Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Norveç’teki ABD Büyükelçiliği yakınlarında patlama
Laricani: "ABD Venezuela modelini İran’da uygulayabileceğini sandı"
İspanya Başbakanı Sanchez: "Türk sosyal medya topluluğuna selamlar olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile telefonda görüştü
Büyükelçi Yılmaz, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
EKONOMİ
ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:35:32
Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
08 Mart 2026 Pazar - 12:07
Karadeniz somonunun koruyucu ağlarına kadın eli
Tokat’ta kurduğu atölyede balık üretim kafesleri için ağ hazırlayan girişimci kadın, barajlarda yetiştirilen somonların Karadeniz üzerinden dünya sofralarına ulaşmasına katkı sağlıyor. Tokat’ta kurduğu atölyede balık üretim kafesleri için ağ hazırlayan 56 yaşındaki Fikret Gökçen, yılların deneyimini Karadeniz ve Anadolu’daki balık çiftliklerine ulaştırıyor. Denizi olmayan Tokat’ta hazırlanan kafes ağları, özellikle baraj göllerinde yetiştirilen somon balıklarının üretim sürecinde önemli bir rol üstleniyor. "Balıkçılık denizden barajlara kaydı" Muğla’nın Milas ilçesinde yaklaşık 26 yıl önce başladığı mesleğini Tokat’a taşıyan Gökçen, balık üretim tesislerinde kullanılan kafes ağlarını hazırlayarak bölgedeki önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Son yıllarda balık üretiminin denizlerden baraj göllerine kaydığını fark ettiklerini belirten Gökçen, Doğu bölgelerinde bu alanda üretim yapan atölye bulunmaması üzerine yaklaşık 5 yıl önce Tokat’ta kendi atölyelerini kurduklarını söyledi. Atölyede balık kafesleri için ağların talebe göre ölçülendirilip şekillendirildiğini ifade eden Gökçen, üretimin büyük bölümünün balık çiftliklerine gönderildiğini belirtti. Karadeniz somonunun ağı Tokat’tan Karadeniz’de yetiştirilen somon balıkları için kullanılan ağların önemli bir kısmının Tokat’taki atölyeden çıktığını dile getiren Gökçen, Tokat’ın coğrafi konumunun üretim ve dağıtım açısından avantaj sağladığını kaydetti. Gökçen, Artvin’den Kahramanmaraş’a kadar birçok noktadaki balık üretim tesislerine ağ gönderdiklerini belirterek, Türkiye’de bu işi yapan atölye sayısının oldukça az olduğunu, Milas, İzmir ve Antalya’nın ardından Elazığ’da da benzer üretim noktalarının bulunduğunu sözlerine ekledi.
08 Mart 2026 Pazar - 11:08
Muratpaşa’da kadın emeği kazanca dönüşüyor: Şubat ayında rekor kazanç
Muratpaşa Belediyesi tarafından kadın emeğini desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kadın Kooperatifleri Ürün Satış Mağazası, 2025 yılının Şubat ayında 3 bin 250 adet ürün satışıyla kadın kooperatiflerine toplam 630 bin 271 lira gelir sağladı. Kadınların üretime katılımını artırmak ve el emeği ürünlerini ekonomik değere dönüştürmek amacıyla Eylül 2022’de Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda hizmete açılan mağaza, büyümesini sürdürüyor. İlk etapta 20 kadın kooperatifiyle yola çıkan merkez, bugün 41 kadın kooperatifinin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturuyor. 41 kooperatife tam destek Mağazada uygulanan konsinye satış modeliyle her kooperatife ayrı raf alanı tahsis ediliyor. Ürünler, üretici kooperatiflerin bizzat belirlediği fiyatlarla satışa sunulurken; erişteden reçele, pekmezden sirkeye, tarhanadan coğrafi işaretli Tavşan Yüreği zeytine kadar birçok doğal ürün raflarda yer alıyor. Gıda ürünlerinin yanı sıra el emeği hediyelik eşyalar da Antalyalıların beğenisine sunuluyor. Üretici kazanıyor, yerel ekonomi canlanıyor 2025 yılının ikinci ayında ulaşılan 630 bin liralık satış hacmi, yerel kalkınmada kadın kooperatiflerinin rolünü bir kez daha ortaya koydu. Kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen proje, hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de sağlıklı ve doğal ürünlere ulaşmak isteyen vatandaşlara güvenli bir kapı aralıyor.
