Yerel Haberler
İzmir
Bayındır’da eğitim için ortak adım 09 Nisan 2026 Perşembe - 12:09:33 Bayındır’da eğitime yönelik iş birliğini güçlendirmek ve mevcut eğitim çalışmalarını daha ileriye taşımak amacıyla önemli bir istişare toplantısı düzenlendi. Eğitime Destek Platformu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen toplantı, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarını aynı masa etrafında buluşturdu. Spor salonunda düzenlenen toplantıya Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Eğitime Destek Platformu İzmir İl Başkanı Gökhan Temur, ilçede faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, eğitim gönüllüleri ve ilgili kurum yetkilileri katıldı. Toplantıda, Bayındır genelinde eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik mevcut durum değerlendirilirken, özellikle dezavantajlı öğrencilerin desteklenmesi, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi ve sosyal-kültürel projelerin yaygınlaştırılması gibi başlıklar ön plana çıktı. Katılımcılar, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması adına yapılabilecek somut çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca, kurumlar arası koordinasyonun artırılması, gönüllülük esaslı projelerin çoğaltılması ve öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal gelişimlerinin de desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, burs imkanları, etüt programları, rehberlik destekleri ve çeşitli eğitim projelerinin hayata geçirilmesi konusunda öneriler sunuldu. Toplantı sonrası Bayındır Kaymakamı Murat Mete, Eğitime Destek Platformu İzmir İl Başkanı Gökhan Temur ve diğer katılımcılar, spor salonu bahçesinde çocuklarla birlikte fidan diktiler.
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:04 Kısa bir egzersizle sarkmayı önlemek mümkün Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gültekin Koçun, kadınların korkulu rüyası olan rahim sarkmasının önlenebileceğini vurgulayarak, pelvik tabanı güçlendiren egzersizlerin korunmada kritik rol oynadığını ifade etti. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Günde yalnızca 5 dakika ayrılarak yapılacak Kegel egzersizleri sarkma riskini azaltabilir. Ayrıca düzenli egzersiz ve doğru yaşam alışkanlıklarıyla süreç kontrol altına alınabilir" dedi. Rahim sarkması, kadınların özellikle ilerleyen yaşlarda karşılaştığı ancak çoğu zaman dile getirmekte zorlandığı önemli sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Günlük yaşamı, sosyal hayatı ve organ fonksiyonlarını etkileyebilen bu durum, erken dönemde fark edildiğinde ameliyatsız yöntemlerle dahi yönetilebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının temelinde pelvik taban kasları ve bağ dokuların zayıflamasının yattığını belirterek, "Rahim sarkması (uterus prolapsusu), rahmi yerinde tutan kasların ve bağ dokuların zayıflaması sonucu rahmin vajina içine ya da dışına doğru kayması durumudur. Bu tablo çoğunlukla pelvik taban dediğimiz destek yapının hasar görmesiyle ortaya çıkar. Özellikle çok sayıda ve zor vajinal doğumlar, menopoz sonrası östrojen azalması, kronik kabızlık, ağır yük kaldırma, kronik öksürük ve obezite gibi faktörler pelvik dokular üzerinde sürekli baskı oluşturarak sarkmaya zemin hazırlar" diye konuştu. 50 yaş sonrası çok sık görülüyor Rahim sarkmasının her yaşta görülebileceğini ancak özellikle menopoz sonrası dönemde belirgin şekilde arttığını ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, "Rahim sarkması özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda daha sık görülür. En yoğun görüldüğü dönem 50-60 yaş aralığıdır. Klinik verilere göre 60 yaşın üzerindeki her üç kadından birinde farklı derecelerde sarkma görülebilir. Menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması, pelvik taban dokularının zayıflamasına neden olur ve risk belirgin şekilde artar. Bununla birlikte çok sayıda doğum yapmış ya da bağ dokusu zayıf olan kadınlarda daha genç yaşlarda da görülebilir" dedi. Her rahim sarkmasının ameliyat gerektirmediğinin altını çizen Op. Dr. Gültekin