Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
Hamaney: "Donanmamız, düşmanlara yeni yenilgilerin acısını tattırmaya hazır"
EKONOMİ
Doğanyurt kestane balı için "coğrafi işaret" çalışması başlatılacak
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:26:05
Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretimi yapılan kestane balının coğrafi işaret belgesi ile tescillenmesi için çalışma başlatılacak. Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretilen kestane balının tescillenmesi ve uluslararası alanda desteklenmesi için Doğanyurt Belediyesi öncülüğünde çalışma başlatılacak. Bu kapsamda, Cide Yerel Eylem Grubu Derneği Başkanı Serdar Kaptan ve yönetim kurulu üyeleri, Doğanyurt Belediyesi’ni ziyaret edildi. Görüşmede, Doğanyurt kestane balının markalaşması, coğrafi işaret tescil belgesi süreci ve Avrupa Birliği destekli projeler üzerine yapılacak iş birlikleri ele alındı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, kestane balının bölge için önemli bir değer olduğuna dikkat çekerek, "Kestane balımızın coğrafi işaret alması ve Avrupa Birliği hibe destekleriyle yürütülecek çalışmalar için ilk adımı attık" dedi. Öte yandan, Kastamonu kestane balı, Kastamonu İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından yapılan başvuruyla 2022 yılında Türk Patent Marka Kurumu tarafından tescillenmişti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:14
Bodrum Limanı’nda dev yolcu gemisi hareketliliği: 357 turist ilçeye ayak bastı
Muğla’nın Bodrum ilçesinde kruvaziyer turizmi tüm hızıyla sürüyor. Malta bayraklı "Europa" isimli yolcu gemisi, sabahın erken saatlerinde Bodrum’a yanaşarak yüzlerce turisti ilçeyle buluşturdu. 198 metre uzunluğundaki dev kruvaziyer, saat 07.00’de Rodos Limanı’ndan hareket ederek Bodrum Limanı’na demirledi. Geneli Alman uyruklu olan toplam 357 yolcuya, 282 personelin eşlik ettiği öğrenildi. Gemiden inen turistler, ilçe merkezine yönelerek çarşı, marina ve tarihi ören yerlerini gezdi. Esnafın yüzünü güldüren bu ziyaretle birlikte turistlerin alışveriş yaptığı, kafe ve restoranlarda yoğunluk oluşturduğu görüldü. Bodrum’daki temaslarını tamamlayan geminin, bugün saat 23.59’da Nafplion Limanı’na doğru yola çıkacağı bildirildi. Kruvaziyer trafiğindeki artışın turizm sezonunu erken başlattığını ifade eden yetkililer, yoğunluğun sezon boyunca artarak devam etmesini bekliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:45
Başkan Dumandağ, "Elazığ’ı daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz"
Şehrin kalkınması adına kamu kurumları, yerel yönetimleri ve sektör temsilcileriyle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edecekleri vurgulayan Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Elazığ Ticaret Borsası, şehrin ekonomik ve tarımsal kalkınmasına yön verecek önemli bir istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile Elazığ AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve borsa yönetiminin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında, tamamlanan ve planlanan projeler kapsamlı şekilde ele alındı. Ziyaret kapsamında, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ tarafından yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Toplantıda özellikle Besi Organize Tarım Bölgesi ve Fırat HÜTTMER projeleri başta olmak üzere, Elazığ’ın üretim kapasitesini artıracak ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yatırımlar değerlendirildi. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Borsa Başkanı Dumandağ, "Elazığ’a kazandırılan ve kazandırılması hedeflenen projelerin ilimize hayırlı olmasını diliyor; başta valimiz olmak üzere, milletvekillerimize ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz. Şehrimizin kalkınması adına kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sektör temsilcilerimizle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
4
14 Nisan 2026 Salı- 12:30
Tavşanlı’da hayvancılığa 4 milyon TL’lik destek
5
17 Nisan 2026 Cuma- 21:50
A101 Carrefoursa’yı satın alıyor
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:21
Tescilli ‘Karacadağ pirinci’ dünya piyasası yolunda
Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde yetiştirilen "Karacadağ pirinci", girişimci İclal Beşenk tarafından Türkiye ve dünyaya tanıtılıp satışı yapılıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Diyarbakır’ın eşsiz iklimi ile Karacadağ’ın volkanik topraklarının ürünü olan Karacadağ pirinci, Lyra Heritage markasının öncülüğünde küresel bir lezzet ve sağlık ikonu olmaya hazırlanıyor. Marka, gerçekleştirdiği kapsamlı bilimsel analizlerle, ata tohumu olan bu özel pirincin sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda düşük glisemik indeksi, yüksek besleyiciliği ve sporcu dostu yapısıyla da fark oluşturduğunu kanıtladı. Lyra Heritage Yönetim Kurulu Başkanı İclal Beşenk, kadın girişimci olduğunu, Karacadağ pirincini Türkiye ve dünyaya tanıtmak ve sağlık isteyen insanlara ulaştırmak için uğraştığını söyledi. Diyarbakır Karacadağ bölgesinin çok özel, volkanik bir bölge olduğuna değinen Beşenk, toprakların haliyle mineralli ve o topraklarda yetişen Karacadağ pirincinin de şeker hastaları, sporcular, çocuklar için sağlıklı beslenmek isteyen, doğal ürünler arayan kişiler için çok özel bir ürün olduğunun altını çizdi. Beşenk, bunu öğrendiğinde ve bunun pek kimse tarafından bilinmediğini fark ettiğinde çok üzüldüğünü ifade ederek, "Değerinin verilmesi, insanların bundan faydalanması için tanıtma girişimi düşündüm. İlk başta tepkileri görünce birçok kişinin bilmediğini fark ettim. Dünyada ve Türkiye’de birçok marka var. Türkiye’de çok büyük bir kesim Karacadağ pirincinden habersiz bir şekilde yaşıyorlar. Çok doğal bir ürün. Testler neticesinde de protein oranı yüksek, glisemik endeksi düşük. Tarladan sofralara ulaştırılan, herhangi bir ışıl işleme maruz kalmayan bir ürün. Doğal beslenmek isteyenler, çocuklarını sağlıklı beslemek isteyenler için biçilmiş bir kaftan" dedi. "Bu pirincin tarlaları 6 yılda bir ekiliyor" Bunun fark edilmediğini öğrendiğinde bunu tanıtmak amacıyla bu yola çıktığını kaydeden Beşenk, "Çok da güzel tepkiler almaya başladım. Sağlıklı olarak tüketilen başka pirinçlerde var ama lezzeti konusu kişiden kişiye değişiyor. Karacadağ pirincinin tadına baktıklarında hem sağlıklı olması hem de leziz olması onları için kesinlikle bir artı oldu. Güzel dönüşler oldu. Bu dönüşler çerçevesinde önce Türkiye’de, daha sonra dünya da tanıtmak için girişimlerde bulunduk. Sosyal medya aracılığıyla, e-ticaret siteleriyle. Diyarbakır’da bu pirincin tarlaları 6 yılda bir ekiliyor. 6 yıl boyunca nadasta bekletiliyor. Bunun kalitesini artıran diğer bir etken" diye konuştu. Coğrafi işaret almış bir pirinç olduğunu kaydeden Beşenk, "Şu anda Amerika ve Meksika’da satmak için girişimlerimizi yaptık. Satışa başlamadık, tanıtım aşamasındayız. Önümüzdeki birkaç hafta içinde de Avrupa’da 13 ülkede olmak üzere tanıtım ve satışına başlayacağız. Ürünü tarladan alıyoruz, sadece kabuğunu aldırıyoruz. Fabrikada her hangi bir işleme sokmuyoruz. Mersin’e getiriyoruz, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün her ay denetlediği soğuk hava deposunda pirinçleri muhafaza ediyoruz. Ulusal marketlere koymadık, paketleme ve saklama şartları açısından. Siparişe göre paketleme yapıyoruz ve ilgili kişilere gönderiyoruz" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:15
Bu sefer tarladan güzel haber geldi...35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü
Türkiye’nin önemli sebze üretim merkezlerinden Bursa’da, kıvırcık marul fiyatlarının tarlada 35 liraya kadar yükselmesi üreticinin yüzünü güldürürken, geçen yılki zarar nedeniyle bu yıl ekim yapmayan çiftçileri pişman etti. Bursa’nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor. Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi" İğdir Mahallesi’nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi: "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. ’2 liraya tarlada kaldı, sürüldü’ gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:14
Yeni trend ürün bakır taraklara büyük ilgi
Gaziantep’te bakır ustaları tarafından geleneksel yöntemlerle üretimine başlanan bakır taraklar, büyük ilgi görüyor. Yüzyıllardır insan sağlığına olan katkılarıyla bilinen bakır, modern bilim tarafından da giderek daha fazla değer görmeye başladı. Geçmiş yıllarda günlük yaşamda sıkça kullanılan bakır, bugün de sağlıklı bir yaşamın gizli anahtarlarından biri olarak öne çıkıyor. Bakır işlemeciliğinin ve sedef kakmacılığının patentini elinde bulunduran Gaziantep’te bakır ustaları, yaptıkları yeni model tasarım ve işlemelerle bakırın trend ürünler arasında yer almasını sağlıyor. Bakırdan yapılan taraklara büyük ilgi Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası, asırlık bakırcılık mesleğini ayakta tutmak için yeni modeller ve trend ürünler üretmeye devam ediyor. Günümüze ayak uydurmak ve mesleği daha