Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Kağıthane’de kaldırım işgallerine sıkı denetim
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:14:14
Kağıthane Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yaya güvenliğini tehdit eden kaldırım ve yol işgallerine karşı denetimlerini aralıksız sürdürüyor. İlçenin 19 mahallesinde eş zamanlı olarak sürdürülen uygulamalarla, kamuya açık alanların amacı dışında kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yaya geçişini engelleyen ve şehir içi ulaşımı olumsuz etkileyen unsurlara karşı sahada aktif görev yapan ekipler; cadde ve sokaklarda gerçekleştirilen kontrollerde masa, sandalye, tabela, duba, flama ve benzeri materyalleri tek tek inceleyerek kaldırıyor. Yapılan denetimlerde, özellikle işletmeler tarafından kaldırımlara bırakılan malzemelerin yayaların hareket alanını daralttığı ve trafik akışını aksattığı tespit edildi. Kurallara aykırı şekilde kamu alanını işgal eden unsurlar tutanak altına alınırken, mevzuata uymayan işletmelere idari para cezaları uygulanıyor. Zabıta ekipleri, denetimlerin yalnızca cezai işlemle sınırlı kalmadığını; aynı zamanda esnaf ve vatandaşlara bilgilendirme yapılarak farkındalık oluşturulmasının da amaçlandığını belirtiyor. Kağıthane Belediyesi yetkilileri, kent estetiğini korumak ve vatandaşların kaldırımları güvenli şekilde kullanabilmesini sağlamak amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. İlçe genelinde düzenli aralıklarla devam eden uygulamalarla, kamu düzeninin korunması ve yaşam kalitesinin artırılması amaçlanıyor.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:04
Migros kurbanlık satışlarını başlattı
Migros, Kurban Bayramı’nda İslami usullere uygun ve hijyenik şartlarda kesimi gerçekleştirilen kurbanlıkları, müşterilerine ulaştıracağını duyurdu. Küçükbaş kurbanlıkta vekalet verenin, büyükbaş kurbanlıkta ise vekalet veren hissedarların adı noter ve din görevlisi huzurunda okunarak kesim yapılıyor. Kurban Bayramı’nda müşterilerine sağlıklı, güvenilir ve İslami usullere uygun kurban almanın rahatlığını yaşatan Migros, Anadolu’nun dört bir yanındaki yetiştiricilerden özenle seçilen kurbanlık vasfındaki hayvanları en güvenli şekilde ve uzman kasaplar tarafından ücretsiz kasaplık hizmeti ile satışa sunduğunu duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, ağırlığı ortalama 30-35 kg ve koli ağırlığı yaklaşık 12-16 kg olan kurbanlık Karaman küçükbaş 22 bin 950 TL, ağırlığı ortalama 38-42 kg ve koli ağırlığı yaklaşık 16-20 kg kurbanlık Kıvırcık küçükbaş 27 bin 950 TL ve en fazla 1/7 hisseli büyükbaş kurbanlık ise sakatat içermeden yaklaşık 23-27 kg kemiksiz et olmak üzere 36 bin 450 TL’den satışa sunuluyor. Tüm kesimlerde kurbanın yaklaşık ağırlığı müşterinin bilgisi dahilinde olup, kurbanlığın kilosunun belirtilen miktardan fazla olması durumunda, fazla olan miktar aynı paket içerisinde teslim ediliyor. Migros’ta geleneksel kurban kesimi yapılıyor. Kişiye özel kesilen kurban, yine kişiye özel paketleniyor. Sipariş ise Migros mağazalarından, migros.com.tr üzerinden ve mobil uygulamadan kolaylıkla verilebiliyor. Marketin müşterileri kurban siparişlerini adrese teslim şeklinde ya da Türkiye’nin her yerindeki Migros mağazalarından teslim alabiliyor. Büyükbaş kurbanlıklar en fazla 7 hisse olacak şekilde eşit parçalar halinde sakatat içermeden kemiksiz şekilde paketleniyor. Kurbanlık Kıvırcık küçükbaş ve Karaman küçükbaşlar koli içinde 2 but, 2 kol, 2 kafes, 1 gerdan ve 1 böbrek yatağı olacak şekilde hazırlanıyor. Kesilen kurbanlık Kıvırcık küçükbaş ve Karaman küçükbaşların veteriner hekim muayenesi sonucunda tüketimi uygun olan karaciğer, dalak ve yüreği koli içerisine konuluyor. İslami kurallara uygun, veteriner hekim kontrolünde kesim Açıklamaya göre, sipariş verilen kurbanlıkların kesim öncesinde, şirketin veteriner hekimleri tarafından canlı muayenesi ile resmi kurum tarafından verilen sağlık raporlarının kontrolleri yapılıyor. Kontrollerden sonra sadece canlı ağırlığı uygun ve kesim sonrası belirtilen ağırlığı sağlayabilecek kurbanlıklar kesime alınıyor. Kesimler, mevzuata ve standartlara uygun, onaylı kesimhanelerde, üretim ve depolama tesislerinde gerçekleştiriliyor. Kurbanlıklar, kesimhanelerde İslami kurallara uygun olarak bayram namazını takiben kesiliyor. Küçükbaş kurbanlıkta vekalet verenin, büyükbaş kurbanlıkta ise vekalet veren hissedarların isimleri din görevlisi ve noter huzurunda tek tek okunuyor. Kesim sonrasında kurbanlıkların karkas ve iç organları yüzde 100 sağlık muayenesinden geçiriliyor. Kesim bilgisi, müşterinin sipariş formunda belirttiği cep telefonuna SMS olarak iletiliyor. Migros, müşterilerinin bağışlarına aracı oluyor Müşterilerinin hayır kurumlarına yapacakları bağışlar için her türlü kolaylığı sağlayan şirket, bağış kurbanlıkları ilgili hayır kurumunun depolarına müşteri adına teslim ediyor. Kızılay, ZİÇEV, TSÇV (Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı) ve TOFD’ye (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği) bağışlanan kurbanları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Ayrıca müşteriler bağış kurbanlıklarda önemli bir fiyat avantajına sahip oluyor. Kurbanlıklar Kızılay, ZİÇEV ve TSÇV ve TOFD’ye bağışlandığı takdirde, koli ağırlığı yaklaşık 12-16 kg olan kurbanlık Karaman küçükbaş 20 bin 450 TL, koli ağırlığı yaklaşık 16-20 kg kurbanlık Kıvırcık küçükbaş 25 bin 450 TL, sakatat içermeden yaklaşık 23-27 kg arasında kemiksiz hisse şekilde kurbanlık büyükbaş 33 bin 950 TL olarak fiyatlandırılıyor.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:59
Bayrampaşa’da gece saatlerinde dükkandan alevler yükseldi
Bayrampaşa’da gece saatlerinde alevlere teslim olan market itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, dükkan kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekiplerinin yangında dumandan etkilenen kediyi kurtarma çabası kameraya yansıdı. Edinilen bilgiye göre Bayrampaşa Orta Mahalle Bağlar Caddesinde bulunan 3 katlı binanın giriş katındaki markette saat 02.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede büyüdü. Dükkan alevlere teslim oldu. Alevleri gören vatandaşlar, durumu polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangına müdahale etti. İtfaiye ekipleri, yangın çıktığı esnada çevrede bulunan kedileri de kurtardı. Ekiplerin kurtarma anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Yangının çıkış sebebi araştırılıyor. Nihat Cidan isimli vatandaş, "Nedeni belli değil şu anda. Elektrikten olabilir. Ben alt kattayım market yanmış. Alt katta su basmış. Bir şey yok çok şükür. Herhangi bir can kaybı yok" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:42
Bakan Tekin: "Türkiye eğitim, öğretim süreçlerinde son 20 yılı baz aldığımızda devrim niteliğinde işler yaptı"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye eğitim, öğretim süreçlerinde son 20 yılı baz aldığımızda devrim niteliğinde işler yaptı. 2002 yılında yaklaşık 350 bin dersliğimiz vardı. Rakama böyle baktığımızda ikiye katlanmış gibi gözüküyor" dedi. İlim Yayma Vakfı’nın kuruluşunun 50. yılı nedeniyle hayata geçirilen "50. Yılda 50 Kütüphane" projesinin İstanbul etabı toplu açılış töreniyle tamamlandı. İlk toplu açılışı Malatya Suluköy Kahramanlar İlkokulu’nda gerçekleştirilen projenin İstanbul’daki 15 okuldan oluşan ikinci etabının açılış töreni, İstanbul’un tarihi eğitim kurumlarından Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’nin ev sahipliğinde yapıldı. Açılışa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, bazı il protokol üyeleri, bağışçılar, öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda öğrenciler mini konser düzenledi. Açılışta konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye gerçekten eğitim, öğretim süreçlerinde son 20 yılı baz aldığımızda devrim niteliğinde işler yaptı. İçinde yaşadığımız için birçok şeyin farkında değiliz. Birçok şeyi görmüyoruz. Bizler de mümkün olduğunca konuşmalarımızda katıldığımız ortamlarda 2002 öncesi Türkiye’yle ilgili bazı anekdotlar anlatıp geldiğimiz noktada bize bu başarıyı veya bu noktaya bizi taşıyan kişilere ahde vefa anlamında şükranlarımızı ifade etmek, teşekkür etmeyi bir insani, bir İslami vazife olarak görüyoruz. Türkiye’de derslik başına düşen öğrenci sayısı itibariyle öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibariyle fiziki kapasite itibariyle eğitim öğretim kalitesi itibariyle Türkiye maalesef dünya sıralamalarında OECD üyesi ülkeler arasında sondan ikinci, üçüncü sırada yer aldığımız bir tabloyu yaşıyorduk. Bu tabloda okullarımızdaki kütüphane gibi atölye ve laboratuvar gibi ortamlar çok da bizim açımızdan fark edilmiyordu çünkü çok daha ciddi şekilde derslik ihtiyacımız vardı" dedi. "Bizim yaklaşık 750 bin dersliğimiz var" Türkiye’nin şu an 750 bin dersliğinin olduğunu belirten Bakan Tekin, "Şu an bizim yaklaşık 750 bin dersliğimiz var. 2002 yılında yaklaşık 350 bin dersliğimiz vardı. Rakamı böyle baktığımızda ikiye katlanmış gibi gözüküyor. Ama şöyle bakarsak o 350 bin dersliğin yaklaşık yarısı deprem ya da ekonomik ömrünü tamamlamak gibi gerekçelerle yıkılıp yeniden yapıldığını düşünürsek 2002 öncesinden elimizde yaklaşık 150 bin civarında derslik var. Şimdi ben bunu söyleyince birileri rahatsız oluyor. Bugün 750 bin dersliğimiz var. Ya bunu yapan insanlara, bunu yapan, bunun için kaynak ayıran siyasetçiye teşekkür etmemek haksızlık olmaz mı arkadaşlar? Geçen yıl Aralık ayında açıklanan TIMS skorlarına göre Türkiye matematik ve fen eğitiminde Avrupa’da ilk beş ülke arasındadır. Bu da bizim için çok önemli bir gösterge. 