Koçun, tedavi kararının hastaya özel verilmesi gerektiğini belirterek, "Tedavi planı sarkmanın derecesine ve hastanın yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğine göre şekillenir. Özellikle erken ve orta evrelerde ameliyatsız yöntemlerle oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilir" ifadelerini kullandı. Cerrahi hangi durumlarda kaçınılmaz olur İleri evre sarkmalarda cerrahinin ön plana çıktığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, sözlerine şöyle devam etti: "Rahmin vajina dışına çıktığı ileri evre sarkmalarda, şiddetli idrar ve bağırsak problemleri geliştiğinde, vajinal yaralar ve enfeksiyonlar oluştuğunda ya da hastanın yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulduğunda cerrahi kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca ameliyatsız yöntemlerden fayda görmeyen hastalarda da cerrahi planlanmaktadır. Günümüzde rahim sarkması ameliyatları büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemlerde karın bölgesine büyük kesi yapılmaz. Küçük kesilerden girilerek rahim asma işlemi gerçekleştirilir. Bu yöntemler sayesinde hastalar daha az ağrı hisseder, kan kaybı minimum olur ve genellikle kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler. Ameliyat sonrası iyileşme süreci genellikle 4 ila 6 hafta sürmektedir. Ameliyat sonrası ilk günlerde erken mobilizasyon çok önemlidir. Evde dinlenme sürecinde hafif ağrılar normaldir ve kontrol altına alınabilir. Ancak ilk 6 hafta ağır kaldırmamak, cinsel ilişkiden kaçınmak, kabız kalmamak ve enfeksiyon riskine karşı dikkatli olmak gerekir. Bu kurallara uyum, ameliyatın başarısını doğrudan etkiler." Tekrarlama riski yaşam tarzıyla ilişkili Rahim sarkmasının cerrahi sonrası tekrar edebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Gültekin Koçun, "Bilimsel veriler, ameliyat sonrası hastaların yaklaşık yüzde 10 ile yüzde 30’unda ilerleyen yıllarda yeniden sarkma gelişebileceğini göstermektedir. Bu noktada en önemli faktör hastanın yaşam tarzıdır. Ağır kaldırmak, kronik kabızlık, fazla kilo ve sigara kullanımına bağlı öksürük gibi durumlar pelvik tabana yük bindirerek sarkmanın tekrarına neden olabilir. Ayrıca bağ dokusunun genetik olarak zayıf olması ve menopoz sonrası hormonal değişimler de riski artırır" diye konuştu. Güçlü kas, düşük basınç ile korunmak mümkün Ameliyatsız tedavi seçeneklerinin özellikle başlangıç ve orta evrelerde etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gültekin Koçun, rahim sarkmasının tamamen önlenemese de büyük ölçüde engellenebileceğini de kaydetti. Op. Dr. Gültekin Koçun, "Düzenli pelvik taban egzersizleri yapmak, ideal kiloyu korumak, kabızlığı önlemek ve ağır kaldırmaktan kaçınmak en önemli koruyucu adımlardır. Sigaranın bırakılması ve kronik öksürüğün tedavi edilmesi de pelvik taban sağlığı açısından kritiktir. Menopoz döneminde uygun hastalarda lokal östrojen tedavileri dokuların gücünü korumaya yardımcı olabilir. Özetle; güçlü kas yapısı ve düşük karın içi basıncı sağlandığında sarkma riski önemli ölçüde azaltılabilir" dedi. Op. Dr. Gültekin Koçun, pelvik taban kas egzersizleri yani Kegel egzersizlerinin, rahim sarkmasını önlemede en temel ve etkili yöntem olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kegel egzersizi, pelvik taban kaslarını doğru şekilde çalıştırmaya dayanmaktadır. Bu kaslar, idrar yaparken akışı durdurmaya yarayan kaslardır. Egzersiz sırasında bu kaslar sıkılır, 3-5 saniye boyunca tutulur ve ardından gevşetilir. Bu hareket gün içinde düzenli aralıklarla tekrarlanmalı ve zamanla alışkanlık haline getirilmelidir. Düzenli uygulandığında pelvik tabanı güçlendirerek rahmi destekleyen yapıyı korur, sarkmanın ilerlemesini yavaşlatabilir ve idrar kaçırma gibi şikayetlerin azalmasına katkı sağlar. Bunun yanı sıra vajinal pesser dediğimiz destek halkaları rahmi mekanik olarak yukarıda tutar ve ameliyata güçlü bir alternatif oluşturabilir. Pelvik taban fizyoterapisi, biofeedback ve elektriksel stimülasyon gibi yöntemler de kasların güçlenmesine katkı sağlar."