diri tutmak için gelen talepler doğrultusunda yenilikçi bakır ürünler üreten ustalar, geleneksel yöntemlerle bakırdan tarak üretmeye başladı. Geçmişin izlerini günümüze taşıyarak yaşatan ustaların Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası’nın da destekleriyle ürettiği taraklar, büyük ilgi görmeye başladı. Üretimine henüz yeni başlanan bakır tarağı ilk yapan usta ise maharetleriyle adeta erkeklere taş çıkartan Emine Sibel Bakırcı oldu. Bakır sanat eserine dönüştürülüyor Ortaya çıkardığı bakır eserlerle ve ustalığıyla erkeklere meydan okuyan Bakırcı, bin bir emekle bakırı işleyerek tarağa dönüştürüyor. Bakırı bir sanat eserine dönüştüren Bakırcı, bakır tarakları ilmek ilmek işleyerek geleneksel estetiği modern dokunuşlarla harmanlıyor. Bakır taraklara hem işlevsel hem de dekoratif bir nitelik kazandıran, her birini el emeği ve göz nuru ile bin bir emek ve zahmetle üreten Bakırcı’nın yaptığı taraklar, büyük ilgi görmeye başladı. Yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi görüyor Üzerindeki el işlemeleri ile estetik bir tasarıma sahip olduğu ve sağlık açısından faydaları olduğu için tercih edilen bakır taraklara, daha çok genç kızlar ve kadınlar ilgi gösteriyor. Bakır ustası Bakırcı’nın yaptığı taraklar hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük ilgi görüyor. Geleneksel bakır işlemeciliğini daha çok günümüze uyarlamaya çalıştıklarını ve sürekli yeni modeller ürettiklerini ifade eden Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, bakır matara gibi tarağın da büyük ilgi gördüğünü söyledi. "Bakır tarak yeni trend ürünümüz" Bakırdan yaptıkları tarağın yeni nesil bakır ürünlerden olduğunu belirten Açık, "Ben oda başkanıyım ama aynı zamanda bir bakırcıyım. Bakır ürünlerde benim atölyemden çıkan ürünler. Benim özelliğim model çıkarma ve yeni model geliştirmektir. Su matarasını ben 12 sene önce yaptım. Şimdi ise dünya ile buluşuyor. Bir işte başarılı olmak istiyorsanız yeni model çıkarın ve piyasaya sürün. İşin sırrı bu ve benim bu meslekte 48 yılım var. Ben bu işin çıraklığını, kalfalığını, ustalığını ve başkanlığını yapıyorum. Biz ürün yaparken araştırıyoruz. İnsanlara hangi ürün daha faydalı oluyorsa o işe giriyoruz. Yıllardır su matarasının faydasını anlattık. Şimdi de tarağı anlatıyoruz. İnşallah aynası da çıkacak" dedi. "Son geliştirdiğimiz modelimiz tarağımız oldu" Kadın bakır ustası Emine Sibel Bakırcı da ev hanımıyken katıldığı kursta unutulmaya yüz tutmuş bakır işlemeciliği mesleğini öğrendiğini ve yeni trend ürün olan el işlemeli bakır tarak yaptıklarını belirterek, "10 yıldan beri bu mesleği yapıyorum. Bakır işleme ustasıyım. Bugüne kadar biz bakırı çaydanlıklarda, tencerelerde kullandık. Bakırı daha nasıl kullanabiliriz, nasıl daha başka bir model geliştirebiliriz diye düşündük. Son geliştirdiğimiz modelimiz tarağımız oldu. Bakır tarak üzerinde çok çalıştık ve bakırdan tarak yaptık. Çünkü mevcut taraklar hep plastik veya tahtadır. İnsanların saçları dökülüyor, saç ekme yaygın olunca sağlıklı saç için bakır tarak düşündük, üzerinde çalışma yaptık ve tarağımızın üstüne de süsleme yaptık. Bayanlarımızın ve erkeklerimizin kullanması için bu modeli geliştirdik" şeklinde konuştu. "Bakır tarağı çok beğendim" Bakır tarağı çok beğendiğini belirten vatandaşlardan Candan Ekiztaş ise, "Ben daha önce hep bakır çaydanlık, tepsiler ve şekerlikler görüyordum. Zaten bakırı seven bir milletiz. Dolaşırken ilk girdiğim dükkanda bakır tarak gördüm ve gerçekten hoşuma gitti. Ustalarımızın da anlattığı gibi hem saçtaki elektriklenmeyi önlüyormuş hem de saç diplerini onarıyormuş. Bu şekilde faydaları olduğu için ben de alıp kullanmayı düşünüyorum" diye konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:10
Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar balıkçılara umut oldu
Son yılların en yüksek yağışını alan Manisa’da, Demirköprü Barajı’ndaki doluluk oranının artması balıkçıları sevindirdi. Uzun yıllardır yan gelir olarak sürdürülen balıkçılık mesleği bu yıl Köprübaşı ilçesinin balıkçılarının ana kalem gelir kapısı olma yolunda. Manisa son yılların en yüksek oranda yağışını alarak adeta yağışta rekor kırdı. Gediz Nehri ve nehri besleyen birçok su kaynağının taşması sonucu birçok tarım alanı halen sular altında kalırken üreticiler sezona bereketle başladı. Yağışlar Manisa’nın Demirci ve Köprübaşı ilçeleri arasında bulunan Demirköprü Barajı’nda olağanüstü bir doluluğa ulaşmasını sağladı. Son yılların en yüksek orandaki doluluğa ulaşan Demirköprü Barajı, Manisa’dan İzmir’in Menemen ilçesine kadar tüm Gediz Ovası’nın su ihtiyacını karşılıyor. Balıkçılar sezondan umutlu Uzun yıllardır görülmemiş bir seviye düşüşü yaşayan Demirköprü Barajı da yağışlardan nasibini aldı. Son yılların en yüksek doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı, balıkçılara da umut oldu. Daha önceleri geçimlerini balıkçıkla sağlayan ancak su seviyesinin düşmesiyle balıkçılığı yan gelir olarak sürdüren Köprübaşı üreticilerinin ana kalem geliri bu yıl balıkçılıktan sağlanması bekleniyor. Balık üremesi ve balıkların beslenmesiyle birlikte Demirköprü Barajı’ndaki balıkların hem sayıca hem de kilogram olarak da verimli olması düşünülüyor. Haziran ayında açılacak sezon öncesi hazırlıklarını sürdüren balıkçılar ağlarını örmeye ve teknelerindeki eksiklikleri tamamlamaya başladı. 30 yıldır balıkçılık yapan ve ilçedeki balıkçılar için ağ ören Mehmet Kır, bu yıl hem kendisine hem de diğer balıkçılar için ağ örmeye başladı. Sezon öncesi hazırlıklarını tamamlamayı hedefleyen balıkçı Mehmet Kır, "Bu sene barajımız dolmak üzere. Doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Güzel bir sezon olmasını kooperatifimizin güçlenmesini istiyorum. 15 yıl öncesine kadar sezonlarımız kötü geçiyordu. Yüzde 60 oranındayken balıkçılarımız ekmek yiyebiliyordu. Bu sene de barajın dolmasıyla balıkçılarımız için güzel bir sezon olacaktır diye düşünüyorum. Ağlarımızı örmeye başladık. Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yayın pinterlerimizi de hazırlıyoruz. Avcı arkadaşlarımıza bol bereketli bir sezon dilerim" diye konuştu. "Balıkçılık yeniden ana kalem gelir kapısı olacak" Bu yıl balıkçılığın iyi bir sezon yaşayacağını belirten Köprübaşı Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Ramazan Uysal, "Bu sene yağışlarımızın bol olmasıyla bereketli bir yıl oldu. Barajımızın doluluk oranı yüzde 70’i geçti. Balıklarımız çiftleşmede çok güzel yavru bıraktı. Ayrıca barajın dolmasıyla balıklarımızı daha güzel beslenecek ve büyüme ve çoğalma oranı yükselecek. Eskiden çok balıkçılık vardı bu yıl yine birçok balıkçı avantaj yaşayacaktır. Daha önceki yıllarda barajda oksijen olmaması nedeniyle yiyecek bulamıyordu. Bu yıl barajda hem doluluk var hem de oksijen var. Son yağmurlardan dolayı barajımızın doluluk oranı yüzde 70 oranında. Önümüzdeki günlerde yağacak yağışlarla daha da artacağını düşünüyoruz. Daha önceki yıllarda balıkçılık yan gelir kapısıyken bu yıl ana kalem gelir kapısı olacaktır diye düşünüyoruz" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:09
Simav’da jeotermal seralarda kasımpatı hasadı başladı
Kütahya’nın Simav ilçesinde jeotermal enerjiyle ısıtılan seralarda yetiştirilen kesme çiçekler Türkiye’nin dört bir yanına gönderilirken, krizantem (kasımpatı) hasadı başladı. Eynal Kaplıcaları bölgesinde faaliyet gösteren modern seralarda üretilen çiçekler, başta Antalya, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ile sevk ediliyor. Bölgede yaklaşık 30 dönüm alanda üretim yaptıklarını belirten üretici Aydın Uzun, jeotermal enerji sayesinde yılın her döneminde üretim gerçekleştirebildiklerini ifade etti. Uzun, "Eynal’daki seralarımızda ürettiğimiz krizantemleri kalite açısından Hollanda standartlarının üzerine çıkarmayı başardık" dedi. Türkiye’de kesme krizantem ihtiyacının büyük bölümünün ithalatla karşılandığına dikkat çeken Uzun, yerli üretimin artırılmasıyla bu bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Uzun, "Amacımız ithalatı azaltarak ekonomik değerin ülkemizde kalmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Yaklaşık bir ay sonra lilyum hasadına başlayacaklarını açıklayan Uzun, bu ürünlerin tamamen yurt dışına gönderileceğini belirtti. Uzun, "Lilyumları Hollanda’ya ihraç ederek ülkemize döviz kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. Jeotermal kaynakların sera ısıtmasında etkin şekilde kullanıldığı Simav’da, bu sayede üretim maliyetleri düşerken yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Artan kapasiteyle birlikte ilçenin, kesme çiçek üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:52
Vodafone Business, perakendede dijitalleşmeyi 5G ile hızlandırıyor
Vodafone Business, Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile hayata geçirdiği iş birlikleriyle perakende sektöründe dijital dönüşümü hızlandırıyor. 5G destekli bağlantı altyapısı, IoT çözümleri, enerji verimliliği ve veri analitiğini bir araya getiren platform, Türkiye’nin önde gelen üç şirketinin mağazalarını müşteri davranışlarının anlık olarak analiz edildiği, operasyonların veriyle yönetildiği yapılara dönüştürdü. Vodafone Business, Türkiye’nin önde gelen perakende markalarıyla hayata geçirdiği iş birlikleriyle mağazaları veriyle yönetilen, müşteri deneyimini odağına alan dijital yapılara dönüştürüyor. 5G destekli bağlantı altyapısı, IoT çözümleri ve veri analitiğini bir araya getiren platform, Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile gerçekleştirdiği projelerle perakende sektöründe dönüşümün hız kazanmasına katkı sağlıyor. Perakende sektörünün yalnızca satışın gerçekleştiği bir alan değil; verinin üretildiği, müşteri deneyiminin anlık olarak yönetildiği, deneyimin uçtan uca yönetildiği ve kararların gerçek zamanlı alındığı bir yapıya dönüştüğünü belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "5G, IoT ve veri analitiğinin birlikte kullanımı sayesinde mağazalar; veriye dayalı karar alma süreçlerinin merkezine yerleşirken, operasyonel verimlilik ve müşteri memnuniyetinde de önemli artışlar sağlanıyor. E-ticaret hacmindeki büyümeye rağmen satışların büyük bölümü hâlâ fiziksel mağazalarda gerçekleşiyor. Bu da mağazaların rolünü ortadan kaldırmak yerine yeniden tanımlıyor: mağazalar artık veri üreten ve deneyim yöneten merkezlere dönüşüyor" dedi. Platformun bu dönüşümü üç temel katmanda ele aldığını ifade eden Kestioğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Dönüşümü güçlü ve kesintisiz bağlantı altyapısı, bu altyapı üzerinde çalışan IoT ve dijital çözümler ve tüm süreci kapsayan uçtan uca servis modeli yaklaşımımızla gerçekleştiriyoruz. Bu sayede işletmeler yalnızca teknolojiye değil, doğrudan iş sonuçlarına odaklanan bir dönüşüm sürecine dahil oluyor. Ipekyol, Penti ve Yargıcı ile hayata geçirdiğimiz projeler, mağazaların veriyle yönetilen, bağlantıyla güçlenen ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü somut olarak ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde fiziksel mağazaların rolü daha da güçlenecek. Ancak bu mağazalar artık yalnızca satış noktaları değil, aynı zamanda veri üreten ve deneyim yöneten merkezler olacak. Platform olarak, iş ortaklarımızla birlikte bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz." Kesintisiz bağlantı ile operasyonel verimlilik arttı Yapılan açıklamaya göre, Ipekyol mağazalarında kurulan güçlü bağlantı altyapısı sayesinde mağaza içindeki tüm dijital sistemlerin kesintisiz çalışması sağlandı. Stok yönetiminden kasa süreçlerine, müşteri etkileşiminden kampanya yönetimine kadar tüm operasyonlarda veri akışı sürekli ve güvenilir hale getirildi. Bu yapı, mağaza performansının artırılmasına ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesine doğrudan katkı sağladı. Vodafone Business iş birliğiyle hayata geçirilen 5G ve IoT tabanlı altyapının, mağazalarda operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken Ipekyol Group IT Direktörü Tarık Zengin şunları söyledi: "Perakende sektöründe teknoloji artık yalnızca operasyonları destekleyen bir unsur değil, aynı zamanda müşteri deneyimini yeniden tanımlayan stratejik bir kaldıraç haline geldi. Gerçek zamanlı stok takibi, kesintisiz bağlantı sayesinde sorunsuz kasa süreçleri ve veriye dayalı karar alma mekanizmaları, hem maliyetlerimizi optimize etmemizi hem de tedarik zincirimizi daha etkin yönetmemizi sağlıyor. Bu dönüşüm, müşterilerimize daha hızlı ve kesintisiz bir alışveriş deneyimi sunarken, Grup olarak perakende sektöründe veri odaklı ve sürdürülebilir büyümenin öncülerinden biri olmamıza katkı sağlıyor." Enerji yönetimi dijitalleşmenin parçası oldu Penti ile gerçekleştirilen iş birliğinde, bağlantı altyapısının ötesine geçilerek enerji yönetimi de dönüşümün bir parçası haline getirildi. Platformun 5G destekli altyapısı ve Red Enerji çözümü ile mağazaların enerji tüketimi anlık olarak izlenebilir ve yönetilebilir hale geldi. Bu sayede enerji verimliliği sağlanırken maliyetler optimize edildi ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sunuldu. Penti CHRO & COO’su Selim Arda Üçer ise konuyla ilgili şunları söyledi: "Penti’de bizim için mağazacılık, ürünlerimizi misafirlerimizle buluşturduğumuz alanlar olmasının yanı sıra aynı zamanda iyi hissettiren bir deneyim alanını da ifade ediyor. Vodafone Business ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği sayesinde 5G destekli altyapı ve akıllı çözümlerle mağazalarımızı daha verimli, sürdürülebilir ve müşteri deneyimini odağına alan yapılara dönüştürüyoruz." Mağaza içi deneyim veriye dönüştü Vodafone Business ile hayata geçirilen proje kapsamında Yargıcı mağazaları, müşteri davranışlarının anlık olarak analiz edilebildiği yapılara dönüştürüldü. 5G destekli bağlantı ve IoT çözümleri sayesinde mağaza içi yoğunluk, müşteri akışı ve ziyaretçi davranışları ölçülebilir hale geldi. Bu sayede mağaza içi yerleşimden operasyonel planlamaya kadar birçok alanda veriye dayalı karar alma mümkün hale geldi. Yargıcı Pazarlama ve E-ticaret Direktörü Erdem Aklan ise konuyla ilgili şunları söyledi: "Perakendede bugüne kadar ağırlıklı olarak satış verisi üzerinden karar alıyorduk. Ancak satış verisi, müşterinin mağaza içindeki yolculuğunu ve gerçek ilgisini anlamak için tek başına yeterli değil. Platfom ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde, artık satış verisinden davranış verisine geçiş yapıyoruz.Müşterinin mağazada nerede vakit geçirdiğini, hangi ürünlere ilgi gösterdiğini ve nasıl bir etkileşim kurduğunu ürün ve reyon bazında ölçümleyebiliyoruz. Bu da bize yalnızca neyin satıldığını değil, neden satıldığını anlama imkânı sunuyor.Bu iş birliğini Yargıcı mağazacılık dönüşümü için bir adım olarak görüyoruz. Vodafone Business’ın güçlü bağlantı altyapısı ve çözüm ortaklığı sayesinde mağazalarımızı gerçek zamanlı içgörü üreten yapılara dönüştürüyoruz. Bu yaklaşımın, müşteri deneyimini sürekli geliştirme vizyonumuzda önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz." Perakende sektöründe veriyle çalışan mağaza dönemi Açıklamaya göre, Vodafone Business’ın hayata geçirdiği bu projeler, fiziksel mağazaların yalnızca satış noktası olmaktan çıkarak, veriyle çalışan ve müşteri deneyimini merkeze alan yapılara dönüştüğünü ortaya koyuyor. 5G ile birlikte daha fazla verinin, daha hızlı ve güvenli bir şekilde yönetilebildiği bu yeni dönemde, perakende sektörü de teknolojiyle birlikte yeniden şekilleniyor. Platform, iş ortaklarıyla birlikte bu dönüşümü hızlandırmaya ve perakende sektöründe yeni nesil iş modellerinin yaygınlaşmasına katkı sağlamaya devam ediyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:14
Şırnaklı çiftçi devlet desteğiyle bütün arazisine meyve fidanı dikti
Şırnaklı çiftçi, devletten aldığı destekle 25 dönüm arazisine meyve fidanları dikti. Beytüşşebap ilçesine bağlı Mutluca köyünde devletin yüzde 70 hibesinden yararlanan çiftçi, 25 dönüm arazisinin tamamında meyve fidanları dikti. Hem kaymakamlık hem de İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında hayata geçen projeyle 3 çiftçi arsasında cennet hurması, ayva ve armut fidanları dikti. Devlet desteğiyle Bursa ilinden getirilen fidanlar, Şırnak dağlarında toprakla buluştu. Çiftçi İdris Öter, yıllardır boş arazisini değerlendirmek için devletten destek talep ettiğini ve talebinin olumlu karşılandığını söyledi. İlçede yüzde 70 hibeli bir proje olduğunu belirten Öter, "Sağ olsunlar hem Kaymakamımız Mehmet Furkan Taşkıran, hem de İlçe Tarım ve Orman Müdürümüz Salih Aktaş ve ekibi bize destek verdi. 25 dönüm üzerinde şimdi fidan dikimi yapıyoruz. İnşallah 3 yıl sonra verimini alacağız. Sürekli destek çıkan kurum amirlerimize çok teşekkür ederim. Destek verilirse köylünün tamamı boş arazisini değerlendirecektir" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:56
Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında bereketli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen soğan, tarlada 25 TL’den satılıyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:55
Türkiye’nin en güneyinde Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında bereketli soğan hasadı başladı. Dönüm başına 5 ton rekolte beklenen soğan, tarladan 25 TL’den satılıyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan ve birçok ürünün yetiştiği Hatay’ın Amik Ovası’nda baharın gelmesiyle ürünler hasat edilmeye başlandı. Suriye sınırının sıfır noktasında olan Reyhanlı ilçesi Bükülmez Mahallesi’nde 500 dönümlük tarlada, ekimi yapılan soğanda da bereketli hasat başladı. Geçen yıla göre bereketli yağışların olduğu Amik Ovası’nda rekoltenin yüksek olduğu soğan, tarladan 22 TL ile 25 TL’yi bulan fiyatlarla alıcı buluyor. Rekoltenin dönüm başına 5 ton beklendiği soğan, ihracat yoluyla Rusya ve Suriye başta olmak üzere yurtiçindeyse 81 ile gönderiliyor. Bu yılki yağışlarla birlikte tarımsal faaliyetlerin bereketli olduğunu ifade