Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Akbank Gençlik Akademisi 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:06:29
Akbank’ın gençlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Akbank Gençlik Akademisi, 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı. Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamına temas eden akademi, yapay zekâdan girişimciliğe, toplumsal cinsiyet eşitliğinden iyi olma haline uzanan çok katmanlı eğitimleriyle yolculuğuna devam ediyor. Akademi yeni dönemde "Export Talent Programı" gibi mesleki gelişim ve istihdam odaklı adımlarla etki alanını genişletmeye hazırlanıyor. Banka aynı zamanda akademi ile eş zamanlı yürüttüğü programlarla gençleri bankacılık, girişimcilik, kültür-sanat, eğitim ve sürdürülebilirlik eksenlerinde desteklemeyi sürdürüyor. Akbank gençlerin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Türkiye’deki üniversitelerin tamamında yapay zekadan girişimciliğe çok sayıda farklı konu ve kapsamdaki programlarıyla gençlerle buluşan Akbank Gençlik Akademisi etki alanını genişletiyor. Akademi, 2021 yılından bu yana yaklaşık 360 bin gence ulaşırken; 400’e yakın etkinlik gerçekleştirdi ve yaklaşık 5 bin saatlik içerik üretti. Katılımcıların yüzde 60’ını kadınlar oluşturdu. Banka gelecek dönemde ‘Export Talent’ gibi iş dünyasına yeni yetenekler kazandıran programlar sunmaya hazırlanırken; 11-15 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği Akbank Gençlik Haftası ile hem gençlere interaktif etkinlikler sunacak hem de Akbank Gençlik Akademisi’nin 5. yaşını kutlayacak. Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "Günümüzde gençlere yatırım yapmak ve onların yanında yer almak; ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı için stratejik bir sorumluluk. Akbank olarak biz de gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda oluşturduğu etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek" dedi. Akbank gençlerin eğitim, kariyer ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor Akbank Gençlik Akademisi; Yetkinliklere Giriş 101, Yetkinlik Gelişim ve Tamamlayıcı Programlar olmak üzere üç ana yapı altında çalışmalar yürütüyor. Gençler bu platformda üretken yapay zekâ, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgiye hem de uygulamalı deneyime erişiyor. 2025’te Yetkinliklere Giriş programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla genç desteklendi; programların başarıyla tamamlama oranı yüzde 89’a ulaştı. Ayrıca 5 yıllık süreçte 135 binden fazla genç yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında yetkinlik geliştirdi. İhracata yeni yetenekler kazandıracak Akademi, gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan alanlarda gelişimini destekleyen çalışmalarıyla öne çıkıyor. Bu kapsamda tasarlanan ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Export Talent Programı, hibrit ve 8 haftalık bir programla gençlere; dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim sunacak. İlki Sakarya’da düzenlenecek programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek. Akbank her alanda gençlerin yanında Akbank, Akbank Gençlik Akademisi’nin yanı sıra gönüllülükten finansal sağlığa, girişimcilikten kültür-sanata kadar her alanda gençlere özel çözümler ve hizmetler geliştiriyor. Akbank’ın Şehrin İyi Hali projesiyle bugüne kadar 22 bini aşkın üniversiteli genç; afet dayanıklılığından hayvan haklarına farklı alanlarda çalışmalarda gönüllü olarak yer aldı. Aynı zamanda Akbank, Dönüşümde Gelecek Var projesiyle genel müdürlük binasının renovasyon sürecinde kullanımını tamamlanan ofis mobilyalarını ileri dönüşümle okul mobilyalarına dönüştürdü. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 18 bin yeni okul mobilyası üretildi; Hatay’da bini aşkın okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 200 bin öğrenciye fayda sağlandı. Projede İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde görev alan meslek liseli gençler de hem sürdürülebilir üretim konusunda uygulamalı deneyim kazandı hem de bu sosyal fayda hareketinin parçası oldu. Akbank, gençlere yönelik yaklaşımını finansal yaşamın farklı alanlarına da taşıyor. Üniversiteli Akbanklı ve Genç Akbanklı programları ile gençlerin hayatına finansal sağlık, günlük yaşam, kariyer-gelişim, sosyal fayda ve deneyim alanlarında değer katıyor. Özel bankacılıkta ise Türkiye’de bir ilk olan Next Generation programı ile aile varlığını yönetecek yeni nesilleri varlık yönetimi, girişimcilik ve kültür-sanat başlıklarında destekliyor. Girişimcilik alanında Endeavor Türkiye iş birliğiyle yürütülen CaseCampus ile bugüne kadar 600’ü aşkın genç girişimcilik yolculuğuna ilk adımını atarken, Akbank Sanat çatısı altında genç sanatçıların üretimlerine, ifade alanlarına ve üretici gelişimlerine alan açılıyor.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:04
