Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Eskişehir
Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:46:43
Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok kişi tarafından ziyaret ediliyor. Şiirleriyle insanlığa sevgi ve hoşgörüyü öğütleyen halk şairi Yunus Emre’nin türbesi, Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy Mahallesi’nde bulunuyor. 1240-1320 yılları arasında yaşadığı ve Almanların tren yolu inşaatı nedeniyle 6 Mayıs 1949’da kabri taşındığı belirtilen Yunus Emre’nin türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok vatandaş tarafından ziyaret ediliyor. Türbenin manevi atmosferinde bir araya gelerek dualar eden ziyaretçiler, Yunus Emre’nin hatırasını yaşatmaya devam ediyor. "Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" Türbenin geçmişiyle ilgili bilgiler paylaşan belediye görevlisi Hami Secit, "Hazretler, burayı dergah olarak kullanmıştır. 1240-1320 yılları arasında yaşamıştır ve 627 yıl yattığı kabir burasıdır. 1940 yılında Almanlar tren yolu yaparken Hazret bundan rahatsız olduğunu dile getiriyor. Tabii bu yaklaşık 7 yıl sürüyor, en son 5 metre ileriye almayı onaylıyorlar. Oraya alınıyor ama yine de Hazret rahatsız olduğunu belirtiyor ve 28 Haziran 1947 tarihinde kabr-i şerifleri açılıyor. Biyolojik inceleme de yapılmıştır, 80-82 yaşlarında bir Türkmen’e ait olduğu kesinleşmiştir. Devlet görevlileri burayı tescillemişler. Hazretler sağ yanına yatmış vaziyette ve sol elinin mahrem yerini örttüğü vaziyette çıkarılıyor. İslami şartlara göre gömülü olduğu görülüyor ve 2 yıl sandukada kaldıktan sonra ikinci kabr-i şeriflerine alınıyor. Yoğun bir katılım oluyor, çeşitli illerden yaklaşık 30-40 bin kişinin geldiği rivayet edilir. 1947’deki şartlardan bahsediyoruz, teknoloji yok. Halim Baki Kunter’in ’Hatıralarım’ diye bir kitabı vardır, orada bahseder zaten. Böyle bir yoğun katılımla 6 Mayıs 1949 yılında ikinci kabr-i şeriflerine alınmıştır. Hafta sonu kalabalığız, çeşitli illerimizden gelenler oluyor. Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:43
"Kamera çekiyor mu" dedikten saniyeler sonra kaza yaptı
Eskişehir’de genç motosikletli, kask kameralı başka bir motosiklet sürücüsüne, "Çekiyor mu" diye sorduktan saniyeler sonra otomobille çarpıştı. Olay, 28 Nisan 2026 tarihinde Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi Yılmaz Büyükerşen Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.A.K. (20) isimli gencin idaresindeki 26 AIS 730 plakalı motosiklet, E.E. (38) isimli şahsın idaresindeki ani manevra yapan 35 CND 604 plakalı otomobille çarpıştı. Maddi zararın oluştuğu kaza anı, arkada bulunan başka bir motosiklet sürücüsü olan Seyit Ülker’in kask kamerasına yansıdı. Görüntüde, kazaya karışan motosiklet sürücüsünün olaydan saniyeler önce, "Kamera çekiyor mu, paylaşacak mısın" diye sorduğu görüldü.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:43
Otomobilin çarptığı aydınlatma direği marketin camını kırdı: 1 yaralı
Eskişehir’de bir otomobilin çarptığı aydınlatma direğinin devrilmesi sonucunda camı kırılan markette maddi zarar oluşurken, sürücü yaralandı. Kaza, sabah saatlerinde Tepebaşı ilçesi Çamlıca Mahallesi Birlik Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, plakası öğrenilemeyen bir otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda önce kaldırımdaki banka, ardından aydınlatma direğine çarptı. Çarpmanın şiddeti ile devrilen direk, bir zincir marketin camını kırdı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Alkollü olduğu iddia edilen otomobilin yaralı sürücüsü, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Trafiğin aksamasına sebep olan otomobil çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırılırken, direğin onarılması için ilgili kurumlara bilgi verildi. Polis ekiplerince olayla ilgili inceleme başlatıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:38