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:40 İzmir kooperatif soruşturması: CHP Ankara İl Başkanı Erkol gözaltında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir’deki kooperatif soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Erkol, Ankara’daki işlemlerin ardından İzmir’e sevk edilecek. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON A.Ş. üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan soruşturmalar kapsamında; İZBETON A.Ş üzerinden İzmir Gaziemir İlçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında S.S. İş insanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat teminine ilişkin olarak Zimmet, Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Denetim Görevinin İhmali suçlarından soruşturma yürütüldü. Kooperatif yeni yönetim kurulunun şikâyet dilekçesi, mağdurların beyanı ve bilirkişi raporları doğrultusunda, suç tarihlerinde İZBETON A.Ş. yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bugün düzenlenen operasyonda, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Erkol’un da bulunduğu 10 şüpheliden 9’u yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanamayan şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi. CHP Ankara İl Başkanı Erkol, Ankara’daki işlemlerin ardından İzmir’e sevk edilecek. Ümit Erkol’un operasyonla bağlantısı Edinilen bilgiye göre, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, soruşturma konusu S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi’nde 16 Ocak 2022 – 28 Haziran 2024 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Bu itibarla Erkol’un, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tunç Soyer, İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, Serdar Deniz, Pakize Kavak ve Emre Pınar Kılıç gibi isimlerle birlikte, kooperatif ve inşaat sürecinde alınan kararlarda yer aldığı değerlendiriliyor. Kooperatif yapılanması içinde yönetim kurulu üyesi sıfatıyla öne çıkan isimlerden Erkol’un dosyadaki rolü şöyle özetleniyor: 1. Kooperatifin zarara uğratıldığı iddia edilen yönetim yapısı içinde yer alması Dosyada, Ümit Erkol’un Serdar Deniz, Pakize Kavak ve Emre Pınar Kılıç ile birlikte, kooperatifi zarara uğratan işlemlerde görev alan yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğu ifade edilmektedir. 2. Yüklenici ve ihale sürecindeki bağlantılar: Soruşturma kapsamında sözde alınan ihale tekliflerinden birinin, Ümit Erkol’un oğlu Fırat Erkol’a ait ARES firmasından alındığı belirtilmektedir. Bu durum, teklif sürecinin serbest rekabet yerine bağlantılı şirketler üzerinden yürütüldüğünü gösteren bulgulardan biridir. 3. Mali kayıtlardaki açıklanamayan farkların oluştuğu dönemlerde görev yapması Mali bilirkişi raporuna göre: • 2022 yılında oluştuğu belirtilen 178.535,19 TL’lik farkın bulunduğu dönemde yönetim kurulu üyesidir. • 2023 yılında tespit edilen 14.128.424,19 TL’lik farkın bulunduğu dönemde yine yönetim kurulu üyesidir. • 2024 yılında tespit edilen 14.178.459,92 TL’lik farkın bulunduğu süreçte de adı yönetim kurulu üyeleri arasında geçmektedir. 4. Belgesiz kasa çıkışı tespit edilen dönemde yönetimde bulunması Bilirkişi raporunda 31 Aralık 2023 tarihinde kasa hesabından yapılan ve belgeye bağlanamayan nakit çıkışı yönünden de Ümit Erkol’un yönetim kurulu üyesi olarak sorumlu olduğu belirtilmektedir. Özetle, soruşturmaya göre Ümit Erkol’un rolü; kooperatif yönetiminde aktif görev alan, ihale/teklif süreçlerinde bağlantı iddialarıyla anılan ve mali usulsüzlük şüphesi bulunan dönemlerin tamamına yakınında yönetim sorumluluğu taşıyan isimlerden biri olmasıdır. En dikkat çekici nokta ise, oğluna ait olduğu belirtilen şirketin teklif veren firmalar arasında yer almasıdır.