Hüseyin Gün "İlk tutuklandığımda devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ davasının görülmesine başlandı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Hüseyin Gün casus olmadığını belirterek "FETÖ ile ilgili örgüt şemalarını yurt dışındaki irtibatlarımdan faydalanarak bizzat ben hazırladım ve devletimizin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. Ben ilk tutuklandığımda, devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim. Hiçbir karşılık beklemeksizin hain FETÖ’ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın görülmesine başlandı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün ile avukatları hazır bulundu. "Kendimden eminim casus değilim" Tutuklu sanık Hüseyin Gün savunmasında "Ben 313 gündür bu günü bekliyorum. Muhbir Ümit Deniz Alaçam tarafından 112 acil çağrı merkezine yapılan ihbar üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ya da askeri casusluk amacıyla temin etmek isnadıyla hakkımda yakalama kararı çıkartılmıştır. Ben bu sırada gıyabımda yaşanan olaylardan habersiz ülkemizde yapay zeka fabrikası kurmak için Amerika’dan uçakla Türkiye’ye giriş yaptıktan hemen sonra İstanbul Havalimanı’ndan gözaltına alındım. Bu sırada cep telefonum ve dizüstü bilgisayarıma emniyet güçlerince el konuldu. Söz konusu dijital verilerimin şifrelerini kendi isteğimle emniyet güçlerine ben verdim çünkü kendimden eminim casus değilim" dedi. "Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz" Hüseyin Gün savunmasının devamında "Siyasal veya askeri casusluk amacıyla bilgi temin ettiğim yönündeki iddialar tamamıyla mesnetsiz ve gerçek dışıdır. Ben ülkem aleyhine asla casusluk yapmadım ve kimseye de casusluk iftirası atmadım. Casus olmayan biri başka hiç kimseye casus iftirası atamaz. Tarafıma yöneltilen casusluk suçlaması uyuşturucu ve yasadışı bahis müptelası olan muhbir Ümit Deniz Alaçam’ın öz annesinin sürekli olarak kendisine rol model ve ağabey olarak beni göstermesinden kaynaklanan, geçmişe dayalı husumet ve kıskançlıkla ileri sürdüğü asılsız iftiralardan ibarettir. İddianamede suçun delili olarak gösterilen cep telefonundaki kayıtlı yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli istihbarat görevlileri ile yazışmalarıma bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları açısından gizli kalması gereken hangi bilgiyi casusluk maksadıyla temin ettiğime ya da hangi gizli bilgileri hangi istihbarat yetkilisine ne şekilde açıkladığıma yönelik somut hiçbir delilin bulunamadığını tespit edebilirsiniz" şeklinde konuştu. "FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptım" Tutuklu sanık Gün savunmasının devamında "Ben, uzun yıllardır dünyanın değişik bölgelerinde, farklı iş alanlarında yatırım yapan bir iş insanıyım. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına, yurt dışında üstlenmiş olduğum önemli görev ve sorumluluklar göz önünde bulundurulduğunda yabancı devlet adamları, siyasiler, bürokratlar, emekli asker ve istihbarat mensupları ile görüşmemde hayatın olağan akışına aykırı herhangi bir durumun bulunmadığını tespit edebilirsiniz. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından FETÖ ile mücadele için devletim adına yurt dışında aktif biçimde görev yaptığım ve bu kapsamda Avrupa ve Amerika’da firari olan FETÖ’cülerin açık kimliklerinin, adreslerinin, oradaki ilişki ağlarının, mal varlıklarının tespit edilerek ülkemize iadesi için yoğun destek verdiğim kolaylıkla tespit edilebilmektedir" ifadelerini kullandı. "Devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim" Gün savunmasının devamında "BC, yani Black Cell başlıklı raporları ve FETÖ ile ilgili örgüt şemalarını, yurt dışındaki irtibatlarımdan faydalanarak bizzat ben hazırladım ve devletimizin resmi makamlarına iletilmesini sağladım. İddianamenin eklerinde yer alan kodlamalar başlıklı yazışmada da benim Türk Devleti adına yurt dışında FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede proje yöneticisi olduğum açıkça belirtilmiştir. Ben ilk tutuklandığımda, devlet sırrını ifşa etmemek için bunları ticari faaliyet olarak geçiştirdim. Hiçbir karşılık beklemeksizin hain FETÖ’ye karşı yürütülen mücadele kapsamında hazırladığım bu dokümanların bugün huzurunuzda tarafıma yöneltilen asılsız casusluk suçlamasının sözde delili olarak gösterilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. "Açık