EKONOMİ - 30 Eylül 2025 Salı 10:18

EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı

A
A
A
EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) ile GreaTR arasında, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye dönüşünü teşvik etmek amacıyla ’Tersine Beyin Göçü’ programı kapsamında iş birliği protokolü imzalandı.


Türkiye’de son yıllarda artan beyin göçü, nitelikli iş gücünün kaybı nedeniyle ekonomik büyüme, inovasyon ve teknoloji alanlarında ciddi etkiler oluşturuyor. TÜİK verileri ve uluslararası raporlar, özellikle genç yeteneklerin yurtdışına yönelme eğiliminde belirgin bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Ancak küresel trendler, bu göçün tersine çevrilebileceğine işaret ediyor. "Tersine Beyin Göçü" olarak adlandırılan bu süreçte, yurtdışında eğitim almış veya kariyer yapmış gençlerin uygun şartlar sağlandığında ülkelerine dönerek bilgi, deneyim ve sermayelerini Türkiye’ye taşıma eğilimi artıyor. Bu çerçevede Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), nitelikli insan kaynağının ülkeye geri kazandırılması amacıyla önemli bir adım attı. EGİAD, GreaTR iş birliğiyle düzenlediği "Tersine Beyin Göçü" Semineri ile iş dünyası temsilcileri ve genç yetenekleri stratejik bir vizyonla bir araya getirdi.



Seminer ve Protokol


Dün EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleşen seminerde, yurtdışında eğitim almış gençlerin Türkiye’ye dönüş motivasyonları, ekosistemin sunduğu imkanlar ve iş dünyası için yaratacağı fırsatlar ele alındı. Etkinliğe, GreaTR Kurucu Ortakları Talya Nisari ve Araz Alemfamian konuşmacı olarak katıldı. Seminer sonunda EGİAD ve GreaTR arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu protokol kapsamında EGİAD üyelerinin şirketleri, GreaTR’ın kurduğu Tersine Beyin Göçü Platformuna bir yıl boyunca ücretsiz erişim hakkı elde ederek yurtdışındaki nitelikli Türk genç yeteneklere doğrudan ulaşma imkanı kazandı.



Araştırmadan bulgular


GreaTR ve FutureBright iş birliğinde hazırlanan "Tersine Beyin Göçü Araştırma Raporu"na göre: Yurtdışındaki gençlerin yüzde 61’i, Türkiye’de yaşam ve çalışma şartları yurtdışıyla benzer hale gelirse geri dönmek istediğini belirtiyor. Motivasyonlar arasında ülkeye hizmet etme arzusu, aile bağları ve kültürel aidiyet öne çıkıyor. Gençlerin beklentileri arasında adil çalışma şartları, iş-özel hayat dengesi ve rekabetçi ücretler dikkat çekiyor.



Her şirketin tersine beyin göçü politikası olmalı


Tersine beyin göçü, Türkiye için stratejik bir fırsat sunduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Gençlerimiz, yurtdışında kazandıkları vizyon ve deneyimleri Türkiye’ye taşımak istiyor. Bizlere düşen, onlara bu katkıyı sağlayabilecekleri zemini hazırlamaktır. Artık her şirketin bir tersine beyin göçü politikası olmalı; çünkü gençler sadece dönmek istemiyor, aynı zamanda değer görmek ve potansiyellerinin tanındığını hissetmek istiyor" dedi.



EGİAD - GreaTR ortaklığı


Özhelvacı, protokolün önemine de dikkat çekerek "Bugün imzaladığımız iş birliği protokolü, EGİAD üyelerine stratejik bir avantaj sağlayacak. Bu sayede üyelerimiz, global tecrübelerle donanmış genç yeteneklerle doğrudan temas kurma imkânına sahip olacak. Bu ortaklığın, iş dünyamız için uzun vadeli kazanımlar yaratacağına inanıyoruz" diye ekledi.



Gelecek nesillere çağrı


İzmirli iş dünyası ailelerine seslenen Özhelvacı, ‘Tersine Beyin Göçü’ gerçekleştirmeleri için çağrıda bulunarak "Biz, bu gençlerimizin de eğitim ve deneyimlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönerek ister aile şirketlerinde ister farklı sektörlerde aktif rol almalarını arzu ediyoruz. Derneğimiz, iş dünyasının yurt dışında okuyan çocukları için Türkiye’de cezbedici bir sosyal ortam oluşturmaktadır. Tüm faaliyetlerimizle bu ortamı sağladığımıza inanıyoruz. Amacımız, yurt dışındaki tüm gençlerimizin ‘Türkiye’de bana uygun bir gelecek var’ diyerek gönül rahatlığıyla evlerine dönebilmeleridir" ifadelerini kullandı.



