Yerel Haberler
İzmir
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:24 Bornova’daki tır faciasına ilişkin savcılıktan açıklama: Olay yerinde fren izi yok İzmir’in Bornova ilçesinde 1 polisin şehit olduğu, 2 kişinin hayatını kaybettiği 10 araçlı zincirleme trafik kazasına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, tırın yolda fren izine rastlanmadığı ve aşırı tonaj ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi. Kaza, Bornova ilçesi Evka-3 sapağı 57. Topçu Tugayı önünde saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 45 KB 8376 plakalı tır, sürücüsünün kontrolünden çıkarak karşı şeride geçti. Kontrolden çıkan tırın, aralarında bir polis ekip aracının da bulunduğu 10 araca çarpmasıyla zincirleme kaza yaşandı. Kazada ekip aracında görevli polis memuru Serkan Hızlı şehit olurken, aynı araçta bulunan diğer polis memuru ise ağır yaralandı. Kazaya neden olan tırın sürücüsü ile bir motosiklet sürücüsü de olay yerinde hayatını kaybetti. Toplamda 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı kazada, yaralılardan birinin hayati tehlikesinin bulunduğu ve tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. "Fren izine izine rastlanılmadı" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin soruşturma başlatılırken, görevlendirilen 1 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı olay yerinde incelemelerde bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, ilk tespitlerde kaza mahallinde tırın fren yaptığına dair herhangi bir iz bulunmadığı kaydedildi. Trafik ve makine mühendislerinden oluşturulan bilirkişi heyetinin hem olay yerinde hem de kazaya karışan araçlar üzerindeki teknik incelemeleri devam ediyor. Öte yandan, kazaya sebebiyet veren tırın taşıdığı yükün aşırı tonajlı olmasına ilişkin gerekli araştırma ve incelemelerin de başlatıldığı, tahkikatın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.
Bilgi ve teknoloji transferinde deneyim Afrika’ya taşınıyor
28 Aralık 2025 Pazar - 10:05 Bilgi ve teknoloji transferinde deneyim Afrika’ya taşınıyor Yaşar Üniversitesi, Avrupa Patent Ofisi tarafından yürütülen ikiz eşleşme programı kapsamında, 300’ü aşkın merkez arasından seçilerek Türkiye’den programa kabul edilen üçüncü üniversite oldu. Avrupa Patent Ofisi (EPO), Yaşar Üniversitesi’ni 300’den fazla Avrupa Patent Ofisi Bilgi Merkezi (PATLIB) merkezi arasından 18. İkiz Eşleşme ortağı olarak seçti. Bu önemli başarıyla Yaşar Üniversitesi, Türkiye’den bu saygın programa kabul edilen üçüncü üniversite olma unvanını kazandı. Program kapsamında Yaşar Üniversitesi’nin ikiz eşleşme partneri, 1991 yılında kurulan ve Etiyopya’nın önde gelen yükseköğretim kurumlarından biri olan Mekelle Üniversitesi olarak belirlendi. İzmir’den Afrika’ya Yaşar Üniversitesi Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi, üniversitenin fikri mülkiyet yönetimi uzmanlığını, teknoloji transferi deneyimini ve girişimcilik ekosistemiyle geliştirdiği etkileşim modellerini Etiyopya Mekelle Üniversitesi Girişimcilik ve Teknoloji Transfer Ofisi ile paylaşacak. Yaşar Üniversitesi Projeler ve Sınai Haklar Uzmanı ve PATLIB temsilcisi Başak Kaftan sürecin yönetilmesine katkı sağlayacak. Bilgi ve deneyim paylaşma Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Avrupa Patent Ofisi’nin PATLIB eşleşme programına kabul edilmelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Fikri mülkiyet ve teknoloji transferi alanında yıllardır istikrarlı şekilde yürüttüğümüz çalışmaların, Avrupa Patent Ofisi gibi saygın bir kurum tarafından uluslararası düzeyde takdir edilmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Yaşar Üniversitesi’nin bilgi üretme, bu bilgiyi toplumsal ve uluslararası deneyim paylaşımına dönüştürme başarısı bizim ve ülkemiz için gurur verici. Mekelle Üniversitesi ile kurulan bu iş birliğinin, sürdürülebilir ve kalıcı bir etki oluşturacağına inanıyoruz."