kaynak verilerine dayalı sosyal medya analizinin siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi hakikatten son derece uzaktır" Hüseyin Gün savunmasının devamında "Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ı, manevi annem Seher Erçili Alaçam vasıtasıyla tanıdım. Ekrem İmamoğlu’nu ise İBB Başkanı olarak seçildikten yaklaşık bir, bir buçuk ay sonra yine manevi annemin yönlendirmesi ile Saraçhane binasına yaptığımız nezaket ziyareti ve bir adet fotoğraf sırasında sadece bir dakika gördüm. Benim bu süreçte üstlendiğim tek rol, İBB seçimlerinin YSK tarafından iptalinden sonra manevi annem merhum Seher Erçeli Alaçam’ın yoğun ısrarı neticesindedir. Kendisi koyu CHP’liydi ve İmamoğlu’nu çok seviyordu. Manevi annemin ısrarı üzerine Sayın İmamoğlu’nun seçim danışmanı ve kampanya menajeri olan Necati Özkan ile yaklaşık 10-12 günlük sürede, hiçbir gayrihukuki yönü olmayan bir sosyal medya analizi çalışmamız oldu. Bu da gönüllü olarak yapıldı bir ücret de yok. Manevi annem benden rica etti diye, yurt dışında ortağı olduğum şirketin teknik elemanlarına internetteki açık kaynak erişimlerine dayalı veriler üzerinden ücretsiz bir sosyal medya analizi yaptırdım. Her şey bundan ibaret. İnternette herkesin rahatlıkla ulaşabileceği açık kaynak verilerine dayalı olarak yapılan bir sosyal medya analizinin iddianamede siyasi casusluk olarak nitelendirilmesi, inandırıcılıktan ve hakikatten son derece uzaktır" dedi. Duruşma Hüseyin Gün’ün savunması ile sürüyor.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:50
Çatalca’da jet ski faciası: 1 ölü
Çatalca’da 2 kişi denize açıldıkları jet skinin üzerinden düştü. Olayda bir kişi kolu kırık halde kurtarılarak hastaneye kaldırılırken, suda kaybolan diğer kişi hayatını kaybetti.Olay, Ormanlı Mahallesi Sahili’nde saat 15.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kiraladıkları jet ski ile denize açılan Y. E. D.(22) ve İ.K.G.(23) henüz bilinmeyen bir nedenle denize düştü. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık, jandarma, AFAD, sualtı arama kurtarma ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Denize düşen kişilerden İ.K.G. kolu kırık halde sudan vatandaşların yardımıyla çıkarıldı. Yaralı şahıs ambulansla hastaneye kaldırıldı. Suda kaybolan Y.E.D.’nin bulunması için bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin denizde yaptığı 4 saatlik çalışmalar sonucunda kaybolan kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Sudan çıkarılan cenaze, adli tıp morguna kaldırılırken, Jandarma ekiplerinin olayla ilgili inceleme sürüyor.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:31
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın: 5 bin 400 gram marihuana ele geçirildi
Maltepe’de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda bir dükkana yurt dışından gelen kargo kolisinin içinde 5 bin 400 gram marihuana ele geçirilirken, konuyla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
31 Mart 2026 Salı - 20:10
TFF: "Egemen Korkmaz, başını yere vurarak bilinç kaybı yaşamıştır"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Ümit Milli Takımı Teknik Direktörü Egemen Korkmaz’ın Hırvatistan ile oynanan maçta ayağının kayması sonucu başını yere vurarak bilinç kaybı yaşadığını açıkladı.
31 Mart 2026 Salı - 20:06
İlkin Aydın: "Umuyorum ki kupayı evimize getireceğiz"
Galatasaray Kadın Voleybol Takımı kaptanı İlkin Aydın, 2026 CEV Kupası finali ve hedefleriyle ilgili, "Takımca her birimiz aynı istekle aynı mücadele ruhuyla hedefimize doğru yürüyoruz. Burada hepimizin rolü çok özel. Son 2 maçımız kaldı, umuyorum ki o kupayı evimize getireceğiz" dedi. Galatasaray Kadın Voleybol Takımı kaptanı İlkin Aydın, sarı-kırmızılı kulübün uygulaması olan GSPlus’a açıklamalarda bulundu. Uzun yıllardır Galatasaray forması giydiği ve iki sezondur kaptanlık pazubendini takmasına dair İlkin, "9 sezondur bu kulübün çatısı altındayım. Aslında kapıdan ilk girdiğinizde bu armanın hissettirdiklerinin ve sorumluluklarınızın farkında oluyorsunuz. Ben de yıllardır bu bilinçle sahada görevimi yerine getirmek için elimden geleni yapıyorum. Kaptanlık benim için elbette çok özel bir dönüşüm oldu, sahadaki istek ve inancım yönünden bir farklılık hissetmesem de sorumluluk anlamında beni çok geliştirdiğine inanıyorum. Sahada da duygularımın daha stabil olması ve takım duygusunun gelişmesi için elimden geleni yapıyorum" diye konuştu. "Taraftarla güzel bir ilişkimiz var" İlkin Aydın, imza törenindeki ’Emek verilen yol yarıda bırakılmaz’ sözünün pankarta dönüşmesiyle ilgili, "Taraftarımızla her zaman aramızda güzel bir bağ olduğuna inanıyorum. Bizim söylemlerimiz onların yanımızda olmasına, onların desteği de bizim daha da inançla sahada olmamıza yol açıyor. Bu çok güzel bir ilişki. Pankartı gördüğümde de çok mutlu oldum. Onların desteği benim için çok özel, her maç sonu her buluşmamızda aynı duyguları hissediyorum. Çok güzel bir sadakat duygusu bu, iyi ki varlar" dedi. "Gençlere ve kadınlara cesaret aşıladığımıza inanıyoruz" Galatasaray Üniversitesi öğrencileri tarafından ’2025 Yılının En Başarılı Kadın Sporcusu’ seçilmesiyle ilgili görüşlerini şu sözlerle aktardı: "Bu ödüle layık görüldüğüm için çok gururlandım. Özellikle gençlerin elinden bu tarz ödüller almak çok kıymetli bizim için. Çünkü biz sahadaki başardıklarımızla sportif anlamda bir değer oluşturmanın yanında gençlere ve kadınlara cesaret aşıladığımıza inanıyoruz." 26 yaşındaki voleybolcu, sahadaki hırsı ve karakterine dair, "Benim için hayatta bir duruş sergilemek çok önemli. Bu yaklaşımım sadece saha içine özel değil. Saha dışında da bir karakter göstermeyi, ideallerim çerçevesinde yaşamayı, örnek olmayı önemsiyorum. Ruhunla kükre sloganı da bizim sahadaki kazanma isteğimizi çok iyi anlatıyor" değerlendirmesinde bulundu. "Bu armayı en üst seviyeye taşıyabilmek için elimizden geleni yapıyoruz" İlkin Aydın, yakın zamanda Fatih Terim ile bir araya gelmesi ve onun paylaşımıyla ilgili soruyu, "Benim için unutulmaz bir buluşmaydı, Fatih Hoca bu ülkenin, Galatasaray’ın en büyük değerlerinden. Aramızda çok güzel bir sohbet geçti, gelişimimizi takip ettiğini söyledi, bu da beni tabii ki çok gururlandırdı. Paylaşımını görünce de ayrıca mutlu oldum. Bizler de onun gibi bu armayı en üst seviyeye taşıyabilmek için elimizden geleni yapıyoruz, umuyorum ki camiamızı gururlandırmaya devam edeceğiz" diye yanıtladı. "Umuyorum ki o kupayı evimize getireceğiz" Avrupa’da finale yükselmeleri ve hedefleriyle ilgili ise İlkin Aydın, "Takımca her birimiz aynı istekle aynı mücadele ruhuyla hedefimize doğru yürüyoruz. Burada hepimizin rolü çok özel, ben de saha içinde ve dışında mümkün olduğunca takım arkadaşlarımı desteklemeyi, birimiz kötü bir gün geçirirsek birbirimizi yükseltmeyi önemsiyorum. Son 2 maçımız kaldı, umuyorum ki o kupayı evimize getireceğiz.
31 Mart 2026 Salı - 19:56
Teknik Direktör Egemen Korkmaz, hastaneye kaldırıldı
U21 Milli Takımı Teknik Direktörü Egemen Korkmaz, Hırvatistan ile oynanan maçta rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Ümit Milli Takımı’nın, 2027 UEFA Avrupa U21 Şampiyonası H Grubu 6. maçında karşılaştığı Hırvatistan müsabakasında Teknik Direktör Egemen Korkmaz rahatsızlık geçirdi. Bir anda yere yığılan Egemen Korkmaz’a sağlık ekipleri müdahale ederken, daha sonra hastaneye kaldırıldı. 43 yaşındaki teknik adamın bilincinin yerinde olduğu öğrenildi.
31 Mart 2026 Salı - 19:49
Fenerbahçe’de ara sona erdi, derbi mesaisi başladı
Fenerbahçe, 4 günlük iznin ardından Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında evinde oynayacağı Beşiktaş derbisi maçı hazırlıklarına başladı.
31 Mart 2026 Salı - 19:42
Fatih’te silahlı saldırıya uğrayan kurye hayatını kaybetti
İstanbul Fatih’te kimliği belirsiz şahıs tarafından silahlı saldırıya uğrayan yabancı uyruklu kurye hayatını kaybetti. Polis ekipleri, kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. Olay, saat 16.30 sıralarında İstanbul Fatih ilçesi Balabanağa Mahallesi Zeynep Kamil Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, lojistik firmasında kurye olarak çalışan yabancı uyruklu Arif İsmailov’un yanına kimliği belirsiz bir şahıs yaklaşarak geldi. Şahıs, İsmailov’ı kafasından vurarak olay yerinden kaçtı. Ağır yaralanan İsmailov, çevredeki vatandaşlar tarafından araçla hastaneye götürüldü. İhbar üzerine sokağa polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Arif İsmailov’un yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi. Yapılan incelemenin ardından polis ekipleri, saldırganı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.
31 Mart 2026 Salı - 19:29
"Antalya’da 15 gün önce anjiyo olan şahıs evinde ölü olarak bulundu" başlıklı haberimizde yer alan ölen şahsın fotoğrafı, kaynağından düzeltilmiştir. Abonelerimize duyrulur.
"Antalya’da 15 gün önce anjiyo olan şahıs evinde ölü olarak bulundu" başlıklı haberimizde yer alan ölen şahsın fotoğrafı, kaynağından düzeltilmiştir. Abonelerimize duyrulur.
31 Mart 2026 Salı - 19:26
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden İHA’ya ödül
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından 67 yıldır düzenlenen Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri sahiplerini buldu.