eden Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, hasadın bereketli olduğunu söyledi. " Soğanın kilosunu 25 TL’ye devam ettirmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık" Türkiye Soğan Üretici ve Tedarikçiler Başkanı Reşit Kaya, soğanın tarladan 25 TL’ye yola çıktığını söyleyerek "Burası Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Suriye sınırına sıfır noktasında üretim yapıyoruz. Şu karşıda gördüğünüz tepeler Suriye’nin ve Türkiye’nin son tarlası. Burada 500 dönüm soğan tarlası var ve biz burada üretim yapıyoruz. Bu yıl hasat inşallah bereketli olacak. Bol yağmur yağdı, iki katı bir efor harcayarak çok şükür hasada ulaştık ve üretimimizi yaptık. Bugün de burada çuvallamayı görüyorsunuz. Türkiye’nin her tarafına kamyonlarla ve tırlarla gönderiyoruz. Bu yıl 25 TL gibi bir rakam düşünüyoruz. Artık gittiği nokta satış noktalarında rağbet görürse bir sıkıntı olmaz. Soğan’ın kilosunu 25 TL devam etmeyi planlıyoruz, geçen yıl yarı fiyatına sattık. Üretim maliyetlerimizin altında sattık ama inşallah bu yıl emeğimizin karşılığını almayı düşünüyoruz. Manavlarda soğan 35 TL arasında satış olması lazım. Geçen yıl dönüm başında 5 ila 6 tondu ama bu yıl 4 ila 5 ton arası rekolte bekliyoruz. Türkiye’nin bütün illerine gidiyor. Mayıs ayının 10’u itibarıyla ihracat da sevkiyatlara başlayacağız inşallah. Rusya’ya, Suriye’ye ve Avrupa’ya bu yıl soğan gönderiyoruz. Burada Avrupa’ya da bu yıl soğan göndermeye başladık. Yurt içinde bütün illere gidiyor; Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa Türkiye’nin bütün illerine buradan Reyhanlı ve Adanalılara sevkiyat yapıyor. Bizim yetkililerden istediğimiz tek şey üreticiye destek olmak amaçlı, üreticiyle ve tüketicinin arasındaki köprüyü sağlamlaştırmak. Şimdi bölgedeki marketlerin oluşturduğu fiyatlar üretici ve tüketiciyi de üzüyor. Biz sebze hallerinden her ilin marketi pazarcısı, manavı o ilin ve ilçenin sebze halinden malını temin ederse malın değeri oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:46
Bu balığın havyarı ’siyah inci’: Karadeniz’e 8 bin adet dağıtılacak, çiple takip edilecek
Amasya’da havuzlarda üretilip havyarının kilosu 2 bin dolardan satılan mersin balığından 8 bini Karadeniz’in sularıyla buluşturulacak. Havyarı ’siyah inci’ diye adlandırılan özel balık türü, yetiştirildiği Amasya’daki Yedikır Su Ürünleri Üretim ve Araştırma İstasyonu’nda çip takılarak Karadeniz yolculuğuna çıkacak. Yumurtaları mersin murt ağacının meyvesine benzediği için mersin balığı adı verilen bu balıklardan 6. yıldan itibaren havyar üretimi gerçekleşebiliyor. Yavru balıkların Karadeniz ve bölgedeki akarsularla buluşması için anaç balıklardan sağım yapılıyor. Yapay dölleme yoluyla çoğaltılan balıklar tesiste yetiştiriliyor. Geçen yıl üretilip havuzlarda büyütülen balıkların ise Karadeniz ile buluşması için geri sayıma geçildi. Takiplerinin yapılması için çip takılacak balıklar Karadeniz’e kıyısı olan ülkelere kadar ulaşabiliyor. Bu yıl gerçekleşecek dağıtımla Karadeniz’e bırakılan mersin balığı sayısı 30 bini bulacak. 8 bin adedi Karadeniz’e bırakılacak Alanında uzman görevlerin yer aldığı sağım işlemine Amasya Valisi Önder Bakan ile AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek de katıldı. Sakinleştirilen anaç balıklardan kolları sıvayıp sağım yapan Vali Bakan, "Geçen yıl sağım sonrası büyütülen balıklardan 8 bin adedi bakanlığımız tarafından Karadeniz’e bırakılacak" dedi. Neslinin devamı sağlanıyor Mersin balığının çok kıymetli bir tür olduğunu vurgulayan Bakan, "Neslinin devam etmesi için çok güzel işler yapılıyor. Karadeniz’e bırakılmadan önce üzerlerine telefon numarası olan çip takılıyor. Bulgaristan, Romanya gibi Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerde yakalandığı zaman irtibat kuruluyor. İyi niyetli ve profesyonel balıkçılar bu konuda gayet başarılılar" diye konuştu. "Tuna Nehri’nde yok olmaya başladı" Türün üretiminin ülke ekonomisi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek ise, "Mersin balığı Tuna Nehri’nde yok olmaya başladı. Dolayısıyla Karadeniz’e salınacak bu balıklar oradaki habitatın da devam etmesine katkı sağlayacak. İçinden siyah havyar çıkan bu balık dünyanın çok önemli türlerinden" şeklinde konuştu. Karadeniz’de büyüyen balıkların yumurtlama döneminde tekrar salındıkları yerlere geldiklerini anlatan İpek, "Tekrar dönüp salındıkları yerlerde yumurtlayabilecekleri alan olması lazım. Tahmin ediyorum Yeşilırmak Nehri ve diğer ırmakların içine girdiğinde 20 kilometre kat edip yumurtlaması gerekiyormuş. Üniversitelerle birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu konuda çalışması lazım" ifadelerini kullandı. Sağım programına Suluova Kaymakamı Şafak Gürçam ile Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Arslan da katıldı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
Ağrı’da yapımı süren "Ahırlar Projesi" kapsamında inşa edilen 307 ahırlık tesis, modern üretim altyapısıyla hayvancılıkta verimliliği artıracak, çevre ve insan sağlığına katkı sağlayacak. Ağrı’da hayvancılıkta yapısal dönüşüm sağlayacak "Ahırlar Projesi" kapsamında inşa edilen tesis alanında inceleme yapıldı. Ağrı Valisi Önder Bozkurt ile Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ve beraberindeki heyet, proje sahasında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Toplam 307 ahır ünitesi ve 3 veterinerlik binasından oluşan tesis, farklı kapasitelerde planlanan yapısıyla modern hayvancılık faaliyetlerine hizmet verecek. Proje, üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra planlı ve sürdürülebilir üretim modelini de beraberinde getirecek. Tamamlandığında bölgenin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olacak tesis, şehir merkezinde dağınık halde bulunan ahırların tek noktada toplanmasını sağlayacak. Bu sayede hem üretim süreçleri daha kontrollü hale gelecek hem de çevre ve halk sağlığı açısından önemli bir iyileşme sağlanacak. Büyük ölçekli yatırım, Ağrı’nın mevcut hayvancılık potansiyelini daha etkin kullanmasına imkân tanıyacak ve bölgesel üretim gücünü artıracak. "Ağrı’nın potansiyeli daha etkin kullanılacak" Projenin önemine değinen Ağrı Valisi Önder Bozkurt, "Bugün çok önemli bir yatırımın hayata geçmesi, ilimize, Ağrı’mıza ve ülkemize kazandırılması için Ankara’dan çok kıymetli bir misafirimizle birlikte Ağrı’dayız. Birkaç yıldır yapımı devam eden ve sona gelinen 307 ahır ünitesi, 3 veteriner binası ve sosyal donatılarıyla birlikte bu tesis, tabiri caizse Ağrı ilimizin yeni hayvancılık üssü olacak. 307 ahır ünitesi 25, 50 ve 75 büyükbaş hayvan kapasiteli olacak şekilde farklı tiplerde inşa ediliyor. İnşallah bu yılın sonuna doğru, ağustos ayı sonlarında bu hayvancılık üssünü Ağrı’ya kazandıracağız. Bu tesis çok büyük bir yatırım. Bölgeye ve ülkemize hitap edecek. Özellikle ilimizin tarım ve hayvancılık alanındaki gelişimine ve modern üretim kapasitesine büyük katkı sağlayacak. Bu yatırımın planlanmasından bugüne kadar destek veren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Tesisin bir diğer önemli yönü de çevre ve insan sağlığına sağlayacağı katkıdır. Şehir merkezlerinde bulunan ahırlar bu alana taşınacak, böylece hijyen ve çevre sağlığı açısından önemli bir adım atılmış olacak. Ağrı’da 11 milyon dekarlık alanın 5,4 milyon dekarı çayır ve mera, 3,4 milyon dekarı ise tarım arazisidir. Toplamda 8,8 milyon dekarlık alan, hayvancılık ve tarımsal üretim açısından büyük bir potansiyel oluşturuyor. Bu tesis de bu potansiyelin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayacak. Teknik ekibimiz ve yüklenici firmayla birlikte çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Bu modern tesisin en kısa sürede tamamlanması için çalışmalarımızı artıracağız" ifadelerine yer verdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
Erzurum’da pastaneciliğin tecrübeli ismi ‘Ömer Usta’nın lezzet durağı Maya Pastaneleri, Recep Akdağ Caddesi üzerinde düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılış, sanatçı İsmail Türüt ve protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kafe, çikolata, baklava, unlu mamuller ve ekmek çeşitlerinin satışının yapılacağı Maya Pastaneleri’nin açılışı yoğun ilgi gördü. Törene; AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Vali Yardımcısı ve Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, ASKON Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan, Erzurum Esnaf Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat, SağlıkSen Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Duman, CİHAN Grup Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Yavuz ile birlikte siyasi parti temsilcileri, oda ve dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ile MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Erzurum’a katma değer sağlayan işletme sahibi Ömer Atik’e yatırımından dolayı teşekkür ederek hayırlı olsun dileklerini iletti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder