EKONOMİ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 10:10

Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar balıkçılara umut oldu

A
A
A
Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar balıkçılara umut oldu

Son yılların en yüksek yağışını alan Manisa’da, Demirköprü Barajı’ndaki doluluk oranının artması balıkçıları sevindirdi. Uzun yıllardır yan gelir olarak sürdürülen balıkçılık mesleği bu yıl Köprübaşı ilçesinin balıkçılarının ana kalem gelir kapısı olma yolunda.


Manisa son yılların en yüksek oranda yağışını alarak adeta yağışta rekor kırdı. Gediz Nehri ve nehri besleyen birçok su kaynağının taşması sonucu birçok tarım alanı halen sular altında kalırken üreticiler sezona bereketle başladı. Yağışlar Manisa’nın Demirci ve Köprübaşı ilçeleri arasında bulunan Demirköprü Barajı’nda olağanüstü bir doluluğa ulaşmasını sağladı. Son yılların en yüksek orandaki doluluğa ulaşan Demirköprü Barajı, Manisa’dan İzmir’in Menemen ilçesine kadar tüm Gediz Ovası’nın su ihtiyacını karşılıyor.



Balıkçılar sezondan umutlu


Uzun yıllardır görülmemiş bir seviye düşüşü yaşayan Demirköprü Barajı da yağışlardan nasibini aldı. Son yılların en yüksek doluluk oranına ulaşan Demirköprü Barajı, balıkçılara da umut oldu. Daha önceleri geçimlerini balıkçıkla sağlayan ancak su seviyesinin düşmesiyle balıkçılığı yan gelir olarak sürdüren Köprübaşı üreticilerinin ana kalem geliri bu yıl balıkçılıktan sağlanması bekleniyor. Balık üremesi ve balıkların beslenmesiyle birlikte Demirköprü Barajı’ndaki balıkların hem sayıca hem de kilogram olarak da verimli olması düşünülüyor. Haziran ayında açılacak sezon öncesi hazırlıklarını sürdüren balıkçılar ağlarını örmeye ve teknelerindeki eksiklikleri tamamlamaya başladı.


30 yıldır balıkçılık yapan ve ilçedeki balıkçılar için ağ ören Mehmet Kır, bu yıl hem kendisine hem de diğer balıkçılar için ağ örmeye başladı. Sezon öncesi hazırlıklarını tamamlamayı hedefleyen balıkçı Mehmet Kır, "Bu sene barajımız dolmak üzere. Doluluk oranı yüzde 80’lere ulaştı. Güzel bir sezon olmasını kooperatifimizin güçlenmesini istiyorum. 15 yıl öncesine kadar sezonlarımız kötü geçiyordu. Yüzde 60 oranındayken balıkçılarımız ekmek yiyebiliyordu. Bu sene de barajın dolmasıyla balıkçılarımız için güzel bir sezon olacaktır diye düşünüyorum. Ağlarımızı örmeye başladık. Hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Yayın pinterlerimizi de hazırlıyoruz. Avcı arkadaşlarımıza bol bereketli bir sezon dilerim" diye konuştu.



"Balıkçılık yeniden ana kalem gelir kapısı olacak"


Bu yıl balıkçılığın iyi bir sezon yaşayacağını belirten Köprübaşı Balıkçılık Kooperatifi Başkanı Ramazan Uysal, "Bu sene yağışlarımızın bol olmasıyla bereketli bir yıl oldu. Barajımızın doluluk oranı yüzde 70’i geçti. Balıklarımız çiftleşmede çok güzel yavru bıraktı. Ayrıca barajın dolmasıyla balıklarımızı daha güzel beslenecek ve büyüme ve çoğalma oranı yükselecek. Eskiden çok balıkçılık vardı bu yıl yine birçok balıkçı avantaj yaşayacaktır. Daha önceki yıllarda barajda oksijen olmaması nedeniyle yiyecek bulamıyordu. Bu yıl barajda hem doluluk var hem de oksijen var. Son yağmurlardan dolayı barajımızın doluluk oranı yüzde 70 oranında. Önümüzdeki günlerde yağacak yağışlarla daha da artacağını düşünüyoruz. Daha önceki yıllarda balıkçılık yan gelir kapısıyken bu yıl ana kalem gelir kapısı olacaktır diye düşünüyoruz" dedi.



Mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar balıkçılara umut oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Dokuz kez ölümden döndü, mezarını kazmaya başladı Karabük’ün Safranbolu ilçesinde bir vatandaş çok sayıda kaza ve ölümcül olay atlattıktan sonra, "dokuz canını tükettiğini" düşünerek kendi mezarını kazmaya başladı. İstanbul’da uzun yıllar özel bir şirkette çalıştıktan sonra emekli olan, 2017 yılında eşinin isteğiyle memleketi Safranbolu’ya bağlı Kuzyakaköseler köyüne yerleşen 2 çocuk babası 54 yaşındaki Miraç Erol’un yaşamı, geçirdiği kazalar ve atlattığı tehlikelerle dikkat çekiyor. Erol’un ölümle mücadelesi 2000 yılında geçirdiği ağır trafik kazasıyla başladı. Uzun süre hastanede tedavi gören Erol, iyileştikten sonra işine döndü. 2005 yılında geçirdiği ikinci trafik kazasında beli kırılan Erol, yaklaşık 1 yıl yatağa bağımlı kaldı. Tedavisinin ardından yeniden ayağa kalkan Erol, 2015 yılında üçüncü kez trafik kazası geçirdi. Bu kazanın ardından emekli olan Erol, Safranbolu’ya yerleşti. Köyünde doğa yürüyüşü yaptığı sırada ayı saldırısına uğrayan ve uçurumdan düşmesine rağmen hayatta kalan Erol, 2025 yılında peş peşe 3 kez kalp krizi geçirdi. Her seferinde tedavi edilerek hayata tutunan Erol, son olarak birer hafta arayla iki kez arı sokması sonucu komaya girdi. Hastaneden çıktıktan sonra dikkat çeken bir karar alan Erol yaşadıklarını, "dokuz canlı kedilere" benzeterek kendi mezarını kazmaya başladı. Erol, yaşadıklarını "kedi misali dokuz canlı" sözleriyle ifade ederek, "Kedi misali dokuz can derler ya kediye, ben de hesapladım. Dokuz canımı da son arı sokmasıyla vermiş oldum. Buna istinaden mezarımı kazmaya karar verdim. Bu şekilde de mezarımı kazdım. Şu anda kalp hastası olduğum için, havaların da yağışlı olmasından dolayı artık ağır ağır lehine açıyorum. Hazırlıkları yapıyorum bir nevi. İşte ileriki zamanlarda artık taşını da bir şekilde ayarlamaya çalışacağım" dedi. Kararının çevresinde ilk başta şaşkınlıkla karşılandığını belirten Erol, "İlk önce şaşırdılar. Hani böyle bir şeye nasıl karar verdin dediler. Ben olayı anlattım. Zaten eşim de biliyor yaşadığım süreci. Eşim belli bir şeyden sonra normal karşıladı. Çünkü diyor yani bu dünyada başına gelmeyen kalmadı. Artık komşularımızdan, arkadaşlarımızdan biraz tepki aldım. Hani daha gençsin, niye böyle bir şey yaptın diye. Ya dedim içimden geldi. Hani insanın içinden bir his gelir ya, o hisse uyarak mezarımı kazdım yani" diye konuştu. Doğa yürüyüşüne çıktığında yavrularıyla birlikte olan ayının saldırısına uğrama olayını anlatan Erol, "Ayı beni uçurumun kenarında yakaladı. Daha sonra aşağı doğru beni attı. Havada uçtuğumu hissettim. Zaten aşağı düştüğümde de çam ağaçlarına çarparak yuvarlandım. O can havliyle derenin aşağısına doğru kendimi bir şekilde sürükleyerek, ayı gelmesin diye kendimi koruma amaçlı aşağı doğru sürükledim. Kendimi kurtarmaya çalıştım. Tek şansım ayının peşimden gelmemesi. Zaten gelseydi beni orada tamamen parçalardı. Gelmediği için ben orada kaldım. Sonra işte telefonla arkadaşlar geldi, beni oradan alıp hastaneye götürdüler" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Gaziantep, e-ticarette Türkiye’nin hijyen ve bakım üssü oldu Türkiye’nin gastronomi şehri ve sanayi devlerinden Gaziantep, geleneksel üretim gücünü Trendyol ekosistemiyle birleştirerek dijital ticaretin "hijyen ve bakım üssü" haline geldi. E-ticaret platformunun güncel verilerine göre; tekstilden bebek bakımına, kişisel bakımdan yapı markete kadar uzanan geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olan Gaziantep, özellikle temizlik ve bebek ürünleri kategorilerinde Türkiye genelindeki siparişlerin çok büyük bir kısmını karşılıyor. Gaziantepli satıcıların Trendyol üzerinden gerçekleştirdiği satış verileri, şehrin hijyen ve temizlik kategorilerindeki yüksek üretim ve dağıtım kapasitesini ortaya koyuyor. Trendyol verilerine göre; Türkiye genelinde platform üzerinden