Yerel Haberler
İzmir
13 Şubat 2026 Cuma - 10:57 Yağmur rekor kırıyor ama yeraltı beslenmiyor Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını, buna rağmen yeraltına yeterince etki edemediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor. Biz ise binlerce yıllık yeraltı sularını çekmeye devam ediyoruz" dedi. TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir’de yaşanan su krizinin kuraklıktan değil, yanlış kentleşme, denetimsizlik ve bilimden kopuk yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu’na yaptığı ziyarette konuşan Yaşar, körfez kirliliği, yeraltı suyu talanı ve yeraltı otopark projelerinin aynı yönetim sorununun parçaları olduğunu vurguladı. İzmir’de yağış miktarlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan Yaşar, buna rağmen yeraltı sularının beslenmediğine dikkat çekerek, "Yağmur yağıyor ama su toprağa girmiyor. Betonlaşma nedeniyle yağmur suları hızla denize akıyor" dedi. Körfez kirli, hesap veren yok İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve koku sorununun yıllardır çözülemediğini belirten Yaşar, sorunun teknik değil yönetimle ilgili olduğunu söyledi. Arıtma tesislerinin yeterince çalıştırılmadığını, sanayi tesisleri ve derelerin etkin biçimde denetlenmediğini dile getiren Yaşar, "Dron görüntüsü var, numune var ama sistematik yaptırım yok. Körfez böyle temizlenmez" ifadelerini kullandı. Kirlilikle mücadelede ceza yetkisi tartışmalarına da değinen Yaşar, bunun bir algı yönetimi olduğunu savundu. "Denetimi yap, ölçümü yap, veriyi açıkla. Ceza mekanizması zaten mevzuatta var. Sorun yetki değil, irade" dedi. Otopark ısrarına tepki: "Yeraltını bitirip altına beton atıyorlar" Yeraltı otoparkı ve tüp geçit projelerinin gündeme getirilmesini eleştiren Yaşar, İzmir’in mevcut altyapısının dahi tamamlanamadığını hatırlatarak, "Yollar yıllardır bitmiyor, altyapı çökmüş durumda. Yeraltı suları hızla tükenirken yeraltına yeni beton projeleri konuşuluyor. Bu şehircilik değil, risk üretmektir" diye konuştu. Tahtalı Barajı su seviyesi arttı ama tehlike geçmedi İzmir’in ana içme suyu kaynaklarından Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranlarının artmasının geçici bir rahatlama sağladığını ifade eden Yaşar, asıl sorunun yeraltı akiferlerinin hızla tükenmesi olduğunu vurguladı. "Barajlar dolabilir ama yeraltı suları geri gelmez. Tuzlanma ve çökme riski kapıda" uyarısında bulundu. "Sorun su değil, yönetim" Prof. Dr. Yaşar, İzmir’de yaşanan tablonun temelinde bilimin karar mekanizmalarından dışlanmasının yattığını belirterek, "Doğa bilimciler dinlenmiyor, veriler şeffaf değil. Bizde su sorunu yok, yönetim sorunu var" dedi. Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya ise yaptığı kısa açıklamada, "İzmir’in geleceği için su meselesi siyaset üstüdür. Bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmazsa bedelini kent öder" ifadelerini kullandı.
13 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Konaklı kadınlar için farkındalık noktaları oluşturuldu Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi işbirliğiyle Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı’na özel bir çalışmaya imza atıldı. Konak’ta 3 farklı noktada kadınlara ulaşan projeyle HPV aşısının önemine ve düzenli PAP smear testi yaptırmanın faydalarına dikkat çekildi. Rahim ağzı kanserine yönelik farkındalık oluşturmak ve bu hastalığa karşı mücadelenin yollarını anlatmak adına Medicana International İzmir Hastanesi ve Konak Belediyesi iş birliğinde kapsamlı bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. ‘Bugün Önlenebiliyorsa Bilim Sayesinde’ başlığıyla rahim ağzı kanserine dikkat çekmek amacıyla Konak Belediyesi’nin Güzelyalı Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Beştepeler Sosyal Tesisleri Semt Merkezi ve Toros Sosyal Tesisi’nde farkındalık alanları oluşturuldu. Sergide; rahim ağzı kanserinin erken teşhis edilerek önlem alınmasını sağlayan PAP smear testini geliştiren Mary Elizabeth H. Papanicolaou ve George Papanicolaou; araştırmalarıyla HPV-kanser ilişkisini ortaya çıkaran Nobel Ödüllü Harald zur Hausen; HPV aşısının geliştirilmesine katkı sunan Ian Frazer, Jian Zhou ve Alexander Meisels isimli bilim insanlarının temsili görselleriyle hastalığa karşı mesaj verildi. Rahim ağzı kanserine karşı oluşturulan farkındalık sergisine sosyal tesislerdeki kreşlere ve kurslara gelen kadınlar büyük ilgi gösterdi. Rahim ağzı kanseri nedir ve nasıl korunulur? Rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olup büyük oranda Human Papilloma Virüs (HPV) enfeksiyonu ile ilişkilidir. Çoğu zaman erken evrede belirti vermeden ilerleyebilen hastalık, düzenli tarama programları ve koruyucu önlemler sayesinde önlenebilir ya da erken dönemde tespit edilerek başarılı şekilde tedavi edilebilir. Erken yaşta cinsel aktivite, birden fazla partner, sigara kullanımı ve bağışıklık sisteminin zayıf olması risk faktörleri arasında yer alırken, HPV aşısı hastalığa karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. PAP smear testi ise rahim ağzı kanserinin erken tanısında kullanılan basit ve ağrısız bir tarama yöntemidir. Rahim ağzından alınan hücre örneklerinin laboratuvar ortamında incelenmesi esasına dayanır. Bu test sayesinde kanser öncüsü hücresel değişiklikler henüz kansere dönüşmeden tespit edilebilir ve gerekli tedavi süreci erken dönemde başlatılabilir. Uzmanlar, belirli yaş aralığındaki kadınların düzenli aralıklarla PAP smear testi yaptırmasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
İzmir’de rekor yağışlar barajlara can suyu oldu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:15 İzmir’de rekor yağışlar barajlara can suyu oldu İzmir’in en önemli içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı, ocak ayında düşen rekor yağışlarla birlikte 0,14’ten 9,61 seviyesine yükseldi. Daha önce suların çekilmesiyle atlar ve ineklerin otladığı havza yatağına derelerden su akışı başlarken, bölgedeki değişim dron ile havadan görüntülendi. İzmir’in ana su kaynağı Tahtalı Barajı, ana kolu olan Tahtalı Çayı ve Balaban Deresi ile birlikte havzadaki Künerlik, Dereköy, Akçaköy, Sürmeli ve Gölcükler gibi yan derelerden besleniyor. 2025 yılını şiddetli kuraklıkla geçiren baraj, 2026 yılının başında yüzde 0,14 seviyelerine kadar gerileyerek tarihinin en düşük "ölü hacim" noktasına ulaştı ve kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Ocak ayı yağışları ortalamayı yüzde 65 aştı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Ocak ayında İzmir’de etkili olan sağanak yağışlar barajlara nefes aldırdı. Ocak ayında metrekareye düşen 223,7 kilogram yağış ile uzun yıllar ortalaması olan 134,8 kilogramlık oran yüzde 65 oranında aşıldı ve son 88 yılın ortalamasının üzerine çıkıldı. Bugün itibarıyla Tahtalı Barajı dipten dönerek yüzde 9,61 seviyesine yükseldi. Kentteki diğer barajların doluluk oranları ise Balçova Barajı’nda yüzde 36.26, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda yüzde 36,33 Ürkmez Barajı’nda yüzde 28,95 ve Güzelhisar Barajı’nda yüzde 54,28 olarak ölçüldü. Gördes Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 4,88 seviyesinde kaldı. Baraj havzasındaki değişim dron ile görüntülendi Öte yandan, yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle suların çekildiği ve otlak alanına dönen baraj havzasındaki değişim dron ile havadan görüntülendi. Daha önce atlar ve ineklerin otladığı kurak topraklarda, son yağışlarla birlikte derelerden gelen suların baraj yatağına doğru aktığı görüldü.
Kanserle savaşı kazandı, umudu yüzlere taşıdı
04 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Kanserle savaşı kazandı, umudu yüzlere taşıdı İzmir’de 2023 yılında meme kanseri teşhisi almış ve bu süreçte en büyük motivasyonu makyaj yaparak bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, hem kendi yaşadıklarını anlattı hem de kansere karşı mücadele veren hastalara moral aşıladı. Medicana International İzmir Hastanesi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde hastalara moral olmak ve kansere karşı farkındalığın artmasını sağlamak amacıyla "Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar" başlıklı etkinlik düzenledi. Hikayesiyle kanser hastalarına güç veren ve kansere karşı savaşında en büyük motivasyonu makyaj yapmakta bulan makyaj sanatçısı Deniz Aksu, Medicana International İzmir Hastanesi’nde tedavi gören onkoloji hastalarıyla bir araya geldi. ‘Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar’ başlığıyla gerçekleştirilen yüz taşı ve glitter uygulamasına hastaların yanı sıra kadın ve erkek sağlık çalışanları da katıldı. Erkek sağlık çalışanları kollarına yüz taşı ve glitter uygulatırken, kadınlar da yüzlerine ve ellerine aynı uygulamayı yaptırarak, "Kansere karşı yanınızdayız" mesajı verdi. Kanserle Mücadele Duyguları Tanımakla Başlar etkinliği kanser hastalarından da tam not aldı. Bazı hastaların kemoterapi aldığı sırada dahil olduğu etkinlikte makyaj sanatçısı Deniz Aksu’nun hikayesini öğrenen hastalar mücadelenin önemini bir kere daha hatırladıklarını ifade etti. "Tek göğüsle yaşamak beni çok etkiledi" Meme kanseri teşhisini 2023 yılında alan 26 yaşındaki Deniz Aksu, etkinlik öncesi kanser sürecine dair konuştu. Meme kanseri teşhisi sonrası 5 ay kadar kemoterapi aldığını ve ardından 2 göğsünün de alınıp yerine meme protezi yerleştirildiğini belirten Deniz Aksu, "Göğsümdeki dikişler gördüğüm tedavilerden dolayı tam iyileşemedi. Radyoterapi sürecim de başlayınca dikişlerin iyileşmesi güçleşti. O nedenle bir ameliyat daha oldum ve bir göğsümdeki protezi çıkardılar. Uzunca süre tek göğüsle yaşamak durumda kalmıştım. Beni en çok etkileyen bu durum olmuştu. Ancak sonrasında yeniden protez takıldı ve şu anda rutin kontrollerle tedavim devam ediyor. Daha iyi bir süreçteyim" diye konuştu. "Kendimi dinlemeyi öğrendim" Hastalığından önce çok yoğun ve stresli bir çalışma hayatı içinde olduğunu dile getiren Deniz Aksu, sözlerine şöyle devam etti: "Özel bir firmada genel koordinatör olarak çalışıyordum. Kanser olduğumu öğrendikten sonra işimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu süreçte en çok kendimi dinleme ve ne istediğimi sorma imkanı elde ettim. Makyaja olan ilgim çok önceden de vardı ve bu nedenle sevdiğim işi yapmak istedim. Bunun için eğitim aldım ve tedavilerimin ardından sektöre profesyonel bir şekilde adım attım. Makyaj sevgim sayesinde kemoterapi ve radyoterapi sürecinde motivasyonumu kaybetmedim. Makyaj yapmak bana çok iyi geliyordu. Makyaj bana hep moral oldu. Bugün de burada kanser hastalarıyla bir araya geldim. Bu organizasyon beni 2023 yılındaki mücadeleme götürdü. Hastalarla yan yana gelince kendi yaşadıklarım aklıma geldi. Saçlarım, kirpiklerim yoktu. Ama yine de bugün yaptığım iş, bana umut olmuştu. Umarım burada yaptığımız etkinlik de hastalara iyi gelir ve daha pozitif bakabilirler."
Mimarlık ile yapay zeka ‘sergi’de buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:53 Mimarlık ile yapay zeka ‘sergi’de buluştu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri, insan zekası ve yapay zeka arasındaki etkileşimi ‘DAILOGUE’ adlı sergide anlattı. Yapay zekanın ürettiği bilgilerdeki boşlukların, insan müdahalesiyle doldurularak nasıl anlamlı bir bütüne dönüştürüldüğünü aktaran gençler, çalışmalarıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Doç. Dr. Lale Başarır’ın verdiği ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında oluşturulan sergi, 16 Şubat tarihine kadar kampüste ziyaret edilebilecek. İEÜ Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi ve doktora öğrencisi Beyza Cennet Batır ile Mimarlık Bölümü yüksek lisans öğrencisi Helin Eryılmaz’ın ileri düzey araştırmalarını da kapsayan sergi, mimarlıkta yapay zeka üzerine Türkiye’de gerçekleştirilen ilk çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. "Yapay zeka kullanımı hızla artıyor" İEÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lale Başarır, mimarlık alanındaki yapay zeka uygulamaları üzerine uzun süredir çalıştığını söyledi. Sergide, herhangi bir çalışmaya ilişkin yapay zekanın verdiği sonuçla, insan müdahalesinin ardından elde edilen son çıktı arasındaki farkın net şekilde ortaya konduğunu ifade eden Doç. Dr. Başarır, öğrencilerin bunu son derece başarılı bir şekilde sunduğunu belirtti. Mimarlıkta yapay zeka kullanımının da giderek arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Başarır, "Yapay zeka araçları geliştikçe, mimarlık ofisleri de bunları alıyor ve kullanıma sokuyor. Mimarlıktaki iş akışında belli adımlar var. Yapay zeka, bu adımları çok hızlandırıyor. Bu hızlanma, mimarlık ofislerinin daha verimli çalışmasını da sağlıyor. Şu an hala geçiş aşamasındayız ama kısa bir süre sonra, ‘Acaba mimar olarak 5 sene önceki görevleri yapıyor olacak mıyız ya da bizim de yapacağımız işin içeriği değişecek mi?’ sorularını sormaya başlayacağız. Dersimizde bunları sorguluyoruz" diye konuştu. "İnsan dokunuşu şart" Yapay zekanın hayatı kolaylaştırmasına rağmen birçok açıdan hâlâ eksik olduğunu belirten Doç. Dr. Başarır, "Yapay zekanın eksik kaldığını düşündüğüm ilk nokta, mimarlarda olan merak duygusu. İnsan merak ediyor ama yapay zeka henüz merak etmiyor. ‘Bunu kare şeklinde yaptık ama acaba yuvarlak yapsak nasıl olur?’ sorusunu sormuyor. Ayrıca yapay zeka, henüz empati de yapamıyor. Çünkü empati, insanı çok iyi tanımakla ve o yaşam biçimlerini anlamakla olabilecek bir şey. Yapay zeka, anlam yaratma konusunda da eksik kalıyor. Anlam, insan için çok önemli ve mimarlığın içinde de derinlemesine yer alan bir şey. Anlam yaratma kısmında, insanın becerisinin çok daha yüksek olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Derste münazara da yaptık" ‘Mimarlıkta Yapay Zeka’ dersi kapsamında daha önce bir münazara da yaptıklarını belirten Doç. Dr. Başarır, "Öğrencilerin kendi düşünceleri olmasa dahi bir fikri savunmalarını istedik. Onlar da bu çalışmadan çok keyif aldılar. Öğrencilerin, insanın zekasıyla kurduğu bu düzeni, kendinden daha üstün başka bir zekanın nasıl değiştirebileceği konusunu düşünmeleri, buna kendi meslekleri açısından kafa yormalarını amaçladık. Bu çalışma da öğrencilerimizin gelişmesine ve serginin şekillenmesine büyük katkı sağladı" diye konuştu.
Kamusal alanlara genç tasarımlar
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:48 Kamusal alanlara genç tasarımlar Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri, İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle kentin dört önemli kamusal alanı için sürdürülebilir ve yenilikçi kentsel ürünler tasarladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım ve Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ile Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü iş birliğinde yürütülen "Re-Value İzmir - Kamusal Alanlar için Kentsel Ürün Tasarımı" projesi tamamlandı. Proje, Avrupa’nın bilimsel araştırma ve yenilik projelerini destekleyen en büyük finansman programı olan Horizon Europe kapsamında geliştirildi ve Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (NTNU) koordinasyonundaki Re-Value girişimiyle ilişkili olarak yürütüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ortaklığıyla 2022 yılından bu yana sürdürülen Re-Value Projesi, gençlerle ve üniversitelerle iş birliği teması kapsamında, bu kez Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü öğrencileri ile buluştu. New European Bauhaus (NEB) ilkelerine dayanan çalışma; iklim nötrlüğü, sürdürülebilirlik ve kent estetiği odaklı yapıldı. Kentin geleceği için tasarım Proje hakkında bilgi veren Yaşar Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr.Öğr.Üyesi Sevi Merter "INDD 4407 Endüstriyel Tasarım Stüdyosu 5 dersi kapsamında 4. sınıf öğrencilerimiz, 8 haftalık projede veriye dayalı ve katılımcı bir yaklaşımla, kentin stratejik kamusal alanlarına yönelik tasarımlar geliştirmeyi hedeflediler. Gerçekleştirdikleri detaylı saha analizleri, anket, röportaj ve kullanıcı gözlemleriyle kentin güncel kamusal ihtiyaçlarını tespit ederek; oturma elemanlarından aydınlatmaya, atık yönetim birimlerinden yönlendirme sistemlerine kadar çeşitli kentsel donatı ürünleri tasarladılar. Projede, öğrencilere gerçek bir tasarım problemine veriye dayalı yöntemlerle çözüm üretme ve uluslararası Re-Value projesi vizyonuyla çalışma deneyimi kazandırıldı. İzmir de bu sayede kamusal alanların güncel ihtiyaçlarına yanıt veren ve kent belleğini yansıtan, üretimi kolay ve sürdürülebilir kentsel tasarım önerilerine kavuşmuş oldu. Bu önerilerin kentin geleceği için oldukça yüksek potansiyel taşıdığına inanıyoruz" dedi. Öğrenciler, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Ali Çetinkaya Bulvarı, Mustafa Enver Bey Caddesi ve Dominik Caddesi olmak üzere dört stratejik kamusal alanda saha çalışmaları yaparak, kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren kentsel donatı ve ürün tasarımları geliştirdi. Tasarımların sürdürülebilir, modüler, çok işlevli, üretim ve bakım açısından uygulanabilir; aynı zamanda kent belleğini ve yerel kimliği yansıtan nitelikte olması hedeflendi.
İzmir Büyükşehir, yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:42 İzmir Büyükşehir, yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı belediye hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırarak su kaynaklarını korumayı ve şebeke suyuna olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliği ve kuraklığın artırdığı su stresine karşı, belediyeye ait hizmet binalarında yağmur suyu hasadı uygulamalarını yaygınlaştırıyor. Çatı alanları uygun binalara kurulan 10, 5, 3 ve 1 tonluk depolama sistemleriyle toplanan yağmur suları; peyzaj sulaması, kent temizliği ve itfaiye araçlarında kullanılarak şebeke suyundan tasarruf edilmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında Celal Atik Spor Salonu, Kültürpark Tenis Kortu, HİM Binası ve Eşrefpaşa Hastanesi’nde yağmur suyu hasadı sistemleri kuruldu. Kültürpark hollerindeki çalışmalar ise devam ediyor. İlber Ortaylı Kütüphanesi, Toros İtfaiye, Yenişehir İtfaiye, Zeytinlik Hizmet Binası ile Atlas Pavyonu’nda da uygulamanın hayata geçirilmesi planlanıyor. "Su kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz" İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, yağmur suyu hasadının kuraklıkla mücadelede önemli bir araç olduğunu belirterek, çatı alanları uygun tüm belediye hizmet binalarında gerekli tesisat dönüşümlerinin yapıldığını söyledi. Beydağ, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ve ilgili birimlerle koordineli yürütülen çalışmada binaların çatı alanlarının tarandığını ve uygun noktalara depolama sistemlerinin kurulduğunu ifade etti. Yağmur mevsiminin sınırlı bir zaman dilimini kapsadığına dikkat çeken Beydağ, "Bu 3-4 aylık dönemi en verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz. Yağan yağmuru mümkün olduğunca depolayıp, hızlı şekilde kullanım alanlarına yönlendiriyoruz. Hedefimiz yağmur suyu hasadını tüm hizmet binalarına yaymak, su kaynaklarını daha verimli kullanmak ve kuraklığa karşı kenti daha dirençli hale getirmek" dedi. Hasat edilen su peyzaj ve hizmet araçlarında kullanılacak Proje kapsamında Kültürpark’a 10 tonluk depolar yerleştirildiğini belirten Yiğit Beydağ, depolanan yağmur sularının peyzaj sulaması ile kent temizliği ve itfaiye araçlarının temizliğinde kullanılacağını söyledi. Çalışmayla şebeke ve yeraltı suyu kullanımının azaltılmasının hedeflendiğini aktaran Beydağ, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) üzerinden bir haritalandırma altyapısının da hayata geçirildiğini belirtti. Bu sistem sayesinde ilgili birimler, yağmur suyu depolarının konumlarını, kapasitelerini ve kullanım alanlarını anlık olarak takip edebiliyor.
EGİAD Melekleri, yenilik ve girişimcilik ekosisteminin aktörleri ile buluştu
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:33 EGİAD Melekleri, yenilik ve girişimcilik ekosisteminin aktörleri ile buluştu Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) tarafından hazırlıkları sürdürülen "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir-Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı think tank raporu kapsamında, İzmir yenilik ve girişimcilik ekosisteminin önemli aktörlerini bir araya getiren ortak akıl toplantısı gerçekleştirildi. EGİAD merkezinde düzenlenen toplantıya İzmir’de faaliyet gösteren Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), TEKMER’ler ve girişimcilik merkezlerinin yöneticileri ile raporu hazırlayan akademisyenler ve EGİAD Melekleri Yatırım Ağı üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "EGİAD, 1990 yılında 47 vizyoner genç iş insanının birlikte üretme idealinden doğdu. Bugün 900’ü aşkın üyemizle, 3 bin 500’den fazla şirketi ve yaklaşık 150 bin kişilik istihdam gücünü temsil ediyoruz. Bu ölçek bize yalnızca temsil değil, sorumluluk da yüklüyor." EGİAD’ın klasik bir iş dünyası örgütlenmesinin ötesinde, veri üreten, politika geliştiren ve yol gösteren bir yapı olmayı hedeflediğini vurgulayan Yılmaz, think tank çalışmalarının bu vizyonun en somut yansıması olduğunun da altını çizdi. "Yaratıcı yıkım, doğru yönetildiğinde büyük bir fırsattır" Konuşmasında "yaratıcı yıkım" kavramına özel bir parantez açan Yılmaz, bu sürecin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda insan kaynağını ve toplumsal yapıyı dönüştüren çok katmanlı bir değişim olduğuna dikkat çekerek, "Yaratıcı yıkım ilk bakışta risk ve belirsizlik çağrışımı yapabilir. Ancak biz bu süreci, doğru okunduğunda ve doğru yönetildiğinde İzmir için güçlü bir sıçrama alanı olarak görüyoruz." dedi. Yılmaz, bu perspektifle hazırlanan raporda; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal dönüşümün İzmir işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendirdiğinin analiz edildiğini vurgulayarak, yıkıcı teknolojilerle değişen beceri ihtiyaçlarının somut verilerle ele alındığını ifade etti. Üçüz dönüşümle işgücü piyasası yeniden tasarlanıyor EGİAD think tank çalışmaları kapsamında hazırlanan rapor ile hangi becerilerin ön plana çıkacağı, hangi sektörlerin dönüşümden nasıl etkileneceği, yeniden beceri kazandırma (reskilling & upskilling) süreçlerinin nasıl kurgulanması gerektiği, sorularına uygulanabilir politika önerileri sunulması hedefleniyor. Raporda özellikle NEET gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dâhil edilmesine yönelik yol haritaları öne çıkıyor. Bu yaklaşımın, yaratıcı yıkımı İzmir açısından bir risk olmaktan çıkararak rekabet gücünü artıran stratejik bir avantaja dönüştürmesi amaçlanıyor. Finansmanın ötesinde bir dönüşüm aracı Toplantının önemli başlıklarından biri de EGİAD Melekleri Yatırım Ağı oldu. EGİAD Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz konuşmasında, EGİAD Melekleri’nin yalnızca bir yatırım mekanizması değil, bütüncül bir girişimcilik destek modeli sunduğunu vurguladı: "Bizim için yatırım sadece sermaye değildir. Girişimcilere mentorluk, stratejik yönlendirme ve kurumsal deneyim aktarımı sunuyoruz. Sürdürülebilir büyümenin yanında duruyoruz." Hazine ve Maliye Bakanlığı’na akredite olan ve Ege Bölgesi’nde bu niteliğe sahip tek melek yatırım ağı olan EGİAD Melekleri’nin bugüne kadar 40’ın üzerinde girişime yaklaşık 6 milyon ABD doları yatırım yaptığı bilgisi paylaşıldı. 10. yılda yeni hedef geleceğe yatırım zirvesi Bu yıl 10. kuruluş yılını kutlayan EGİAD Melekleri için Mayıs ayında düzenlenmesi planlanan "Geleceğe Yatırım Zirvesi" de toplantıda duyuruldu. Zirvede; yatırımcılık, teknoloji, yapay zekâ ve stratejik dönüşüm başlıklarının ele alınması, kamu-özel sektör ve ekosistem paydaşlarının bir araya getirilmesi hedefleniyor. Ortak akıl vurgusu ile kapanış Toplantıda, dijital katılımcılık uygulamalarıyla görüşlerin toplanması ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu ile gerçekleştirilen networking oturumuyla sürdü. EGİAD Başkan Vekili ve EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkanı Arda Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bugün burada ortaya koyacağımız ortak akıl; İzmir’in beşerî sermayesini geleceğe hazırlayacak, daha dirençli ve daha rekabetçi bir yapı inşa etmemize katkı sağlayacaktır. EGİAD, bu toplantıdan elde ettiği çıktıları, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir" raporunun analiz ve öneri setini sahadan gelen deneyimlerle güçlendirecek ve rapor kentin geleceğine yön veren politika belgeleri arasında yer alacaktır."
Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir şampiyonu oldu
03 Şubat 2026 Salı - 16:13 Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir şampiyonu oldu İzmir U-18 Ligi’nde sergilediği başarılı performansla dikkatleri üzerine çeken Aliağa Helvacı Spor, grup şampiyonluğunun ardından yükseldiği play-off etabında da fırtına gibi esti. Final grubunda oynadığı tüm karşılaşmaları namağlup tamamlayan Aliağa temsilcisi, son maçta karşılaştığı KSK Karagöl Spor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek İzmir Şampiyonu olmayı başardı. Bu büyük başarıyla birlikte Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, İzmir U-18 Ligi’nde yer aldığı iki etabı da şampiyonlukla tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, 24 Şubat’ta yapılacak kura sonrasında Türkiye Finallerinde Aliağa’yı temsil edecek. Şampiyonlardan Başkan Serkan Acar’a ziyaret Şampiyonluğun ardından Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette; Aliağa Belediyesi Helvacı Birim Sorumlusu Serhat Aras, Aliağa Helvacı Spor Kulüp Başkanı Kazım Nuri Yıldız, Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı Teknik Sorumlusu Mehmet Ateş ve teknik ekip yer aldı. Başkan Serkan Acar, İzmir Şampiyonu olan sporcuları ve teknik heyeti tebrik ederek, takıma Türkiye finallerinde başarılar diledi. İlçeyi temsil edecek Aliağa Helvacı Spor U-18 Takımı Teknik sorumlusu Mehmet Ateş, şampiyonluk sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Önce kendi grubumuzda ardından İzmir finallerinde şampiyon olduk. Takımımızda yer alan 24 oyuncumuz da Aliağa’dan dışarıdan oyuncumuz yok. Hepsi 9 yaşından beri bizimleler, altyapıdan yetiştiler. Önümüzde Türkiye Finalleri için kura çekimi var. Hangi iller olursa olsun gideceğimiz yerde Helvacı’mızı, Aliağa’mızı en iyi şekilde temsil edeceğiz. Hedefimizi büyük tutuyoruz ve Türkiye Şampiyonluğu’nu hedefliyoruz. Her zaman yanımızda olan ve desteğini esirgemeyen Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyoruz."
Bakü’de stratejik buluşma
03 Şubat 2026 Salı - 16:11 Bakü’de stratejik buluşma İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov’la bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Azerbaycan ilişkileri perspektifiyle diaspora çalışmalarının geliştirilmesi ve iki ülke arasında ortak projelerin hayata geçirilmesi ele alındı. İzmir’de Azerbaycan kökenli toplulukların sosyal, kültürel ve akademik dayanışmasını güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, Bakü temasları kapsamında Azerbaycan’da YTB (Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı) muadili olarak görev yapan Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov’la bir araya geldi. Altay, görüşme sırasında İzmir’deki Azerbaycan kökenli topluluklara yönelik yürüttükleri faaliyetleri aktararak, İzmir’in kültürel diplomasideki rolüne dikkat çekti. Dernek olarak iş dünyasına, gençlere, öğrencilere ve akademik çevrelere yönelik projelere öncelik verdiklerini vurgulayan Altay, Türk dünyası dayanışmasının sivil toplum ve iş dünyası düzeyinde de güçlenmesi için çalıştıklarını ifade etti. İzmir-Bakü kardeşliğine 40. yıl vurgusu Görüşmede İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40. yılı olduğunu belirterek, bu yıl Nisan ayında İzmir’de kapsamlı bir anma programı düzenleyeceklerini belirtti. Altay, bu etkinliklerde Azerbaycan’dan resmî heyetlerin yer almasının iki şehir arasındaki kardeşlik bağını daha da güçlendireceğini söyledi. Muradov’dan destek mesajı Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov ise İZAZDER’in Türkiye’de yürüttüğü faaliyetleri memnuniyetle takip ettiklerini belirterek, "Bu tür sivil toplum girişimleri hem kültürel bağlarımızı pekiştiriyor hem de Türk dünyasında ortak aidiyet duygusunu derinleştiriyor," dedi. Muradov, İzmir’de böylesine aktif bir diaspora yapısının varlığını önemsediklerini ve karşılıklı iş birliğine açık olduklarını ifade etti. ’Bir millet, iki devlet’ anlayışıyla iş birliği Gerçekleşen buluşma, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki "Bir Millet, İki Devlet" anlayışının diaspora alanına yansıyan somut bir örneği olarak dikkat çekti. Taraflar, ortak tarih ve kültür üzerinden inşa edilen bağların, hem Türkiye’de hem de yurtdışında Türk dünyası bilincini pekiştirecek çalışmalarla güçlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. Görüşme hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Başkan Tugay’dan tarihi imza: Büyükşehir Belediyesi evine dönüyor
03 Şubat 2026 Salı - 15:07 Başkan Tugay’dan tarihi imza: Büyükşehir Belediyesi evine dönüyor 30 Ekim depreminde hasar gördüğü için boşaltılan ve ardından yıkılan Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binasının yerine yapılacak yeni bina için bakanlık ve koruma kurulu onayları alınarak yapı ruhsatı düzenlendi. Yapı ruhsatını imzalayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir’i temsil edecek, kente yakışan bir belediye binasının en kısa sürede inşa edileceğini söyledi. Uzun yıllar Konak Atatürk Meydanı’nda hizmet veren, 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde hasar görmesi nedeniyle boşaltılan ve 2022 yılında yıkılan İzmir Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binasının yeniden yapılmasına yönelik süreçte önemli bir aşamaya gelindi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, açık ofisteki makamında yapı için hazırlanan ruhsat belgesini imzaladı. Kent için tarihi bir imza atan Başkan Tugay’a; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcıları Hakan Uzun ve İsmail Mutaf ile Etüt ve Projeler Dairesi Başkanı Selin Zağpus Yiğitoğlu ve Yapı Kontrol Dairesi Başkanı Seha Özmen eşlik etti. "Mutluyuz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmirlilere verdiği müjdeyi paylaşırken, belediye hizmet binasının yeniden yapılmasına ilişkin sürecin kendileri için tarihi bir anlam taşıdığını belirtti. Göreve geldikleri günden bu yana üzerinde titizlikle çalıştıkları konulardan birinin bu proje olduğunu vurgulayan Tugay, "Arkadaşlarımızla birlikte konuyu detaylı biçimde değerlendirdik ve belediye binamızı, tarihi olarak var olduğu Konak’ta, eski hizmet binasının bulunduğu yerde yeniden yapmak üzere çalışmalara başladık. Bir taslak proje hazırladık ve bunu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na sunduk. Kurulun önerileri doğrultusunda proje son şeklini aldı. Bugün ise artık ruhsatını imzalama aşamasına geldik. Bu nedenle büyük bir mutluluk duyuyoruz" dedi. "En kısa sürede yapımına başlayacağız" İzmir’in merkezinde, Kemeraltı’na çok yakın bir konumda, olması gereken yerde; İzmir’i temsilen İzmir halkına hizmet edecek çok güzel bir belediye binası inşa edileceğini aktaran Tugay, "En kısa sürede yapımına başlayacağız ve inşallah kısa sürede tamamlayacağız. Biz İzmir’e hizmet etmekten büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. İzmir’in her yönüyle en iyisini hak ettiğine inanıyoruz. Belediye hizmet binasının da kente yakışacağına hiç şüphemiz yok. Şimdiden hayırlı olsun. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu ruhsatı imzalamaktan da büyük bir onur duyuyorum" şeklinde konuştu. Eski yerinde, modern donanımla Faaliyette olduğu dönemde kentin simge mekânları arasında yer alan yapının, yıkıldığı noktada yeniden inşa edilmesine karar verildi. Yeni bina; meydanın dokusuyla uyumlu, kamusal kullanıma açık bir anlayışla tasarlandı. Yerinde inşa edilecek proje için gerekli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onayları alınarak yapı ruhsatı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ana hizmet birimlerini yeniden Konak’ta bir araya getirecek yeni yapı, Saat Kulesi ve çevredeki anıtsal yapılarla uyumlu olacak şekilde konumlandırılırken, meydanın siluetini bozmayacak bir mimari anlayışın benimsenmesine özen gösterildi. Resmi süreçler tamamlandı Ana hizmet binasının yeniden yapımı için Tasarruf Genelgesi kapsamında 23 Mayıs 2025’te Bakanlık onayı alındı. Ardından İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na sunulan mimari avan proje 24 Ekim 2025’te onaylandı ve yapı ruhsatı düzenlendi. Bu süreçle birlikte, deprem sonrası boşaltılan belediye ana binasının yeniden yapımının önündeki tüm idari engeller kaldırılmış oldu. Yıkılan bina ile aynı yükseklikte 23 bin metrekare inşaat alanına sahip projede, iki bodrum, zemin kat ve üzerinde altı kattan oluşacak. Yeni bina, yıkılan yapıyla aynı şekilde 30 metre yükseklikte inşa edilecek. Bodrum katlarda otopark, sığınak, teknik alanlar, arşiv ve depolar yer alacak. Zemin katta Hemşehri İletişim Merkezi (HİM), Kadın Danışma Merkezi, Kent Kafe, yemekhane, atölye ile çocuk bakım ve oyun alanı bulunacak. Birinci katta sanat galerisi, kent terası, Kent Lokantası ve daire başkanlıkları yer alırken; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci katlarda da daire başkanlıkları hizmet verecek. Altıncı katta ise üst yönetimin açık ofisleri ile meclis salonu yer alacak. İklim dostu proje Proje, betonarme ve çelik taşıyıcı sistemle inşa edilecek. Zemin katta oluşturulan ve birinci katın batı cephesinde devam ettirilen kamusal mekânlar sayesinde yapının yalnızca bir idari merkez değil, aynı zamanda kentle bütünleşen bir sosyal alan olması amaçlanıyor. Yapının merkezinde yer alan avlu ve çatıya entegre edilen açılır sistemler ile doğal havalandırma desteklenerek enerji verimliliğine katkı sağlanması ve karbon salınımının azaltılması planlanıyor. Diğer yandan; yağmur suyu toplama ve gri su kullanım sistemleriyle de su kaynaklarının verimli kullanılması hedefleniyor. Cephede kullanılacak özel yansıtıcı camlar sayesinde iç mekânda ısı yükü minimize edilirken, doğal aydınlatma, akustik konfor ve hava sirkülasyonu artırılarak çevre dostu, sürdürülebilir bir belediye binası tasarlanıyor.