EĞİTİM - 26 Aralık 2025 Cuma 10:18

YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü

A
A
A
YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü

Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı’na bu yıl layık görülen üniversiteler arasında yer alan Ege Üniversitesi; "Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim" kategorisinde 4 Mavi Bayrak, "Eğitimde Erişim" kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Ege Üniversitesinin ödülünü Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden aldı. Ege Üniversitesi 7 bayrakla en çok bayrak alan üniversiteler arasında dördüncü sırada yer aldı.


Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen "2025 Engelsiz Üniversite Bayrak ve Program Nişanı Ödül Töreni"ne Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Engelsiz Ege Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş da katıldı.



"Erişilebilirlik üniversitelerin asli görevleri arasında"


YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, üniversite kampüslerinin engelli öğrenciler açısından her yönüyle erişilebilir olmasının, yükseköğretimde fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır eğitimin temel şartlarından biri olduğunu belirterek, "Erişilebilir kampüsler, yalnızca bir kolaylık değil eğitim hakkının fiilen kullanılabilmesinin ön koşuludur." dedi.


Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon ve gerçekleşen büyük yatırımlarla üniversite sayısının artırılması, her ilde en az bir üniversite kurulması ve yapısal reformlar sayesinde, üniversiteye erişimin çok daha geniş bir kitle için mümkün hale geldiğini kaydeden YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar, "Kampüs içi ulaşım, derslikler, laboratuvarlar, kütüphaneler, yurtlar ve sosyal alanlar başta olmak üzere tüm fiziksel mekânların uygun şekilde düzenlenmesi, işitsel, görsel ve dijital erişilebilirliğin sağlanması üniversitelerin asli görevleri arasındadır. Engelli öğrencilerin karşılaştığı her türlü sıkıntı, bireysel değil yapısal sorunlar olarak ele alınmalı ve kurumsal çözümlerle ortadan kaldırılmalıdır." dedi.



"Engelsiz Üniversite ödülleri farkındalık oluşturuyor"


Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "YÖK tarafından üniversitelerde engelli öğrencilerin eğitim hayatlarını iyileştirmeye yönelik bilinç oluşturmak, engelli bireylerin mekânlara, eğitsel olanaklara ve sosyo-kültürel faaliyetlere erişimleri konusunda farkındalık oluşturmak ve iyi uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla Engelsiz Üniversite Ödülleri takdim ediliyor. Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından olan üniversitemizde de bu kapsamda engelsiz ve erişilebilir bir kampüs ekosistemi oluşturma hedefi ile önemli düzenlemeler yapıldı, bu projeleri sürdürülebilir hale getirmek için gerekli çalışmalara devam ediyoruz. Bir yandan engelli öğrencilerimizin engel durumlarına göre önemler alırken diğer yandan da engelli öğrencilerin eğitim öğretim, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağlıyoruz. Tüm akademik ve idari birimlerimizin altyapılarını ve donanımlarını da bu yönde düzenliyoruz. Her bir öğrencimizin eğitim öğretim süreçlerine tam, etkin ve eşit katılımını sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz Engelli ve özel gereksinimli bireylerin hayatını kolaylaştırmak, eğitim, sosyal ve kültürel alanlarda destek sağlamak hepimizin sorumluluğu olduğunu biliyoruz" diye konuştu.



"Engelli bireyler için fiziki ve teknik olanaklarımızı sürekli geliştiriyoruz"


YÖK’ün üniversiteler arası yaptığı bu değerlendirme ve ödüllendirme sisteminin tüm paydaşlarda farkındalığın artırması bakımından çok önemli olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Üniversitemiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da YÖK Engelsiz Üniversite Ödüllerinde ilk sıralarda yer aldı. 2020 yılından bu yana toplam 51 bayrak ve program nişanı alan üniversitemiz, 2025 yılında da engelsiz üniversite vizyonundaki kararlılığını sürdürerek ‘Sosyokültürel Faaliyetlerde Erişim’ kategorisinde 4 Mavi Bayrak, ‘Eğitimde Erişim’ kategorisinde ise 3 Yeşil Bayrak alma başarısı gösterdi. Yükseköğretim Kurulu’nda düzenlenen törene Engelsiz Ege Koordinatörümüz Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe ve İletişim Fakültesi öğrencimiz Ertuğrul Yavuz Taş ile birlikte katıldık. Üniversitemizin ödüllerini YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’dan aldık. Özel gereksinimli öğrencilerimiz için fiziki altyapı ve teknik donanım olanaklarını sürekli geliştirerek; eğitim, araştırma, sportif ve kültürel alanlarda engelsiz bir üniversite yaşamı sunuyoruz. Başta ana yerleşkemiz olmak üzere tüm birimlerimizde engelli öğrencilerimizin tek başlarına, yardım almadan hareket etmeleri için gereken düzenlemeleri yaygınlaştırarak geliştirmeye devam ediyoruz. Ödüle layık görülen birimlerimizi tebrik ediyor, çok önemli ve anlamlı gördüğüm bu sürece emek veren tüm mensuplarımızı gönülden tebrik ediyorum" dedi.


Ödül töreninin ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar programa katılan engelli bireylerle tek tek ilgilendi, onlarla sohbet etti ve fotoğraf çektirdi.


Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ertuğrul Yavuz Taş, "Engelsiz Üniversite" uygulamalarının üniversitelerde erişilebilirlik konusunda güçlü bir farkındalık oluşturduğunu belirterek, üniversitelerde engelsiz öğrenci birimlerinin yaygınlaşmasının bu alandaki kurumsal dönüşümün somut göstergesi olduğunu söyledi.



YÖK’ten Ege Üniversitesine "Engelsiz Üniversite" ödülü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Devlet desteğiyle işini büyüten işletmeler incelendi Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi kapsamında Aydın’da 30 baş Angus düve desteği alan işletme denetlenirken, küçükbaşlara yönelik destek projesinin de başvurularının Nisan ayında başlayacağı duyuruldu. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve yerli üreticinin güçlendirilmesi amacıyla yürütülen "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" kapsamında Aydın’da destek almaya hak kazanan işletmeye ziyaret gerçekleştirildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, proje çerçevesinde 30 baş gebe etçi ırk Angus düve almaya hak kazanan üreticiye ait işletmede incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyarette, üreticinin başvuru süreci, hayvanların Iğdır Kazım Karabekir Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nden (TİGEM) işletmeye nakil süreci ve işletmenin mevcut kapasitesi hakkında bilgi alındı. Proje kapsamında sağlanan destekle birlikte hem etçi ırk hayvan varlığının artırılması hem de kırsalda sürdürülebilir hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflenirken, devlet destekli projelerle üreticinin yanında olmaya devam edileceği vurgulandı. Öte yandan 2026 yılı "Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi" başvurularının henüz başlamadığı bildiren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" başvurularının ise Nisan ayı içerisinde alınacağı kaydedildi.
Sivas Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Konya Ramazan’da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere ‘dikkat ve sabır’ konusunda uyarılarda bulundu. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan’dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi. "Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir" İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu. "Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.