İzmir’de 1 milyar lirayı aşan yatırımla 20 yeni okul eğitime açıldı
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:10 İzmir’de 1 milyar lirayı aşan yatırımla 20 yeni okul eğitime açıldı İzmir’de Karabağlar, Konak ve Bornova ilçelerinde yapımı tamamlanan 20 yeni eğitim yuvası, düzenlenen toplu törenle öğrencilerin hizmetine sunuldu. Toplu açılış törenine Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit de katıldı. Bornova Tevfik İleri Ortaokulunda gerçekleştirilen törene geniş bir protokol katılımı sağlandı. Programa İzmir Valisi Süleyman Elban, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan ile Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu katıldı. Tören alanında ayrıca AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, milletvekilleri Yaşar Kırkpınar, Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner ve Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan da yer aldı. Eğitime 1 milyar liralık dev yatırım Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Bornova, Konak ve Karabağlar’ın geleceği için toplandıklarını belirtti. İzmir’in dört bir yanında yükselen somut yatırımlar gördüklerini söyleyen İnan, "Bugün yine aynı kadroyla İzmir’de okul açılışı yapmak bize nasip oldu. 2023 yılında sizlerin oyuyla TBMM’ye vekil olarak gönderildik. O günden bugüne attığımız her adımda aklımızda her zaman öğrenci kardeşlerimiz var. Hemşerilerimiz bize güvendi biz de güveni boşa çıkarmamak için çalıştık. Rakamlar bazen tek başına her şeyi anlatır. Bu 20 okulun toplam bedeli 1 milyar 178 milyon lirayı aştı. Şu anda 59 okulun yapımı da devam ediyor. 53 okul ise ihale aşamasında" dedi. "Sınıf mevcutlarını 24 öğrenciye düşürdük" Yatırımların üç yıl içerisinde gerçekleştirildiğini ifade eden İnan, "Sizler çocuklarınızı bize emanet ediyorsunuz. Bu mahallenin evlatları modern bir eğitim alsın diye kolları sıvadık çalışıyoruz. Sınıf mevcutlarını 24 öğrenciye kadar düşürdük. Hükümetimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da aslan payını eğitime ayırdı. Bu büyük değişim kendiliğinden olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Cehalete karşı bir meydan okuma var" Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ise okulların cehalete karşı bir meydan okuma olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Burada bir ruh var. Burada bir meydan okuma var. Burada cehalete karşı bir meydan okuma var. Karanlığa ve ön yargıya karşı bir meydan okuma var. İlmin, aklın, hikmetin ve irfanın meydan okuması var burada. Neye karşı? Karanlığa ve cehalete karşı. Niçin? Daha güçlü, daha aydınlık, daha müreffeh, daha adil bir dünya için. Tabii ki yapay zeka var. Teknoloji var. Gelişmişlik var yaşadığımız dünyada. Bilgi var. Ama ne gerek? Vicdan gerek. Merhamet ve hikmet gerek" şeklinde konuştu. "Bu aydınlık yürüyüşü birlikte devam ettireceğiz" Okuyan, yazan ve sorgulayan cesaretli nesillerin bu okullardan yetişeceğine inandığını belirten Kasapoğlu, "Bu dünya için gerekli vicdanı, dik duruşu ve özveriyi onlar büyüterek yola devam edecekler. Bizler de inşallah önümüzdeki süreci Cumhurbaşkanımızın destekleriyle el ele vererek sürdüreceğiz. Daha güçlü bir şekilde İzmir’imiz için bu aydınlık yürüyüşü birlikte devam ettireceğiz. Burada büyük bir emek ve alın teri var. Tüm gençlerimiz, fedakar öğretmenlerimiz ve güzel İzmir için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Sınıf başına düşen öğrenci sayısı 20’lere düşecek" İzmir Valisi Süleyman Elban, son dönemde kente yapılan eğitim yatırımlarına dikkat çekti. Eğitim altyapısındaki eksiklerin hızla giderildiğini kaydeden Elban, "Son dönemde ilimizde yapılan eğitim yatırımlarıyla birlikte eylül-ekim ayına girdiğimizde sınıf başına düşen öğrenci sayısı 20’lere düşecek. Türkiye’de ortalaması iyi olan illerden birisi olacağız. Yeni eğitim öğretim yılında çok acil bir ihtiyacımız kalmayacak. Tematik, konu bazlı ve düzenleyici okul çalışmaları yapacağız. Eğitimle ilgili altyapı konusunda ciddi bir sorunumuz kalmayacak" dedi. "Yaklaşık 80 okulumuz daha var" İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, okula adı verilen Tevfik İleri’nin eğitim camiası ve Türkiye Cumhuriyeti için çok kıymetli olduğunu aktardı. Üç ilçeye 20 okul kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Yahşi, "Bu 20 okul dışında yaklaşık 80 okulumuz daha var. Onları da inşallah İzmir’imizin hizmetine açacağız. İzmir mesleki eğitimde de karşılık buluyor. İyi bir skalaya oturduk. Okullarımızın hızlıca açılmasında bizlere katkı verenlere teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:53 Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, kronik ağrı tedavisinde kullanılan ağrı pilinin omurilikteki ilgili sinir bölgesine Doç. Dr. Edip Gönüllü’nün geliştirdiği yeni bir yöntemle yerleştirilmesi, canlı ameliyat eşliğinde uygulamalı olarak gösterildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30 Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3 bin 38 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, bin 800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. Tüm paydaşlar katıldı Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Sahada incelemeler yapıldı Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. Özgener: "Katılımcıların ilgisi önemli bir gösterge" Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, "Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, oda ve borsa başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu. Çakan: "Yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı artırdı" Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, "Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak" dedi.
Ak Partili Saygılı’dan ’Tarihi Un Fabrikası’ açıklaması: "CHP yalan siyasetiyle İzmir’i kandırıyor"
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:30 Ak Partili Saygılı’dan ’Tarihi Un Fabrikası’ açıklaması: "CHP yalan siyasetiyle İzmir’i kandırıyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, ’Tarihi Un Fabrikası’ üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek, CHP’nin kamuoyunu yanıltan söylemlerle gerçekleri çarpıttığını savundu. Saygılı, söz konusu taşınmazın hukuk çerçevesinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildiğini belirtti. Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada, CHP’nin 1926 tarihli bir kararnameyi öne sürerek kamuoyunu yanılttığını, ancak asıl belirleyici olanın Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla 1936 yılında yürürlüğe giren kanun olduğunu vurguladı. Bu düzenleme ile vakıf mallarının mazbut statüye alınarak devlet güvencesine kavuşturulduğunu hatırlatan Saygılı, 2008 yılında yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile de vakıf kökenli taşınmazların belediyeye geçmiş olsa dahi mazbut vakfa devredilmesinin zorunlu kılındığını ifade etti. "Projenin büyük kısmını İzmir Kalkınma Ajansı karşıladı" Tarihi binanın Meslek Fabrikası olarak hizmete açılma sürecine değinen Saygılı, projenin 2015 yılında başlayıp 2017 yılında tamamlandığını kaydetti. Toplam 3,1 milyon TL maliyeti olan projenin 2,3 milyon TL’sinin İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından karşılandığını dile getiren Saygılı, belediyenin ödediği cüzi bedeller üzerinden bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve taşınmazın uzun yıllardır belediye tarafından kullanıldığı imajının verilmek istendiğini aktardı. "Mahkeme kararları tescili onayladı" Konuyla ilgili yargı süreçlerinin tamamlandığını ve beş ayrı yargı kararının İzmir Büyükşehir Belediyesini haksız bulduğunu belirten Saygılı, İzmir 5. İdare Mahkemesi ile İzmir 26. ve 11. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kararlarının hakikat duvarına çarptığını söyledi. Mahkemelerin belediyenin işgalci olduğuna hükmettiğini ve tahliye kararının hukuka uygun olduğunu kesinleştirdiğini ifade eden Saygılı, istinaf mercilerinin de bu kararları onadığını dile getirdi. "İzmir’in asli sorunlarına odaklanın" İzmir Büyükşehir Belediyesinin ve CHP kadrolarının kentin gerçek sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini ifade eden Saygılı, sokaklardaki çöp sorununa, trafik kaosuna ve su kayıp-kaçak oranlarına dikkat çekti. İzmir’in her yağmurda sele teslim olduğunu ve kentsel dönüşüm çalışmalarının kooperatif skandallarıyla durma noktasına geldiğini savunan Saygılı, belediye yönetiminin hukuksuzluk peşinde koşmak yerine İzmir’e hizmet etmeye odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Menemenli oyuncular sahnede yıldızlaştı
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:24 Menemenli oyuncular sahnede yıldızlaştı Menemen Belediye Tiyatrosu, Dünya Tiyatrolar Günü’nü sahnede kutladı. "Yaşadığım Kadarı da Güzeldi" isimli oyunu sergileyen oyuncular, başarılı performanslarıyla büyük alkış aldı. Oyunun sonunda oyuncularla birlikte pasta kesen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Aylarca verilen emeği, sahnede taçlandıran ekibimizle gurur duyuyorum. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz" dedi. 28 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, Menemen’de sanat dolu bir geceyle kutlandı. Menemen Kültür Merkezi’nde Menemen Belediye Tiyatrosu oyuncuları tarafından "Yaşadığım Kadarı da Güzeldi" isimli tek perdelik oyun sergilendi. Haydar Can Öksüz’ün yazıp yönettiği ve oynadığı oyunda Alptuğ Ercan, Tuncay Çetin, Sude Selyan, Zeliha Lena Batur, Simay Ay, Efe Uysal, Zeynep Aydemir, Eylül İklim Yalçıntaş ve Mehmet Baran Akgül de oyuncu kadrosunda yer aldı. Ses, ışık ve teknikte Şevket Töre ile Gamze İnciler’in görev aldığı oyunun reji asistanlarıysa Ayşegül Çelik ve İrem Ülker oldu. Yer yer kahkahaların yükseldiği oyunun sonunda, ekip üyeleri salonu dolduran Menemenlilerden büyük alkış aldı. "Sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız" Oyunu eşi Filiz Pehlivan ile birlikte izleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Sanata destek verirken Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü kendimize rehber ediniyoruz. Bu bakımdan sanatın ve sanatçının yanında olmaktan onur duyarız. Tiyatrodan müziğe kadar tüm kurslarımızı tamamen ücretsiz olarak hemşehrilerimize sunuyoruz. Sanatın en özel dallarından olan Tiyatro, insanın kendini bulduğu, hayatı yeniden anlamlandırdığı çok güçlü bir alandır. Bu güzel çalışmanın ortaya çıkmasında emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma, yönetmenimize, oyuncularımıza, rejimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Aylarca süren hazırlık, özveri, disiplin ve inanç İşte bütün bunlar bu akşamı anlamlı kılan en büyük değerdir. Sizler, Menemen’de sanatın yaşadığını, üretildiğini ve büyüdüğünü gösteriyorsunuz. Hepinizle gurur duyuyoruz. Sanatı yaşatan ve büyüten bir Menemen için çalışıyoruz. Bu vesileyle Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutluyorum" dedi. Oyunun sonundaysa Dünya Tiyatrolar Günü, sahnede kutlandı. Başkan Aydın Pehlivan, eşi Filiz Pehlivan ve oyuncularla birlikte hazırlanan pastayı kesti.
Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak ILDSA tarafından ödüllendirildi
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:08 Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak ILDSA tarafından ödüllendirildi İzmirli milli yüzücü Bengisu Avcı, Ocean’s 7’yi tamamlayan ilk Türk olarak Irish Long Distance Swimming Assocation (ILDSA) tarafından ödüllendirildi. Milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okuması Ocean’s 7’yi bitiren ilk ve tek Türk ünvanıyla ILDSA tarafından ödüllendirildi. İrlanda-Killaloe’de ödülünü alan Bengisu Avcı, bir Türk sporcu olarak böylelikle dünya yüzme tarihine geçti. 19 Temmuz 2025’deki 10 saat 48 saniyelik Kuzey Kanalı geçişiyle yılın performansına da aday olan İzmirli yüzücünün, dünyada bu kanalı geçen 71. kadın sporcu olduğu açıklanıp sertifikası verildi. 2018’den 2025’e kadar sürdü Ocean’s 7 serisindeki ilk geçişini 2018 yılında ikonik Manş Denizi’nde yapan Bengisu Avcı, 2022’de Catalina Kanalı, 2023’de Cebelitarık Boğazı, 2024’de Cook Boğazı ve Molokai Kanalı, 2025’de ise Kuzey Kanalı ve Tsugaru Boğazı’nı başarıyla geçti. 2008’den bu yana binlerce yüzücünün denediği ancak bugüne kadar sadece 42’sinin başarabildiği Ocean’s 7’de Bengisu Avcı, ilk ve tek Türk olarak tarihe geçti. En hızlı oldu Manş Denizi’ni en hızlı geçen Türk kadın, Catalina Kanalı ve Cook Boğazı’nı geçen ilk Türk kadın, Molokai Kanalı’nı en hızlı geçen Avrupalı kadın, Kuzey Kanalı’nı en hızlı geçen Türk, Tsugaru Kanalı’nı en hızlı geçen Türk kadın ünvanlarını alan başarılı yüzücü, Manş Denizi-Catalina Kanalı ve Manhattan Adası geçişiyle dünyada Triple Crown kazanan ilk Türk kadın yüzücü de olmayı başardı.
Görme sağlığının geleceği İzmir’de konuşuldu
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:53 Görme sağlığının geleceği İzmir’de konuşuldu İzmir’de düzenlenen Optic World Fuarı’nda uzmanlar, özellikle çocuklarda hızla artan miyopi vakalarına dikkat çekerek erken teşhis, düzenli muayene ve yeni nesil optik çözümlerin önemini vurguladı. Ayrıca miyopinin küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunun altı çizildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 27-29 Mart tarihlerinde İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen Optic World İzmir-3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, ticari kimliğinin yanı sına sektör profesyonellerini ve akademisyenleri bir araya getiren söyleşilerle de ilgi gördü. Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen oturumlarda, özellikle çocuklarda ve gençlerde giderek artan miyopi vakalarına dikkat çekildi. Miyopinin yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulanırken, günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unu etkileyen ve 2050 yılına kadar yüzde 50’sini etkilemesi öngörülen bu sorunda erken teşhisin ve düzenli göz muayenesinin önemi vurgulandı. "İçinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiriyor" Programın açılış konuşmasını yapan İzmir Ekonomi Üniversitesi Optisyenlik Programı Öğretim Üyesi ve İzmir Optisyen ve Gözlükçüler Odası (İZOGO) Eğitim Komisyonu Başkanı Dr. Hasan Durmuş, "Optic Fuarı ilk düzenlendiğinde temel hedefimiz sektör paydaşlarını bir araya getirmekti. Bugün ise bu yapıyı daha da genişleterek eğitimcileri, üreticileri ve üniversiteleri aynı çatı altında buluşturuyoruz" dedi. İzmir Gözlükçüler Odası Eğitim Komisyonu ile birlikte dünyadaki gelişmelere ve yeniliklere uyum sağlayabilecek başlıkları programa dahil ettiklerini belirten Durmuş, yapay zekanın çağın dönüşümünde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Durmuş, "Tıpkı matbaanın icadı gibi, yapay zeka da içinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiren bir kırılma noktası. Optik sektörü de bu dönüşümden etkileniyor. Bu nedenle dijital ölçümleme teknolojilerinden miyopinin küresel ölçekteki durumuna ve ekonomik etkilerine, optisyenlik sektöründe ön muhasebe süreçlerinden ülkemizde görme sağlığı alanında yapılan iyileştirmelere kadar pek çok başlığı akademik programımız kapsamına aldık" diye konuştu. Erken teşhisin önemi anlatıldı Miyopi ve bir çocuğun henüz miyop olmadığı ancak göz yapısının miyopiye dönüşme riskinin yüksek olduğu erken dönem olan premiyopi konusunun ele alındığı ilk oturum, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Özel Galen Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Oya Dönmez tarafından gerçekleştirildi. Dönmez, "Miyopi, günümüzde yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte hızla artan ve toplum sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu. Özellikle çocukluk çağında başlayan miyopinin görülme sıklığı, her geçen yıl artıyor. Uzun süreli yakın mesafe çalışmaları, dijital ekran kullanımının artışı ve açık havada geçirilen sürenin azalması, miyopinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Erken teşhisin kritik önem taşıdığını vurgulayan Dönmez, "Miyopi ne kadar erken yaşta başlarsa ilerleme riski o kadar artar. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri ile hastalığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Özel tasarımlı gözlük camları, miyopi kontrolüne yönelik kontakt lensler ve yaşam tarzı değişiklikleri ile miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Özellikle çocukların açık havada daha fazla zaman geçirmesi koruyucu bir etki sağlıyor" diye konuştu. Miyopinin tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlara da dikkat çeken Dönmez, "İlerleyen miyopi, retina hastalıkları ve ciddi görme kayıpları gibi komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum sağlık sistemleri üzerinde de ciddi bir ekonomik yük oluşturur" sözleriyle konunun küresel boyutuna dikkat çekti. Miyopi yönetiminde optik çözümler her geçen gün daha da gelişiyor Miyopi yönetiminde optik çözümlerin hızla geliştiğini belirten Hoya Vision Care Satış Geliştirme Müdürü Begüm Çankırlı, özellikle çocuklarda miyopi ilerlemesini yavaşlatmak için geliştirilen DIMS teknolojisinin bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Çankırlı, merkezi net görüşü korurken çevresel defokus oluşturarak göz uzamasını kontrol etmeyi hedefleyen bu tasarımın, miyosmart camlarla yapılan klinik çalışmalarda miyopi ilerlemesini anlamlı ölçüde yavaşlattığını vurguladı. Çankırlı, günümüzde yalnızca görme kusurunu düzeltmenin değil, miyopiyi yönetmenin de optik sektörünün temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. "2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor" "Miyopi Yönetiminde Kullanılan Kontak Lensler" konulu oturumda konuşan Johnson & Johnson Vision Care Acuvue’den Fatih İbiş, "Miyopi yönetiminde kontakt lens teknolojileri son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi. Özellikle miyopi kontrolüne yönelik tasarlanan özel lensler, yalnızca görme düzeltmesi sağlamakla kalmayıp miyopinin ilerlemesini yavaşlatmaya da katkı sunuyor" dedi. Miyopinin küresel ölçekte artışına dikkat çeken İbiş, "Bugün geldiğimiz noktada, 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor. Bu tablo, miyopi yönetimini bireysel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp küresel bir sağlık önceliği haline getiriyor. Bu nedenle erken müdahale, doğru ürün seçimi ve düzenli takip süreçleri her zamankinden daha kritik bir rol oynuyor" ifadelerini kullandı. Program kapsamında ayrıca, optisyenler ile göz hekimleri arasındaki iş birliğinin önemi vurgulandı. Görme sağlığında sürdürülebilir başarı için multidisipliner yaklaşımın gerekliliği dile getirilirken, yeni nesil ölçüm teknolojileri ve kişiselleştirilmiş çözümler de sektörün geleceğine ışık tutan başlıklar arasında yer aldı.