GÜNDEM - 03 Mart 2026 Salı 16:51

Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı

A
A
A
Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı

Tarsus Belediyesi Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısının 4. Oturum 1. Birleşimi gerçekleştirildi. Kent gündemini yakından ilgilendiren projelerin ele alındığı toplantıda meydan düzenlemelerinden tarımsal desteklere, Ramazan programlarından araç alımına kadar birçok başlık görüşülerek karara bağlandı.


Yapımı tamamlanma aşamasına gelen Kent Meydanı projesinde çalışmaların büyük bölümü bitirildi. Proje kapsamında yer alan 1100 metrekarelik sanat galerisi ve karşılama merkezi binasında idari ofisler, kafeterya alanı, sanat galerisi, sinevizyon odası ve diğer bölümlerin tüm imalatlarının tamamlandığı bildirildi.


Toplam 7 bin metrekarelik meydan alanında zemin kaplamaları, yürüyüş yolları ve çevre düzenlemeleri bitirilirken, erişilebilirlik için rampa düzenlemeleri yapıldı. Peyzaj çalışmalarıyla estetik bütünlük sağlanan alanda, tarihi hamam kalıntılarının cam zemin üzerinden görülebileceği bir düzenleme de hayata geçirildi.


Toplantıda değerlendirmede bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, meydanın kısa sürede teslim edilerek vatandaşların kullanımına sunulacağını ifade etti.



Meydana ’Kleopatra’ ismi gündemde


Kleopatra Kapısı yanında yer alan Kent Meydanına ’Kleopatra Meydanı’ isminin verilmesi önerildi. Başkan Boltaç, isim bütünlüğünün önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası bilinirliği olan bir ismin alana değer katacağını belirtti. Öneri, detaylı değerlendirme için ilgili komisyonlara havale edildi.


Altaylılar Mahallesi’ndeki okuma salonuna, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren matematik öğretmeni Türkan Genç’in adının verilmesi kararlaştırıldı. Komisyonlardan geçen teklif mecliste oy birliğiyle kabul edildi.


Başkan Boltaç, Türkan Genç’in öğrencilerine sadece ders değil umut ve cesaret de aşılayan bir eğitimci olduğunu ifade etti.



Mart ayında Ramazan ve 8 Mart buluşmaları


Belediyenin mart ayı programı kapsamında üç farklı mahallede iftar sofraları kurulacağı açıklandı. Cuma, cumartesi ve pazar günleri ’Ramazan Buluşmaları’ düzenlenecek, bayramın ikinci günü ise Kent Meydanında ’Bayram Sofrası’ kurulacak.


6- 8 Mart tarihleri arasında ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında üretici kadın stantları açılacak. Kadın emeğini desteklemeye yönelik etkinliklerle kentte dayanışma ortamının güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca St. Paul Meydanı çevresinde bayram pazarı kurulacağı ve başvuruların ’Alo 153 Tim’ hattı üzerinden yapılabileceği bildirildi.



Üreticiye destek sürecek


Tarsus Belediyesi ile Tarsus Süt Üreticileri Birliği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında süt üreticilerine yönelik desteklerin devam edeceği açıklandı. Bu kapsamda mısır flake desteği, yalama taşı ve 5 adet soğutuculu süt tankı temin edilecek. Mayıs ayında Dünya Süt Günü kapsamında ’En Güzel Buzağı Yarışması’ düzenleneceği de belirtildi.



Eski kaymakamlık alanına yeni meydan


Eski kaymakamlık binasının bulunduğu alan için hazırlanan proje kurul tarafından onaylandı. Başkan Boltaç, alanın ’Cumhuriyet Meydanı’ adıyla kente kazandırılacağını ve resmi törenlerde kullanılabilecek geniş bir meydan oluşturulacağını ifade etti.



Kültür Merkezinde çalışmalar sürüyor


Kültür Merkezindeki çalışmaların devam ettiği, yaklaşık 5-6 ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği açıklandı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte kente önemli bir kültürel alan kazandırılacak.



Belediye filosu güçleniyor


Toplantıda Devlet Malzeme Ofisi üzerinden araç alımı yapılacağı da duyuruldu. Bu kapsamda 2 minibüs, 3 çöp kamyonu, 1 ekskavatör, 1 greyder, 3 damperli kamyon ve ilk etapta 1 traktör belediye envanterine kazandırılacak.


Başkan Ali Boltaç, alınan kararların Tarsus’a hayırlı olmasını dileyerek, aynı gün Yarbay Şemsettin Mahallesi’nde düzenlenecek iftar programına tüm vatandaşları davet etti.



Tarsus Belediyesi Meclisinde yatırım, dayanışma ve yeni projeler öne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.