8 Eylül tarihinde de geçtiğimiz yıl bugünlerde uyguladığımız PİSA skorları açıklanacak. Ve orada da OECD Genel Sekreterinin açıklaması doğrultusunda söylüyoruz ki çok iyi bir derece bekliyoruz" diye konuştu. "420 metrekarelik kütüphaneyi yaptık" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ise, "Bu hizmeti gerçekleştirmeye karar verdiğimiz zaman bizim hayırseverlerimiz sahip çıktı. Onların da isimlerini kütüphanelerimizin kapısında yaşatıyoruz. 50 tane okulda kütüphane yapalım deyince de Milli Eğitim Bakanlığımıza sorduk. Bugün burada olduğumuz Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi de gerçekten büyük bir kütüphane alanı olmasına rağmen bir dokunuşa ihtiyacı olan okulumuzdu. Ülkemizin güzide okullarından bir tanesine 420 metrekarelik kütüphaneyi yapmış olduk. En büyük kütüphane de burası" şeklinde konuştu. "Her yıl 4 bin kadar lise, üniversite, yüksek lisans doktor öğrencisini burslandırıyoruz" İlim Yayma Vakfı olarak 4 bin kadar lise, üniversite, yüksek lisans doktor öğrencisini her yıl burslandırdıklarına değinen Erdoğan "Türkiye’nin eğitimde fırsat eşitliğine bu çok önemli. Bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi için çok önemli. Bugüne kadar milyonu aşkın öğrenciye üniversite lise düzeyinde burs imkanı, konaklama imkanı sağlamış on binlerce akademisyene proje destekleri, yurt dışı eğitim destekleri sağlamış İlim Yayma Cemiyeti İlim Yayma Vakfı bu kütüphaneyle birlikte buradan geçecek bütün öğrencilerin de hayatına dokunmuş olacak. İlim Yayma Cemiyeti’mizde yaptığımız orta okul ve lise düzeyindeki İstanbul’da 3 bin öğrenci arkadaşımızı burslandırıyoruz. Biz İlim Yayma Vakfı olarak 4 bin kadar lise, üniversite, yüksek lisans doktor öğrencisini her yıl burslandırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kitaba erişimle ilgili hiçbir problemimiz kalmadı" Kitaba erişimle ilgili hiçbir problemin kalmadığını belirten İstanbul Valisi Davut Gül ise, "Cumhurbaşkanımızın bütün gençlere tavsiyeleri var. Özetle; oku, düşün, uygula, neticelendir diyor. Okuyabilmesi için önce kitap olması lazım. Sayın Bakanımızın öncülüğünde İstanbul’da 6,5 milyon kitap sayımız son üç yılda 7 milyon 300 bin artarak yüzde 100’den fazla artmış oldu. Dolayısıyla da kitaba erişimle ilgili hiçbir problemimiz hamdolsun kalmadı. Güncel kitapları temin etmeye devam edeceğiz. Bundan sonraki süreçte gençlerimizin düşünmeleri, uygulamaları, neticelendirmeleri için öğretmenlerimiz başta olmak üzere bizler hep onlarla birlikte olacağız. Eğitimde fırsat eşitliğinin en iyi uygulandığı ülkelerden bir tanesi Türkiye’miz, İstanbul’umuz; bunu kendi yaşantınızda görüyorsunuz" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Bilal Erdoğan tarafından Bakan Tekin’e tablo hediye edildi. Heyet daha sonra açılan kütüphaneyi gezdi.
31 Mart 2026 Salı - 19:49
Fenerbahçe’de ara sona erdi, derbi mesaisi başladı
Fenerbahçe, 4 günlük iznin ardından Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında evinde oynayacağı Beşiktaş derbisi maçı hazırlıklarına başladı.
31 Mart 2026 Salı - 19:42
Fatih’te silahlı saldırıya uğrayan kurye hayatını kaybetti
İstanbul Fatih’te kimliği belirsiz şahıs tarafından silahlı saldırıya uğrayan yabancı uyruklu kurye hayatını kaybetti. Polis ekipleri, kaçan saldırganın yakalanması için çalışma başlattı. Olay, saat 16.30 sıralarında İstanbul Fatih ilçesi Balabanağa Mahallesi Zeynep Kamil Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, lojistik firmasında kurye olarak çalışan yabancı uyruklu Arif İsmailov’un yanına kimliği belirsiz bir şahıs yaklaşarak geldi. Şahıs, İsmailov’ı kafasından vurarak olay yerinden kaçtı. Ağır yaralanan İsmailov, çevredeki vatandaşlar tarafından araçla hastaneye götürüldü. İhbar üzerine sokağa polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Arif İsmailov’un yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenildi. Yapılan incelemenin ardından polis ekipleri, saldırganı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı.
31 Mart 2026 Salı - 19:29
"Antalya’da 15 gün önce anjiyo olan şahıs evinde ölü olarak bulundu" başlıklı haberimizde yer alan ölen şahsın fotoğrafı, kaynağından düzeltilmiştir. Abonelerimize duyrulur.
"Antalya’da 15 gün önce anjiyo olan şahıs evinde ölü olarak bulundu" başlıklı haberimizde yer alan ölen şahsın fotoğrafı, kaynağından düzeltilmiştir. Abonelerimize duyrulur.