satılan her 100 çamaşır suyundan 65’i doğrudan Gaziantep’teki üreticilerden yola çıkıyor. Benzer şekilde, Türkiye’deki yüzey temizlik havlusu siparişlerinin yüzde 57’si, maske (FFP/N95) satışlarının ise yüzde 56’sı yine Gaziantepli satıcılar tarafından karşılanıyor. Bebek ürünlerinde pazarın kalbi Gaziantep’te atıyor Ayrıca bebek bakım kategorisi, Gaziantep’in e-ticaretteki en güçlü olduğu alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Platfrom verileri, Türkiye genelindeki bebek bezi ve ıslak mendil siparişlerinin yüzde 42’den fazlasının Gaziantep merkezli satıcılardan geldiğini gösteriyor. Şehrin geleneksel gücü olan halı kategorisinde ise Türkiye genelindeki siparişlerin yüzde 37’si yine bu şehirden karşılanıyor. Türkiye’nin her köşesine gönderiyorlar Gaziantepli satıcıların Trendyol ile kurduğu ağ, Türkiye’nin dört bir yanına uzanıyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerin yanı sıra Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Hatay, Muğla ve Tekirdağ gibi ticaretin kalbi olan şehirler, Gaziantep’in en çok satış yaptığı noktalar arasında yer alıyor. Gaziantep’in kendi içinde de yoğun bir dijital alışveriş trafiğine sahip olması, şehrin ticaret dinamizmini destekliyor. Sürpriz kategoriler: Motosiklet parçasından yapı markete Gaziantepli satıcılar, geleneksel kategorilerin dışındaki ürün çeşitliliğiyle kullanıcı davranışlarını da dönüştürüyor. Temizlik ve bebek ürünlerinin yanı sıra en çok satılan ilk 100 ürün arasında yer alan motosiklet yedek parçası ve yapı market gibi alanlardaki yüksek satış hacmi, şehrin çok yönlü üretim ve tedarik gücünü ortaya koyuyor. Ayrıca veriler, Gaziantep’in dijitaldeki üretim gücünün en büyük destekçisinin kadınlar olduğunu gösteriyor. Gaziantepli satıcılardan alışveriş yapan müşterilerin yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyor.
Kayseri Milletvekili Cıngı: "Bina görevlilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi sosyal adaletin gereği" AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı; bina görevlilerinin sorunlarının çözümü için ilgililerle toplantı düzenledi. AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Murat Cahid Cıngı; bina görevlilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sosyal haklarının güçlendirilmesine yönelik olarak, TBMM’de Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Ticaret ve İçişleri bakanlıklarından, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İş Kurumu, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığından bürokratlar ile bina yönetimi şirketi temsilcilerinin katılımlarıyla toplantı düzenledi. Site yönetimi şirketlerinin hukuki statüsü, denetim mekanizmaları, hizmet standartlarının belirlenmesi, bina görevlilerinin banka promosyon ödemeleri ve bina görevlilerinin çalışma şartlarının ele alındığı toplantıda, kayıt dışılıkla mücadele, görev tanımlarının netleştirilmesi, sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi ve mesleki yeterlilik standartlarının geliştirilmesi için yapılması gereken kanuni düzenlemeler ile mevzuat çalışmaları değerlendirildi. Milletvekili Cıngı; bina görevlilerinin şehir yaşamının görünmeyen ancak en kritik unsurlarından biri olduğunu belirterek bu kişilerin, apartman ve site hayatının düzenli işlemesinde üstlendikleri sorumluluğun çoğu zaman yeterince görünür olmadığını ifade etti. Bina görevlilerinin uzun çalışma saatleri, çok yönlü görev tanımları ve sınırlı sosyal imkânlara rağmen büyük bir özveriyle görev yaptıklarını vurgulayan Cıngı; "Bina görevlilerinin çalışma şartlarının iyileştirilmesi sosyal adaletin gereği. Bu alandaki mevzuatın güncellenmesi ve uygulamada karşılaşılan sorunların çözümü için kurumlar arası koordinasyon önemli" değerlendirmelerinde bulundu. Milletvekili Cıngı, toplantıdaki değerlendirmelerin ilgili kurumlarla paylaşılacağını ve mevzuat geliştirme süreçlerine katkı sağlayacak somut önerilerin rapor haline getirileceğini de bildirdi.