EKONOMİ
İTO Başkanı Avdagiç’ten "Sanayinin milli gelirdeki payını yüzde 20’lerin üzerine çıkarmalıyız" açıklaması 08 Mart 2026 Pazar - 10:56:38 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki payını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" dedi. Avdagiç, Barselona’da gerçekleştirilen ve Türkiye milli katılımını İTO’nun gerçekleştirdiği Dünya Mobil Kongresi’nde (MWC 2026) gazetecilerin sorularını cevapladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyümesini değerlendiren Avdagiç, büyüme rakamları açıklandığı zaman İstanbul Ticaret Odası’nın, her zaman büyümenin alt kırılımlarına bakma geleneği ve usulüyle hareket ettiğini söyledi. Avdagiç, "Bizim en çok önemsediğimiz konu, büyümeye yatırımların ve ihracatın katkısı. Türkiye’nin uzun vadeli üretimini ve ihracatını artırması için, mutlaka yatırım kaynaklı büyümenin açıklanan genel büyüme oranının üstünde olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklentimiz, yatırım ikliminin makul fona ulaşma anlamında daha ileri seviyeye ulaşması" İTO Başkanı Avdagiç, "Yanımızdaki Avrupa Birliği’nin yüzde 2’nin altında büyüdüğüne bakınca Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyümesi ciddi ve önemli bir rakam. Dünyadaki ilk 20 ülkenin büyüme rakamları içinde sadece birkaç ülke bu rakamların üstünde büyüyor" dedi. Yatırım iklimi ve finansman koşullarına değinen Avdagiç, şunları kaydetti: "Bizim İstanbul iş dünyası olarak beklentimiz, yatırım ikliminin bundan sonra makul fona ulaşma anlamında daha ileri bir seviyeye ulaşması. Bu anlamda son dönemde özellikle yeni bir takım finansal araçların devreye girişiyle, normal piyasa rayiçlerinin altında özellikle imalat sektörlerinin kullanabileceği kaynaklar ortaya çıktı. KOBİ’lere normal piyasa kredi rayiçlerinin 10 puan altında finansman sağlandı. Reeskont kredileri piyasa faizlerinin altında tutuldu. Yine reeskont kredi miktarı artırıldı. Yine Cumhurbaşkanımızın tüm imalat sanayi işletmecileri için açıkladığı 100 milyar liralık bir finansman paketi var. Dolayısıyla bütün bunlar çok önemli ve değerli. Şirketlerin dönemsel ihtiyaçlarını karşılamalarıyla ilgili önemli birtakım katkılar verecektir." Ramazan ayındaki fiyat artışları İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Ramazan ayında haksız fiyat artışlarına karşı, tüketicinin tüketimden gelen gücünü her daim kullanmalarının en etkili çözüm olacağını belirtti. Avdagiç, şunları söyledi: "Fiyat artışı konusunu ikiye ayırmak lazım. Çok sayıda üretici Ramazan ayı boyunca fiyatını artırmayacağını açıkladı. Bunun için de çok önemli bakliyat firmaları, satıcılar var. Onları görmek lazım ama diğer taraftan bunu fırsata çevirip fiyatlarını yukarı çıkaranlar var. Benim buradaki önerim ve tavsiyem, daha evvel de bunu birkaç defa gündeme getirdik. Tüketici tüketimden gelen gücünü her daim çok etkili kullanmalı. Enflasyon sürecinde yine en büyük güç bana göre tüketicide. Tüketici bu konuda olumlu yaklaşımı gösteren, makul bir duruş sergileyen ürünleri bu politikaya uygun bir şekilde satan satıcıları alım yaparak desteklemesi sonuç verecektir." Turizm sektörüne ilişkin sorular üzerine İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Turizm sektörü olarak genel anlamda yatırım konseptimizi hem yabancı hem yerli turist için gözden geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Benim gündeme getirmeye çalıştığım konu Türkiye’deki yatırımcıların süreci iyi analiz ederek, Türk vatandaşları için yurt içi turizmi tekrar cazip hale getirmek üzere fiyat politikalarını, konseptlerini gözden geçirmeleri. Çünkü hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Tabii ki vatandaşımız yurt dışına da gidecek. Derdimiz, kendi kaynağımızın kendi ülkemizde kalması. Burada gene altını çiziyorum. Yabancı turisti ülkemize çekerken, elimizdeki potansiyeli de korumamız lazım" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla kur arasındaki korelasyon Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli" Kur ve enflasyon arasındaki makasın ihracatçı rekabetçiliğine etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Avdagiç, şöyle konuştu: "Bu önemli bir konu. Birkaç senedir yaşanan enflasyon-kur makasından dolayı yurt içindeki ihracatçının rekabetçiliği aşındı. Bundan sonra enflasyonla kur arasındaki korelasyonun paralel gitmesi, hatta bir miktar kur lehine bir sürecin devreye girmesinin, Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli olacağını düşünüyoruz." İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki oranını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" değerlendirmesinde bulundu. "Togg’un yeni modellerini sabırsızlıkla bekliyoruz" Togg’un yeni modellerine ilişkin soruya yanıt veren Şekib Avdagiç, "İki modelden bahsetti Fuat Tosyalı Bey. Bir tanesi daha küçük segment bir otomobil. Bir de bir ticari model. Sabırsızlıkla bekliyoruz, ümit ediyoruz. Togg milli bir şirketimiz. Tabii Togg’un başarılı olması, pazarda daha çok pay alması hepimizi mutlu edecek bir olay" dedi. Avdagiç, "Türkiye toplam hafif ticari araç satışları içindeki yerlilik oranının yüzde 40’ların altına düşmemesi gerekiyor. Yeni devreye giren projeler var. Yine mevcut projeleri biten firmaların bu sene devreye giren yeni projeleri var. Satışta yerlilik oranı dengesinin yeniden sağlanmasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.
08 Mart 2026 Pazar - 10:16 Eşi ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi, o azim etti şimdi kendi işyeri var Bilecik’te bir kadın girişimci KOSGEB müracaat ederken, eşinin ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ lafına aldırış etmedi. 1 dikiş nakış makinesiyle başladığı iş hayatında kendi işinin patronu oldu. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde yıllar önce KOSGEB’ desteği ile 1 dikiş nakış makineyle başladığı iş hayatında Emine Uysal şimdi 6 makinesiyle eski el işlerini düzenleyerek çeyizlerimize taşıyoruz. Emine Uysal daha ilkokul yıllarında elinin, el becerilerine çok yatkın olduğunu anlatarak, "Okullarda teneffüslerde arkadaşlarım bahçeye çıkıp oyun oynarken, ben sıranın üstüne oturup sargı işlerdim, kanaviçe işlerdim. Okul bitince İstanbul’da fabrikalara, tekstillere başladım. Tekstillere ilk başladığında bu işi hiç bilmiyordum, yavaş yavaş öğrendim. Yıllar sonra memleketime Osmaneli’ne geldiğimde ilk makinemi el işi yaparak, dantel örerek, on tane dantel yumağı bitirerek aldım ve çok mutlu oldum. Dünyanın en mutlu insanıydım. Artık bir makinem vardı, bu işi yapabilecektim" dedi. "Eşim benimle dalga geçti, ben azmettim ve başardım" Kadın girişimci Emine Uysal açıklamasının devamında, "Daha önce ilk etapta bu işleri evimde yapıyordum. KOSGEB’i duydum ve müracaat ettim. Eşim benimle dalga geçti, ’Böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun’ dedi. Ama devletimizden Allah bin kere razı olsun, bayan girişimcilere çok güzel bir kapısı var. Yıllar içinde bir makine, iki makine, üç makine derken şükür elhamdülillah şuan 6 makineyle çeyiz mağazam var. Ben çocuklarımı kendi elimin emeğiyle, iğnenin ucuyla büyüttüm, okuttum. Çocuklarıma da faydam oldu, evime de faydam oldu. Kendim bir bayan girişimci oldum, ayaklarımın üstüne durdum, hiç kimseye muhtaç olmadım" dedi. "Kadınlar isteyince yapıyor" Emine Uysal, " Küçük bir dükkandan başladım, şu an işimi büyüttüm. Büyük bir çeyiz mağaza var ve bu çeyiz mağazamın emeğiyle bir ikinci, başka bir konsepte bir iş yeri daha açtım. Bayanlar isteyince yapıyor. Dükkân açamam, yapamam diyordum ki bütün bayanlar böyledir. ’Ben yapamam’ demesinler gerçekten insan isteyince yapıyor" dedi. "Eskileri yeni model yapmaya, kullanılacak şekilde modernize hale getirmeye uğraşıyoruz" Kadın girişimci Emine Uysal son olarak yaptığı işlerden bahsederek, "Burada en çok yaptığımız iş şu an bu eski el işlerini köylerde toplayarak, onları kesip ütüleyip yeni nesil çeyizlerimize taşıyoruz. Artık genç kızlarımız, genç nesillerimiz bunlara pek istekle, arzuyla bakmıyor. Ama biz bunları yeni nesle uyguluyoruz, daha modernize ediyoruz. Günlerimizde salon masalarımızın üstüne örtülecek şekilde kullanılacak şekilde artık bizim mesleğimiz bitmeye yönelik, nesli tükenmiş mesleklerden. Gerçekten iğne ucuyla kuyu kazmak gibi; 24 saat batan bir iğnenin ucuna bakıyoruz, gülünü, dalına, desenini, yaprağını, modelini çıkartmaya çalışıyoruz. Ama şimdiki nesil bu kadar uğraşlarla uğraşmıyor. Bizim mesleğimiz biraz artık tarih olmaya yönelik. Biz de bu tarihi günümüze taşımaya çalışıyoruz. Eskileri yeni model yapmaya, kullanılacak şekilde modernize hale getirmeye uğraşıyoruz" ifadelerine yer verdi.
08 Mart 2026 Pazar - 10:12 Gaziantep’te baklava kampanyası kuyruk oluşturdu Gaziantep’in köklü markalarından Hamido Baklavaları, Ramazan ayına özel hazırladığı kampanya menüsüyle vatandaşlardan büyük takdir topladı. Şehir genelindeki şubelerde uygulanan uygun fiyatlı menüye yoğun ilgi gösterilirken, zaman zaman kuyruklar oluştu. Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala baklava üretimini 6 katına çıkaran Hamido Baklavaları, Ramazan ayına özel başlattığı kampanyayla da vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Uygun fiyatlı menüyü tatmak isteyen vatandaşlar, özellikle iftar sonrası saatlerde işletme önlerinde yoğunluk oluşturdu. Başlatılan kampanya çerçevesinde Gaziantep’teki şubelerde oturarak baklava yemek isteyen müşteriler için özel bir menü hazırlandı. Menüde Güllaç veya tercihen 3 dilim fıstıklı baklava ya da soğuk baklava, yanında tuzlu fıstık, su ve çay yer alıyor. Zengin içeriğe sahip bu menü, 170 TL gibi uygun bir fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Menü çay yerine kahve ile tercih edilirse 180 TL, dünya kahvesi ile tercih edilirse 190 TL gibi çok uygun fiyatlı olması vatandaşlar arasında bir latte fiyatına kampanya söylemi ile büyük takdir topluyor. Kısa sürede büyük ilgi gören kampanya nedeniyle işletme çalışanları da artan talebi karşılamak için yoğun mesai harcıyor. "Bu ay bizim için kar ayı değil, gönül kazanma ayıdır" Ramazan ayının kar ayı değil, gönül kazanma ayı olduğunu söyleyerek, neredeyse maliyet fiyatına kampanya düzenlediklerini söyleyen İşletme Sahibi Behzat Bozkurt, "Ramazan sadece oruç tutmak değildir; Ramazan bir sofrayı büyütmektir, bir gönlü ısıtmaktır. Biz istedik ki bu şehirde hiçbir baba evladına ‘Bu sene baklava yiyemeyeceğiz’ demesin. Gaziantep gastronominin başkentidir. Biz de Gazianteplilerce en çok tercih edilen firmalardan biri olarak bu şehre karşı sorumluluk taşıyoruz. Bu yüzden kampanya fiyatımız neredeyse maliyet seviyesinde. Çünkü bu ay bizim için kar ayı değil, gönül kazanma ayıdır" dedi. "Sattığımız ve kampanyada kullandığımız baklavalar üzerinden algı oluşturuluyor" Piyasada kampanyaya sunulan baklavalar üzerinden algı oluşturulduğunu aktaran Bozkurt, "Zengin de gelsin, dar gelirli de gelsin, asgari ücretli kardeşimiz de ailesiyle rahatça gelip otursun, baklavasını huzur içinde yesin istedik. Kampanyamız Ramazan boyunca şubelerimizde masa servisinde geçerlidir. Her yıl ihracatımızın ve paket satışlarımızın artmasında bu kampanyalarda aldığımız duaların büyük etkisi olduğuna inanıyoruz. Biz bereketin paylaştıkça çoğaldığına inanıyoruz. Bir sofrada bir tebessüm oluşuyorsa, bizim için en büyük kazanç budur. Piyasada rakiplerimiz, kampanyada sunulan baklavalar ile tezgahta satılan baklavalar farklı gibi bir algı oluşturuluyor. Ancak bu kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Rakiplerimizde dahil olmak üzere tüm müşterilerimizi ürünümüzü test etmeleri için bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Herkese tavsiye ediyorum" Kampanya menüsünden memnun kaldığını söyleyen Mehmet İncegil, "İftardan sonra en çok tükettiğimiz tatlılar arasında baklava önde geliyor. Bu mekanda ise fıstığıyla, çayıyla, baklavasıyla çok uygun bir fiyata güzel bir menü oluşturulmuş. Herkes gelip mutlaka tatmalı. Tavsiye ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Tatlıların yanı sıra, hizmet ve hijyen çok iyiydi" Tatlıların yanı sıra güler yüz ve hijyenin üst seviyede olduğunu söyleyen Büşra İncegil, "İftardan sonra canımız tatlı istediği için baklava yemeye geldik. İşletmenin tatlılarının yanı sıra, hizmet ve hijyen çok iyiydi. Herkes gönül rahatlığıyla gelebilir" şeklinde konuştu. "Bu lezzeti tatmak isteyen herkes gelmeli" Muhammed Enes Yaşar ise, "Ramazan ayı, rahmet ve bereket ayı. Bizde orucumuzu tuttuk ve iftardan sonra ailecek baklava yemeye geldik. Kampanyadan kaynaklı çok kalabalık vardı. Gaziantep halkının da çok önerdiği bir yer olduğu için burayı tercih ettik. Sürekli baklava yiyemeyen ve bu lezzeti tatmak isteyen herkesin bu mekana gelmelerini öneriyorum" diye konuştu.
08 Mart 2026 Pazar - 10:10 Sofralarda tazelik ve hijyen, teknolojide öncü adım Gedik Piliç, sofralarda tazelik ve hijyen, teknolojide ise öncü olan MAP teknolojisi yatırımıyla Türkiye’de bir ilke imza attı. Temiz ve güvenilir gıdayı en temel önceliği olarak konumlandıran Gedik Piliç, üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerinde hijyen ve kalite standartlarını titizlikle uyguluyor. Yaklaşık 1 yıl önce devreye aldığı Modified Atmosphere Packaging (MAP) teknolojisiyle ürünlerini ilk günkü tazeliğinde koruyan marka, Türkiye’de bu sistemi hayata geçiren ilk şirket olarak gıda güvenliğinde yeni bir standart oluşturuyor. MAP teknolojisi sayesinde ürünlerin, paketleme aşamasında dış ortamla teması minimum seviyeye indiriliyor. Böylelikle hem gıda güvenliği artırılıyor hem de ürün tazeliği muhafaza ediliyor. Gıda sektöründe kalite, güven ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla öne çıkan Gedik Piliç, yaklaşık bir yıl önce devreye aldığı ileri teknoloji ambalaj çalışmasıyla sektörde bir ilke imza attı. Şirketin hayata geçirdiği MAP (Modified Atmosphere Packaging) sistemi, ürünlerin doğal tazeliğini ve hijyenini en üst seviyede koruyor. Türkiye’de bu teknolojiyi uygulamaya alan ilk marka olmanın gururunu yaşayan Gedik Piliç, üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerinde teknoloji odaklı bir dönüşüm gerçekleştirerek kalite standartlarını daha da yukarı taşıyor. Teknoloji ile güçlenen güven Gedik Piliç Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Özbey, MAP teknolojisi yatırımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özbey, "Gedik Piliç olarak en büyük önceliğimiz, tüketicilerimize ürünlerimizi ilk günkü tazeliğinde ve en yüksek hijyen standartlarıyla ulaştırmaktır. Çünkü Gedik, güveni kalite ve teknoloji ile güçlendirir. Bu anlayışla üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, ileri teknoloji yatırımlarımızla kalite standartlarımızı sürdürülebilir kılıyoruz. Kontrollü atmosfer teknolojisi sayesinde ürünlerimizi paketleme aşamasında dış ortamla teması tamamen yok ediyoruz. Böylece ürün güvenliğini ve hijyenini en üst seviyeye çıkararak doğal tazeliğini muhafaza ediyor, ürünlerimizi ilk günkü lezzetiyle tüketicilerimize ulaştırıyoruz" dedi. Sürdürülebilir üretim Yüksek hijyen standartlarıyla donatılmış üretim tesislerinde kullanılan bu teknoloji, yalnızca ürün kalitesini değil; aynı zamanda sürdürülebilir üretim yaklaşımını da destekliyor. Gedik Piliç’in gerçekleştirdiği bu teknoloji yatırımı, şirketin uzun vadeli büyüme vizyonunun ve inovasyon odaklı stratejisinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Standartları yükselten yatırımlar Yenilikçi yaklaşımıyla sektöre yön veren Gedik Piliç, özellikle Ramazan ayında artan tüketim döneminde de sofralara yalnızca lezzet değil; güven, hijyen ve tazelik sunmayı sürdürüyor. Üretimden sofraya uzanan her aşamada titizlikle uygulanan kalite kontrol süreçleri sayesinde tüketiciler, ürünleri gönül rahatlığıyla tercih edebiliyor. Türkiye’de gıda teknolojilerinin gelişimine önemli katkılar sunan Gedik Piliç, ileri teknoloji yatırımlarıyla sektörde standartları yükseltmeye ve tüketici güvenini pekiştirmeye devam ediyor.
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısına ilişkin açıklama
24 Şubat 2026 Salı - 14:54 Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısına ilişkin açıklama Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının ardından yapılan açıklamada, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiği kaydedildi. YOİKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk toplantısında, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan YOİKK Eylem Planına ilişkin gelişmeler ele alındı. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın 39 eylem maddesinden oluşan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiğini ifade ettiği belirtildi. Açıklamada, Eylem Planı kapsamında tamamlanan veya önemli mesafe kaydedilen eylemlerden bazılarına da yer verildi. Bu çerçevede, açıklamada, Şirketlerin insan kaynaklarıyla ilgili süreç ve operasyonlarında dijital uygulamaların kullanılmasına ilişkin hukuki güvence sağlanması amacıyla 27 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7555 sayılı Kanunla, İş Kanununun 109’uncu maddesinde değişiklik yapılmış, iş ilişkisinde yapılacak bildirimlerin yalnızca yazılı olarak veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden yapılması zorunlu hale getirildiği belirtildi. Sektörün talebi doğrultusunda 7 Ağustos 2025 tarihli düzenleme ile KOBİ tanımının güncellendiği vurgulanan açıklamada, KOBİ olmak için gerekli kriterlerden biri olan net satış hasılatı veya mali bilanço limiti, 500 milyon liradan 1 milyar liraya yükseltildiği aktarıldı. Açıklamada, 5G mobil elektronik haberleşme altyapılarının kurulması, işletilmesi ve hizmetlerin sunulmasına ilişkin yetkilendirme ihalesinin 16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildiği kaydedilerek, 2 Ocak 2026 tarihinde işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerinin verildiği ifadelerine yer verildi. Açıklamada, özellikle ticari olarak yaygınlaşmanın zor olduğu bölgeler öncelikli olmak üzere fiber altyapının artırılması amacıyla sabit ve mobil işletmecilere illave yükümlülüklerinin getirildiği vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı: "Sanayinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması amacıyla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kararları ile lira cinsinden kredi büyüme sınırına ilişkin istisna kapsamı genişletilmiştir. Yenilenebilir enerji yatırımlarında izin süreçlerinin iyileştirilmesi kapsamında 3 Kasım 2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmıştır. 25 Kasım 2025 tarihinde Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, rüzgâr ve güneş enerjisi dışındaki tüm enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim tesisleri kapasite tahsislerinden muaf tutulmuştur. Üretim ve tüketim tesisinin aynı yerde olduğu lisanssız yenilenebilir enerji projelerine başvurularda öncelik tanınmıştır. İhracat finansmanının güçlendirilmesi kapsamında Hazine Destekli Kefalet Sistemi aracılığıyla ihracat finansmanının güçlendirilmesine yönelik olarak 2025 yılında ihracatçılara sağlanan kredi imkânı 58,6 milyar liraya yükseltilmiş, Küresel Tedarik Zinciri Desteğine ilişkin Genelgede düzenleme yapılmış, Referans Ticari Faiz Oranları (CIRR) desteğinin kapsamı genişletilmiştir. Sanayi tesislerinin çevresel performansının güçlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ayrıca yeşil finansman imkanlarına erişim imkanının kolaylaştırılması amacıyla Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgelendirme Sistemi Aralık 2025 itibarıyla devreye alınmıştır. Yargıda bilirkişilik sisteminin güçlendirilmesi amacıyla Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar 2025 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı ile birlikte 23 Aralık 2025 tarihinde yayımlanmıştır. Türk vergi mevzuatı karbon içerikli vergiler bakımından gözden geçirilmesi kapsamındaki teknik düzeydeki çalışmalar tamamlanmıştır. Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda değişiklik taslağına ilişkin uluslararası norm ve standartları gözeten teknik düzeydeki çalışmalar nihai hale getirilmiştir. Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin hazırlanması amacıyla teknik düzeydeki mevzuat çalışmaları tamamlanmış, ulusal ve uluslararası karbon kredilerinin kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla geliştirilecek yerli ve millî bir kayıt sistemi yazılımına yönelik çalışmalara başlanmıştır. Ulusal Sanayi Alanları Master Planı doğrultusunda sanayi alanlarının genişletilmesi çalışmaları kapsamında 13 ilde toplamda 59 bin 19 hektar büyüklüğünde 16 sanayi alanı tespit edilmiş ve bu alanlar Yatırım Alanı olarak ilan edilmiştir. 2025 yılında Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında, Kalkınma Ajanslarının koordinasyonunda 81 il için her biri dört alandan oluşan toplam 324 öncelikli yatırım konusu belirlenmiş olup 398 başvurunun değerlendirme süreci sürdürülmektedir. 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Destek Programı çağrısı ise, 20 Şubat 2026 tarihinde açılmış, başvuru tarihleri 2 Mart-15 Mayıs 2026 olarak belirlenmiştir." Açıklamada, YOİKK’in kamu ve özel sektör arasında verimli bir istişare platformu olduğu kaydedilerek, iş dünyası öncelikleri dikkate alınarak katılımcısı bir şekilde oluşturulan ve yatırım süreçlerini iyileştirici, cari açığı azaltıcı ikiz dönüşümü hızlandırıcı, mesleki eğitim ve istihdam ilişkisini güçlendirici, mal ve hizmet ihracatını kolaylaştırıcı hususlara odaklanan Eylem planı kapsamında çalışmalara kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması
24 Şubat 2026 Salı - 14:54 CW Enerji’de uluslararası iş birliği ve yatırım buluşması CW Enerji, Antalya Ticaret Platformu Derneği tarafından düzenlenen "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmaya ev sahipliği yaptı. Etkinlikte Kırgızistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik önemli mesajlar verildi. "Ortak Kültür, Ortak Gelecek, Ortak Yatırım" temalı uluslararası buluşmada Prof. Dr. İsmail Yüksek CW Enerji Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılımcıları karşıladı. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikte, sürdürülebilir enerji yatırımları ve stratejik ortaklıklar ön plana çıktı. Organizasyonda iki ülke arasındaki yatırım potansiyelinin artırılması, enerji projelerinde ortaklıkların geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin oluşturulmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Etkinlik kamu temsilcileri, diplomatik yetkililer, yatırım çevreleri ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturarak, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti. CW Enerji’nin stratejik yaklaşımı ve uluslararası açılım vizyonu da katılımcılara anlatıldı. Katılımcılar CW Enerji’nin üretim tesisini gezdi Programın sonunda katılımcılar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan CW Enerji Panel Üretim Tesisi, CW SolarCell Güneş Hücresi Üretim Tesisi, CW Alüminyum konstrüksiyon üretim tesisi ile lityum batarya üretim tesisini ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Hammadde girişinden panellerin sevkine kadar uzanan tüm aşamalar hakkında detaylı şekilde bilgilendirilen katılımcılara ayrıca CW Enerji’nin AR-GE faaliyetleri aktarılırken, son teknolojiyle geliştirilen inovatif ürünlerin üretim süreçleri hakkında da kapsamlı bilgi verildi. "Bu buluşmalar ortak geleceğe yapılan yatırımdır" CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede uluslararası iş birliklerinin sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ile Kırgızistan arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin enerji sektörü başta olmak üzere birçok alanda önemli fırsatlar barındırdığını belirten Sarvan, "Kırgızistan ile geliştirilebilecek yenilenebilir enerji projeleri iki ülke açısından da stratejik kazanımlar sağlayacaktır. Bu tür buluşmaları ortak geleceğe yapılan kıymetli yatırımlar olarak görüyoruz" dedi. Etkinliğe Kırgızistan Antalya Başkonsolosu Rustam Koshonov, Kırgızistan Antalya Konsolosu Zhanat Rasulzhanov, Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı Türkiye Ticaret Müşaviri Chyngyz Esengul uulu, Kırgızistan Konsolosluğu Ticaret Uzmanı Mira Abdyldaeva, Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Osman Bahçe, CW Enerji Yönetim Kurulu ve yöneticileri ve iş adamları katılım sağladı.
GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı
24 Şubat 2026 Salı - 14:04 GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komite üyelerinin katılımıyla genişletilmiş olarak gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, Meslek Komite üyelerinin çalışmalarına ve üstlendikleri sorumluluğun önemine vurgu yaparak "45 bin GTO üyesini temsil eden 45 Meslek Komitemizin kıymetli üyeleri olarak Gaziantep ticaretini en güçlü şekilde temsil ediyorsunuz. Gündeme taşıdığınız konular ve burada istişare ettiğiniz sorunlar, şehrimizin ekonomik hayatına yön veriyor. Sizlerden gelen her geri bildirim, Yönetim Kurulumuzun yürüttüğü çalışmalara güç ve değer katıyor. Bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürdüğünüz katkılar ve GTO’nun başarısına sunduğunuz destek için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Rakamlar ciddi bir uyarı veriyor" Meclis toplantısında GTO’nun Şubat ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, üretim cephesinde yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak maliyet baskılarının henüz tam olarak ortadan kalkmadığını, üreticinin üzerindeki yükün sürdüğünü, sanayicinin ise temkinli duruşunu koruduğunu söyledi. Sanayi üretim verilerinin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldırım, "Yıllık bazda sanayi üretimimizde yüzde 2,1’lik bir daralma söz konusu. Sanayi üretimi yalnızca bir istatistik değildir, üretim çarklarının ne hızda döndüğünü gösterir. Ekonomide dengelenme süreci devam ederken üretim tarafının hâlâ baskı altında olduğunu görüyoruz. Rakamlar alarm çalmıyor olabilir, ancak ciddi bir uyarı veriyor" dedi. "Üretimde yavaşlamanın telafisi zor olur" Konuşmasında enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirten Yıldırım, fiyat istikrarı olmadan kalıcı büyümenin mümkün olmayacağını ifade ederek, "Ancak artık mesele yalnızca talebi kısmak değildir. Çünkü üretim tarafında başlayan bir yavaşlamanın telafisi daha zordur. Sahada görüyoruz Kapasite kullanım oranları geriliyor. Yeni siparişlerde yavaşlama var. Finansman maliyetleri yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Birçok işletmede hatlar tam kapasite çalışmıyor. Evet depremin ardından toparlanmayı başardık ama sadece ayağa kalkabildik, şimdi yürümeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Visa’ın ’She is Next’ programı Şekerbank ve GİRVAK iş birliğiyle Anadolu’ya ulaşıyor