İzmir’de asgari ücret sonrası ’fahiş fiyat’ denetimi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:38 İzmir’de asgari ücret sonrası ’fahiş fiyat’ denetimi İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, asgari ücretin açıklanmasının ardından fahiş fiyat artışlarını önlemek ve tüketici mağduriyetlerini gidermek amacıyla marketlerde ürün etiketlerine yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Belirli periyotlarla market denetimleri gerçekleştiren İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, bugün de Çiğli ilçesinde sahaya indi. Belirlenen büyük bir markette incelemelerde bulunan ekipler, ürün etiketlerini tek tek kontrol etti. Kurumdan yapılan açıklamada, "Özellikle asgari ücret artışını bahane ederek ürünlerin fiyatlarına haksız şekilde artış yapan işletmeler denetim ekiplerimizce tespit edilmekte ve bu işletmeler Bakanlığımıza rapor edilmektedir. Bakanlığımızca bu işletmelere her bir aykırı eylemi için 1.439.300TL’ye varan idari para cezası uygulamaktadır. Diğer taraftan, yine eş zamanlı olarak Müdürlük personelimizce fiyat etiketi mevzuatı uyarınca etiket, tarife ve menü denetimleri de gerçekleştirilmektedir" ifadelerine yer verildi. 20 binin üzerinde işletmeye denetim 2025 yılının da verilerini paylaşan İzmir Ticaret İl Müdürlüğü, "Sene başından bugüne 20.000’in üzerinde işletmenin yaklaşık 2.000.000 ürünü fiyat etiketi mevzuatı kapsamında denetlenmiş olup, tespit edilen aykırılıklara 31.750.000 TL idari para cezası uygulanmıştır. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü olarak vatandaşlarımızın hak ve menfaatlerini korumak, işletmelerin fahiş fiyat artışlarıyla haksız ve hukuka aykırı kazanç elde etmelerini engellemek amacıyla Bakanlığımızın talimatları ve koordinasyonunda çalışmalarımıza ve denetimlerimize ara vermeden devam edilecektir. Vatandaşlarımızın haksız fiyat artışı ve fırsatçılık içeren uygulamalarla karşılaşmaları halinde Bakanlığı4mıza ve resmi bildirim kanallarına gecikmeksizin başvuruları büyük önem arz etmektedir" denildi. İzmir Ticaret İl Müdürlüğü olarak vatandaşların hak ve menfaatlerini korumak, işletmelerin fahiş fiyat artışlarıyla haksız ve hukuka aykırı kazanç elde etmelerini engellemek amacıyla denetimlerin ara verilmeden kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
Karşıyakalı Adem Yeşilyurt’a yurt dışında ilgi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 12:07 Karşıyakalı Adem Yeşilyurt’a yurt dışında ilgi Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Metin Cicibaş, 18 yaşındaki kanat oyuncusu Adem Yeşilyurt’a yurt dışından ciddi bir ilgi olduğunu açıkladı. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka’nın genç oyuncusu Adem Yeşilyurt, sergilediği performansla dikkat çekmeye devam ediyor. Takımda bazı oyuncuların bahis cezası almasının ardından forma şansı bulan 2007 doğumlu genç kanat oyuncusu, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirerek kısa sürede adından söz ettirdi. Gösterdiği çıkışla birçok kulübün radarına giren Adem’e Türkiye’den pek çok takımın ilgi gösterdiği, özellikle Trabzonspor’un yakından takip ettiği öğrenildi. Genç futbolcuya yurt dışından da ciddi ilginin olduğu ifade edildi. Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Aygün Metin Cicibaş, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Takım olarak tek hedeflerinin şampiyonluk olduğunu vurgulayan Cicibaş, "Tek amacımız sezon sonunu kupayla tamamlayıp bir üst lige çıkmak. Adem Yeşilyurt, bizim için çok önemli bir oyuncu. Kendisine verilen şansı iyi değerlendirdi. Böyle olunca da ülkemizdeki takımların dikkatini çekmesinin yanı sıra yurt dışındaki birçok takımın da ilgi odağı oldu. Ülkemizden de bizimle oyuncu hakkında iletişim kuran kulüpler var ama yurt dışındaki takımların daha ciddi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle İngiltere ve Fransa’daki önemli kulüpler Adem’i istiyor. Temaslarımız var ama şu anda satmak gibi bir niyetimiz de yok. Bizim şu anda tek amacımız şampiyon olmak, başka da bir düşüncemiz yok. İnşallah sezon sonunda uzun zamandır beklenen şampiyonluk gelecek ve taraftarımıza armağan edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayrıca geçtiğimiz 8 Aralık’ta profesyonel statü kazanan Adem Yeşilyurt’un, Karşıyaka ile Haziran 2029’a kadar devam eden bir sözleşmesi bulunuyor.
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:07 571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi.
571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu
27 Aralık 2025 Cumartesi - 11:02 571 genç komando göreve hazır: Orgeneral Ali Çardakcı’dan mezuniyet töreninde "Gönül Coğrafyası" vurgusu Jandarma Genel Komutanlığı’nın en zorlu eğitim merkezlerinden biri olan Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığı, tarihi günlerinden birine daha ev sahipliği yaptı. 16 hafta süren ve çelikten bir disiplinle icra edilen 59/33’üncü Dönem Subay Komando Temel/Komando Ağırlıklı Terörle Mücadele Harekatı (TMH) Kursu, düzenlenen görkemli törenle sona erdi. 16 haftalık zorlu eğitim tamamlandı 8 Eylül 2025 tarihinde başlayan ve kursiyerlerin fiziksel ile zihinsel sınırlarını zorlayan 16 haftalık eğitim sürecini 571 kursiyer başarıyla tamamladı. Komandolar bu süreçte; uzun süreli yorgunluk ve uykusuzluğa dayanıklılık, stres altında doğru karar verme, silah ve teçhizatını en üst seviyede kullanma ve 40 kilometrelik zorlu intikallerin ardından operasyonel kabiliyetini koruma gibi üst düzey eğitimlerden geçerek uzmanlaştı. Salonda tek ses: "And içeriz ki" İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, dönem birincisi Jandarma Teğmen Yunus Emre Türkoğlu bir konuşma gerçekleştirdi. Türkoğlu’nun hitabının sonunda gür bir sesle başlattığı "And içeriz ki" nidası, salondaki tüm komandoların eşliğiyle yankılandı. Yemin töreninin ardından Teğmen Türkoğlu, dönem plaketini şeref kütüğüne çaktı. Dereceye giren komandolara ödül takdimi Törene katılarak komandoların heyecanına ortak olan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, başarılı personeli tek tek ödüllendirdi. Tören kapsamında; Komando Okulu’nu ilk üç sırada (1, 2 ve 3’üncü) bitiren subaylara, kadın subaylar arasında birinci olan kadın kursiyere ve kursa katılan 12 Azerbaycanlı öğrenci arasından birinci olan kursiyere hediye ve takdirnameleri bizzat Orgeneral Çardakcı tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından Orgeneral Çardakcı, kürsüye gelerek mezunlara hitap etti. Orgeneral Ali Çardakcı: "Sorumluluk omuzlarınızdadır" Orgeneral Çardakcı, komandolara yüklendikleri tarihi sorumluluğu hatırlatarak şöyle konuştu: "Milletimizin huzur ve güvenliğini sağlama sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Türkiye’nin gücü yalnızca sınırlarıyla ölçülemez. Bizler binlerce yıllık bir medeniyetin mirasçıları, nerede bir mazlum varsa umut taşıyan bir milletin evlatlarıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir. Türkiye gönül coğrafyasında yaşayan 100 milyonların sesidir. Bu anlayış bizleri güçlü olmanın ilerisinde adil, kararlı ve sorumlu olmayı da emretmektedir." Konuşmasında aziz şehitleri ve gazileri de yad eden Çardakcı, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere kanları ile bu toprakları vatan kılan kahraman şehitlerimize Allah’tan rahmet; fedakarlık ve cesaretleri ile bedel ödeyerek bize bu huzurlu vatanı emanet eden gazilerimizi şükran ve hürmetle anıyoruz" ifadelerini kullandı. Komando andı ve dualarla uğurlandılar Orgeneral Çardakcı’nın konuşmasının ardından tüm salondaki komandolar hep bir ağızdan Geleneksel Komando Andı’nı okudu. Tören, kursiyerlerin ve katılımcıların hep birlikte ettiği duaların ardından sona erdi. (Hİ-
Çeşme kıyılarından dünyaya ileri dönüşüm
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:42 Çeşme kıyılarından dünyaya ileri dönüşüm İzmir’in Çeşme ilçesinde 33 yıl esnaflık yapan 64 yaşındaki Nihat Atagöz, deniz kıyısından topladığı odun, taş ve metal parçalarını sanata dönüştürüyor. Karikatür, heykel ve mozaiği birleştiren Atagöz’ün eserleri, dünyanın dört bir yanına ulaşıyor. Çeşme’de uzun yıllar hediyelik eşya dükkanı işlettikten sonra emekli olan Nihat Atagöz, sanatla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Yaklaşık 50 yıl önce karikatürle sanata başlayan Atagöz, zamanla heykel sanatına yöneldi ve çalışmalarında farklı teknikler geliştirdi. Son yıllarda odağını tamamen "ileri dönüşüm" sanatına çeviren Atagöz, denizin kıyıya vurduğu odunlar ile doğadaki atık malzemeleri toplayarak bunları özgün sanat eserlerine dönüştürüyor. Sahilden topladığı lodos dalları, taş ve metalleri atölyesinde bir araya getiren sanatçı, her biri kendine özgü karakterler üretiyor. İzmir, İstanbul ve Çeşme’deki sergilerle adını duyuran Atagöz’ün eserleri, özellikle yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Atıklardan üretilen figürler, Amerika’dan Çin’e, Norveç’ten Almanya’ya kadar birçok ülkeye ulaştı. Yaz aylarında Çeşme sahilindeki standında çalışmalarını sergilemeyi sürdüren sanatçı, gelecekte geri dönüşüm malzemeleriyle daha büyük boyutlu heykeller yapmayı hedefliyor. Dükkanın köşesinde doğan tutku Yaşadığı süreci ve sanat anlayışını anlatan sanatçı Nihat Atagöz, "33 yıl boyunca esnaflık yaptım. Uzun Sokak’ta hediyelik eşya ve bijuteri üzerine bir dükkanım vardı. Ticaretle uğraşırken, dükkanımın bir köşesinde sanattan da kopmadım; yaklaşık 50 yıl önce karikatürle başlayan serüvenime zamanla heykeli ekledim. Seramik çamuruyla heykeller yapmaya başladım ancak bu süreç benim için oldukça zorluydu. Heykele yoğunlaştığım anda müşteri geliyor, çamurlu ellerimi bırakıp satışla ilgileniyor, ardından tekrar çalışmama dönüyordum. Daha sonra ağabeyimin önerisiyle Alaçatı Yağhane’de mozaik kursuna gittim ve yaklaşık 1,5 yıl bu alanda eğitim aldım. Bu süreç, doğada gördüğüm ve atık olarak değerlendirilen malzemelerle de üretim yapabileceğimi fark etmemi sağladı ve ufkumu açtı" dedi. Doğadan sanata ileri dönüşüm yolculuğu Atık malzemelerin sanata dönüşme yolculuğuna değinen Atagöz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlk zamanlar doğadan bulduğum pek çok malzemeyi bilinçsizce topladım, bu da zamanla bir yığılmaya neden oldu. Sonrasında ise hangi malzemeyle ne yapabileceğimi bilerek, daha seçici bir şekilde toplamaya başladım. Karikatür, heykel ve mozaiği bir araya getirerek, tamamen atık ve doğal malzemelerden oluşan kendime özgü tiplemeler üretiyorum. Başlangıçta deniz kenarından topladığım taşlarla Çeşme ve Alaçatı’yı yansıtan magnetler yaptım; ardından lodos dalları, metal parçaları ve çevremdekilerin de getirdiği malzemelerle çalışmalarımı genişlettim. Ürettiğim her eser tektir; doğal malzemeler kullandığım için birebir aynısını yapmak zaten mümkün değildir ve ben de bunu özellikle tercih ediyorum. Bu eserleri Çeşme, İzmir ve İstanbul’da açtığım sergilerde, yaz aylarında ise belediyenin sağladığı deniz kenarındaki stantlarda sergiliyor ve satışını yapıyorum. Yabancı müşterilerin ilgisi oldukça fazla; eserlerim Çin’den Amerika’ya, Avrupa’nın birçok ülkesine kadar ulaştı. Hedefim, bu birikimi daha da geliştirerek mozaik, heykel ve geri dönüşümü bir araya getiren, daha büyük ölçekli ve güçlü çalışmalar üretmek."
Yaşlılara kış uyarısı: Gizli susuzluğa ve enfeksiyonlara dikkat
26 Aralık 2025 Cuma - 15:00 Yaşlılara kış uyarısı: Gizli susuzluğa ve enfeksiyonlara dikkat Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimi Uzmanı ve Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) Birimi Sorumlusu Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireylerin karşılaştığı sağlık risklerine karşı uyarılarda bulundu. İleri yaşla birlikte organ rezervlerinin azalmasının kış mevsimini daha kritik hale getirdiğini belirten Tekin, beslenmeden ev ortamına kadar alınması gereken önlemleri anlattı. Kış mevsiminin yaşlı bireyler için yalnızca soğuk hava anlamına gelmediğini ifade eden Doç. Dr. Nil Tekin, bu dönemin aynı zamanda fizyolojik ve ruhsal değişimlerin de yaşandığı bir süreç olduğunu söyledi. Organların rezerv kapasitesinin yaşla birlikte azaldığını ancak fizyolojik sınırlar içinde çalışmaya devam ettiğini belirten Tekin, bu doğal değişimlerin hastalıklarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Tekin, özellikle huzurevi gibi toplu alanlarda yaşayan yaşlıların daha yüksek risk altında olduğunu dile getirdi. Kışın gizli tehlikesi: Dehidrasyon Kış aylarında susama hissinin azalmasına bağlı olarak "gizli susuzluk" olarak tanımlanan dehidrasyon riskine dikkat çeken Doç. Dr. Tekin, yaşlı bireylerin susamayı beklemeden günde 8-10 bardak sıvı tüketmesi gerektiğini söyledi. Ağız kuruluğu, dilde kuruma ve çatlaklar, kafa karışıklığı, baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve idrar miktarında azalma gibi belirtilerin dehidrasyonun önemli işaretleri olduğunu belirten Tekin, suya alternatif olarak ıhlamur, ayran ve sebze ağırlıklı ev yapımı çorbaların tercih edilebileceğini ifade etti. Bakım verenlerin idrar rengi ve sıklığını takip etmesinin ve su içmenin saatli bir alışkanlık haline getirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bağışıklık için protein ve vitamin desteği Bağışıklık sisteminin korunmasında dengeli beslenmenin önemine değinen Doç. Dr. Nil Tekin, kas kayıplarının önlenmesi için günlük protein alımının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Kırmızı et yerine tavuk ve hindi eti ile haftada en az 2-3 kez balık tüketilmesini öneren Tekin, turşu ve yoğurt gibi fermente gıdaların da bağışıklık sistemini desteklediğini belirtti. Kış aylarında güneş ışığından yeterince yararlanılamaması nedeniyle D vitamini eksikliğinin artabileceğine dikkat çeken Tekin, takviyelerin mutlaka doktor kontrolünde ve önerilen dozlarda kullanılması gerektiğini ifade etti. Mevsimsel duygusal bozukluğa karşı önlem Kış aylarında azalan fiziksel aktivite ve güneş ışığı eksikliğinin mevsimsel duygusal bozukluğa yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tekin, güneş alan pencerelerin yanında vakit geçirilmesini, uygun giysilerle kısa açık hava yürüyüşleri yapılmasını ve ev içinde aktif kalınmasını önerdi. Yaşlı bireyler için oda ısısının ılık tutulması, yatağın sıcak ve konforlu olması gerektiğini ifade eden Tekin, oda havasının kurumasını önlemek için nemlendirici ya da su ile buharlı ortam oluşturulabileceğini söyledi. YAŞAM merkezi kışın güven sağlıyor Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nin (YAŞAM), özellikle 80 yaş ve üzeri bireyler için kış şartlarında önemli bir güven merkezi görevi üstlendiğini belirten Tekin, merkezde hekim, gerontolog, hemşire ve fizyoterapistten oluşan bir ekiple bütüncül bir takip yapıldığını söyledi. Durumu ağırlaşan veya fonksiyonel kaybı artan bireylerin hızla Evde Sağlık Hizmetleri’ne yönlendirildiğini ve bakımın kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. 3 altın kural Doç. Dr. Nil Tekin, kış aylarında yaşlı bireyler için üç altın kuralı ise şöyle sıraladı: "Her mevsim aktif kalınmalı, fiziksel ve sosyal etkileşim sürdürülmeli. Doktor önerisiyle grip ve pnömokok aşıları ihmal edilmemeli. Sağlığın korunması için YAŞAM ve Evde Sağlık birimlerinin sunduğu profesyonel desteklerden faydalanılmalı." Yaşlılığın bir hastalık değil, yaşamın doğal bir dönemi olduğunu vurgulayan Tekin, gerekli önlemler alındığında kış aylarının sağlıklı ve mutlu geçirilebileceğini sözlerine ekledi.
YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü
26 Aralık 2025 Cuma - 10:18 YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı’na bu yıl layık görülen üniversiteler arasında yer alan Ege Üniversitesi; "Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim" kategorisinde 4 Mavi Bayrak, "Eğitimde Erişim" kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Ege Üniversitesinin ödülünü Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden aldı. Ege Üniversitesi 7 bayrakla en çok bayrak alan üniversiteler arasında dördüncü sırada yer aldı. Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen "2025 Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı Ödül Töreni"ne Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Engelsiz Ege Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş da katıldı. "Erişilebilirlik üniversitelerin asli görevleri arasında" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olmasının, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biri olduğunu belirterek, "Erişilebilir kampüsler, yalnızca bir kolaylık değil eğitim hakkının fiilen kullanılabilmesinin ön koşuludur." dedi. Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon ve gerçekleşen büyük yatırımlarla üniversite sayısının artırılması, her ilde en az bir üniversite kurulması ve yapısal reformlar sayesinde, üniversiteye erişimin çok daha geniş bir kitle için mümkün hale geldiğini kaydeden YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, "Kampüs içi ulaşım, derslikler, laboratuvarlar, kütüphaneler, yurtlar ve sosyal alanlar başta olmak üzere tüm fiziksel mekânların uygun şekilde düzenlenmesi, işitsel, görsel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması üniversitelerin asli görevleri arasındadır. Engelli öğrencilerin karşılaştığı her türlü sıkıntı, bireysel değil yapısal sorunlar olarak ele alınmalı ve kurumsal çözümlerle ortadan kaldırılmalıdır." dedi. "Engelsiz Üniversite ödülleri farkındalık oluşturuyor" Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "YÖK tarafından üniversitelerde engelli öğrencilerin eğitim hayatlarını iyileştirmeye yönelik bilinç oluşturmak, engelli bireylerin mekânlara, eğitsel olanaklara ve sosyo-kültürel faaliyetlere erişimleri konusunda farkındalık oluşturmak ve iyi uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla Engelsiz Üniversite Ödülleri takdim ediliyor. Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından olan üniversitemizde de bu kapsamda engelsiz ve erişilebilir bir kampüs ekosistemi oluşturma hedefi ile önemli düzenlemeler yapıldı, bu projeleri sürdürülebilir hale getirmek için gerekli çalışmalara devam ediyoruz. Bir yandan engelli öğrencilerimizin engel durumlarına göre önemler alırken diğer yandan da engelli öğrencilerin eğitim öğretim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlıyoruz. Tüm akademik ve idari birimlerimizin altyapılarını ve donanımlarını da bu yönde düzenliyoruz. Her bir öğrencimizin eğitim öğretim süreçlerine tam, etkin ve eşit katılımını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz Engelli ve özel gereksinimli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, eğitim, sosyal ve kültürel alanlarda destek sağlamak hepimizin sorumluluğu olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Engelli bireyler için fiziki ve teknik olanaklarımızı sürekli geliştiriyoruz" YÖK’ün üniversiteler arası yaptığı bu değerlendirme ve ödüllendirme sisteminin tüm paydaşlarda farkındalığın artırması bakımından çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Üniversitemiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da YÖK Engelsiz Üniversite Ödüllerinde ilk sıralarda yer aldı. 2020 yılından bu yana toplam 51 bayrak ve program nişanı alan üniversitemiz, 2025 yılında da engelsiz üniversite vizyonundaki kararlılığını sürdürerek ‘Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim’ kategorisinde 4 Mavi Bayrak, ‘Eğitimde Erişim’ kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Yükseköğretim Kurulu’nda düzenlenen törene Engelsiz Ege Koordinatörümüz Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve İletişim Fakültesi öğrencimiz Ertuğrul Yavuz Taş ile birlikte katıldık. Üniversitemizin ödüllerini YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’dan aldık. Özel gereksinimli öğrencilerimiz için fiziki altyapı ve teknik donanım olanaklarını sürekli geliştirerek; eğitim, araştırma, sportif ve kültürel alanlarda engelsiz bir üniversite yaşamı sunuyoruz. Başta ana yerleşkemiz olmak üzere tüm birimlerimizde engelli öğrencilerimizin tek başlarına, yardım almadan hareket etmeleri için gereken düzenlemeleri yaygınlaştırarak geliştirmeye devam ediyoruz. Ödüle layık görülen birimlerimizi tebrik ediyor, çok önemli ve anlamlı gördüğüm bu sürece emek veren tüm mensuplarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Ödül töreninin ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar programa katılan engelli bireylerle tek tek ilgilendi, onlarla sohbet etti ve fotoğraf çektirdi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş, "Engelsiz Üniversite" uygulamalarının üniversitelerde erişilebilirlik konusunda güçlü bir farkındalık oluşturduğunu belirterek, üniversitelerde engelsiz öğrenci birimlerinin yaygınlaşmasının bu alandaki kurumsal dönüşümün somut göstergesi olduğunu söyledi.