EKONOMİ - 08 Mart 2026 Pazar 10:56

İTO Başkanı Avdagiç’ten "Sanayinin milli gelirdeki payını yüzde 20’lerin üzerine çıkarmalıyız" açıklaması

A
A
A
İTO Başkanı Avdagiç’ten "Sanayinin milli gelirdeki payını yüzde 20’lerin üzerine çıkarmalıyız" açıklaması

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki payını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" dedi.



Avdagiç, Barselona’da gerçekleştirilen ve Türkiye milli katılımını İTO’nun gerçekleştirdiği Dünya Mobil Kongresi’nde (MWC 2026) gazetecilerin sorularını cevapladı.


Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyümesini değerlendiren Avdagiç, büyüme rakamları açıklandığı zaman İstanbul Ticaret Odası’nın, her zaman büyümenin alt kırılımlarına bakma geleneği ve usulüyle hareket ettiğini söyledi. Avdagiç, "Bizim en çok önemsediğimiz konu, büyümeye yatırımların ve ihracatın katkısı. Türkiye’nin uzun vadeli üretimini ve ihracatını artırması için, mutlaka yatırım kaynaklı büyümenin açıklanan genel büyüme oranının üstünde olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Beklentimiz, yatırım ikliminin makul fona ulaşma anlamında daha ileri seviyeye ulaşması"


İTO Başkanı Avdagiç, "Yanımızdaki Avrupa Birliği’nin yüzde 2’nin altında büyüdüğüne bakınca Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyümesi ciddi ve önemli bir rakam. Dünyadaki ilk 20 ülkenin büyüme rakamları içinde sadece birkaç ülke bu rakamların üstünde büyüyor" dedi.


Yatırım iklimi ve finansman koşullarına değinen Avdagiç, şunları kaydetti: "Bizim İstanbul iş dünyası olarak beklentimiz, yatırım ikliminin bundan sonra makul fona ulaşma anlamında daha ileri bir seviyeye ulaşması. Bu anlamda son dönemde özellikle yeni bir takım finansal araçların devreye girişiyle, normal piyasa rayiçlerinin altında özellikle imalat sektörlerinin kullanabileceği kaynaklar ortaya çıktı. KOBİ’lere normal piyasa kredi rayiçlerinin 10 puan altında finansman sağlandı. Reeskont kredileri piyasa faizlerinin altında tutuldu. Yine reeskont kredi miktarı artırıldı. Yine Cumhurbaşkanımızın tüm imalat sanayi işletmecileri için açıkladığı 100 milyar liralık bir finansman paketi var. Dolayısıyla bütün bunlar çok önemli ve değerli. Şirketlerin dönemsel ihtiyaçlarını karşılamalarıyla ilgili önemli birtakım katkılar verecektir."


Ramazan ayındaki fiyat artışları


İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Ramazan ayında haksız fiyat artışlarına karşı, tüketicinin tüketimden gelen gücünü her daim kullanmalarının en etkili çözüm olacağını belirtti.


Avdagiç, şunları söyledi: "Fiyat artışı konusunu ikiye ayırmak lazım. Çok sayıda üretici Ramazan ayı boyunca fiyatını artırmayacağını açıkladı. Bunun için de çok önemli bakliyat firmaları, satıcılar var. Onları görmek lazım ama diğer taraftan bunu fırsata çevirip fiyatlarını yukarı çıkaranlar var. Benim buradaki önerim ve tavsiyem, daha evvel de bunu birkaç defa gündeme getirdik. Tüketici tüketimden gelen gücünü her daim çok etkili kullanmalı. Enflasyon sürecinde yine en büyük güç bana göre tüketicide. Tüketici bu konuda olumlu yaklaşımı gösteren, makul bir duruş sergileyen ürünleri bu politikaya uygun bir şekilde satan satıcıları alım yaparak desteklemesi sonuç verecektir."


Turizm sektörüne ilişkin sorular üzerine İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Turizm sektörü olarak genel anlamda yatırım konseptimizi hem yabancı hem yerli turist için gözden geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Benim gündeme getirmeye çalıştığım konu Türkiye’deki yatırımcıların süreci iyi analiz ederek, Türk vatandaşları için yurt içi turizmi tekrar cazip hale getirmek üzere fiyat politikalarını, konseptlerini gözden geçirmeleri. Çünkü hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Tabii ki vatandaşımız yurt dışına da gidecek. Derdimiz, kendi kaynağımızın kendi ülkemizde kalması. Burada gene altını çiziyorum. Yabancı turisti ülkemize çekerken, elimizdeki potansiyeli de korumamız lazım" ifadelerini kullandı.


"Enflasyonla kur arasındaki korelasyon Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli"


Kur ve enflasyon arasındaki makasın ihracatçı rekabetçiliğine etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Avdagiç, şöyle konuştu: "Bu önemli bir konu. Birkaç senedir yaşanan enflasyon-kur makasından dolayı yurt içindeki ihracatçının rekabetçiliği aşındı. Bundan sonra enflasyonla kur arasındaki korelasyonun paralel gitmesi, hatta bir miktar kur lehine bir sürecin devreye girmesinin, Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli olacağını düşünüyoruz."


İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki oranını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" değerlendirmesinde bulundu.


"Togg’un yeni modellerini sabırsızlıkla bekliyoruz"


Togg’un yeni modellerine ilişkin soruya yanıt veren Şekib Avdagiç, "İki modelden bahsetti Fuat Tosyalı Bey. Bir tanesi daha küçük segment bir otomobil. Bir de bir ticari model. Sabırsızlıkla bekliyoruz, ümit ediyoruz. Togg milli bir şirketimiz. Tabii Togg’un başarılı olması, pazarda daha çok pay alması hepimizi mutlu edecek bir olay" dedi.


Avdagiç, "Türkiye toplam hafif ticari araç satışları içindeki yerlilik oranının yüzde 40’ların altına düşmemesi gerekiyor. Yeni devreye giren projeler var. Yine mevcut projeleri biten firmaların bu sene devreye giren yeni projeleri var. Satışta yerlilik oranı dengesinin yeniden sağlanmasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kent Konseyi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, kadınların toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadınlarımız; aile kurumunun temel taşı, değerlerimizin en önemli temsilcisi, kültürümüzün taşıyıcısı ve koruyucusudur. Hayatın her alanında etkin şekilde yer almalarını sağlayacak şartların hazırlanması, kadın-erkek tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Kadınlarımızın iktisadi, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinlik ve yetkinliklerinin artması, daha güçlü ve müreffeh bir toplumun en önemli teminatıdır. Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın en güçlü temsilcileridir. Bizler, cenneti annelerin ayağının altına seren bir dinin mensupları; hem yönetimde hem de aile içinde vakur duruşlarıyla örnek olan, İstiklal Mücadelemizde eşsiz kahramanlıklar gösteren Nene Hatunların ve Kara Fatmaların torunlarıyız. Türk kadınının kahramanlık simgesi Nene Hatun, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşmuştur. Kadınlarımız, millet ve devlet hayatımızın merkezinde yer almış, fedakârlığın en yüce örneklerini sergilemişlerdir. İlk Türk devletlerinden günümüze uzanan süreçte olduğu gibi, özellikle Millî Mücadele yıllarında da vatanın kurtuluşu ve bağımsızlığı uğruna büyük özveriler göstermişlerdir. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu kadınının cesaret ve fedakârlığına vurgu yapan sözleri, kadınlarımızın tarihimizdeki müstesna yerini en veciz şekilde ortaya koymaktadır. Başarıda kadınlarımızın emeği her geçen yıl daha güçlü şekilde hissedilmektedir. Erzurum Kent Konseyi olarak; evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman olan şehit analarının, metanet timsali şehit eşlerinin ve şehit kızlarının; Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin ve eşlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu bir dünya temennisiyle; başta vatan uğruna canını feda eden kahraman şehitlerimizin emaneti olan şehit annelerimiz ve eşleri olmak üzere, emeğiyle, sabrıyla ve merhametiyle dünyayı yaşanabilir kılan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımızla kutluyorum."
İstanbul ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
Mardin Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Diyarbakır Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.