24 Şubat 2026 Salı - 13:33 Visa’ın ’She is Next’ programı Şekerbank ve GİRVAK iş birliğiyle Anadolu’ya ulaşıyor Visa’nın kadın girişimciliğini destekleyen küresel programı She’s Next, Şekerbank ve Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle Türkiye’ye geliyor. Dünyada 40’tan fazla ülkede uygulanan program, bu kez Türkiye’de küçük ölçekli kadın işletmeler ve üreticilerin rekabet gücünü artırmak amacıyla, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki girişimcilerle buluşarak hayata geçiriliyor. She’s Next Türkiye kapsamında kadın girişimcilere eğitim ve mentörlük odağında kapsamlı bir gelişim modeli sunulurken, programla 2 yılda toplamda 1000 kadın girişimciye ulaşılması hedefleniyor. She’s Next Türkiye programına başvurular, 29 Mart tarihine kadar shesnextturkiye.org üzerinden kabul edilecek. Yapılan açıklamaya göre, bugüne kadar binlerce kadın girişimcinin büyüme yolculuğuna katkı sağlayan Visa’nın küresel inisiyatifi She’s Next programı, Şekerbank ve Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle ilk kez Türkiye’de hayata geçiyor. She’s Next Türkiye programı ile özellikle Anadolu’nun farklı bölgelerinde kendi işletmesini yürüten kadın girişimcilere ve üreticilere, işlerini büyütmelerine destek olacak kapsamlı bir eğitim ve mentörlük programı sunulacak. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler ise She’s Next Türkiye mezun ağına dahil olarak gelişim fırsatlarından yararlanmaya devam edecek. Eğitim sürecinin ardından finale kalan projeler ise çeşitli kategorilerde desteklerle ödüllendirilecek. Programa tarım, gıda ve tekstil alanları öncelikli olmak üzere, kadın liderliğindeki en az bir yıldır faaliyette bulunan küçük ölçekli işletmeler başvurabilecek. Programa başvurular 29 Mart 2026 tarihine kadar shesnextturkiye.org üzerinden yapılabilecek. İki yılda 1000 kadın girişimciye eğitim desteği Açıklamaya göre, She’s Next Türkiye programına başvuran ve ön elemeden geçen kadın girişimciler, 4 ay boyunca küçük işletmelerin ihtiyaçlarına göre hazırlanmış finansal dayanıklılık, sürdürülebilirlik yönetimi, dijitalleşme ve uluslararası ticaret gibi 9 stratejik kategoride 40 saate yakın uygulamalı eğitim ve mentörlük desteğiyle yetkinliklerini geliştirecek. Kadın girişimciler, büyüme hedefleri doğrultusunda eğitim ve mentörlük desteği alırken, aynı zamanda alanında uzman isimlerle bir araya gelerek işlerini güçlendirecek yol haritalarını en doğru stratejilerle oluşturma imkânı elde edecek. Program kapsamında 2 yılda toplamda 1000 kadın girişimciye ulaşılması hedefleniyor. Mezun ağı ile sürekli gelişim fırsatı Eğitimler sonunda mezun olan tüm girişimciler She’s Next Türkiye mezun ağına dahil olarak program kapsamında gelişim fırsatlarından yararlanmaya devam edecekler. Eğitimlerin ardından finale kalan ilk üç kadın girişimciden birinci seçilen girişimci 250 bin TL’lik para ödülünün yanı sıra mentörlük desteği ve yatırım görüşmeleri imkânına da sahip olacak. Program kapsamında Yerelde Değişim Oluşturan Kadın Ödülü’nün sahibine Yönetici Gelişim ve Liderlik Programına katılma hakkı ve mentörlük desteği sağlanacak. Yenilik Oluşturan Kadın Ödülü’nün kazananı ise Türkiye’nin dijital ekosisteminde inovasyonu desteklemek ve hızlandırmak amacıyla yürütülen Visa İnovasyon Programı’na aday gösterilme hakkı elde edecek ve yatırım görüşmeleri gerçekleştirme imkânına sahip olacak. Gelişim yolculuğuna başlamak isteyenlere de açık Program, programa başvuru kriterlerini henüz karşılamayan ancak gelişim yolculuğuna başlamak isteyen kadın girişimcileri de kapsamına alacak. She’s Next Türkiye Kadın Girişimci Topluluğu’na dahil olan tüm kadın girişimciler, programdan bağımsız olarak alanında uzman isimler tarafından hazırlanan çevrim içi eğitimlere erişebilecek, güncel girişimcilik trendlerini ve fırsatlarını takip edebilecek. "40’ı aşkın ülkede binlerce kadının başarı hikayesine tanıklık ettik" Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, programla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Kadın girişimciler, ekonominin büyümesinde ve toplumların dönüşümünde kritik bir rol oynuyor. Bugüne dek 40’ı aşkın ülkede binlerce kadının başarı hikayesine tanıklık eden küresel programımız She’s Next’i Şekerbank ve Girişimcilik Vakfı iş birliğiyle Türkiye’ye getirmenin heyecanını ve gururunu yaşıyoruz. Amacımız küçük işletmelerde finansmana erişim, dijitalleşme ve etkili network oluşturma gibi en temel gelişim alanlarında çözümler sunarak destek olmak. Bu programla, Visa’nın küresel vizyonu ve inovasyondaki öncülüğünü, Şekerbank’ın yerel gücü ve sürdürülebilir bankacılık deneyimiyle birleştiriyoruz. Böylece globalleşmek isteyen kadın girişimcilerle, inovasyonla fark oluşturmayı hedefleyen kadın girişimcileri