31 Mart 2026 Salı - 19:26
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nden İHA’ya ödül
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından 67 yıldır düzenlenen Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri sahiplerini buldu.
31 Mart 2026 Salı - 17:42
Prof. Dr. Hüseyin Arslan: "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin"
Türkiye 1 Nisan’da 5G teknolojisine geçmeye hazırlanırken, İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan vatandaşların sağlık endişelerine yanıt vererek, "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" dedi. Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisiyle tanışmaya hazırlanırken, bu yeni nesil ağın beraberinde getirdiği heyecan kadar güvenlik ve sağlık endişeleri de gündeme taşındı. İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, 5G’nin sadece bir haberleşme hızı artışı değil, özellikle ’dikey sektörler’ için tarımdan sağlığa, ulaşımdan bankacılığa kadar tüm dikey sektörleri dönüştürecek bir "nesnelerin haberleşmesi" devrimi olduğunu ifade etti. Vatandaşların önemli endişelerinden biri olan sağlık risklerinin önceki teknolojilerden farklı olmadığını belirten Arslan, asıl kritik noktanın veri güvenliği ve yerli teknoloji üretimi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin 6G vizyonu için bugünden atması gereken stratejik adımlara dikkat çekti. "5G’nin sağlığa etkisi şu anda kullandığımız 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, vatandaşların 5G teknolojisiyle ilgili özellikle sağlık endişelerinin yüksek olduğuna değinirken, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: "5G bildiğiniz gibi Türkiye’ye geliyor, 1 Nisan itibarıyla operatörler 5G servisi verecek. Tabii halkımızda büyük bir heyecan var, büyük bir de merak var: ’Acaba bu 5G nedir, bize neler getirecek?’ diye. En sık karşılaştığımız sorulardan bir tanesi ve endişelerden bir tanesi ’5G sağlığımıza etki edecek mi?’. Tabii 5G ile beraber yeni frekanslar da devreye giriyor; hem daha geniş frekanslar, bantlar ve hem de daha yeni frekanslar kullanılacak. Burada da bir endişe oluşuyor, ’Acaba bu yeni frekanslar, 5G ile beraber gelen frekanslar sağlığa bir zarar veriyor mu?’ diye. Kısaca şöyle söyleyebilirim: 5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den, şu anda kullandığımız 4.5G’den ya da daha önce kullandığımız 3G ve 2G’den çok daha farklı olmayacak, insanlarımız bu konuda çok endişe etmesin. Tabii 5G ile beraber daha fazla alanda daha çok baz istasyonu görmeye başlayacağız. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, aslında 2G ve 3G, 5G’ye göre daha güçlü sinyal yayıyor. Eğer endişe edeceksek onlardan endişe etmemiz lazım, onları da zaten yıllardan beri kullanıyoruz. Şu ana kadar kesinleşmiş, net bir zararını görmedik. Bu baz istasyonlarında ve cep telefonlarında yayılan sinyal güçleri ve radyasyonlar öyle çok güçlü ve sağlığa etki edecek sinyaller değil." "5G ile birlikte kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek" 5G’nin önceki nesillere göre çok ciddi yenilikler getirecek bir teknoloji olduğunu aktaran Arslan, tarımdan sağlığa pek çok sektörde 5G ile kapsamlı ilerlemeler kaydedileceğini ifade etti. Prof. Dr. Arslan, 5G’nin özellikle dikey sektörlere yansıyacak etkilerinden şu şekilde bahsetti: "5G’yi hem dikey sektörlere hem de normal kullanıcılara çok büyük avantajlar sağlayacak ve hayatımızı daha da iyileştirecek bir teknoloji diye düşünebiliriz. Zaten 5G’nin temel amacı da bu; tarım, sağlık, eğitim, ulaşım ya da elektrik ve su altyapıları gibi pek çok noktayı daha akıllı yapacak, daha dijitalleşecek ve daha verimli hale getirecek bir teknoloji. Veri hızında da tabii ki 5G ile beraber bilgiyi bir noktadan bir noktaya çok daha hızlı şekilde taşıyabileceğiz. Bu noktada aslında bireyler de hem kapasite, hem kapsam hem de veri hızı anlamında 5G’nin nimetlerinden faydalanacaklar. Burada kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek. Örneğin bir aracın içindeki cihazlar kendi içlerinde, başka araçlarla ya da etraftaki yayalarla haberleşebilecek. Bununla beraber "self-driving car" dediğimiz, kendi kendini süren araçlar da olacak. 5G cihazların ve nesnelerin internete bağlandığı, "nesnelerin interneti" konseptinin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunu sadece tarımla ve otomotiv sektörüyle kısıtlamak doğru değil; bankacılık da dahil olmak üzere bildiğimiz bütün sektörlere etki edebilecek ve bunların hepsini dijitalleştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz. Bu noktada aslında 5G’yi bir çığır açıcı bir teknoloji diye düşünebiliriz." "5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi" 5G teknolojisinin getirdiği en büyük endişenin siber güvenlik ve veri sorunları olabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Türkiye’de çok büyük bir heyecan var, herkes heyecanla bekliyor. İnsanlar 5G ile beraber her şey değişeceğini düşünüyor olabilir ancak şu anda o değişimi sağlayacak yeterince veri yok elimizde. Elbette ülkemize 5G’nin gelmesi çok önemliydi ama biz hala 5G’nin nimetlerinden sadece Türkiye’de değil dünyada da tam anlamıyla faydalanabilmiş bir noktada değiliz. Benim 5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi. 5G ile beraber aslında her noktadan veri akışı daha da fazla artacak. Her şey veri üretecek; tarım, sağlık ya da insan vücudu veri üretecek ve internete bağlanacak. Tabii internete bağlanması çok iyi, beynimiz de dahil internete bağlanacak belli bir noktada. Bunların internete bağlanması her şeyi daha da geliştiriyor, iyileştiriyor ve otomatikleştiriyor; fakat internete bağladığımız her şeyde bir risk de var, benim için endişe verici kısım bu" şeklinde konuştu. "Umuyorum ki 5G’ye geçişimiz yerli ve milli olur" 5G’de veri güvenliğinin sağlanması için yerli ve milli teknolojinin önemine dikkat çeken Arslan, "Aslında Türkiye’deki şebekelerin yüzde 80’i Çin menşeli firmalar tarafından sağlanıyor. Bu da tabii ki hem o firmalara hem o firmaların arkasındaki ülkelere çok ciddi bir şekilde avantajlar sağlayacak çünkü bu şebekelerin kontrolü tamamen onların elinde; operatörlerin çok fazla bir kontrolü yok. Bizim verilerimizin, kişilerin ve sektörlerin güvenliğini garantiye alabilmemiz için mutlaka ve mutlaka yerli üretime önem vermemiz lazım, yerli teknolojiye önem vermemiz lazım. İnşallah umuyorum ki 5G’ye geçişimiz sadece yerli değil aynı zamanda milli olur, 5G’ye geçişimiz güvenli olur" dedi. "6G’yi bugünden geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde bizim olsun" Dünyada yakın gelecekte 6G teknolojisine geçileceğini aktaran Arslan, Türkiye’de de bu teknolojinin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için yerli ve milli çalışmaların önem taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Biz 5G’de aslında bir nevi geç kaldık; 5G’yi konuşmaya, düşünmeye ve bununla alakalı çalışmalara 15 yıl önce başlamamız gerekiyordu. Şu anda ne yapabiliriz? Büyük bir ihtimalle 10 yıl sonra 6G gelecek ve 6G kullanılmaya başlanacak. 6G, 5G’nin de çok daha ötesinde ve çok daha fazla yeni hizmetler veren; sadece haberleşme değil radar sistemleriyle ilgili algılamayı da sağlayan bir noktada olacak. Bir taraftan karasal network’ler, uzaydaki network’ler, uydular, alçak irtifa platformları gibi daha kapsamlı, daha geniş ve kabiliyetli bir network geliyor 5-6 yıl sonra dünyaya, 10 yıl sonra da büyük ihtimalle Türkiye’ye. Bu konuda aslında Türkiye olarak geç kalmış değiliz. 5G’de yaptığımız hatayı tekrarlamamak için bütün kurumlarımız ve üniversitelerimizle beraber 6G’ye dört koldan sarılmamız lazım. Bu teknolojiyi geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde ’6G bizim, 6G güvenli ve 6G ile ilgili hiç bir endişemiz yok’ diyebilelim."
31 Mart 2026 Salı - 17:39
İstanbul’daki kazada şehit olan polis memuru son yolculuğuna uğurlandı
Kuzey Marmara Otoyolu’nda meydana gelen trafik kazasında şehit olan Polis Memuru Mustafa Aydın son yolculuğuna uğurlandı. İstanbul Kuzey Marmara Otoyolu Başakşehir-Habipler bağlantı yolunda dün, görevi başındayken geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralanan Polis Memuru Mustafa Aydın (29), olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılmıştı. Hastanede yapılan kalp masajıyla hayata döndürülen ancak durumu ciddiyetini koruyan Aydın, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştu. Şehit polis için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde uğurlama töreni düzenlendi. Törenin ardından şehidin naaşı Fatih Camii’ne getirildi. İkindi namazını müteakip düzenlenen cenaze törenine şehidin annesi Şerife Aydın, babası Kamil Aydın, kız kardeşi Ayşe Firdevs Aydın, yakınları, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Jandarma Komutanı Yusuf Kenan Topcu, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından şehit Mustafa Aydın’ın naaşı, tören mangası eşliğinde defnedilmek üzere Edirnekapı Şehitliği’ne götürüldü.
31 Mart 2026 Salı - 17:37
Prof. Dr. Hüseyin Arslan: "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin"
Türkiye 1 Nisan’da 5G teknolojisine geçmeye hazırlanırken, İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan vatandaşların sağlık endişelerine yanıt vererek, "5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" dedi. Arslan, asıl riskin sağlık değil veri güvenliği olduğunu belirterek, 5G ve 6G teknolojilerinde yerli ve milli üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye, 1 Nisan itibarıyla 5G teknolojisiyle tanışmaya hazırlanırken, bu yeni nesil ağın beraberinde getirdiği heyecan kadar güvenlik ve sağlık endişeleri de gündeme taşındı. İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, 5G’nin sadece bir haberleşme hızı artışı değil, özellikle ’dikey sektörler’ için tarımdan sağlığa, ulaşımdan bankacılığa kadar tüm dikey sektörleri dönüştürecek bir "nesnelerin haberleşmesi" devrimi olduğunu ifade etti. Vatandaşların önemli endişelerinden biri olan sağlık risklerinin önceki teknolojilerden farklı olmadığını belirten Arslan, asıl kritik noktanın veri güvenliği ve yerli teknoloji üretimi olduğunu ifade ederek Türkiye’nin 6G vizyonu için bugünden atması gereken stratejik adımlara dikkat çekti. "5G’nin sağlığa etkisi şu anda kullandığımız 4.5G’den farklı olmayacak, insanlarımız endişe etmesin" İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Arslan, vatandaşların 5G teknolojisiyle ilgili özellikle sağlık endişelerinin yüksek olduğuna değinirken, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu: "5G bildiğiniz gibi Türkiye’ye geliyor, 1 Nisan itibarıyla operatörler 5G servisi verecek. Tabii halkımızda büyük bir heyecan var, büyük bir de merak var: ’Acaba bu 5G nedir, bize neler getirecek?’ diye. En sık karşılaştığımız sorulardan bir tanesi ve endişelerden bir tanesi ’5G sağlığımıza etki edecek mi?’. Tabii 5G ile beraber yeni frekanslar da devreye giriyor; hem daha geniş frekanslar, bantlar ve hem de daha yeni frekanslar kullanılacak. Burada da bir endişe oluşuyor, ’Acaba bu yeni frekanslar, 5G ile beraber gelen frekanslar sağlığa bir zarar veriyor mu?’ diye. Kısaca şöyle söyleyebilirim: 5G’nin sağlığa etkisi 4.5G’den, şu anda kullandığımız 4.5G’den ya da daha önce kullandığımız 3G ve 2G’den çok daha farklı olmayacak, insanlarımız bu konuda çok endişe etmesin. Tabii 5G ile beraber daha fazla alanda daha çok baz istasyonu görmeye başlayacağız. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, aslında 2G ve 3G, 5G’ye göre daha güçlü sinyal yayıyor. Eğer endişe edeceksek onlardan endişe etmemiz lazım, onları da zaten yıllardan beri kullanıyoruz. Şu ana kadar kesinleşmiş, net bir zararını görmedik. Bu baz istasyonlarında ve cep telefonlarında yayılan sinyal güçleri ve radyasyonlar öyle çok güçlü ve sağlığa etki edecek sinyaller değil." "5G ile birlikte kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek" 5G’nin önceki nesillere göre çok ciddi yenilikler getirecek bir teknoloji olduğunu aktaran Arslan, tarımdan sağlığa pek çok sektörde 5G ile kapsamlı ilerlemeler kaydedileceğini ifade etti. Arslan, 5G’nin özellikle dikey sektörlere yansıyacak etkilerinden şu şekilde bahsetti: "5G’yi hem dikey sektörlere hem de normal kullanıcılara çok büyük avantajlar sağlayacak ve hayatımızı daha da iyileştirecek bir teknoloji diye düşünebiliriz. Zaten 5G’nin temel amacı da bu; tarım, sağlık, eğitim, ulaşım ya da elektrik ve su altyapıları gibi pek çok noktayı daha akıllı yapacak, daha dijitalleşecek ve daha verimli hale getirecek bir teknoloji. Veri hızında da tabii ki 5G ile beraber bilgiyi bir noktadan bir noktaya çok daha hızlı şekilde taşıyabileceğiz. Bu noktada aslında bireyler de hem kapasite, hem kapsam hem de veri hızı anlamında 5G’nin nimetlerinden faydalanacaklar. Burada kişiler haberleşmeyecek, nesneler haberleşecek. Örneğin bir aracın içindeki cihazlar kendi içlerinde, başka araçlarla ya da etraftaki yayalarla haberleşebilecek. Bununla beraber "self-driving car" dediğimiz, kendi kendini süren araçlar da olacak. 5G cihazların ve nesnelerin internete bağlandığı, "nesnelerin interneti" konseptinin gelişmesine imkan sağlayacak. Bunu sadece tarımla ve otomotiv sektörüyle kısıtlamak doğru değil; bankacılık da dahil olmak üzere bildiğimiz bütün sektörlere etki edebilecek ve bunların hepsini dijitalleştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz. Bu noktada aslında 5G’yi bir çığır açıcı bir teknoloji diye düşünebiliriz. "5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi" 5G teknolojisinin getirdiği en büyük endişenin siber güvenlik ve veri sorunları olabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, "Türkiye’de çok büyük bir heyecan var, herkes heyecanla bekliyor. İnsanlar 5G ile beraber her şey değişeceğini düşünüyor olabilir ancak şu anda o değişimi sağlayacak yeterince veri yok elimizde. Elbette ülkemize 5G’nin gelmesi çok önemliydi ama biz hala 5G’nin nimetlerinden sadece Türkiye’de değil dünyada da tam anlamıyla faydalanabilmiş bir noktada değiliz. Benim 5G ile ilgili en büyük endişem ilgili siber güvenlik ve veri güvenliği endişesi. 5G ile beraber aslında her noktadan veri akışı daha da fazla artacak. Her şey veri üretecek; tarım, sağlık ya da insan vücudu veri üretecek ve internete bağlanacak. Tabii internete bağlanması çok iyi, beynimiz de dahil internete bağlanacak belli bir noktada. Bunların internete bağlanması her şeyi daha da geliştiriyor, iyileştiriyor ve otomatikleştiriyor; fakat internete bağladığımız her şeyde bir risk de var, benim için endişe verici kısım bu" şeklinde konuştu. "Umuyorum ki 5G’ye geçişimiz yerli ve milli olur" 5G’de veri güvenliğinin sağlanması için yerli ve milli teknolojinin önemine dikkat çeken Arslan, "Aslında Türkiye’deki şebekelerin yüzde 80’i Çin menşeli firmalar tarafından sağlanıyor. Bu da tabii ki hem o firmalara hem o firmaların arkasındaki ülkelere çok ciddi bir şekilde avantajlar sağlayacak çünkü bu şebekelerin kontrolü tamamen onların elinde; operatörlerin çok fazla bir kontrolü yok. Bizim verilerimizin, kişilerin ve sektörlerin güvenliğini garantiye alabilmemiz için mutlaka ve mutlaka yerli üretime önem vermemiz lazım, yerli teknolojiye önem vermemiz lazım. İnşallah umuyorum ki 5G’ye geçişimiz sadece yerli değil aynı zamanda milli olur, 5G’ye geçişimiz güvenli olur" dedi. "6G’yi bugünden geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde bizim olsun" Dünyada yakın gelecekte 6G teknolojisine geçileceğini aktaran Arslan, Türkiye’de de bu teknolojinin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için yerli ve milli çalışmaların önem taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Biz 5G’de aslında bir nevi geç kaldık; 5G’yi konuşmaya, düşünmeye ve bununla alakalı çalışmalara 15 yıl önce başlamamız gerekiyordu. Şu anda ne yapabiliriz? Büyük bir ihtimalle 10 yıl sonra 6G gelecek ve 6G kullanılmaya başlanacak. 6G, 5G’nin de çok daha ötesinde ve çok daha fazla yeni hizmetler veren; sadece haberleşme değil radar sistemleriyle ilgili algılamayı da sağlayan bir noktada olacak. Bir taraftan karasal network’ler, uzaydaki network’ler, uydular, alçak irtifa platformları gibi daha kapsamlı, daha geniş ve kabiliyetli bir network geliyor 5-6 yıl sonra dünyaya, 10 yıl sonra da büyük ihtimalle Türkiye’ye. Bu konuda aslında Türkiye olarak geç kalmış değiliz. 5G’de yaptığımız hatayı tekrarlamamak için bütün kurumlarımız ve üniversitelerimizle beraber 6G’ye dört koldan sarılmamız lazım. Bu teknolojiyi geliştirmemiz lazım ki 10 yıl sonra yerli ve milli bir şekilde ’6G bizim, 6G güvenli ve 6G ile ilgili hiç bir endişemiz yok’ diyebilelim."
31 Mart 2026 Salı - 17:36
Dünya Kupası tarihinde bir ilk; ’Efsane taraftar’ programı başlıyor
2026 FIFA Dünya Kupası’nın başlamasına haftalar kala futbolseverleri dünyanın en büyük spor organizasyonuna her zamankinden daha yakınlaştıracak ‘taraftar odaklı’ kampanya duyuruldu. 2026 FIFA Dünya Kupası tarihinde Ruffles ile ilk kez ’Efsane Taraftar’ seçilecek. Şanslı isim, Dünya Kupası’nda çift kişilik bilet, saha kenarı erişimi ve maç sırasında stadyumdaki dev ekranda yer alma gibi ayrıcalıklı deneyimler kazanacak. 2026 FIFA Dünya Kupası için geri sayım sürerken Ruffles, futbolseverleri dünyanın en büyük spor şölenine her zamankinden daha fazla dahil eden, ‘taraftar odaklı’ yaklaşımıyla fırsat sunuyor. Profesyonel oyuncuların sahadaki performansları için ödüllendirildiği bir ortamda Ruffles, "Varsa Ruffles Maça Varız" kampanyası kapsamında taraftarların da takdir edilmeyi hak ettiğine inanıyor. İnternet sitesinde sorulara en ilham verici cevabı veren kişi, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Francisco Stadı’nda oynanacak FIFA Dünya Kupası maçı için çift kişilik bilet, saha kenarı erişimi ve maç sırasında dev ekranda yer alma fırsatı kazanacak.
31 Mart 2026 Salı - 17:26
FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu kura çekimi gerçekleşti
A Kadın Milli Takımı’nın FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu’ndaki rakipleri gerçekleştirilen kura çekimi sonrası belli oldu. İsviçre’nin Mies kentindeki Basketbol Evi’nde gerçekleşen FIBA 2027 Kadınlar Avrupa Şampiyonası Elemeleri İkinci Turu kura çekiminin ardından A Kadın Milli Takımı’nın rakipleri belli oldu. Gerçekleştirilen kura çekimine 1. torbadan katılan A Kadın Milli Takımı, I Grubu’nda yer alırken, Polonya, Karadağ ve İsrail ile eşleşti. İkinci turda gruplarını ilk iki sırada tamamlayan takımlar, 16-27 Haziran 2027 tarihleri arasında Belçika, Finlandiya, İsveç ve Litvanya’nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2027 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde edecek. Ev sahibi ülkeler organizasyona doğrudan katılım hakkına sahip olup, eleme turu karşılaşmalarını H Grubu’nda oynayacak. Çekilen kura sonucunda gruplar şu şekilde oluştu: I Grubu: Türkiye, Polonya, Karadağ, İsrail J Grubu: Hırvatistan, İspanya, Çekya, Bulgaristan K Grubu: Letonya, İtalya, Slovenya, Avusturya L Grubu: Slovakya, Sırbistan, Yunanistan, Hollanda M Grubu: Ukrayna, Fransa, Büyük Britanya, Lüksemburg N Grubu: Portekiz, Almanya, Macaristan, Danimarka
31 Mart 2026 Salı - 17:23
Sultangazi’de kan donduran cinayet: Eşiyle ilişkisi olduğunu düşündüğü adamı öldürdü
İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bir şahıs boşanma aşamasındaki eşiyle ilişkisinin olduğunu öne sürdüğü Erdal Kökyayan’ı araç içerisinde silahla vurarak öldürdü. Sürücü koltuğunda başına isabet eden mermi sonucu hayatını kaybeden Kökyayan’ın ölümüne ilişkin 2 şüpheli gözaltına alınırken, şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan ikili arasında bir bağlantı olmadığı tespit edildi. Olay, dün saat 16.38 sıralarında Sultangazi ilçesi Esentepe Mahallesi’nde meydana geldi. Otomobil içerisinde bir kişinin başından vurulmuş halde bulunmasının ardından olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerindeki incelemelerin ardından araç içinde yaralı halde bulunan kişinin Erdal Kökyayan (41) olduğu belirlendi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Kökyayan kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Öte yandan katil zanlısı İhsan C.’nin olayın ardından kaçtığı sürücü Erdal Kökyayan’ın kontrolünden çıkan aracın da geriye doğru kaydığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Katil zanlısı ve diğer şüpheli yakalandı Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda cinayetin ardından otomobilden inerek kaçan şüpheliye daire görüntülere ulaştı. Görüntülerde şüphelinin indiği aracın geri geri kayarak kaza yaptığı görüldü. Görüntülerdeki kişinin cinayetle bağlantılı olduğu değerlendirilen ’uyuşturucu kullanmak’ ve ’bulundurmak’ dahil 7 suç kaydı bulunan şüpheli İhsan C., olduğu öğrenildi. İhsan C., Eyüpsultan ilçesi Karadolap Mahallesi’nde yapılan operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. İhsan C.’nin beyanlarının ardından olay esnasında araçta bulunduğu öğrenilen ve aynı zamanda akrabası olan Hasan C. de yakalanarak gözaltına alındı. Eşiyle ilişkisini öne sürüp cinayeti işledi İhsan C.’nin polise verdiği ifadesinde, boşanma aşamasındaki eşi Hatice C.’nin kendisini olaydan 3 ay önce mahalleye taşınan Erdal Kökyakan’la aldattığını iddia etti. Bu nedenle Erdal Kökyayan ile boşanma aşamasındaki eşinin ilişkisi olduğunu düşünerek, "Onunla buluşup bir konuda görüşmek istediğimi söyledim. Otomobille gelip beni aldı. Sonrasında yolda akrabam Hasan C.’yi de yanıma çağırdım. Arabayı eşimin iş yerine doğru sürmesini istedim. Sonrasında bir anda silahı ona doğrultup ateş ettim" diyerek cinayeti işlediğini itiraf ettiği öğrenildi. Polis ekipleri çalışmalarının devamında, Erdal Kökyayan ile Hatice C., arasına bir bağlantı bulamadı. İkilinin birbirini tanımadıkları ve aralarında herhangi bir birliktelik olmadığı tespit edildi. Şüpheliler adliyeye sevk edildi İhsan C. ile birlikte olay sırasında aynı arabada bulunan akrabası Hasan C., Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
31 Mart 2026 Salı - 16:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Taha Akgül’ü kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’ü kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki makamında gerçekleşen kabule; dünya şampiyonu güreşçi Rıza Kayaalp, eski futbolcu ve AK Parti MKYK Üyesi Mesut Özil ile İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve eski milletvekili İrfan Gündüz katılım sağladı. Yaklaşık bir saat süren görüşmede, güreş sporunun tüm eksikleri ve projeleriyle yakından ilgilenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya Karasu’da federasyona tahsisi alınan 44.000 m arazi üzerine kurulacak 200 kişilik modern kamp eğitim merkezinin temellerinin bir an önce atılması ve bitirilmesi için talimatlarını yineledi. Rıza Kayaalp’ten rekor sözü Şampiyon sporcu Rıza Kayaalp ile yakından ilgilenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayaalp’ten altın madalya ve yeni bir rekor beklediğini dile getirdi. Rıza Kayaalp ise 13. kez Avrupa şampiyonu olup Alexander Karelin’in rekorunu kıracağının sözünü verdi. Rıza Kayaalp, "Federasyon başkanımız Taha kardeşime çok teşekkür ediyorum. Gecesini gündüzüne katıp çalışmasına rağmen bir de antrenmanlara gelip bana partnerlik yapıyor, antrenman veriyor; Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Taha Akgül: "Kendisine bizlere verdikleri tüm destekler için teşekkür ediyoruz" Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül de kabulleri için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ederek, "Güreşin bütün problemleriyle yakından ilgileniyor. Samimiyetiyle bir saat boyunca bizimle yakından ilgilendi. Sakarya’da projesine hazırlandığımız tesis için de talimatlarını yineledi. Özellikle kendisi üstüne basa basa bir an önce bitirilmesini istemesi bizi daha fazla heyecanlandırdı. Kendisine bizlere verdikleri tüm destekler için teşekkür ediyoruz. Allah ondan razı olsun. Tüm dünya ile uğraşırken bir de bizimle ilgileniyor. Yüzyılın projesini, Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’ın destekleriyle hayata geçireceğiz, inşallah" şeklinde konuştu.
31 Mart 2026 Salı - 16:57
Pekin’in sanayi gelişimine ivme kazandıracak yeni projeler hayata geçiriliyor
2026 Zhongguancun Forumu Çin’in başkenti Pekin’de başladı. Forum kapsamında düzenlenen Yatırım Konferansı’nda toplam 34 proje imzalandı. Projelerin, Pekin’in sanayi gelişimine yeni bir ivme kazandıracağı belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder