GENEL - 25 Mayıs 2023 Perşembe 12:43

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı: "Tuzla’da 20 site dönüşecek"

A
A
A
Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı: "Tuzla’da 20 site dönüşecek"

Tuzla Belediye Başkanı Dr.

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, ilçe genelindeki yapı ömrünü tamamlamış sitelerin yöneticileriyle bire bir görüşmeler gerçekleştirerek kentsel dönüşüm çalışmalarını hızlandırdı. Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yaşanan depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da hayata geçirdiği ’Yarısı Bizden’ kampanyasının desteğiyle, Tuzla’da 20 sitenin daha dönüşümü için rezerv alan, imar planı ve proje desteği sağlandı. Toplam 5 bin vatandaşın yaşadığı sitelerdeki binaların kısa sürede yıkılıp yenilerinin inşa edilmesi hedefleniyor. Ayrıca 1999 Gölcük Depremi sonrasında orta hasarlı ve deprem riski taşıyan binaların yıkım çalışmaları da devam ediyor.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ’Yarısı Bizden’ kampanyası, İstanbul’un yanı sıra Tuzla’da da büyük bir ilgi görüyor. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın 2009 yılından itibaren ilçede bulunan ve yapı ömrünün tamamlamış sitelerin yöneticileri ile kentsel dönüşüme yönelik gerçekleştirdiği bire bir görüşmeler, 11 ili etkileyen depremlerin ardından hız kazandı. Asrın Felaketi ve ‘Yarısı bizden’ kampanyasının ardından Başkan Yazıcı’nın bire bir gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda 20 sitenin daha dönüşümü için rezerv alan, imar planı ve proje desteği verildi. Toplamda 5 bin vatandaşın yaşadığı sitelerdeki binaların kısa süre içerisinde yıkılarak yeni binaların yapılması amaçlanıyor. Ayrıca 1999 yılında meydana gelen Gölcük Depremi sonrasında orta hasarlı olan ve deprem riski taşıyan binaların da yıkımına devam ediliyor.



“10 bine yakın bağımsız bölümü ilgilendiren dönüşüm çalışmalarını başlatmış olduk”


Tuzla’da yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Tuzla’da deprem gerçeğini hiçbir zaman unutmadık. 10 yılı aşkın bir süredir deprem dönüşümü ile ilgili sürekli çalışmalar yapıyoruz. Van Depremi’nden sonra Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından hayata geçirilen yeni yasalar ile beraber, o yasaların avantajları ile sürdürdüğümüz çalışmaları, ‘İlk Evim İlk İş yerim’ projesi ve ‘Yarısı Bizden’ kampanyası ile bir anda hız kazandı. Kahramanmaraş ve Hatay depremleri sonrasındaki deprem gerçeği ile Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın çalışmaları ile kentsel dönüşüm çalışmalarına Tuzla’da hız verdik. Bütün sitelerimizin ve özellikle de bir an önce dönüşebilmesi için çok hızlı bir şekilde incelenmesi, değerlendirilmesi ve ilgili imar planlarının yapılarak bir an önce dönüşebilmesi için ışık hızıyla denilebilecek bir hızla Tuzlamızda 20’den fazla sitenin dönüşümü için karar alındı. Rezerv alan ilanları ile planları yapıldı ve insanlarımızla görüştük. Şu anda Tuzla’da 10 bine yakın bağımsız bölümü ilgilendiren dönüşüm çalışmalarımızı sitelerimizle bire bir görüşerek, detayları anlatarak başlatmış olduk. Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Bakanımız Murat Kurum’a ve emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.



“Kentsel dönüşüme başlayabiliriz, kazma vurabiliriz durumuna gelmesi insanları çok mutlu ediyor”


Kentsel dönüşüm için gelen vatandaşların, görüşme sonrasında mutlu ayrıldığını belirten Başkan Yazıcı, ”İnsanlar 20-30 yıl önce yapılmış evlerin içerisinde, özellikle deprem sonrasında korkuyla yaşıyorlar. Bakırköy ve Tuzla gibi Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakın bir ilçede yaşamak ve dolayısıyla bunun getirmiş olduğu stresler ile yaşıyorlar. Kentsel dönüşüm ile alakalı haberleri duyanlar, bu işin başladığını değil, planlarının onaylandığını görünce çok mutlu oluyorlar. Hadi başlayabiliriz, kazma vurabiliriz durumuna gelmesi insanları çok mutlu ediyor” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Özdoğan: "Annelerimiz, güçlü toplumun en sağlam temelidir" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan; Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, annelerin aile yapısının temel direği, sevginin ve fedakârlığın en güçlü temsilcisi olduğunu ifade etti. Başkan Bilal Özdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi; "Hayatımızın her anında sevgisiyle yanımızda olan, fedakârlıklarıyla bizleri büyüten, ailemizin ve toplumumuzun temelini oluşturan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü gönülden kutluyorum. Annelerimiz; merhametin, sabrın, şefkatin ve karşılıksız sevginin en güzel timsalidir. Geleceğe güvenle bakan güçlü bireylerin yetişmesinde en büyük pay yine annelerimize aittir." Başkan Özdoğan, annelerin sadece aile içinde değil toplumun her alanında önemli bir görev üstlendiğini belirterek; ""Annelerimiz, kültürümüzü, değerlerimizi ve birlik ruhumuzu gelecek nesillere aktaran en önemli hazinemizdir. Özellikle vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerimiz başta olmak üzere, fedakârlıklarıyla hayatımıza yön veren tüm annelerimize minnettarız. Onların duaları ve emekleri, güçlü bir toplumun en sağlam temelidir" değerlendirmesinde bulundu. Mesajının sonunda tüm annelere sağlık, huzur ve mutluluk dileklerini ileten Başkan Özdoğan; "Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, ömrünü ailesine adayan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ahirete irtihal etmiş annelerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.
Kayseri Konuşmak için çağırdığı eşini boğazını keserek öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşini boğazını keserek öldüren sanık indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu. Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu eşi Rabia A’yı defalarca bıçakladıktan sonra, boğazını keserek öldüren R.A.’nın yargılanmasına Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık R.A ve avukatı ile öldürülen Rabia A.’nın anne-babası ve avukatlar katıldı. Duruşmada konuşan avukatlar; sanığın Rabia A.’yı canavarca hisle defalarca bıçakladıktan sonra boğazını keserek öldürdüğünü belirterek, verilecek cezada bu durumun göz önünde bulundurulmasını istedi. Sanığın önceki duruşmadaki ifadelerinin haksız tahrik indirimi almaya yönelik olduğunu belirten avukatlar, mahkeme heyetinden indirim uygulanmamasını talep etti. Rabia A.’nın babası sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını isterken annesi ise idam edilmesini istediğini söyledi. "Canavarca hisle yapmadım" Cinayeti canavarca hisle yapmadığını söyleyen R.A, savunmasında öldürdüğü eşinin ailesinin avukatların yönlendirmesiyle kendisinin aleyhinde ifade verdiğini öne sürdü. Eşini ve özgürlüğünü kaybettiğini belirten R.A. psikolojisinin bozuk olduğunu belirterek mahkemeden kendisini tedaviye göndermelerini talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti R.A.’yı boşanma aşamasındaki eşini öldürme suçunun sabit olduğuna hükmederek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararı oy birliği ile alan mahkeme heyeti R.A’ya ayrıca bıçak taşıdığı için 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan de 8 ay hapis ve 5 bin lira para cezasına hükmetti. Olay Melikgazi ilçesinde 14 Kasım 2025’te meydana gelen olayda R.A. konuşmak için çağırdığı boşanma aşamasındaki eşi Rabia A.’yı sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası kaçan şüpheli R.A., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" - "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı" "Bugün Türkiye yeni nesi savaş, uçağını, SİHA’larını, elektronik harp sistemlerini, tankını, savaş gemilerini inşa eden, denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her alanda yazılım ve kendi sistemleri yapan bir ülkedir"- "Türkiye Savunma Sanayi’nde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlığımızı tersine çevirdik. 2025 yılında ihracatta ilk defa yılda 10 milyar doların üzerine çıktık"- "Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ihracatımız Nisan ayında 962 milyon dolara çıktı. Geçen yıla göre yüzde 28 artış oldu. İlk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik"- "Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda ilk 10 ülke arasına girmek"- "Dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmak kolay olmadı. Ambargolarla kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemleri vermedikleri günler oldu. Sadece dışardan değil içerden de ihanete, kumpasa maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş Truva atlarının sabotajları ile mücadele ettik"- "Kimi zaman ekonomiyi eğip bükerek, kimi zaman "balıklar ürküyor" gibi komik hamlelerle savunma sanayimizi engellemeye çalıştılar" (İSTANBUL) - İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı. Türk Savunma Sanayi artık yalnızca bölgesinde değil dünyada rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen bir ekosistem haline gelmiştir" dedi.