ASAYİŞ - 09 Ocak 2026 Cuma 21:28

İBB ‘yolsuzluk’ davasında tutuklu bulunan Adem Soytekin hakim karşısına çıktı

A
A
A

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin davada Adem Soytekin de hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Soytekin’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin davada, 9 Mart’ta görülecek ilk duruşma öncesi etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebinde bulunan Adem Soytekin, tutukluluk durumunun devam edip etmeyeceği hususunda değerlendirme yapılmak üzere hakim karşısına çıktı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Adem Soytekin ile avukatı hazır bulundu.

"Benim bu dosya içerisinde olma sebebim 2014-2024 yılları arasında bana yaptırılan işlerdir"

Duruşmada savunma yapan sanık Soytekin, önceki tüm ifadelerinin arkasında olduğunu ve devletinin yanında olduğunu belirterek, "İddianame düzenlendikten sonra eylemleri okuduğumda birçok eylemde mahkemenize faydalı olacağını düşündüğüm şeyler var. Ben daha önce 8 defa etkin pişmanlık kapsamında kendi iradem ve kendi talebimle ifade verdim. Benim bu dosya içerisinde olma sebebim 2014-2024 yılları arasında bana yaptırılan kreşler, okullar, cami, kavşak, köprü ve benzeri kamu yararına kullanılan işlerdir. Bunların ödemeleri bana normal olarak değil, belediyenin yönlendirdiği müteahhitler daire, dükkan veya uzun vadeli çek ile ödemişlerdir. Bu yaptıkları ödemelerin esasında belediye ile bir işi olduğu aşikardır’’ dedi.

Sanık Soytekin, "Metin Gül benim adımı kullanarak bir şeyleri gizlemektedir. Bana verdiğini iddia ettiği daireler iş karşılığıdır. Benim bu eylemde Metin Gül’den rüşvet olarak aldığım bir daire bulunmamaktadır. Metin Gül kendi ifadesinde belirttiği üzere para verdiğini söylemiştir. Ben de bu paranın Fatih Keleş’e verildiği kanaatindeyim. Ben Metin Gül’ün iskan almak için bedel ödediğini biliyorum. İlk görüşmede Metin Gül’ün de beyanında belirttiği gibi talep edilen rakam 3 milyon liraydı. Bunun 2 buçuk milyon lirası mı verildi, yoksa 3 milyon liranın tamamı mı verildi bilmiyorum. Bu 3 milyon lira rakamının istendiğini bana Metin Gül bizzat söyledi. Benim Metin Gül ile ayrıca ticari ilişkim de bulunmaktadır’’ şeklinde konuştu.

"Ekrem İmamoğlu’nun proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 milyon lira istediğini bütün müteahhitler belirtmişler ve bu rakama anlaştıklarını söylemişlerdir’’

Westside’in kaba inşaatında anlaştığında senenin 2013 olduğunu ve o tarihlerde Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı olmadığını belirten Soytekin, "Ekrem İmamoğlu’nun proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 milyon lira istediğini bütün müteahhitler belirtmişler ve bu rakama anlaştıklarını söylemişlerdir. Bana verilen daire ve dükkanların toplam bedeli, o dönemin parasıyla 5 milyon lirayı aşmaz. Daha sonra ortak olduktan itibaren kasada yapmış olduğum incelemede kalan rakamın Muzaffer Beyaz’a adi ortaklıktan çıkış yapıldığını gördüm. Bu çıkış yapılan rakamın da Muzaffer Beyaz üzerinden sisteme aktarıldığını anladım. Hasan İmamoğlu’na ilişkin iddianame kapsamındaki anlatımları da okudum, o olaya da vakıfım. Bu süreçte Beyaz İnşaat üzerinden yapıldığını biliyorum. Arazi sahibi Kemal Şahin’den inşaat ruhsatı için Cevat Güleç Okulu’nun yaptırılması istenmiştir. Bu okulun inşaatını sistemin rüşvet parası ile ben yaptım’’ diye konuştu.

"İddianamede bulunmayan ancak ciddi yolsuzluk yapıldığını bildiğim Beylikdüzü’nün en büyük kamu ortaklı projesini anlatmak istiyorum’’

İddianamede bulunmayan ancak ciddi yolsuzluk yapıldığını bildiği Beylikdüzü’nün en büyük kamu ortaklı projesini anlatmak istediğini söyleyen Soytekin, "Bu projenin ismi ‘Vira İstanbul’ isimli herkes tarafından bilinen Beylikdüzü’nün en büyük projesidir. Bu proje ihaleye çıktığında bölgenin müteahhitleri ve aynı zamanda akraba olan Güller ve Beyazlar koordineli bir şekilde kendi aralarında anlaşarak teklif verdiler. İhale işlemi bu iki grup arasında danışıklı olarak yapıldı. Belediyede ihale işlemine ilişkin yapılacak incelemede bu ihalenin fesatlı olduğu da açıkça anlaşılacaktır. Zaten aralarında yapmış oldukları anlaşmada ihaleyi hangisi alırsa diğerini ortak edecekti. Tahliye olmam halinde bu Beyazlar ve Güller’in satışı yapılan daireleri belediyeden kimlerin üzerine aldıklarını, Beyaz İnşaat’ın gayriresmi ortak olmasına rağmen resmi harcadığına ilişkin kayıtları temin edip mahkemenize ibraz edebilirim. Ayrıca yine bu olay kapsamında kamunun payı olan oranı, eksper üzerinden 1-2 yıl vadeli çekler vererek kamu payını satın alıyorlar. Bu kamu payını satın alma işlemini 100 daire 100 daire yapıyorlar. Ayrıca almış oldukları bu 100 daireyi satıp, gerçekte kamuya aktarılması gereken paranın önünü kesiyorlar’’ dedi.

"Enteresan isimlerin olacağını düşünüyorum, tahliyemi talep ediyorum’’

Sanık Soytekin savunmasında, "Belirli kişilere ayrıldığı belirtilen 70 adet dairenin kimlere ait olduğunu ve görüntüde kimlerin üzerine dairelerin yapıldığının listesini cezaevinde temin edemedim ancak tahliye olmam halinde oranın da müteahhidi olmam hasebiyle ben bu kayıtlara tek tek ulaşıp mahkemenize tamamının listesini sunacağımı taahhüt ediyorum. Burada yapacağım incelemede de bildireceğim isimlerde de görüleceği üzere enteresan isimlerin olacağını düşünüyorum. Tahliyemi talep ediyorum’’ ifadelerini kullandı.

Tahliye edilmedi

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Adem Soytekin’in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun kanunda öngörülen cezalarının alt ve üst sınırının kaçma kuşkusunu somutlaştırması ve tutuklama sebep ve koşullarında bu aşamada herhangi bir değişiklik olmaması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa’da kış spor okulları 2. dönem kayıtları başlıyor Aliağa Belediyesi tarafından çocukların ve gençlerin sporla buluşmasını sağlamak amacıyla düzenlenen Kış Spor Okulları’nın 2. dönem kayıtları başlıyor. Sporun bir yaşam biçimi hâline gelmesini hedefleyen kurslar, farklı branşlarda sınırlı kontenjanlarla açılacak. Kış Spor Okulları kapsamında eğitimler, Aliağa Belediyesi ENKA Spor Salonu ile Aliağa Spor ve Yaşam Merkezi (AYM) olmak üzere iki ayrı merkezde gerçekleştirilecek. Futboldan cimnastiğe, basketboldan tenise kadar geniş bir yelpazede sunulan spor eğitimleriyle çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlanması hedefleniyor. Aliağa Belediyesi, Kış Spor Okulları 2. dönem kayıtlarında kontenjanların sınırlı olduğunu hatırlatarak, spora ilgi duyan çocuklar ve ailelerin başvurularını gecikmeden yapmaları çağrısında bulundu. Aliağa Belediyesi ENKA Spor Salonu için kayıtlar, 12-16 Ocak 2026 tarihlerinde 08.30-17.30 saatleri arasında yapılacak. Kayıtların ENKA Spor Salonu’nda alınacağı belirtilirken, detaylı bilgi 0232 616 54 07 numaralı telefondan edinilebilecek. AYM için ise kayıtlar aynı tarihlerde 10.00-17.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Kayıt yeri AYM olarak belirlenirken, bilgi almak isteyen vatandaşlar 0232 399 00 00 numaralı telefonu arayarak 3206 dahili hattan yetkililere ulaşılabilecek. Aliağa Belediyesi ENKA Spor Salonu’nda 6 branşta açılacak kurslar ve kontenjan bilgileri şu şekilde: Futbol: 50 kontenjan - 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 doğumlular (karma) Güreş: 40 kontenjan - 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 doğumlular (karma) Basketbol: 30 kontenjan - 2014 (10), 2015 (5), 2016 (10), 2017 (5) Voleybol: 20 kontenjan - 2014-2015 (14), 2016-2017 (6) Karate: 15 kontenjan - 2016, 2017, 2018 ve 2019 doğumlular (karma) Cimnastik: 20 kontenjan - 2018, 2019 ve 2020 doğumlular (karma) AYM’de ise 5 branşta verilecek eğitimler şu şekilde: Basketbol: 2014, 2015, 2016 ve 2017 doğumlular Voleybol: 2014, 2015, 2016 ve 2017 doğumlular Karate: 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 doğumlular Cimnastik: 2018, 2019 ve 2020 doğumlular Tenis: 2020 doğumlular ve yetişkin grubu
İstanbul Kızılcık tüketimi, yağlı karaciğer hastalığının etkilerini azaltıyor İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, Pınar Enstitüsü’nün 2025 Bilimsel Makale Ödülleri kapsamında Birincilik Ödülü’nü kazandı. Makalede, kızılcık tüketiminin karaciğer hastalığına sahip bireyler üzerindeki olumlu etkileri ele alındı. 2021-2024 yılları arasında hakemli dergilerde yayımlanan bilimsel makaleleri; bilime katkı, toplumsal yarar ve uygulanabilirlik kriterlerine göre değerlendiren Pınar Enstitüsü, Doç. Dr. Hatice Merve Bayram’ın çalışmasını bu kriterler doğrultusunda inceleyerek birincilik ödülüne layık gördü. "Yalnızca mesleki değil, insani açıdan da güvende hissettiren bir akademik ortam" Bayram, "Marmara Üniversitesi’nde doktora tez sürecim kapsamında yürüttüğüm bu çalışma, akademik yolculuğumun önemli bir aşamasını temsil etmektedir. Kurumumun sunduğu teşvik edici yaklaşım, güçlü dayanışma kültürü ve nitelikli akademik paylaşım iklimi; çalışmamın sabırla olgunlaşmasında ve bilimsel bir yayına dönüşmesinde önemli bir motivasyon ve güç kaynağı olmuştur. Bu sürece katkı sunan ve her aşamada destek olan kurumuma içten teşekkürlerimi sunarım" dedi Kızılcığın sağlık üzerindeki etkileri bilimsel yöntemlerle ele alındı SCIE kapsamında taranan ve Q1 kategorisinde yer alan Journal of Ethnopharmacology dergisinde yayımlanan, ödüllü "Effects of Cornus mas L. on anthropometric and biochemical parameters among metabolic associated fatty liver disease patients: A randomized clinical trial" başlıklı makale; toplumda yaygın görülen metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığına sahip bireylerde, geleneksel olarak tüketilen kızılcık (Cornus mas L.) meyvesinin antropometrik ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerini bilimsel yöntemlerle inceliyor. Sessiz ve yaygın bir hastalığa beslenme temelli çözüm Türkiye’de neredeyse her iki yetişkinden birini etkileyen metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı için günümüzde kesin bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Uzmanlar, temel yaklaşımı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri üzerine kuruyor. Bu çalışmada, kızılcığın beslenme tedavisiyle birlikte ya da tek başına kullanımının vücut ölçüleri ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde incelendi. Beş farklı grupla klinik araştırma Araştırma, beş ayrı grup merkezinde geçekleştirildi: Diyet yapan ve kızılcık tüketen bireyler, sadece diyet uygulayan bireyler, sadece kızılcık tüketen bireyler, herhangi bir müdahale almayan grup, sağlıklı kontrol grubu. Araştırma ekibi, kızılcığı liyofilize ederek toz formda ve standart dozda katılımcılara verdi; süreç boyunca olası yan etkileri yakından takip etti. Sekiz haftalık uygulama sonunda elde edilen sonuçlar dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Çalışma sonuçları, kızılcık tüketen ve/veya diyet uygulayan gruplarda kilo, bel çevresi ve vücut yağ oranında azalma olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, kan şekeri, insülin direnci ve kolesterol değerlerinde anlamlı iyileşmeler tespit etti. Karaciğer enzimleri düşüş gösterirken, sadece kızılcık tüketen grupta bile kan şekeri kontrolü iyileşti. Hiçbir müdahale almayan grupta ise birçok parametrede olumsuz değişimler ortaya çıktı.
Ankara Bakan Ersoy, köyde başlayan hikayeyi boğaza taşıdı Sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandıran bir köy hikayesi, bu kez İstanbul’un ortasında gerçeğe dönüştü. Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde çocukların kardan yaptığı Kız Kulesi, Türkiye’nin en çok konuşulan görüntülerinden biri olmuştu. O samimi kareler, şimdi unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Görüntüler Bakan Ersoy’u harekete geçirdi Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Kızılelma köyünde yaşayan Adem Soylu’nun köydeki çocuklarla birlikte kardan inşa ettiği Kız Kulesi ve karşısında içilen çayın görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi görmüş, binlerce kişi tarafından paylaşılmıştı. İstanbul’a hiç gelmemiş çocukların hayal gücüyle ortaya çıkan o görüntüler kısa sürede adeta Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da bu içten hikayeye karşılıksız kalmadı. Ersoy, sosyal medyada herkesi gülümseten o karelerin kahramanlarını İstanbul’a davet etti. Sivaslı çocuklar ve Adem Soylu, bu kez kardan değil, gerçek Kız Kulesi’nin karşısında Bakan Ersoy ile bir araya geldi. Boğaz’ın ortasında, İstanbul’un simgelerinden biri olan Kız Kulesi’nde ağırlanan çocuklar, ilk kez geldikleri İstanbul’u gezme fırsatı da buldu. Galata Kulesinden Atatürk Kültür Merkezine, Dolmabahçe Sarayından Atlas Sinema Müzesine adım adım şehri keşfeden çocuklar, hayallerini süsleyen Kız Kulesini tüm ihtişamıyla yakından görmenin heyecanını yaşadı. "Sosyal medyada gördük, davet ettik" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyada paylaşılan görüntüleri gördüklerini belirterek çocukların kardan Kız Kulesi yaptıklarını, karşısına geçip çay içtiklerini ve "İnşallah İstanbul’da da bize nasip olur" dileğinde bulunduklarını söyledi. Bu görüntülerin ardından çocukları İstanbul’a davet ettiklerini ifade eden Ersoy, "Biz de onları davet ettik; İstanbul’da ağırladık. Hem Kız Kulesi’ni hem Galata Kulesi’ni hem de Bakanlığımıza bağlı diğer kültür noktalarını gezme fırsatını sağladık" dedi. "Çocuklarımızın Anadolu’yu tanıması çok kıymetli" Bakan Ersoy, bakanlık olarak çocukların Anadolu’yu, kültürü ve kültürel değerleri tanımalarına büyük önem verdiklerini vurgulayarak bu tür faaliyetleri her fırsatta değerlendirdiklerini ifade etti. Bu kapsamda yapılan çalışmaların çocuklara bırakılacak kültürel miras açısından çok değerli olduğunu belirten Ersoy, çocukların geleceğe bırakacakları mirası tanımaları noktasında bu buluşmanın güzel bir çalışma olduğunu dile getirdi. Ersoy, Bakanlık bünyesinde yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamında Türkiye genelinde yaklaşık 260 noktada arkeolojik kazı ve kültürel miras çalışmasının sürdüğünü söyledi. Bunun yanında Yaşayan Miras Okulu Projesi’ne de değinen Ersoy, geleneksel sanatların ustalar ve Bakanlık sanatçıları tarafından çocuklara aktarılması için yeni bir çalışma başlatıldığını, bu projenin yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. İlk etapta bu yıl 12 şehirde, etnografya müzeleri bünyesinde Yaşayan Miras Okullarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Ersoy, çocukların bu merkezlere düzenli olarak gelerek geleneksel kültürü öğrenmelerinin amaçlandığını söyledi. O hikaye Türkiye’nin kalbine dokundu Kültür ve Turizm Bakanlığı sosyal medyada başlayan bu hikayeyi unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Kardan bir kulenin etrafında başlayan hayal, İstanbul’un kalbinde gerçek oldu. Köyden çıkan bir fikir Türkiye’nin ortak tebessümüne dönüştü. Tarihi Kız Kulesi’ndeki bu buluşma küçük bir fikrin ne kadar büyük bir mutluluğa dönüşebileceğinin en sıcak örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Aydın Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi taşınıyor Aydın’ın Efeler ilçesinde yapımı tamamlanan ve ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek Aydın Şehir Hastanesi’ne ilk taşınan hastane Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi olurken, 12 Ocak Pazartesi günü hizmet vermeye başlayacak. Aydın ve Ege Bölgesi’nin uluslararası kalitede bir sağlık kampüsü haline gelmesi beklenen Şehir Hastanesi’nde taşınma çalışmaları 24 saat esasına göre tüm hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz 22 Aralık 2025 yılında vatandaşlara kapılarını açan hastane, her geçen gün tam kapasite hizmet vermeye yaklaşırken, Efeler ilçesindeki hastanelerde de taşınma süreçleri devam ediyor. Bu kapsamda açıklama yapan Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, 12 Ocak Pazartesi günü itibariyle Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin taşınarak Şehir Hastanesi’nde hizmet vermeye başlayacağını duyurdu. Pazatesi itibariyle hastanede bünyesinde sunulan poliklinik, acil servis ve yataklı servisler, artık Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde hizmet vermeye başlayacak. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi bünyesinde sunulan poliklinik, acil servis ve yataklı servisler, 12 Ocak Pazartesi günü saat 08.00 itibarıyla Aydın Şehir Hastanesi yerleşkesinde hizmet vermeye başlayacaktır. Taşınma süreciyle birlikte Kadın Hastalıkları ve Doğum, Çocuk Hastalıkları ve yan dal branşlarında sunulan tüm sağlık hizmetleri, Aydın Şehir Hastanesi’nin modern mimarisi, ileri teknolojiye sahip tıbbi cihazları, konforlu hasta alanlarında hizmet verecektir" ifadeleri yer aldı.