31 Mart 2026 Salı - 17:42
Prof. Dr. Hüseyin Arslan: "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin"
Türkiye 1 Nisan’da 5G teknolojisine geçmeye hazırlanırken, İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan vatandaşların sağlık endişelerine yanıt vererek, "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" dedi. Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisiyle tanışmaya hazırlanırken, bu yeni nesil ağın beraberinde getirdiği heyecan kadar güvenlik ve sağlık endişeleri de gündeme taşındı. İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, 5G’nin sadece bir haberleşme hızı artışı değil, özellikle ’dikey sektörler’ için tarımdan sağlığa, ulaşımdan bankacılığa kadar tüm dikey sektörleri dönüştürecek bir "nesnelerin haberleşmesi" devrimi olduğunu ifade etti. Vatandaşların önemli endişelerinden biri olan sağlık risklerinin önceki teknolojilerden farklı olmadığını belirten Arslan, asıl kritik noktanın veri güvenliği ve yerli teknoloji üretimi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin 6G vizyonu için bugünden atması gereken stratejik adımlara dikkat çekti. "5G’nin sağlığa etkisi şu anda kullandığımız 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, vatandaşların 5G teknolojisiyle ilgili özellikle sağlık endişelerinin yüksek olduğuna değinirken, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: "5G bildiğiniz gibi Türkiye’ye geliyor, 1 Nisan itibarıyla operatörler 5G servisi verecek. Tabii halkımızda büyük bir heyecan var, büyük bir de merak var: ’Acaba bu 5G nedir, bize neler getirecek?’ diye. En sık karşılaştığımız sorulardan bir tanesi ve endişelerden bir tanesi ’5G sağlığımıza etki edecek mi?’. Tabii 5G ile beraber yeni frekanslar da devreye giriyor; hem daha geniş frekanslar, bantlar ve hem de daha yeni frekanslar kullanılacak. Burada da bir endişe oluşuyor, ’Acaba bu yeni frekanslar, 5G ile beraber gelen frekanslar sağlığa bir zarar veriyor mu?’ diye. Kısaca şöyle söyleyebilirim: 5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den, şu anda kullandığımız 4.5G’den ya da daha önce kullandığımız 3G ve 2G’den çok daha farklı olmayacak, insanlarımız bu konuda çok endişe etmesin. Tabii 5G ile beraber daha fazla alanda daha çok baz istasyonu görmeye başlayacağız. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, aslında 2G ve 3G, 5G’ye göre daha güçlü sinyal yayıyor. Eğer endişe edeceksek onlardan endişe etmemiz lazım, onları da zaten yıllardan beri kullanıyoruz. Şu ana kadar kesinleşmiş, net bir zararını görmedik. Bu baz istasyonlarında ve cep telefonlarında yayılan sinyal güçleri ve radyasyonlar öyle çok güçlü ve sağlığa etki edecek sinyaller değil." "5G ile birlikte kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek" 5G’nin önceki nesillere göre çok ciddi yenilikler getirecek bir teknoloji olduğunu aktaran Arslan, tarımdan sağlığa pek çok sektörde 5G ile kapsamlı ilerlemeler kaydedileceğini ifade etti. Prof. Dr. Arslan, 5G’nin özellikle dikey sektörlere yansıyacak etkilerinden şu şekilde bahsetti: "5G’yi hem dikey sektörlere hem de normal kullanıcılara çok büyük avantajlar sağlayacak ve hayatımızı daha da iyileştirecek bir teknoloji diye düşünebiliriz. Zaten 5G’nin temel amacı da bu; tarım, sağlık, eğitim, ulaşım ya da elektrik ve su altyapıları gibi pek çok noktayı daha akıllı yapacak, daha dijitalleşecek ve daha verimli hale getirecek bir teknoloji. Veri hızında da tabii ki 5G ile beraber bilgiyi bir noktadan bir noktaya çok daha hızlı şekilde taşıyabileceğiz. Bu noktada aslında bireyler de hem kapasite, hem kapsam hem de veri hızı anlamında 5G’nin nimetlerinden faydalanacaklar. Burada kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek. Örneğin bir aracın içindeki cihazlar kendi içlerinde, başka araçlarla ya da etraftaki yayalarla haberleşebilecek. Bununla beraber "self-driving car" dediğimiz, kendi kendini süren araçlar da olacak. 