EKONOMİ - 08 Mart 2026 Pazar 10:10

Sofralarda tazelik ve hijyen, teknolojide öncü adım

A
A
A
Sofralarda tazelik ve hijyen, teknolojide öncü adım

Gedik Piliç, sofralarda tazelik ve hijyen, teknolojide ise öncü olan MAP teknolojisi yatırımıyla Türkiye’de bir ilke imza attı.


Temiz ve güvenilir gıdayı en temel önceliği olarak konumlandıran Gedik Piliç, üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerinde hijyen ve kalite standartlarını titizlikle uyguluyor. Yaklaşık 1 yıl önce devreye aldığı Modified Atmosphere Packaging (MAP) teknolojisiyle ürünlerini ilk günkü tazeliğinde koruyan marka, Türkiye’de bu sistemi hayata geçiren ilk şirket olarak gıda güvenliğinde yeni bir standart oluşturuyor. MAP teknolojisi sayesinde ürünlerin, paketleme aşamasında dış ortamla teması minimum seviyeye indiriliyor. Böylelikle hem gıda güvenliği artırılıyor hem de ürün tazeliği muhafaza ediliyor.


Gıda sektöründe kalite, güven ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla öne çıkan Gedik Piliç, yaklaşık bir yıl önce devreye aldığı ileri teknoloji ambalaj çalışmasıyla sektörde bir ilke imza attı. Şirketin hayata geçirdiği MAP (Modified Atmosphere Packaging) sistemi, ürünlerin doğal tazeliğini ve hijyenini en üst seviyede koruyor. Türkiye’de bu teknolojiyi uygulamaya alan ilk marka olmanın gururunu yaşayan Gedik Piliç, üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerinde teknoloji odaklı bir dönüşüm gerçekleştirerek kalite standartlarını daha da yukarı taşıyor.



Teknoloji ile güçlenen güven


Gedik Piliç Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Özbey, MAP teknolojisi yatırımıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Özbey, "Gedik Piliç olarak en büyük önceliğimiz, tüketicilerimize ürünlerimizi ilk günkü tazeliğinde ve en yüksek hijyen standartlarıyla ulaştırmaktır. Çünkü Gedik, güveni kalite ve teknoloji ile güçlendirir. Bu anlayışla üretimden ambalajlamaya kadar tüm süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, ileri teknoloji yatırımlarımızla kalite standartlarımızı sürdürülebilir kılıyoruz. Kontrollü atmosfer teknolojisi sayesinde ürünlerimizi paketleme aşamasında dış ortamla teması tamamen yok ediyoruz. Böylece ürün güvenliğini ve hijyenini en üst seviyeye çıkararak doğal tazeliğini muhafaza ediyor, ürünlerimizi ilk günkü lezzetiyle tüketicilerimize ulaştırıyoruz" dedi.



Sürdürülebilir üretim


Yüksek hijyen standartlarıyla donatılmış üretim tesislerinde kullanılan bu teknoloji, yalnızca ürün kalitesini değil; aynı zamanda sürdürülebilir üretim yaklaşımını da destekliyor. Gedik Piliç’in gerçekleştirdiği bu teknoloji yatırımı, şirketin uzun vadeli büyüme vizyonunun ve inovasyon odaklı stratejisinin önemli bir parçası olarak konumlanıyor.



Standartları yükselten yatırımlar


Yenilikçi yaklaşımıyla sektöre yön veren Gedik Piliç, özellikle Ramazan ayında artan tüketim döneminde de sofralara yalnızca lezzet değil; güven, hijyen ve tazelik sunmayı sürdürüyor. Üretimden sofraya uzanan her aşamada titizlikle uygulanan kalite kontrol süreçleri sayesinde tüketiciler, ürünleri gönül rahatlığıyla tercih edebiliyor. Türkiye’de gıda teknolojilerinin gelişimine önemli katkılar sunan Gedik Piliç, ileri teknoloji yatırımlarıyla sektörde standartları yükseltmeye ve tüketici güvenini pekiştirmeye devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
Mardin Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Diyarbakır Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.