KÜLTÜR SANAT - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 11:46

Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor

A
A
A
Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor

Eskişehir’de bulunan Yunus Emre Türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok kişi tarafından ziyaret ediliyor.


Şiirleriyle insanlığa sevgi ve hoşgörüyü öğütleyen halk şairi Yunus Emre’nin türbesi, Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy Mahallesi’nde bulunuyor. 1240-1320 yılları arasında yaşadığı ve Almanların tren yolu inşaatı nedeniyle 6 Mayıs 1949’da kabri taşındığı belirtilen Yunus Emre’nin türbesi, her yıl farklı illerden gelen birçok vatandaş tarafından ziyaret ediliyor. Türbenin manevi atmosferinde bir araya gelerek dualar eden ziyaretçiler, Yunus Emre’nin hatırasını yaşatmaya devam ediyor.



"Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor"


Türbenin geçmişiyle ilgili bilgiler paylaşan belediye görevlisi Hami Secit, "Hazretler, burayı dergah olarak kullanmıştır. 1240-1320 yılları arasında yaşamıştır ve 627 yıl yattığı kabir burasıdır. 1940 yılında Almanlar tren yolu yaparken Hazret bundan rahatsız olduğunu dile getiriyor. Tabii bu yaklaşık 7 yıl sürüyor, en son 5 metre ileriye almayı onaylıyorlar. Oraya alınıyor ama yine de Hazret rahatsız olduğunu belirtiyor ve 28 Haziran 1947 tarihinde kabr-i şerifleri açılıyor. Biyolojik inceleme de yapılmıştır, 80-82 yaşlarında bir Türkmen’e ait olduğu kesinleşmiştir. Devlet görevlileri burayı tescillemişler. Hazretler sağ yanına yatmış vaziyette ve sol elinin mahrem yerini örttüğü vaziyette çıkarılıyor. İslami şartlara göre gömülü olduğu görülüyor ve 2 yıl sandukada kaldıktan sonra ikinci kabr-i şeriflerine alınıyor. Yoğun bir katılım oluyor, çeşitli illerden yaklaşık 30-40 bin kişinin geldiği rivayet edilir. 1947’deki şartlardan bahsediyoruz, teknoloji yok. Halim Baki Kunter’in ’Hatıralarım’ diye bir kitabı vardır, orada bahseder zaten. Böyle bir yoğun katılımla 6 Mayıs 1949 yılında ikinci kabr-i şeriflerine alınmıştır. Hafta sonu kalabalığız, çeşitli illerimizden gelenler oluyor. Yoğun olarak Bursa, Ankara ve İstanbul gibi illerimizden ziyaretçi geliyor" dedi.



Yunus Emre’nin hatırası Eskişehir’de yaşatılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Şırnak Cizre Müftülüğü yeni binasında ilk toplantısını gerçekleştirdi Yapımı tamamlanarak kısa süre önce hizmete açılan modern Şırnak’ın Cizre İlçe Müftülüğü binası, ilk resmi toplantısına ev sahipliği yaptı. İlçe Müftüsü Süleyman Baran, ilçede görev yapan vaizlerle bir araya gelerek yeni dönem planlamalarını görüştü. Cizre’nin sosyal ve dini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan yeni müftülük binası, bünyesindeki birimlerle tam kapasite hizmet vermeye başladı. Gençlik Merkezi, Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB), nikah salonu ve Türkiye Diyanet Vakfı Cizre Şubesi gibi pek çok önemli birimi tek çatı altında toplayan binada, kurumsal işleyişe dair ilk istişare toplantısı düzenlendi. Cizre Müftüsü Süleyman Baran başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya ilçe vaizleri katıldı. Modern ve ferah toplantı salonunda yapılan görüşmede, vatandaşlara yönelik sunulan vaaz ve irşat hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla "Daha Etkili Vaaz" teknikleri üzerinde duruldu. Din görevlilerinin karşılıklı fikir alışverişinde bulunduğu toplantıda, yeni binanın sağladığı imkanların hizmetlere nasıl yansıtılacağı değerlendirildi. Binanın yapım sürecinde büyük emekleri bulunan Müftü Süleyman Baran, toplantı sonunda katılımlarından dolayı vaizlere teşekkür etti. Cizre’nin değişim ve dönüşümüne vurgu yapan Baran, yeni hizmet binasının ilçeye yakışır, modern ve çok fonksiyonlu bir yapı olduğunu belirterek, emeği geçen tüm hocalara ve hayırseverlere şükranlarını sundu.