5G cihazların ve nesnelerin internete bağlandığı, "nesnelerin interneti" konseptinin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunu sadece tarımla ve otomotiv sektörüyle kısıtlamak doğru değil; bankacılık da dahil olmak üzere bildiğimiz bütün sektörlere etki edebilecek ve bunların hepsini dijitalleştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz. Bu noktada aslında 5G’yi bir çığır açıcı bir teknoloji diye düşünebiliriz." "5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi" 5G teknolojisinin getirdiği en büyük endişenin siber güvenlik ve veri sorunları olabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Türkiye’de çok büyük bir heyecan var, herkes heyecanla bekliyor. İnsanlar 5G ile beraber her şey değişeceğini düşünüyor olabilir ancak şu anda o değişimi sağlayacak yeterince veri yok elimizde. Elbette ülkemize 5G’nin gelmesi çok önemliydi ama biz hala 5G’nin nimetlerinden sadece Türkiye’de değil dünyada da tam anlamıyla faydalanabilmiş bir noktada değiliz. Benim 5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi. 5G ile beraber aslında her noktadan veri akışı daha da fazla artacak. Her şey veri üretecek; tarım, sağlık ya da insan vücudu veri üretecek ve internete bağlanacak. Tabii internete bağlanması çok iyi, beynimiz de dahil internete bağlanacak belli bir noktada. Bunların internete bağlanması her şeyi daha da geliştiriyor, iyileştiriyor ve otomatikleştiriyor; fakat internete bağladığımız her şeyde bir risk de var, benim için endişe verici kısım bu" şeklinde konuştu. "Umuyorum ki 5G’ye geçişimiz yerli ve milli olur" 5G’de veri güvenliğinin sağlanması için yerli ve milli teknolojinin önemine dikkat çeken Arslan, "Aslında Türkiye’deki şebekelerin yüzde 80’i Çin menşeli firmalar tarafından sağlanıyor. Bu da tabii ki hem o firmalara hem o firmaların arkasındaki ülkelere çok ciddi bir şekilde avantajlar sağlayacak çünkü bu şebekelerin kontrolü tamamen onların elinde; operatörlerin çok fazla bir kontrolü yok. Bizim verilerimizin, kişilerin ve sektörlerin güvenliğini garantiye alabilmemiz için mutlaka ve mutlaka yerli üretime önem vermemiz lazım, yerli teknolojiye önem vermemiz lazım. İnşallah umuyorum ki 5G’ye geçişimiz sadece yerli değil aynı zamanda milli olur, 5G’ye geçişimiz güvenli olur" dedi. "6G’yi bugünden geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde bizim olsun" Dünyada yakın gelecekte 6G teknolojisine geçileceğini aktaran Arslan, Türkiye’de de bu teknolojinin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için yerli ve milli çalışmaların önem taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Biz 5G’de aslında bir nevi geç kaldık; 5G’yi konuşmaya, düşünmeye ve bununla alakalı çalışmalara 15 yıl önce başlamamız gerekiyordu. Şu anda ne yapabiliriz? Büyük bir ihtimalle 10 yıl sonra 6G gelecek ve 6G kullanılmaya başlanacak. 6G, 5G’nin de çok daha ötesinde ve çok daha fazla yeni hizmetler veren; sadece haberleşme değil radar sistemleriyle ilgili algılamayı da sağlayan bir noktada olacak. Bir taraftan karasal network’ler, uzaydaki network’ler, uydular, alçak irtifa platformları gibi daha kapsamlı, daha geniş ve kabiliyetli bir network geliyor 5-6 yıl sonra dünyaya, 10 yıl sonra da büyük ihtimalle Türkiye’ye. Bu konuda aslında Türkiye olarak geç kalmış değiliz. 5G’de yaptığımız hatayı tekrarlamamak için bütün kurumlarımız ve üniversitelerimizle beraber 6G’ye dört koldan sarılmamız lazım. Bu teknolojiyi geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde ’6G bizim, 6G güvenli ve 6G ile ilgili hiç bir endişemiz yok’ diyebilelim."
31 Mart 2026 Salı - 17:39
İstanbul’daki kazada şehit olan polis memuru son yolculuğuna uğurlandı
Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen trafik kazasında şehit olan Polis Memuru Mustafa Aydın son yolculuğuna uğurlandı. İstanbul Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda dün, görevi başındayken geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan Polis Memuru Mustafa Aydın (29), olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılmıştı. Hastanede yapılan kalp masajıyla hayata döndürülen ancak durumu ciddiyetini koruyan Aydın, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu. Şehit polis için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde uğurlama töreni düzenlendi. Törenin ardından şehidin naaşı Fatih Camii’ne getirildi. İkindi namazını müteakip düzenlenen cenaze törenine şehidin annesi Şerife Aydın, babası Kamil Aydın, kız kardeşi Ayşe Firdevs Aydın, yakınları, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Jandarma Komutanı Yusuf Kenan Topcu, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından şehit Mustafa Aydın’ın naaşı, tören mangası eşliğinde defnedilmek üzere Edirnekapı Şehitliği’ne götürüldü.
31 Mart 2026 Salı - 17:37
Prof. Dr. Hüseyin Arslan: "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin"
Türkiye 1 Nisan’da 5G teknolojisine geçmeye hazırlanırken, İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan vatandaşların sağlık endişelerine yanıt vererek, "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" dedi. Arslan, asıl riskin sağlık değil veri güvenliği olduğunu belirterek, 5G ve 6G teknolojilerinde yerli ve milli üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisiyle tanışmaya hazırlanırken, bu yeni nesil ağın beraberinde getirdiği heyecan kadar güvenlik ve sağlık endişeleri de gündeme taşındı. İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, 5G’nin sadece bir haberleşme hızı artışı değil, özellikle ’dikey sektörler’ için tarımdan sağlığa, ulaşımdan bankacılığa kadar tüm dikey sektörleri dönüştürecek bir "nesnelerin haberleşmesi" devrimi olduğunu ifade etti. Vatandaşların önemli endişelerinden biri olan sağlık risklerinin önceki teknolojilerden farklı olmadığını belirten Arslan, asıl kritik noktanın veri güvenliği ve yerli teknoloji üretimi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin 6G vizyonu için bugünden atması gereken stratejik adımlara dikkat çekti. "5G’nin sağlığa etkisi şu anda kullandığımız 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, vatandaşların 5G teknolojisiyle ilgili özellikle sağlık endişelerinin yüksek olduğuna değinirken, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: "5G bildiğiniz gibi Türkiye’ye geliyor, 1 Nisan itibarıyla operatörler 5G servisi verecek. Tabii halkımızda büyük bir heyecan var, büyük bir de merak var: ’Acaba bu 5G nedir, bize neler getirecek?’ diye. En sık karşılaştığımız sorulardan bir tanesi ve endişelerden bir tanesi ’5G sağlığımıza etki edecek mi?’. Tabii 5G ile beraber yeni frekanslar da devreye giriyor; hem daha geniş frekanslar, bantlar ve hem de daha yeni frekanslar kullanılacak. Burada da bir endişe oluşuyor, ’Acaba bu yeni frekanslar, 5G ile beraber gelen frekanslar sağlığa bir zarar veriyor mu?’ diye. Kısaca şöyle söyleyebilirim: 5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den, şu anda kullandığımız 4.5G’den ya da daha önce kullandığımız 3G ve 2G’den çok daha farklı olmayacak, insanlarımız bu konuda çok endişe etmesin. Tabii 5G ile beraber daha fazla alanda daha çok baz istasyonu görmeye başlayacağız. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, aslında 2G ve 3G, 5G’ye göre daha güçlü sinyal yayıyor. Eğer endişe edeceksek onlardan endişe etmemiz lazım, onları da zaten yıllardan beri kullanıyoruz. Şu ana kadar kesinleşmiş, net bir zararını görmedik. Bu baz istasyonlarında ve cep telefonlarında yayılan sinyal güçleri ve radyasyonlar öyle çok güçlü ve sağlığa etki edecek sinyaller değil." "5G ile birlikte kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek" 5G’nin önceki nesillere göre çok ciddi yenilikler getirecek bir teknoloji olduğunu aktaran Arslan, tarımdan sağlığa pek çok sektörde 5G ile kapsamlı ilerlemeler kaydedileceğini ifade etti. Arslan, 5G’nin özellikle dikey sektörlere yansıyacak etkilerinden şu şekilde bahsetti: "5G’yi hem dikey sektörlere hem de normal kullanıcılara çok büyük avantajlar sağlayacak ve hayatımızı daha da iyileştirecek bir teknoloji diye düşünebiliriz. Zaten 5G’nin temel amacı da bu; tarım, sağlık, eğitim, ulaşım ya da elektrik ve su altyapıları gibi pek çok noktayı daha akıllı yapacak, daha dijitalleşecek ve daha verimli hale getirecek bir teknoloji. Veri hızında da tabii ki 5G ile beraber bilgiyi bir noktadan bir noktaya çok daha hızlı şekilde taşıyabileceğiz. Bu noktada aslında bireyler de hem kapasite, hem kapsam hem de veri hızı anlamında 5G’nin nimetlerinden faydalanacaklar. Burada kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek. Örneğin bir aracın içindeki cihazlar kendi içlerinde, başka araçlarla ya da etraftaki yayalarla haberleşebilecek. Bununla beraber "self-driving car" dediğimiz, kendi kendini süren araçlar da olacak. 5G cihazların ve nesnelerin internete bağlandığı, "nesnelerin interneti" konseptinin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunu sadece tarımla ve otomotiv sektörüyle kısıtlamak doğru değil; bankacılık da dahil olmak üzere bildiğimiz bütün sektörlere etki edebilecek ve bunların hepsini dijitalleştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz. Bu noktada aslında 5G’yi bir çığır açıcı bir teknoloji diye düşünebiliriz. "5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi" 5G teknolojisinin getirdiği en büyük endişenin siber güvenlik ve veri sorunları olabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Türkiye’de çok büyük bir heyecan var, herkes heyecanla bekliyor. İnsanlar 5G ile beraber her şey değişeceğini düşünüyor olabilir ancak şu anda o değişimi sağlayacak yeterince veri yok elimizde. Elbette ülkemize 5G’nin gelmesi çok önemliydi ama biz hala 5G’nin nimetlerinden sadece Türkiye’de değil dünyada da tam anlamıyla faydalanabilmiş bir noktada değiliz. Benim 5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi. 5G ile beraber aslında her noktadan veri akışı daha da fazla artacak. Her şey veri üretecek; tarım, sağlık ya da insan vücudu veri üretecek ve internete bağlanacak. Tabii internete bağlanması çok iyi, beynimiz de dahil internete bağlanacak belli bir noktada. Bunların internete bağlanması her şeyi daha da geliştiriyor, iyileştiriyor ve otomatikleştiriyor; fakat internete bağladığımız her şeyde bir risk de var, benim için endişe verici kısım bu" şeklinde konuştu. "Umuyorum ki 5G’ye geçişimiz yerli ve milli olur" 5G’de veri güvenliğinin sağlanması için yerli ve milli teknolojinin önemine dikkat çeken Arslan, "Aslında Türkiye’deki şebekelerin yüzde 80’i Çin menşeli firmalar tarafından sağlanıyor. Bu da tabii ki hem o firmalara hem o firmaların arkasındaki ülkelere çok ciddi bir şekilde avantajlar sağlayacak çünkü bu şebekelerin kontrolü tamamen onların elinde; operatörlerin çok fazla bir kontrolü yok. Bizim verilerimizin, kişilerin ve sektörlerin güvenliğini garantiye alabilmemiz için mutlaka ve mutlaka yerli üretime önem vermemiz lazım, yerli teknolojiye önem vermemiz lazım. İnşallah umuyorum ki 5G’ye geçişimiz sadece yerli değil aynı zamanda milli olur, 5G’ye geçişimiz güvenli olur" dedi. "6G’yi bugünden geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde bizim olsun" Dünyada yakın gelecekte 6G teknolojisine geçileceğini aktaran Arslan, Türkiye’de de bu teknolojinin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için yerli ve milli çalışmaların önem taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Biz 5G’de aslında bir nevi geç kaldık; 5G’yi konuşmaya, düşünmeye ve bununla alakalı çalışmalara 15 yıl önce başlamamız gerekiyordu. Şu anda ne yapabiliriz? Büyük bir ihtimalle 10 yıl sonra 6G gelecek ve 6G kullanılmaya başlanacak. 6G, 5G’nin de çok daha ötesinde ve çok daha fazla yeni hizmetler veren; sadece haberleşme değil radar sistemleriyle ilgili algılamayı da sağlayan bir noktada olacak. Bir taraftan karasal network’ler, uzaydaki network’ler, uydular, alçak irtifa platformları gibi daha kapsamlı, daha geniş ve kabiliyetli bir network geliyor 5-6 yıl sonra dünyaya, 10 yıl sonra da büyük ihtimalle Türkiye’ye. Bu konuda aslında Türkiye olarak geç kalmış değiliz. 5G’de yaptığımız hatayı tekrarlamamak için bütün kurumlarımız ve üniversitelerimizle beraber 6G’ye dört koldan sarılmamız lazım. Bu teknolojiyi geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde ’6G bizim, 6G güvenli ve 6G ile ilgili hiç bir endişemiz yok’ diyebilelim."
31 Mart 2026 Salı - 17:36
Dünya Kupası tarihinde bir ilk; ’Efsane taraftar’ programı başlıyor
2026 FIFA Dünya Kupası’nın başlamasına haftalar kala futbolseverleri dünyanın en büyük spor organizasyonuna her zamankinden daha yakınlaştıracak ‘taraftar odaklı’ kampanya duyuruldu. 2026 FIFA Dünya Kupası tarihinde Ruffles ile ilk kez ’Efsane Taraftar’ seçilecek. Şanslı isim, Dünya Kupası’nda çift kişilik bilet, saha kenarı erişimi ve maç sırasında stadyumdaki dev ekranda yer alma gibi ayrıcalıklı deneyimler kazanacak. 2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken Ruffles, futbolseverleri dünyanın en büyük spor şölenine her zamankinden daha fazla dahil eden, ‘taraftar odaklı’ yaklaşımıyla fırsat sunuyor. Profesyonel oyuncuların sahadaki performansları için ödüllendirildiği bir ortamda Ruffles, "Varsa Ruffles Maça Varız" kampanyası kapsamında taraftarların da takdir edilmeyi hak ettiğine inanıyor. İnternet sitesinde sorulara en ilham verici cevabı veren kişi, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Francisco Stadı’nda oynanacak FIFA Dünya Kupası maçı için çift kişilik bilet, saha kenarı erişimi ve maç sırasında dev ekranda yer alma fırsatı kazanacak.
31 Mart 2026 Salı - 17:26
FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu kura çekimi gerçekleşti
A Kadın Milli Takımı’nın FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu’ndaki rakipleri gerçekleştirilen kura çekimi sonrası belli oldu. İsviçre’nin Mies kentindeki Basketbol Evi’nde gerçekleşen FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu kura çekiminin ardından A Kadın Milli Takımı’nın rakipleri belli oldu. Gerçekleştirilen kura çekimine 1. torbadan katılan A Kadın Milli Takımı, I Grubu’nda yer alırken, Polonya, Karadağ ve İsrail ile eşleşti. İkinci turda gruplarını ilk iki sırada tamamlayan takımlar, 16-27 Haziran 2027 tarihleri arasında Belçika, Finlandiya, İsveç ve Litvanya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2027 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde edecek. Ev sahibi ülkeler organizasyona doğrudan katılım hakkına sahip olup, eleme turu karşılaşmalarını H Grubu’nda oynayacak. Çekilen kura sonucunda gruplar şu şekilde oluştu: I Grubu: Türkiye, Polonya, Karadağ, İsrail J Grubu: Hırvatistan, İspanya, Çekya, Bulgaristan K Grubu: Letonya, İtalya, Slovenya, Avusturya L Grubu: Slovakya, Sırbistan, Yunanistan, Hollanda M Grubu: Ukrayna, Fransa, Büyük Britanya, Lüksemburg N Grubu: Portekiz, Almanya, Macaristan, Danimarka
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder