BASKETBOL - 17 Mayıs 2017 Çarşamba 10:19

2017 NBA Draftı’nda ilk sıra Boston Celtics’in

A
A
A
2017 NBA Draftı’nda ilk sıra Boston Celtics’in

2017 NBA Draftı‘nda takımların seçim sırasını belirleyecek olan kura çekimi yapıldı. Kurada ilk sıradan seçme hakkını Boston Celtics elde etti.

2017 NBA Draftı‘nda takımların seçim sırasını belirleyecek olan kura çekimi gerçekleşti. Yapılan kura çekiminde ilk sıra Boston Celtics’in olurken, Los Angeles Lakers ikinci sırayı, Philadelphia Sixers da üçüncü sırayı alan ekipler oldu. 22 Haziran Perşembe günü gerçekleşecek olan NBA Draftı’na Türkiye’den Ege Arar, Berk Uğurlu, Tolga Geçim, Ömer Faruk Yurtseven, Egemen Güven, Ayberk Olmaz ve Berkan Durmaz da kayıt yaptırdı.
Gerçekleşen kura çekimi sonucunda oluşan draft sıraları şöyle:

1 - Boston Celtics
2 - Los Angeles Lakers
3 - Philadelphia Sixers
4 - Phoenix Suns
5 - Sacramento Kings
6 - Orlando Magic
7 - Minnesota Timberwolves
8 - New York Knicks
9 - Dallas Mavericks
10 - Sacramento Kings
11 - Charlotte Hornets
12 - Detroit Pistons
13 - Denver Nuggets
14 - Miami Heat
15 - Portland Trail Blazers
16 - Chicago Bulls
17 - Milwaukee Bucks
18 - Indiana Pacers
19 - Atlanta Hawks
20 - Portland Trail Blazers
21 - Oklahoma City Thunder
22 - Brooklyn Nets
23 - Toronto Raptors
24 - Utah Jazz
25 - Orlando Magic
26 - Portland Trail Blazers
27 - Brooklyn Nets
28 - Los Angeles Lakers
29 - San Antonio Spurs
30 - Utah Jazz
31 - Atlanta Hawks
32 - Phoenix Suns
33 - Orlando Magic
34 - Sacramento Kings
35 - Orlando Magic
36 - Philadelphia Sixers
37 - Boston Celtics
38 - Chicago Bulls
39 - Philadelphia Sixers
40 - New Orleans Pelicans
41 - Charlotte Hornets
42 - Utah Jazz
43 - Houston Rockets
44 - New York Knicks
45 - Houston Rockets
46 - Philadelphia Sixers
47 - Indiana Pacers
48 - Milwaukee Bucks
49 - Denver Nuggets
50 - Philadelphia Sixers
51 - Denver Nuggets
52 - Washington Wizards
53 - Boston Celtics
54 - Phoenix Suns
55 - Utah Jazz
56 - Boston Celtics
57 - Brooklyn Nets
58 - New York Knicks
59 - San Antonio Spurs
60 - Atlanta Hawks

 

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Başıboş sokak köpekleri için Erzurum modeli önerisi İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Valilik görevindeyken uyguladığı ‘Erzurum Modeli’yle kentteki tüm sahipsiz köpeklerin toplatıldığına dikkat çeken AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, diğer illerde de ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, başıboş sokak köpekleri için ‘Erzurum Modeli’nin uygulanması çağrısında bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada, tüm canlıların Allah’ın yarattığı varlıklar olduğunun altını çizen Fırat, "Dinimiz, hayvanlara eziyet edilmemesini, onlara merhametle yaklaşılmasını emretmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su veren kişinin Allah’ın rızasını kazandığını bildirmiştir" ifadelerini kullandı. "Aileler köpek saldırısı endişesi yaşamamalı" "Bununla birlikte insan hayatını ve halk sağlığını tehdit eden durumlara karşı gerekli tedbirlerin alınması da esastır" diyen Fırat, şöyle devam etti: "Ne yazık ki sahipsiz sokak köpekleri kaynaklı güvenlik sorunları devam etmektedir. Aileler, çocuklarını evden gönderirken köpek saldırısı endişesi yaşamamalıdır. Ancak bugün birçok vatandaşımız başıboş sokak köpeklerinin saldırıları sonucu yaralanmakta, hatta hayatını kaybetmektedir." Çözüm kanunu uygulamaktan geçiyor Bu sorunun çözümünün belediyeler ve yerel yönetimlere kanunla verilen görevlerin eksiksiz yerine getirilmesinden geçtiğine işaret eden Fırat, "Sahipsiz köpeklerin toplanması, bakımevlerine götürülmesi, kısırlaştırılması, aşılanması ve sahiplendirilmesi süreçleri etkin şekilde yürütüldüğünde, sorun büyük ölçüde çözülecektir" değerlendirmesini yaptı. Erzurum modeliyle tüm sahipsiz köpekler toplandı Bu noktada tüm illerde "Erzurum Modelinin" uygulanmasını talep ettiklerini kaydeden Fırat, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Erzurum Valisi olduğu dönemde, kentteki tüm sokak köpeklerinin toplatıldığını hatırlattı. Fırat, şunları aktardı: "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çitçi’nin Erzurum Valiliği döneminde yürütülen çalışmalar neticesinde, şehrimizde önemli başarı elde edilmiştir. 29 Eylül 2025 tarihinde Erzurum’da sokakta bulunan köpek sayısı 3 bin 899 olarak tespit edilmiş, yürütülen çalışmalar sonucunda 4 Kasım 2025 itibarıyla bu sayı sıfırlanmıştır. Ayrıca İl Tarım Müdürlüğü koordinesinde toplam 4 bin 512 sahiplendirme işlemi gerçekleştirilmiş, hayvanların sahiplenilmesi teşvik edilmiştir. Erzurum’da 112 Çağrı Merkezi üzerinden yapılan ihbarlar doğrultusunda ekipler anında harekete geçmekte, başıboş sokak köpekleri toplanarak hayvan bakımevlerine götürülmektedir." Ege ve Marmara’dan bile köpek getiriyorlar Erzurum’un en önemli sorunlarından birisinin ise başka illerden ‘transport’ ve ‘yer değiştirme’ yöntemiyle hayvan bırakılması olduğunu açıklayan Fırat, "Sokak köpeği bulunmayan bölgelerde dahi kısa sürede yeni hayvanların ortaya çıktığı görülmektedir. Ege ve Marmara’daki illerden getirildiği anlaşılan küpeli köpekler bile Erzurum’da tespit edilmiştir" bilgisini verdi. 50 dönüm arazi üzerine doğal yaşam alanı AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, tüm bu zorluklara rağmen Erzurum’un, örnek ve öncü rolünü sürdürdüğünü vurguladı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından sahipsiz hayvanlar için 50 dönümlük arazi üzerine, 5 bin hayvan kapasiteli doğal yaşam alanı inşa edildiğini aktaran Fırat, "Yaklaşık bir ay sonra faaliyete geçmesi planlanan bu proje dolayısıyla Erzurum Büyükşehir Belediyemizi tebrik ediyoruz" dedi. Vekil Fırat, açıklamasının sonunda "Başıboş sokak köpeklerinden kaynaklanan güvenlik ve sağlık tehdidinin ortadan kaldırılması konusunda Erzurum’daki uygulamaların diğer kentlerde örnek alınması" temennisinde bulundu.
Kayseri Başkan Özdoğan: "Annelerimiz, güçlü toplumun en sağlam temelidir" Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan; Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, annelerin aile yapısının temel direği, sevginin ve fedakârlığın en güçlü temsilcisi olduğunu ifade etti. Başkan Bilal Özdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi; "Hayatımızın her anında sevgisiyle yanımızda olan, fedakârlıklarıyla bizleri büyüten, ailemizin ve toplumumuzun temelini oluşturan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü gönülden kutluyorum. Annelerimiz; merhametin, sabrın, şefkatin ve karşılıksız sevginin en güzel timsalidir. Geleceğe güvenle bakan güçlü bireylerin yetişmesinde en büyük pay yine annelerimize aittir." Başkan Özdoğan, annelerin sadece aile içinde değil toplumun her alanında önemli bir görev üstlendiğini belirterek; ""Annelerimiz, kültürümüzü, değerlerimizi ve birlik ruhumuzu gelecek nesillere aktaran en önemli hazinemizdir. Özellikle vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerimiz başta olmak üzere, fedakârlıklarıyla hayatımıza yön veren tüm annelerimize minnettarız. Onların duaları ve emekleri, güçlü bir toplumun en sağlam temelidir" değerlendirmesinde bulundu. Mesajının sonunda tüm annelere sağlık, huzur ve mutluluk dileklerini ileten Başkan Özdoğan; "Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, ömrünü ailesine adayan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ahirete irtihal etmiş annelerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.