aynı platformda buluşturacağız. Bu değerli iş birliği için Şekerbank ve Girişimcilik Vakfı’na teşekkür ediyorum." "Kadın girişimcilere kullandırdığımız kredi hacmini son iki yılda 5 katına yükselttik" Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, She’s Next Türkiye programıyla ilgili şunları söyledi: "Kapsayıcı bankacılıktaki 72 yıllık öncü rolümüz doğrultusunda uluslararası finans kuruluşları ile Anadolu’nun üretenleri arasında köprü olmaya devam ediyoruz. Visa’nın birçok ülkede başarıyla yürüttüğü She’s Next programını, GİRVAK’ın girişimcilik alanındaki uzmanlığını da yanımıza alarak Anadolu’daki yüzlerce kadın girişimciye ulaştıracak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bankamız bilançosundaki yurt dışı kaynağın önemli bir kısmını kadın sahipliği ya da yöneticiliği bulunan küçük işletmelerin ya da kadın istihdamına yönelik işletme ve KOBİ’lerin finansmanı için ediniyoruz. Bu kapsamda kadın girişimcilere kullandırdığımız kredi hacmini son iki yılda 5 katına yükselttik. Hem finansman sağlayarak hem de finansal okur yazarlık ve girişimcilik başta olmak üzere eğitim desteğiyle Türkiye’nin dört bir yanında kadınlarımızın üretime ve ekonomiye daha etkin katılımı için çalışmaya devam edeceğiz. " "She’s Next, kadın girişimcilerimizi daha cesur hedeflere taşıyacak önemli bir adım olacak" GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, "She’s Next ile Türkiye’deki kadın girişimcileri birbirini destekleyecekleri bir toplulukta bir araya getireceğimiz için çok heyecanlıyız. Kadınların girişimcilik yolculuğunda yalnız yürümeyecekleri ve ihtiyaç duydukları desteği hissedebilecekleri bir toplulukta buluşmalarının çok değerli olduğunu biliyoruz. Araştırmalar, kadınların erkeklere kıyasla yüzde 36 oranla daha az yüksek büyüme hedefi koyduğunu gösteriyor. Bu yalnızca bir veri değil; kadınların sermayeye erişim, doğru rehberlik ve görünürlük gibi kritik alanlarda karşılaştığı yapısal engellerin sonucu. She’s Next, tam da bu engelleri görünür kılmak ve birlikte aşmak için tasarlandı. Kadın girişimcilerin görünürlüğünü artıracak, deneyimlerini paylaşabilecekleri ve küresel ağlara uzanabilecekleri bir alan inşa ediyoruz. Visa ve Şekerbank gibi güçlü partnerlerimizle bu yolculuğa başlamak bizi çok heyecanlandırıyor; çünkü biliyoruz ki She’s Next, kadın girişimcilerimizi daha cesur hedeflere taşıyacak önemli bir adım olacak" dedi. She’s Next programına kimler başvurabilir? Açıklamaya göre programa, en az bir yıldır faaliyet gösteren, yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında olan, büyüme potansiyeli yüksek ve kurucusu, kurucu ortağı veya çoğunluk hissedarı (yüzde 51 ve üzeri) kadın olan girişimler başvurabilir. Tarım, gıda ve tekstil alanlarında öncelikli olmak üzere, dijitalleşme/globalleşme ve inovasyon odaklı girişimler bu programa katılabilecek.
Başkan Özmeriç; Esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısı yeni vergilendirme sistemi oldu
24 Şubat 2026 Salı - 12:57 Başkan Özmeriç; Esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısı yeni vergilendirme sistemi oldu Aydın’da uzun süredir Şoförler Odası Başkanlığını yürüten ve Mayıs ayında yapılacak olan Esnaf Odaları Birlik Başkanlığı seçimlerine de aday olan Semih Özmeriç, küçük esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısının yeni vergilendirme sistemi olduğunu belirtti. Geçtiğimiz günlerde genel kurulunu yaparak güven tazeleyen Germencik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bilgin Balat’ı tebrik ziyaretinde bulunan Birlik Başkan Adayı Semih Özmeriç, Aydın esnafında daha iyi hizmet etmek için yola çıktıklarını belirtti. Başkan Özmeriç’i uzun süredir bildiğini ve geride kalan 16 yılık başkanlık sürecinde odasına bağlı olan şoför esnafının sorunlarının çözümüne ilişkin mücadeleleri ile tanıdıklarını belirten Germencik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bilgin Balat, "Benim 2. dönemim. Semih Başkan kendi odasında 4 kez üst üste güven tazeleyerek 5. dönemine girdi. Nazik ziyaretinden dolayı teşekkür ediyoruz. Kendisine de başarılar diliyorum" ifadelerini kullanarak esnaf ve sanatkara hizmet etmenin ciddi bir fedakarlık istediğini söyledi. "Vergilendirme sistemindeki yenilikler esnafı zora soktu" Esnaf ve sanatkarın zor bir süreçten geçtiğini belirten Aydın Şoförler Odası Başkanı ve Aydın Esnaf Odaları Birliği Başkan adayı Semih Özmeriç, "Şu anda esnaf ve sanatkar yüzde 20’si KDV olmak üzere yüzde 40’lara yaklaşan bir vergi yükü ile karşı karşıya. 01 Ocak 2026’ya kadar basit usul esnafın vergi yükü yok denecek kadar az idi. Zaten zor durumda olan esnaf ve sanatkar bir şekilde ayakta kalma mücadelesi veriyordu. 01 Ocak 2026’dan itibaren nerdeyse yüzde 40’a varan bir vergi yükü ile karşı karşıya kalan esnaf ve sanatkarın rahatlaması ve ayakta kalabilmesi için yeni desteklere ve vergilendirmede indirimli oranlara ihtiyacı var" diye konuştu. Aydın inşaatçılar Odası Başkanı Alaattin Durmaz ve Aydın Lokantacılar Odası Başkanı Ali Ongan da katıldığı ziyarette Semih Özmeriç, makam için değil esnafın derdiyle dertlenmek için yola çıktıklarını ve bu yönde delegelerden destek beklediklerini söyledi.
Bakan Uraloğlu: "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlanacak"
24 Şubat 2026 Salı - 12:41 Bakan Uraloğlu: "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlanacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için 6 uluslararası finans kuruluşundan toplam 6,75 milyar dolarlık finansman için ön anlaşmanın sağlandığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Halkalı güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için uluslararası finans kuruluşlarıyla toplam 6,75 milyar dolarlık finansman anlaşmasına varıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, proje kapsamında Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile ön mutabakata varıldığını belirtti. "6 Uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak" Uluslararası finans kuruluşlarının projeye gösterdiği yoğun ilginin, Türkiye’nin demiryolu vizyonuna duyulan güvenin en açık göstergesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık. Bu kapsamda kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak. Böylece Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Halkalı güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi, Türkiye’nin en büyük dış finansmanlı demiryolu projesi olacak" açıklamalarında bulundu. Yapıma yönelik ihale hazırlıklarının halen devam ettiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bu yıl içerisinde ihale sürecini tamamlamayı ve yer teslimini gerçekleştirerek çalışmalara başlamayı hedefliyoruz" dedi. "İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" Projenin güzergahı hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya bağlanacak. Hat Çatalca’da, şu an yapım çalışmalarına hızla devam ettiğimiz Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı’na entegre olacak. Bu hat sayesinde Marmaray üzerindeki yük ve yolcu taşımacılığı rahatlayacak, İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" diye konuştu. 125 Kilometrelik stratejik hat inşa edilecek Uraloğlu, hattın toplam 125 kilometre uzunluğunda inşa edileceğini belirterek "Proje kapsamında toplam uzunluğu 59,1 kilometre olan 44 tünel ve 22,4 kilometre uzunluğunda 42 köprü inşa edilecek" şeklinde konuştu. "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak" Bakan Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu hattının Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu taşımacılığında kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağını öngörüyoruz" ifadelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz"
24 Şubat 2026 Salı - 12:21 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’nın açılışında konuştu. Yılmaz, kurul toplantısında 2025-2026 dönemini kapsayan YOİKK Eylem Planı kapsamındaki gelişmeleri ele alacaklarını kaydetti. Kurulun, 25 yıllık birikimiyle kamu ile özel sektör arasında kalıcı ve kurumsal bir istişare zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu aktaran Yılmaz, kurul çalışmalarında özel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerini ve katkılarını alarak Türkiye’nin yatırım ortamının öngörülebilir, rekabetçi ve yatırımcı dostu yapısına güç katmayı hedeflediklerini söyledi. Özel sektör temsilcileri ve kurumlarıyla gerçekleştirilen istişareler neticesinde geçen yıl açıklanan eylem planının 39 maddeden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu maddelerden 4 tanesinin süreklilik arz ettiğini, şubat ayı itibarıyla 9 maddenin tamamlandığını aktardı. Ayrıca Yılmaz, tamamlanan eylemlerde dahil olmak üzere 26 eylemde yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşme sağlandığına da vurgu yaptı. "Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı" Küresel ölçekte risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Yılmaz, "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın öncü göstergeleri, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14’lük bir artışa işaret ediyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını; bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2’lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu" dedi. "Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları daha ileri bir seviyeye taşımaktır" Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda; iklim dostu, dijital, küresel tedarik zinciri odaklı ve bilgi yoğun yatırımları önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Nitelikli yatırımların payının artması, doğru bir yönelim içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları hem nicelik hem nitelik bakımından daha ileri bir seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, hükümet olarak enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmaların devam ettiğini, finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyeyi yükselterek emeğin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincinde olduklarını ve politikaları da bu çerçevede şekillendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan, imalat sanayii işletmelerine yönelik istihdam koruma odaklı 100 milyar lira büyüklüğündeki yeni finansman paketi ile özellikle KOBİ’lerimizin finansa erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamış durumdayız. İŞKUR tarafından hayata geçirilecek olan Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile de hem genç istihdamına destek olmayı hem de imalat sanayindeki emek yoğun işletmelerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğru: "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz"
24 Şubat 2026 Salı - 11:49 TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğru: "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" ADANA (İHA) – Adana’da son yağışların ardından yaşanan sel ve tarım alanlarında meydana gelen zarardan sonra bölgeye gelen TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, bölgeye gelerek iş dünyası ve tarım sektörü temsilcileriyle görüştü. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Abdullah Doğru, Adana ve Mersin’de selden etkilenen üreticilerin zararlarının karşılanacağını, barajlardaki doluluk oranının sevindirici olduğunu ve hayvancılığa yönelik destek projelerinin bölge için büyük önem taşıdığını kaydetti. Kozan Barajı’nda doluluk yüzde 41’e yükseldi Doğru, uzun süredir kuraklıkla mücadele eden ilçede son verilerle Kozan Barajı doluluk oranındaki artışın yüzde 41 seviyesine yükseldiğini kaydederek, "Son yıllarda ciddi kuraklık yaşayan Kozan’da baraj doluluğunun yüzde 41 seviyesine çıkması çok kıymetli. Bu artışın devam etmesi hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi için hayati önem taşıyor" dedi. Selin vurduğu tarım arazileri için hasar tespiti sahada Yoğun yağışlar sonrası Seyhan Nehri’ne yapılan kontrollü su tahliyeleri nedeniyle bazı tarım alanlarının zarar gördüğünü kaydeden Doğru, "Adana karpuzu ekili alanlar ve hasat edilmeyen narenciye ürünlerinde oluşan zarar tespit çalışmaları yapıldı. Baraj tahliye bölgesinde yapılan ekimler risk oluşturmakta. Özellikle erkenci karpuz üretim alanları ve meyve bahçelerinde hasar tespiti için ekipler sahada. İlk tespitler yapıldı. Tarım Bakanlığımız, il ve ilçe müdürlüklerimiz hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. AFAD başta olmak üzere tüm kurumlarımız vatandaşın can ve mal kaybı yaşamaması için yoğun şekilde çalışıyor. Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Çarşamba günü riskli bir yağışımız daha var o süreci atlatırsak hızla saha çalışmaları sürecek" diye konuştu. "Zararlar karşılanacak, üretim devam edecek" Milletvekili Doğru, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla çiftçinin zararının karşılanması için gereken adımların atılacağını belirterek, "Nasıl pandemi döneminde üretimin devamı için özel uygulamalar hayata geçirildiyse bugün de aynı kararlılık var. Tarsim sigortası olmayan çiftçiler için de destek mekanizmaları devreye alınacak" dedi. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek" projesinin gençlerin ve kadınların üretimde kalması için hayata geçirilen hayvancılık destek modelinin önemine dikkat çeken Doğru, "Gençlerimize ve kadınlarımıza 95 dişi, 5 erkek olmak üzere 100 hayvan veriliyor. İki yıl ödemesiz, 5 yıl faizsiz kredi desteği sağlanıyor. Bu modelle hem et ve süt üretimi artacak hem de kırsalda gelir düzeyi yükselecek. Amaç gençlerimizi köyünde tutmak ve üretimi büyütmek" ifadelerini kullandı. Adana ve ilçelerinde sel ve taşkınlardan etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunduğunu söyleyen Doğru, altyapı ve ulaşımda oluşan hasarların hızla giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü, yağışların azalmasıyla birlikte suyun çekileceğini ve zararların daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.