08 Mart 2026 Pazar - 10:56
İTO Başkanı Avdagiç’ten "Sanayinin milli gelirdeki payını yüzde 20’lerin üzerine çıkarmalıyız" açıklaması
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki payını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" dedi. Avdagiç, Barselona’da gerçekleştirilen ve Türkiye milli katılımını İTO’nun gerçekleştirdiği Dünya Mobil Kongresi’nde (MWC 2026) gazetecilerin sorularını cevapladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyümesini değerlendiren Avdagiç, büyüme rakamları açıklandığı zaman İstanbul Ticaret Odası’nın, her zaman büyümenin alt kırılımlarına bakma geleneği ve usulüyle hareket ettiğini söyledi. Avdagiç, "Bizim en çok önemsediğimiz konu, büyümeye yatırımların ve ihracatın katkısı. Türkiye’nin uzun vadeli üretimini ve ihracatını artırması için, mutlaka yatırım kaynaklı büyümenin açıklanan genel büyüme oranının üstünde olmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Beklentimiz, yatırım ikliminin makul fona ulaşma anlamında daha ileri seviyeye ulaşması" İTO Başkanı Avdagiç, "Yanımızdaki Avrupa Birliği’nin yüzde 2’nin altında büyüdüğüne bakınca Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3,6 büyümesi ciddi ve önemli bir rakam. Dünyadaki ilk 20 ülkenin büyüme rakamları içinde sadece birkaç ülke bu rakamların üstünde büyüyor" dedi. Yatırım iklimi ve finansman koşullarına değinen Avdagiç, şunları kaydetti: "Bizim İstanbul iş dünyası olarak beklentimiz, yatırım ikliminin bundan sonra makul fona ulaşma anlamında daha ileri bir seviyeye ulaşması. Bu anlamda son dönemde özellikle yeni bir takım finansal araçların devreye girişiyle, normal piyasa rayiçlerinin altında özellikle imalat sektörlerinin kullanabileceği kaynaklar ortaya çıktı. KOBİ’lere normal piyasa kredi rayiçlerinin 10 puan altında finansman sağlandı. Reeskont kredileri piyasa faizlerinin altında tutuldu. Yine reeskont kredi miktarı artırıldı. Yine Cumhurbaşkanımızın tüm imalat sanayi işletmecileri için açıkladığı 100 milyar liralık bir finansman paketi var. Dolayısıyla bütün bunlar çok önemli ve değerli. Şirketlerin dönemsel ihtiyaçlarını karşılamalarıyla ilgili önemli birtakım katkılar verecektir." Ramazan ayındaki fiyat artışları İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Ramazan ayında haksız fiyat artışlarına karşı, tüketicinin tüketimden gelen gücünü her daim kullanmalarının en etkili çözüm olacağını belirtti. Avdagiç, şunları söyledi: "Fiyat artışı konusunu ikiye ayırmak lazım. Çok sayıda üretici Ramazan ayı boyunca fiyatını artırmayacağını açıkladı. Bunun için de çok önemli bakliyat firmaları, satıcılar var. Onları görmek lazım ama diğer taraftan bunu fırsata çevirip fiyatlarını yukarı çıkaranlar var. Benim buradaki önerim ve tavsiyem, daha evvel de bunu birkaç defa gündeme getirdik. Tüketici tüketimden gelen gücünü her daim çok etkili kullanmalı. Enflasyon sürecinde yine en büyük güç bana göre tüketicide. Tüketici bu konuda olumlu yaklaşımı gösteren, makul bir duruş sergileyen ürünleri bu politikaya uygun bir şekilde satan satıcıları alım yaparak desteklemesi sonuç verecektir." Turizm sektörüne ilişkin sorular üzerine İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Turizm sektörü olarak genel anlamda yatırım konseptimizi hem yabancı hem yerli turist için gözden geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Benim gündeme getirmeye çalıştığım konu Türkiye’deki yatırımcıların süreci iyi analiz ederek, Türk vatandaşları için yurt içi turizmi tekrar cazip hale getirmek üzere fiyat politikalarını, konseptlerini gözden geçirmeleri. Çünkü hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Tabii ki vatandaşımız yurt dışına da gidecek. Derdimiz, kendi kaynağımızın kendi ülkemizde kalması. Burada gene altını çiziyorum. Yabancı turisti ülkemize çekerken, elimizdeki potansiyeli de korumamız lazım" ifadelerini kullandı. "Enflasyonla kur arasındaki korelasyon Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli" Kur ve enflasyon arasındaki makasın ihracatçı rekabetçiliğine etkisine ilişkin soruyu yanıtlayan Avdagiç, şöyle konuştu: "Bu önemli bir konu. Birkaç senedir yaşanan enflasyon-kur makasından dolayı yurt içindeki ihracatçının rekabetçiliği aşındı. Bundan sonra enflasyonla kur arasındaki korelasyonun paralel gitmesi, hatta bir miktar kur lehine bir sürecin devreye girmesinin, Türkiye’nin rekabetçiliği açısından önemli olacağını düşünüyoruz." İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası içindeki oranını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım. İTO olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümün altyapısını oluşturacak somut adımlar üzerinde çalışmalarımızı bakanlıklarımızın destekleriyle sürdürüyoruz. Süreçlerimizi gözden geçireceğiz, iyileştirmeler yapacağız, verimliliğimizi artıracağız" değerlendirmesinde bulundu. "Togg’un yeni modellerini sabırsızlıkla bekliyoruz" Togg’un yeni modellerine ilişkin soruya yanıt veren Şekib Avdagiç, "İki modelden bahsetti Fuat Tosyalı Bey. Bir tanesi daha küçük segment bir otomobil. Bir de bir ticari model. Sabırsızlıkla bekliyoruz, ümit ediyoruz. Togg milli bir şirketimiz. Tabii Togg’un başarılı olması, pazarda daha çok pay alması hepimizi mutlu edecek bir olay" dedi. Avdagiç, "Türkiye toplam hafif ticari araç satışları içindeki yerlilik oranının yüzde 40’ların altına düşmemesi gerekiyor. Yeni devreye giren projeler var. Yine mevcut projeleri biten firmaların bu sene devreye giren yeni projeleri var. Satışta yerlilik oranı dengesinin yeniden sağlanmasını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 12:29
