EĞİTİM - 08 Mayıs 2026 Cuma 16:36

Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu

A
A
A
Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu

Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası dolayısıyla düzenlenen "Bizim Yunus" söyleşisinde, Türk tasavvufunun simge isminin hayatı, öğretileri ve evrensel mesajları uzman isimler tarafından derinlemesine ele alındı.


Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türk Dünyası Vakfı ve Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Bizim Yunus" başlıklı söyleşi, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Söyleşiye Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda davetli katıldı. Söyleşide Türk tasavvufunun ve Türkçenin simge ismi Yunus Emre’nin hayatı, Anadolu irfanındaki yeri ve evrensel mesajları, sunucu ve gazeteci Pelin Çift moderatörlüğünde, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin’in katılımıyla derinlemesine ele alındı.



"İlim için bir gönüle ihtiyaç var"


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin bir "Yunus Emre Kampüsü" olduğunu vurgulayarak, "Yunus Emre sadece bizim değil, bu toprakların, hatta dünyanın en büyük değerlerinden, gönül erenlerinden bir tanesi. Ancak Yunus en çok bu topraklara yakışır, en çok bize yakışır. Dolayısıyla biz ‘Yunus’ değil, ‘Bizim Yunus’ deriz" diye konuştu.


Kampüsün girişinde yer alan Yunus Emre sözleri ve "doğru odun" heykelinin taşıdığı anlam üzerinde duran Rektör Adıgüzel "Anadolu Üniversitesinin kapısından girerken sizi Yunus karşılar. Kampüsümüzün girişinde ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır’ sözleriyle karşılaşırız. Cumhuriyet Kapısı’nın girişinde ise Yunus Emre’nin Taptuk kapısına kırk yıl doğru odun taşıdığı heykel yer alır. ‘Bu kapıdan eğri odun bile giremez.’ der. Bizler de Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bütün öğrencilerimize bu mesajı veriyoruz ve eğitim öğretim yuvamızın kapısından eğri odunun girmemesine, girdiyse de buradan doğru şekilde çıkmasına gayret eden bir eğitim sürecinden geçirerek öğrencilerimizi uğurlamak istiyoruz. Çünkü ilim dediğimiz şey sadece fiziki olarak bir şeyi görüp anlamakla ölçülebilir bir şey değil. Bunun için her şeyden önce ilim için bir gönüle ihtiyaç var" dedi.



"Yunus Emre’yi tanımak, sadece ismini duymaktan derindir"


Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen ünlü sunucu ve gazeteci Pelin Çift, toplumsal bir yanılgıya dikkat çekerek bir ismin çok sık duyulmasının o kişinin hayatına ve felsefesine hâkim olunduğu anlamına gelmediğini belirtti. Çift, "Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan bir değer. Ancak neden bu kadar kıymetli olduğunu gerçekten öğrenmeliyiz. Sanki birinin ismini hayatımız boyunca çok fazla duyarsak, onun hayatına hâkim olduğumuzu zannediyoruz. Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan, Türkçeye ve Türk edebiyatına katkılarıyla anılan çok büyük bir değer. Ama ben bugün gerçekten ‘Yunus neden kıymetli?’ sorusunun cevabını öğrenmeyi arzu ediyorum" diyerek sözü uzman tarihçilere bıraktı.


Dinleyicilerin yoğun katılım gösterdiği ve merak edilen soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi. Programın kapanışında, günün anısına Pelin Çift, Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin adına doğaya kazandırılan fidanların bağış sertifikaları Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından takdim edildi.



Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
Ankara ‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu ’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.