DÜNYA - 08 Ağustos 2024 Perşembe 09:49 | Son Güncelleme : 08 Ağustos 2024 Perşembe 09:51

Güney Kore’de aşırı sıcaklar nedeniyle can kaybı artıyor: 18 ölü

A
A
A
Güney Kore’de aşırı sıcaklar nedeniyle can kaybı artıyor: 18 ölü

Güney Kore’de aşırı sıcaklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 18’e yükseldi.

Güney Kore’de yazın başından bu yana etki gösteren aşırı sıcakların bilançosu ağırlaşıyor. Güney Kore İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 20 Mayıs’tan tarihinden bu yana sıcak çarpması nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuran bin 907 kişiden 4’ünün daha hayatını kaybetmesiyle can kaybı 18'e yükseldi.
Aşırı sıcaklar nedeniyle 393 bini kanatlı olmak üzere yaklaşık 420 bin çiftlik hayvanı ile farklı çiftliklerdeki 430 bin balık telef oldu.

Güney Kore’de aşırı sıcaklar nedeniyle can kaybı artıyor: 18 ölü

Aşırı sıcak uyarısı yapıldı

Kore Meteoroloji İdaresi (KMA) tarafından yapılan açıklamada, sıcaklık değerlerinin ülke genelinde bir süre daha 35 santigrat derece ve üzerinde seyredeceği belirtilirken, saat 14.00 ile 17.00 arasında açık hava aktivitelerinden kaçınma çağrısı yapıldı. Yetkililer, sıcak çarpmasına karşı tedbir alma uyarısında bulundu. 

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da eski kiracı dehşeti: 74 yaşındaki ev sahibini sopayla öldüresiye dövdü, o anlar kamerada İstanbul Sarıyer’de eski kiracısıyla yıllardır sorun yaşayan 74 yaşındaki Taner Koz, tehdit ve saldırıların hedefi olduğunu öne sürdü. İddiaya göre kira ödemediği gerekçesiyle icra yoluyla tahliye edilen eski kiracı, daha sonra Vakıflar’dan kiraladığı alan üzerinden Koz’u ölümle tehdit etmeye devam etti. Daha önce silahla eve ateş açtığı için cezaevine giren şahıs, bu kez yaşlı adamı sopayla darp etti. Güvenlik kameralarına yansıyan olayda Koz’un yere düştüğü, başına ve sırtına defalarca vurulduğu görüldü. Olay, Sarıyer Maden Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Taner Koz, 2018 yılında eşinin kanser tedavisi nedeniyle Bursa’ya gitmek zorunda kalınca iş yerini Hüseyin A. isimli şahsa kiraya verdi. Taner Koz, çok uzun süre kirasını ödemediği gerekçesiyle kiracısını mahkemeye verdi. Hüseyin A.’nın kullandığı depo mahkeme kararıyla boşaltıldı. Hüseyin A.’nın Taner Koz’a, ailesine ve avukatına yönelik tehdit etti. İddiaya göre, bir süre sonra Hüseyin A., Taner Koz’un evinin önündeki Vakıflar’a ait parseli kiraladı ve lastik tamiri yaptığı aracına ait tabelayı da husumetlisinin evinin önüne koydu. Taner Koz evinin önündeki tabelayı çekmek isteyince taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma büyüyünce kavgaya dönüşünce Hüseyin A., Taner Koz’u sopayla öldüresiye dövdü. O anlar ise kameraya yansıdı. Hastaneye kaldırılan Koz, darp raporu alarak Hüseyin A.’dan şikayetçi oldu. Koz, kiracısının yıllarca kira ödemediğini, açılan davalar sonucunda icra yoluyla tahliye edildiğini söyledi. Tahliye sürecinin ardından tehditlerin başladığını öne süren Koz, "Beni sürekli ölümle tehdit ediyordu. Daha önce silahla evime ateş açtı. O olay nedeniyle ceza aldı ve yaklaşık iki buçuk ay cezaevinde kaldı. Çıktıktan sonra tehditlerine devam etti. Beni öldürmek için pusu kurduğunu düşünüyorum" dedi. Koz, olay günü evinin önünü kapatan tabelayı kaldırmak isterken saldırıya uğradığını anlatarak, "Tabela ağırdı, çekerken yere düştü. O sırada koşarak üzerime geldi. İlk önce tokat attı, yere düştüm. Sonra elindeki odunla defalarca vurdu. Bütün vücudum mosmor oldu. Hastaneden darp raporu aldım" diye konuştu. Güvenlik kamerası saldırıyı saniye saniye kaydetti Olay anı çevrede bulunan güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde yaşlı adamın yere düştüğü, saldırganın elindeki sopayla Koz’un başına ve sırtına defalarca vurduğu görüldü. Çevredeki vatandaşların ise olaya geç müdahale ettiği anlar dikkat çekti. Taner Koz’un avukatı İrfan Sütlüoğlu da müvekkilinin uzun süredir tehdit altında olduğunu belirterek, "Müvekkilim yıllardır sistematik şekilde baskı ve tehdide maruz kalıyor. Daha önce silahlı saldırı yaşandı. Şimdi ise kamera kayıtlarına yansıyan çok ağır bir darp olayı var. Sadece müvekkilim değil, ben de ölüm tehditleri alıyorum. Telefonla aranıp hakarete uğruyoruz" ifadelerini kullandı. Avukat Sütlüoğlu, olayla ilgili hukuki sürecin sürdüğünü belirterek saldırgan hakkında yeniden suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Bitlis "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlenecek BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Ahlat ilçesinde "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği"nin korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlenecek. Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından, 2022 yılında UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kaydedilen "Ahlat Taş İşçiliği Geleneği"nin korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlenecek. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığının ev sahipliğinde gerçekleştirilecek çalıştay, 12 Mayıs 2026 Salı günü Ahlat’ta yapılacak. Ahlat Uygulama Oteli’nde düzenlenecek çalıştayda; Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alınacak. Saat 09.00’da kayıt kabul ile başlayacak program, açılış konuşmaları ve sunumların ardından değerlendirme toplantıları ile devam edecek. Çalıştay kapsamında akademisyenler, araştırmacılar, taş ustaları ve ilgili kurum temsilcileri bir araya gelerek UNESCO listesinde yer alan Ahlat taş işçiliği geleneğinin korunması ve sürdürülebilirliğine yönelik görüş alışverişinde bulunacak.
Gaziantep 4 uzvunu kaybeden baba protezle yeniden hayata tutunacak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde geçirdiği iş kazasında iki kolunu ve iki bacağını kaybeden Burhan Doğruyol için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri protez sürecini başlattı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 2016 yılında geçirdiği iş kazası sonucu iki kolunu ve iki bacağını kaybeden Burhan Doğruyol, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle yeniden hayata tutunmaya hazırlanıyor. Kazanın ardından ailesinin desteğiyle yaşamını sürdüren Doğruyol’a, eşinin rahatsızlanması sonrası 12 yaşındaki kızı Ecrin bakmaya başladı. Ecrin’in babasına yemek yedirdiği anların sosyal medyada paylaşılması üzerine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, aileye destek olunması için ilgili birimlere talimat verdi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, Viranşehir’e giderek Burhan Doğruyol’u evinde ziyaret etti. Ekipler, Doğruyol’un protez sürecinin başlatılması için gerekli ölçümleri aldı. "Çok mutluyum, bana yardımcı olacaklar" Kazanın ardından hayatının tamamen değiştiğini belirten Burhan Doğruyol, protez talebine karşılık verilmesinden dolayı mutlu olduğunu ifade etti. Sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımın ardından Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in duyarlılık gösterdiğini belirten Doğruyol, "Gaziantep’ten bir ekip geldi. Kendilerine teşekkür ediyorum, bana yardımcı olacaklar, çok mutluyum" dedi. "Babamıza sarılmayı çok istiyorduk" Babasına sarılmayı çok istediğini dile getiren Ecrin Doğruyol ise verilen destekten dolayı teşekkür ederek, "Babamıza sarılmayı çok istiyorduk. Gaziantep’ten ekipler geldi, Allah onlardan razı olsun, Fatma Şahin’den razı olsun" ifadelerini kullandı. "Çocuklarına sarılabileceği, yürüyebileceği bir protez yapacağız" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Şube Müdürü Eyyüp Yıldız, Burhan Doğruyol’un kol ve bacak protezlerinin yakın zamanda yapılacağını belirtti. Yıldız, Doğruyol’un günlük yaşamını daha rahat sürdürebilmesi için çalışma başlatıldığını ifade ederek, "İnşallah hayatını idame edebilecek, çocuklarına sarılabilecek, güzel bir şekilde yürüyebileceği bir protez yapacağız. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak şu ana kadar 1600 kişiye ortez ve protez yaptık" diye konuştu.
Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası dolayısıyla düzenlenen "Bizim Yunus" söyleşisinde, Türk tasavvufunun simge isminin hayatı, öğretileri ve evrensel mesajları uzman isimler tarafından derinlemesine ele alındı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türk Dünyası Vakfı ve Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Bizim Yunus" başlıklı söyleşi, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Söyleşiye Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda davetli katıldı. Söyleşide Türk tasavvufunun ve Türkçenin simge ismi Yunus Emre’nin hayatı, Anadolu irfanındaki yeri ve evrensel mesajları, sunucu ve gazeteci Pelin Çift moderatörlüğünde, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin’in katılımıyla derinlemesine ele alındı. "İlim için bir gönüle ihtiyaç var" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin bir "Yunus Emre Kampüsü" olduğunu vurgulayarak, "Yunus Emre sadece bizim değil, bu toprakların, hatta dünyanın en büyük değerlerinden, gönül erenlerinden bir tanesi. Ancak Yunus en çok bu topraklara yakışır, en çok bize yakışır. Dolayısıyla biz ‘Yunus’ değil, ‘Bizim Yunus’ deriz" diye konuştu. Kampüsün girişinde yer alan Yunus Emre sözleri ve "doğru odun" heykelinin taşıdığı anlam üzerinde duran Rektör Adıgüzel "Anadolu Üniversitesinin kapısından girerken sizi Yunus karşılar. Kampüsümüzün girişinde ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır’ sözleriyle karşılaşırız. Cumhuriyet Kapısı’nın girişinde ise Yunus Emre’nin Taptuk kapısına kırk yıl doğru odun taşıdığı heykel yer alır. ‘Bu kapıdan eğri odun bile giremez.’ der. Bizler de Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bütün öğrencilerimize bu mesajı veriyoruz ve eğitim öğretim yuvamızın kapısından eğri odunun girmemesine, girdiyse de buradan doğru şekilde çıkmasına gayret eden bir eğitim sürecinden geçirerek öğrencilerimizi uğurlamak istiyoruz. Çünkü ilim dediğimiz şey sadece fiziki olarak bir şeyi görüp anlamakla ölçülebilir bir şey değil. Bunun için her şeyden önce ilim için bir gönüle ihtiyaç var" dedi. "Yunus Emre’yi tanımak, sadece ismini duymaktan derindir" Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen ünlü sunucu ve gazeteci Pelin Çift, toplumsal bir yanılgıya dikkat çekerek bir ismin çok sık duyulmasının o kişinin hayatına ve felsefesine hâkim olunduğu anlamına gelmediğini belirtti. Çift, "Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan bir değer. Ancak neden bu kadar kıymetli olduğunu gerçekten öğrenmeliyiz. Sanki birinin ismini hayatımız boyunca çok fazla duyarsak, onun hayatına hâkim olduğumuzu zannediyoruz. Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan, Türkçeye ve Türk edebiyatına katkılarıyla anılan çok büyük bir değer. Ama ben bugün gerçekten ‘Yunus neden kıymetli?’ sorusunun cevabını öğrenmeyi arzu ediyorum" diyerek sözü uzman tarihçilere bıraktı. Dinleyicilerin yoğun katılım gösterdiği ve merak edilen soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi. Programın kapanışında, günün anısına Pelin Çift, Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin adına doğaya kazandırılan fidanların bağış sertifikaları Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından takdim edildi.