayına gelindiği zaman 75 TL’ye düşüyor. Ücretimiz aşağı çekiliyor. Çünkü vergi dilimlerindeki makas çok kısa. Büyük bir haksızlık yaşıyoruz. Verginin bütün yükünü çalışanlara, ücretlilere yıkmak adil değil" dedi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının da değişmesi gerektiğini söyleyen Genel Başkan Mahmut Arslan; "Türkiye’deki 17 milyon 500 bin emekçinin yaklaşık yüze 60 civarı asgari ücretle çalışıyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısının değişmesini uzun yıllardır istiyoruz. Asgari ücretin tespit edilmesi için gereken kriterler sadece TÜİK’in kriteri. Asgari ücreti hükümet, işçi ve işveren olarak üçlü bir yapı var onlar belirliyor. Kamuda çalışan asgari ücretlinin sayısı, istatistiklere girecek kadar bile yok. O zaman niye hükümet Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda var? Çünkü mevzuatımıza göre 50 civarında düzenleme asgari ücrete endeksli. Bir kanunla asgari ücretle olan düzenlemeleri ayırırız, asgari ücret sadece asgari ücret olsun ve özel sektörle sendikalar yapsın istiyoruz. Sendikaların olmadığı, işçilerin olmadığı asgari ücret arızalı bir asgari ücret oldu. Onun için hükümetimize bir kez daha çağrı yapıyorum; asgari ücret belirleneli 5. aya giriyoruz, hala Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile ilgili bir adım atılmadı. Maalesef bizim bütün çağrımıza rağmen asgari ücret önümüzdeki yıl da muhtemelen hükümet ile işveren arasında belirlenecek. Bu Türkiye’ye yakışmıyor. Ülkemizi seviyoruz, ülkemizin kriz yaşamasını istemiyoruz. Ama bu ülkenin çocukları olarak adil ve hakkaniyetli bir sistemin hem vergi, hem emeklilik hem de asgari ücret konusunda hakkaniyetli bir çözümü mutlaka başarmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Belediyeler olarak aynı anlayışla çalışmaların devam etmesi gerektiğine vurgu yapan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da; "Hem siyasi hem gönül bağı itibariyle HAK-İŞ’i, Hizmet-İŞ’i bir sendika olmaktan öte gören bir anlayış içerisinde sürecin baştan beri takipçisi ve az çok da emeği olan bir anlayışla aynı felsefenin insanları olarak seviyoruz. Sendikamızın kıymetli başkanına diyorum ki; ne olur eğitim ve felsefemizi asla göz ardı etmeyelim, hep beraber yol alalım. Bunun dışında gerisi hep halledilir. O açıdan ücret politikasıyla değil anlayış sahibi olarak el ele vereceğiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından mevcut Başkan Yavuz Navruz’un tek liste ile girdiği genel kurulda oylama işlemi başladı.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" Ankara’da Trabzon Günleri Açılış Programında konuşan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri Açılış Programına katıldı. Burada konuşan Kurtulmuş, Trabzon günlerinin başlangıcını 1. TBMM Binası’nda gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Geçtiğimiz sene ağustos ayıydı zannediyorum. Meclisin şeref salonundaki törenle Trabzon’un hak etmiş olduğu istiklal madalyası, ne hikmetse biraz da bu kadar gecikerek, Trabzon’a tevdi edildi. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Gerçekten bu istiklal madalyasının Trabzon’umuza da fevkalade yakıştığını bir kere daha ifade etmek istiyorum. İstiklal madalyası hiç şüphesiz sadece bir şehri onurlandırmak değil o mücadeleleriyle istiklal harbimizin kazanılmasında büyük emekleri olan Trabzon’daki balıkçılar locası, muhterem zatlarını, kahraman büyüklerimizi, kadın, erkek, genç, yaşlı hep beraber en zor şartlarda mühimmat taşıyarak Anadolu’nun kurtuluşu mücadelesine verdikleri destansı kahramanlığı hatırlamaktır. Bir semboldür. Sadece bir madalyadan ibaret değildir. Bir hatırlama bir anma bir yad etme ve aslında o günlerdeki milli ruhu bugüne taşımanın kararlılığıdır" diye konuştu. "İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım" Tüm Ankaralıları, bugünden itibaren 12 Nisan’a kadar sürecek olan ve Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Ankara Trabzon Günleri’ne katılmaya; Trabzon’un tarihini, kültürünü, misafirperverliğini ve lezzetlerini birlikte yaşamaya davet eden Bakan Uraloğlu, şöyle konuştu: "Elbette bol bol futbolu ve Trabzonspor’u konuşacağız. Bu dört gün boyunca Trabzon’un kadim ruhunu, yiğitliğini ve vefasını Başkent’in göbeğinde yeniden hissettireceğimiz bir buluşma gerçekleştireceğiz. Ankara Trabzon Günleri, şehrimizin tarihini, kültürünü ve enfes lezzetlerini tanıtmakla kalmayacak; horon ve kolbastı gösterileriyle coşacak, konserlerle, defilelerle, sergilerle ve yöresel ürün stantlarımızla da Başkent’i; Trabzon’un ve Karadeniz’in eşsiz renkleri, sesleri ve kokularıyla donatacağız. Bu etkinlik, Trabzon ile Ankara arasında sadece gönül köprüleri değil, kültür köprüleri, ekonomi köprüleri ve gelecek köprüleri de kuracak. İstiyoruz ki horonlarımızla coşalım, türkülerimizle yürekleri buluşturalım, Trabzon’un engin misafirperverliğiyle Ankara’yı kucaklayalım. Buradan tüm Ankaralıları ve Başkent’te yaşayan herkesi; tekrardan Ankara Trabzon Günleri’ne, bu muhteşem buluşmaya, bu vefa ve hasret şölenine katılmaya davet ediyorum." Program plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.