110’dan fazla yetenek Türkiye’deki şirketlere geri geldi


GreaTR Kurucu Ortağı Araz Alemfamian da seminer kapsamında yaptığı konuşmada, GreaTR’nın 2020 yılında tersine beyin göçü platformu olarak başladığını dile getirerek "Yurt dışında eğitim alan genç Türk yeteneklerini Türkiye’de önde gelen şirketler ile bir araya getiriyoruz. Bizden önce bu gençlerin yurt dışına gittikten sonra Türkiye ile ortak bağ kurabilecekleri bir ortak platform arayışı vardı. Biz de bu sorundan yola çıkarak hem gençler yurt dışına gittikten sonra maddi ve manevi karşılıklarını alabilecekleri şirketler ile tanışsınlar hem de şirketler yurt dışında en iyi okullarda eğitim almış genc yetenekleri şirketlerine katarak büyümelerine katkı sağlasınlar diye GreaTR kurduk. GreaTR şu anda 30 ülke 140 şehir 290 üniversiteden en iyi Türk yetenekleri barındıran bir platform haline geldi. Bu 5 sene içinde 110’dan fazla yeteneği Türkiye’deki şirketlere getirdik. Tersine Beyin göçü platformunu kurmakla bu yolculuğumuz hızlanarak ilerleyecek" sözlerini kullandı.



Yurtdışındaki Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyor


GreaTR Kurucu Ortağı Talya Nisari ise konuşmasında 2025 Şubat ayında Türkiye’nin ilk Tersine Beyin Göçü Raporu’nu yayınladıklarına dikkat çekerek, "Burada yurt dışında okuyan fakat geri dönen Türklerin yüzde 23’ü İzmir’de çalışmak istiyordu. EGİAD ile iş birliği de bu şekilde başlamış oldu. Tersinebeyingocu.org adındaki Web sitesine Türkiye’deki şirketler iş ilanı koyuyor. Sadece yurt dışında okuyan dünyanın en iyi 150 üniversitesinden mezun veya okuyan öğrencilerin bu ilanlara başvuru yapması hedefleniyor. EGİAD ile iş birliği kapsamında çoğunlukla Marmara’da olan bu kitleyi Ege Bölgesi’ne de açıyoruz. Yurt dışında okuyan Türkler geri döndüklerinde Ege Bölgesi’nde iyi şirketlerine ilanlarını görebilecekler" dedi.


EGİAD’ın düzenlediği Tersine Beyin Göçü Semineri ve GreaTR ile imzaladığı iş birliği protokolü ile son buldu. Beyin göçü sorununa çözüm üretmek ve nitelikli insan kaynağını ülkemize kazandırmak için stratejik bir adım olarak öne çıkan etkinlikte EGİAD, tersine beyin göçünü sadece ulusal bir mesele değil, aynı zamanda iş dünyasının geleceği için kritik bir yatırım alanı olarak görmeye devam edeceğini belirtti.



EGİAD’dan ‘Tersine beyin göçü’ çağrısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla ‘Kadıncıklar’ oyunu büyük ilgi gördü Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen ‘Kadıncıklar’ adlı tiyatro oyunu sanatseverlerle buluştu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezinde sahnelenen oyun, farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı sorunları ve erkek egemen toplum yapısının oluşturduğu eşitsizlikleri sahneye taşıdı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği ‘Kadıncıklar’, izleyicilere hem düşündüren hem de duygulandıran güçlü bir anlatı sundu. 1983 yılında Tuncer Cücenoğlu tarafından kaleme alınan ve ‘coşku kıpırtılarıyla dolu bir oyun’ olarak nitelendirilen ‘Kadıncıklar’, oyununda imam nikâhı, berdel, töre ve namus cinayetleri, genel kadın, evlilik dışı birliktelik gibi kavramlar; farklı kadın karakterlerin yaşam öyküleri üzerinden ele alınıyor. Eser, farklı zihniyetler nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara adanmış güçlü bir anlatı sunuyor. Oyunun yönetmenliğini Utkan Özüpak üstlenirken, dramaturgluğunu Nazan Kıdıl yaptı. Sahne amirliğini Mehmet Telli’nin yürüttüğü oyunun ses ve ışık tasarımı ise Muzaffer Makas tarafından gerçekleştirildi. ‘Kadıncıklar’ oyunu ilk olarak Levent Kırca tarafından Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelenmiş olup, Türkiye’nin birçok ilinde ve yurt dışında tiyatroseverlerle buluştu. Erkek egemen toplumda kadının metalaştırılmasını konu alan eser, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından da sahnelendi. Muğlalı sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği oyun sonunda oyuncular uzun süre ayakta alkışlandı. Başkan Aras: "Bu oyun kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında sahnelenen oyunun kadınların yaşadığı toplumsal sorunlara dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi: "Sanat, toplumun aynasıdır. Kadınların yaşadığı eşitsizlikleri, acıları ve mücadeleyi anlatan bu tür eserler toplumsal farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sahnelenen ‘Kadıncıklar’ oyunu da kadınların sesi olan güçlü bir anlatı sunuyor. Kadınların yaşamın her alanında eşit, özgür ve güçlü olduğu bir toplum için çalışmaya devam edeceğiz"
Siirt Siirt’te 4 çocuk annesinden 2 yıldır haber alınamıyor Siirt’te 2 yıldır kayıp 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ait henüz bir ize rastlanmazken, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada eşi, kayınbiraderi ve kayınbabasının tutukluluk hali devam ediyor. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G. kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir, katıldığı bir televizyon programında kardeşinin tandırda yakıldığını ileri sürmüş, gizli tanıklar olduğunu, yeğenlerinin aileden alınmasını istediklerini söylemişti. Avukat Gurbet Bilbay ise Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını belirterek, olayın iki gün sonra unutulmasını istemediklerini, sıradan bir cinayet olmadığını söyledi. Avukat Bilbay, "Genelde de müvekkilim bununla ilgili mesajlar alıyor tandırda yakıldığına dair. Hep buna yönelik iddialar var. İnsanlar konuşmaya korkuyor bununla ilgili gizli tanık dinlettireceğiz. Çocukların onlardan alınmasını için elimizden geleni yapacağız. Lütfen buradan sesleniyorum bu cinayet unutulmasın Mekiye Akyel için elimizden geleni yapalım" dedi. Avukat Sevginur Uzunhasan ise 4 çocuk annesi Mekiye Akyel için Siirt’te olduklarını dile getirdi. Uzunhasan, "Halime hanımın bu dosyanın buralara gelmesinde büyük cabası vardır. Savcılık makamı şüphelileri tutuklamış durumdadır. Bugün çocuklarını görmeye gittik. Durumun unutulmasını istemiyoruz’’ diye konuştu. Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de savcıyla görüşüp ifade verdiklerini belirterek, "Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Avukatlarımla birlikte buradaydık. Çocukları görmek istiyorum. Oradan alınmalarını istiyorum. Gizli tanıklar var, bana mesajlar geliyor. Gizli tanık olarak dosyaya alınmasını istiyorum. Bu davanın peşini bırakmayacağım" şeklinde konuştu.
Ankara Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" dedi. Memur-Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir-Sen Sendikası Genel Başkanı Ali Yalçın, 81 ilde 120 bin okul yöneticisi, öğretmen veli ile yaptıkları ara tatillere yönelik saha araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yalçın, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik’e baş sağlığı diledi. Eğitimde çözüm odaklı araştırmalarla ve raporlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yalçın, ara tatil modeline ilişkin de öğretmenlerin, öğrenciler ve velilerin görüşlerini almak amacıyla da saha çalışması yaptıklarını ifade etti. Yalçın, "Toplamda 119 bin 709 okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla araştırmayı gerçekleştirdik. Araştırma sadece devlet okullarında görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerini ortaokul ve orta öğretim öğrencilerini ve temel eğitim ile ortaöğretimde çocuğu olan velileri kapsamaktadır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci, 36 bin 116 veli katılmıştır" diye konuştu. "Öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir" Yapılan saha çalışmalarının sonuçlarını paylaşan Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: "Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı açısından öğretmenlerin yüzde 88,2’si, okul yöneticilerinin yüzde 72,1’i ve velilerin 70,5’i bu kaldırma kararına katılmamaktadır. Özellikle öğrencilerin lisede yüzde 85,7 ortaokulda yüzde 78,4 uygulamayı devam ettirme yönünde bir iradesi ve isteği vardır. Bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklerim diyen velilerde oran erkek velilerde yüzde 18,3 kadın velilerde yüzde 23,6. İkimiz de çalışıyoruz diyen velilerin yüzde 76,2’si, sadece ben çalışıyorum diyen velilerin yüzde 71,2’si, ikimiz de çalışmıyoruz diyen velilerin yüzde 67,9’u sadece eşim çalışıyor diyen velilerin de yüzde 64,3’ü bakanlığın ara tatili kaldırma yönündeki olası bir kararını desteklememektedir. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu öğretmen, yönetici, veli mevcut modelin eğitim takvimini daha dengeli ve verimli bir şekle kavuşturduğu yönündedir." Velilerin genel olarak ara tatillerin çocuğun kişisel gelişiminde önemli rol oynadığına dikkati çektiklerini söyleyen Yalçın, öğretmenlerin de bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını söylediklerini ifade etti. "Ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" Yalçın, yapılan araştırmalarda ara tatilin kaldırılmasına karşı olunduğunu aktaran, "Ara tatil uygulamasının bir defa devamlılığı sağlanmalıdır. Saha araştırması; öğretmenlerin, yöneticilerin, velilerin ve öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduklarını ifade etmişlerdir. Bu güçlü toplumsal destek ve uygulamanın OECD standartları ve uluslararası eğilimlere uyumlu olması nedeniyle ara tatil modelinin korunması ve kaldırılmaması konusunda ortak kanaat mevcuttur" açıklamasında bulundu. Ödev ve proje yükünün dengelenmesi gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Ara tatillerde öğrencilere akademik ağırlıklı yoğun ödevler vermek yerine kitap okuma, hobilerle ilgilenme ve sosyal etkinliklere yönlendirmek gibi bu anlamda çeşitli önermeler yapılabilir ve strese sokmayacak teşvik bu anlamda devreye alınabilir" diye konuştu. "Bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir" Ara tatillerin takvimi belirlenirken de pedagojik dengeyi bozmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine de değinen Yalçın, "Bölgelerin iklim şartları ve ihtiyaçları ile dini bayramlar tatillerini ile dikkate alınarak iki ara tatilden birinin geçici süre kaldırılarak yarı yıl tatilinin üç haftaya çıkarılması veya bu sürenin yaz tatili başlangıcına eklenmesi gibi genel bölgesel okul bazı, esnek takvim modelleri üzerinde durulabilir. Bu çok uzun bir süre olacak bir şey değil. Birkaç yıllık süre içerisinde bu söz konusu olabilir" ifadelerine yer verdi. Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.
Antalya Kepez’de her gün iftar, her gün bereket Kepez’de Ramazan ayının manevi iklimi, her gün kurulan iftar sofralarıyla yaşanıyor. Ramazan’ın on dokuzuncu gününde Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinleri, aynı sofrada oruçlarını açmanın mutluluğunu paylaştı. Kepez Belediyesi’nin Ramazan ayının on dokuzuncu gününde kurulan iftar sofraları Duraliler ve Avni Tolunay mahalle sakinlerini bir araya getirdi. Duraliler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen ve yoğun katılımın olduğu iftar programında vatandaşlar aynı sofrada oruçlarını açmanın heyecanını yaşadı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, iftar yemeğinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Başkan Kocagöz, iftar öncesinde kurulan masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek, hayırlı iftar dileklerini iletti. Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çeken Başkan Kocagöz, aynı sofrada buluşmanın önemine vurgu yaparak Ramazan’ın toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Ramazan ayının sadece oruç tutmak olmadığını belirten Başkan Kocagöz, "Ramazan ayı sabırlı, adaletli olmak, paylaşmak, dayanışmak, birlik ve beraberlik içinde olmak demektir. İşte bizde tamda burada Kepez Belediyesi olarak sadece hizmet üretmiyoruz. Birlik ve beraberliği sağlıyoruz. Çocuklarımızın umutları, gençlerimizin hayalleri, büyüklerimizin huzur içerisinde yaşayabilecekleri bir ilçe için gecemizi gündüzümüze katıyoruz ve sizlere layık olmaya çalışıyoruz" dedi. "Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız" Kepez yolculuğuna çıkarken, "Kepez’de hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözlerine değinen Başkan Kocagöz, " Bizim olduğumuz yerde bir çocuğumuz üşümeyecek, bir insanımız yatağa aç girmeyecek. Belediyecilik demek budur. Yol yapmak, park yapmak bizim asli görevimizdir. Birlik ve beraberlik içinde olmalıyız. Etrafımızda yoksul insan, çaresiz insan olmamalı Bunu hep beraber sağlayacağız" diye konuştu. Dünya’daki sıcak gelişmelere de değinerek, "Elbet bir gün bu ateşi yakanlar, o ateşte yanacaklardır" diyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözlerine değindi. Seçim döneminde vaat edilen 105 projenin 50’sini tamamladıklarını ve 98 projenin ise ilçede işler halde olduğunu söyledi. Duraliler ve Avni Tolunay muhtarlarına da çalışmalarından dolayı teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Onlar bizim hizmet elçimiz Biz hizmet elçilerimiz, muhtarlarımız sayesinde mahallelerimizin ihtiyaçlarını çok daha rahat gözlemliyoruz. Elimizden geleni mahallelerimiz ve vatandaşlarımız için yapmaya çalışıyoruz" dedi. Başkan Kocagöz, Ramazan ayında Kepez’de her gün iftar sofralarının kurulduğunu, Dokumapark ve Kent Meydanı’nda da Ramazan etkinliklerinin düzenlendiğini söyledi. Kepez’in ortak gelecekleri olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız ve engellilerimiz Kepez’de bizim baş tacımız" ifadelerini kullandı.