EKONOMİ
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:45 Başkan Dumandağ, "Elazığ’ı daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Şehrin kalkınması adına kamu kurumları, yerel yönetimleri ve sektör temsilcileriyle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edecekleri vurgulayan Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Elazığ Ticaret Borsası, şehrin ekonomik ve tarımsal kalkınmasına yön verecek önemli bir istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile Elazığ AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve borsa yönetiminin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında, tamamlanan ve planlanan projeler kapsamlı şekilde ele alındı. Ziyaret kapsamında, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ tarafından yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Toplantıda özellikle Besi Organize Tarım Bölgesi ve Fırat HÜTTMER projeleri başta olmak üzere, Elazığ’ın üretim kapasitesini artıracak ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yatırımlar değerlendirildi. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Borsa Başkanı Dumandağ, "Elazığ’a kazandırılan ve kazandırılması hedeflenen projelerin ilimize hayırlı olmasını diliyor; başta valimiz olmak üzere, milletvekillerimize ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz. Şehrimizin kalkınması adına kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sektör temsilcilerimizle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
A101 Carrefoursa’yı satın alıyor
17 Nisan 2026 Cuma - 21:50 A101 Carrefoursa’yı satın alıyor Bünyesinde bulunan A101 mağazalarıyla Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren Yeni Mağazacılık A.Ş., organize perakende sektörünün önde gelen şirketlerinden Carrefoursa’yı devralmak için Sabancı Holding ve Carrefour ile anlaştı. Konuya ilişkin Pay Devir Sözleşmesi, 17 Nisan 2026 tarihinde imzalanırken, pay devri Sabancı Holding’in şirketteki yüzde 57,12’lik hissesinin yanı sıra Carrefour Grubu’na bağlı Carrefour Nederland BV.’nin yüzde 32,16’lık hissesini de kapsıyor. İşlemin tamamlanmasıyla birlikte, Carrefoursa sermayesinin toplam yüzde 89,28’sine karşılık gelen paylar Yeni Mağazacılık A.Ş. kontrolüne geçmiş olacak. Taraflar arasında imzalanan anlaşma kapsamında devir işlemi, 325 milyon dolarlık şirket değeri esas alınarak, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi düzeltmelerine göre hesaplanacak nihai hisse değeri üzerinden gerçekleştirilecek. Devir işlemleri Rekabet Kurulu tarafından gerekli onayın alınması da dahil olmak üzere tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olarak tamamlanacak; böylece Sabancı Holding’in ve Carrefour Grubu’nun Carrefoursa’da herhangi bir payı kalmayacak. "Tecrübemizi aktararak yeni büyüme alanları oluşturmayı hedefliyoruz" Yeni Mağazacılık A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bostan söz konusu işlemin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunun altını çizerken, "Türkiye genelinde yaygın mağaza ağımız, güçlü tedarik zincirimiz ve operasyonel verimlilik odağımızla, organize perakende sektöründe sürdürülebilir değer oluşturmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımımız; yalnızca mevcut operasyonlarımızı büyütmeyi değil, aynı zamanda farklı iş modelleri ve formatlar üzerinden yeni büyüme alanları oluşturmayı da kapsıyor. Bu çerçevede Carrefoursa’nın köklü geçmişi ve güçlü mağaza ağı ile grubumuzun perakende tecrübesinin bir araya gelmesinin önemli bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz. A101 ve Carrefoursa’nın faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürmesi öngörülmektedir. Bu doğrultuda temel hedefimiz, tüm paydaşlarımızla bir arada çalışarak, Carrefoursa’nın faaliyet gösterdiği iş alanlarında güçlü ve sürdürülebilir büyüme sağlamak ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşan, çeşitlenen bir perakende yapısı oluşturmaktır" dedi. "Sermaye tahsisimizi geleceğin portföy yapısına göre şekillendiriyoruz" Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı Gökhan Eyigün de, sahip oldukları portföyü geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer oluşturmayı önceliklendiren bir anlayışla ele aldıklarının altını çizerek, "Bu