"Kamera çekiyor mu" dedikten saniyeler sonra böyle kaza yaptı
Eskişehir’de genç motosikletli, kask kameralı başka bir motosiklet sürücüsüne, "Çekiyor mu" diye sorduktan saniyeler sonra otomobille çarpıştı. Olay, 28 Nisan 2026 tarihinde Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi Yılmaz Büyükerşen Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, A.A.K. (20) isimli gencin idaresindeki 26 AIS 730 plakalı motosiklet, E.E. (38) isimli şahsın idaresindeki ani manevra yapan 35 CND 604 plakalı otomobille çarpıştı. Maddi zararın oluştuğu kaza anı, arkada bulunan başka bir motosiklet sürücüsü olan Seyit Ülker’in kask kamerasına yansıdı. Görüntüde, kazaya karışan motosiklet sürücüsünün olaydan saniyeler önce, "Kamera çekiyor mu, paylaşacak mısın" diye sorduğu görüldü.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:54
Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar
Türkiye’den 3 yıl önce gittikleri Güney Kore’de dönerci dükkanında çalışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı çifti, memleketleri Eskişehir’e döndüklerinde kendi döner dükkanlarını açtı. Kore’de öğrendikleri döner kesimini ve hazırlanışını Eskişehir’deki dükkanlarında uygulayan esnafların müşterileri ise artmaya devam ediyor. Eskişehirli lisede tanışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı, 3 yıl önce gittikleri Güney Kore’de dönercide çalışarak geçimlerini sağladı. Burada döner kesiminden, hazırlanışına kadar birçok noktanın püf noktasını öğrenen nişanlı çift, memleket hasreti ve aile özleminden dolayı Eskişehir’e geri döndü. Eskişehir’de Güney Kore’de öğrendikleri dönerciliği yapmak için döner dükkanı açan çift, esnaf oldu. Kore dönüşü kendini döner keserken bulduğunu ifade eden Melih Kurt, nişanlısıyla birlikte çalışmanın gurur verici olduğuna değindi. Çiftin dükkanını Koreli müşterileri ise sık sık ziyaret ediyor. Melih Kurt ve Zeynep Avcı, yurtdışında yaşamanın abartıldığı kadar ilgi çekici olmadığına değinirken anavatanlarına döndükleri için çok mutlu olduklarını söyledi. "Döner kesmeyi Güney Kore’de öğrendim" Konuyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Melih Kurt, "Biz bu döner işini hiç bilmiyorduk. Nişanlımla birlikte yurt dışına gittik. Başlangıçta dil okulu gibi bir şeylerle kendimizi geliştirmeyi düşündük. Ancak orada, Güney Kore’de, döneri öğrendik. Döner hakkında hiçbir bilgim yokken, tamamen Güney Kore’de öğrendim. Seul’de çalışan birçok Türk dönerci var; vatandaşlarımız orada hizmet veriyor ve Türk dönerini tanıtıyor. Eskiden Almanya ile bir rekabet vardı ancak şu anda bizim dönerimiz orada öne çıkıyor; hiçbir Alman rakip yok. Kore’de imkanlar kısıtlı. Helal et olması için etler Avustralya’dan geliyor ve but gibi içindeki bazı ürünleri bulmakta zorlanıyorlar. O yüzden buradaki lezzet tabii ki vazgeçilmez; Türkiye’deki döner her türlü daha iyi. 3 yıl çalıştık ve gezdik. Yurt dışı hevesiyle gittik, güzeldi ama insan en çok ailesini özlüyor. Baş sebeplerden biri bu. Bir de vatanımız tabii ki farklı. Burada da yapabileceğimizi düşündük ve geldik, döner dükkanını burada açtık. Herkes deneyip görebilir. Yaşam olarak birçok farklılık var. Bana çok güzel gelen farklılıklar da oldu ama para kazanmak olarak o kadar muhteşem farklar bence yok. Hem burada hem de Türkiye’de insanlar çalışınca para kazanabilir; yeter ki çalışmak istesinler. Bence bizim insanlarımızın çalışması gerek. Dönerimizi deneyen bir daha denemek istiyor. Çünkü biz Hatay usulü döner yapmıyoruz. Biz, biraz daha özümüze dönmek için anam babam usulü döner yapmayı tercih ettik. Kore’de de böyle yapıyorduk, Kore’de de Hatay usulü döner hiç yoktu; orada da anam babam usulü satılıyordu. Koreliler de bu tarzı, yani bizim gibi olanı seviyorlar aslında" dedi. "16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz" 26 yaşındaki Zeynep Avcı, "Şu anda tepkiler güzel. Gelen bir daha geliyor. Biz yurt dışına çalışmak ve dil öğrenmek için gitmiştik, orada bir dönercide çalışma fırsatı bulduk, döneri orada öğrendik çok ilginç. Eskişehir öğrenci şehri olduğu için daha çok evlere paket servis veriyoruz. Paket servis şu an için güzel. Dükkan işletmek tahmin ettiğimden çok daha yorucu. Günde 15-16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz. Bir de personel bulmak gerçekten beklediğimden çok daha zormuş. Ama yine de keyifli. Kendi işinin sahibi olmak ve bu yaşta böyle bir sorumluluğu almak. Yorucu olsa da bu sorumluluğun altına girmek benim için güzel bir şans. Aslında yurt dışı yaşantısının hem güzel tarafları hem de kötü tarafları çok fazla. Evet, yaşam güzel, sosyallik güzel, kimse kimseye karışmıyor ama baktığınız zaman aynı dili konuştuğunuz insan sayısı da çok büyük bir oranda azalıyor. Devlet işlerinizi görmek istediğinizde her şeyi çok zor halledebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi, her şeyin artıları ve eksileri var" ifadelerini kullandı.
30 Kasım 2025 Pazar - 11:38
Kore’de döner kesmeyi öğrendiler Eskişehir’de dükkan açtılar
Türkiye’den Güney Kore’ye taşınıp 3 yıl boyunca burada yaşayıp, dönerci dükkânında çalışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı çifti memleketleri Eskişehir’e döndüklerinde kendi döner dükkânlarını açtı. Kore’de öğrendikleri döner kesimini ve hazırlanışını Eskişehir’deki dükkânlarında uygulayan esnafların müşterileri ise artarak devam ediyor. Eskişehirli liseden bu yana tanışan Melih Kurt ve Zeynep Avcı bir hevesle Güney Kore’ye gidip orada yaşadılar. 3 yıl orada yaşayan çift nişanlı çift, Güney Kore’de dönercide çalışarak geçimlerini sağladı. Burada döner kesiminden, hazırlanışına kadar birçok noktanın püf noktasını öğrenen çift, memleket hasreti ve aile özleminden dolayı Eskişehir’e geri döndü. Eskişehir’de Güney Kore’de öğrendikleri dönerciliği yapmak için döner dükkanı açan çift, esnaf oldu. Kore dönüşü kendini döner keserken bulduğunu ifade eden Melih Kurt, nişanlısıyla birlikte çalışmanın gurur verici olduğuna değindi. Çiftin dükkanını Koreli müşterileri ise sık sık ziyaret ediyor. Melih Kurt ve Zeynep Avcı, yurtdışında yaşamanın abartıldığı kadar ilgi çekici olmadığına değinirken anavatanlarına döndükleri için çok mutlu olduklarını söyledi. "Döner kesmeyi Güney Kore’de öğrendim" Konuyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Melih Kurt, "Biz bu döner işini hiç bilmiyorduk. Nişanlımla birlikte yurt dışına gittik. Başlangıçta dil okulu gibi bir şeylerle kendimizi geliştirmeyi düşündük. Ancak orada, Güney Kore’de, döneri öğrendik. Döner hakkında hiçbir bilgim yokken, tamamen Güney Kore’de öğrendim. Seul’de çalışan birçok Türk dönerci var; vatandaşlarımız orada hizmet veriyor ve Türk dönerini tanıtıyor. Eskiden Almanya ile bir rekabet vardı ancak şu anda bizim dönerimiz orada öne çıkıyor; hiçbir Alman rakip yok. Kore’de imkânlar kısıtlı. Helal et olması için etler Avustralya’dan geliyor ve but, göz gibi içindeki bazı ürünleri bulmakta zorlanıyorlar. O yüzden buradaki lezzet tabii ki vazgeçilmez; Türkiye’deki döner her türlü daha iyi. 3 yıl çalıştık ve gezdik. Yurt dışı hevesiyle gittik, güzeldi ama insan en çok ailesini özlüyor. Baş sebeplerden biri bu. Bir de vatanımız tabii ki farklı. Burada da yapabileceğimizi düşündük ve geldik, döner dükkânını burada açtık. Herkes deneyip görebilir. Yaşam olarak birçok farklılık var. Bana çok güzel gelen farklılıklar da oldu ama para kazanmak olarak o kadar muhteşem farklar bence yok. Hem burada hem de Türkiye’de insanlar çalışınca para kazanabilir; yeter ki çalışmak istesinler. Bence bizim insanlarımızın çalışması gerek. Müşteri, dönerimizi deneyen bir daha denemek istiyor. Çünkü biz Hatay usulü döner yapmıyoruz. Biz, biraz daha özümüze dönmek için anam babam usulü döner yapmayı tercih ettik. Kore’de de böyle yapıyorduk, Kore’de de Hatay usulü döner hiç yoktu; orada da anam babam usulü satılıyordu. Koreliler de bu tarzı, yani bizim gibi olanı seviyorlar aslında" dedi. "16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz" Dükkânlarıyla alakalı konuşan 26 yaşındaki Zeynep Avcı, "Şu anda tepkiler güzel. Hatay usulü döner yapmadığımız için etraftan böyle bir özlemle karışık güzel tepkiler alıyoruz. Gelen bir daha geliyor. Biz yurt dışına çalışmak ve dil öğrenmek için gitmiştik, orada bir dönercide çalışma fırsatı bulduk, yani döneri orada öğrendik, çok ilginç. Eskişehir öğrenci şehri olduğu için daha çok evlere paket servis veriyoruz. Paket servis şu an için güzel. Dükkân işletmek tahmin ettiğimden çok daha yorucu. Günde 15-16 saat çalışmak zorunda kalıyoruz. Bir de personel bulmak gerçekten beklediğimden çok daha zormuş. Ama yine de keyifli. Kendi işinin sahibi olmak ve bu yaşta böyle bir sorumluluğu almak... Ben 23 yaşındayım; bu benim için çok büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Yorucu olsa da bu sorumluluğun altına girmek benim için güzel bir şans. Aslında yurt dışı yaşantısının hem güzel tarafları hem de kötü tarafları çok fazla. Evet, yaşam güzel, sosyallik güzel, kimse kimseye karışmıyor ama baktığınız zaman aynı dili konuştuğunuz insan sayısı da çok büyük bir oranda azalıyor. Devlet işlerinizi görmek istediğinizde her şeyi çok zor halledebiliyorsunuz. Ama dediğim gibi, her şeyin artıları ve eksileri var" ifadelerini kullandı.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:52
Evinde ürettiği estetik mumları stantta vatandaşlarla buluşturuyor
Eskişehir’de evinin bir odasını atölyeye çeviren Rabia Çelik, kendi tasarımı olan kalıplarla ürettiği mumları açtığı stantta sergiliyor. Çelik’in 3D yazıcı desteğiyle hazırladığı estetik mumlar, görselliğiyle vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Eskişehir’de yaşayan Rabia Çelik, dört yıl önce hobi olarak başladığı mum yapımını zamanla geliştirerek profesyonel bir uğraş haline getirdi. Evinin bir odasını üretim atölyesine dönüştüren Çelik, burada hazırladığı farklı renk ve desenlerdeki dekoratif mumları açtığı stantta sergiliyor. Göze hitap eden formları ve özgün tasarımlarıyla dikkat çeken el yapımı mumlar, hem yerli vatandaşlardan hem de kenti gezmeye gelen turistlerden ilgi görüyor. "Kalıpları 3D yazıcı yardımıyla kendim yapıyorum" Standart modellerin dışına çıkarak göze hoş gelen şekiller üretmeye odaklandığını belirten Rabia Çelik, "Piyasadaki standart ürünlerden farklılaşmak adına kalıpların büyük kısmını 3D yazıcı yardımıyla kendim üretiyorum. Bu modelleri başka yerde bulmak zor. Ham madde olarak organik soya mumu kullanıyorum. Ancak ürünlerin kalıptan çıkarken kırılmasını önlemek ve dayanıklılığını artırmak için karışıma yüzde 10 oranında parafin ekliyorum. Tasarımlarımda estetiği ön planda tutuyorum." dedi "Vatandaşlar yakmaya kıyamıyor" Mumlara gösterilen ilgiden memnun olduğunu dile getiren Çelik, "Stantta vatandaşların ve turistlerin ilgisi oldukça yoğun oluyor. İnsanlar tasarımların güzelliğini görünce genellikle ’Bunları nasıl yakacağız, kıyamayız’ şeklinde tepkiler veriyorlar. Ürünler dekoratif bir obje gibi dursa da yakıldığında içindeki sedefler sayesinde çok hoş bir renk geçişi ve parıltı ortaya çıkıyor. Fiyatlarımız ise modelin işçiliğine göre ortalama 75 liradan başlayıp 350 liraya kadar çıkıyor." ifadelerini kullandı.
30 Kasım 2025 Pazar - 10:00
Dünyada ilk defa görülen vaka Eskişehir’de tedavi edildi
Solunum problemiyle kendini gösteren ilk sinir kılıfı tümörü vakası olduğu belirtilen hasta Figen Kayhan (47), Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavi edildi. Yaklaşık 3 yıldır ağrı çeken hasta, Prof. Dr. Vural Fidan tarafından yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. İki çocuk annesi Figen Kayhan, diş etinde şişlik, şiddetli ağrı ve solunum problemleri şikayetleri ile Eskişehir Şehir Hastanesi’ne müracaat etti. Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Vural Fidan tarafından yapılan tetkikler sonucunda, Kayhan’da oldukça nadir görülen sinir kılıfı tümörü bulunduğu belirlendi. Yaklaşık 45 dakika süren ameliyat sonucunda, hastanın sinir kılıfı temizlendi. Operasyon ile sağlığına kavuşan Kayhan, Prof. Dr. Fidan ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Öte yandan, bahse konu vakanın solunum problemiyle kendini gösteren ilk sinir kılıfı tümörü olduğu belirtildi. "Solunum problemiyle gelen ilk vaka olarak bilinmekte" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Prof. Dr. Vural Fidan, "Geçenlerde bir hastamız çenesinde hafif hassasiyet, uyku esnasında tıkanıklıklar ve solunum problemleri nedeniyle hastanemize tarafıma başvurdu. Hastamızın alt çenesinde tespit ettiğimiz şişlikten dolayı bu şikayetlerin olduğunu değerlendirdik. Akabinde biyopsi sonucunda çıkan netice, çok çok nadir olan çene siniri tümörü olarak geldi. Buna istinaden yapmış olduğumuz ameliyatta, o dokuyu tümüyle temizleyerek hastamızın şikayetlerinin düzelmesini sağlama imkanı bulduk. Tespit etmiş olduğumuz sinir kılıfı tümörü, oldukça nadir görülen bir hastalık. Ayrıca, çene sinirinde bulunması şu an dünyada yayınlanmış 19’uncu vaka fakat solunum problemiyle gelen ilk vaka olarak bilinmekte. Hastanemizde bu hastayı değerlendirdikten sonra operasyonu yaparak hastamızın şifa ile taburculuğunu sağlıyoruz" dedi. "İçeride mevcut olan yaklaşık 5 santimetrelik kitleyi çıkarttık" Operasyonun detaylarına da değinen Fidan, "Hastamızı genel anestezi altında uyuttuktan sonra alt çeneyi otomatik ekartörler ile açarak çene iç kısmında yer alan sinirin kılıfını görüntüledik. Akabinde, o sinire zarar vermeyecek şekilde sinir kılıfını temizledik ve o içeride mevcut olan yaklaşık 5 santimetrelik kitleyi çıkarttık. Çevre dokular, özellikle damar sinir paketleri ve tükürük kanallarının zarar görmemesini sağlamaya çalıştık. Şükür ki herhangi bir komplikasyon yaşamadan hastamızı ameliyattan çıkarttık. Yaklaşık 45 dakika süren bir ameliyattı. Bu görüntüleme sistemlerinin bizlere oldukça faydası oluyor. Çünkü, bu sinirin görüntülenmemesi durumunda ne yazık ki hasar görmesi ve kişinin yüzünde ciddi görsel problemlere yol açması mümkün" şeklinde konuştu. "Her gün şişlik ve ağrım oluyordu, çok stresliydim" Hasta Figen Kayhan ise tedavi süreciyle ilgili şunları söyledi: "Dişimde bir et vardı, büyüme yaptı. Korktum, doktoruma başvurdum ama bir netice bulamadım. Birkaç yere daha gittim. Prof. Dr. Vural Fidan doktorumu önerdiler. Allah doktorumdan razı olsun, iyi bir ameliyat oldum. Korktuğum başıma gelmedi. Her gün şişlik ve ağrım oluyordu, çok stresliydim. Şükürler olsun ki doktorum beni kurtardı. Yaklaşık 3 senedir bu hastalık ile uğraşıyordum."
30 Kasım 2025 Pazar - 01:24
Eskişehir’de genç kadın arkadaşının evinde ölü bulundu
Eskişehir’de arkadaşının evinde cansız bedeni bulunan 37 yaşındaki kadının şüpheli ölümüyle ilgili inceleme başlatıldı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 22:12
Türk bayrağını öpen teyzenin görüntüsü yürekleri ısıttı
Eskişehir’de bir kadının işletmenin önünde asılı olan Türk bayrağını defalarca öpüp başının üstüne koyduğu anlar kameraya yansıdı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 16:47
’Dijital Farkındalık ve Siber Güvenlik’ eğitimi gerçekleştirildi
Eskişehir İl Milli Eğitim Yeğitek Şubesi ve Eskişehir Fatih Fen Lisesi iş birliğiyle öğrencilere yönelik ’Dijital Farkındalık ve Siber Güvenlik’ temalı bir eğitim düzenlendi. Eğitime, 9’uncu ve 10’uncu sınıf öğrencileri katılım sağladı. GençTek Bilişim Ekosistemi’nin tanıtımı ile başlayan programda, CISCO Networking Academy Eğitmen Eğiticisi & Siber Güvenlik Eğitmeni Mustafa Algül tarafından temel siber güvenlik farkındalığı eğitimi verildi. Etkileşimli soru-cevap bölümlerinde; güçlü parola oluşturma, orijinal yazılım kullanımı, sosyal medya güvenliği, siber saldırı türleri ve sosyal mühendislik yöntemleri gibi kritik konularda öğrencilere bilgi aktarıldı.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 16:46
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü’nden şehit polis memuru için taziye mesajı
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, Manisa’da resmi aracı ile geçirdiği trafik kazası sonucunda şehit olan Polis Memuru Hatice Ünal için taziye mesajı yayımladı. Manisa’da meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan Polis Memuru Hatice Ünal, tedavi gördüğü hastanede şehit oldu. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, şehit için bir taziye mesajı yayımladı. Mesajda, "Manisa Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli Polis Memuru Hatice Ünal; resmi aracının tıra çarpması sonucu yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet kederli ailesine ve aziz milletimize başsağlığı dileriz" ifadelerine yer verildi.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 16:03
Eskişehir’de soğuk havaya rağmen gondol keyfi yaptılar
Eskişehir’de kış soğuklarının etkisini göstermeye başlamasına aldırış etmeyen yerli ve yabancı turistler, Porsuk Çayı üzerinde düzenlenen gondol turlarına yoğun ilgi gösterdi. Eskişehir’de, kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte soğuk havalar etkisini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Şehri ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, termometrelerin düşük dereceleri göstermesine rağmen montlarına sarılarak kentin simgesi haline gelen Porsuk Çayı’ndaki gondol turlarından vazgeçmedi. Soğuk havaya rağmen iskelelerde ve gondol seferlerinde yaşanan hareketlilik dikkat çekerken, turistlerin oluşturduğu yoğunluk görüldü.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 15:00
Türk bayrağını öpen teyzenin görüntüsü yürekleri ısıttı
Eskişehir’de yaşlı kadının bir işletmenin önünde asılı olan Türk bayrağını defalarca öpüp başının üstüne koyduğu anlar kameraya yansıdı. İlginç olay, Hoşnudiye Mahallesi Kızılcıklı Mahmut Pehlivan Caddesi üzerinde meydana geldi. Geçtiğimiz gün bölgeden geçen yaşlı bir kadın, cadde üzerindeki bir veteriner işletmesinin önünde asılı bulunan Türk bayrağını defalarca öpüp başının üstüne koydu. O anlar, veteriner işletmesinin içerisindeki bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerası ile kayıt altına alındı. İşletme yetkilileri, daha sonra sosyal medyada gördükleri görüntülerin kendilerini duygulandırdığını söyledi. "Görüntüyü bir müşterimiz tesadüfen çekmiş, biz de görünce duygulandık" Konuyla ilgili düşüncelerini belirten Veteriner Sağlık Teknikeri Güler Kara, "İçeride bir müşterimiz otururken dikkatini çekmiş. Buradan geçen bir bayan defalarca bayrağımızı öpüyor, müşterimiz de bunu son anda videoya yakalıyor ve kendi sosyal medya hesabında paylaşıyor. Çok hoşuma gitti, aynı görüntüleri ben de paylaştım. Gerçekten çok güzel karelerdi. Bayrağımız kutsal ve her şeyden daha önemli. Bayrağımızın burada dalgalanması da bizim çok hoşumuza gidiyor" dedi.
29 Kasım 2025 Cumartesi - 14:26
Yeni alınan ayakkabı kusurlu çıkarsa yapılması gerekenler
Eskişehir Ayakkabıcılar Odası’nın eski başkanı ve esnaf Nejat Madenoğlu, her ayakkabının belli bir süre garantisi olduğunu söyleyerek, kusurlu ürünü değiştirmeyen firmalarla ilgili Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurulması gerektiğini ifade etti. Havaların soğumasıyla birlikte ayakkabı ve giyim tercihleri değişiyor. Vatandaşların kimisi eski kışlık ayakkabılarını ve botlarını tamir ettirirken, kimisi de yenisini almayı tercih ediyor. Ancak, zaman zaman kusurlu ürün satışı gerçekleştirilebiliyor. Eskişehir Ayakkabıcılar Odası’nın eski başkanı ve esnaf Nejat Madenoğlu, bu konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Vatandaşların böyle durumlarda ayakkabıdan vazgeçmemelerini öneren Madenoğlu, her ürünün belli bir garanti süresi olduğunu hatırlattı. Madenoğlu, firmaların fiş ve fatura ile değişim yapmaması halinde ise Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurulması gerektiğini vurguladı. "Fiş ve faturayı mutlaka saklayın" Ayakkabıların 2 seneye yakın garanti süreleri bulunduğunu belirten Nejat Madenoğlu, "Ayakkabıyı aldığınız zaman, fişini ve faturasını mutlaka saklayın. Bir sorun olduğunda firma ürünü değiştirmiyorsa fişiniz, faturanız ve temizlenmiş ayakkabınızla birlikte Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmalısınız. Ayakkabıyı pis ve çamurlu götürmeyin, temizleyin ve hatasını gösterin. Tüketici Hakem Heyetindeki bilirkişi arkadaş gerekli kararı verecektir" dedi. "Kusurlu olan ayakkabınızı bırakıp firmaları sevindirmeyin" Madenoğlu, sözlerinin devamında, "Sakın ayakkabınızı orada bırakıp firmaları sevindirmeyin. Firmalar, sürekli olarak ’tüketici hatasıdır’ şeklinde cevaplarla itiraz ederler ve ayakkabıyı bırakan müşterilerin sayısı arttıkça kâra geçerler. Bu yüzden konunun arkasını takip edin. Mesela 4-5 ayda tabanı delinen bir ayakkabıda siz haklısınızdır. Bu noktada kesinlikle imalat hatası veya başka bir kusur vardır. Bilirkişi bu hatayı tespit eder, gerekli yazışmaları yapar ve sonuç olarak ya paranızı geri alırsınız ya da yeni bir ayakkabı alırsınız" ifadelerini kullandı. "Hakkınızı sonuna kadar arayın" Bazı firmaların 6 ay garanti, ayakkabının yanında farklı bir ürün satın alınması halinde ise 2 yıl şartsız garanti vermesiyle ilgili de konuşan Madenoğlu, şunları söyledi: "Bu, ürünü satmak için yapılmış bir taktiktir. Benim bildiğim kadarıyla ayakkabının 6 ay değil, 2 yıl garantisi vardır ve 1 yıl içinde muhakkak değiştirmek zorundadırlar. Hakkınızı sonuna kadar arayın. Bunu sadece ayakkabılar için değil, tüm tüketim malları için söylüyorum. Hatanın sizde değil, fabrikada olduğunu düşündüğünüz her konuda muhakkak Tüketici Hakem Heyetleri’ne müracaat edin ve kendinizi koruyun."
29 Kasım 2025 Cumartesi - 12:19
Otelde yangın paniği: 152 kişi tahliye edildi
Eskişehir’de bir otelin altında bulunan restoranda çıkan yangın sebebiyle 152 kişi tedbiren tahliye edilirken, dumandan etkilenen 2 şahıs hastaneye kaldırıldı. Yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder