DÜNYA - 03 Mart 2026 Salı 15:49 | Son Güncelleme : 03 Mart 2026 Salı 15:55

İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"

A
A
A
İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"

İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi uluslararası toplumu uyararak, "Uluslararası toplum kör değil, ancak görmezden gelmeyi tercih ederse bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Başlatılan bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, ABD ve Siyonist rejimin yaktığı savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD ve İsrail'in saldırısında zarar gören başkent Tahran'daki Şehid Mahallati Okulu'nda düzenlediği haftalık basın toplantısında konuştu. Bekayi, toplantının söz konusu okulda gerçekleştirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, "Bu okulu özellikle seçtik. Burası ilk günden itibaren hedef alındı. Bu mekan, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığının göstergesidir. Burada hayatını kaybeden çocukların anısına saygı duruşunda bulunuyoruz. Bu saldırılar İran halkını hedef almaktadır" dedi.

"Kayıtsızlık, kayıtsız kalanları da ortak haline getirir"

Bekayi, "Ülkemiz, en zalim kişilerin haksız saldırısına uğramıştır. Bugün yaşananlar hayır ile şer arasındaki açık bir mücadeledir. Son 2 yılda işlenen suçlara karşı sessiz kalınmasının sonucu bugün ortaya çıktı. Komşu ülkelere yönelik saldırılara tanık olundu, ancak harekete geçilmedi. Defalarca eğer adım atılmazsa bu saldırganlığın herkesi etkileyeceği konusunda uyarıda bulunduk. Bugün bölgemiz bu ateşin içindedir. Kayıtsızlık, zamanla kayıtsız kalanları da ortak haline getirir" ifadelerini kullandı.

"Düşman hiçbir İranlıya merhamet etmiyor"

ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un müzakere sürecine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Bekayi, "Müzakere sürecine ilişkin söylenen her şey yalandan ibaret. Yalanların tarihe gerçek gibi yazılmasına izin vermeyin. Sahte anlatıların yayılmasına karşı durmalıyız. İran'ın bir tehdit olduğunu söylüyorlar. İran gerçekten tehdit miydi? İran asker mi gönderdi? Beyaz Saray'a füze mi attı? Hangi savaşı biz başlattık? Bu çelişkileri görmek gerekir. İran her türlü saldırıya karşı duracaktır. Lütfen İran etrafında kenetlenin. İran'ın ayakta kalmasının sırrı birliktir. İran'ın düşmanları hiçbir İranlıya merhamet etmiyor. Ülke en hassas dönemlerinden birini yaşıyor" şeklinde konuştu.

"Müzakereleri denedik, saldırıya uğradık"

ABD ile yürütülen temaslara değinen Bekayi, "Niyetlerinin farkındaydık, ancak savaşı önleme ihtimali varsa bunu denemek ve İran'ın uzlaşmaz taraf olmadığını göstermek zorundaydık. Sürece iyi niyetle girdik. Cenevre'de iki tur müzakere yapıldı. Umman, önemli ilerleme sağlandığını açıkladı ve bu ABD'nin bilgisi dahilindeydi. Bir sonraki tur da karşı tarafın talebiyle planlandı. Ancak sonradan dile getirilen nükleer, füze ve diğer talepler müzakere masasında hiç gündeme gelmedi. Bu iddialar saldırıyı haklı göstermek için ortaya atılıyor" dedi.

"Tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız"

Müzakerelerin yeniden başlama ihtimaline ilişkin de konuşan Bekayi, "Şu an tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız. Müzakereyi denedik. Masadayken bile askeri yetkililere uyanık olmalarını söyledik. Kimse gafil değildi. Dini liderin (Ali Hamaney) şehadetinden saatler sonra güçlerimiz karşılık verdi. Diplomasi iddiasında bulunanlar askeri seçeneğe yöneldi. Müzakereler sürerken saldırıya uğradık, bu unutulmamalı" ifadelerini kullandı.

"Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek"

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bekayi, verilen taahhütlerin sözde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Uluslararası toplum artık kendine gelmeli. Uluslararası hukuk ve insan hakları ayaklar altına alındı. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı fiilen yok sayıldı. İran'a saldırı, BM düzeninin sonu anlamına gelmektedir. Güç kullanma yasağı, yani BM'nin temel ilkesi çiğnendi. Üstelik bunu yapan taraf, BM Güvenlik Konseyi üyesi bir rejimdir. Gazetecilerin ve çocukların en büyük katili Siyonist rejimdir. Devlet televizyonumuz yalnızca haber yaptığı için hedef alınmıştır. Uluslararası toplum kör değil, ancak görmezden gelmeyi tercih ederse bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Başlatılan bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, ABD ve Siyonist rejimin yaktığı savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" şeklinde konuştu.

"Çevresel etkiler sınırları aşar"

Natanz nükleer tesisine yönelik saldırıya ilişkin Bekayi, yer ve hedeflere dair ayrıntıların askeri mercilerden öğrenilmesi gerektiğini belirterek, "Ancak açık olan bir gerçek var ki karşı taraf hiçbir insani sınırı gözetmiyor. Tesislerimiz Haziran ayında da saldırıya uğramıştı. Şimdi gerçekleştirilen her saldırı yalnızca can kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ciddi çevresel sonuçlar doğurur ve bu etkiler İran sınırlarıyla sınırlı kalmaz. Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde, ABD güçlerinin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkabilecek çevresel sonuçlar konusunda uluslararası toplum devreye girmelidir. Biz de gerekli yazışmaları yapacağız. BM Güvenlik Konseyi korkunç bir durgunluk içinde. ABD halkı kendine sormalı, acaba hangi suçtan dolayı bu kadar masum insan, sadece işgalci bir rejim uğruna öldürülüyor?" dedi.

"Savaşı durdurması gereken taraf onlar"

Savaşın sona erdirilmesine ilişkin de konuşan Bekayi, "Bu savaşı biz başlatmadık. Savaşı durdurması gereken taraf onlar. Bizim tercihimiz diplomasiydi. Ülke içinde de geçmiş tecrübeler ortadayken 'neden müzakereye girildi' şeklinde eleştiriler vardı. Ancak yönetim diplomatik süreci destekledi ve biz de savaşa girmemek için çaba gösterdik. Buna rağmen karşı taraf savaşı seçti. Savaşın sona ermesinin yolu saldırganın durmasıdır. Uluslararası toplum daha fazla geç kalmadan görevini yerine getirmelidir" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Karacabey’in sultanları ilk galibiyetini aldı Karacabey tarihinde bu yıl ilk kez kurulan Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’ndeki ikinci maçında Kestel Gücüspor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek hem moral buldu hem de şampiyonluk yolunda iddiasını ortaya koydu. Karşılaşmayı eşi Deniz Karabatı ile birlikte tribünden takip eden Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, belediye olarak takıma tam destek verdiklerini açıklarken hedeflerinin önce Play-Off, ardından da Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig’e yükselmek olduğunu vurguladı. Mavi-siyahlılar, 8 Mart’ta Bursa Yıldız Spor Kulübü karşısında galibiyet arayacak. Karacabey tarihinde bu yıl ilk kez kurulan Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’ndeki ikinci maçında Kestel Gücüspor Kulübü’nü 3-1 mağlup ederek önemli bir galibiyete imza attı. Mavi-siyahlı ekip, aldığı bu sonuçla hem moral buldu hem de ligdeki iddiasını güçlü şekilde ortaya koydu. Karşılaşmayı eşi Deniz Karabatı ile birlikte tribünden takip eden Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, takıma destek verdi. Mücadelenin ardından sporcular ve teknik heyetle bir araya gelen Başkan Karabatı, galibiyetten dolayı takımı tebrik etti. "Hedefimiz 2. Lig" Kadın voleybol takımının Karacabey için önemli bir adım olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, belediye olarak takıma tam destek verdiklerini ifade etti. Karabatı, açıklamasında; "Takımımızın karşılaşmada ortaya koyduğu azim, mücadele gücü ve sahaya yansıttığı güçlü takım ruhu bizleri son derece gururlandırdı; aynı zamanda Karacabey’de kadın sporunun geleceği adına umutlarımızı daha da büyüttü. Maç boyunca hiçbir sayıdan vazgeçmeyen ve inancını koruyan sporcularımız, sadece bir galibiyet değil; karakterli bir duruş da sergiledi. Karacabey Belediyesi olarak ilk kez kurulan kadın voleybol takımımıza maddi ve manevi desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Amacımız yalnızca bugünü kazanmak değil, planlı ve istikrarlı bir şekilde ilerleyerek 2. Lig’e yükselmek ve Karacabey’i üst liglerde başarıyla temsil etmektir. Bu süreçte emek veren tüm sporcularımıza, teknik ekibimize, yöneticilerimize ve tribünlerden desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi. Yeni kurulan bir takım olmasına rağmen sahada sergilenen mücadeleci oyun, Karacabeyli sporseverler tarafından da takdirle karşılandı. İlk hedef Bölgesel Lig’den Play-Off’a 5 takımlı Bursa Kadınlar Bölgesel Ligi’nde mücadele eden Karacabey temsilcisi, sezonu lider tamamlaması halinde Marmara Bölgesi Play-Off etabı oynama hakkı elde edecek. Play-Off etabını da birinci sırada tamamlaması durumunda ise Türkiye Voleybol Federasyonu 2. Lig’e yükselme hakkını kazanacak. Bu doğrultuda alınan her galibiyet, yalnızca puan tablosu açısından değil, takımın özgüveni ve şehirdeki spor kültürünün gelişimi açısından da büyük önem taşıyor. Sıradaki rakip Bursa Yıldızspor Mavi-siyahlılar, üçüncü karşılaşmasında 8 Mart 2026 Pazar günü saat 13.00’te Bursa Yıldız Spor Kulübü ile karşı karşıya gelecek. Mücadele, Çekirge Kapalı Spor Salonu’nda oynanacak. Grubunda zirve hedefiyle yoluna devam eden Karacabey Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, bu kritik mücadeleden de galibiyetle ayrılarak şampiyonluk yolunda avantaj sağlamayı amaçlıyor. Karacabey’de kadın sporunun gelişimi adına atılan bu adım, sadece sportif bir başarı hedefi değil; aynı zamanda genç kızlara ilham olacak bir sosyal yatırım olarak da değerlendiriliyor. Şehirde oluşan heyecan ve destek atmosferi, takımın 2. Lig hedefine ulaşma yolculuğunda en büyük motivasyon kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Samsun Öğretmen cinayetine tepki İstanbul’da öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğretmen için Samsun’da sendikalar basın açıklaması düzenledi. Öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik için İlkadım ilçesinde Gazi Müzesi önünde toplanan meslektaşları açıklama yaptı. İlk olarak konuşma yapan Eğitim-Sen Samsun Şube Başkanı İbrahim Özkaptan, "İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir" dedi. "Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır" Eğitim-İş Sendikası adına konuşma yapan sendika sekreteri Volkan Altun ise "Biz diyoruz ki, okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. Eğitimde Şiddet Yasası derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadelede kamusal bir politika oluşturulmalıdır" diye konuştu.