yaklaşım; yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Bu kapsamda, yaptığımız değerlendirmeler ve tüm paydaşlarımızla paylaştığımız stratejik yol haritamız kapsamında, Sabancı Holding portföyünde bulunan Carrefoursa hisselerinin Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devir sürecini başlattık. Dinamik portföy yaklaşımımız kapsamında, 30 yıllık ortağımız Carrefour ile birlikte aldığımız bu hisse devir kararı, gelecek hedeflerine çok daha odaklı ilerleyen bir Sabancı yapma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu vizyon doğrultusunda sermaye tahsisimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin portföy yapısına göre de şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde atacağımız yeni adımlarla, uzun vadeli değer oluşturan potansiyeli gördüğümüz alanlarda odağımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Kurulduğu ilk günden bu yana Türkiye’de ilkleri hayata geçiren Carrefoursa, ülkemizde organize gıda perakendesinin gelişimine de öncülük etmiştir. Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye teslim edeceğimiz bu bayrağın çok daha yükseklere taşınacağına olan inancımız tamdır. Bu kapsamda, bugüne kadar değer oluşturan tüm çalışma arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; önümüzdeki dönemde de bu güçlü birikimin değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz" diye konuştu.
Samsun B2B Networking etkinliğinde 1 milyar 745 milyon TL’lik ticari potansiyel
17 Nisan 2026 Cuma - 19:01 Samsun B2B Networking etkinliğinde 1 milyar 745 milyon TL’lik ticari potansiyel Samsun’da düzenlenen ve Karadeniz Bölgesi’nin en kapsamlı iş dünyası organizasyonları arasında gösterilen Samsun B2B Networking etkinliğinin ikinci yılında rekor kırılarak, 1 milyar 745 milyon TL’lik ticari potansiyel oluşturuldu. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında faaliyetlerini sürdüren TOBB Samsun Genç Girişimciler Kurulu öncülüğünde; Enterprise Europe Network ve KOSGEB iş birliğiyle, Paycell ana sponsorluğunda "Samsun B2B Networking - Yapay Zekâ Gücüyle Akıllı İş Bağlantıları" organizasyonu bu yıl ikinci kez düzenlendi. Geçen yıl bin 400’ün üzerinde katılımcı, 2 bin 194 B2B görüşmesi ve 1,37 milyar TL’lik ticari potansiyel ile dikkat çeken organizasyon, bu yıl daha da büyüyerek 32 farklı şehirden bin 500’ün üzerinde katılımcıyı ağırladı. Etkinlikte toplam 2 bin 325 B2B eşleşmesi gerçekleştirilirken, 1 milyar 745 milyon TL’lik ticari potansiyel oluşturuldu. İş dünyasının geleceği masaya yatırıldı Girişimciler, yöneticiler, yatırımcılar ve profesyonellerin bir araya geldiği programda, yapay zekâ destekli eşleşmelerle bilgi paylaşımı sağlandı, yeni iş birliklerinin temelleri atıldı. Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen "İş Dünyasında Dönüşüm: İş birliği, Üretim ve Gelecek Vizyonu" başlıklı oturumda, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, iş insanı Kadir Erol Beytekin ile TOBB Samsun Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Onur Öztekin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmacılar, değişen ekonomik dinamikler, dijitalleşmenin etkileri ve sürdürülebilir büyüme stratejilerine dikkat çekerek, yapay zekâ destekli çözümlerin rekabet avantajı sağladığını vurguladı. Kurumlar arası iş birliklerinin güçlendirilmesinin bölgesel kalkınma açısından kritik öneme sahip olduğu ifade edilirken, genç girişimcilerin desteklenmesi ve yerel üretimin küresel pazarlara açılması gerektiği belirtildi. Sektörün öncü isimlerinden önemli paylaşımlar Programda ayrıca sektörün önde gelen isimleri de bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Farklı şirketlerden üst düzey yöneticiler; dijitalleşme, e-ticaret altyapıları, lojistik çözümleri ve marka yönetimi konularında sunumlar gerçekleştirdi. Konuşmacılar, sürdürülebilir büyüme için teknoloji odaklı dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile TOBB Samsun Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Onur Öztekin, rekor katılımla gerçekleşen organizasyonun iş dünyası açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Yapay zekâ destekli eşleşmelerin yeni iş birliklerine kapı araladığını ifade eden Murzioğlu ve Öztekin, organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.