Tavşanlı’da 40 yılı aşkın esnafa ziyaret ve hediye
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 15:02
Çukurova’nın bereketli toprakları mısır ve ayçiçeği tohumları ile buluştu
4
06 Mart 2026 Cuma- 16:51
Adana’da konargöçer kadınlara taşınabilir enerji desteği
5
06 Mart 2026 Cuma- 16:01
STSO Başkanı Özdemir: "Sivas’ta üretilen ürünler AB ürünü etiketiyle dünya pazarına açılabilir"
24 Şubat 2026 Salı - 12:21
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’nın açılışında konuştu. Yılmaz, kurul toplantısında 2025-2026 dönemini kapsayan YOİKK Eylem Planı kapsamındaki gelişmeleri ele alacaklarını kaydetti. Kurulun, 25 yıllık birikimiyle kamu ile özel sektör arasında kalıcı ve kurumsal bir istişare zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu aktaran Yılmaz, kurul çalışmalarında özel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerini ve katkılarını alarak Türkiye’nin yatırım ortamının öngörülebilir, rekabetçi ve yatırımcı dostu yapısına güç katmayı hedeflediklerini söyledi. Özel sektör temsilcileri ve kurumlarıyla gerçekleştirilen istişareler neticesinde geçen yıl açıklanan eylem planının 39 maddeden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu maddelerden 4 tanesinin süreklilik arz ettiğini, şubat ayı itibarıyla 9 maddenin tamamlandığını aktardı. Ayrıca Yılmaz, tamamlanan eylemlerde dahil olmak üzere 26 eylemde yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşme sağlandığına da vurgu yaptı. "Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı" Küresel ölçekte risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Yılmaz, "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın öncü göstergeleri, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14’lük bir artışa işaret ediyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını; bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2’lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu" dedi. "Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları daha ileri bir seviyeye taşımaktır" Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda; iklim dostu, dijital, küresel tedarik zinciri odaklı ve bilgi yoğun yatırımları önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Nitelikli yatırımların payının artması, doğru bir yönelim içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları hem nicelik hem nitelik bakımından daha ileri bir seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, hükümet olarak enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmaların devam ettiğini, finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyeyi yükselterek emeğin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincinde olduklarını ve politikaları da bu çerçevede şekillendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan, imalat sanayii işletmelerine yönelik istihdam koruma odaklı 100 milyar lira büyüklüğündeki yeni finansman paketi ile özellikle KOBİ’lerimizin finansa erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamış durumdayız. İŞKUR tarafından hayata geçirilecek olan Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile de hem genç istihdamına destek olmayı hem de imalat sanayindeki emek yoğun işletmelerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."
24 Şubat 2026 Salı - 12:21
Sarıgöl’de 37. Vergi Haftası kutlandı
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde 37. Vergi Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı. Her yıl 23 Şubat - 1 Mart tarihleri arasında kutlanan 37. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Sarıgöl Vergi Dairesi Müdür Vekili Fatih Özdemir ve beraberindeki personel, Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette ilçedeki vergi çalışmaları ve vergi bilincinin artırılmasına yönelik faaliyetler ele alındı. Kaymakam Halil Dalak, vergilerin kamu hizmetlerinin yürütülmesinde büyük önem taşıdığını belirterek, "Vergi, devletimizin vatandaşlarımıza sunduğu hizmetlerin en önemli kaynağıdır. Bu bilinçle hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. 37. Vergi Haftası’nı kutluyor, tüm vergi dairesi çalışanlarına çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi. Ziyaret sonunda Sarıgöl Vergi Dairesi Müdür Vekili Fatih Özdemir tarafından Kaymakam Dalak’a Vergi Haftası dolayısıyla plaket ve çiçek takdim edildi.
24 Şubat 2026 Salı - 11:49
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğru: "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz"
ADANA (İHA) – Adana’da son yağışların ardından yaşanan sel ve tarım alanlarında meydana gelen zarardan sonra bölgeye gelen TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, bölgeye gelerek iş dünyası ve tarım sektörü temsilcileriyle görüştü. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Abdullah Doğru, Adana ve Mersin’de selden etkilenen üreticilerin zararlarının karşılanacağını, barajlardaki doluluk oranının sevindirici olduğunu ve hayvancılığa yönelik destek projelerinin bölge için büyük önem taşıdığını kaydetti. Kozan Barajı’nda doluluk yüzde 41’e yükseldi Doğru, uzun süredir kuraklıkla mücadele eden ilçede son verilerle Kozan Barajı doluluk oranındaki artışın yüzde 41 seviyesine yükseldiğini kaydederek, "Son yıllarda ciddi kuraklık yaşayan Kozan’da baraj doluluğunun yüzde 41 seviyesine çıkması çok kıymetli. Bu artışın devam etmesi hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi için hayati önem taşıyor" dedi. Selin vurduğu tarım arazileri için hasar tespiti sahada Yoğun yağışlar sonrası Seyhan Nehri’ne yapılan kontrollü su tahliyeleri nedeniyle bazı tarım alanlarının zarar gördüğünü kaydeden Doğru, "Adana karpuzu ekili alanlar ve hasat edilmeyen narenciye ürünlerinde oluşan zarar tespit çalışmaları yapıldı. Baraj tahliye bölgesinde yapılan ekimler risk oluşturmakta. Özellikle erkenci karpuz üretim alanları ve meyve bahçelerinde hasar tespiti için ekipler sahada. İlk tespitler yapıldı. Tarım Bakanlığımız, il ve ilçe müdürlüklerimiz hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. AFAD başta olmak üzere tüm kurumlarımız vatandaşın can ve mal kaybı yaşamaması için yoğun şekilde çalışıyor. Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Çarşamba günü riskli bir yağışımız daha var o süreci atlatırsak hızla saha çalışmaları sürecek" diye konuştu. "Zararlar karşılanacak, üretim devam edecek" Milletvekili Doğru, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla çiftçinin zararının karşılanması için gereken adımların atılacağını belirterek, "Nasıl pandemi döneminde üretimin devamı için özel uygulamalar hayata geçirildiyse bugün de aynı kararlılık var. Tarsim sigortası olmayan çiftçiler için de destek mekanizmaları devreye alınacak" dedi. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek" projesinin gençlerin ve kadınların üretimde kalması için hayata geçirilen hayvancılık destek modelinin önemine dikkat çeken Doğru, "Gençlerimize ve kadınlarımıza 95 dişi, 5 erkek olmak üzere 100 hayvan veriliyor. İki yıl ödemesiz, 5 yıl faizsiz kredi desteği sağlanıyor. Bu modelle hem et ve süt üretimi artacak hem de kırsalda gelir düzeyi yükselecek. Amaç gençlerimizi köyünde tutmak ve üretimi büyütmek" ifadelerini kullandı. Adana ve ilçelerinde sel ve taşkınlardan etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunduğunu söyleyen Doğru, altyapı ve ulaşımda oluşan hasarların hızla giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü, yağışların azalmasıyla birlikte suyun çekileceğini ve zararların daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 11:48
Adana’da taşkın riskine 600 milyonluk yatırım
AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana genelinde taşkın riskini azaltmaya yönelik yaklaşık 600 milyon liralık yatırım sürecinin kararlılıkla sürdüğünü açıkladı. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana’nın farklı bölgelerinde geçmişte yaşanan taşkınların vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini hatırlatarak, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu vurguladı. Çalışmaların Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda etap etap hayata geçirileceğini belirten Dağlı, "Bizim için öncelik hemşehrilerimizin güvenliği. Risk oluşmadan tedbir almak, afet yaşanmadan önlem almak anlayışıyla hareket ediyoruz" dedi. Dağlı, projeler hakkında şu bilgileri verdi; "Kozan ilçesindeki Kilgen Deresi’nde, daha önce ıslahı yapılan bölümün memba tarafında 2 bin metre uzunluğunda beton kaplamalı kargir duvar inşa edilecek. Tabak Deresi’nin 2 bin 500 metrelik kısmında taban beton kaplaması yapılacak, mevcut 4 menfez yıkılarak yeniden inşa edilecek. Deliçay Deresi’nde taşkın nedeniyle zarar gören tersip bendi ve kontür sekisi yenilenecek. Kozan Küçük Sanayi Sitesi mücavir alanından geçen derede betonarme U kanal imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca Adana genelinde taşkın kontrol yapıları, taşıt ve yaya köprüleri, menfezler, üst havza tedbirleri ve güvenlik korkulukları da projeye dahil edilecek." 600 milyon liralık güçlü yatırım Yaklaşık 600 milyon TL keşif bedeline sahip Adana Kozan Kilgen Deresi işinin ihalesinin 20 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Dağlı, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından sözleşmenin imzalanacağını ve bütçe imkanları doğrultusunda yapım çalışmalarının başlayacağını belirtti. Dağlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Adana’mızın her köşesinde dere yataklarını güvenli hale getiriyor, sanayi bölgelerimizi ve yerleşim alanlarımızı koruma altına alıyoruz. Bu yatırımlar sadece bugünü değil, yarını da güvence altına alıyor. 600 milyon liralık bu önemli projeyi en kısa sürede yapım aşamasına geçirerek hemşehrilerimizin huzurunu kalıcı hale getireceğiz."
24 Şubat 2026 Salı - 11:45
Infortrend, EonStor GS 5024U modelini geliştirdi
Infortrend Technology, amiral gemisi ürünü EonStor GS 5024U modelini geliştirdi. Şirket, ürünün hibrit flaş depolama ile kritik iş yüklerini hızlandırdığını ve maliyet tasarrufu sağladığını açıkladı.
24 Şubat 2026 Salı - 11:33
Tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu
ING Türkiye, Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkıda bulunmak amacıyla 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2025 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarını yayınladı. NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, tasarruf sahipliği yüzde 54 oranı ile istikrarını korudu. Önceki dönemlerden farklı olarak erkeklerde tasarruf oranı yüzde 55 ile kadınlara göre 3 puan daha yüksek. Tasarrufu olmayan yüzde 46’lık kesim içinde, yakın zamanda tasarruf etmeyi planlayanların oranı yüzde 21 olarak ölçüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 24 olurken, erkeklerde yüzde 18 seviyesinde kaldı. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı yüzde 84 oldu Araştırmaya göre, tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı, önceki çeyreğe göre 2 puan artarak yüzde 84’e yükseldi. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 27’si gelirlerinin yüzde 10’undan azını tasarrufa ayırabildiğini belirtirken, yüzde 43’ü gelirlerinin yüzde 10 ile yüzde 20’si kadarını tasarruf için kullanabildiğini aktardı. Tasarruf motivasyonlarında geleceğe yatırım yüzde 34 ile ilk sıradaki yerini korurken, beklenmedik risklere karşı güvence ihtiyacı yüzde 23 ile ikinci sırada yer aldı. 35-44 yaş grubunda, beklenmedik durumlara karşı tasarruf yapma motivasyonu önceki çeyreğe göre 7 puan artış gösterdi. Tasarruf araçlarında yastık altı tercihler ilk sıralarda yer alıyor Araştırma sonuçları, bireylerin ortalama 2,1 araç üzerinden tasarruf yaptığını gösterdi. Tasarruf araçları tercihlerinde yastık altı altın yüzde 43 ile ilk sıradaki yerini korurken, yastık altı nakit geçen çeyreğe göre artarak yüzde 32 ile ikinci sırada yer aldı. Altın veya diğer değerli metal hesabı tercihi yüzde 21 ile üçüncü sırada yer alırken, onu yüzde 18 oranı ile TL vadeli hesap takip etti. Hisse senedi ve borsa yüzde 16 oranıyla tercih edilirken, bireysel emeklilik fonları ise önceki çeyreğe göre 4 puanlık artışla yüzde 15 seviyesine yükseldi. TL vadesiz hesapların tercih oranı yüzde 9 olurken, döviz vadeli hesaplar yüzde 8 oranında tercih edildi. Fonların payı ise yüzde 4 olarak ölçüldü. Kadınların yastık altı ve altın hesabı araçlarını erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde ise hisse senedi/ borsa ve kripto para birimleri tercihi daha yüksek. Yaklaşık her 5 kişiden 1’i parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendiriyor Tasarruflara yönelik getiri beklentilerinin orta ve uzun vadeye yayıldığı görülürken; kısa vadeli getiri beklentisi önemli ölçüde düşüş gösterdi. Tasarruflarında orta vadede getiri bekleyenlerin oranı yüzde 43, uzun vadede getiri bekleyenlerin oranı ise yüzde 40 olarak ölçüldü. Finansal durumun sağlığını korumak için yapılan başlıca şey, geçen döneme göre 5 puanlık artışla yüzde 65 ile harcamaları kontrol etmek oldu. Finansal sağlığını korumak için parasını daha fazla kazanç sağlayacak yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı 5 puan artışla yüzde 19’a yükseldi, parasını birden fazla yatırım aracında değerlendirenlerin oranı ise yüzde 15 olarak gerçekleşti. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyenlerin oranı genel katılımcı kitlesinde yüzde 39 seviyesinde iken, erkeklerde bu oran yüzde 45 ile kadınlara kıyasla 12 puan daha yüksek gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 95’i bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet ya da mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 90 oldu. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz Araştırma sonuçlarını değerlendiren ING Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Tuğçe Bora Kılıç, şunları söyledi: "Araştırmamız, tasarruf sahipliği oranının istikrarlı biçimde korunduğunu ortaya koyarken, kişi başına düşen ortalama tasarruf aracı sayısının 2,1’e yükseldiğini gösteriyor. Bununla birlikte bireylerin birikimlerini daha yüksek getiri potansiyeli sunan yatırım araçlarında değerlendirme eğiliminin güçlendiğini görüyoruz. Veriler, geçmiş dönemlere kıyasla daha çeşitli araçlara yönelim olduğunu ve birikimlerin daha etkin şekilde yönetilmeye çalışıldığını ortaya koyuyor. Bu yönelim, tasarruf ve yatırım ürünlerinde esneklik ile çeşitlilik ihtiyacını da artırıyor. ING Türkiye olarak bu ihtiyacı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor; birikimlerin farklı ihtiyaçlara göre esnek biçimde değerlendirilebilmesine imkân tanıyan çözümler sunuyoruz. Turuncu Hesap ile müşterilerimize esneklik sağlarken; ING Mobil üzerinden yatırımlarını zahmetsizce takip edebilmelerine, farklı yatırım fonlarını anında karşılaştırabilmelerine ve takip listeleri oluşturarak yatırım ürünlerini yakından izlemelerine olanak tanıyoruz. Tasarruf ve yatırım ürünlerindeki çeşitlenmeyi destekleyen yaklaşımımızı sürdüreceğiz."
24 Şubat 2026 Salı - 11:32
Otomotivde yön değişimi: Eski araçlara ilgi azaldı, takas durdu
Sıfır araçta 2025 yılında kırılan satış rekorunun otomotiv piyasasında dengeler değişti. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, kış aylarında durağanlaşan satışların mart itibarıyla yeniden hız kazanacağını belirtirken, tüketicinin eski araçtan uzaklaşıp elektronik ve yeni nesil modellere yöneldiğini, altın ve dövizdeki yükselişin ise sektörde ticareti baskıladığını söyledi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Meclisi Üyesi Fahrettin Batı, otomotiv piyasasının mevcut durumu, ekonomik verilerin sektöre etkisi ve değişen tüketici alışkanlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Batı, durağan geçen kış aylarının ardından bahar dönemiyle birlikte piyasada hareketlilik beklediklerini ifade etti. 2025 yılında sıfır araç satışlarında yaklaşık 1 milyon 400 bin rakamına ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatan Batı, sıfır araç satışlarındaki bu artışın ikinci el piyasasını oransal olarak düşürdüğünü belirtti. Aralık, ocak ve şubat aylarını kapsayan üç aylık sürecin durağan geçtiğini aktaran Batı, "Satışların düştüğü bu dönemden sonra ivme artık yukarı yönlü hareket edecek" dedi. "İvmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" Baharda piyasanın canlanacağını belirten Batı, "İvmenin yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz. İnsanların en çok ikinci el ya da sıfır araç tercih ettikleri dönemler genelde nisan, mayıs ayları. Çünkü insanlar yaz programlarına yeni araçlarıyla gitmek istiyor. Biz de ivmenin marttan itibaren yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyoruz" diye konuştu. "Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil" Otomotiv sektörünü en çok etkileyen unsurun piyasalardaki hareketlilik olduğuna dikkat çeken Batı, sektörün stabil bir ticaret hayatına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Döviz ve altın kurlarındaki dalgalanmaların insanları ticaretten çektiğini ifade eden Batı, "İnsanlar artık tüm hesaplarını altın bazında yapıyor. Vatandaş araç alıp TL, dolar veya euro bazında para kazansa da araba bir ay elinde kaldığında altın bazında yüzde 25-30 zarar ettiğini görüp ’Ben bu ticareti niçin yapıyorum?’ diyor. Banka ve faizle sıkıntısı olmayan kişiler zaten ticaretin içine hiç girmiyor; evini, arabasını veya mülkünü satıp faize yatırıyor ve düzenli gelir elde ediyor. Bankayla işi olmayanlar ise genelde altınla hareket ediyor. Altının yukarı yönlü hareket etmesi bizim sektörümüzün menfaatine değil. Sadece kenarda yatırımı olan, 50-100 gram altını bulunan küçük yatırımcıya bir faydası oldu, bize ise sadece zarar yazıyor" dedi. "Araçlar satılmıyor, herkes elektroniğin peşinde" Geçen yıl sıfır araç satışlarının 1 milyon 200 binde kaldığını, bu yıl ise ciddi bir artış yaşandığını belirten Batı, piyasanın geçen seneye göre daha hareketli olduğunu dile getirdi. Tüketici alışkanlıklarının tamamen değiştiğine vurgu yapan Batı, şunları kaydetti: "Rakam büyük, dolayısıyla insanlar her şeyden önce artık cebinde ister 100 bin lirası olsun, ister 1 milyon lirası olsun, ister 3 milyon olsun herkes elektronik yeni tip araç istiyor. Ya elektrikli ya hibrit, bizim tasvip etmediğimiz kısımları olan araçlar var tabii bu saydıklarımın içinde ama yani vatandaş yeni elektronik arabaya bindiği zaman her tarafından ışık gelsin, yok lambaları da onu yapsın, giderken video izlesin, televizyon izlesin gibi yeni teknolojik arabaların peşinde". Az da olsa birikimi olan kişilere dahi 10-15 yaş üzerindeki araçları satamadıklarını belirten Batı, "Koşarak sıfıra gidiyorlar. Aldıkları sıfır araçları ileriki tarihte satacağı zaman zarar edecekler ama vatandaş, ’bir sene bunun keyfini süreyim’ diyor. Yani artık araç alma şekli de değişti. Eski araçları takas için getiriyorlar. Takas usulü ile aldığımız araçları da kimse satın almıyor. Hiç kimse eski aracı almak istemiyor. Cebinde parası olmayan müşteri bile, birinden altın, dolar borç alıyor ya da bankaya borçlanıyor" şeklinde konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 11:31
Mersin’de ’Köyümüz Atölye’ ile kadın üreticilere güçlü destek
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde Toroslar ilçesinde hayata geçirilen ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından, Toroslar ilçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde; makine-ekipman kullanımı, hijyen ve iş sağlığı güvenliği konularında bilgilendirme yapıldı. Büyükşehir Belediyesinde görev yapan gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, gıda teknikeri Ayşegül Tor Karacan kapsamlı hijyen eğitimi verdi. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu ise üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler ve güvenli çalışma yöntemleri hakkında bilgi aktardı. Projeyle, kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaştırılması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünler işlenecek Atölyede, Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı başta olmak üzere nar ve çeşitli tarımsal ürünler işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması amaçlanıyor. Hamzabeyli’nin yanı sıra Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar, kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek belediyeye ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeden yararlanmak isteyenlerin randevu sistemiyle başvuru yapabileceği bildirildi. Geniş makine ve ekipman desteği Atölyede hamur yoğurma makinesi, yufka ve erişte üretim ekipmanları, reçel ve marmelat yapım kazanları, nar taneleme ve sıkma makinesi, öğütme makineleri ile turşu ve konserve ekipmanları bulunuyor. Bu teknik altyapı sayesinde üretici kadınların ürünlerini hijyenik ve kontrollü ortamda işleyebileceği kaydedildi. Her ayın son cuma günü teknik eğitimler düzenleneceği belirtilirken, makine ekipman kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, personel hijyeni, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi başlıklarda eğitimler verileceği ifade edildi. Ayrıca ayın belirli haftalarında 10 kişilik kontenjanla uygulamalı atölye çalışmaları yapılacağı bildirildi. "Üreteni de tüketeni de koruyan sistem" Gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu, atölyede ambalajlama ve etiketleme dahil tüm süreçlerin kayıt altına alınacağını belirterek, "Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk. Ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve güvenilir gıda haline getirilecek" dedi. Kadın üreticiler memnun Kan portakalı üreticisi Merve Cömertler, atölye sayesinde ürünlerini daha bilinçli şekilde işleyebileceklerini belirterek, "Evde üretim yapıyorduk ancak burada teknik destekle daha sağlıklı üretim yapabileceğiz" diye konuştu. Bahçesinde nar ve kan portakalı yetiştiren Meryem Oktay ise nar ekşisi ve reçel üretiminin atölye sayesinde daha kolay olacağını ifade etti. Atölye çalışmalarında sıfır atık yaklaşımının benimsendiği, Kan Portakalı Reçeli, kan portakallı limonata ve çikolatalı kan portakal çubukları gibi ürünlerle hem coğrafi işaretli ürünlerin değerlendirileceği hem de bölgenin geleneksel tatlarının modern üretim teknikleriyle buluşturulacağı kaydedildi.
24 Şubat 2026 Salı - 11:29
EGİAD İzmir, geleceğin işgücü haritasını çiziyor
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte hız kazanan dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişim süreçlerinin işgücü piyasaları üzerindeki etkilerini çok boyutlu olarak değerlendirmek amacıyla, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir-Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı" başlıklı think tank çalışması kapsamında önemli bir seminer ve çalıştay buluşması gerçekleştirdi. EGİAD merkezinde düzenlenen etkinlikte; yaratıcı yıkımın İzmir işgücü piyasasına etkileri, dönüşen beceri ihtiyaçları, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam yapısına yansımaları ile geleceğin insan kaynağı stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı. Programın moderasyonu, think tank çalışmasını yürüten akademik ekipten Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan tarafından gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, EGİAD’ın 35 yıllık yolculuğunda yalnızca bir iş dünyası örgütü değil, aynı zamanda veri üreten ve politika önerileri geliştiren bir düşünce merkezi olma hedefiyle hareket ettiğini vurgulayarak, "Bugün 35. yılımıza ulaştığımız bu noktada, sadece bir sivil toplum kuruluşu değil; şehrimizin ve bölgemizin ekonomik dönüşümüne rehberlik eden bir akıl merkezi olma vizyonuyla çalışıyoruz. EGİAD, iş dünyasının yalnızca bugünkü durumunu değil, yarınki varlığını da dert edinmektedir" dedi. EGİAD’ın think tank çalışmalarıyla bilimsel veri üretmeyi, strateji geliştirmeyi ve bölgesel kalkınmaya kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluk olarak gördüğünü belirten Özhelvacı, hazırlıkları süren raporun bu yaklaşımın güçlü bir çıktısı olduğunu ifade etti. Bir risk değil, stratejik fırsat Konuşmasında Joseph Schumpeter’in "Yaratıcı Yıkım" kavramına değinen Özhelvacı, bu sürecin doğru okunduğunda ekonomik yenilenmenin ve inovasyon temelli büyümenin ana motoru olduğunu belirterek, "Yaratıcı yıkım, eskiyen ve verimsiz yapıların yerini daha dinamik ve katma değerli sistemlerin almasıdır. Biz bu süreci bir tehdit değil, doğru yönetildiğinde büyük fırsatlar barındıran bir yeniden doğuş olarak görüyoruz" diye konuştu. Küresel ölçekte inovasyon ve büyüme ilişkisine odaklanan çalışmaların ekonomi literatüründe giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayan Özhelvacı, EGİAD’ın bu konuyu erken dönemde gündemine almasının vizyoner bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Yapay zekâ ve üçüz dönüşüm işgücü yapısını yeniden tanımlıyor Etkinlikte, yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki dönüştürücü etkileri veri temelli olarak ele alındı. Özhelvacı, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşümün yalnızca üretim biçimlerini değil, beceri yapısını ve rekabet stratejilerini de değiştirdiğini vurguladı. Özhelvacı şu şekilde konuştu: "Yapay zekâ ve veri temelli sistemler, sorunları ilk kez ölçülebilir ve yönetilebilir hale getiriyor. Bu dönüşüm, işgücü becerilerinden insan kaynağı stratejilerine kadar her alanı yeniden tanımlayan tarihsel bir kırılmadır." EGİAD Think Tank çalışması kapsamında İzmir’e özgü Beceri Açığı Endeksi ve İşgücü ve Beceri Fırsat Atlası hazırlandığını belirten Özhelvacı, raporun şehrin gelecekteki insan kaynağı ihtiyaçlarını ortaya koyacağını ifade etti. Hedef: İzmir’i Yeniden Beceri Kazandırma Üssüne Dönüştürmek EGİAD’ın hedefinin yaratıcı yıkımı İzmir için bir risk değil, stratejik sıçrama alanına dönüştürmek olduğunu vurgulayan Özhelvacı, özellikle NEET olarak tanımlanan "Ev Gençleri"nin yeni ekonomiye kazandırılmasının kritik önemde olduğunu belirterek, "Bu dönüşümü İzmir’de bir yeniden beceri kazandırma seferberliğine dönüştürmek istiyoruz. Amacımız, ortaya çıkacak beceri açığını doğru politikalarla kapatarak şehrimizi geleceğin işgücü yapısına hazırlamaktır" dedi. Ortak akıl ile geleceğin istihdam haritası Etkinliğin yalnızca teorik bir değerlendirme olmadığını vurgulayan Özhelvacı, raporun sahadan veri toplanarak hazırlandığını belirtti. Bu kapsamda teknoloji geliştirme bölgeleri, TTO ve TEKMER yöneticileriyle yapılan görüşmelerin ardından, iş dünyasının uygulayıcı aktörleri olan EGİAD üyeleri ve İK profesyonellerinin katkılarının alındığını ifade ederek, "İzmir’in geleceğine dair en doğru kararları ancak ortak akıl ile verebiliriz. Bugün ortaya koyulan her görüş, İzmir’in gelecekteki istihdam haritasına konulmuş bir tuğladır." dedi. Akademi-iş dünyası iş birliği güçleniyor Programın kapanışında Özhelvacı, Think Tank çalışmasını akademik titizlikle yürüten Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan, Doç. Dr. Gülçin Gürel Günal ve Doç. Dr. Işıl Kurnaz’a teşekkür ederek, EGİAD’ın bilimsel veri ve politika üretmeye devam edeceğini vurguladı. EGİAD, "Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir" raporuyla; işgücü piyasasının dönüşümünü analiz eden, beceri uyumsuzluklarını ortaya koyan ve İzmir’i geleceğin çalışma dünyasına hazırlayan stratejik bir yol haritası sunmayı hedefliyor.
24 Şubat 2026 Salı - 11:27
Karadeniz’de hamside Ramazan bereketi tezgahlara yansıdı
Karadeniz’de yaşanan hamsi bolluğu hem balıkçının hem vatandaşın yüzünü güldürdü.
24 Şubat 2026 Salı - 11:26
Tavas’ın tescilli baklavası dünya pazarına açılıyor
Coğrafi işaretli Tavas Baklavası, TAVBEL ve Bonavias arasında imzalanan protokol kapsamında Yarengüme Kadın Kooperatifi tarafından üretilecek, Bonavias’ın yurt içi ve yurt dışı şubelerinde satışa sunularak uluslararası pazara açılacak. Denizli’nin Tavas ilçesine özgü coğrafi işaretli lezzetlerden biri olan Tavas Baklavası, imzalanan yeni iş birliği protokolüyle Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinde satışa sunulacak. Tavas Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren TAVBEL şirketi ile Bonavias firması arasında imzalanan protokol kapsamında, Tavas Baklavası’nın üretim, tanıtım ve satış süreçleri daha güçlü bir yapıya kavuşturulacak. Protokole göre Tavas Baklavası, TAVBEL koordinasyonunda Yarengüme Kadın Kooperatifi aracılığıyla üretilecek. Ürünün satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias firması tarafından yürütülerek, firmanın Türkiye’de ki 50 şubesinde ve Orta Doğu ve Avrupa’daki şubelerinde tüketicilerle buluşturulacak. İmza töreninde konuşan Kadir Tatık, Tavas’ın önemli bir değerinin daha geniş pazarlara açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tatık, "Tavas’ımızın coğrafi işaretli değeri olan Tavas Baklavamızın üretim ve pazarlama süreçlerini daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirecek önemli bir iş birliğine imza attık. TAVBEL şirketimiz ile Bonavias firması arasında imzaladığımız protokol kapsamında Tavas Baklavamız, Yarengüme Kadın Kooperatifimiz aracılığıyla üretilecek, satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias tarafından yürütülecektir. Bu kıymetli iş birliğinde katkıları ve yapıcı yaklaşımları için Bonavias Yönetim Kurulu Başkanı Barış Çiftçi’ye teşekkür ediyorum" dedi. Bu iş birliğinin kadın emeğini destekleyen, yerel üretimi güçlendiren ve Tavas Baklavası’nı uluslararası pazarlarda daha görünür hale getiren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, "Tavas’ın gözü gibi baktığı, bugüne kadar özenle koruduğu, yapısını hiç bozmadan bugüne taşıdığı ve artık coğrafi işaret alarak tescillenen bu özel ürünün, Türkiye’nin her yerinde ve ardından inşallah dünyanın dört bir yanında tanınan bir lezzet olarak yolculuğuna başlamasını büyük bir heyecanla karşılıyorum. Şunu özellikle belirtmek istiyorum; bundan üç, beş yıl sonra Tavas Baklavası, Bursa’nın kestane şekerinin önüne geçecek. Gaziantep’in baklavası bize rakip olacak. Biz hiçbir zaman Antep baklavasını kendimize rakip görmüyoruz; aksine Antep baklavası Tavas Baklavası’na rakip olacak. Buna yürekten inanıyoruz ve bunu başaracağız. Bunun da ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Bunu yaparken yalnızca ticari bir faaliyet yürütmeyi değil, aynı zamanda önemli bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bizim amacımız sadece kâr elde etmek değil; elde edilen gelirin köylerde yaşayan kadınlarımıza da katkı sağlamasıdır. Çünkü baklava denildiğinde akla gelen emek, kadın emeğidir. Bu lezzeti yaşatan, nesilden nesile aktaran annelerimiz, kadınlarımızdır. Kurmayı planladığımız üretim tesisinde, kadın kooperatiflerimizin belirlediği ortaklarımız çalışacak. Kadınlarımız bu baklavayı açacak, üretecek ve dünyaya sunacak. Biz de onların emeğini destekleyerek Tavas Baklavası’nı dünyanın her noktasına ulaştıracağız" şeklinde konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 11:05
KSO’dan sanayiye enerji verimliliği desteği
Konya sanayisi enerji verimliliğinde örnek bir başarıya daha imza attı. Konya Sanayi Odası (KSO) danışmanlığında yürütülen çalışma sonucunda Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Ekdöksan firması, indüksiyon ocaklarında enerji tüketimini yüzde 20 azaltarak büyük bir maliyet avantajı elde etti. Başarılı proje, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yürütülen Verimlilik Artırıcı Proje (VAP) Destekleri kapsamında hibe almaya da hak kazandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, sanayi işletmelerinin enerji verimliliklerini artırmaya yönelik çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın VAP Desteklerinden hibe desteği alan Ekdöksan Döküm firmasını verimlilik odaklı çalışmalarından dolayı tebrik eden Başkan Büyükeğen, işletmelerin enerji verimliliğini artırmaya yönelik yaptıkları çalışmaları anlattı. Büyükeğen, "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, Ekdöksan firmamızda olduğu gibi şu ana kadar, 194 farklı lokasyonda enerji etütleri gerçekleştirdik. Verimliliği artırma odaklı bu çalışmalarımızda 9 bin 694 TEP enerji tasarrufu sağladık, 57 bin 258 ton karbon salınımının önüne geçtik. Ayrıca bu çalışmalarla 8 milyon 400 bin dolarlık enerji tasarrufunun önünü açarak, yerli ve milli ekonomiye katkı sağlamış olduk" dedi. "İndüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandı" Ekdöksan Döküm Proje Yöneticisi Samet Eker de, verimliliğin günümüz şartlarında rekabetin en belirleyici unsurlarından biri olduğunu söyledi. 1984 yılından bu yana döküm faaliyeti yürüten firmalarındaki verimliliği artırmaya yönelik yaptıkları çalışma ile her bir indüksiyon ocağında yüzde 20 enerji tasarrufu sağladıklarını aktaran Eker, "Bu rekabet ortamında, verimli üretim yapmak büyük önem taşıyor. Döküm firmalarındaki indüksiyon ocaklarında, elektrik tüketimi çok fazla. Mühendislerimiz ile burada nasıl bir iyileştirme yapabileceğimize yönelik çalışma başlattık. Konya Sanayi Odası ile iletişime geçtik. Odamız, projede bize çok büyük destek verdi. İndüksiyon ocaklarının, indüksiyon sistemini geliştirerek, elektrik tüketimini azalttık. Daha önce bir ocakta 5 megavat güç sarf edilirken, bu proje ile 4 megavat civarına indirildi. Bunu diğer ocaklarımızda da hayata geçirmek için çalışmaları başlatacağız. Bu da büyük bir enerji tasarrufu sağlayacak. Verimlilik savaşlarında yer almak için böyle projeler çıkarmamız gerekiyor. Konya Sanayi Odamıza desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz. Konya sanayimiz için büyük önem arz eden bu destekler için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımıza da teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Enerji verimliliğini artırmaya yönelik KSO’nun rehberliğinde çalışmalarına devam eden Ekdöksan Döküm’de yürütülen proje ile saatlik 570 kW, yıllık 3 milyon 456 bin kW enerji tasarrufu sağlanacak. Firma böylece yıllık 14 milyon 335 bin TL tasarruf etmiş olacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder