GÜNDEM - 03 Mart 2026 Salı 16:48

İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu

A
A
A
İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu

İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği iftar programında bu yıl da birlik ve beraberlik tablosu oluştu. Kurum müdürleri ile 116 mahalle muhtarı aynı sofrada buluşurken, protokol üyeleri de programa katılım sağladı. Gecede "Ortak paydamız İnegöl" vurgusu ön plana çıktı.


İnegöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Belediye Başkan Yardımcıları ve daire müdürleri, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile kamu kurumlarının müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı.


"Birlik ve beraberimiz daim olsun"


Programda selamlama konuşması yapan Başkan Alper Taban, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek sözlerine teşekkürle başladı. Başkan Taban açıklamasında, "Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu sofrayı bereketlendirdiğiniz için her birinize teşekkür ediyor, Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Elhamdülillah bizleri bu günlere ulaştıran Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Ancak bir taraftan da ülkemizin çevresinde yaşanan hadiseleri görüyoruz. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberi. İran’da yaşanan olaylar, Gazze’deki zulüm ve farklı coğrafyalardaki acılar yüreğimizi yakıyor. Yapılan zulümleri lanetliyor, kınıyoruz. Cenab-ı Allah kötüye fırsat vermesin. Bu birlik ve beraberlikle ettiğimiz duaların kabul olmasını niyaz ediyorum" dedi.


"İnegöl bir çok ilden büyük sorumluluk alanına sahip"


İnegöl’ün her geçen gün büyüdüğünü belirten Başkan Alper Taban, şehrin artık 300 bini aşan nüfusuyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ifade etti. Son bir yılda 3 bin 750 kişilik artış yaşandığını hatırlatarak, "Türkiye’de bin nüfuslu ilçeler var. Bu açıdan baktığımızda İnegöl artık birçok ilden daha büyük bir sorumluluk alanına sahip. Bu şehir tek başına bir kişinin gayretiyle yönetilemez; hepimizin ortak emeğiyle büyüyor. İnegöl için emek veren herkesten Allah razı olsun. Gayretlerinize şahidim ve her birinize teşekkür ediyorum. İnşallah daha güzel hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştırmak için can birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.


Ramazan ayı boyunca İnegöl Belediyesi olarak cami merkezli programlara ağırlık verdiklerini ifade eden Taban, kıymetli hafızların davet edildiğini ve teravih buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelindiğini söyledi. İftar programlarında ise sivil toplum kuruluşları, kaymakamlık ve belediye organizasyonlarıyla İnegöl’de güçlü bir dayanışma ortamı oluştuğunu vurguladı.


"Birlik içinde güçlü İnegöl"


AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da programda yaptığı konuşmada Ramazan ayının bereketini ve huzurunu aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bu anlamlı organizasyon için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve Kaymakam Eren Arslan’a teşekkür eden Salman, İnegöl’ün muhtarların, belediyenin ve kurum müdürlerinin gayretiyle her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi. Ankara ayağında da destek vermeye devam ettiklerini belirten Salman, sanayisi, tarımı ve ekonomisiyle hızla büyüyen İnegöl’ün güvenlikten sağlığa, eğitimden çevreye kadar tüm alanlarda koordinasyon içinde yönetildiğini vurguladı. "El ele verdiğimizde daha güçlü bir şehir ortaya çıkıyor. Hedefimiz, bizden sonraki nesillere daha gelişmiş, daha huzurlu bir İnegöl bırakmak" diyen Salman, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Konuşmasında İslam coğrafyasında yaşanan acılara da değinen Salman, özellikle Gazze’de devam eden saldırıların yürekleri dağladığını belirterek, Ramazan ayında yaşanan zulmü kınadıklarını ifade etti.


"İşbirlikleriyle sorunlar kararlılıkla çözülüyor"


İlçe Kaymakamı Eren Arslan da yaptığı konuşmada, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederek tüm ibadetlerin kabulünü diledi. Program için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve emeği geçen belediye personeline teşekkür eden Arslan, İnegöl’de huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamı bulunduğunu ifade etti. Kurumlar arası güçlü iş birliği sayesinde sorunların kararlılıkla çözüldüğünü belirten Arslan, Ankara’da da desteklerini esirgemeyen Milletvekili Ayhan Salman’a teşekkür etti. Dünyada ve İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere de değinen Arslan, adaletin, huzurun ve barışın hakim olduğu günlere ulaşma temennisiyle konuşmasını tamamladı.


İftar sonrası teravih ve tatlı ikramı


Programın ardından protokol üyeleri ile birlikte Halitpaşa Camii’nde teravih namazı eda edildi. Manevi atmosferin ha kim olduğu gecede, birlik ve beraberlik duygusu cami avlusunda da devam etti. Teravih namazı sonrası vatandaşlara tatlı ikramında bulunularak Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı.



İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Miran: "Eğitimciler sahipsiz değildir" Eğitim-Bir-Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, İstanbul’da öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonrası Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, "Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği bıçaklı saldırı eğitim camiasını yasa boğdu. Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, yaptığı yazılı açıklamayla yaşanan olaya tepki gösterdi. Miran, "Çekmeköy Taşdelen’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen ve disiplin sorunları bulunan bir öğrencinin kesici aletle gerçekleştirdiği saldırı sonucunda iki öğretmenimiz ve bir öğrencimiz yaralanmış; ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Merhume öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve eğitim camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar temenni ediyoruz" dedi. "Can güvenliği endişesi ile görev yapmamalı" Yaşanan saldırının eğitim camiasını derinden sarstığını ifade eden Miran, öğretmenlerin can güvenliği endişesiyle görev yapmaması gerektiğini vurguladı. Miran, "Bugün yüreğimiz yanıyor. Bir meslektaşımızı görevi başında kaybettik. Öğretmenlerimiz can güvenliği endişesiyle görev yapmamalıdır. Okullar, şiddetin değil ilmin ve huzurun yuvası olmalıdır. Eğitimciler sahipsiz değildir. Eğitim-Bir-Sen Antalya Şubesi olarak sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyor; bir daha benzer acıların yaşanmaması için kararlı bir duruş sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz "ifadelerini kullandı. "Caydırıcı önlemler alınmalı" Yetkililere de çağrıda bulunan Miran, okullarda güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri derhal güçlendirilmelidir. Riskli durumlara karşı erken uyarı ve etkili müdahale mekanizmaları kurulmalıdır. Disiplin süreçleri daha caydırıcı hale getirilmeli, eğitim çalışanlarının güvenliğini esas alan yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
Adana Sarıgeçili: "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitimciye yönelik şiddetin artık bir ’iç güvenlik sorunu’ haline geldiğini vurgulayarak, okullarda can güvenliğinin sağlanması için yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olayın ardından Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, şiddete karşı devlet yetkililerini ve toplumu göreve çağırdı. "Eğitimciye şiddet, bir iş güvenliği sorununa dönüşmüştür" Olayla ilgili açıklamada bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, eğitim sisteminin verimliliği konuşulurken eğitimcilerin can güvenliği kaygısıyla baş başa bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sarıgeçili, "Bir öğretmenin milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı derinleştirmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları artık münferit eylemler olmaktan çıkmış, toplumun geleceğini sekteye uğratacak yaygın bir sorun halini almıştır. Eğitimciye yönelen şiddet ne yazık ki artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorununa dönüşmüştür" dedi. Şiddetin failinin bir öğrenci olmasının meselenin sadece bir asayiş sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu kanıtladığını belirten Sarıgeçili, şöyle devam etti: "Eğitimciye yönelik her saldırı ruhumuzu karartmakta, irfanımızı yok etmektedir. Ancak daha vahimi, şiddetin failinin bizatihi öğrenci olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı gerçeği tüm çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır. Çocuk suçluluğunun temelinde, çocuğun aile ve sosyal çevresinde gerekli sevgi, şefkat ve disiplini alamaması yatmaktadır. Aile içindeki düzensizlik ve ilgisizlik; topluma, okula ve çevreye suç olarak yansımaktadır." Sarıgeçili, yaşanan acıların ihmal sonucu gerçekleştiğini belirterek, "Devlet, anayasal bir hak olan yaşam hakkını korumak için caydırıcı yasal zemini ve idari şartları tesis etmek zorundadır. Okul güvenliğinin sağlanması ve güvenli çalışma ortamının tesisi, hukuk devleti olmanın gereğidir. Eğitimciler her türlü saldırı karşısında savunmasız bırakılmamalıdır" dedi.