Bursa’da çiftçilere eğitim desteği
17 Nisan 2026 Cuma - 17:00 Bursa’da çiftçilere eğitim desteği Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmaya dönük destekler kapsamında, tarımsal üretimde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla çiftçilere, budama ve çilek yetiştiriciliği eğitimi düzenledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Budama ve Çilek Yetiştiriciliği Eğitimi", Bursa Tarımsal Ürünler Tanıtım ve Eğitim Merkezi’nde (BUTATEM) gerçekleştirildi. Ceviz ve siyah incir fidanı ile çilek fidesi desteğinden yararlanan çiftçilerin yanı sıra, ziraat odaları ve kooperatif üyelerinin bir araya geldiği eğitimde, budamanın ağaçların sağlıklı gelişimine etkisi, verim artışı ve kaliteli meyve üretimine katkıları detaylı şekilde anlatıldı. Ayrıca çilek yetiştiriciliğine ilişkin modern üretim teknikleri ile verimli ve yüksek kalitede ürün elde etme yöntemleri de katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma Görevlisi Eküle Sönmez tarafından budama eğitimi verilirken, Araştırma Görevlisi Gamze Gündoğdu da çilek yetiştiriciliği konusunda katılımcılara yeni bilgiler aktardı. Eğitime katılan Bursalı üreticiler, tarımsal üretime sağlanan destekler ve bilgilendirici eğitim programı dolayısıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
İhlas Ambalaj’a çevreci ödülü
17 Nisan 2026 Cuma - 16:56 İhlas Ambalaj’a çevreci ödülü İhlas Ambalaj, AREV Eğitim Vakfı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’Yılın Enleri Ödül Töreni’nde ’Yılın Çevreci Ödülü’nü kazandı. AREV Eğitim Vakfı tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’Yılın Enleri Ödül Töreni’nde, İhlas Ambalaj ’Yılın Çevreci Ödülü’ne layık görüldü. Törende; spor, sanat ve medya dünyasından çok sayıda isim yer aldı. Program, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Açılışta, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler anılarak rahmet dilendi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İhlas Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin, "İhlas Ambalaj, sektöründe karbon ayak izini hesaplayıp belgeleyen ve Yeşil Ekonomi Ödülü alan ilk marka olma özelliğiyle öne çıkıyor. Çevresel sürdürülebilirliğe odaklanan firmamız, karbon ayak izi sertifikasıyla üretim süreçlerindeki sera gazı emisyonlarını düzenli olarak raporlarken, bu emisyonların azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Sektörde ilk olmak gurur verici" ifadelerini kullandı. Törende konuşan AREV Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Orakçı, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını belirterek, değerler eğitiminin önemine dikkat çekti. Orakçı, bu tür organizasyonların topluma örnek olan isimleri bir araya getirdiğini ve özellikle gençler açısından önem taşıdığını ifade etti. Gecede Ahmet Selçuk İlkan ve Ersan Er sahne aldı. Program kapsamında farklı kategorilerde ödüller de sahiplerini buldu. ’Onur Ödülü’ Ahmet Selçuk İlkan’a verilirken, Yeşilçam’ın 50. yılına ithafen hazırlanan özel ödül Hababam Sınıfı oyuncuları Ahmet Arman ve Teoman Ayık’a takdim edildi. Tören, ödül takdimleri ve hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım
17 Nisan 2026 Cuma - 16:28 Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım Çorum’da Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 2026-2030 dönemini kapsayan 5 yıllık periyotta 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışmasıyla elektrik kesinti sayı ve sürelerinde önemli iyileşme sağlanacak. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, "Bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade, sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi" dedi. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Çorum’un enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve güçlü bir yapıya kavuşturmak için kapsamlı çalışmalar hayata geçirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla hareket eden şirket, 2026-2030 yılları kapsamında Çorum’da 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo tesisleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında, arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor. "Artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız" Çorum’da gerçekleştirilen basın toplantısında yatırım programıyla ilgili basın mensuplarına bilgi verildi. Toplantıda konuşan YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, YEDAŞ’ın Çorum’da 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağladığını belirterek, "Geniş bir coğrafyada 2,5 milyonun üzerindeki kullanıcıya hizmet veriyoruz. Yıllık dağıtılan enerji miktarı terawatt/saat. 22 binin üzerinde dağıtım trafomuz var ve 88 bin kilometrelik hat yapısı aslında güçlü operasyon kapasitemizin temelini oluşturuyor. Çorum’da 5 bin trafo ve 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağlıyoruz. Bununla birlikte artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız. Enerji hizmetinin merkezinde güçlü bir insan kaynağı olmazsa olmaz. 2 binden fazla personelle YEDAŞ bölgesinde hizmet veriyoruz. Çorum’da da yaklaşık 230 personelle 7 gün 24 saat sahada tedarik sürekliliğini sağlamak için aktif görev yapıyoruz. Bu kadronun büyük çoğunluğunu, tekniker, teknisyen ve mühendisler oluşturuyor. Teknik arkadaşlarımız sürekli sahada hizmet sürekliliği için gayret gösteriyor" dedi. "Son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık" Çorum’da son 7 yılda yapılan iyileştirme ve yatırımlarla ilgili konuşan Demir, "Çorum bölgesinde kullanıcı başına düşen kesinti süresinde son 7 yıl içerisinde güzel bir başarı yakaladık. Kullanıcı başına ortalama kesinti süresi 2019 yılında ortalama 734 dakikayken 2025 yılında bu sürek 629 dakika. Yüzde 14 kullanıcı başına düşen kesinti süresinde azalma sağlandı. Kesinti sayısında 2019’da kullanıcı başına düşen kesinti sayısı 10.5 adetti, 2025 yılında bu sayı 8.4’e düştü. Burada da son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık. Kesinti sayısı ve süresinin azalmasındaki en temel etken önleyici ve kapsayıcı bakım çalışmaları, bunlarla birlikte dağıtım şebekesine entegre ettiğimiz teknolojik yatırımlar, teknolojik sistemler sayesinde oldu. Örneğin SCADA yatırımı; şu an bölgede kritik merkezlerin yüzde 99’unda SCADA kurulu. Bu da uzaktan enerjilendirme, ihtimal riskler halinde uzaktan enerji kesme kabiliyeti sağlıyor. Bölgeye ekip intikal etmeden uzaktan enerjilendirme yapabildiğimiz için kesinti sürelerinde ciddi azalma sağlanıyor. AGIS sistemi sayesinde de uzaktan hangi trafoda enerji olup olmadığını uzaktan görebiliyoruz. Kesinti yönetim sistemi yatırımı sayesinde ihtimal bir arızanın nerede meydana geldiğini önden tahmin edebiliyoruz" diye konuştu. "Kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik" Uzaktan müdahale sistemlerinde önemli bir kabiliyete sahip olduklarını belirten Demir, "2019 yılı ve 2025 yılı kıyaslandığında şu anda kritik merkezlerdeki SCADA istasyonu sayısı yüzde bin 507, yani 2 bin merkeze karşılık geliyor. Biz uzaktan enerji kesme, enerji verme ve ring şebekelerde risk akışını kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik. SCADA sistemi olmadığı takdirde bölgeye ekip sevk etmek iş sağlığı ve güvenliği risklerini de beraberinde getiriyor. Burada dolaylı yolla iş sağlığı ve güvenliğinde risk seviyesini azalttık diyebiliriz" şeklinde konuştu. "Bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz" Çorum’a yapılacak enerji altyapısı yatırımının detaylarını anlatan Demir, "Kısaca bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi. Biz önümüzdeki 5 yıllık yeni uygulama döneminde de bu bakış açısıyla bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz. Dağıtım sektörü 5. uygulama dönemi olarak adlandırılan, 2026-2030 yıllarını kapsayan yeni bir uygulama dönemine girdi. Bu 5 yıllık periyotta biz Çorum’da 9 milyar liralık yatırım yapacağız. Geçmiş dönem yatırım miktarlarıyla kıyaslandığında hakikaten bu tutar yüksek bir meblağ. Bu 9 milyar 2026 yılı TÜFE’siyle hesaplanmış tutar. Gelecek yıl TÜFE’leriyle birlikte yıllık yatırım miktarları artacağı için 9 milyarın altına inme imkanı yok. Gelecek yıl TÜFE’lerin artış göstereceğini düşünürsek bu tutarın üzerinde bir yatırım bölgeye kazandırılacak. Bu yatırım, özellikle kırsal hatlarda kesinti süreleri ve kesinti sayılarının uzadığı bazı lokasyonlar var. Kırsal hatlarımız öncelikli olacak. Şehirleşme ve ticarileşmenin fazla olduğu ve buna bağlı bölgedeki alt yapı kapasitesinin arttırılması gereken noktalar var. Yine bunlar bizim önceliğimizde olacak. Coğrafyanın getirdiği aşırı kar yağışının fazla olduğu alanlar ve dağlıksal, sarp araziler gibi bölgelerde hatların çevre ve iklim şartlarına uygun hale getirilebilmesi için bu bölgelerdeki yatırımlar da öncelikli iş planlarımız arasında yer alacak" ifadelerini kullandı. Yapılacak yatırımlarla elektrik kesinti sayısı ve kesinti sürelerinde önemli bir iyileşmenin sağlanacağını vurgulayan Demir, "Son 7 yılda kesinti sayısı ve kesinti süresi iyileşti dedik ama önümüzdeki 5 yıllık sürede bu yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra kesinti sürelerini ve kesinti sayılarını daha da aşağıya çekerek bölgedeki hizmet kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini daha da iyi noktalara taşımak öncelikli hedefimiz ve beklentimiz. 2025 yılı 629 dakika olan süreyi, 9 milyar liralık yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra 528 dakika mertebesine çekmek istiyoruz, bu da kesinti sürelerinde yüzde 20’lik azalışa karşılık gelecek. Kesinti sayılarında benzer hedeflerimiz var. 2025 yılında kullanıcı başına 8.4 olan kesinti sayısını bu yatırımla 5.9 adete çekmek bizim öncelikli hedefimiz" dedi.
Gaziantep oda ve borsaları ortak istişare toplantısında buluştu
17 Nisan 2026 Cuma - 16:21 Gaziantep oda ve borsaları ortak istişare toplantısında buluştu Gaziantep il ve ilçe oda ile borsalarının yönetim kurulu başkanları, bölge ekonomisinin mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı Ortak İstişare Toplantısı’nda bir araya geldi. Gaziantep Ticaret Borsası ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Nizip Ticaret Borsası (NTB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Sarı, Nizip Ticaret Odası (NTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt, İslahiye Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Türkmen ile GTO Genel Sekreteri Hasan Baran Uçaner, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, GTB Genel Sekreteri Özgür Bayram, NTB Genel Sekreteri Eray Ölçal ve NTO Genel Sekreteri Dilek Süzer katıldı. Toplantıda; oda ve borsalarda yürütülen iyi uygulama örnekleri, akreditasyon süreçleri, ortak faaliyetlerin geliştirilmesi, bölgesel ve küresel gelişmelerin sanayi ve dış ticarete etkileri ile ulaşım, lojistik ve turizm başta olmak üzere çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel gelişmelerin bölge ekonomisine muhtemel yansımalarının da ele alındığı toplantıda; enerji maliyetleri, tedarik süreçleri, ihracat pazarları ve lojistik alanlarda karşılaşılabilecek riskler istişare edildi. Bu kapsamda, pazar çeşitlendirmesi, alternatif tedarik kaynaklarının geliştirilmesi, enerji verimliliği yatırımlarının artırılması ile firmaların finansman ve risk yönetimi kapasitelerinin güçlendirilmesine yönelik öneriler öne çıktı. Toplantıda ayrıca, Nizip ilçesine yönelik ulaşım altyapısının geliştirilmesi, turizm destinasyonlarının güçlendirilmesi ve oda/borsaların kurumsal kapasitelerinin artırılmasına yönelik konular da ele alındı. "Ortak paydamız Gaziantep" GTB Başkanı Mehmet Akıncı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Gaziantep’in ekonomik gücünü daha ileriye taşımak için ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle hareket ediyoruz. Oda ve borsalar olarak hepimizin ortak paydası Gaziantep’tir. Bu anlayışla, şehrimizin üretim, ihracat ve ticaret kapasitesini artıracak her adımda birlikte hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
ASO Başkanı Ardıç: "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır"
17 Nisan 2026 Cuma - 15:54 ASO Başkanı Ardıç: "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" dedi. ASO ev sahipliğinde, Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği (GENAD) tarafından, ‘İş Dünyası Sempozyumu’ gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç burada yaptığı açılış konuşmasında, gerçekleştirilen sempozyum ile sanayinin dününü, bugününü ve yarınını aynı salonda buluşturduklarını belirtti. Değişimin artık hayatın kendisine dönüştüğünü dile getiren Ardıç, "Teknoloji değişiyor. Üretim modelleri, tüketici davranışları, rekabetin doğası, iş yapma biçimleri, tedarik zincirleri değişiyor. Şirketlerin yönetilme biçimi de değişiyor. Böyle bir dönemde yalnızca geçmişte işe yarayan yöntemlere yaslanarak gelecekte başarılı olmak mümkün değil. Çünkü artık başarı; değişimi okuyabilenlerin, yeniliği zamanında fark edenlerin, belirsizlikler içinde fırsat üretebilenlerin ve cesaretle adım atabilenlerin olacak. Bu nedenle artık yeni kuşak sanayicilerimizin görevi sadece mevcut yapıyı korumak değildir. Onların görevi, mevcut yapıyı yeni dönemin şartlarına göre güçlendirmek, geliştirmek ve gerektiğinde yeniden yorumlamaktır" ifadelerini kullandı. Bugün rekabet şartlarının eskiye göre çok farklı olduğunu anlatan Ardıç, "Pazar aynı pazar değil. Müşteri aynı müşteri değil. Rakip aynı rakip değil. Teknoloji ise bambaşka ve hızla değişiyor. Dolayısıyla aynı zihniyetle, aynı refleksle, aynı iş yapma biçimiyle uzun süre devam etmek de mümkün değildir" diye konuştu. Girişimciliğin artık ‘sıfırdan şirket kurmak’ olmadığını söyleyen Ardıç, "Bugün aile şirketlerinin içinde yenilik üretmek de girişimciliktir. Dijitalleştirmek, veriyi karar süreçlerine taşımak, yeni bir pazara açılmak da girişimciliktir. Yani bugünün genç sanayicisi sadece üretimi devam ettiren değil, şirketin yenilenme kapasitesini büyüten kişidir" dedi. "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Geçmişin emeğini geleceğin imkanlarıyla buluşturulması gerektiğine dikkati çeken Ardıç, "Yapay zekadan veri temelli üretime, otomasyondan sürdürülebilirlik baskısına, tedarik zinciri risklerinden müşteri taleplerindeki dönüşüme kadar uzanan geniş bir alanda artık ezberler bozuluyor. Eskiden güçlü olan yalnızca çok üretendi. Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" şeklinde konuştu. "Arzumuz, genç sanayicilerimizin ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir" Ardıç, kuşak değişiminin sadece bir yaş meselesi değil, aynı zamanda bir zihniyet meselesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim arzumuz, genç kuşak sanayicilerimizin sadece hazır yapıları devralan kişiler olarak kalmaması; şirketlerine yeni alanlar açan, kurumsal kapasiteyi büyüten, teknolojik dönüşümü yöneten, markalaşmayı güçlendiren, küresel rekabeti okuyabilen ve ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir. Ayrıca genç kadın sanayicilerimizin bu süreçte daha görünür, daha etkin ve daha güçlü biçimde yer almasını da son derece kıymetli buluyorum. Çünkü kadının güçlü olmadığı, gencin söz sahibi olmadığı, yeni fikrin desteklenmediği bir kalkınma modeli eksik kalır."
Güven ve dijitalleşme başarısı ödülle taçlandırıldı
17 Nisan 2026 Cuma - 15:44 Güven ve dijitalleşme başarısı ödülle taçlandırıldı Altın yatırımında güven ve dijitalleşme odaklı dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, sektörde öne çıkan Altın Anne, bu yıl ikincisi düzenlenen "Yılın Enleri Ödül Töreni" çerçevesinde "Yılın Markası" ödülüne layık görüldü. AREV Eğitim Vakfı tarafından organize edilen ve geniş katılımla gerçekleşen gece, spor, sanat ve medya dünyasından birçok ismi bir araya getirdi. Hem ödül töreni hem de toplumsal farkındalık mesajlarıyla öne çıkan etkinlik, katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başlarken, açılışta yapılan anma gecenin duygusal tonunu belirledi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler için rahmet dilenirken, salonda bulunan davetliler bu acı kayıplar karşısında ortak bir hassasiyet sergiledi. Sahne gösterileri ile ödül takdimlerinin iç içe geçtiği program hem görsel hem de içerik açısından zengin bir akış sundu. Ödül töreninde farklı kategorilerde birçok isim ödüllendirilirken, onur ödülü Ahmet Selçuk İlkan’a takdim edildi. Yeşilçam’ın unutulmaz mirasına ithafen verilen "50. Yıl Ödülü" ise Hababam Sınıfı kadrosunda yer alan Ahmet Arman ve Teoman Ayık’a verildi. Altın yatırımında güven ve dijitalleşme odaklı dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, sektörde öne çıkan Altın Anne, "Yılın Markası" ödülüne layık görüldü. Altın Anne markası adına ödülü Kurumsal İletişim Direktörü Ecem Karaman teslim aldı. Karaman, yaptığı konuşmada, "Bu anlamlı ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur. Başta kullanıcılarımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Ödül töreninde değerler eğitimine dikkat çekildi Gecede konuşma yapan AREV Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Orakçı, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, bu tür organizasyonların topluma örnek olan isimleri bir araya getirerek özellikle gençler üzerinde ilham verici bir etki oluşturduğunu ifade etti. Orakçı, değerler eğitiminin önemine dikkat çekerek, son dönemde yaşanan üzücü olayların bu yaklaşımın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Gece, ödül takdimleri ve sahne performanslarının ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona ererken, katılımcılar organizasyonun hem içerik hem de verdiği mesajlar açısından güçlü bir etki bıraktığını ifade etti. Altın Anne’nin elde ettiği bu başarı ise sektörde güven odaklı yaklaşımın giderek daha fazla değer gördüğünü bir kez daha ortaya koydu.