SAĞLIK - 10 Ocak 2026 Cumartesi 10:14

Kızılcık tüketimi, yağlı karaciğer hastalığının etkilerini azaltıyor

A
A
A
Kızılcık tüketimi, yağlı karaciğer hastalığının etkilerini azaltıyor

İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, Pınar Enstitüsü’nün 2025 Bilimsel Makale Ödülleri kapsamında Birincilik Ödülü’nü kazandı. Makalede, kızılcık tüketiminin karaciğer hastalığına sahip bireyler üzerindeki olumlu etkileri ele alındı.


2021-2024 yılları arasında hakemli dergilerde yayımlanan bilimsel makaleleri; bilime katkı, toplumsal yarar ve uygulanabilirlik kriterlerine göre değerlendiren Pınar Enstitüsü, Doç. Dr. Hatice Merve Bayram’ın çalışmasını bu kriterler doğrultusunda inceleyerek birincilik ödülüne layık gördü.


"Yalnızca mesleki değil, insani açıdan da güvende hissettiren bir akademik ortam"


Bayram, "Marmara Üniversitesi’nde doktora tez sürecim kapsamında yürüttüğüm bu çalışma, akademik yolculuğumun önemli bir aşamasını temsil etmektedir. Kurumumun sunduğu teşvik edici yaklaşım, güçlü dayanışma kültürü ve nitelikli akademik paylaşım iklimi; çalışmamın sabırla olgunlaşmasında ve bilimsel bir yayına dönüşmesinde önemli bir motivasyon ve güç kaynağı olmuştur. Bu sürece katkı sunan ve her aşamada destek olan kurumuma içten teşekkürlerimi sunarım" dedi


Kızılcığın sağlık üzerindeki etkileri bilimsel yöntemlerle ele alındı


SCIE kapsamında taranan ve Q1 kategorisinde yer alan Journal of Ethnopharmacology dergisinde yayımlanan, ödüllü "Effects of Cornus mas L. on anthropometric and biochemical parameters among metabolic associated fatty liver disease patients: A randomized clinical trial" başlıklı makale; toplumda yaygın görülen metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığına sahip bireylerde, geleneksel olarak tüketilen kızılcık (Cornus mas L.) meyvesinin antropometrik ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerini bilimsel yöntemlerle inceliyor.


Sessiz ve yaygın bir hastalığa beslenme temelli çözüm


Türkiye’de neredeyse her iki yetişkinden birini etkileyen metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı için günümüzde kesin bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Uzmanlar, temel yaklaşımı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri üzerine kuruyor. Bu çalışmada, kızılcığın beslenme tedavisiyle birlikte ya da tek başına kullanımının vücut ölçüleri ve biyokimyasal parametreler üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde incelendi.


Beş farklı grupla klinik araştırma


Araştırma, beş ayrı grup merkezinde geçekleştirildi: Diyet yapan ve kızılcık tüketen bireyler, sadece diyet uygulayan bireyler, sadece kızılcık tüketen bireyler, herhangi bir müdahale almayan grup, sağlıklı kontrol grubu.


Araştırma ekibi, kızılcığı liyofilize ederek toz formda ve standart dozda katılımcılara verdi; süreç boyunca olası yan etkileri yakından takip etti. Sekiz haftalık uygulama sonunda elde edilen sonuçlar dikkat çekici bulgular ortaya koydu.


Çalışma sonuçları, kızılcık tüketen ve/veya diyet uygulayan gruplarda kilo, bel çevresi ve vücut yağ oranında azalma olduğunu gösterdi. Araştırmacılar, kan şekeri, insülin direnci ve kolesterol değerlerinde anlamlı iyileşmeler tespit etti. Karaciğer enzimleri düşüş gösterirken, sadece kızılcık tüketen grupta bile kan şekeri kontrolü iyileşti. Hiçbir müdahale almayan grupta ise birçok parametrede olumsuz değişimler ortaya çıktı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Güney Kore’den iş için geldiği Türkiye’ye damat oldu Ülkesi Güney Kore’den 4 yıl önce iş için Türkiye’ye gelen Yeong Jun, Rize’de evlendi. Rizeli Melisa Şat (26), İstanbul’daki bir iş toplantısı için Güney Kore’den Rize’ye gelen Yeong Jun (28) ile tanışarak arkadaşlık kurdu. 4 yıl süren arkadaşlıklarını ilerleten çift geçtiğimiz temmuz ayında nişanlarını yaparak evliliğe ilk adımlarını atmıştı. Güney Koreli damat ile Melisa Şat’ın düğünü, Rize’nin Çayeli ilçesinde gerçekleşti. Evliliğe giden yolda yaşadıkları zorlukları dile getiren gelin Melisa Şat, "Ben biraz Korece öğrendim. Kendimi daha iyi ifade edebildiğim için bu yüzden kendimi daha iyi hissediyorum. Açıkçası evrak hazırlama süreci çok zordu ama üstesinden geldik. Can (Jun) Kore’den gelince bana çok yardımcı oldu. Bir şekilde şu an buradayız. Bugün bizim en mutlu günümüz. Sevdiklerimizle beraber çok güzel bir düğün olmasını diliyorum" dedi. Çevresindeki insanların çok güzel tepkiler verdiğine değinen Şat, "Nişandan sonra insanlar çok güzel tepkiler verdiler. Nişanımın çok güzel olduğunu söylediler. Düğünüm için beklentilerin daha da arttığını paylaştılar. Can’ın Güney Koreli olması bence çok bir şey değiştirmiyor. Benim sevdiklerim zaten başından beri yanımdalar. Misafirler de Can’la tanışınca Can’ı çok sevdiler" ifadelerini kullandı. Kilometrelerin sevgiye engel olmadığını dile getiren Melisa Şat, "Bence seviyorsa gerçekten kilometreler hiçbir şekilde engel değil. Ben uzak bir ilişki tercih etmeyecektim. Can gibi bir insanla karşılaştıktan sonra ben bile tercih ettim. Benim de kendime ait değerlerim vardı. Müslüman oldu elhamdülillah. Bu benim için çok önemliydi o da bunu yerine getirdi. Bu yüzden bence şimdi bu yola adım atması çok daha güzel oldu. Düğünden sonra İstanbul’a gideceğiz. Can, Güney Kore’ye gittikten iki hafta sonra tahminim benim e-vizem çıkar. Ben de Güney Kore’ye gideceğim orada yaşayacağız" şeklinde konuştu. Güney Koreli Damat Yeong Jun ise ülkesi ile Türkiye arasında olan kardeşlik bağına değinerek damat olduğu ülkeyi geçmişten bugüne de çok sevdiğinin altını çizdi ve "Türkiye zaten benim için her zaman çok iyi bir ülkeydi. Türkiye ve Güney Kore’nin ilişkileri zaten çok iyiydi ve iyi olmaya devam ediyor. Kardeş ilişkisi olarak görülüyor. Yine devam ediyor bu şekilde. Rize’nin yemekleri olarak herhangi bir sorun yaşamadım. Ailem şu anda burada zaten biz gezme sürecindeyiz. Ayder olsun Uzungöl olsun geziyoruz. Türkçeyi işimden dolayı çok fazla meşgul olduğum için öğrenemedim. Evlendikten sonra Kore’ye gittiğimizde Türkçe öğrenmeye devam edeceğim" dedi.